#Sosyal Güvenlik

- Sosyal Güvenlik haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Sosyal Güvenlik haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

OĞLUYLA AYNI ÜNİVERSİTE AYNI BÖLÜMÜ KAZANDI: HEM EV HEM OKUL ARKADAŞI Haber

OĞLUYLA AYNI ÜNİVERSİTE AYNI BÖLÜMÜ KAZANDI: HEM EV HEM OKUL ARKADAŞI

Adana'da ilkokuldan sonra yarım bıraktığı eğitim hayatına yıllar sonra yeniden başlayan Aslıhan Girici, ortaokul ve liseyi açık öğretimden tamamladıktan sonra dördüncü denemesinde üniversiteyi kazandı. Niğde Ömer Halisdemir Üniversitesi'nde 18 yaşındaki oğlu Mahmut Girici ile aynı bölüme yerleşen anne, şimdi oğluyla hem aynı sınıfı hem de aynı evi paylaşıyor. Genç öğrenci ise ❝Annem hem sınıf arkadaşım hem de ev arkadaşım. Ders notlarını da ondan alırım.❞ sözleriyle yaşadıkları sıra dışı üniversite hayatını anlattı. Adana'da yaşayan Aslıhan Girici, yıllar önce yarım kalan eğitim hayalini gerçekleştirmek için çıktığı yolda azmiyle dikkat çeken bir başarıya imza attı. İlkokulun ardından öğrenimine ara vermek zorunda kalan Girici, yıllar sonra yeniden eğitim hayatına dönmeye karar verdi. Ortaokul ve lise eğitimini açık öğretim yoluyla tamamlayan Girici, üniversiteye girebilmek için uzun süre sınavlara hazırlandı. Üniversite sınavına dördüncü kez giren Girici, Niğde Ömer Halisdemir Üniversitesi Sosyal Güvenlik Bölümünü kazandı. Ancak bu başarıyı daha da özel kılan, 18 yaşındaki oğlu Mahmut Girici'nin de aynı bölümde öğrenci olmasıydı. Adana'dan Niğde'ye taşınan anne ve oğlu, artık üniversitede birlikte derslere giriyor, sınavlara hazırlanıyor ve aynı evde yaşamlarını sürdürüyor. İLKOKULDAN SONRA BIRAKTIĞI EĞİTİME YILLAR SONRA DÖNDÜ Eğitim hayatına yeniden başlamanın kendisi için büyük anlam taşıdığını belirten Aslıhan Girici, üniversiteye ulaşmak için uzun yıllar mücadele ettiğini söyledi. İlkokul mezunuyken ortaokul ve liseyi açık öğretimden tamamladığını anlatan Girici, üniversite sınavına hazırlanırken günlük sorumluluklarını da yerine getirdiğini belirtti. Girici, ❝Adana'dan geldik. Ben normalde ilkokul mezunuydum. Daha sonra ortaokulu ve liseyi açıktan bitirdim. Üniversiteye hazırlanırken dördüncü senemdi. Sonunda burayı kazandım. Tercih dönemi başladığında ben de tercih yaptım ve aynı üniversite, aynı bölüm geldi. Böylece oğlumla birlikte Niğde'ye gelmeye karar verdik.❞ dedi. SABAH EV İŞLERİNİ YAPTI, ÖĞLEDEN SONRA SINAVA HAZIRLANDI Üniversiteye hazırlanırken Halk Eğitimi Merkezi tarafından düzenlenen kurslara iki yıl devam eden Girici, eğitim hedefi için günlük yaşamını yeniden planladı. Sabah saatlerinde evdeki işlerini tamamladığını, öğleden sonraları ise üniversiteye hazırlık kurslarına katıldığını anlatan Girici, ilk denemelerinde istediği sonuca ulaşamasa da çalışmayı bırakmadı. Kendini geliştirmek için çaba göstermeye devam ettiğini belirten Girici, şöyle konuştu: ❝Elbette eksiklerim var ama kendime ne katabilirsem, kendimi ne kadar geliştirebilirsem bunun için çabalıyorum. Halk Eğitimi Merkezi'nin üniversiteye hazırlık kurslarına iki yıl devam ettim. Sabah işlerimi hallediyor, öğleden sonra kursa gidiyordum. İlk tercihimde yerleşemedim ancak daha sonra burayı kazandım. İstedikten sonra başarılamayacak bir şey yok. Ben de bunu başarmış oldum.❞ ❝EŞİM, 'GİDİN, İKİNİZ DE OKUYUN' DEDİ❞ Üniversiteyi oğluyla birlikte kazanmasının ardından ailesinin desteğiyle Niğde'ye taşınma kararı aldığını belirten Girici, eşinin bu süreçte kendilerini yalnız bırakmadığını söyledi. Hem kendisinin hem de oğlunun eğitim hayatına devam edebilmesi için ailece karar aldıklarını anlatan Girici, ❝Eşim her zaman destek oldu. Üniversiteyi kazandığımızda bize 'Gidin, ikiniz de okuyun' dedi. Biz de oğlumla birlikte Niğde'ye geldik. Burada bir ev tuttuk ve eğitim hayatımıza birlikte devam ediyoruz.