#Su Güvenliği

- Su Güvenliği haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Su Güvenliği haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

BURSA BELEDİYELER BİRLİĞİ ÖNCÜLÜĞÜNDE SU YÖNETİMİ BULUŞMASI Haber

BURSA BELEDİYELER BİRLİĞİ ÖNCÜLÜĞÜNDE SU YÖNETİMİ BULUŞMASI

Bursa Belediyeler Birliği İklim Değişikliği Başkanlığı, Devlet Su İşleri (DSİ), Bursa Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü (BUSKİ) ve Bursa Mimar Mühendisler Grubu iş birliğinde ‘Bursa Sürdürülebilir Su Yönetimi Çalıştayı’ düzenliyor. Mövenpick Hotel’de Bursa Belediyeler Birliği ve Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz’ın ev sahipliğinde başlayan çalıştaya; Orman ve Su İşleri eski Bakanı Veysel Eroğlu, Yıldırım Kaymakamı Metin Esen, Mimarlar Mühendisler Grubu Genel Başkanı Yavuz Sarı, Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, Gürsu Belediye Başkan Mustafa Işık, Gemlik Belediye Başkan Şükrü Deviren, Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürü Hayrettin Eldemir, DSİ Bölge Müdürü Kenan Akyürek, Bursa Teknik Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Naci Çağlar, AK Parti Bursa eski Milletvekili Bennur Karaburun, Bursa Büyükşehir Belediyesi eski Başkanı Alinur Aktaş, akademisyenler, sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri, bürokratlar, meslek odaları üyeleri katıldı. İki gün sürecek çalıştay boyunca kentin gelecekteki su güvenliği, iklim değişikliğinin su kaynaklarına etkileri ve entegre su yönetimi konuları masaya yatırılacak. Akademisyenleri, yerel yönetim temsilcilerini, uzmanları ve sektör temsilcilerini buluşturacak etkinlikte içme suyu yönetimi, su kaynakları projeksiyonları, arıtma sistemleri, yeniden kullanım uygulamaları ile sanayi ve tarımsal su yönetimi gibi konular irdelenecek. "Su kaynakları sınırsız değil" Küresel eğilimler ile Bursa’nın özgün su sorunlarını birlikte ele alarak kısa ve uzun vadeli çözüm önerilerinin geliştirilmesini hedeflenen çalıştayın açılışında konuşan Bursa Belediyeler Birliği ve Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz, geleceğin inşasında en önemli etkenlerden birisinin su olacağını hatırlatarak çalıştayın önemini vurguladı. Bursa’nın en önemli özelliklerinin ‘yeşil’ ve ‘su’ olduğunu kaydeden Başkan Yılmaz, "Bugün burada sadece bir toplantı yapmak için değil, geleceğimizi birlikte inşa etmek için bir aradayız. Yarınlarımız, suyun bereketine emanettir. Çünkü su; hayatın ta kendisidir. Bununla birlikte son dönemde yaşanan birçok gelişme, maalesef suyun sınırsız bir kaynak olmadığı gerçeğini bizlere bir kez daha