#Su Yönetimi

- Su Yönetimi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Su Yönetimi haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

TUGAY: ORTAK ANLAYIŞ ŞART, BAŞKA ÇARESİ YOK Haber

TUGAY: ORTAK ANLAYIŞ ŞART, BAŞKA ÇARESİ YOK

Bursa'nın İnegöl ilçesinde düzenlenen "COP İnegöl-İklim Değişikliği Yerel Taraflar Konferansı"nda iklim krizi, yeşil dönüşüm ve sürdürülebilir şehircilik ele alındı. Konferansta konuşan İnegöl Belediye Başkanı Alper Taban, iklim değişikliğinin artık geleceğin değil bugünün gerçeği olduğunu vurgularken, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay ise iklim kriziyle mücadelede tüm kurumların ortak anlayışla hareket etmesi gerektiğini söyledi. İnegöl Belediyesi'nin ev sahipliğinde, Türkiye Sağlıklı Kentler Birliği, ICLEI ve Town Hall COP iş birliğiyle "COP İnegöl - İklim Değişikliği Yerel Taraflar Konferansı" yoğun katılımla gerçekleştirildi. Gün boyu sürecek olan konferansta "İnegöl 2050: İklim Nötr ve Dirençli Kent Vizyonu", "Kentte Yeşil Dönüşüm, Temiz Hava ve Düşük Karbonlu Üretim", "İklim Uyumunda Doğa Temelli Çözümler ve Yerel Dirençlilik" ile "COP31'e Giderken İnegöl Yerel İklim Taahhütleri" başlıklı oturumlar düzenlendi. Konferansın açılışında konuşan İnegöl Belediye Başkanı Alper Taban, iklim değişikliğinin yalnızca çevresel değil, ekonomik, sosyal ve kalkınmayla doğrudan ilişkili bir konu olduğunu belirtti. İklim krizinin artık geleceğin değil bugünün gerçeği olduğuna dikkat çeken Taban, "Yaşadığımız kuraklıklar, orman yangınları, seller ve azalan su kaynakları bu gerçeği bize her gün hatırlatıyor. Bu mücadele hiçbir kurumun tek başına omuzlayacağı bir sorumluluk değildir. Yerel yönetimler, merkezi idare, sanayi, özel sektör ve sivil toplum aynı hedef doğrultusunda birlikte hareket etmek zorundadır. İklim değişikliği küresel olabilir ancak çözüm çoğu zaman yerelde başlar" dedi. İnegöl'ün güçlü sanayisi, verimli tarım alanları, orman varlığı ve ihracat kapasitesiyle Türkiye'nin önemli üretim merkezlerinden biri olduğunu ifade eden Taban, "Sürdürülebilir olmayan üretimin sürdürülebilir bir geleceği olamaz. Bugün şehirlerin başarısı sadece ekonomik büyüklükleriyle değil, karbon ayak izi, temiz hava, yeşil alanlar, dirençli altyapı, su yönetimi ve yaşam kalitesiyle de ölçülüyor. İnegöl 2050 vizyonumuz kapsamında enerji verimliliğinden yenilenebilir enerjiye, atık yönetiminden döngüsel ekonomiye, temiz hava politikalarından su verimliliğine kadar kapsamlı bir dönüşüm iradesini ortaya koyuyoruz" diye konuştu. Program sonunda gerçekleştirilecek İnegöl Yerel İklim Çalıştayı'nın en kritik aşamalardan biri olduğunu belirten Taban, çalıştaydan çıkacak önerilerin uygulanabilir bir yol haritasına dönüşmesini istediklerini vurguladı. İnegöl Kaymakamı Ayhan Akpay ise şehirlerin geleceğinin ortak akılla şekilleneceğini belirterek, "Merkezi idarenin, yerel yönetimlerin, üniversitelerin, sivil toplum kuruluşlarının ve özel sektörün aynı hedef doğrultusunda birlikte hareket etmesi daha yaşanabilir, daha dirençli ve daha sağlıklı şehirler inşa etmenin temel şartıdır. Bugün gerçekleştirilecek oturumlarda ortaya konulacak fikirler ve paylaşılacak iyi uygulamalar sadece İnegöl'ümüz için değil, ülkemizin sürdürülebilir şehircilik anlayışına da önemli katkılar sağlayacaktır" ifadelerini kullandı. Türkiye Sağlıklı Kentler Birliği Başkanı ve İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay da iklim krizinin tüm kurumların ortak anlayışla ele alması gereken küresel bir sorun olduğuna dikkat çekti. Tugay, "Ülkemizin tüm ilgili çevrelerinin, başta kamu kurumları olmak üzere iklim kriziyle bağlantılı tüm kurumların ortak bir anlayış geliştirmesi gerekiyor. İklim krizi 1970'li yıllardan bu yana konuşuluyor. Artan sıcaklıklar, kuraklık, orman yangınları, tarım ve su kaynakları üzerindeki olumsuz etkiler artık çok daha belirgin hale geldi. Sanayinin aşırı enerji, tarımın ise aşırı su tüketimini kontrol altına alması şart. Şehirlerde toplu taşımanın geliştirilmesi, sürdürülebilir enerji planlarının hazırlanması ve hükümet tarafından desteklenmesi gerekiyor. Başka çaresi yok" dedi. Konferansta gün boyunca gerçekleştirilen oturumlarda uzman akademisyenler, kamu yöneticileri ve sektör temsilcileri iklim değişikliğiyle mücadele, yeşil dönüşüm, düşük karbonlu üretim, doğa temelli çözümler ve yerel iklim politikaları konusunda sunumlar gerçekleştirilecek.

