#Tanık

- Tanık haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Tanık haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

ŞÜPHE ÜZERİNE YERLEŞTİRİLEN KAMERA BEBEĞE ŞİDDETİ DOĞRULADI Haber

ŞÜPHE ÜZERİNE YERLEŞTİRİLEN KAMERA BEBEĞE ŞİDDETİ DOĞRULADI

Antalya’da bir yaşındaki kız bebeğin annesi tarafından darbedildiği anların, babanın şüphe üzerine eve yerleştirdiği güvenlik kamera'sıyla ortaya çıkmasının ardından açılan davada ilk duruşma görüldü. Mahkeme, tutuklu sanığın akıl sağlığının tespiti için sağlık raporu alınmasına ve tutukluluk halinin devamına karar verdi. ŞİDDET İDDİASI GİZLİ KAMERAYLA ORTAYA ÇIKTI Olay, baba Osman Vesek’in bebeğinin vücudundaki morluklardan şüphelenmesi üzerine eve güvenlik kamerası yerleştirmesiyle gün yüzüne çıktı. Kamera kayıtlarında, annenin bebeğe defalarca tokat attığı, terlikle vurduğu ve ayaklarından tutarak koltuğa fırlattığı anlar yer aldı. Görüntülerin ardından baba Vesek, Fas uyruklu eşi İmane Moti hakkında Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulundu. Gözaltına alınan sanık, çıkarıldığı mahkemece tutuklandı. ADLİ TIP RAPORU DOSYAYA GİRDİ Soruşturma kapsamında hazırlanan iddianamede, adli tıp raporuna da yer verildi. Raporda, bebeğin: Sol yanağı ve dudak çevresinde kızarıklıklar Kol ve el sırtında morluklar Vücudunun çeşitli bölgelerinde darp izleri bulunduğu belirtildi. Yaralanmaların hayati tehlike oluşturmadığı ancak darp sonucu meydana geldiği kaydedildi. Savcılık, bebeğin kendini savunamayacak yaşta olması, şiddetin farklı günlerde tekrarlanması ve süreklilik göstermesi nedeniyle eylemlerin “altsoya ve çocuğa karşı eziyet” kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı. İLK DURUŞMA GÖRÜLDÜ Dava, Antalya 34. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Duruşmaya tutuklu sanık İmane Moti, müşteki baba Osman Vesek ve taraf avukatları katıldı. Mahkeme başkanının kamera görüntülerine ilişkin soruları üzerine savunma yapan sanık, "Psikolojim bozuldu, çok pişmanım. Emniyette izleyince ne yaptığımı anladım" ifadelerini kullandı. BABA YAŞANAN SÜRECİ ANLATTI Duruşmada ifade veren baba Osman Vesek, bebeğin doğumundan sonra yaşanan süreci ayrıntılarıyla anlattı. Eşinin bebeğiyle birlikte bir süre Fas’ta kaldığını, Türkiye’ye döndükten sonra çocuğun sağlık sorunları yaşadığını belirten Vesek, şüphelerinin artması üzerine eve gizli kamera kurdurduğunu söyledi. Vesek, "Kamera öncesinde de kızımın vücudunda kızarıklıklar vardı. Bana ‘sivrisinek ısırığı’ ve ‘düştü’ deniliyordu" dedi. TANIK DİNLENDİ, TALEPLER REDDEDİLDİ Duruşmada dinlenen bir tanık, sanığı daha önce bebeğe tokat atarken gördüğünü iddia etti. Sanık ise bu beyanları reddetti. Müşteki avukatının pedagog incelemesi ve suç vasfının değiştirilmesine yönelik talepleri mahkemece kabul edilmedi. MAHKEMEDEN ARA KARAR Mahkeme heyeti, sanığın akıl sağlığının tespiti için sağlık raporu alınmasına, tutukluluk halinin devamına ve duruşmanın ertelenmesine karar verdi. Ayrıca dosyaya ek kamera görüntüleri de alındı. "KIZIM GECELERİ KORKARAK UYANIYOR" Duruşma sonrası adliye önünde açıklama yapan baba Osman Vesek, kızının psikolojik durumuna dikkat çekerek şunları söyledi: "Kızım geceleri korkarak uyanıyor, bağırıyor, zaman zaman kendine vuruyor. Bunun annesinden gördüğü şiddete bağlı olduğunu düşünüyorum."