hatırlattı. Son yıllarda ülkemizin farklı şehirlerinde yaşanan su kesintileri plansızlık ve öngörüsüzlüğün neye mal olabileceğini hepimize açıkça göstermiştir" ifadelerini kullandı. "Belediyecilik mazeret göstermek değildir" Son yıllarda şehirlerde yaşanan su kesintilerini hatırlatan Başkan Oktay Yılmaz; "Bugün şehirlerimizde yaşanan su sorunu ve kesintileri sadece yağışla, iklimle, mevsimle açıklanamaz. Asıl sorun planlama yapmamak, alt yapıyı zamanında yenilememek, kaynakları doğru yönetememek ve en önemlisi de geleceği öngörememektir. İklim krizi, kuraklık, artan nüfus, hızlanan sanayileşme ve bilinçsiz tüketim gibi zorluklarla karşı karşıyayız. Ancak Bursa Belediyeler Birliği Başkanı olarak ifade etmek isterim ki belediyecilik zaten doğal ve küresel olayları mazeret gösterip sorumluluktan kaçmak değildir. Belediyecilik bu tip zorlukları aşmak için projeler geliştirip uygulamaktır" dedi. "Akıllı ve sürdürülebilir yönetim anlayışı" Bursa’nın, sanayi ve tarım gücüyle Türkiye ekonomisinin lokomotif şehirlerinden biri olduğunu vurgulayan Başkan Oktay Yılmaz; "3,5 milyon hemşehrimiz, bu şehirde üretmekte, çalışmakta, yaşamakta ve hayal kurmaktadır. DSİ tarafından yürütülen projeler sayesinde; Uludağ kaynakları, yeraltı suları, Nilüfer, Doğancı barajları ile şehrimize yılda yaklaşık 245 milyon metreküp su temin edilmektedir. Yapımı tamamlanan Çınarcık Barajı’ndan 145 hm, planlanan Aksu Barajı ve Deliçay derivasyonu ile 42 hm ilave su kaynağı Bursa’ya kazandırılıyor. Ancak açıkça ifade etmek gerekir ki; bu rakamlar bize sadece bugünü kazandırır, bize ve gelecek kuşaklara yarını kazandıracak olan, akıllı ve sürdürülebilir bir yönetim anlayışıdır. Su Yönetimi Genel Müdürlüğü’nün verilerine göre iklim değişikliği ve sıcaklıkların yükselmesiyle 2050 yılına kadar ülkemiz su kaynaklarının yüzde 25 azalmasına rağmen artan nüfus oranına bağlı olarak su talebinin yüzde 50 artması öngörülmektedir. Bu bilgiler üzerimize düşen sorumluluğun ne kadar önemli olduğunun altını bir kez daha çiziyor" diye konuştu. "Türkiye için örnek teşkil edecek" Suyun toplumsal huzurun teminatı olduğunu belirten Bursa Belediyeler Birliği Başkanı Oktay Yılmaz, "Su yönetimi, yalnızca bir çevre meselesi değildir. Son yıllarda ülkemizin şehir yönetiminin kalitesini, gelecek nesillere bakışımızı, yönetme kabiliyetimizi doğrudan gösteren bir başlıktır. Bugün bu salonda tüm kurumlarımızla birlikte ortaya koyduğu bu sinerji, bizim en büyük gücümüzdür. Buraya özellikle dikkat çekmek istiyorum. Bu ve bunun gibi çalışmalarımızla bizim hedefimiz sadece konuşmak değil; ortak