İAOSB FİRMALARI SANAYİDEKİ GÜCÜNÜ BİR KEZ DAHA GÖSTERDİ Haber

İAOSB FİRMALARI SANAYİDEKİ GÜCÜNÜ BİR KEZ DAHA GÖSTERDİ

İzmir Atatürk Organize Sanayi Bölgesi (İAOSB) katılımcısı firmaları, Türkiye İhracatçılar Meclisi'nin (TİM) İlk 1000 İhracatçı Araştırması'nda 14, İstanbul Sanayi Odası'nın (İSO) 500 Büyük Sanayi Kuruluşu Araştırması'nda ise 11 firmayla yer alırken, Ege Bölgesi Sanayi Odası (EBSO) Yeşil Dönüşüm Ödülleri'nde 6 kategorinin 5'inde ödül kazanarak üretim, ihracat ve sürdürülebilirlik alanındaki başarılarını ortaya koydu. İAOSB, katılımcı firmalarının ulusal ölçekte elde ettiği başarılarla Türkiye'nin önde gelen sanayi merkezlerinden biri olmayı sürdürdü. Bölgede faaliyet gösteren firmalar, üretim kapasitesi, ihracat performansı ve sürdürülebilirlik odaklı çalışmalarıyla Türkiye'nin en saygın araştırma ve ödül programlarında önemli başarılara imza attı. İHRACAT VE ÜRETİMDE GÜÇLÜ PERFORMANS TİM tarafından açıklanan İlk 1000 İhracatçı Araştırması'nda İAOSB'den 14 firma yer alırken, İSO 500 Büyük Sanayi Kuruluşu Araştırması'nda ise 11 İAOSB firması Türkiye'nin en büyük sanayi kuruluşları arasında gösterildi. Bu sonuçlar, İAOSB'nin uluslararası pazarlardaki rekabet gücünü, yüksek katma değerli üretim kapasitesini ve Türkiye ekonomisine sağladığı katkıyı bir kez daha ortaya koydu. YEŞİL DÖNÜŞÜMDE ÖRNEK UYGULAMALAR Üretim ve ihracattaki başarısını sürdürülebilirlik alanına da taşıyan İAOSB firmaları, EBSO Yeşil Dönüşüm Ödülleri'nde 6 kategorinin 5'inde ödüle layık görüldü. Enerji verimliliği, su yönetimi, atıkların geri kazanımı ve emisyonların azaltılmasına yönelik projeler geliştiren firmalar, çevre dostu üretim anlayışıyla dikkat çekti. ÖDÜL ALAN İAOSB FİRMALARI ŞÖYLE SIRALANDI: Atık Yönetimi: Bak Gravür Teknolojisi Sanayi ve Ticaret A.Ş. Su Yönetimi: CMS Jant Sanayi A.Ş. Enerji Yönetimi: Abalıoğlu Yağ Sanayi ve Ticaret A.Ş. Emisyon Yönetimi: Dyo Boya Fabrikaları Sanayi ve Ticaret A.Ş. Jüri Özel Ödülü: Baylan Ölçü Aletleri Sanayi ve Ticaret A.Ş.Karace "GÜÇLÜ SANAYİ EKOSİSTEMİMİZİN EN SOMUT GÖSTERGESİ" İAOSB Yönetim Kurulu Başkanı Cenk Karace, elde edilen başarıların Bölgenin üretim gücü ve vizyonunu yansıttığını belirterek, katılımcı firmaların hem ihracat hem de sürdürülebilirlik alanındaki başarılarının gurur verici olduğunu söyledi. Karace, "Katılımcı firmalarımızın Türkiye'nin en büyük ihracatçıları ve sanayi kuruluşları arasında yer almasının yanı sıra çevre ve sürdürülebilirlik alanında geliştirdikleri projelerle ödüllendirilmesi bizler için büyük bir gurur kaynağıdır. Bu başarılar, İAOSB'nin üretimde kaliteyi, ihracatta rekabetçiliği ve