#Sorumluluk

- Sorumluluk haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Sorumluluk haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

NİLÜFER BELEDİYESİ ÇOCUKLARA SORUMLULUĞU FELSEFE İLE ANLATTI Haber

NİLÜFER BELEDİYESİ ÇOCUKLARA SORUMLULUĞU FELSEFE İLE ANLATTI

Nilüfer Belediyesi’nin düzenlediği "Çocuklar İçin Felsefe" atölyesinde bir araya gelen öğrenciler, eğitmen Seda Aksu eşliğinde hak, adalet ve sorumluluk kavramlarını kendi pencerelerinden konuştu. Nilüfer Belediyesi, yarıyıl tatilinde çocukları birbirinden farklı etkinliklerle buluşturmaya devam ediyor. Bu kapsamda Misi’de bulunan Çocuk Kütüphanesi’nde "Çocuklar İçin Felsefe" etkinliği düzenlendi. Seda Aksu’nun yürütücülüğünü üstlendiği "Meraklı Fikirler Buluşuyor. Sorumluluk Üzerine" başlıklı atölyede çocuklar, sadece dinleyici olarak değil, aktif birer katılımcı olarak yer aldı. Etkinlikte, Seda Aksu, felsefenin temelini oluşturan soru sorma sanatını günlük hayattan örneklerle anlattı. Felsefi düşünceyi Türkçe derslerindeki "5N1K" sorusuna benzeten Aksu, "Bir ihtiyaçtan yola çıkarak soru üretiyoruz. Soru doğdukça merak ediyor, merak ettikçe öğrenmeye başlıyoruz. Farklı düşünceler hep bu merak sayesinde ortaya çıkıyor" dedi. ÖDEVSİZ BİR GEZEGEN MÜMKÜN MÜ? Etkinliğin en dikkat çekici bölümlerinden biri, çocuklara yöneltilen "Ödevsiz bir gezegen hayal edin, orası nasıl bir yer olurdu" sorusu oldu. Sorumluluğun sadece okul ödevi veya odayı toplamak olmadığını tartışan çocuklar, sorumluluk bilincinin olmadığı bir dünyada kaos yaşanacağı fikrinde birleşti. Aksu, sinemada filmi yarıda bırakıp giden bir makinist veya oteldeki odasını başkasına veren bir işletmeci örnekleri üzerinden çocuklara empati kurdurdu. Çocuklar, "Herkesin istediğini yaptığı, sorumlulukların olmadığı bir dünyada hakların korunamayacağı ve karmaşanın hakim olacağı" sonucuna vardı. ZORBALIK VE ADALET MAHKEMESİ Etkinlikte günümüzün önemli sorunlarından olan "akran ve akran zorbalığı" konuları da ele alındı. Fiziksel özelliklerle dalga geçilmesinden, dijital dünyada yapılan siber zorbalığa kadar pek çok konuyu tartışan çocuklar, yasaların ve kuralların huzur için gerekliliğini konuştu. Çocuklar, "Büyük balığın küçük balığı yediği" bir dünya yerine, yasaların güvence olduğu adil bir düzenin önemini vurguladı. Atölyede "dahili motivasyon" ve "vicdan" kavramları üzerinde de duruldu. Eğitmen Seda Aksu, vicdanı bir "Gece mahkemesi"ne benzeterek şunları söyledi: "Gece mahkemesi dediğimiz şey aslında vicdanımızdır. Eğer gün içerisindeki sorumluluklarımızı yerine getirmediysek, birinin hakkını yediysek o akşam uykuya geçmekte zorlanırız. Haklarımız ve ödevlerimiz aslında bizim özgürlüğümüzün bekçileridir." Çocukların hem tartıştığı hem de düşüncelerini yazı ve resimle kağıda döktüğü etkinlik, keyifli anlarla sona erdi.

