#Sürü

- Sürü haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Sürü haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

BURSA SEMALARI BOLLUK MÜJDECİSİ LEYLEKLERLE DOLDU Haber

BURSA SEMALARI BOLLUK MÜJDECİSİ LEYLEKLERLE DOLDU

Baharın beklerken gelen kışa leylekler de hazırlıksız yakalandı. Bursa'ya Kestel tarafından giren leylek sürüsü, Gölbaşı üzerinde süzülürken görüntülendi. Farklı kültürlerde çeşitli anlamlar yüklenen leylek, Avrupa'da bir "kurtarıcı", Çin kültüründe bereketi, neşeyi ve uzun ömrü temsil ederken, Türk kültüründe sürü halinde gelen leyleklerin "bolluk" getireceğine, leyleği havada uçarken görmenin ise o sene bol seyahat yapılacağına işaret olduğuna inanılıyor. Osmanlı Mirası Araştırmaları Dergisinde yer alan "Türk Kültüründe Leylek ve Osmanlı Sanatında İkonografisi" başlıklı yazıdan derlenen bilgilere göre, genellikle göl kenarları gibi sulak bölgelerde yaşayan leylekler, balık, böcek, yılan, kurbağa ve çekirgelerle beslenirler. Yuvalarını çatı, baca, ağaç, direk gibi yüksekçe yerlere yapan, sessiz bir kuş türü olmalarına karşılık, kur yaparken tıslama ve gaga sesleri çıkardıkları bilinen bu göçmen kuşlar, Türkiye'ye genellikle havaların ısınmaya başladığı mart sonu ve nisan ayı başında gelirler. Avrupa'da "kurtarıcı" olarak biliniyor Arapçası "laklak", Farsçası "legleg (leglek) veya belarec", Latince ismi ise "ciconia" olan leylek, birçok kültürde farklı anlamlar taşıyor. Antik Yunan (MÖ 756-146) kültüründe doğurganlık, bereket, verimlilik sembolü olan leylekler, Yunan masallarında ise dürüst bir kahramanı, saflığı ve yardımseverliği temsil ediyor. Avrupa kültürlerinde leylek tıpkı Anadolu'da olduğu gibi "Baharın habercisi" olarak görülen leylekler, uzun ve gösterişli gagasıyla, sürüngenlerle diğer zehirli ve zararlı hayvanları yakalamaya hazır, tarlaları bu haşeratlardan uzaklaştıran bir kurtarıcı olarak kabul ediliyor. Çin kültünde ise turna kuşu gibi leylek de uzun ömrü, neşeyi, maddi bolluğu ve mutluluğu temsil ediyor. Bu anlamları nedeniyle Çin'de, yeşim taşından leylek uçlu kolyelerin yapıldığı ve takanı erken ölüme karşı koruduğu inancı hakim. Mekke'den geçtiği için "Hacı" olarak biliniyor Destanlar ve tılsım dışında leylek, Türk Kültürünün yanında dünya kültürlerinde pek konu ve kavramla ilişkilendiriliyor. Bunların başında en çok bilineni, leyleğin doğacak bir bebeğe işaret etmesi. Leylek hangi evin bacasına konarsa, o evde bir bebeğin doğacağına inanılıyor. Türk kültüründe leyleğe yüklenen anlamların başında "Hacı" sıfatı da geliyor. Havaların soğumasıyla kutsal topraklar olan Mekke'den geçerek; Güney Arabistan'a gelen leyleklere "Hacı" sıfatı yakıştırılarak "Hacı Baba" deniliyor. Cami minarelerine yuva yapmalarından dolayı da beyaz ihram giymiş hacılara benzetiliyor. Leyleklerin öldürülmeleri günah sayılarak hem Türk hem İslam kültüründe eti helal kılınmayan tek su kuşu olarak dikkati çekiyor. Aynı zamanda leyleğin yuva yaptığı ağacı veya evi ziyaretgah bilerek kesmemek ve yıkmamak gerektiğine inanılıyor. Bu sebeple leyleğe ve yuvasına zarar verilmez; zarar verildiğinde bu kişinin başına çeşitli belaların geleceği inancı hakim. Sürü halinde gelirse "bolluk" anlamına geliyor Leylek, Türk kültüründe mevsimle de alakalandırılmış ilkbaharın müjdecisi olarak kabul ediliyor. Bu anlamda leylek uzun kış günlerinin bittiği, ilkbaharın müjdecisi göçmen kuşların yuvaya dönmeye başladığı Nevruz'un da habercisi olarak biliniyor. Bereket anlamı yüklenen leylekle ilgili bazı inançlar da yaygın. Leyleklerin bir bölgede uzun süre kalması ya da bir yere sürü halinde gelmesi orada bolluk olacağına işaret ediyor. "Leyleği havada görmek" deyimi de çok gezen insanlara söyleniyor ve çok yolculuk yapacağına inanılıyor.