❞ ifadelerini kullandı. OĞLU GEÇEN YIL ALIŞAMADIĞI ÜNİVERSİTEYE ANNESİYLE DÖNDÜ Anne ve oğlun hikâyesindeki dikkat çekici ayrıntılardan biri de Mahmut Girici'nin daha önce Niğde'de üniversite eğitimine başlamış olması. 18 yaşındaki Mahmut Girici, geçen yıl Niğde'ye geldiğini ancak şehirde yaşamaya alışamadığı için Adana'ya döndüğünü anlattı. Annesinin de aynı üniversitenin aynı bölümünü kazandığını öğrenince büyük şaşkınlık yaşadığını belirten Girici, bu gelişmenin ardından yeniden Niğde'ye gelmeye karar verdiklerini söyledi. Genç öğrenci, ❝Ben aslında geçen yıl buraya gelmiştim ama burada yapamadım ve Adana'ya geri döndüm. Döndükten sonra annem bana, 'Oğlum, senin okuduğun bölüm bana da geldi' dedi. İlk duyduğumda çok şaşırdım. Sonra birlikte Niğde'ye gelmeye karar verdik. Şimdi annem hem sınıf arkadaşım hem de ev arkadaşım.❞ dedi. ❝ANNEM BENDEN DAHA ÇOK DERS ÇALIŞACAK, NOTLARI ONDAN ALIRIM❞ Annesiyle aynı evde yaşamanın üniversite hayatına uyum sağlamasını kolaylaştırdığını belirten Mahmut Girici, Adana'daki aile düzenlerinin Niğde'de de devam ettiğini ifade etti. Yurtta kalması durumunda yeni bir ortama alışmak zorunda olacağını ancak annesinin yanında olması sayesinde böyle bir sorun yaşamadığını anlatan Girici, annesinin ders çalışma disiplinine de esprili bir dille değindi. ❝Evde pek sıkıntı yaşamıyoruz. Adana'daki düzenimiz burada da aynı şekilde devam ediyor. Bu konuda kendimi şanslı hissediyorum. Yurtta kalsaydım yeni insanlara, yeni arkadaşlara ve yeni bir odaya alışmak zorunda kalacaktım. Ama annem yanımda olduğu için böyle bir sıkıntı yaşamıyorum. Annem muhtemelen benden daha fazla ders çalışacak. Ben de ders notlarını ondan alırım.❞ AKADEMİSYENLER DE ANNE VE OĞLUN AZMİNDEN ETKİLENDİ Niğde Ömer Halisdemir Üniversitesi Dr. Öğretim Üyesi Bilal Çilkaya, anne ve oğlun aynı bölümde eğitim görmesinin üniversite açısından da anlamlı olduğunu belirtti. Aslıhan Girici'nin yıllar sonra eğitim hayatına dönmesinin azim ve kararlılığın önemli bir örneği olduğunu vurgulayan Çilkaya, ❝Böyle bir anne ve evladın eğitim gördüğü bölümde akademisyen olmak benim için ayrıca gurur verici. Okumanın yaşı yok. Çok güzel bir hikâyeyle karşımıza geldiler. Bu örnek bize azmin, kararlılığın ve eğitime duyulan sevginin ne kadar önemli olduğunu gösteriyor.❞ diye konuştu. ❝OKUMANIN VE ÖĞRENMENİN YAŞI YOK❞ Üniversite olarak eğitimini sürdürmek ve kendisini geliştirmek isteyen öğrencilere imkânları doğrultusunda destek olduklarını belirten Çilkaya, anne ve oğlun hikâyesinin başka insanlara da ilham verebileceğini söyledi. Çilkaya, ❝Bizler üniversite olarak eğitime gönül veren, kendisini geliştirmek isteyen herkese imkânlarımız doğrultusunda destek oluyoruz. Kıymetli rektörümüz de bu konuda bizleri destekliyor. Okumanın yaşının olmadığını ve azmin ne kadar önemli olduğunu gösteren en güzel örneklerden birinin bizim bölümümüzde olması bizleri ayrıca mutlu ediyor.❞ ifadelerini kullandı. AYNI EVİ, AYNI SINIFI VE AYNI HAYALİ PAYLAŞIYORLAR İlkokuldan sonra ara verdiği eğitimini yıllar sonra tamamlayan Aslıhan Girici, üniversite hayaline kavuşmanın mutluluğunu yaşıyor. 18 yaşındaki oğlu Mahmut Girici ise bir yandan üniversite eğitimine devam ederken diğer yandan annesiyle aynı sınıfta öğrenim görmenin farklı deneyimini yaşıyor. Adana'dan Niğde'ye uzanan bu eğitim yolculuğunda anne ve oğlu, artık yalnızca aynı evi değil, üniversite sıralarını, ders notlarını ve mezuniyet hedefini de paylaşıyor.