GALATASARAY TARAFTARINI KAHREDEN GÖRÜNTÜ Haber

GALATASARAY TARAFTARINI KAHREDEN GÖRÜNTÜ

Suudi Arabistan’da oynanan Süper Kupa finalinde ezeli rakibi Fenerbahçe’ye mağlup olan Galatasaray, sezonun ilk kupasını kaybetti. Karşılaşma sırasında Nijerya Milli Takımı’nın kampında bulunan Victor Osimhen’in morali bozuktu. Mücadelenin ardından kamp alanında görüntülenen yıldız futbolcunun oldukça üzgün olduğu kameralara yansıdı. TAKIMINA DESTEK OLAMAMAK ONU FAZLASIYLA ETKİLEDİ Sezon başında Galatasaray’a büyük umutlarla transfer edilen Osimhen, Süper Kupa finalinde görev alamadığı için duyduğu hayal kırıklığını gizleyemedi. Nijerya Milli Takımı teknik heyetine yakın kaynaklar, oyuncunun Fenerbahçe’ye karşı sahada olamamasına büyük üzüntü duyduğunu ve bu nedenle moralinin oldukça bozuk olduğunu ifade etti. Kendisine yakın çevresine duygularını aktaran yıldız futbolcunun, "Galatasaray formasıyla Süper Kupa finalinde oynamak istiyordum. Takım arkadaşlarımı yalnız bıraktığım için üzgünüm" şeklinde serzenişte bulunduğu öne sürüldü. SOSYAL MEDYADA GÜNDEM OLDU Osimhen’in moralsiz halleri kısa sürede sosyal medyada gündem olurken, Galatasaray taraftarları oyuncuya büyük destek verdi. Taraftarlar, paylaştıkları mesajlarda yıldız isme sahip çıkarken, moralini bozmaması gerektiğini belirttiler. — "Seni böyle görmek bizi daha çok üzüyor" — "Senin yerin sahadaydı, canını sıkma kaptan" — "Bu kupa geçer ama senin emeğin her zaman değerli" şeklindeki destek mesajları öne çıktı. TAKIMIN ÖNEMLİ FİGÜRÜ HALİNE GELDİ Galatasaray formasıyla kısa sürede taraftarın sevgisini kazanan Osimhen, yalnızca saha içindeki performansıyla değil, aidiyet duygusuyla da takdir topluyor. Nijeryalı yıldızın, sezonun geri kalan bölümünde takımı için daha büyük sorumluluk almaya hazırlandığı öğrenildi.

