#Su Tasarrufu

- Su Tasarrufu haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Su Tasarrufu haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

İZMİR BÜYÜKŞEHİR'DEN MİNİKLERLE İKLİM SEFERBERLİĞİ Haber

İZMİR BÜYÜKŞEHİR'DEN MİNİKLERLE İKLİM SEFERBERLİĞİ

İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin yürüttüğü proje kapsamında 8 okulda eğitim alan çocuklar iklim krizine karşı harekete geçti. Su tasarrufundan geri dönüşüme, enerji verimliliğinden hayvan dostu uygulamalara kadar yüzlerce öğrenci örnek çalışmalara imza attı, farkındalık dalgası 10 bin kişiye ulaştı. İzmir Büyükşehir Belediyesi, Çocuk Meclisi Doğa ve Ekoloji Komisyonu üyesi çocukların kararı doğrultusunda, kent genelinde çocuklara ve gençlere yönelik iklim eylemi odaklı eğitim ve farkındalık çalışmalarını güçlendirmek amacıyla hayata geçirilen ‘Yerelde İklim Eylemi ve Çocuk Sempozyumu’ serisini tamamladı. Sürdürülebilirlik Eğitimleri Planlama Komisyonu tarafından, Sürdürülebilirlik ve Kent Stratejileri Müdürlüğü koordinasyonunda yürütülen çalışma kapsamında, sekiz pilot okulda eğitim gören çocuklara iklim krizi ve çoklu krizler konusunda farkındalık kazandırmaya yönelik eğitimler verildi. Sempozyumlar kapsamında 549 öğrenciyle tam zamanlı eğitim çalışmaları gerçekleştirildi. Eğitimlerin ardından okullar, belirlenen temalar doğrultusunda komisyonun rehberliğinde iklim odaklı kampanyalar yürüttü. Ahmed Adnan Saygun Sanat Merkezi’nde düzenlenen kapanış toplantısında ise projeye katılan okullar, yıl boyunca gerçekleştirdikleri iklim odaklı çalışmaları birbirleriyle paylaştı. Önemli bir farkındalık sürecine katkı sunan çocuklara program sonunda sertifikaları takdim edildi. İklim dostu etkinlikler Sempozyum programında; tohum, toprak, tarımsal faaliyetler ve su döngüsü ekseninde iklim değişikliği eğitimlerinin yanı sıra iklim krizi ile çocuk hakları arasındaki ilişkiyi ele alan farkındalık ve savunuculuk çalışmaları gerçekleştirildi. Eğitimlerin ardından okullar, ‘Su Kahramanları’, ‘Enerji Dedektifleri’, ‘Atıksız Okul’, ‘İklim Elçileri’, ‘Geri Dönüşüm Savaşçıları’ ve ‘Hayvan Dostu Okul’ başlıkları arasından seçim yaparak yıl boyunca belirledikleri alanda çalışmalar yürüttü. Bu kapsamda boş sınıflarda ışıkların kapatılması, gün ışığından daha fazla yararlanılması, su tasarrufu için muslukların kontrol edilmesi ve sızıntıların tespit edilmesi, tek kullanımlık plastiklerin azaltılması, atık pillerin toplanması, beslenme çantalarında sürdürülebilir tüketim farkındalığının artırılması, geri dönüşüm kutularının doğru kullanılması, geri dönüştürülmüş malzemelerle sanat çalışmaları yapılması ve okul bahçelerinde hayvanlar için su ve mama kapları hazırlanması gibi çok sayıda etkinlik hayata geçirildi. Öte yandan, Birleşmiş Milletler (BM) Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları doğrultusunda çalışmalar yürüten AIESEC’in Dünya'nın En Büyük Dersi (World’s Largest Lesson-WLL) projesi kapsamında, Sürdürülebilirlik Eğitimleri Planlama Komisyonu tarafından 30 gence yönelik eğitici eğitimi düzenlendi. AIESEC İzmir iş birliğiyle yürütülen proje sayesinde bin 500 çocuğa ulaşıldı. Çalışmalar kapsamında toplam 2 bini aşkın öğrenciyle birebir temas kurulurken, veliler ve öğretmenlerin de sürece dahil olmasıyla yaklaşık 10 bin kişiye erişim sağlandı. "İklim için birlikte hareket etmeliyiz" Sempozyum serisinin kapanış toplantısında konuşan İzmir Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Prof. Dr. Pınar Okyay, çocukların yalnızca geleceğin değil, bugünün de önemli aktörleri olduğunu vurgulayarak, "Çocuklar genellikle gelecekle ilişkilendirilir. Oysa onlar tam da bugün şekilleniyor ve değişimin bir parçası oluyor. Sizler, yaşadığınız dünyaya bugün sahip çıkmanız açısından da çok değerlisiniz. Atılan küçük adımlar süreklilik kazandığında büyük değişimlere dönüşebilir" dedi. "Farkındayız ve çaba harcıyoruz" Sürdürülebilirlik ve Kent Stratejileri Şube Müdürü Emre Uysal ise "Yerel yönetimler olarak iklim krizi ve onun oluşturduğu çoklu krizlere karşı gerekli dönüşümleri gerçekleştirmek zorundayız. Bu noktada en önemli hedef kitlemiz çocuklar. Çünkü kullandığımız kaynaklar aslında siz çocukların geleceğine ait. Biz büyükler olarak bunun farkındayız ve daha yaşanabilir bir dünya için çözüm üretmeye çalışıyoruz. İzmir Büyükşehir Belediyesi olarak okullarda yürütülen bu eğitimleri çok değerli buluyoruz" diye belirtti. "Biz değişirsek toplum değişir" İzmir Kent Konseyi Başkanı Özgür Topaç da sürdürülebilirliğin yalnızca çevreyle sınırlı olmadığını vurgulayarak, "Genellikle sürdürülebilirlik denildiğinde akla ilk olarak çevre geliyor. Oysa sürdürülebilirliğin çevresel, ekonomik ve toplumsal olmak üzere üç temel boyutu bulunuyor. Bunlar arasında en önemlilerinden biri de toplumsal sürdürülebilirlik. Çocuklar; yönetime katılmanız, fikirlerinizi dile getirmeniz ve bizlere yol göstermeniz çok kıymetli" ifadelerini kullandı. İklim kahramanları sahnedeydi Toplantıda, Çocuk Meclisi Doğa ve Ekoloji Komisyonu üyeleri Poyraz Karagöz ve Lidya Mina Alpargu da söz alarak görüşlerini paylaştı. Projeye katılan öğrenciler ise sahneye çıkarak dönem boyunca yürüttükleri iklim dostu çalışmaları ve elde ettikleri kazanımları anlattı. Farkındalığın ve paylaşımın öne çıktığı etkinlikte, canlı müzik performansı da katılımcılara keyifli anlar yaşattı.

