#Sosyal Güvenlik

- Sosyal Güvenlik haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Sosyal Güvenlik haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

MECLİS'E SUNULAN ÜCRETSİZ İMPLANT TEDAVİSİ İÇİN 2 ŞART VAR Haber

MECLİS'E SUNULAN ÜCRETSİZ İMPLANT TEDAVİSİ İÇİN 2 ŞART VAR

Düzenleme kabul edilirse yerli üretim şartı aranacak ve ücretsiz 4 implant ile sınırlı tutulacak. Ağız ve diş sağlığı tedavilerinde önemli bir yer tutan implant uygulamalarının Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanmaması, uzun süredir vatandaşların en sık dile getirdiği sorunlardan biri olarak öne çıkıyordu. Bu konuda hazırlanan yeni kanun teklifi Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne sunuldu. illiyetMçi Hareket Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve Kayseri Milletvekili İsmail Özdemir, implant tedavilerinin SGK kapsamına alınması amacıyla hazırladığı yasa teklifini Meclis'e iletti. İKİ ŞARTLA KAPSAMA ALINACAK Teklifin yasalaşması hâlinde, implant tedavilerinin SGK güvencesine girmesi için iki temel koşul aranacak. Buna göre implantların yerli üretim olması gerekecek ve SGK desteği en fazla 4 implant ile sınırlı tutulacak. Kanun teklifinin gerekçesinde, özellikle artan emekli nüfusunun ağız ve diş sağlığı sorunları nedeniyle günlük yaşamda ciddi güçlükler yaşadığına dikkat çekildi. Ekonomik koşullar nedeniyle implant tedavisine erişimin zorlaştığı, bunun da beslenmeden genel sağlık durumuna kadar pek çok alanda olumsuz sonuçlar doğurduğu vurgulandı. "GEREKLİ KAYNAKLARIMIZ DA VAR" Teklifin mimarı İsmail Özdemir, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, "Bilhassa emekli vatandaşlarımızın sağlık hizmetlerinden daha geniş bir kapsamda yararlanabilmeleri için hamdolsun gerekli kaynaklarımız da var." ifadelerini kullandı. Özdemir, düzenlemenin tüm vatandaşları kapsayan bir iyileştirme hedeflediğini belirtti.

O İLİMİZDE EMEKLİ SAYISI AKTİF ÇALIŞANLARI GEÇTİ Haber

O İLİMİZDE EMEKLİ SAYISI AKTİF ÇALIŞANLARI GEÇTİ

Kentte toplam 142 bin 451 kişi emekli, dul ya da yetim maaşı alırken, zorunlu sigortalı aktif çalışan sayısı ise 139 bin 109 olarak kaydedildi. 21 İLDE PASİF SİGORTALI SAYISI DAHA YÜKSEK SGK’nın 2024 yılı sonu verileri, Türkiye genelinde aktif çalışan sayısının 25 milyon 625 bin 750 olduğunu, buna karşılık 16 milyon 677 bin 617 kişinin ise pasif sigortalı konumda olduğunu gösteriyor. Bu oranlar üzerinden hesaplanan aktif/pasif dengesi, birçok ilde alarm veriyor. Kütahya'nın dışında Amasya, Artvin, Aydın, Balıkesir, Burdur, Çanakkale, Çorum, Edirne, Giresun, Kırklareli, Kırşehir, Ordu, Rize, Sinop, Tokat, Trabzon, Yozgat, Zonguldak, Bartın ve Karabük de pasif sigortalıların aktif çalışanları geçtiği iller arasında yer aldı. NÜFUS YAŞLANIYOR, GENÇLER GÖÇ EDİYOR Verilere göre, bu tablo özellikle nüfusu yaşlanan ve genç nüfusun büyükşehirlere göç ettiği illerde kendini daha net şekilde gösteriyor. SGK uzmanları, bu dengenin uzun vadede emeklilik sistemini sürdürülebilirlik açısından zorlayabileceğine dikkat çekiyor. SİSTEMSEL RİSKLER TARTIŞMA KONUSU Sosyal güvenlik alanında çalışan uzmanlar, aktif çalışan sayısının düşmesinin emekli maaşlarını finanse eden sistemde yükün artması anlamına geldiğini belirtiyor. Uzmanlar, yaşlanan nüfusun getirdiği bu tür ekonomik dengesizliklerin, yerel kalkınma politikaları ve göç yönetimiyle ele alınması gerektiğini ifade ediyor.