ADANA’DA MUHTAR BELEDİYENİN CENAZESİNİ KALDIRDI Haber

ADANA’DA MUHTAR BELEDİYENİN CENAZESİNİ KALDIRDI

Adana’nın Seyhan ilçesine bağlı Pınar Mahallesi'nde mahalle muhtar'ı Saniye Çelik, belediyeden hizmet alamadıkları gerekçesiyle alışılmışın dışında bir protesto gerçekleştirdi. Çelik, CHP’li Seyhan Belediyesi’nin ‘vefat ettiğini’ ilan ederek sembolik bir cenaze töreni düzenledi. İki yılı aşkın süredir mahallelerine hiçbir hizmetin gelmediğini öne süren muhtar Saniye Çelik, çözüm bulamamanın ve taleplerinin karşılıksız kalmasının ardından dikkat çekici bir adım attı. Muhtarlık binası önünde temsili bir tabut yerleştirerek “Seyhan Belediyesi’nin fiilen öldüğünü” ilan eden Çelik, cenaze töreniyle tepkisini dile getirdi. “BELEDİYENİN ÖLDÜĞÜNE KANAAT GETİRDİK” Basın mensuplarına açıklamalarda bulunan Muhtar Çelik, “İki yıldır mücadele ediyoruz. Dilekçeler yazıyoruz, telefonlarla ulaşmaya çalışıyoruz, fakat hiçbir geri dönüş alamıyoruz. Mahallemize bir çivi çakılmadı. Bu nedenle biz de Seyhan Belediyesi’nin artık hizmet üretmediğini, fiilen öldüğünü kabul ettik” dedi. Hizmet vermeyen yetkililerin sorumluluk almaması gerektiğini vurgulayan Çelik, “Başkan, başkan vekili, yardımcıları, müdürleri boşuna maaş almasın. Makam işgalcisi olmasınlar. Boşuna nefes tüketmeyelim dedik ve sembolik olarak belediyenin cenazesini kaldırdık” ifadelerini kullandı. “SEYHAN’IN 96 MAHALLESİNDE DURUM DAHA VAHİM” Yaşanan sorunun yalnızca Pınar Mahallesi’ne özgü olmadığını belirten Çelik, “Bu durum sadece bizim mahallemizle sınırlı değil. Seyhan’ın 96 mahallesinde daha da beter bir tablo var. Herkes çaresiz. Belediyeden ümidimizi kestik. 3 yıl daha böyle mi sürecek? Bu çağrıyı yalnızca basına değil, bakanlarımıza, milletvekillerimize, sayın valimize ve kaymakamımıza da yapıyoruz. Lütfen bu duruma el atılsın” diyerek destek çağrısında bulundu. Cenaze töreni, mahalle sakinlerinin ve çevre muhtarların da katılımıyla gerçekleşirken, sembolik tabutun üzerine “Hizmet vermeyen belediye ölmüştür” yazısı dikkat çekti. Törenin ardından sembolik tabut muhtarlık önünden kaldırılırken, Çelik ve destekçileri eylemin devamının geleceğini ifade etti.

