#Süreç

- Süreç haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Süreç haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

EĞİTİM MODELİNE UYGUN DİYE SATILAN KİTAPLAR İNCELEMEDE Haber

EĞİTİM MODELİNE UYGUN DİYE SATILAN KİTAPLAR İNCELEMEDE

Milli Eğitim Bakanlığı (MEB), özel yayınevleri tarafından “Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli’ne uygun” ibaresiyle yayımlanan yardımcı kaynak kitapları incelemeye aldı. Yapılan kapsamlı değerlendirmeler sonucunda söz konusu yayınların öğretim programlarıyla tam uyumlu olmadığı tespit edildi. Bakanlık tarafından yürütülen inceleme kapsamında birinci, ikinci, beşinci ve altıncı sınıf düzeylerindeki Türkçe, Matematik, Fen Bilimleri, Sosyal Bilgiler ve Hayat Bilgisi derslerine ait yardımcı kaynaklar ile birinci sınıflar için hazırlanan hikâye kitapları değerlendirildi. PROGRAMLA UYUMSUZLUK TESPİT EDİLDİ MEB’in yaptığı analizlerde kitapların içerikleri; öğrenme çıktıları, içerik çerçevesi, süreç bileşenleri ve ölçme-değerlendirme yaklaşımı açısından incelendi. İnceleme sonucunda, değerlendirilen yayınların tamamında Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli öğretim programlarıyla farklı düzeylerde uyumsuzluk bulunduğu belirlendi. Raporda, birçok yayında yeni modelin öngördüğü beceri temelli yaklaşım yerine eski öğretim programlarının yapısının büyük ölçüde korunmaya devam ettiği ifade edildi. SORULARIN ÇOĞU TEST FORMATINDA İnceleme sonuçlarında özellikle ölçme ve değerlendirme alanında dikkat çeken eksiklikler olduğu belirtildi. Birçok kitapta soruların büyük bölümünün çoktan seçmeli test formatında hazırlandığı ve öğrencinin yalnızca doğru seçeneği işaretlemesine odaklanıldığı tespit edildi. Bu yaklaşımın öğrenme sürecini değil yalnızca sonucu ölçtüğüne dikkat çekildi. SÜREÇ ODAKLI DEĞERLENDİRME ARAÇLARI EKSİK Raporda ayrıca Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli’nin önerdiği öz değerlendirme, akran değerlendirmesi, performans görevleri, gözlem formları ve dereceli puanlama anahtarları gibi süreç odaklı ölçme araçlarının birçok yayında yer almadığı belirtildi. Ayrıca kitaplarda bağlam temelli soru yapılarının yeterince kullanılmadığı, öğrencilerin problem çözme, sorgulama ve muhakeme gibi üst düzey düşünme becerilerini geliştirecek içeriklerin sınırlı olduğu ifade edildi. YAYINEVLERİNE GELİŞTİRME ÇAĞRISI MEB raporunda, Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli’nin öngördüğü beceri temelli ve süreç odaklı öğrenme yaklaşımının yardımcı kaynaklara yeterince yansıtılamadığı vurgulandı. Bakanlık, özel yayınevlerinin hazırladığı eğitim materyallerinin bu yeni yaklaşımı daha güçlü şekilde yansıtacak biçimde geliştirilmesi gerektiğini belirtti.