5 MİLYON KİŞİYİ İLGİLENDİREN EMEKLİ MAAŞI HÜSRANI Haber

5 MİLYON KİŞİYİ İLGİLENDİREN EMEKLİ MAAŞI HÜSRANI

Emekli maaşı hayali kuranlara kötü haber... Günümüzde çok sayıda emekli, emeğinin karşılığı olan emekli maaşı ile geçinemediği için çalışmayı sürdürüyor. Ancak önümüzdeki yıllarda emekli olup çalışmaya devam edenler emekli maaşı alamayacak. Geçtiğimiz yıllarda SGK mevzuatında yapılan değişikliğe göre ilk iş girişi 1 Ekim 2008'den sonra olan çalışanlar, emekli olduktan sonra hem çalışıp hem de emekli maaşı almaya devam edemeyecek. En düşük emekli maaşı olan 16 bin 881 TL ile geçinmeye çalışan emekliler, ilerleyen yaşlarına rağmen çalışmaya devam ediyorlar. Ancak geçtiğimiz yıllarda SGK mevzuatında yapılan değişiklik ile birlikte bu durum, ilerleyen yıllarda tarihe karışmış olacak. Yürürlükte olan İş Kanunu ve Sosyal Güvenlik Kurumu mevzuatlarına ilişkin, işe giriş tarihi 1 Ekim 2008 ve sonrasında olan vatandaşlar, emekliliğe hak kazanmaları halinde tercih yapma zorunluluğu ile karşı karşıya kalacak. Bu durumda kalanların emekli maaş bağlama dilekçesi verdikleri durumda fiilen bir işte çalışmaları tamamen yasaklanacak. Mevcut işine devam etmek ya da farklı bir işte çalışmak isteyen emekliler ise bu süreçte emekli maaşından feragat etmek zorunda kalacak. Yani, işe girişi 2008 ve sonrasında olanlar aylık bağlama işlemine rağmen bir işte çalışmak isteyenlerse emekli maaşı tamamen kesilecek. Bu durum, söz konusu tarihten önce sigorta girişi bulunan bireylerde yaş fark etmeksizin, bir yandan emekli maaşını almaya devam ederken bir yandan da istedikleri sigortalı işte çalışmaya devam edebilecek. Konuya ilişkin uzman görüşü ise Ekonomist Dr. Selçuk Gülten'den geldi. “SİGORTAYA GİRİŞ YILI ÖNEMLİ” Ensonhaber'e konuşan Selçuk Gülten, “2008’den sonra sigorta kaydı olup emekli olanlar çalışırsa emekli aylıkları kesilecek” haberleri için şu bilgileri verdi: 1 Mayıs 2008 tarihinden sonra sigortalı olan erkekler için emeklilik yaşı 60, kadınlar için ise 58 olarak düzenlenmiştir. Emekli olması için 20 yıl ve 7 bin 200 gün prim ödenmesi gerekmektedir. İleride kademeli olarak hem kadınlar hem erkekler için 65 yaşında emeklilik eşitlenmesi de söz konusudur. Bu kapsamda normal emekliliğe hak kazananlar için yaklaşık 5 yıllık bir süre olduğunu belirtebiliriz. ŞİMDİLİK SADECE 1960'LI YILLARDA DOĞANLARI ETKİLİYOR AMA... Ancak 1960’lı yıllarda doğup, SGK’ya 2008 de başlayıp, 1 Ekim 2008 ve sonrasında sigortalı olanlar, emekli olduktan sonra çalışmak isterlerse doğrudan emekli maaşları kesilecektir. Yani bu kişiler için ‘hem çalışayım hem de emekli maaşı alayım’ şeklinde bir seçenek söz konusu olamayacaktır. ''5 MİLYON KİŞİYİ ETKİLEYECEK'' Ekonomist Dr. Selçuk Gülten'e göre bu karardan etkilenceklerin sayısı 5 milyon kişi civarında olacak. Gülten düzenlemeye ilişkin şunları söyledi: ''Şu an Ekim 2008 sonrası işe girip emekli olan kişi sayısı ise çok az. Ancak 1960-61-62 doğumlu bir kadın işçi, Ekim 2008 sonrası işe başladıysa yaşlılık aylığı kapsamında emekli olabiliyor. İşte bu kişi çalışmaya başlarsa sistem maaşını otomatik kesecek.'' ''5 YIL SONRA 5 MİLYON KİŞİ ETKİLENECEK'' ''Normal emekliler ise 5 yıl sonra yoğun olarak emekli olacaklar. O zaman da bu düzenleme tahminen toplam 5 milyon kişiyi etkileyecek. O süreçte 5 milyon kişi ya emekli maaşını seçecek ya da çalışıp, çalıştığı iş yerinden ücret almak zorunda kalacak. Karar; SSK’lı, işçi, memur ve Bağ-Kur’lu olanları kapsıyor.''