3 YAŞINDAKİ EZO İLE KUZU PIRIL'IN DOSTLUĞU YÜREKLERİ ISITTI Haber

3 YAŞINDAKİ EZO İLE KUZU PIRIL'IN DOSTLUĞU YÜREKLERİ ISITTI

Ailesi tarafından “Pırıl” adı verilen minik kuzuya biberonla süt içiren Ezo’nun sevgi dolu anları yürekleri ısıttı. Erzincan’da kırsal bir bölgede yaşayan Küçükkaya ailesinin ağılına yeni doğan bir kuzu, doğumun ardından annesi tarafından kabul edilmedi. Annesinin emzirmediği ve bakmayı reddettiği kuzu, ailenin küçük kızı Ezo’nun ilgi ve şefkatiyle yaşama tutundu. SABAHI PIRIL’LA BAŞLIYOR, GÜNÜ OYUNLA BİTİRİYOR Henüz 3 yaşında olmasına rağmen sergilediği içten merhametle dikkat çeken Ezo, her sabah uyanır uyanmaz babasının ağıldan kuzuyu getirmesini bekliyor. Kucağına aldığı “Pırıl”ı sevgiyle sararak biberonla sütle besleyen Ezo, gün boyunca onunla birlikte oyunlar oynuyor. Minik kız ile minik kuzu arasındaki bu bağ, aile bireylerini de duygulandırırken, köy halkının da takdirini topluyor. Ezo’nun kuzuya olan sevgisi ve sorumluluk duygusu, hayvan sevgisinin çocuk yaşta nasıl şekillendiğini ve toplumsal bir duyarlılığın nasıl filizlendiğini gösteriyor. "HAYVAN SEVGİSİ KÜÇÜK YAŞTA BAŞLAR" Konuya ilişkin konuşan Ezo’nun babası Adem Küçükkaya, “Kuzumuz doğduktan sonra annesi maalesef onu reddetti. Aç kalmasın diye evde biberonla beslemeye başladık. Fakat Ezo ilk günden beri onu sahiplenip kendi kardeşi gibi ilgileniyor. Sabah uyanır uyanmaz ‘Pırıl nerede?’ diye soruyor. Onların bu dostluğu hepimize örnek oldu. Hayvan sevgisi küçük yaşta başlar, Ezo bunu bize gösterdi” dedi. SOSYAL MEDYADA DA GÜNDEM OLDU Ezo ile Pırıl’ın birlikte oynadığı ve beslenme anlarının yer aldığı görüntüler sosyal medyada da büyük ilgi gördü. On binlerce beğeni alan videolar altına çok sayıda kullanıcı, “İnsanlık henüz ölmemiş”, “Merhamet doğuştan gelir” ve “Bu sevgi dünyayı güzelleştirir” yorumları yaptı. Minik Ezo ile Pırıl’ın arkadaşlığı, Erzincan’ın soğuk kış günlerinde içleri ısıttı. Bir çocuğun sevgisiyle yeniden hayata tutunan bir canlının hikayesi, hayvanlara duyulması gereken merhametin ve sorumluluğun en masum örneklerinden biri olarak hafızalara kazındı.