akılla, bilimle ve gerçekçi yaklaşımlarla somut sonuçlar üretmektir. Bugün burada yapılacak her sunumun her tartışmanın, her önerinin, yalnızca Bursa için değil, Türkiye içinde örnek teşkil edecek bir yol haritasına dönüşmesini temenni ediyorum. Bu çalıştaydan çıkacak sonuçları raflarda bırakmayacağız. Uygulanabilir her öneriyi, kararlılıkla hayata geçireceğiz" diye konuştu. "Yatırımların yüzde 90'ını biz yaptık" Bursa’yı çok sevdiğini ve şehir ile arasında gönül bağı olduğunu vurgulayan Orman ve Su İşleri eski Bakanı Veysel Eroğlu; "Evet bir iklim değişikliği ile karşı karşıyayız. Ancak doğru planlama yapılırsa ne Bursa’da ne de Türkiye’de herhangi bir su sorunu yaşanmaz. Yeşil Bursa’daki mevcut su yatırımlarının yüzde 90’ı bizim hükümetlerimiz döneminde gerçekleştirilmiştir. Sayın Cumhurbaşkanımızın da Bursa’da projelerin aksamaması için özel talimatı var. Dağdibi, Kocayayla, Ağlaşan Kayacık, Gözede, Yalıçiftlik, Çınarcık, Altıntaş, Karıncalı, Nilüfer, Boğazköy, Çiçeközü, Gökçesu barajları bizim dönemimizde Bursa’ya kazandırıldı. Bakınız 23 yılda Bursa’ya; 25 adet baraj, 12 adet HES, 54 adet sulama tesisi, 4 adet içme suyu tesisi, 27 adet taşkın önleme tesisi ve 5 adet arazi toplulaştırma projesi olmak üzere toplamda 152 adet tesis kazandırdık. Bu tesislerin yatırım maliyeti ise yaklaşık 76 milyar TL. Ancak bu yatırımlara rağmen Bursa’nın yaşadığı sıkıntılar ortada. Yakın vadede bu sorunu aşmak için Çınarcık barajı devreye alınmalıdır. Çınarcık Barajı’ndan su alınıp arıtma tesislerine taşınmalı. Bu su da Bursa’ya verilmelidir. Böylece Bursa’nın su sorunu kalmaz" ifadelerini kullandı. Başkan Yılmaz'a teşekkür Su sıkıntısının son yılların en büyük sorunu olduğunu belirten MMG Genel Başkanı Yavuz Sarı ise; "Kuraklık ve buna bağlı olarak su sorunu son dönemde sıkça konuşuluyor. Bizler de bu soruna kökten çözüm üretmek için çalışıyoruz. İnşallah bundan sonrada daha fazla gayretle çalışmalarımızı artıracağız. Bu çözüm arayışlarına katkı sunacak çok önemli bir çalıştaydayız. Bu çalıştayı düzenleyen Başta Bursa Belediyeler Birliği Başkanımız Oktay Yılmaz olmak üzere, emeği geçen herkese teşekkür ederim" dedi. Çalıştayı düzenleyen Bursa Belediyeler Birliği’ne be Başkan Oktay Yılmaz’a teşekkür eden Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey; "Bu çalıştay geleceğe imza atacak değerli bir iş olmuş. Çalıştayın verimli geçmesini diliyorum" diye konuştu. Açılış konuşmalarının ardından çalıştay yuvarlak masa toplantılarıyla devam etti. Bursa Sürdürülebilir Su Yönetimi Çalıştayı, 24 Ocak Cumartesi günü sona erecek.