"BİR HAFTA YATIRMA GARANTİLİ" 50 TL'LİK HASTA NEFESLİ BALON Haber

"BİR HAFTA YATIRMA GARANTİLİ" 50 TL'LİK HASTA NEFESLİ BALON

Sosyal medyada 50 liraya satışa çıkarıldığı öne sürülen ve hastalık bulaştırarak istirahat raporu almayı vadeden "hasta nefesli" balon ilanı yeniden tartışma konusu oldu. SGK Başuzmanı İsa Karakaş, hileli yollarla rapor alınmasının işten çıkarılma, haksız ödeneklerin geri tahsil edilmesi ve cezai yaptırımlar gibi sonuçlar doğurabileceği uyarısında bulundu. Sosyal medyada ilk olarak 2024 yılında paylaşıldığı belirtilen ve 2026'da yeniden dolaşıma giren ❝Rapor almalık hasta nefesli balon❞ başlıklı ilan, sosyal güvenlik sisteminin kötüye kullanılması tartışmalarını gündeme taşıdı. 50 TL fiyatla yayımlandığı aktarılan ilanda, hasta bir kişinin nefesiyle şişirildiği öne sürülen balonun içindeki havayı soluyanların hastalanacağı ve bu yolla sağlık kuruluşlarından istirahat raporu alabileceği iddia edildi. Ancak söz konusu ürünün gerçekten satılıp satılmadığı, hastalık bulaştırıp bulaştırmadığı veya bu yöntemle rapor alan kişilerin bulunup bulunmadığına ilişkin doğrulanmış bilgi paylaşılmadı. ❝BİR HAFTA YATIRMA GARANTİLİ❞ İDDİASI SGK Başuzmanı İsa Karakaş'ın köşe yazısında aktardığına göre, sosyal medyada dolaşıma giren ilanda ❝Rapor almalık hasta nefesli balon❞ ifadesi kullanıldı. İlanın açıklama bölümünde ise ❝1 hafta yatırma garantili, corona değil düz hastalık❞ sözleriyle ürünün hastalık bulaştıracağı ileri sürüldü. İlanı verdiği öne sürülen kişinin, hasta olduğu dönemde balona nefes üflediğini ve balonu satın alanların içindeki havayı soluyarak hastalanabileceğini iddia ettiği belirtildi. Söz konusu vaatlerin bilimsel olarak doğrulanmış bir dayanağı bulunmazken, ilan gerçek bir satıştan ziyade mizah veya aldatma amacıyla hazırlanmış da olabilir. ❝BU KADARINA DA PES DEMEKTEN KENDİMİ ALAMADIM❞ Sosyal güvenlik alanında görev yaptığı yıllar boyunca çeşitli usulsüzlüklerle karşılaştığını belirten SGK Başuzmanı İsa Karakaş, ilan karşısında şaşkınlık yaşadığını ifade etti. Karakaş, köşe yazısında şu değerlendirmede bulundu: ❝'Bu kadarı da olmaz' dediğim her an, usulsüzlüğün yeni bir buluşunu müşahede ettim. Fakat en sonunda sosyal medyada karşıma çıkan o fotoğrafı görünce âdeta şok geçirdim. Hakikaten bu kadarına da 'pes' demekten kendimi alamadım.❞ Karakaş, konunun yalnızca sıra dışı bir sosyal medya ilanı olarak değerlendirilmemesi gerektiğini, iş ahlakı ve sosyal güvenlik sisteminin kötüye kullanılması bakımından da önem taşıdığını savundu. SGK'DEN RAPOR PARASI ALMANIN ŞARTLARI NELER? Karakaş, sigortalı çalışanların hastalık nedeniyle istirahat raporu almaları halinde belirli koşullarla Sosyal Güvenlik Kurumundan geçici iş göremezlik ödeneği alabildiğini hatırlattı. 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu kapsamında hastalık nedeniyle ödenek alınabilmesi için sigortalının, raporun başladığı tarihten önceki bir yıl içinde en az 90 gün kısa vadeli sigorta primi bildirilmiş olması gerekiyor. Hastalık nedeniyle düzenlenen istirahat raporlarında geçici iş göremezlik ödeneği, gerekli koşulların sağlanması halinde üçüncü günden itibaren ödeniyor. Ödenek tutarı ise tedavi şekline göre değişiyor. Tedavi şekli Günlük ödenek oranı Ayaktan tedavi