BURSA'DA TEMİZ HAVA SEFERBERLİĞİ BAŞLADI Haber

BURSA'DA TEMİZ HAVA SEFERBERLİĞİ BAŞLADI

Bursa Büyükşehir Belediyesi Çevre Koruma ve Kontrol Dairesi Başkanlığı tarafından hava kalitesinin iyileştirilmesine yönelik çalışmaları artırmak, kurumlar arası iş birliğini güçlendirmek ve mevcut durumun bilimsel veriler ışığında değerlendirilmesini sağlamak amacıyla ‘Hava Kirliliği ve Çevresel Etkileri Paneli’ düzenlendi. Atatürk Kültür Merkezi Merinos Yerleşkesi’ndeki programa, Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey’in yanı sıra aynı zamanda Halk Sağlığı Uzmanı olan CHP Bursa Milletvekili Prof. Dr. Kayıhan Pala, Bursa Kent Konseyi Başkanı Prof. Dr. Ertuğrul Aksoy, Büyükşehir Belediyesi yöneticileri, siyasi parti temsilcileri, meclis üyeleri, akademisyenler, kamu kurumları, meslek odaları ve sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri katıldı. "Hepimiz aynı havayı soluyoruz" Programda konuşan MBB ve Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, yeşilin, beyazın ve mavinin bir araya gelerek eşsiz bir doğa dokusu oluşturduğu Bursa'da hava kalitesinin düşük olduğunu vurguladı. Bunda kentin coğrafi konumunun, yeryüzü yapısının ve sanayi yoğunluğunun etkili olduğunu anlatan Başkan Mustafa Bozbey, "Bursa hava kirliliği açısından bugün de çok büyük bir risk altındadır. Kentimizin hava kalitesi gelecek kuşaklar için de önem taşıyor. Göreve geldiğimiz günden itibaren havamız ve suyumuz için birçok çalışma yaptık ve bunları kamuoyuyla paylaştık. Önemli çağrılar yaptık. Havamızı ve suyumuzu kimlerin kirlettiğini açıkladık. Bu konuda herkesin sorumluluk sahibi olması gerektiğini her platformda dile getirdik. Hepimiz aynı havayı soluyoruz. Havamız ne kadar temizse, insan sağlığı açısından o kadar kaliteli bir yaşam sunarız" diye konuştu. "Amacımız, temiz, sağlıklı ve yaşanabilir Bursa" Bursa’da hava kirliliğinin en yüksek olduğu yerin İnegöl olduğunu vurgulayan Başkan Mustafa Bozbey, hava kirliliği açısından Kestel ve Gürsu’nun da İnegöl’ü takip ettiğini söyledi. Kentin farklı noktalarına yerleştirilen hava kalitesi ölçüm cihazlarıyla canlı takip yapabildiklerini belirten Başkan Mustafa Bozbey, "Bu tür çalışmalarımızı genişleteceğiz. Muhtemelen İnegöl'de ve Kestel'de maske dağıtacağız. Çünkü durum bunu gösteriyor. Hava kirliliği, insan sağlığını, yaşam kalitesini ve kentlerin geleceğini doğrudan etkileyen bir konudur. Sanayi kimliğiyle öne çıkan Bursa’da özellikle kış aylarında partikül madde değerlerinde yaşanan artış, hepimizin yakından takip ettiği önemli bir sorundur. Bizler halk sağlığını önceleyen, temiz çevreyi merkeze alan bir anlayışa sahibiz. Amacımız, halkımızın daha temiz, daha sağlıklı ve daha yaşanabilir bir Bursa'da yaşamasını sağlamaktır" dedi. "Gelecek kuşaklara karşı sorumluluğumuz var" Yılların ihmali ve düşüncesizliği sonucu Nilüfer Çayı’nın kirlendiğini ve buna sebep olan kurumlardan birinin de BUSKİ olduğunu dile getiren Başkan Mustafa Bozbey, bunun yanında 155 kaçak deşarj da tespit ettiklerini hatırlattı. Bunlara yönelik işlemlerin sürdürüldüğünü anlatan Başkan Mustafa Bozbey, "Bu süreci kararlılıkla sürdürüyoruz. Çevreyi kirleten her unsurla mücadele edeceğiz. 