İAOSB’DEN KRİTİK UYARI: SANAYİ, FİNANS VE İKLİM KISKACINDA Haber

İAOSB’DEN KRİTİK UYARI: SANAYİ, FİNANS VE İKLİM KISKACINDA

İzmir Atatürk Organize Sanayi Bölgesi (İAOSB) Yüksek İstişare Kurulu, 13. toplantısında küresel ekonomik ve siyasi gelişmelerin Türkiye sanayisine etkilerini kapsamlı biçimde ele aldı. Toplantı sonrasında yayımlanan açıklamada, sanayicilerin karşı karşıya olduğu temel risk alanları başta olmak üzere, finansmana erişim güçlüğü, su krizi ve iklim değişikliğine yönelik öneriler kamuoyuyla paylaşıldı. Kurul, jeopolitik belirsizliklerin, artan maliyetlerin ve sürdürülebilirlik risklerinin artık birbirinden bağımsız değerlendirilemeyeceğini vurguladı. KÜRESEL GERİLİM SANAYİYİ KUŞATIYOR Toplantıda, Çin’in fiili ticaret yaptırımları, ABD’nin ekonomik kararları, Orta Doğu’da özellikle İran’daki siyasi ve ekonomik krizler ile yüksek enflasyonun tetiklediği toplumsal huzursuzlukların, küresel ölçekte ciddi bir kırılganlık yarattığı değerlendirmesi yapıldı. Kurul açıklamasında, bu gelişmelerin: Enerji arz güvenliği, Küresel ticaret yolları, Uluslararası finans piyasaları, Ve tedarik zincirleri üzerinden Türkiye ekonomisine doğrudan yansımalarının olduğu belirtildi. Kurul, “Sanayi, üretim ve ihracat artan jeopolitik risklerle birlikte ciddi bir baskı altına girmiştir. Belirsizlik ortamı genişliyor, sanayicinin öngörü yapması her geçen gün zorlaşıyor” açıklamasında bulundu. FİNANSMANA ERİŞİMDE CİDDİ DARALMA VAR İAOSB Yüksek İstişare Kurulu’nun raporunda, sanayicilerin üretimi sürdürebilmek için her zamankinden daha fazla işletme sermayesine ihtiyaç duyduğu, ancak buna rağmen kredi kanallarının daraldığı ifade edildi. Kurulun dikkat çektiği başlıca sorunlar: Yüksek faiz oranları Ağırlaşan teminat koşulları Düşen kredi limitleri Kurul, bu durumun yalnızca üretim kapasitesini değil, istihdamı ve yatırım planlarını da tehdit eder boyuta geldiğini vurguladı. AÇIKLAMADA ŞU İFADELERE YER VERİLDİ: "Sanayiciler olarak; özellikle üretim ve ihracat odaklı firmalar için uzun vadeli, erişilebilir ve öngörülebilir kredi mekanizmalarının acilen devreye alınması yönünde güçlü bir beklentimiz bulunmaktadır" İKLİM KRİZİ VE SU GÜVENLİĞİ SANAYİ İÇİN STRATEJİK RİSK Toplantıda gündeme gelen en önemli başlıklardan biri de iklim değişikliği ve su krizinin sanayi üzerindeki etkisi oldu. Ege Sanayicileri ve İş İnsanları Derneği (ESİAD) ev sahipliğinde düzenlenen Su Konferansı’na atıf yapan kurul, Türkiye’nin su stresi yüksek ülkeler arasında yer aldığını hatırlattı. Kurul, iklim krizinin deniz seviyelerini yükselttiğini ve sıcaklık artışının 1,5°C eşiğini aştığını belirterek, şu önerileri sıraladı: Tarımda kontrolsüz ve vahşi sulama yöntemleri sona erdirilmeli Evsel su tüketiminde tasarruf bilinci artırılmalı Sanayide su verimliliği ve geri kazanım yatırımları desteklenmeli Alternatif çözümler (örneğin denizden tatlı su üretimi) geliştirilse de bu sistemlerin yüksek enerji tüketimi nedeniyle ek maliyet yükü getirdiği göz önünde bulundurulmalı Açıklamada, "Sanayiciler suyu sadece bir doğal kaynak değil, aynı zamanda bir üretim girdisi olarak stratejik seviyede ele almalıdır" ifadesine yer verildi. SANAYİCİLERE KRİZLERE KARŞI STRATEJİK HAZIRLIK UYARISI Kurul, dünyada ekonomik, siyasi ve çevresel risklerin iç içe geçtiği çalkantılı bir döneme girildiğini vurgulayarak; sanayi işletmelerinin bu döneme hazırlıklı olması gerektiğini bildirdi. Sanayicilere şu tavsiyelerde bulunuldu: Jeopolitik riskleri dikkate alan uzun vadeli mali planlamalar yapılmalı Enerji ve su maliyetlerine karşı verimlilik yatırımları artırılmalı Krediye erişim zorluklarına karşı alternatif finansal dayanıklılık mekanizmaları geliştirilmeli RİSKLER AYRI DEĞİL, BÜTÜNCÜL YAKLAŞIM ŞART İAOSB Yüksek İstişare Kurulu, kredi erişimi, iklim krizi, su güvenliği ve enerji maliyetlerinin artık birbirinden bağımsız değerlendirilemeyeceğini belirtti. "Türkiye’nin sanayi gücünün ve ekonomik sürdürülebilirliğinin korunabilmesi için bu risklerin birbirinden kopuk değil, entegre bir stratejiyle ele alınması gerekmektedir. Bu alanlarda atılacak adımların karar alıcılar tarafından öncelikli gündem maddeleri arasına alınması büyük önem arz etmektedir" denildi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.