sürdürülebilir kalkınmayı aynı vizyonda buluşturduğunun en güçlü göstergesidir" dedi. Yeşil dönüşümün artık sanayinin rekabet gücünü belirleyen temel unsurlardan biri olduğuna dikkat çeken Karace, İAOSB'nin uzun yıllardır Yeşil OSB vizyonu doğrultusunda çevre yatırımlarını ve sürdürülebilirlik projelerini kararlılıkla sürdürdüğünü ifade etti. Karace, sözlerini, "Ülkemize değer üreten, ihracatıyla ekonomimize katkı sağlayan, üretim gücüyle Türkiye sanayisinin gelişimine yön veren ve sürdürülebilir üretim anlayışıyla örnek olan tüm katılımcı firmalarımızı ve bu başarılarda emeği bulunan çalışanlarını gönülden kutluyorum" ifadeleriyle tamamladı. Güçlü altyapısı, dijital dönüşüm projeleri ve Yeşil OSB vizyonuyla çalışmalarını sürdüren İAOSB, katılımcı firmalarının rekabet gücünü artırmaya yönelik projelerine devam ediyor. Üretim, ihracat, teknoloji ve sürdürülebilirlik alanlarında elde edilen bu sonuçlar, Bölgenin Türkiye sanayisindeki öncü konumunu pekiştiriyor.

KONTROLSÜZ YERALTI SUYU KULLANIMI KONYA OVASI'NI ÇÖKERTİYOR Haber

KONTROLSÜZ YERALTI SUYU KULLANIMI KONYA OVASI'NI ÇÖKERTİYOR

Türkiye'nin tahıl ambarı olarak bilinen Konya Ovası'nda son yıllarda artan obruk oluşumları, kontrolsüz yeraltı suyu kullanımının sonuçlarını gözler önüne seriyor. Jeoloji Mühendisleri Odası Konya Şube Başkanı Şükrü Arslan, son yıllarda görülen obrukların ana kaya çökmesinden ziyade yeraltı suyuna bağlı örtü çökmesiyle meydana geldiğini söyledi. Arslan, "Son yıllarda oluşan obruklar, tamamen yeraltı suyuyla ilişkili olarak oluşmakta" dedi. Obruk Platosu’nda geçmişte görülen karstik mağara tavanlarının çökmesiyle oluşan yapılarla günümüz obrukları arasında ciddi farklar olduğunu vurgulayan Arslan, artık görülen yapıların yüzeye yakın gevşek alüvyal malzemelerin çökmesiyle meydana geldiğini aktardı. 150 BİN KUYU, 40 METREYE VARAN SU SEVİYESİ KAYBI Kontrollü su yönetimi eksikliğinin ciddi sonuçlar doğurduğunu belirten Arslan, "Konya Kapalı Havzası’nda yaklaşık 35 bin ruhsatlı kuyunun yanı sıra 100 binin üzerinde ruhsatsız kuyu bulunduğu tahmin ediliyor" ifadelerini kullandı. Bu durumun yeraltı su seviyelerinde büyük düşüşlere neden olduğuna dikkati çeken Arslan, şu bilgileri verdi: "Eskiden yıllık ortalama 0,5 ila 1 metre olan düşüşler, bazı bölgelerde artık 10 metreye ulaşıyor. Yağışlı ve kurak dönemler arasındaki fark ise yer yer 40 metreye kadar çıkabiliyor." Arslan, bu süreci şu benzetmeyle açıkladı: "Çayın içine şeker atıp karıştırdığınızda şeker nasıl eriyorsa, yeraltındaki kalsiyum karbonatça zengin malzeme de suyun hareketiyle çözünüyor. Bu da zeminde boşluklar oluşturuyor."