2026 yılı içerisinde atık su ve altyapı projelerini büyük ölçüde tamamlayacağız. Eksikleri gidererek kentimizin havasını ve suyunu korumak için gereken adımları atacağız. Ovaakça bölgesindeki atıkların da Nilüfer Çayı’na karıştığını biliyoruz. Bu konuda proje hazırladık. İnşaat süreci başladı ve kısa sürede faaliyete başlatacağız. Yıllarca bu kentte görev yapan insanların duyarsızlığı bir Bursalı olarak beni son derece üzdü. Gelecek kuşaklara karşı sorumluluğumuz var. Çocuklarımız ve torunlarımız bu kentte yaşayacak" diye konuştu. "Kurumlar arası iş birliğiyle hareket etmek zorundayız" Hava kalitesi ölçümüyle ilgili Nilüfer Belediye Başkanlığı döneminde yapılan çalışmalar hakkında da bilgi veren Başkan Mustafa Bozbey, dünya genelinde yaşanan iklim krizine de dikkat çekerek gerekli tedbirlerin şimdiden alınması gerektiğini vurguladı. Sorunların ancak tüm kurumların iş birliğiyle çözülebileceğinin altını çizen Başkan Mustafa Bozbey, "Kurumlar arası iş birliğiyle ve ortak akılla hareket etmek zorundayız. El ele verdiğimizde hava kirliliğine karşı daha etkili ve kalıcı çözümler üretebileceğimize inanıyorum. Düzenlenen panelin, Bursa için yol gösterici sonuçlar ortaya koyacağını inanıyorum" dedi. "Bursa’nın temiz hava eylem planına ihtiyacı var" CHP Bursa Milletvekili Prof. Dr. Kayıhan Pala, Bursa’nın uzun yıllardır hava kirliliğiyle mücadele ettiğini söyledi. Çarpık kentleşme, endüstri ve ulaşım gibi etkenlerden dolayı hava kirliliğinin Bursa’da ciddi bir halk sağlığı sorunu olduğunu belirten Pala, "Bursa, yıllar boyunca Türkiye genelindeki ölçüm istasyonları arasında en kirli ilk 10 kent arasında olmuştur. Nilüfer ölçüm istasyonunda partikül madde (PM10) değeri 367 seviyesine ulaştı. Bu açık bir alarm durumudur. Hava kirliliği, sadece Bursa merkezde değil, 17 ilçede ciddi sorundur. Bursa’da her yıl 3 bine yakın insan hava kirliliği sebebiyle hayatını erken kaybediyor. Çok sayıda çocuk hava kirliliğine bağlı hastalıklara yakalanıyor. Bu hastalıkların bir bölümü ömür boyu sürüyor. Dünya Sağlık Örgütü, hava kirliliğini sigara kadar ciddi bir sağlık tehdidi olarak tanımlıyor. Bursa’nın çok ciddi temiz hava eylem planına ihtiyacı var. Umarım hep birlikte temiz hava soluduğumuz günleri yaşarız" diye konuştu. Çevre Koruma ve Kontrol Dairesi Başkanı Dr. Ahmet Cihat Kahraman, Bursa genelinde kentsel hava kalitesini yakından takip ettiklerini, Bursalıların sağlıklı hava teneffüs etmelerini sağlamak amacıyla çalıştıklarını ifade etti. Hava kirliliğiyle mücadelede sunduğu yol gösterici destekler için Başkan Mustafa Bozbey’e teşekkür eden Kahraman, emeği geçenlere teşekkür etti. Program, konuşmaların ardından panel oturumlarıyla devam etti. ‘Farklı dinamikler perspektifinden hava kalitesi’ konulu birinci oturumda, Prof. Dr. Ülkü Alver Şahin ‘Kent havasının kirlilik dinamikleri ve kaynak dağılımları’, Doç. Dr. Aşkın Birgül ‘Bursa’da hava kalitesi ve emisyon kaynaklarının bilimsel değerlendirilmesi’, Derya Sarıoğlu ‘Hava emisyon yönetimi çalışmaları’, Prof. Dr. Burcu Onat ‘İç ortam hava kalitesi: Bina içi kirlilik kaynakları ve yönetimi’, Prof. Dr. Çiğdem Çağlayan ‘Temiz hava hakkı ve çevresel adalet perspektifi’, Prof. Dr. Alpaslan Türkkan ‘Hava kirliliğinin halk sağlığı üzerine etkileri’ başlığında sunum yaptı. ‘Yerelde havayı yönetmek’ isimli ikinci oturumda ise, Bursa, İstanbul ve İzmir Büyükşehir Belediyesi yetkilileri tarafından ‘hava kalitesi ve izleme yönetimi’ hakkında bilgi verildi. Program, moderatörlüğünü Barış Can Üstündağ’ın yaptığı ‘Hava sohbetleri-Birlikte konuşalım: Çevre için paylaşılan sorumluluklar’ oturumuyla sona erdi.