BAL TENEKELERİNDE MADDE YAKALANDI: EV TEKLİF ETTİLER İDDİASI Haber

BAL TENEKELERİNDE MADDE YAKALANDI: EV TEKLİF ETTİLER İDDİASI

Kayseri’de bal tenekeleri içerisine gizlenmiş 10 kilo 250 gram sıvı uyuşturucu ile yakalanarak tutuklanan sanık H.A., ilk kez hakim karşısına çıktı. Sanık savunmasında, balları teslim eden kişinin, isim vermemesi karşılığında kendisine ev almayı teklif ettiğini ve para gönderdiğini öne sürdü. KÖPEK JACK BULDU, OTOBÜSTE YAKALANDI Olay, geçtiğimiz yıl Nisan ayında meydana geldi. Kayseri İl Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele ve İstihbarat Şube ekiplerinin ortak çalışmasında, şehirlerarası otobüste yapılan aramada narkotik köpeği Jack, yolculuk esnasında taşınan bal tenekeleri içine gizlenmiş uyuşturucu maddeyi tespit etti. Yapılan incelemede, tenekelerde 10 kilo 250 gram sıvı uyuşturucu bulundu. Olayla ilgili H.A. gözaltına alınıp tutuklandı. "BALLAR BANA AİT DEĞİL, İSİM VERMEYEYİM DİYE PARA YOLLADILAR" Kayseri 7. Ağır Ceza Mahkemesi'nde hakim karşısına çıkan H.A., balların kendisine uzaktan akrabası M.G. tarafından verildiğini söyledi. H.A., ifadesinde şu iddialarda bulundu: "Ballar İran uyruklu M. adlı kişiye aitti. M.G., bunları onların gelip teslim alacağını söyledi. İçinde uyuşturucu olduğunu bilmiyordum. Gözaltına alındıktan sonra kardeşimi arayan M.G., isim vermemem karşılığında bana ev almayı teklif etti ve para gönderdi." SEGBİS’LE BAĞLANAN TANIK İDDİALARI REDDETTİ Duruşmaya Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) ile katılan M.G. ise bu iddiaları yalanladı. Gönderilen paranın, H.A.'nın kardeşinin borç istemesi nedeniyle gönderildiğini öne sürdü. AVUKATTAN “KOMPLO” SAVUNMASI H.A.’nın avukatı, sanığın kardeşinin tanık olarak dinlenmesini talep etti. Müvekkilinin bir komplonun içinde kaldığını, piyon olarak kullanıldığını savundu. Mahkeme heyeti, eksiklerin giderilmesi için duruşmayı ileri bir tarihe erteledi.