BAŞKAN TUGAY VE CHP İL YÖNETİMİNDEN İAOSB’YE ZİYARET Haber

BAŞKAN TUGAY VE CHP İL YÖNETİMİNDEN İAOSB’YE ZİYARET

CHP İzmir İl Başkanı Çağatay Güç, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay ve beraberindeki heyet, İzmir Atatürk Organize Sanayi Bölgesi’ni (İAOSB) ziyaret ederek sanayicilerle bir araya geldi. Ziyarette, ulaşım projeleri, altyapı çalışmaları, su yönetimi ve sosyal projeler gündeme geldi. İzmir Büyükşehir Belediyesi yöneticilerinin yer aldığı heyet, İAOSB Yönetim Kurulu Başkanı Cenk Karace’nin ev sahipliğinde düzenlenen toplantıda, bölgedeki sanayi temsilcileriyle buluştu. Toplantıya İAOSB Yönetim, Denetim ve Yüksek İstişare Kurulu üyeleri ile ATAER A.Ş. Yönetim Kurulu da katıldı. “BELEDİYELERLE İŞ BİRLİĞİ ŞART” Toplantının açılışında konuşan İAOSB Başkanı Karace, sanayi bölgelerinin yalnızca üretim alanları değil, aynı zamanda kentin gelişiminde önemli rol oynayan yapılar olduğunu söyledi. Altyapıdan çevreye, istihdamdan sürdürülebilirliğe kadar birçok alanda İzmir’e katkı sunduklarını belirten Karace, kamu-özel sektör iş birliğinin altını çizdi. “Belediyelerle düzenli temas halinde olmak ve ortak projeler üretmek, hem sanayi bölgelerinin hem de kentin gelişimine katkı sağlar” dedi. ULAŞIM VE ALTYAPI PROJELERİ MASADA Ziyarette, İAOSB çevresindeki yollar ve ulaşım aksları da gündeme geldi. Özellikle Mavişehir bağlantısı ve tramvay hattı sonrası bozulan yol altyapısının iyileştirilmesi talepleri iletildi. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, bölgeyi ilgilendiren köprü ve yol projelerinin belediyenin gündeminde olduğunu belirterek, “Köprü ve kavşak düzenlemeleriyle trafik yükünü azaltmayı hedefliyoruz” dedi. DENİZ SUYUNUN ARITILMASI PROJESİ Toplantıda ayrıca deniz suyunun sanayi kullanımına yönelik arıtılması için yürütülen projeler de paylaşıldı. Karace, İAOSB olarak fizibilite çalışmalarının sürdüğünü ve bu kapsamda yurt dışındaki örnek tesislerin incelendiğini söyledi. Başkan Tugay, İzmir Büyükşehir Belediyesi bünyesinde oluşturulan “Su Kurulu” ile bu projelere bilimsel destek sunulacağını ifade etti. SOSYAL VE EĞİTİM PROJELERİNE DESTEK İAOSB tarafından planlanan yaşlı bakım evi, sosyal tesisler ve teknik üniversite projeleri de toplantının gündemindeydi. Başkan Tugay, bu tür tesislerin kamu eliyle işletilmesinin sürdürülebilirlik açısından önemli olduğunu vurguladı. “SANAYİ ÜRETİMİ KENT REFAHINI ARTIRIR” Toplantının sonunda konuşan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, sanayi üretiminin kent ekonomisine katkısına değinerek, “Üretim arttıkça istihdam ve refah da artar. Biz de belediye olarak sanayicilerimizin altyapı ve ulaşım ihtiyaçlarına katkı sunmayı önemsiyoruz” dedi. CHP İzmir İl Başkanı Çağatay Güç ise üretimin ve sanayinin ekonomik kalkınmada belirleyici rol oynadığını belirtti. “KALKINMANIN TEMELİ SANAYİLEŞMEDİR” İAOSB Yüksek İstişare Kurulu Başkanı Mustafa Karabağlı da sanayileşmenin kalkınmadaki önemine dikkat çekerek, “Gençlere umut verecek nitelikli iş alanları oluşturmak hepimizin ortak sorumluluğu” dedi.