Esas alınan günlük kazancın üçte ikisi Yatarak tedavi Esas alınan günlük kazancın yarısı Karakaş, gerçekte hak kazanılmadığı halde hileli işlemlerle bu ödeneklerin alınmasının kamu kaynaklarının kötüye kullanılması anlamına gelebileceğine dikkat çekti. HAKSIZ ALINAN RAPOR PARALARI GERİ İSTENEBİLİR Gerçeğe aykırı belgeler veya hileli işlemlerle geçici iş göremezlik ödeneği alındığının belirlenmesi durumunda, SGK tarafından yapılan yersiz ödemelerin geri istenebileceği belirtildi. Karakaş, mevzuatta öngörülen şartlar çerçevesinde bu tutarların faiziyle birlikte tahsil edilmesinin de gündeme gelebileceğini ifade etti. Bununla birlikte, gerçek bir sağlık sorunu nedeniyle usulüne uygun şekilde düzenlenen istirahat raporları ile hileli yollarla elde edilen belgelerin birbirinden ayrılması gerektiği vurgulandı. SAHTE RAPOR İŞTEN ÇIKARILMA NEDENİ OLABİLİR Karakaş, gerçeğe aykırı rapor kullanılması veya işverenin yanıltılması amacıyla gerçekleştirilen davranışların iş hukuku açısından da sonuç doğurabileceğini belirtti. 4857 sayılı İş Kanunu'nun 25'inci maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendinde düzenlenen doğruluk ve bağlılığa aykırı davranışlara işaret eden Karakaş, koşulların oluşması halinde işverenin iş sözleşmesini haklı nedenle derhal feshedebileceğini kaydetti. Bu kapsamda yapılan haklı nedenle fesihlerde çalışanın kıdem ve ihbar tazminatı hakkı doğmayabileceği ifade edildi. Ancak her rapor uyuşmazlığının otomatik olarak haklı fesih nedeni oluşturmadığı, somut olayın özellikleri ve hukuki şartların değerlendirilmesi gerektiği belirtildi. İLANI VEREN KİŞİ DE HUKUKİ SORUMLULUKLA KARŞILAŞABİLİR Karakaş, söz konusu ilanı yayımlayan veya bu tür bir ürünü sattığını iddia eden kişilerin de hukuki sorumlulukla karşılaşabileceğini belirtti. Alıcının gerçeğe aykırı vaatlerle kandırılarak parasının alınması halinde dolandırıcılık suçunun gündeme gelebileceğine dikkat çekildi. Ayrıca bir kişinin sağlığının bilerek bozulmasına yönelik eylemlerin, olayın koşullarına göre ceza hukuku kapsamında değerlendirilebileceği ifade edildi. Bununla birlikte, herhangi bir suçun oluşup oluşmadığının belirlenebilmesi için somut eylem, kast ve ilgili yasal unsurların incelenmesi gerekiyor. DİJİTAL SATIŞ PLATFORMLARINA DENETİM ÇAĞRISI Sosyal medya ve ikinci el satış platformlarındaki ilanların denetimine de değinen Karakaş, hastalık bulaştırma vaadi içeren içeriklerin yayımlanmasının sorgulanması gerektiğini savundu. Sağlık Bakanlığı ve Ticaret Bakanlığına çağrıda bulunan Karakaş, halk sağlığını tehdit edebilecek veya haksız kazanç amacı taşıyan ilanlara karşı denetim yapılmasını istedi. ❝O BALONUN İÇİNDE SÖNEN BİR İŞ AHLAKI VAR❞ Karakaş, değerlendirmesini şu sözlerle tamamladı: ❝50 TL'ye satılan o balonun içinde sadece karbondioksit ve virüs yok; o balonun içinde sönen bir iş ahlakı, kaybolan insanlık onuru ve 'paraya tahvil edilebilecek her şey mübahtır' diyen hastalıklı bir zihniyet var.❞ Sosyal medyada yeniden gündeme gelen ilanla ilgili gerçek bir satış yapıldığına veya bu yöntemle hastalık bulaştırıldığına ilişkin doğrulanmış bilgi bulunmazken, uzman değerlendirmesi hileli rapor ve haksız sosyal güvenlik ödeneği alınmasının doğurabileceği hukuki sonuçlara dikkat çekti.