ELİF KUMAL'IN KAYBOLMASINA DAİR YENİ DETAYLAR ORTAYA ÇIKTI Haber

ELİF KUMAL'IN KAYBOLMASINA DAİR YENİ DETAYLAR ORTAYA ÇIKTI

Balıkesir’in Erdek ilçesinde yer alan Kapıdağ Yarımadası’ndaki Yukarıyapıcı Göleti çevresinde kamp yaptığı sırada kaybolan Elif Kumal’dan 7 gündür haber alınamıyor. Arama kurtarma çalışmaları sürerken, kaybolduğu gece bölgede kamp yapan gençlerin tanıklıkları dikkat çekti. SİLAH SESLERİ DUYDUK, ARDINDAN BİRİ KOŞARAK YANIMIZA GELDİ Kayıp vakasının yaşandığı Cumartesi gecesi, göletin alt kısmında kamp yapan beş kişilik bir grup, Elif Kumal’ın kamp alanına yaklaşık 2,5 ila 3 kilometre uzaklıktaydı. Gençlerden biri, gece boyunca silah sesleri ve araç hareketliliğine tanık olduklarını belirtti. Genç tanık, o gece yaşadıklarını şu ifadelerle anlattı: "Saat 21.30 civarında uzun süren silah sesleri duyduk. Yaklaşık yarım saat kadar sürdü. Ardından müzik sesleri geldi. Saat 23.30-00.00 arasında üzerindeki gri eşofman takımıyla biri koşarak yanımıza geldi. Bir aracın kaybolduğunu söyledi. Bizden bir aracın geçip geçmediğini sordu. Görmediğimizi söyleyince 'Of aga ya, of' diyerek geri döndü". "İki farklı araç gördük, biri off-road donanımlıydı" Gençler, ilerleyen saatlerde bölgede araç hareketliliği yaşandığını da kaydetti. Görgü tanığı, 15-20 dakika arayla iki farklı aracın Yukarıyapıcı yoluna yöneldiğini söyledi: "İlk olarak sarı farlı bir araç geçti. Sonra beyaz, off-road donanımlı bir araç gördük. O araç bir süre bölgede dolaştıktan sonra tekrar yanımızdan geçerek uzaklaştı". "Bize kayıp bilgisi verilseydi hemen harekete geçerdik" Gençler, yaşanan olayın ertesi günü Elif Kumal’ın kaybolduğunu öğrendiklerini ve olay anında bu durumu bilmedikleri için müdahalede bulunamadıklarını belirtti. "Bize sadece bir aracın kaybolduğu söylendi. Kayıp bir kadın olduğunu bilseydik farklı davranırdık. Koşarak gelmesi olağandışı görünmedi. Bu nedenle çok acil bir durum olduğunu düşünmedik" ifadelerini kullandılar. ARAMA ÇALIŞMALARI 7’NCİ GÜNÜNDE DEVAM EDİYOR Elif Kumal’ın kaybolmasının üzerinden yedi gün geçti. Bölgede sürdürülen arama kurtarma çalışmalarına AFAD öncülüğünde jandarma, polis, su altı arama ekipleri ve gönüllü sivil toplum kuruluşları katılıyor. Gölet çevresinde karadan, havadan ve su altından tarama faaliyetleri sürüyor.

İŞ ADAMININ ÖLÜMÜNE DAİR DAVADA KIVANÇ TATLITUĞ DİNLENECEK Haber

İŞ ADAMININ ÖLÜMÜNE DAİR DAVADA KIVANÇ TATLITUĞ DİNLENECEK

Balıkesir’in Erdek ilçesi açıklarında parçalanmış halde teknesi bulunan ve 19 gün süren arama çalışmalarının ardından cansız bedenine ulaşılan iş adamı Halit Yukay’ın ölümüne ilişkin davada yeni bir gelişme yaşandı. Mahkeme, ünlü oyuncu Kıvanç Tatlıtuğ’un tanık olarak dinlenmesine karar verdi. 68 METRE DERİNLİKTE BULUNMUŞTU Yalova’dan Bozcaada’ya gitmek üzere 4 Ağustos’ta denize açılan ve ‘Graywolf’ adlı teknesi parçalanmış halde bulunan Yukay’ın cenazesi, 19 gün sonra Erdek açıklarında 68 metre derinlikte tespit edilmiş, 30 günün ardından TCG Alemdar gemisi dalgıçları tarafından çıkarılmıştı. KRİMİNAL EŞLEŞME: KURU YÜK GEMİSİ İLE TEMAS Soruşturma kapsamında, Yukay’ın teknesine çarptığı değerlendirilen ‘Arel 7’ adlı kuru yük gemisinin radar ve kamera kayıtları incelendi. Geminin baş kısmında tespit edilen sürtme izleriyle tekne parçalarından alınan boya örneklerinin kriminal rapora göre eşleştiği bildirildi. KAPTAN İÇİN 9 YILA KADAR HAPİS TALEBİ ‘Arel 7’ kaptanı Cemal Tokatlıoğlu, olayın ardından tutuklanmış ancak daha sonra tahliye edilmişti. İddianamede kaptan için 3 yıldan 9 yıla kadar, gemi yetkilisi ve mürettebat için ise “yardım ve bildirim yükümlülüğünü yerine getirmeme sonucu ölüme neden olma” suçundan 1 ile 3 yıl arasında hapis cezası talep ediliyor. 11 SAAT SÜREN DURUŞMA, YENİ TANIKLAR DİNLENECEK Erdek 2. Asliye Ceza Mahkemesi’nde yaklaşık 11 saat süren duruşmada taraf avukatları arasında zaman zaman gerginlik yaşandı. Kaptan Tokatlıoğlu, çarpma iddialarını kabul etmeyerek “baskı altında ifade verdiğini” öne sürdü. Mahkeme, kaptanın yurt dışı yasağının devamına karar verirken, Yukay ile son görüşen isim olduğu belirtilen Kıvanç Tatlıtuğ’un tanık olarak dinlenmesi için müzekkere yazılmasına hükmetti. Ayrıca Yukay’ın eşi Rania Stypa Yukay’ın SEGBİS yoluyla ifadesine başvurulacak. Eksik evrakların tamamlanması beklenirken, duruşma ileri bir tarihe ertelendi.