BURSA BELEDİYELER BİRLİĞİ ÖNCÜLÜĞÜNDE SU YÖNETİMİ BULUŞMASI Haber

BURSA BELEDİYELER BİRLİĞİ ÖNCÜLÜĞÜNDE SU YÖNETİMİ BULUŞMASI

Bursa Belediyeler Birliği İklim Değişikliği Başkanlığı, Devlet Su İşleri (DSİ), Bursa Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü (BUSKİ) ve Bursa Mimar Mühendisler Grubu iş birliğinde ‘Bursa Sürdürülebilir Su Yönetimi Çalıştayı’ düzenliyor. Mövenpick Hotel’de Bursa Belediyeler Birliği ve Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz’ın ev sahipliğinde başlayan çalıştaya; Orman ve Su İşleri eski Bakanı Veysel Eroğlu, Yıldırım Kaymakamı Metin Esen, Mimarlar Mühendisler Grubu Genel Başkanı Yavuz Sarı, Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, Gürsu Belediye Başkan Mustafa Işık, Gemlik Belediye Başkan Şükrü Deviren, Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürü Hayrettin Eldemir, DSİ Bölge Müdürü Kenan Akyürek, Bursa Teknik Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Naci Çağlar, AK Parti Bursa eski Milletvekili Bennur Karaburun, Bursa Büyükşehir Belediyesi eski Başkanı Alinur Aktaş, akademisyenler, sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri, bürokratlar, meslek odaları üyeleri katıldı. İki gün sürecek çalıştay boyunca kentin gelecekteki su güvenliği, iklim değişikliğinin su kaynaklarına etkileri ve entegre su yönetimi konuları masaya yatırılacak. Akademisyenleri, yerel yönetim temsilcilerini, uzmanları ve sektör temsilcilerini buluşturacak etkinlikte içme suyu yönetimi, su kaynakları projeksiyonları, arıtma sistemleri, yeniden kullanım uygulamaları ile sanayi ve tarımsal su yönetimi gibi konular irdelenecek. "Su kaynakları sınırsız değil" Küresel eğilimler ile Bursa’nın özgün su sorunlarını birlikte ele alarak kısa ve uzun vadeli çözüm önerilerinin geliştirilmesini hedeflenen çalıştayın açılışında konuşan Bursa Belediyeler Birliği ve Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz, geleceğin inşasında en önemli etkenlerden birisinin su olacağını hatırlatarak çalıştayın önemini vurguladı. Bursa’nın en önemli özelliklerinin ‘yeşil’ ve ‘su’ olduğunu kaydeden Başkan Yılmaz, "Bugün burada sadece bir toplantı yapmak için değil, geleceğimizi birlikte inşa etmek için bir aradayız. Yarınlarımız, suyun bereketine emanettir. Çünkü su; hayatın ta kendisidir. Bununla birlikte son dönemde yaşanan birçok gelişme, maalesef suyun sınırsız bir kaynak olmadığı gerçeğini bizlere bir kez daha hatırlattı. Son yıllarda ülkemizin farklı şehirlerinde yaşanan su kesintileri plansızlık ve öngörüsüzlüğün neye mal olabileceğini hepimize açıkça göstermiştir" ifadelerini kullandı. "Belediyecilik mazeret göstermek değildir" Son yıllarda şehirlerde yaşanan su kesintilerini hatırlatan Başkan Oktay Yılmaz; "Bugün şehirlerimizde yaşanan su sorunu ve kesintileri sadece yağışla, iklimle, mevsimle açıklanamaz. Asıl sorun planlama yapmamak, alt yapıyı zamanında yenilememek, kaynakları doğru yönetememek ve en önemlisi de geleceği öngörememektir. İklim krizi, kuraklık, artan nüfus, hızlanan sanayileşme ve bilinçsiz tüketim gibi zorluklarla karşı karşıyayız. Ancak Bursa Belediyeler Birliği Başkanı olarak ifade etmek isterim ki belediyecilik zaten doğal ve küresel olayları mazeret gösterip sorumluluktan kaçmak değildir. Belediyecilik bu tip zorlukları aşmak için projeler geliştirip uygulamaktır" dedi. "Akıllı ve sürdürülebilir yönetim anlayışı" Bursa’nın, sanayi ve tarım gücüyle Türkiye ekonomisinin lokomotif şehirlerinden biri olduğunu vurgulayan Başkan Oktay Yılmaz; "3,5 milyon hemşehrimiz, bu şehirde üretmekte, çalışmakta, yaşamakta ve hayal kurmaktadır. DSİ tarafından yürütülen projeler sayesinde; Uludağ kaynakları, yeraltı suları, Nilüfer, Doğancı barajları ile şehrimize yılda yaklaşık 245 milyon metreküp su temin edilmektedir. Yapımı tamamlanan