SGK’DAN GSS DOLANDIRICILIĞI UYARISI: IBAN’A ÖDEME YAPMAYIN Haber

SGK’DAN GSS DOLANDIRICILIĞI UYARISI: IBAN’A ÖDEME YAPMAYIN

Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) Antalya İl Müdürlüğü, Genel Sağlık Sigortası (GSS) prim borçları üzerinden vatandaşları hedef alan dolandırıcılık girişimlerine karşı uyarıda bulundu. SGK tarafından yapılan açıklamada, son dönemde vatandaşlara GSS prim borçları bulunduğu ve ödeme yapılmaması halinde icra takibi başlatılacağı yönünde SMS, telefon araması veya e-posta gönderilebildiği belirtildi. Dolandırıcıların bu yöntemle vatandaşlardan belirli bir IBAN numarasına para göndermelerini istediği ifade edilirken, GSS prim borçlarının IBAN üzerinden tahsil edilmediğinin altı çizildi. SGK’nın adı ve kurumsal kimliği kullanılarak IBAN’a para yatırılmasını isteyen mesaj, arama veya e-postalara kesinlikle itibar edilmemesi gerektiği bildirildi. GSS BORÇLARI RESMİ KANALLARDAN ÖDENİYOR Vatandaşların GSS prim borçlarına ilişkin ödeme işlemlerini yalnızca resmi ve güvenilir kanallar üzerinden gerçekleştirmesi gerektiği hatırlatıldı. GSS prim borçlarının anlaşmalı bankaların şubeleri ve bankamatikleri aracılığıyla, internet ve mobil bankacılık kanallarından ve e-Devlet üzerinden sunulan online tahsilat sistemi kullanılarak ödenebileceği belirtildi. SGK, vatandaşların şüpheli ödeme taleplerine karşı dikkatli olmalarını ve Kurum adına IBAN üzerinden ödeme isteyen kişilere kesinlikle para göndermemelerini istedi.

SGK BORÇLARININ TECİLİNDE YENİ DÖNEM: SON TARİH 31 AĞUSTOS Haber

SGK BORÇLARININ TECİLİNDE YENİ DÖNEM: SON TARİH 31 AĞUSTOS

Sosyal Güvenlik Kurumunun SGK tecil işlemlerinde borçlulara sağlanan kolaylıklardan yararlanmak için süre daralıyor. Düzenlemeyle azami tecil süresi 36 aydan 72 aya çıkarılırken, teminatsız tecil edilebilecek borç tutarı 10 milyon liraya yükseltildi. Yüzde 29'luk tecil faizinden yararlanmak isteyenlerin 31 Ağustos 2026'ya kadar başvurması gerekiyor. Sosyal Güvenlik Kurumunun (SGK) 19 Haziran 2026 tarihli genelgesiyle, 6183 sayılı Kanun'un 48. maddesi kapsamında gerçekleştirilen tecil işlemlerinde yeni imkanlar getirildi. Düzenlemeye göre azami tecil süresi 36 aydan 72 aya çıkarıldı. Borçluların likidite durumuna göre daha uzun vadeli ödeme planları oluşturulabilecek. 10 MİLYON LİRAYA KADAR TEMİNAT ARANMAYACAK Yeni uygulamayla teminat aranmadan tecil edilebilecek borç tutarı da 10 milyon liraya yükseltildi. Bir SGK il müdürlüğü veya merkezine olan toplam borcun 10 milyon lirayı aşmaması halinde tecil işlemi için teminat talep edilmeyecek. TECİL FAİZİ YÜZDE 29 16 Haziran-31 Ağustos 2026 tarihleri arasında yıllık tecil faizi yüzde 29 olarak uygulanacak. Böylece normal yüzde 39'luk oran yerine daha düşük faiz oranından yararlanılabilecek. Başvurular 31 Ağustos 2026'ya kadar yapılabilecek. İlk taksidin de en geç aynı tarihte ödenmesi gerekiyor. Tecil işlemi, ilk taksidin ödenmesiyle başlayacak. HANGİ BORÇLARI KAPSIYOR? Düzenleme; 2026 Haziran ayı ve öncesine ait sigorta primleri, işsizlik sigortası primleri, kesinleşmiş idari para cezaları ile bunlara ilişkin gecikme cezası ve gecikme zamlarını kapsıyor. İlk taksidin ödenmesinin ardından haciz, takip ve satış işlemleri durdurulabilecek. Araçlardaki yakalama şerhlerinin kaldırılması ve satış aşamasındaki mallara ilişkin satış işlemlerinin iptal edilmesi de mümkün olabilecek. DEVAM EDEN TECİLLER İÇİN DE İMKAN 4 Haziran 2026'dan önce başvuruda bulunan ve tecil işlemi devam eden borçlular da yeni düzenlemelerden yararlanabilecek. Talep edilmesi halinde mevcut tecil sürelerine ek süre verilebilecek ve 16 Haziran 2026'dan sonraki dönem için yüzde 29 tecil faizi uygulanabilecek.