GRAND KARTAL OTELİ'Nİ DENETLEYENLERİN İFADESİ ORTAYA ÇIKTI Haber

GRAND KARTAL OTELİ'Nİ DENETLEYENLERİN İFADESİ ORTAYA ÇIKTI

Kültür ve Turizm Bakanlığı Başkontrolörü Melda Araz'ın ifadesi, "Grand Kartal Otel'de 2021'deki denetimde gözlemleyerek tespit edilebilecek yangın güvenliği yetersizliği görmedim. Bu denetimde ilgili kurumlara herhangi bir bildirimde bulunmadım. Grand Kartal Otel'de 2021 tarihli denetim raporunda otelin can ve mal güvenliğine yönelik gözüme çarpan bir husus olmamıştır" şeklindeydi. Kartalkaya Kayak Merkezi'nde bulunan Grand Kartal Otel'de 21 Ocak gecesi çıkan yangında 78 kişi hayatını kaybetmiş, 137 kişi yaralanmıştı. 32 sanığın yargılandığı davada aralarında otel sahibi ve belediye yetkililerin de bulunduğu 11 sanığa 34 çocuğa karşı "Olası kastla öldürme" suçundan 34'er kez müebbet hapis, yaşamını yitiren 44 yetişkin yönünden 44'er kez "Olası kastla öldürme" suçundan 24 yıl 11'er ay hapis cezası verilmişti. Diğer 18 sanığa da değişen oranlarla ceza verilirken, 3 sanık da beraat etmişti. 9 ŞÜPHELİ BÜROKRATA YURT DIŞI ÇIKIŞ YASAĞI GETİRİLDİ Danıştay 1. Dairesi'nin Kültür ve Turizm Müdürlüğü personelleri hakkında soruşturma izni almasının ardından Bolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 9 bürokrat, "taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olma" suçundan Bolu 1. Sulh Ceza Hakimliğine sevk edildi. Kültür ve Turizm Bakanlığı Yatırım ve İşletmeler Genel Müdürü Neşe Çıldık, önceki Genel Müdür Şennur Aldemir Doğan ile bakanlık bürokratları ve genel müdürlük personelinden Levent Kırcan ve Elçin Şimşek Öncü, Bülent Çınar Çavuş, Ramazan Alkan, Melda Araz, Şule Aktürk Alkan ve Barış Başayvaz, 28 Kasım ile 1 ve 2 Aralık tarihlerinde ifade verdi. Aynı tarihlerde Bolu 1 ve 2. Sulh Ceza hakimliklerine SEGBİS ile bağlanan 9 şüpheli hakkında, "yurt dışına çıkamama" şeklinde adli kontrol kararı alındı. "TESPİT EDİLEBİLECEK YANGIN GÜVENLİĞİ YETERSİZLİĞİ GÖRMEDİM" Soruşturma kapsamında ifadesi alınan Kültür ve Turizm Bakanlığı Başkontrolörü Melda Araz, otelde en son 21 Ocak 2021'de denetim yaptığını belirtti. Denetim raporunda, 88 yataklı personel lojmanının krokiye eklenmesinin uygun olacağının bildirildiğini aktaran Araz, savunmasında şunları kaydetti: "Denetim raporunda 88 yataklı personel lojmanının denetimde temin edilen krokiye eklenerek bildirilmesinin uygun olacağı, Tarım ve Orman Bakanlığından 'uygun' görüş gelmesi halinde işlem yapılması, 8 Mart 2021 tarihli inceleme araştırma raporunda, ana firma olan belge sahibi Kartal Otel San. A.Ş. bünyesindeki 3 yıldızlı otel-oberj turizm işletme belgesi olan tesise belgenin yenilenmesinin uygun olacağını dosya üzerinde inceleyerek inceleme ve araştırma raporu sunulmuştur. Grand Kartal Otel'de 2021'deki denetimde gözlemleyerek tespit edilebilecek yangın güvenliği yetersizliği görmedim. Bu denetimde ilgili kurumlara herhangi bir bildirimde bulunmadım. Grand Kartal Otel'de 2021 tarihli denetim raporunda otelin can ve mal güvenliğine yönelik gözüme çarpan bir husus olmamıştır. Bu denetim turizm tesislerinin niteliklerine ilişkin yönetmelik hükümleri kapsamında yapılmış denetimdir." "BİZİM GEÇMİŞTE YAPTIĞIMIZ TESPİTLERİN BİZE SORUMLULUK GETİRMEYECEĞİNİ DÜŞÜNMEKTEYİM" Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın başkontrolörlerinden Barış Başayvaz ise can ve mal güvenliğine ilişkin denetimlerin ilgili bakanlık müfettişlerine ait olduğunu savunarak, "Binaların Yangından Korunması Hakkında Yönetmeliğin 131'inci maddesinde, can ve mal güvenliğine ilişkin denetiminden sorumlu kişilerin, bakanlıkların müfettişlerine ait olduğu kanaatindeyim. Bizim geçmişte yaptığımız tespitlerin bize sorumluluk getirmeyeceğini düşünmekteyim. Yapılan tespitler de zaten ilgili mevzuatımızda bulunmayan aykırı tespitlerdir" ifadelerini kullandı.