BAKAN IŞIKHAN'DAN ASGARİ ÜCRET AÇIKLAMASI Haber

BAKAN IŞIKHAN'DAN ASGARİ ÜCRET AÇIKLAMASI

İzmir’de düzenlenen "Dönüşen Çalışma Hayatında İşçi-İşveren Buluşmaları"na katılan Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, Aralık ayında toplanacak Asgari Ücret Tespit Komisyonu sürecinde işçi ve işveren arasında uzlaşma hedeflediklerini belirtti. Bakan Işıkhan, temel önceliklerinin, çalışan refahı ile işverenin üretim gücünü aynı dengede korumak olduğunu vurguladı. İzmir Valisi Süleyman Elban, AK Parti İzmir Milletvekili Ceyda Bölünmez Çankırı ve birçok sivil toplum kuruluşu temsilcisinin katıldığı toplantıda konuşan Bakan Işıkhan, asgari ücretin belirlenme sürecinde sosyal diyaloğun önemine dikkat çekti. “Komisyon, Aralık ayının başında toplanacak. Çalışanlarımızın refahını korurken işverenin üretim ve istihdam kapasitesini gözetecek bir uzlaşma hedefliyoruz” dedi. “YEŞİL VE DİJİTAL DÖNÜŞÜM ARTIK ZORUNLULUK” Bakan Işıkhan, toplantının aynı zamanda Türkiye’nin “Yeşil ve Dijital Dönüşüm” sürecindeki 10. durağı olduğunu belirterek, bu dönüşümün ekonomik rekabet gücünü korumada hayati öneme sahip olduğunu söyledi. Ayrıca, işgücü piyasalarındaki değişimin çalışan becerilerinin gelişimini gerektirdiğini ifade etti. MESLEKİ UYUM VE İSTİHDAM POLİTİKALARI VURGUSU Çalışma Bakanı, dönüşüme uyum için mesleki yeterlilik ve eğitim programlarının sürdüğünü belirtti. İŞKUR’un beceri kazandırma projelerinden söz eden Işıkhan, “35 bin işveren aday havuz sistemimizi kullandı, 100 binden fazla vatandaş bu sistem üzerinden işe yerleştirildi” bilgisini paylaştı. VALİ ELBAN: "BECERİSİ OLANIN MESLEĞİ YOK OLMAYACAK" İzmir Valisi Süleyman Elban ise konuşmasında pandemi sonrası değişen iş hayatına değinerek, “Eğer sıradan bir iş yapıyorsanız yerinizi makine veya yapay zekâ alacak. Ama becerisi olan birinin mesleği kolay kolay yok olmayacak” ifadelerini kullandı. Elban, İzmir'de meslek liselerine yönelimin yüzde 30'dan yüzde 65’e çıktığını belirtti. ÇANKIRI: “OSB’LERDEKİ MESLEK OKULLARI ARA ELEMAN SORUNUNU ÇÖZÜYOR” AK Parti İzmir Milletvekili Ceyda Bölünmez Çankırı ise sanayi bölgelerine açılan meslek okullarının, Türkiye’nin en büyük problemlerinden biri olan ara eleman sorununa çözüm sunduğunu söyledi. Çankırı, “Teknolojiye uyum sağlayan, sosyal güvenliği güçlü, hak ve adaleti önceleyen bir çalışma hayatı için kararlı adımlar atılıyor” dedi. Asgari ücretin belirlenmesine yönelik sürecin kamuoyunda nasıl karşılık bulacağı merak edilirken, gözler Aralık ayında toplanacak Asgari Ücret Tespit Komisyonu’na çevrildi.

MEMUR VE EMEKLİ MAAŞLARINA SEYYANEN ZAM OLUR MU? Haber

MEMUR VE EMEKLİ MAAŞLARINA SEYYANEN ZAM OLUR MU?