TARIMDA SU İSRAFI YAPAY ZEKA İLE ÖNLENECEK Haber

TARIMDA SU İSRAFI YAPAY ZEKA İLE ÖNLENECEK

Bursa Teknik Üniversitesi (BTÜ), TÜBİTAK’ın Yapay Zekâ Ekosistem Çağrısı çerçevesinde desteklenen yeni projesiyle tarımda su ve enerji kullanımını en az yüzde 20 oranında azaltmayı hedefliyor. Sensör verileri ve yapay zekâ modellerinin kullanılacağı sistem, Karacabey’deki 3 bin dekarlık üretim alanında test edilecek. Bursa Teknik Üniversitesi (BTÜ), TÜBİTAK’ın 1711 - Yapay Zekâ Ekosistem Çağrısı kapsamında proje desteği almaya devam ediyor. Daha önce iki projeyi sanayi iş birliğiyle Bursa’ya kazandıran BTÜ, yeni bir çalışmada daha yer alıyor. Bu doğrultuda, Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi Mekatronik Mühendisliği Bölümü’nden Dr. Öğretim Üyesi Ahmet Remzi Özcan’ın BTÜ adına akademik ve teknik katkı sunduğu "Sensör Verileriyle Desteklenen Yapay Zekâ Tabanlı Akıllı Sulama Sistemi" başlıklı proje, GÖRSENTAM Tarım Teknolojileri A.Ş. ve Camandıra Çiftliği iş birliğiyle yürütülecek. İki yıl sürecek çalışma kapsamında tarımda kullanılan sensör verileri, meteorolojik tahminler ve yapay zekâ modelleri bir araya getirilecek. Bu sayede su ve enerji kullanımını en az yüzde 20 oranında azaltmayı hedefleyen, otomatik ve güvenilir bir akıllı sulama karar destek sistemi geliştirilecek. "Akıllı sulama, sürdürülebilir tarım için önemli bir ihtiyaç" Üniversite - sanayi iş birliğiyle yürütülecek proje hakkında bilgi veren Dr. Öğretim Üyesi Ahmet Remzi Özcan, tarımsal sulamada verimliliğin stratejik önemine dikkat çekti. Özcan, "Türkiye’de su kullanımının büyük bölümü tarımsal sulamada gerçekleşiyor. Bu nedenle sulamada suyun doğru zamanda ve doğru miktarda kullanılması, hem su kaynaklarının korunması hem de üretim maliyetlerinin azaltılması açısından kritik önem taşıyor. Geleneksel sulama uygulamalarında kararlar çoğu zaman deneyime dayalı verildiği için suyun verimli kullanılması zorlaşabiliyor. Bu durum, üretim verimliliği ve iş gücü açısından da olumsuz sonuçlar doğurabiliyor. Yanlış sulama ise yalnızca su israfına değil, aynı zamanda toprak yapısının bozulmasına, verim kaybına ve ürün kalitesinin düşmesine de yol açabiliyor. Proje kapsamında sensör verileri ile yapay zekâ destekli karar mekanizmalarının bir arada değerlendirilmesiyle, daha verimli, daha sürdürülebilir ve daha güvenilir bir sulama yaklaşımına katkı sunulması hedefleniyor" dedi. Sensörler ve yapay zekâ bir arada çalışacak Projenin işleyişine ilişkin bilgi veren Özcan, sistemde farklı veri kaynaklarının birlikte değerlendirileceğini belirterek, "Proje çerçevesinde toprak nem sensörleri, tarımsal meteoroloji istasyonları, kısa vadeli yağış tahminleri ile yapay zekâ ve makine öğrenmesi tabanlı yöntemlerin bütünleşmiş biçimde kullanılması planlanıyor. Konsorsiyum paydaşlarının katkılarıyla geliştirilecek sistemle, gerçek zamanlı veriler üzerinden bitki ihtiyacına özel sulama önerileri sunabilen, otomatik ve güven seviyesi raporlanabilen bir akıllı sulama karar destek mekanizması oluşturulması hedefleniyor" dedi. Karacabey’de test edilecek Yapay zekânın önemli bir rol üstleneceği proje kapsamında elde edilmesi hedeflenen çıktıları da paylaşan Özcan, şunları söyledi: "Proje sonunda tarımda yüzde 20 ve üzerinde su tasarrufu sağlanması, enerji tüketiminin azaltılması, sulama miktarı tahmin hatasının yüzde 10’un altına