#Suç Duyurusu

- Suç Duyurusu haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Suç Duyurusu haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

REKTÖRÜN KARDEŞİNDEN PAYLAŞIM: KLİMALI ODAM HAZIR, ÇATLAYIN! Haber

REKTÖRÜN KARDEŞİNDEN PAYLAŞIM: KLİMALI ODAM HAZIR, ÇATLAYIN!

Üniversitede açılan bir kişilik büro personeli kadrosunun kendisi için hazırlandığını açıkça söyleyen ve paylaşım yapan Alkış, "Üniversitede klimalı odam hazır. İlan prosedür, çatlayın" ifadelerini kullandı. KADRONUN KENDİSİ İÇİN AÇILDIĞINI ÖNE SÜRDÜ 17 Kasım'da yayımlanan 4/B sözleşmeli personel alım ilanının hemen ardından, Abdullah Alkış, 18 Kasım’da kişisel Facebook hesabından yaptığı paylaşımda kadronun kendisi için hazırlandığını iddia etti. Paylaşımında, klimalı ve bilgisayarlı odasının hazır olduğunu belirterek işe alınmasının yalnızca prosedür gereği olduğunu ifade etti. "BU ÜNİVERSİTENİN GERÇEK SAHİBİ BİZİZ" Alkış, daha önce güvenlik görevlisi olarak çalıştığı üniversiteden şikayetler sonucu ayrıldığını ve rektör olan abisinin desteğiyle tekrar döneceğini söyledi. Açıklamasında, “Bu üniversitenin gerçek sahibinin biz olduğunu bir kez daha göstereceğiz” sözleriyle dikkat çekti. AKRABALARI İÇİN DE KADRO AÇILDIĞINI İDDİA ETTİ Aynı ilanda yer alan teknisyen kadrosunun da rektörün aile dostunun yakınına verileceğini belirten Alkış, sadece güvenlik görevlisi pozisyonunun başvurulara açık olduğunu, diğer kadroların ise çoktan belirlendiğini ima etti. Hatta dostlarına, uygun şartları sağlayanların başvurabileceği çağrısı yaptı. HAKARET DOLU SÖZLER TEPKİ ÇEKTİ Paylaşımda kamu görevlilerine ve üniversite çalışanlarına yönelik sert ifadeler ve hakaret içeren cümleler yer aldı. Şikâyet eden kişileri "namussuz mahluklar" olarak niteleyen Abdullah Alkış, görevine başladığında onlara “ders vereceğini” belirtti. SUÇ DUYURUSU GELDİ Şırnak Üniversitesi’nde görevine mahkeme kararlarına rağmen son verilen akademisyen Ahmet Selçuk Bayburtlu, konuyla ilgili suç duyurusunda bulunacağını açıkladı. Bayburtlu, “Rektör üniversiteyi çiftliğe çevirmiş durumda. Sayıştay raporlarında da usulsüzlükler yer aldı. Bu paylaşım, rektörün kardeşini işe almak için suç işlediğini açıkça ortaya koymaktadır” dedi. TEPKİLER ÇIĞ GİBİ BÜYÜYOR Sosyal medyada büyük yankı uyandıran paylaşım, kamuoyunda "liyakat" ilkesine aykırı hareket edilmesi olarak değerlendirildi. Konunun TBMM gündemine taşınabileceği belirtilirken, kamuoyundan ve siyasilerden açıklama yapılması bekleniyor. Kaynak: Odatv.com

BÖCEK AİLESİ VE 3 YAŞINDAKİ KARAN'IN ÖLÜMÜNDE ŞÜPHELİ AYNI! Haber

BÖCEK AİLESİ VE 3 YAŞINDAKİ KARAN'IN ÖLÜMÜNDE ŞÜPHELİ AYNI!