TRUMP'IN KIZI OLDUĞUNU İDDİA EDEN ÖZMEN BABASINA SESLENDİ Haber

TRUMP'IN KIZI OLDUĞUNU İDDİA EDEN ÖZMEN BABASINA SESLENDİ

ABD Başkanı Donald Trump’ın kızı olduğunu iddia eden Necla Özmen, daha önce Türkiye’de açtığı babalık davasının ardından bu kez Amerika Birleşik Devletleri’nde hukuki süreç başlattı. Ankara 27. Aile Mahkemesi’ne başvurarak Trump’a babalık davası açan Özmen’in başvurusu, iddiaların somut delillerle desteklenmediği gerekçesiyle reddedilmişti. Kararın ardından dosyayı istinaf mahkemesine taşıyan Özmen, şimdi de ABD’de yetkili mahkemeye avukat aracılığıyla başvuruda bulundu. Başvurunun kabul edilmesi halinde ABD’de babalık davası açılacağı öğrenildi. “AMERİKA’DA DAVANIN AÇILDIĞINI BİLİYORUM” Konuya ilişkin açıklama yapan Özmen, Türkiye’deki dava sürecinin ardından ABD’de de hukuki girişimde bulunduğunu söyledi. Özmen, Amerikan Aile Mahkemesi’ne ABD Büyükelçiliği aracılığıyla dilekçe gönderdiğini ve Amerika’daki Türk avukatlarla görüştüğünü belirterek şunları söyledi: “Daha önce Trump’a Türkiye’de babalık davası açmıştım. O konuda olumsuz şeyler olabileceğini bildiğim için ABD elçiliği aracılığıyla Amerikan Aile Mahkemesi’ne dilekçe gönderdim. Amerika’daki Türk avukatlarla görüştüm, onlar da süreci takip ediyor. Henüz resmi bir açıklama gelmedi ama Amerika’da davanın açıldığını biliyorum.” “HAKLARIMIN GASBEDİLDİĞİNİ DÜŞÜNÜYORUM” Özmen, yaşadığı süreçte mağdur edildiğini öne sürerek haklarını aradığını ifade etti. ABD devletinin de kendisine sahip çıkmasını istediğini belirten Özmen, “Haklarımın gasbedildiğini düşünüyorum. ABD devleti tarafından mağdur bırakıldım. Ben sadece haklarımı arıyorum ve babalık davasının bir an önce sonuçlanmasını talep ediyorum” dedi. TRUMP’A DİKKAT ÇEKEN MESAJ Açıklamalarında ABD Başkanı Donald Trump’a da seslenen Özmen, Trump’ın başka ülkelerin iç işlerine müdahale etmemesi gerektiğini savundu. Özmen, “Trump ABD’yi güçlü bir ülke yapmak istediğini söylüyor. Ama başka ülkelerin iç işlerine karışarak bu olmaz. Buradan babama sesleniyorum; başka ülkelerin iç işlerine karışmadan kendi ülkesini kalkındırmasını tercih ederim” ifadelerini kullandı. “DÜNYADAKİ SAVAŞLARIN BİTMESİNİ İSTİYORUM” Özmen, dünyadaki savaşların sona ermesi gerektiğini vurgulayarak şu çağrıda bulundu: “Buradan tüm dünyaya çağrı yapıyorum; savaşları bitirin. İnsanların canı yanmasın. Savaş hiçbir ülkeye fayda sağlamaz, sadece zarar verir.” YAPAY ZEKÂ FOTOĞRAFI HAKKINDA KONUŞTU Özmen, sosyal medyada paylaşılan ve yapay zekâ ile oluşturulduğu belirtilen Trump ile yan yana olduğu fotoğraf hakkında da konuştu. Fotoğrafı görünce duygulandığını söyleyen Özmen, “Bu resmi görünce hoşuma gitti. Gerçek gibi duruyor. Umarım gerçek olur ve kendisiyle bir gün görüşebilirim. Bir baba olarak bana da sahip çıkmasını isterim” dedi. “BİR BABA-KIZ SICAKLIĞI GÖRMEDİM” Hayatı boyunca baba sıcaklığı görmediğini ifade eden Özmen, sözlerini şöyle tamamladı: “Fotoğrafı görünce çok duygulandım. Gerçek baba-kız gibi gözüküyor. Uzun yıllardır çok sıkıntı çektim. Bir baba sıcaklığı, bir baba-kız ilişkisi hiç yaşamadım. Bu yüzden fotoğraf bana çok şey hissettirdi.”