düşürülmesi, daha sürdürülebilir tarımsal üretime katkı sunulması ve çiftçiler açısından daha az iş gücüyle daha yüksek verim elde edilmesi hedefleniyor. Konsorsiyum paydaşlarının katkılarıyla geliştirilecek sistemin saha testleri ise Camandıra Çiftliği’nin Karacabey’deki 3 bin dekarlık üretim alanında gerçekleştirilecek." Rektör Çağlar: "Üniversite-sanayi iş birliği ile çözüm üretiyoruz" BTÜ Rektörü Prof. Dr. Naci Çağlar ise yapay zekâ alanındaki projelerin hem akademi hem de sektör için önemli çıktılar ürettiğini vurguladı. Rektör Çağlar, "Bursa Teknik Üniversitesi olarak yapay zekâ ve dijital teknolojiler alanında ürettiğimiz bilgi ve geliştirdiğimiz çözümleri sanayi ve toplumla buluşturmayı önemsiyoruz. TÜBİTAK destekli bu proje, üniversite-sanayi iş birliğinin güçlü bir örneğini oluştururken aynı zamanda tarımda sürdürülebilir üretim hedeflerine de katkı sağlayacak. Akademisyenlerimizi ve proje paydaşlarımızı tebrik ediyorum" dedi.

ÜNİVERSİTEDE YAĞMUR SUYU HASADI İLE 546 TON SU ELDE EDİLDİ Haber

ÜNİVERSİTEDE YAĞMUR SUYU HASADI İLE 546 TON SU ELDE EDİLDİ

Sürdürülebilir ve çevreci kampus hedefiyle hayata geçirilen Yaşar Üniversitesi’nin yeni eğitim binasında kurulan yağmur suyu hasat sistemi, önemli bir eşiği geride bıraktı. Eğitim döneminin başladığı 27 Eylül 2025 tarihinde tamamen boş (yüzde 0) durumda olan yağmur suyu toplama sarnıcı, yağışlarla birlikte amacına ulaşarak 7 Şubat 2026 tarihinde yüzde 100 doluluk oranına erişti. 420 TON SU DEPOLAMA KAPASİTESİ Yaşar Üniversitesi’nin doğa dostu altyapı yatırımları kapsamında inşa edilen sistem, hem su tasarrufu sağlıyor hem de iklim kriziyle mücadelede somut bir çözüm modeli sunuyor. Toplam 81,75 metrekare taban alanına ve 5,15 metre yüksekliğe sahip sarnıç, 420 ton su depolama kapasitesiyle tasarlandı. Eğitim döneminin başlangıcından bu yana depolanan yağmur suları ve eş zamanlı olarak gri su kullanımına verilen 126 tonluk katkı birlikte değerlendirildiğinde, sistem 7 Şubat 2026 itibarıyla tam doluluğa ulaştı. Yoğun yağışların etkili olduğu 7 Şubat - 15 Şubat 2026 tarihleri arasında ise sarnıca 65,2 ton ilave su girişi gerçekleşti. Böylece 27 Eylül 2025’ten bu yana kampuste toplam 551,2 tonluk yağmur suyu hasadı yapıldı. YAZ AYLARINDA 45 GÜNLÜK SULAMA KAPASİTESİ Tam kapasiteye ulaşan 420 tonluk depolama hacmi, yaz döneminde de önemli bir tasarruf sağlayacak. Yapılan hesaplamalara göre depolanan yağmur suyu ile kampus içerisindeki 2 bin 300 metrekarelik yeşil alan, metrekare başına ortalama 4 litre/gün su tüketimi esas alındığında, 45 gün boyunca ek şebeke suyu kullanılmadan sulanabilecek.Bu tablo, sistemin yalnızca yağışlı dönemlerde değil, yılın kurak aylarında da sürdürülebilir su yönetimine katkı sunduğunu ortaya koyuyor. AKILLI SİSTEMLERLE HER DAMLA TAKİP EDİLİYOR Sürdürülebilir bir ekosistem olarak tasarlanan M Blok eğitim binasında, çatıya düşen her damla yağmur sifonik sistem aracılığıyla toplanarak sarnıca iletiliyor. Arıtma sürecinden geçirilen sular; peyzaj sulamasında, ortak kullanım alanlarında ve teknik su ihtiyaçlarında yeniden değerlendiriliyor. Üst SCADA (Merkezi Denetleme ve Veri Toplama) sistemi sayesinde su tüketimi anlık olarak izlenirken, akıllı sayaçlar olası sızıntıları uzaktan tespit ederek hızlı müdahale imkânı sağlıyor. Böylece hem su kaybı önleniyor hem de işletme verimliliği artırılıyor.