Çınarcık Barajı’ndan 145 hm, planlanan Aksu Barajı ve Deliçay derivasyonu ile 42 hm ilave su kaynağı Bursa’ya kazandırılıyor. Ancak açıkça ifade etmek gerekir ki; bu rakamlar bize sadece bugünü kazandırır, bize ve gelecek kuşaklara yarını kazandıracak olan, akıllı ve sürdürülebilir bir yönetim anlayışıdır. Su Yönetimi Genel Müdürlüğü’nün verilerine göre iklim değişikliği ve sıcaklıkların yükselmesiyle 2050 yılına kadar ülkemiz su kaynaklarının yüzde 25 azalmasına rağmen artan nüfus oranına bağlı olarak su talebinin yüzde 50 artması öngörülmektedir. Bu bilgiler üzerimize düşen sorumluluğun ne kadar önemli olduğunun altını bir kez daha çiziyor" diye konuştu. "Türkiye için örnek teşkil edecek" Suyun toplumsal huzurun teminatı olduğunu belirten Bursa Belediyeler Birliği Başkanı Oktay Yılmaz, "Su yönetimi, yalnızca bir çevre meselesi değildir. Son yıllarda ülkemizin şehir yönetiminin kalitesini, gelecek nesillere bakışımızı, yönetme kabiliyetimizi doğrudan gösteren bir başlıktır. Bugün bu salonda tüm kurumlarımızla birlikte ortaya koyduğu bu sinerji, bizim en büyük gücümüzdür. Buraya özellikle dikkat çekmek istiyorum. Bu ve bunun gibi çalışmalarımızla bizim hedefimiz sadece konuşmak değil; ortak akılla, bilimle ve gerçekçi yaklaşımlarla somut sonuçlar üretmektir. Bugün burada yapılacak her sunumun her tartışmanın, her önerinin, yalnızca Bursa için değil, Türkiye içinde örnek teşkil edecek bir yol haritasına dönüşmesini temenni ediyorum. Bu çalıştaydan çıkacak sonuçları raflarda bırakmayacağız. Uygulanabilir her öneriyi, kararlılıkla hayata geçireceğiz" diye konuştu. "Yatırımların yüzde 90'ını biz yaptık" Bursa’yı çok sevdiğini ve şehir ile arasında gönül bağı olduğunu vurgulayan Orman ve Su İşleri eski Bakanı Veysel Eroğlu; "Evet bir iklim değişikliği ile karşı karşıyayız. Ancak doğru planlama yapılırsa ne Bursa’da ne de Türkiye’de herhangi bir su sorunu yaşanmaz. Yeşil Bursa’daki mevcut su yatırımlarının yüzde 90’ı bizim hükümetlerimiz döneminde gerçekleştirilmiştir. Sayın Cumhurbaşkanımızın da Bursa’da projelerin aksamaması için özel talimatı var. Dağdibi, Kocayayla, Ağlaşan Kayacık, Gözede, Yalıçiftlik, Çınarcık, Altıntaş, Karıncalı, Nilüfer, Boğazköy, Çiçeközü, Gökçesu barajları bizim dönemimizde Bursa’ya kazandırıldı. Bakınız 23 yılda Bursa’ya; 25 adet baraj, 12 adet HES, 54 adet sulama tesisi, 4 adet içme suyu tesisi, 27 adet taşkın önleme tesisi ve 5 adet arazi toplulaştırma projesi olmak üzere toplamda 152 adet tesis kazandırdık. Bu tesislerin yatırım maliyeti ise yaklaşık 76 milyar TL. Ancak bu yatırımlara rağmen Bursa’nın yaşadığı sıkıntılar ortada. Yakın vadede bu sorunu aşmak için Çınarcık barajı devreye alınmalıdır. Çınarcık Barajı’ndan su alınıp arıtma tesislerine taşınmalı. Bu su da Bursa’ya verilmelidir. Böylece Bursa’nın su sorunu kalmaz" ifadelerini kullandı. Başkan Yılmaz'a teşekkür Su sıkıntısının son yılların en büyük sorunu olduğunu belirten MMG Genel Başkanı Yavuz Sarı ise; "Kuraklık ve buna bağlı olarak su sorunu son dönemde sıkça konuşuluyor. Bizler de bu soruna kökten çözüm üretmek için çalışıyoruz. İnşallah bundan sonrada daha fazla gayretle çalışmalarımızı artıracağız. Bu çözüm arayışlarına katkı sunacak çok önemli bir çalıştaydayız. Bu çalıştayı düzenleyen Başta Bursa Belediyeler Birliği Başkanımız Oktay Yılmaz olmak üzere, emeği geçen herkese teşekkür ederim" dedi. Çalıştayı düzenleyen Bursa Belediyeler Birliği’ne be Başkan Oktay Yılmaz’a teşekkür eden Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey; "Bu çalıştay geleceğe imza atacak değerli bir iş olmuş. Çalıştayın verimli geçmesini diliyorum" diye konuştu. Açılış konuşmalarının ardından çalıştay yuvarlak masa toplantılarıyla devam etti. Bursa Sürdürülebilir Su Yönetimi Çalıştayı, 24 Ocak Cumartesi günü sona erecek.