KEÇİLERİNE OLAN SEVGİSİNDEN DİZİLER YERİNE ONLARI İZLİYOR Haber

KEÇİLERİNE OLAN SEVGİSİNDEN DİZİLER YERİNE ONLARI İZLİYOR

Antalya’nın Serik ilçesinde yaşayan besici Hüseyin Sarı, keçilerine olan sevgisi nedeniyle ahırına kurduğu kamera sistemiyle keçilerini 7/24 cep telefonundan takip ediyor. Doğum anlarını anbean izleyen Sarı, yetim kalan bir oğlağa ise bebek gibi bakıyor. KEÇİ SEVGİSİNİ TEKNOLOJİYLE BULUŞTURDU Antalya’nın Serik ilçesinde hayvancılıkla uğraşan Hüseyin Sarı, keçilerine duyduğu sevgiyi teknolojiyle birleştirerek dikkat çekici bir sistem kurdu. Ahırına yerleştirdiği kamera düzeneği sayesinde sürüsünü günün her saati cep telefonundan izleyebilen Sarı, özellikle doğum dönemlerinde bu sistemin büyük avantaj sağladığını söyledi. Hayvancılığı yalnızca bir geçim kaynağı değil, yaşam biçimi olarak gördüğünü belirten Sarı, keçileriyle kurduğu bağı “keçi hastalığı” olarak tanımlıyor. 7/24 DİJİTAL TAKİP SİSTEMİ Ahırına kurduğu kamera sistemiyle evdeyken ya da dışarıdayken hayvanlarını kontrol edebildiğini belirten Hüseyin Sarı, teknolojinin doğum sürecinde önemli katkı sağladığını dile getirdi. Sarı, “Özellikle doğum sürecindeki keçiler için kamera sistemi hayati önem taşıyor. Yatıp kalkmalarından, gerilmelerinden doğumun yaklaştığını anlayabiliyorum. Bu sayede zamanında müdahale ederek kayıpların önüne geçiyoruz” dedi. Kamera sistemi sayesinde hem sürünün güvenliğini sağladığını hem de üretimde verimliliği artırdığını ifade eden Sarı, dijital takip uygulamasının kendisine büyük kolaylık sunduğunu söyledi. “FİLM YERİNE KEÇİLERİMİ İZLİYORUM” Evdeki en büyük eğlencesinin televizyon değil, ahırdaki kameralar olduğunu dile getiren Sarı, keçilerine olan bağlılığını şu sözlerle anlattı: “Televizyondaki dizi ya da filmler yerine zamanımın çoğunu kamera başında keçilerimi izleyerek geçiriyorum. Bu benim için bir tutku. Onları izlemek bana huzur veriyor.” YETİM OĞLAK AHIRIN MASKOTU OLDU Sürü içerisinde annesiz kalan bir oğlağa özel ilgi gösterdiğini anlatan Hüseyin Sarı, onu adeta bir bebek gibi büyüttüklerini söyledi. “Oğlağı günde üç öğün biberonla besliyoruz. Sabah, öğle ve akşam saat 10’da sütünü veriyoruz. Kendi çocuklarımdan ayırmıyorum. Acıktığında zaten sesini duyuruyor. Çocuklar da bana ‘onu bizden daha çok seviyorsun’ diyerek şaka yapıyor” ifadelerini kullandı. Yetim oğlağın ahırın maskotu haline geldiğini belirten Sarı, hayvan sevgisinin işinin en önemli parçası olduğunu vurguladı. MODERN HAYVANCILIKTA DİJİTAL DÖNÜŞÜM Uzmanlar, hayvancılıkta kamera ve dijital takip sistemlerinin özellikle doğum süreçlerinde erken müdahale imkânı sunduğunu, bu sayede yavru kayıplarının azaltılabildiğini belirtiyor. Hüseyin Sarı’nın uygulaması da küçük ölçekli işletmelerde teknolojinin nasıl verimli kullanılabileceğine örnek gösteriliyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.