İMAMOĞLU CHP'NİN İMRALI KARARINI DEĞERLENDİRDİ Haber

İMAMOĞLU CHP'NİN İMRALI KARARINI DEĞERLENDİRDİ

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu, partisinin İmralı kararına ilişkin yazılı açıklama yaptı. İmamoğlu açıklamasında "Sürecin milletin büyük kısmının onayını almayan biçim ve yöntemlerle sürdürülmesine katkı vermeyi doğru bulmuyoruz" ifadelerini kullandı. CHP, geçtiğimiz gün süreç kapsamında kurulan komisyonda İmralı'ya gitme oylamasında ret kararı vermişti. Ekrem İmamoğlu, söz konusu karara ilişkin değerlendirme yaptı. Sürece dair biçim ve yintem eleştirisinde bulunan İmamoğlu "Sürecin milletin büyük kısmının onayını almayan biçim ve yöntemlerle sürdürülmesine katkı vermeyi doğru bulmuyoruz. Sürecin iktidar tarafından ciddiye alındığını gösteren demokratikleşme adımları atılmadıkça ve millet sürecin parçası kılınmadıkça, CHP sürece ihtiyatlı tutumunu sürdürerek katkıda bulunmaya devam edecektir" ifadelerini kullandı. ''MİLLETİN ONAYLAMADIĞI YÖNTEMLERE KATKI VERMEYİZ'' İmamoğlu’nun açıklaması şu şekilde: Aziz Milletim, Türkiye dünyanın en güzel ülkesi, milletimiz dünyanın en samimi, en vicdanlı ve en fedakâr milletidir. Hep bunun verdiği güçle, sevgiyle ve bağlılıkla siyasetin içinde olduk. Milletimizin huzur, güven ve refahını sağlamayı en büyük sorumluluğumuz bilerek siyaset yaptık. Bu anlayışla, ilk adımları geçtiğimiz yıl atılan ve "Terörsüz Türkiye" ismiyle başlayan sürece samimi destek verdik ve "Terörsüz ve Demokratik Türkiye" perspektifiyle katkıda bulunduk. Ülkemizin en büyük meselelerinden olan terörün bitmesi ve Kürt meselesinin çözümü hususunda irademizi açıkça ortaya koyduk. Milletimizin geleceği adına inançla katıldığımız bu sürece, bundan sonra da aynı tutarlılıkla katkıda bulunacağız. İlkesel tutumumuz; demokratik, kapsayıcı, ciddi ve şeffaf bir çözümdür. Bu ilkeler ışığında milleti temsil görevimizi gerçekleştirmeye devam edeceğiz. Partimizin önerisiyle bugünkü şekline kavuşan TBMM komisyonu, terörün bitirilmesi ve Kürt meselesinin çözümü yolunda kritik bir rol üstlenmiştir. Kürt meselesinin inkâr edildiği günlerde dahi "hiçbir risk milletin geleceğinden önemli değildir" diyerek Kürt meselesinin demokratik yollarla çözülmesi gerektiğini savunan ve bunu yaptığı için bugünkü iktidar tarafından terör destekçiliğiyle suçlanan CHP, terörün bitmesi ve Kürt meselesinin çözülmesine katkıda bulunmak için kurulan komisyonda yer almıştır ve almaya devam edecektir. Komisyonda gündeme getirilen "Abdullah Öcalan'la İmralı Cezaevinde görüşme" önerisine partimizin katılmamasının sebeplerinin iyi anlaşılması gerekmektedir. CHP olarak ilk günden beri Kürt meselesinin çözümünden yana olduk ve olmaya devam edeceğiz. Ancak sürecin milletin büyük kısmının onayını almayan biçim ve yöntemlerle sürdürülmesine katkı vermeyi doğru bulmuyoruz. Sürecin iktidar tarafından ciddiye alındığını gösteren demokratikleşme adımları atılmadıkça ve millet sürecin parçası kılınmadıkça, CHP sürece ihtiyatlı tutumunu sürdürerek katkıda bulunmaya devam edecektir. Toplumsal psikolojiyi gözeterek, Türk ve Kürt bütün vatandaşlarımızın hassasiyetlerini dikkate alarak, jeopolitik gerçeklikleri de kapsayan bir bakış açısı ile meseleye bütüncül şekilde yaklaşmamız şarttır. Oy hesaplarıyla değil, hukuki ve demokratik çerçevede, doğru zamanda doğru adımları atarak; güçlü, uzun vadeli, kalıcı bir barış ve kardeşliğe ulaşacağız. Hukuk ve demokrasi rehberdir. Herkes hukuka tamamen riayet etmek zorundadır. Bir günde düzelecek o kadar çok şey varken, hukuktan ve demokrasiden kaçarak hiçbir sorunu çözmek mümkün değildir. Çok sayıda belediye başkanı ve siyasetçinin tutuklu olması, belediyelere atanan kayyımlar ve muhalefete yönelik düşmanlık siyaseti, AİHM ve AYM kararlarının tanınmaması ve Sayın Cumhurbaşkanı'nın süreci güçlü bir biçimde savunmaktan imtina eden yaklaşımı, bu kritik sürecin önündeki en büyük engellerdir. Sürecin yolu, yöntemi ve ilacı, demokratikleşme ve eşit yurttaşlığa dayalı demokratik çözümdür. Demokratikleşme adımlarının en ufak sinyalinin bile olmadığı bu süreç yönetimi hatalı ve eksiktir. Biz vatandaşımız olan Kürtlerle eşit yurttaşlığı ve sınırlarımız dışındakilerle kardeşliği esas alan bir çözümden yana olduğumuzu her seferinde açıklıkla dile getirdik. Buradan hareketle, sürecin taraflarına bir kez daha milletimin huzurunda seslenmek istiyorum: Bize ne yapılırsa yapılsın süreç "bugün" başarıya ulaşsın diye elimizden geleni yapmaya hazırız. Yarına kalırsa da nasıl yapılacağını göstermeye hazırız. Kürt meselesinin çözümü siyasi krizlerin değil, devlet ve millet olarak el ele yürüttüğümüz yeni bir demokratikleşme hikâyesinin parçası olsun istiyoruz. Bizim bütün çabamız, bugünün umutlarının heba olmaması içindir. Son olarak; Sayın Genel Başkanımız Özgür Özel'in gösterdiği duruşบ idrak edemeyenler için açıkça ifade etmek isterim ki: CHP Genel Başkanı yalnızca millet için siyaset yapar. CHP Genel Başkanı'nın tek rehberi millet, yürüdüğü yol milletin yoludur. Ben de partimin Cumhurbaşkanı Adayı olarak bu yolu Özgür Başkanımla omuz omuza yürümekten büyük bir onur ve gurur duyuyorum. Bu vesileyle, hasret duyduğum milletime kucak dolusu sevgi ve selamlarımı iletiyorum.' Saygılarımla...'' CHP İMRALI ZİYARETİNE NEDEN RET OYU KULLANDI? Süreç kapsamında Meclis'te kurulan komisyon 21 Kasım’da terör örgütü lideri Öcalan ile görüşüp görüşülmemesine karar vermek üzere toplandı. Toplantının başında konuşan CHP Grup Başkanvekili Murat Emir, CHP'nin İmralı heyetine neden üye vermeyeceklerini şu sözlerle açıklamıştı: “Biz böylesine zor meselelerin açık, şeffaf ve halkın önünde yapılması gerektiğini dile getirdik. Komisyon çalışmalarına başladığımızda, kapalılık kararının ancak komisyonun kararı ile alınabileceğini belirttik. Komisyonumuz üç toplantıda kapalı toplantı kararı aldı şu ana kadar. Bu toplantıda bakanlar ve MİT Başkanı, görüşlerini paylaştılar. Biz de bu toplantılarda, devletin güvenliğiyle ilgili bilgiler verilir diye kapalı olmasını destekledik. Ancak İmralı’ya gidişin konuşulacağı toplantının kapalı yapılmasını doğru bulmadığımızı ifade etmek isterim. Burada herkesin, her siyasi partinin pozisyonunu açık şekilde koyması önemlidir. Eğer böyle bir ziyaret gerçekleştirilecekse bir heyetin, anlaşılıyor ki beş kişilik heyetin ziyaret yapması gerekiyorsa eğer bunun da mutlaka oylama ile yapılması gerekir. Partimizin tutumunu, komisyonumuzun dikkatine sunmak istiyorum."