BOŞANDIĞI EŞİNİ SOKAK ORTASINDA KATLEDEN SANIĞA MÜEBBET Haber

BOŞANDIĞI EŞİNİ SOKAK ORTASINDA KATLEDEN SANIĞA MÜEBBET

Denizli’de boşandığı eski eşini sokak ortasında boğazını keserek öldürdüğü, yanında bulunan erkek arkadaşını ise ağır yaraladığı iddia edilen sanık hakkında müebbet hapis cezası talep edildi. Cinayete ilişkin güvenlik kamerası görüntüleri ilk duruşmada izletildi. DAVA DENİZLİ 2. AĞIR CEZA MAHKEMESİ’NDE BAŞLADI Denizli 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davanın ilk duruşmasına tutuklu sanık M.K., ağır yaralanan müşteki Hüseyin Ç., maktul Hatice Ünlü’nün yakınları, taraf avukatları ve tanıklar katıldı. Cumhuriyet Savcılığı tarafından hazırlanan iddianamede, sanık M.K. hakkında “kasten öldürme” suçundan müebbet hapis cezası talep edildi. SANIK: “KENDİMİ KAYBETTİM” Yaklaşık 1,5 saat süren savunmasında sanık M.K., Hatice Ünlü ile yaşadıkları sorunlar nedeniyle boşandıklarını, ancak çocuklar sebebiyle iletişimin devam ettiğini söyledi. Sık sık tartışma yaşadıklarını öne süren sanık, cinayetten bir gün önce çocuklara yönelik bazı davranışlar nedeniyle öfkelendiğini anlattı. Olay anına ilişkin ise, "Kendimi kaybettim" savunmasını yaptı. AĞIR YARALI MÜŞTEKİ SALDIRIYI ANLATTI Olayda ağır yaralanan Hüseyin Ç., duruşmadaki ifadesinde sanığın elinde bıçakla koşarak yanlarına geldiğini, herhangi bir konuşma olmadan doğrudan Hatice Ünlü’ye saldırdığını söyledi. Kendisine de saldırıldığını belirten müşteki, yardım istemek için uzaklaştığını, bu sırada sanığın saldırıyı sürdürdüğünü ifade etti. Hüseyin Ç., sanığın Hatice Ünlü’yü yerde sürüklediğini, saçlarından tutarak başını geriye çektiğini ve boğazını keserek öldürdüğünü iddia etti. GÜVENLİK KAMERASI GÖRÜNTÜLERİ MAHKEMEDE İZLENDİ Duruşmada cinayet anına ait güvenlik kamerası görüntüleri izletildi. Salondaki bazı katılımcıların görüntülere bakamadığı gözlenirken, sanığın da görüntüler izlenirken başını öne eğdiği görüldü. Cumhuriyet Savcılığı, sanıktan “canavarca hisle ve tasarlayarak öldürme” suçlamaları yönünden ek savunma alınmasını talep etti. DURUŞMA ERTELENDİ Mahkeme heyeti, sanık ve maktulün ortak çocuklarının uygun koşullarda dinlenmesine karar verirken, tanık dinlenmesi talebini reddetti. Sanığın tutukluluk halinin devamına hükmeden mahkeme, duruşmayı 14 Nisan tarihine erteledi. OLAYIN GEÇMİŞİ Olay, 12 Nisan 2025’te Pamukkale ilçesi Kuşpınar Mahallesi Lise Caddesi’nde meydana geldi. İddiaya göre, Hatice Ünlü (42), boşandığı eşi M.K. (42) tarafından bıçaklanarak öldürüldü. O sırada yanında bulunan ve erkek arkadaşı olduğu belirtilen Hüseyin Ç. (42) ise ağır yaralandı.