İstanbul Fatih’te, Böcek ailesinin kaldığı otelde yaptığı ilaçlama sonrası ölüme sebep olduğu şüpheli olan firmanın, benzer bir vakada 3 yaşındaki Karan Yazıcı’nın da ölümüne neden olduğu ortaya çıktı. Adli Tıp raporuna göre minik Karan, böcek ilacından zehirlenerek hayatını kaybetti. Olayla ilgili baba Şahin Yazıcı’nın şikayeti üzerine İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı soruşturma başlattı. KUSMAYLA BAŞLAYAN TRAJEDİ ÖLÜMLE BİTTİ 18 Nisan'da Şişli Halil Rıfat Paşa Mahallesi'ndeki apartmanda, komşu dairede ilaçlama yapıldıktan sonra Karan Yazıcı gece saatlerinde kusmaya başladı. Aile başta durumu soğuk algınlığı zannetti ancak küçük çocuğun durumu hızla kötüleşti. Sabah saatlerinde hastaneye kaldırılan Karan, tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı. ADLİ TIP RAPORU: “BÖCEK İLACI ZEHİRLENMESİ” Yapılan otopside travmaya dair bir bulguya rastlanmazken, çocuğun ölümünün böcek ilacı zehirlenmesine bağlı olduğu tespit edildi. Adli Tıp Kurumu’nun raporunda ölüm nedeni açıkça “insektisit zehirlenmesi” olarak belirtildi. AYNI FİRMANIN ADI İKİNCİ KEZ ÖLÜM DOSYASINDA Karan’ın ölümünün ardından aileden alınan bilgilere göre, komşu dairenin ilaçlamasını yapan firmanın, daha önce Fatih'teki otelde Böcek ailesinin hayatını kaybettiği olaya da karıştığı iddia edildi. Aynı firmanın adının her iki olayda da geçmesi kamuoyunda büyük tepki çekti. BABADAN FİRMA HAKKINDA SUÇ DUYURUSU Baba Şahin Yazıcı, savcılığa verdiği ifadede “Oğlumun odasının alt katında ilaçlama yapılan dairenin camı açıktı. İlaçlama sonrası oğlum ve eşim rahatsızlandı. Bu ölüm ihmaldir. Firmanın ‘zararsız’ dediği ilaçlama çocuğumun ölümüne yol açtı” diyerek DSS İlaçlama adlı firmadan davacı ve şikayetçi olduğunu belirtti. SORUŞTURMA DERİNLEŞİYOR İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, Karan Yazıcı'nın ölümüyle ilgili başlattığı soruşturmayı derinleştirirken, firmanın diğer faaliyetleri de mercek altına alındı. Aynı firmanın karıştığı çok sayıda zehirlenme vakası ve ölümlü olayın araştırıldığı, sağlık ve güvenlik yönetmeliklerine uyup uymadığının tespit edilmeye çalışıldığı öğrenildi.

İZMİR'DE KADIN ÖRGÜTLERİNDEN DİYANET’E SUÇ DUYURUSU Haber

İZMİR'DE KADIN ÖRGÜTLERİNDEN DİYANET’E SUÇ DUYURUSU

Kesk İzmir Kadın Meclisi, iktidarın “ailenin korunması ve güçlendirilmesi” adı altında kadın karşıtı politikalarını arabuluculuk düzenlemeleri, aile hukukuna müdahaleler ve kanunlarla güvence altına alınmış boşanma, nafaka, tazminat gibi kazanımları gasp etmeye dönük planlar yaptığını ileri sürdü. Açıklamada, “medeni haklarımızdan vazgeçmiyoruz! Mücadelelerimizle edindiğimiz kazanımların gasp edilmesine izin vermeyeceğiz” denildi. Kadın hakları savunucuları, Diyanet İşleri Başkanlığı’nın 01.08.2025 ve 15.08.2025 tarihlerindeki Cuma hutbesinde; kadınların kıyafetlerini hedef gösterdiğini, sessiz kalanların “vebal altında” olduğunu söylediğini ve “Kız çocuklarının Allah’ın takdir ettiği hakka razı olmaması kul hakkıdır” diyerek kadınların ve kız çocuklarının eşit miras hakkını yok saydığını belirtti. Eğitim Sen İzmir 2 No'lu Şube Kadın Sekreteri Cansu Başer açıklamada şu ifadelere yer verdi: “Bizler geleceğimize, haklarımıza, kazanımlarımıza sahip çıkarak, devletten Diyanet’in hutbelerine de yansıyan bu bütünlüklü ve sistematik saldırılarına karşı suç duyurusunda bulunmak için buradayız. Diyanet suç işliyor! Güvenliğimizi, haklarımızı ve hayatlarımızı korumak, güvence altına almak ve Anayasa ve uluslararası sözleşmelerle güvence altına alınan temel ilkelere aykırı tutum içinde olanları cezalandırmakla yükümlü olan yetkilileri Anayasa’nın eşitlik ve laiklik ilkesini yok sayarak haklarımızın gasp edilmesi çağrısında bulunanlara, ayrımcılığı teşvik edenlere ilişkin sorumluluklarını yerine getirmeye çağırıyoruz.” Açıklamada, hutbelerin kadınların ve kız çocuklarının en temel haklarını ortadan kaldırmaya çalıştığını, kılık kıyafet üzerinden erkeklere talimat verdiğini ve eşitlik ile mülkiyet hakkına saldırdığını ifade edildi. Diyanet’in görevinin hukuk yaratmak ya da toplumsal yaşamı belirlemek değil, tüm dinlere eşit uzaklıkta durmak olduğu vurgulandı. KESK İzmir Kadın Meclisi, hutbelerin anayasal ve yasal sınırları ihlal ettiğini, erkek şiddetini kışkırttığını ve suç işlemeye teşvik ettiğini belirterek, başta Diyanet İşleri Başkanı olmak üzere hutbeleri hazırlayan, yayınlayan ve okuyan tüm kamu görevlileri hakkında soruşturma başlatılmasını istedi. Açıklama, “Haklarımızdan ve hayatlarımızdan vazgeçmiyoruz” ifadeleriyle son buldu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.