BURSA TEKNİK, SÜRDÜRÜLEBİLİRLİKTE BİRİNCİ Haber

BURSA TEKNİK, SÜRDÜRÜLEBİLİRLİKTE BİRİNCİ

Bursa Teknik Üniversitesi (BTÜ) öğrencilerinin, Burkay Tekstil'in jet boya makinelerindeki enerji ve su tüketimini azaltmaya yönelik geliştirdiği proje, ‘Sürdürülebilirlik Hackathonu'nda birinciliğe layık görüldü. Proje, enerji verimliliğini artırırken aynı zamanda karbon ayak izinin azaltılmasına katkı sağlıyor. Bursa Teknik Üniversitesi (BTÜ) öğrencileri, "Ecologics: Geleceği Kodlayan Genç Zihinler" projesi kapsamında düzenlenen Sürdürülebilirlik Hackathonu'nda geliştirdikleri çevre ve enerji odaklı projeyle birincilik ödülüne layık görüldü. BTÜ'yü temsilen yarışmaya katılan öğrenciler, sürdürülebilir üretime katkı sunan projeleriyle jüri üyelerinden tam not aldı. BTÜ Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi Çevre Mühendisliği Bölümü öğrencileri Yağmur Ay, Sıla Nur Uğuz, Cemre Nazlı Korkmaz ile Bursa Uludağ Üniversitesi Makine Mühendisliği öğrencisi Zeynep Şahin'den oluşan "Geleceği Dokuyanlar" takımı, yarışma kapsamında Burkay Tekstil ile eşleşerek sektörel bir probleme yenilikçi bir çözüm geliştirdi. Burkay Tekstil'in endüstriyel süreçlerini yerinde incelediler Öğrenciler, Burkay Tekstil'e saha ziyaretleri gerçekleştirerek endüstriyel süreçleri yerinde inceledi. Jet boya makinelerindeki enerji ve su tüketim miktarlarını analiz eden ekip, akademik bilgi ile sektörel deneyimi bir araya getirerek sürdürülebilir bir çözüm ortaya koydu. Süreçte BTÜ'lü öğrenciler de mentör olarak projeye destek verdi. "Jet-Kondens" projesiyle enerji ve su tasarrufu Yarışmada birincilik getiren "Jet-Kondens" projesi, tekstil sektöründe yoğun enerji ve su tüketimine neden olan jet boya makinelerine odaklandı. Proje kapsamında; jet boya makinelerinden çıkan yüksek sıcaklıktaki atık suyun ısısını geri kazanarak enerji verimliliğini artırmak, geliştirilecek sistem ile atık buharı yoğuşturarak işletmeye saf su olarak geri kazandırmak, enerji tüketiminin azaltılmasıyla karbon ayak izinin düşürülmesi hedeflendi. Sürdürülebilirlik temelli proje sayesinde hem çevresel etkilerin azaltılması hem de işletmelerin maliyetlerinin düşürülmesi amaçlanıyor. Rektör Çağlar: Bu başarı sektörle iç içe olma yaklaşımımızın bir sonucudur Bursa Teknik Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Naci Çağlar, öğrencilerin sürdürülebilirlik odaklı bu başarısının üniversitenin uygulamalı eğitim ve sektörle iç içe olma yaklaşımının somut bir göstergesi olduğunu vurguladı. Öğrencilerin gerçek bir sanayi problemine yenilikçi ve çevre dostu bir çözüm geliştirmesinden duyduğu memnuniyeti dile getiren Rektör Çağlar, "BTÜ olarak öğrencilerimizi yalnızca akademik ve mesleki bilgiyle değil, çevreye ve topluma duyarlı bir bakış açısıyla yetiştiriyoruz. Bu başarı, ‘sanayiyi güçlendiren, sanayiden güç alan üniversite' vizyonumuzun güçlü bir yansımasıdır" ifadelerini kullandı.