BURSA'DA ÜNİVERSİTE HASTANESİNİN YANIK ÜNİTESİ YENİLENDİ Haber

BURSA'DA ÜNİVERSİTE HASTANESİNİN YANIK ÜNİTESİ YENİLENDİ

Bursa Uludağ Üniversitesi Hastanesi'nin yenilenen Yanık Ünitesi'nin açılış töreninde BUÜ Rektörü Prof. Dr. Ferudun Yılmaz, BUÜ Rektör Yardımcıları Prof. Dr. İrfan Kırıştıoğlu ve Prof. Dr. Cafer Çiftci, Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Funda Coşkun,BUÜ Hastanesi Başhekimi Prof. Dr. Halil Sağlam ile akademik ve idari personel de hazır bulundu. "Yenilenme adımlarımız sürecek" Törende konuşan Rektör Prof. Dr. Ferudun Yılmaz, ünitenin yeniden hizmete açılmasında emeği geçen herkese teşekkürlerini sundu. Hastane binasının yenilenme ihtiyacına dikkat çeken Prof. Dr. Yılmaz; "Burası tecrübeli ve güçlü bir hastane olmasına rağmen, binanın yaşı nedeniyle birtakım zorunluluklar ortaya çıkıyor. Bu ihtiyaçlar, hastanenin sürekli iç yenilenme ve tazelenme süreçleriyle gideriliyor. Bugün burada bu yenilenme adımlarından birine şahitlik ediyoruz. Ünitemizin hepimize hayırlı ve uğurlu olmasını diliyorum" ifadelerini kullandı. "Tıp eğitimine, araştırmalara ve hasta hizmetine katkı sağlayacak" BUÜ Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Necmiye Funda Coşkun ise; "Burada çok emek harcandı ve çalışanlarımız çok başarılı bir süreç ortaya koydu. Süreklilik arz eden bu inşaat ve yenileme çalışmaları hastanenin yaşlanması sebebiyle devam edecek. Yanık ünitesi, her zaman iyi bir çalışma ortamı sunan bir birimdi. Bu nedenle çok mutluyuz. Emeği bulunan herkese gönülden teşekkür ediyoruz" dedi. BUÜ Hastanesi Başhekimi Prof. Dr. Halil Sağlam da; " Geçmişte çok başarılı hizmetler veren ancak faaliyetlerine bir süre ara veren Yanık Ünitemize yeniden kavuştuk. Bu ünitemiz, önceden olduğu gibi, bundan sonra da tıp eğitimine, bilimsel araştırmalara ve hasta hizmetlerine güzel katkılar sunacaktır. Hepimize hayırlı olsun" şeklinde konuştu. Program, kurdele kesimi ve ünitenin incelenmesinin ardından son buldu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.