DÜNYA METROPOL ZİRVESİ BURSA'DA TOPLANACAK Haber

DÜNYA METROPOL ZİRVESİ BURSA'DA TOPLANACAK

İspanya'nın Barselona kentinde düzenlenen ‘Dünya Metropol Zirvesi 'nde (10. EMA Forumu) kentlerin geleceğini şekillendirecek önemli kararlara imza atılırken, konut krizi, iklim uyumu, dijital dönüşüm ve su yönetimi gibi küresel sorunlara ortak çözümler arandı. Dünya Metropol Zirvesi'nde alınan kararla, 2026 Avrupa Metropol Forumu'nun Bursa Büyükşehir Belediyesi ev sahipliğinde gerçekleştirilmesi oy birliğiyle kabul edildi. Avrupa'nın önde gelen metropol kentleri ve bölgelerini temsil eden liderleri bir araya getiren Avrupa Metropol Forumu'nun (10. EMA Forumu) düzenlediği ‘Dünya Metropol Zirvesi, İspanya'nın Barselona kentinde başladı. 14-17 Ekim tarihleri arasında yapılan Dünya Metropol Zirvesi, metropol yönetimlerini geleceğe hazırlayarak ‘2030 sonrası küresel kentsel gündemin' şekillenmesine katkı sunmayı hedefliyor. Zirve kapsamında dünyanın dört bir yanından belediye başkanları, metropol liderleri ve siyasi temsilciler bir araya gelerek konut krizi, kapsayıcı hareketlilik, iklim uyumu, dijital dönüşüm ve su yönetimi gibi öncelikli alanlarda ortak çözümler geliştiriyor. Zirvenin ana teması ise küresel ölçekte kentleri derinden etkileyen konut krizi olurken, su krizi ile dijitalleşme ve yapay zeka konuları da alt temalar olarak ele alınacak. 2026'DA ZİRVEYE BURSA EV SAHİPLİĞİ YAPACAK Toplantıda forumun 2026 yılı ev sahipliği konusu da görüşüldü. Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey'in teklifi üzerine önümüzdeki yıl EMA Forumu'nun Bursa Büyükşehir Belediyesi ev sahipliğinde gerçekleştirilmesi oy birliğiyle kabul edildi. SİYASİ TEMSİLCİLERLE ÜST DÜZEY TOPLANTI Başkan Mustafa Bozbey, zirvenin ilk günü Barselona Belediye Başkanı Jaume Collboni'nin ev sahipliğinde düzenlenen ‘Siyasi Temsilcilerle Üst Düzey Toplantı' oturumuna katıldı. Metropol yönetişimi, konut krizi ve iş birliği mekanizmalarının görüşüldüğü toplantıda, Başkan Bozbey tarafından Marmara Bölgesi'nin metropol ölçeğinde yaşadığı sorunlar ve çözümler dile getirildi. "MARMARA'NIN GELECEĞİNİ KONUŞMAK, AVRUPA'NIN GELECEĞİNİ KONUŞMAKTIR" Toplantının ikinci günü yapılan ‘Metropol yönetimi ve konut politikaları' temalı