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nın 2026 yılı bütçesi görüşmeleri sırasında konuşan Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Mustafa Kalaycı, memur ve emekli maaşlarına ilave artış yapılması yönünde çağrıda bulundu. Kalaycı, "Emekli ve kamu çalışanlarının aylıklarına Ocak ayında yapılacak artışta, bütçe imkânları çerçevesinde ilave refah payı verilmesi uygun olacaktır" ifadelerini kullandı. MHP’NİN AÇIKLAMASI BEKLENTİ OLUŞTURDU Cumhur İttifakı ortaklarından biri olan MHP’den gelen bu öneri kamuoyunda yankı uyandırdı. Kalaycı’nın önerisi sonrası milyonlarca memur ve memur emeklisi, maaşlarına seyyanen zam ya da refah payı verilip verilmeyeceğini araştırmaya başladı. HENÜZ RESMİ BİR ÇALIŞMA YOK Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından, memur ve memur emeklilerine yönelik seyyanen zam ya da ilave refah payına ilişkin resmi bir çalışma yürütüldüğüne dair bir açıklama yapılmadı. Daha önceki toplu sözleşmeler kapsamında, 2026 ve 2027 yıllarında memur ve emekli maaşlarına uygulanacak zam oranları şu şekilde belirlenmişti: 2026 yılı: İlk 6 ay için %11, ikinci 6 ay için %7 2027 yılı: İlk 6 ay için %5, ikinci 6 ay için %4 Ayrıca, 2026 yılının ilk 6 ayında memur ve memur emeklilerinin taban aylıklarına 1.000 TL ilave ödeme yapılması kararlaştırıldı. ENFLASYON VERİLERİ ZAM ORANINI ETKİLEYECEK Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından açıklanan ilk 4 aylık enflasyon verisine göre memur ve emekli zammı %16,55 olarak hesaplandı. Ancak bu oran, Kasım ve Aralık ayı enflasyon verilerinin açıklanmasıyla kesinleşecek.

TÜRKİYE'DE DOĞDU AMA O ASLINDA YOK! Haber

TÜRKİYE'DE DOĞDU AMA O ASLINDA YOK!

Mert’in en büyük arzusu, kimliğine kavuşarak Türk Silahlı Kuvvetleri'ne katılmak ve vatandaşlık haklarından tam anlamıyla yararlanabilmek. 1989'DA BAŞLAYAN BİR GÖÇ HİKÂYESİ Rasim Mert’in ailesi, 1989 yılında Bulgaristan’daki asimilasyon politikalarından kaçarak Türkiye’ye göç etti. Aile ilk olarak Bursa’ya yerleşti, 1990 yılında Rasim burada dünyaya geldi. Annesi ve babası kimliklerini ilerleyen yıllarda alırken, Rasim Mert soybağı tespit edilemediği için vatandaşlık hakkı kazanamadı. Çocukluk ve gençlik yıllarını Türkiye’de geçiren Rasim, okula doğum belgesiyle yazıldı ve eğitimini tamamladı. Ancak reşit olduktan sonra yaptığı kimlik başvuruları, gerekli belgelerin eksik olduğu gerekçesiyle reddedildi. "TÜRKİYE'DE DOĞDUM AMA YOK SAYILIYORUM" Rasim Mert, yaşadığı mağduriyeti şu sözlerle anlattı: "Annem ve babam Bulgaristan göçmeni. 1990'da ben Bursa’da doğdum. Onlar daha sonra kimlik aldı ama ben kimliğimi hâlâ alamadım. Defalarca başvurdum, elimde doğum belgesi, okul diplomam, resmi belgelerim var ama bir türlü sonuç alamadım. Türkiye'de doğdum, büyüdüm ama kimliksizim." "TEK İSTEĞİM KİMLİĞİMLE ASKER OLMAK" Rasim Mert’in en büyük hayali Türk ordusunda askerlik yapmak. Kimliğine kavuşmak için verdiği mücadelenin yalnızca yasal değil, aynı zamanda duygusal bir yönü olduğunu belirten Mert, şu ifadeleri kullandı: "Ben bu vatanı çok seviyorum. Asker olmak, bu ülkeye hizmet etmek istiyorum. Sağlık hizmeti alamıyorum, sigortalı bir işte çalışamıyorum. Vatandaşlık haklarından yararlanmak istiyorum." AVUKAT OKTAY: "BU DAVA EMSAL NİTELİĞİNDE" Rasim Mert’in avukatı Berivan Şevval Oktay, Aile Mahkemesi’nde açtıkları soybağı tespiti davasının Türk hukuk sisteminde nadir görülen bir örnek olduğunu belirtti. Oktay, sürece ilişkin şu bilgileri verdi: "Müvekkilimin vatandaşlık almasının önündeki tek engel, annesiyle olan soybağının resmi olarak tespit edilememesidir. Davayı kazandığımız takdirde annesi üzerine nüfus kaydı yapılacak ve ardından Türk vatandaşlığı için başvurumuzu gerçekleştireceğiz." Oktay, davanın sonucunun benzer durumda olan kişiler için hukuki emsal teşkil edeceğini de sözlerine ekledi. TEMEL HAKLARDAN YARARLANAMIYOR Kimliksiz yaşamak, Rasim Mert için sadece bir statü meselesi değil. Avukatı Oktay’ın aktardığına göre, Mert şu anda: Sağlık hizmetlerinden, Sigortalı iş imkânlarından, Eğitim sonrası resmi işlemlerden, Sosyal güvenlik haklarından yararlanamıyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.