GÜLLÜ’NÜN KIZININ ARKADAŞI SULTAN'IN İFADESİ ORTAYA ÇIKTI Haber

GÜLLÜ’NÜN KIZININ ARKADAŞI SULTAN'IN İFADESİ ORTAYA ÇIKTI

Yalova’daki evinin terasından düşerek hayatını kaybeden sanatçı Güllü’nün ölümüyle ilgili yürütülen soruşturmada, olay sırasında evde bulunan arkadaşı Sultan Nur Ulu’nun mahkemede verdiği ifade ortaya çıktı. 26 Eylül tarihinde Yalova’nın Çınarcık ilçesinde meydana gelen olayda, ünlü sanatçı Güllü, kapalı terastaki pencereden düşerek yaşamını yitirmişti. Olayla ilgili yürütülen soruşturma kapsamında Güllü’nün kızı Tuğyan Ülkem Gülter “tasarlayarak yakın akrabayı öldürmek” suçlamasıyla tutuklanırken, olay sırasında evde bulunan Sultan Nur Ulu hakkında ise ev hapsi kararı verilmişti. “ANNE VE KIZ OYNUYORDU, BİR ANDA DÜŞTÜ” Mahkemede tanık sıfatıyla ifade veren Sultan Nur Ulu, olay günü Tuğyan Gülter ile birlikte Yalova’ya geldiklerini, yemek yedikten sonra film izlediklerini ve müzik eşliğinde eğlendiklerini anlattı. Ulu, dans ettikleri sırada Güllü’nün de odaya geldiğini, bir süre birlikte eğlendiklerini söyledi. Ulu ifadesinde, Güllü’nün camın bulunduğu tarafa yöneldiği sırada Tuğyan Gülter’in annesinin arkasından bacaklarına doğru sarılarak hafif yukarı çektiğini gördüğünü belirterek, “Bu hareketten hemen sonra Gül anne düştü. Düşüş anını gördüm” dedi. “KOŞ DİYE BAĞIRDI, AĞLAR GİBİ YAPTI” Olayın ardından Tuğyan Gülter’in “Koş” diye bağırarak ağlar gibi davrandığını ifade eden Ulu, kendisinin ise şok yaşadığı için tepki veremediğini söyledi. Daha sonra hastaneye götürüldüklerini ve aynı ambulansla sevk edildiklerini aktardı. “KORKTUĞUM İÇİN KİMSEYE ANLATAMADIM” Olay sonrası yaşadıklarını da anlatan Sultan Nur Ulu, Gülter ailesinin güçlü bir aile olduğunu düşündüğü için korktuğunu ve gördüklerini kimseye anlatamadığını söyledi. Ulu, “Bana ‘Ben yanarsam ikimiz de yanarız’ dedi. Bu sözleri, annesinin itildiğini gördüğüm için söylediğini düşünüyorum” ifadelerini kullandı. “OLAYDAN SONRA NEDENİNİ ANLATTI” Ulu, Tuğyan Gülter’in olaydan sonra annesiyle yaşadığı kırgınlıkları kendisine anlattığını, ancak daha önce böyle bir olaya ya da planlamaya hiç şahit olmadığını belirtti. “Tuğyan’ın annesini öldürmek için önceden bir plan yaptığını görmedim” diyen Ulu, yaşananların ardından büyük korku yaşadığını ifade etti. Güllü’nün ölümüyle ilgili adli soruşturma sürerken, mahkemeye yansıyan bu ifadelerin dosyada önemli bir yer tuttuğu öğrenildi.

İKİ KARDEŞ VE BABAANNELERİNİ ÖLDÜREN SANIK: KASAP MIYIM BEN? Haber

İKİ KARDEŞ VE BABAANNELERİNİ ÖLDÜREN SANIK: KASAP MIYIM BEN?