ŞADİ ÖZDEMİR: “BURSA YÜKSEK TEKNOLOJİLİ ÜRETİME ODAKLANMALI” Haber

ŞADİ ÖZDEMİR: “BURSA YÜKSEK TEKNOLOJİLİ ÜRETİME ODAKLANMALI”

Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, ilçedeki organize sanayi bölgeleri (OSB) temsilcileriyle bir araya gelerek, sorunlarını dinledi. Toplantıda kaçak yapılarla mücadelede kararlılık mesajı veren Başkan Şadi Özdemir, "Kontrolsüz büyüme, gıda güvenliğini tehdit ediyor. Bursa artık yüksek teknoloji odaklı bir dönüşüme odaklanmalı" dedi. Nilüfer Belediye Başkanı Özdemir, ilçede faaliyet gösteren OSB temsilcileriyle iki ayda bir gerçekleştirdiği ortak akıl toplantıları kapsamında, bu kez Nilüfer Organize Sanayi Bölgesi (NOSAB) Hizmet Binası’nda bir araya geldi. Kentin sanayi vizyonu, çevre projeleri ve çözüm bekleyen sorunlarının ele alındığı toplantıya NOSAB Yönetim Kurulu Başkanı Erol Gülmez ev sahipliği yaptı. Toplantıda sanayi bölgelerinin temsilcileri, Nilüfer Belediye Başkan Yardımcıları Serpil Altun ve Emre Karagöz ile ilgili birim müdürleri katıldı. Türkiye’deki planlama sorunlarına ve Bursa’daki sanayi yoğunluğuna dikkat çeken Başkan Şadi Özdemir, sanayicilere stratejik bir dönüşüm çağrısında bulundu. Bursa’daki sanayi bölgelerinin doluluk oranlarına bakılması gerektiğini ve yeni sanayi bölgelerine ihtiyacın olmadığını vurgulayan Başkan Şadi Özdemir, şunları söyledi; "Yeni sanayi bölgeleri açmak yerine, orta teknolojili üretimin Anadolu’ya kaydırılması, Bursa’nın ise tamamen yüksek teknolojili üretime odaklanması gerekiyor. Kontrolsüz büyüme, tarım alanlarımızı ve gıda güvenliğimizi ciddi şekilde tehdit ediyor. Gelecekte yaşanabilecek gıda ve su krizlerine karşı bugünden tedbir almalıyız." Tarım arazileri üzerine inşa edilen kaçak fabrikaların oluşturduğu haksız rekabete değinen Başkan Şadi Özdemir, bu konuda taviz vermeyeceklerini vurguladı. Kaçak yapılarla mücadele ederken yer yer yalnız kaldıklarını söyleyen Başkan Şadi Özdemir, "Sizler OSB çatısı altında yüksek maliyetlerle ve kurallara uygun üretim yaparken, dışarıdaki kaçak yapılar haksız kazanç sağlıyor. Bu durum hem planlı üretim yapan sanayiciye zarar veriyor, hem de belediyemizi ciddi bir yük altına sokuyor. Herkesi bu konuda duyarlılığa ve dayanışmaya davet ediyorum" diye konuştu. Trafik ve park sorunlarına da değinen Başkan Şadi Özdemir, şehir içindeki TIR ve iş makinesi parkı sorununu kökten çözecek bir proje üzerinde çalıştıklarını kaydetti. Bu araçların şehir dışına transfer edileceğini belirten Başkan Şadi Özdemir, kurulacak yeni park alanının aynı zamanda bir ‘Deprem Lojistik Merkezi’ olarak tasarlanacağını kaydetti. Ayrıca sokak hayvanları popülasyonu için Bursa Büyükşehir Belediyesi ile eş güdümlü yürütülen Kuruçeşme ve Karacaoba projeleri hakkında sanayicileri bilgilendirdi. Nilüfer Belediyespor’un basketbol ve hentbol branşlarındaki başarılarına da değinen Başkan Özdemir, açıkladıkları "Spor Manifestosu" kapsamında amatör sporu desteklemeye devam edeceklerini belirterek, sanayicilerden de dayanışma beklediklerini ekledi. Toplantıda, NOSAB tarafından hayata geçirilen ‘Yağmur Suyu Hasadı’ projesinin sunumu yapıldı. NOSAB Başkanı Erol Gülmez, proje ile yılda 7 milyon metreküp su tasarrufu hedeflediklerini belirtti. Çatılardan toplanan yağmur suyunun sanayi tesislerindeki üretim süreçlerine dahil edileceğini ifade eden Gülmez, bu sayede yeraltı su kaynaklarının korunacağını vurguladı. Toplantı sonunda Başkan Şadi Özdemir ve katılımcılar, binanın otopark alanında yer alan yağmur suyu hasadı sistemini yerinde inceleyerek, bilgi aldılar.