ASGARİ ÜCRETE YENİ DÜZENLEME: BÖLGESEL MODEL GÜNDEMDE Haber

ASGARİ ÜCRETE YENİ DÜZENLEME: BÖLGESEL MODEL GÜNDEMDE

Hükümet, Türkiye genelinde uygulanan tek tip asgari ücret sistemi yerine sektör ve bölgesel farklılıkları esas alan yeni bir model üzerinde çalışma yürütüyor. Hazırlık aşamasındaki düzenlemeyle, şehirlerin yaşam maliyetleri ve sektörlerin üretim kapasitesinin dikkate alınması hedefleniyor. Ekonomi yönetimi ile ilgili kurumların üzerinde çalıştığı modelde, çalışanların alım gücünün korunması, istihdamın artırılması ve işletmelerin rekabet gücünün desteklenmesi amaçlanıyor. Çalışmalarda, iş gücü maliyetlerinin yüksek olduğu sektörler ile yaşam maliyetlerinin farklılık gösterdiği bölgeler için alternatif uygulama modelleri değerlendiriliyor. HAK KAYBI YAŞANMAMASI HEDEFLENİYOR Hazırlık sürecinde, olası bir düzenleme öncesinde işçi ve işveren kesiminin görüşlerinin alınacağı belirtiliyor. Yetkililer, çalışanların hak kaybına uğramayacağı, işverenlerin ise sürdürülebilir üretim yapabileceği bir dengenin gözetileceğini ifade ediyor. DÜNYADAKİ ÖRNEKLER İNCELENİYOR Yeni model hazırlanırken farklı ülkelerde uygulanan bölgesel ve sektörel ücret sistemleri de inceleniyor. Almanya ve Belçika'da ulusal asgari ücretin yanı sıra bazı sektörlerde toplu iş sözleşmeleriyle daha yüksek ücretler uygulanırken, İtalya ve Avusturya'da ücretler büyük ölçüde sektör bazlı toplu sözleşmelerle belirleniyor. ABD'de federal asgari ücret bulunmasına rağmen eyaletler ve bazı şehirler daha yüksek ücret belirleyebiliyor. Kanada, Japonya, Çin ve Hindistan'da ise asgari ücretler bölge veya eyalet bazında farklılık gösteriyor. Meksika'da da farklı ücret bölgeleri uygulanıyor. HENÜZ KESİNLEŞMİŞ KARAR YOK Çalışmanın tamamlanmasının ardından ekonomi yönetimi, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ile ilgili kurumların değerlendirmeleri doğrultusunda nihai kararın verilmesi bekleniyor. Düzenlemenin hayata geçirilmesi halinde uygulanacak modelin kapsamı, geçiş süreci ve denetim mekanizmaları ayrıca belirlenecek. NE OLMUŞTU? Türkiye'de halen ülke genelinde tek tip asgari ücret uygulanıyor. Son dönemde farklı sektörlerin maliyet yapıları ve iller arasındaki yaşam maliyeti farklılıklarının dikkate alınması gerektiğine ilişkin değerlendirmelerin ardından, sektörel ve bölgesel asgari ücret modeline yönelik hazırlıkların yapıldığı öne sürüldü. Konuya ilişkin ise henüz resmi bir düzenleme veya kesinleşmiş karar bulunmuyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.