CEMİL TUGAY DA SU KRİZİNİ DEVLETİN ÇÖZMESİNİ BEKLİYOR Video Galeri

CEMİL TUGAY DA SU KRİZİNİ DEVLETİN ÇÖZMESİNİ BEKLİYOR

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, kentteki su krizine ilişkin soru üzerine 'Suyu temin etmek DSİ'nin görevi' diyerek çözüm için devleti gösterdi. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, basın mensuplarının kent gündemine ilişkin sorularını yanıtladı. Tugay, İzmir'deki su krizi ile ilgili olarak “Bakanlıklarımızdan beklentilerimiz var. Suyu temin etmek Devlet Su İşleri’nin (DSİ) görevi. DSİ’nin bağlı olduğu bakanlıkla beraber, İzmir’e yeni su kaynakları temin etmelerini bekliyoruz” ifadelerini kullandı. ''İZMİR’E YENİ SU KAYNAKLARI TEMİN ETMELERİNİ BEKLİYORUZ'' İzmir’de barajlarda su oranlarının büyük ölçüde azaldığının anımsatılması üzerine Tugay, “Yer altı ve yer üstünden su aldığımız pek çok kaynak var. Bunları İzmirlinin, halkımızın sıkıntı yaşamadan kullanması için çabalıyoruz. Henüz kış aylarının başındayız. Umuyorum yeterli yağış düşer. Bakanlıklarımızdan da beklentilerimiz var. Suyu temin etmek Devlet Su İşleri’nin (DSİ) görevi. DSİ’nin bağlı olduğu bakanlıkla beraber, İzmir’e yeni su kaynakları temin etmelerini bekliyoruz. Özellikle tarımda vahşi sulama ile yapılan sulamalar veya gerçekten bazı yanlış ürün seçimleri nedeniyle yapılan aşırı su tüketimini de durdurmalarını, daha dengeli bir su tüketimi için yardımcı olmalarını bekliyoruz. Şu anda barajların seviyesi iyi değil ama yağış bekliyoruz. Sadece yaz ayları için endişe hissediyoruz. Bunun için de her vatandaşımıza düşen sorumluluk var. Suyu dikkatli kullanmak gerekiyor. Ama devletimizin de bazı kararlar almakta gecikmemesi lazım” diye konuştu.  

CEMİL TUGAY DA SU KRİZİNİ DEVLETİN ÇÖZMESİNİ BEKLİYOR Video Galeri

CEMİL TUGAY DA SU KRİZİNİ DEVLETİN ÇÖZMESİNİ BEKLİYOR

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, kentteki su krizine ilişkin soru üzerine 'Suyu temin etmek DSİ'nin görevi' diyerek çözüm için devleti gösterdi. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, basın mensuplarının kent gündemine ilişkin sorularını yanıtladı. Tugay, İzmir'deki su krizi ile ilgili olarak “Bakanlıklarımızdan beklentilerimiz var. Suyu temin etmek Devlet Su İşleri’nin (DSİ) görevi. DSİ’nin bağlı olduğu bakanlıkla beraber, İzmir’e yeni su kaynakları temin etmelerini bekliyoruz” ifadelerini kullandı. ''İZMİR’E YENİ SU KAYNAKLARI TEMİN ETMELERİNİ BEKLİYORUZ'' İzmir’de barajlarda su oranlarının büyük ölçüde azaldığının anımsatılması üzerine Tugay, “Yer altı ve yer üstünden su aldığımız pek çok kaynak var. Bunları İzmirlinin, halkımızın sıkıntı yaşamadan kullanması için çabalıyoruz. Henüz kış aylarının başındayız. Umuyorum yeterli yağış düşer. Bakanlıklarımızdan da beklentilerimiz var. Suyu temin etmek Devlet Su İşleri’nin (DSİ) görevi. DSİ’nin bağlı olduğu bakanlıkla beraber, İzmir’e yeni su kaynakları temin etmelerini bekliyoruz. Özellikle tarımda vahşi sulama ile yapılan sulamalar veya gerçekten bazı yanlış ürün seçimleri nedeniyle yapılan aşırı su tüketimini de durdurmalarını, daha dengeli bir su tüketimi için yardımcı olmalarını bekliyoruz. Şu anda barajların seviyesi iyi değil ama yağış bekliyoruz. Sadece yaz ayları için endişe hissediyoruz. Bunun için de her vatandaşımıza düşen sorumluluk var. Suyu dikkatli kullanmak gerekiyor. Ama devletimizin de bazı kararlar almakta gecikmemesi lazım” diye konuştu.  

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.