İZMİR BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ’NDEN SÜRDÜRÜLEBİLİR SU YÖNETİMİ Haber

İZMİR BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ’NDEN SÜRDÜRÜLEBİLİR SU YÖNETİMİ

İzmir Büyükşehir Belediyesi, iklim krizi ve kuraklık tehdidine karşı önlem olarak yağmur suyu hasadı sistemlerini belediye hizmet binalarına yaygınlaştırıyor. Uygulama ile şebeke suyuna olan bağımlılığın azaltılması, su kaynaklarının korunması ve kentin iklim değişikliğine karşı daha dirençli hale gelmesi hedefleniyor. 10 TONLUK DEPOLARLA SU TASARRUFU SAĞLANIYOR Yağmur sularını toplayan sistemler; Celal Atik Spor Salonu, Kültürpark Tenis Kortu, Halkla İlişkiler Merkezi (HİM) Binası ve Eşrefpaşa Hastanesi gibi noktalarda devreye alındı. Çatı alanı uygun olan binalara 1, 3, 5 ve 10 tonluk depolama sistemleri kurulurken, Kültürpark holleri, İlber Ortaylı Kütüphanesi, Toros ve Yenişehir İtfaiye, Zeytinlik Hizmet Binası ve Atlas Pavyonu için de planlamalar sürüyor. "HEDEFİMİZ KENTİ KURAKLIĞA KARŞI DİRENÇLİ HALE GETİRMEK" İklim Değişikliği ve Temiz Enerji Şube Müdürü Yiğit Beydağ, yapılan çalışmalarla ilgili şu bilgileri verdi: "Yağmur mevsimi 3-4 aylık sınırlı bir dönemi kapsıyor. Bu süreci en verimli şekilde değerlendirmek istiyoruz. Yağan yağmuru depolayıp hızlı şekilde kullanım alanlarına yönlendiriyoruz. Hedefimiz, yağmur suyu hasadını tüm hizmet binalarına yayarak su kaynaklarını verimli kullanmak ve kuraklığa karşı İzmir’i daha dirençli hale getirmek." PEYZAJ SULAMA, İTFAİYE VE TEMİZLİKTE KULLANILACAK Proje kapsamında toplanan yağmur suları; ✔️ Peyzaj sulaması ✔️ Kent temizlik hizmetleri ✔️ İtfaiye araçlarının temizliği gibi alanlarda kullanılacak. Beydağ, ayrıca Coğrafi Bilgi Sistemi (CBS) altyapısıyla depoların konum, kapasite ve kullanım durumu gibi verilerinin anlık takip edildiğini belirtti.