açılış programında konuşan Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, Bursa ve İstanbul'un da aralarında bulunduğu 6 büyükşehir ve 25 milyonu aşkın nüfusa ev sahipliği yapan Marmara Bölgesi'ni temsil ettiğini hatırlattı. Marmara'nın Türkiye ve bölge için önemini anlatan Başkan Bozbey, "Osmanlı Cihan Devleti'nin üç başkenti Bursa, Edirne ve İstanbul'a ev sahipliği yapan Marmara Bölgesi, geçmişte olduğu gibi bugün de doğu ile batı arasında güçlü bir köprüdür. Limanları, boğazları, ulaşım hatları ve üretim merkezleriyle Marmara, Avrupa ile Asya arasında bir geçit; küresel ticaretin, üretimin ve hareketliliğin kavşak noktasıdır. Marmara'nın geleceğini konuşmak, aslında Akdeniz Havzası'nın ve Avrupa'nın geleceğini konuşmaktır" dedi. "ORTAK HAREKET ETMEK BİR ZORUNLULUKTUR" Marmara Denizi'nde yaşanan müsilaj krizi, yapılan çalışmalar ve yapılması gerekenler hakkında da bilgi veren Başkan Bozbey, 3.3 milyon nüfusa sahip Bursa'nın Marmara'nın İstanbul'dan sonra ikinci, Türkiye'nin ise dördüncü büyük metropol kenti olduğunu hatırlatan Başkan Bozbey, "Hem üretimin hem yaşam kalitesinin hem de kültürel mirasın dengelendiği bir kent modelidir. Ancak şunu da biliyoruz ki hiçbir kent; konut krizini, iklim risklerini ya da dijital uçurumu tek başına aşamaz. Ortak hareket etmek artık bir tercih değil, bir zorunluluktur. Sorunlarımızı, stratejik politika önerilerimizi ve dayanışma çağrımızı ulusal ve uluslararası kurumlar nezdinde görünür kılmak hepimizin sorumluluğudur" diye konuştu. "BİR SONRAKİ EMA FORUM'A BURSAMIZDA EV SAHİPLİĞİ YAPMAYA HAZIRIZ" Deprem riski ve iklim krizinin gölgesinde yaşayan Marmara halkı için, konut güvenliğinin aynı zamanda yaşam hakkı olduğunu ifade eden Başkan Bozbey, "Biz bu yüzden, hem afetlere dayanıklı hem de insana yakışır yaşam çevreleri kuruyoruz. Küresel ölçekte adil, kapsayıcı ve dirençli kentlerin geleceği, tıpkı Marmara örneğinde olduğu gibi, bölgesel dayanışmadan geçiyor. Bu nedenle sizleri, Marmara'nın kalbi olan Bursa'da ağırlamaktan büyük mutluluk duyacağız. Bir sonraki EMA Forum'a Bursamızda ev sahipliği yapmaya hazırız. Birlikte düşünmek, birlikte üretmek, birlikte iyileştirmek için" dedi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.