BAŞKAN MUSTAFA BOZBEY: ŞEFFAFLIKTAN ASLA GERİ DURMAM Haber

BAŞKAN MUSTAFA BOZBEY: ŞEFFAFLIKTAN ASLA GERİ DURMAM

Başkan Mustafa Bozbey, tüm İslam aleminin Miraç Kandili’ni kutlayarak sağlık ve huzur temennisinde bulundu. Bursa’nın turizm sektörü temsilcileri ve Büyükşehir Belediyesi bürokratlarıyla birlikte gerçekleştirdikleri Kuveyt temaslarına değinen Bozbey, yapılan görüşmelerin son derece verimli geçtiğini söyledi. Önümüzdeki dönemde Kuveytli yatırımcıların Bursa’ya gelerek temaslarını sürdüreceğini belirten Bozbey, geçen yıl olduğu gibi bu yıl da Balkanlarda iftar sofraları kurulacağını ifade etti. Ramazan ayında 4-5 farklı noktada iftar programı düzenleneceğini kaydeden Bozbey, ilgili belediyelerle yapılan görüşmeler doğrultusunda etkinliklerin netleşeceğini açıkladı. "BU TÜR OLAYLARIN TEKRAR YAŞANMAMASINI DİLİYORUM" Geçtiğimiz günlerde yaşanan olayla ilgili değerlendirmelerde bulunan Başkan Bozbey, tüm meclis üyelerine desteklerinden dolayı teşekkür etti. Bozbey, "Kendini bilmezliğin de bir tanımıydı. En büyük temennim, bu tür olayların bir daha yaşanmamasıdır. Hiç kimseye böyle davranışlar yapılmamalı. Tüm meclis üyelerini yanımda hissettim, desteklerini gördüm" dedi. "DOĞANCI BARAJI’NIN DOLULUK ORANI YÜZDE 8" Meclis üyelerinin gündeme getirdiği su sorununa da değinen Başkan Bozbey, Bursa’nın yaşadığı su sıkıntısının nedenlerinin geçmiş 20 yılda aranması gerektiğini vurguladı. 2011 ve 2014 yıllarında DSİ tarafından tamamlanan barajla ilgili gerekli altyapı çalışmalarının yapılmadığını hatırlatan Bozbey, göreve geldikten sonra süreci hızlandırdıklarını söyledi. Bypass hattı sayesinde 1 Eylül’den itibaren günlük 100 bin metreküp su temin edildiğini belirten Bozbey, "Eğer bu hat zamanında yapılmasaydı, Bursa’da su kesintileri devam edebilirdi. Bilim insanlarının raporları doğrultusunda hareket ediyoruz. Deniz suyunun kullanımıyla ilgili hazırlıklar da yapılıyor. İlk uygulamayı Tirilye’de hayata geçireceğiz. Bugün itibariyle Doğancı Barajı’nın doluluk oranı halen yüzde 8 seviyesinde. Su tasarrufu büyük önem taşıyor" diye konuştu. "VATANDAŞIMIZA HESAP VERMEKTEN ÇEKİNMİYORUZ" Katı atık bedellerinin su faturalarına meclis onayıyla yansıtıldığını hatırlatan Bozbey, bu konuda vatandaşlardan gelen şikâyetleri birebir yanıtladığını söyledi. Bursa’da 1,5 milyon abonenin yüzde 88’inin 12 metreküpün altında su tükettiğini ifade eden Bozbey, kademe değişikliğinin kentin ekseriyasını etkilemediğini belirtti. İşlenmiş suyla bahçe sulamanın yüksek maliyetli olduğunu dile getiren Bozbey, "Biz vatandaşımıza hesap vermekten çekinmiyoruz. Şeffaflıktan asla geri durmam. 2023 Ekim ayında bir asgari ücretle 720 metreküp su alınabiliyorken, 2026 Ocak itibariyle bu rakam 843 metreküpe çıktı" dedi. "İNEGÖL’DE ALTYAPIYI BÜYÜK ÖLÇÜDE TOPARLADIK" Ulaşım ve altyapı yatırımlarına da değinen Başkan Bozbey, 21 ayda birçok dönemde yapılamayan hizmetlerin hayata geçirildiğini söyledi. Dağ yöresinde bir yılda 160 kilometre yol yapıldığını belirten Bozbey, İnegöl’de altyapının büyük ölçüde toparlandığını ifade etti. Altyapı yatırımlarının cesaret gerektirdiğini vurgulayan Bozbey, köylerdeki su depolarının 3-4 yıl içinde yenileneceğini açıkladı. Algı belediyeciliği yapmadıklarının altını çizen Bozbey, "Biz sorunların çözümü profilindeyiz. 21 ayda yapılan çalışmalarla tüm meclis üyeleri gurur duyabilir" diye konuştu. Toplantının sonunda grup sözcüleri söz alarak yaşanan provokasyon olayını kınadı ve Başkan Mustafa Bozbey’e geçmiş olsun dileklerini iletti.

BURSA SON 52 YILIN EN KURAK YILINI YAŞIYOR Haber

BURSA SON 52 YILIN EN KURAK YILINI YAŞIYOR

Bursa Uludağ’daki kar örtüsünün son 10 yılda yüzde 50’ye varan oranda azaldığına dikkat çeken Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, yeniden susuzluk yaşamaması adına tüm vatandaşları suyu tasarruflu kullanmaya davet etti. Ağırlıklı olarak insan eliyle ortaya çıkan ve tüm dünyada gün geçtikçe etkisini daha fazla hissettiren iklim krizi, günlük yaşamı olumsuz etkilemeye devam ediyor. Dünyanın bir kısmı yağışların olmaması sebebiyle susuzlukla mücadele ederken, bir kısmı ise aşırı yağışların getirdiği felaketlerle uğraşıyor. "Yağışlar, son 52 yılın en düşük seviyesinde" Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığına bağlı Meteoroloji Genel Müdürlüğü’nün 1 Ekim 2024 - 30 Eylül 2025 dönemini kapsayan ‘2025 Su Yılı Raporu’na göre, metrekareye düşen ortalama yağış miktarı 422,5 mm oldu ve uzun yıllar ortalamasının yüzde 26 altında kaldı. Bu değer son 52 yılın en düşük seviyesi olarak kayıtlara geçti. Meteoroloji Genel Müdürlüğü’nün verileri yaşanan krizi gözler önüne seriyor. Bursa’nın en önemli su kaynağı ve ‘su sigortası’ olarak kabul edilen Uludağ, iklim değişikliğinin yıkıcı etkilerini en sert şekilde hisseden bölgelerin başında geliyor. Artan sıcaklıklar ve düzensizleşen yağış rejimi, son 10 yılda dağdaki kar örtüsünün yüzde 50'ye varan oranlarda azalmasına neden oldu. 2015 yılında 266 gün boyunca karla kaplı olan ve 187 santimetre kalınlığa ulaşan zirve, 2024 yılında sadece 100 gün kar tutabilirken; maksimum kalınlık 93 santimetreye kadar geriledi. 2025’in ilk altı ayında kar kalınlığı anlık olarak 131 santimetreye ulaşsa da, artan sıcaklıklar nedeniyle erime hızı endişe verici boyutlara ulaştı. "Son 50 senede uludağ’da sıcaklık 3 derece arttı" 1970-2024 yılları arasındaki son 55 yıllık periyot incelendiğinde, Bursa merkezde ortalama sıcaklıkların 2 derece, Uludağ’ın zirvesinde ise 3 derece arttığı görülüyor. Bu durum, buharlaşmayı şiddetlendirerek yağışların yeraltı sularını beslemeden atmosfere karışmasına neden oluyor. Zirvedeki yağış miktarının ortalamanın 30 milimetre altına düşmesi ve Uludağ'daki erimenin, kentin su güvenliğini doğrudan tehdit ettiği görülüyor. Yağış rejimindeki düzensizleşme ve artan sıcaklıklar ise su teminini zorlaştırıyor. "Halkımızı bir kez daha tasarrufa davet ediyorum" Doğancı ve Nilüfer barajlarını ziyaret ederek son durum hakkında bilgi veren Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, geçtiğimiz aylarda yağışların azalması sonucu kentte bir süre su kesintisi yapmak zorunda kaldıklarını hatırlattı. Gerekli tedbirlerin alınması sayesinde daha vahim bir tabloyla karşılaşılmadığını söyleyen Başkan Mustafa Bozbey, "Bursa artık su şehri değil. Bursalılara bugüne kadar su tasarrufu konusunda gösterdikleri hassasiyetten dolayı teşekkür ediyorum. Bu sayede su tüketiminde önemli bir düşüş yaşandı. Ancak bunun da yeterli olmadığını biliyoruz. Su sorunu yaşadığımız süreçleri elbette atlatacağız. Bu dönemi atlatmak ve tekrar susuz kalmamak için halkımızı bir kez daha tasarrufa davet ediyorum. Suya sahip çıkmalıyız. Suyu tasarruflu kullanmalıyız. Sürdürülebilir su anlayışını Bursa’ya yerleştirmeliyiz. Bu konuda halkımızın desteği önemli" dedi. "Artık şikayet zamanı değil, çözüm zamanı" Bursa’daki su kaynaklarının ana damarının Uludağ olduğunu hatırlatan Başkan Mustafa Bozbey, Uludağ’a kar yağdığında barajların suyla dolduğunu ve kente aktarıldığını söyledi. Uludağ’da 2015 yılında 2 metreye yakın kar yağarken, 2024 yılında bu oranın yüzde 50 azaldığını dile getiren Başkan Mustafa Bozbey, "Son 52 yılın en düşük yağmur yağdığı yıldayız. Aralık ayının ortasına gelmemize rağmen hala yeterli yağmur alamadık. Uludağ’a da yeterli kar yağmadı. Son 10 yılda su miktarında da yüzde 30 civarında bir düşüş oldu. Dünya yaklaşık 20 senedir iklim krizini konuşuyor ve gerekli tedbirleri alarak süreci yönetiyor. Ancak Bursa’da dikkate alınmamış. Bu yüzden bugünleri yaşıyoruz. Artık şikayet zamanı değil, çözüm zamanıdır. Bizler Bursa’nın gelecekte su sorunu yaşamaması için çözüm üreten, bilim insanların verilerini dikkate alan bir yönetim anlayışını sergiliyoruz" diye konuştu. "Çınarcık arıtma tesisini yakın zamanda devreye alacağız" Büyükşehir Belediyesi ve BUSKİ Genel Müdürlüğü tarafından üretilen çözümler sayesinde Çınarcık Barajı bypass hattını hayata geçirdiklerini belirten Başkan Mustafa Bozbey, "Günlük ortalama 100 bin metreküp suyu, Çınarcık Barajı’ndan alarak Bursalılarla buluşturduk. Çınarcık Barajı’nın arıtma tesisini de yakın zaman içerisinde devreye alacağız. Böylece biraz daha nefes alacağız. Diğer alanlardaki çalışmalarımızı yoğun bir şekilde sürdürüyoruz. Bize hem göletler konusunda hem de diğer alanlarda yaptığımız çalışmalarda destek veren DSİ Bölge Müdürlüğü’ne, bize önemli katkıları olan Bursa Valisi Erol Ayyıldız’a da teşekkür ediyorum" dedi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.