Zonguldak’ta aralarında husumet bulunan akrabaları iki kardeş ve babaannelerini bıçaklayarak öldürdüğü iddia edilen sanık, ağırlaştırılmış müebbet hapis istemiyle hakim karşısına çıktı. Sanık, kendisini savunduğunu öne sürerek suçlamaları reddetti. OLAY KÖROĞLU KÖYÜ’NDE MEYDANA GELDİ Merkeze bağlı Köroğlu köyünde yaşanan olayda, sanık Erdeniz K.’nın kardeşinin köy kahvesinde darp edilmesinin ardından iki aile arasında husumet oluştu. 21 Temmuz günü Halil Can Köroğlu (24) ile kardeşi Emirkan Köroğlu (18), bir düğünden dönerken Erdeniz K. ile karşılaştı. Çıkan tartışmanın kavgaya dönüşmesi üzerine Erdeniz K., iki kardeşi ve babaanneleri Nazmiye Köroğlu’nu (75) bıçakladı. ÜÇ KİŞİ HAYATINI KAYBETTİ Olay yerine sevk edilen sağlık ekipleri tarafından hastaneye kaldırılan babaanne ve iki torun, yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı. Zanlı Erdeniz K. ise kısa sürede yakalanarak tutuklandı. “KASAP MIYIM, CANİ MİYİM?” DİYE SAVUNDU Zonguldak 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davanın ilk duruşmasında sanık Erdeniz K., kendisine saldırıldığını iddia ederek, “Beni yere yatırıp boğmaya çalıştılar, nefessiz kaldım. Kurtulmak için bıçakladım. Kasap mıyım, cani miyim durduk yere yapayım, savunmak içindi” sözleriyle kendini savundu. TANIKLAR VE AİLELER DİNLENDİ Duruşmada 12 tanık dinlenirken, görgü tanıklarından biri sanığın boğazının sıkıldığını ve yere düşürüldüğünü iddia etti. Hayatını kaybeden kardeşlerin annesi Fatma Köroğlu ise sanığın savunmasına tepki göstererek, “Kendini kurtarmak isteseydi koluna ya da bacağına vururdu, kalbinden bıçakladı” dedi. DURUŞMA ERTELENDİ Mahkeme heyeti, sanığın tutukluluk halinin devamına karar vererek dosyadaki eksikliklerin giderilmesi için duruşmayı ileri bir tarihe erteledi.

GÜMÜŞÇÜ ESNAFI CİNAYETİNE MÜEBBET HAPİS Haber

GÜMÜŞÇÜ ESNAFI CİNAYETİNE MÜEBBET HAPİS

Maktulün avukatı Kenan Demirezen, sanığın kız arkadaşının da tanık olarak dinlendiğini belirterek, mahkemedeki ifadesinde maktulün kendisine yönelik herhangi bir sarkıntılıkta bulunmadığını, onu işinde gücünde biri olarak tanıdığını söyledi. Olay, 8 Temmuz 2024 tarihinde Buca ilçesi Şirinyer Mahallesi Menderes Caddesi'nde meydana gelmişti. Edinilen bilgiye göre, gümüşçü esnafı Hasan Çınar (45), iş yerine kız arkadaşıyla birlikte gelen B.T.'nin (30) pompalı tüfekli saldırısına uğradı. Saldırının ardından çevredeki vatandaşların ihbarı üzerine olay yerine polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Saldırıda ağır yaralanan esnaf Hasan Çınar, ambulans ile Buca Seyfi Demirsoy Eğitim ve Araştırma Hastanesine kaldırıldı. Talihsiz adam hastanede yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı. Olay yerinden kaçan B.T., polis ekipleri tarafından suç aletiyle birlikte cinayeti işlediği dükkanın yakınlarında yakalanmıştı. Çınar'ın cenazesi, İzmir Adli Tıp Kurumu morgundaki otopsi işlemlerinin ardından Bornova'da bulunan Işıkkent Çarşı Camisi'ne getirildi. Namazın ardından Çınar'ın cenazesi, götürüldüğü Işıkkent Mezarlığı'na defnedildi. MÜEBBET HAPİS Gümüşçü esnafı Hasan Çınar'ın ölümüyle ilgili görülen davada, 23 Ekim'de beşinci duruşma yapıldı. Duruşmada hakim karşısına çıkan sanık B.T. hakkında karar açıklandı. Mahkeme, sanığın Hasan Çınar'a yönelik eylemini bir bütün halinde değerlendirdiğinde, fiilin kasten öldürme suçunu oluşturduğunu belirledi. Bu kapsamda, B.T. sabit bulunan eylemine uyan TCK 81/1 maddesi gereğince müebbet hapis cezasına çarptırıldı. SANIĞIN AKIL SAĞLIĞI YERİNDE Maktulün avukatı Kenan Demirezen, davayla ilgili açıklamalarda bulunarak, "Gümüşçü olarak faaliyet gösteren Hasan Çınar, aynı bölgede esnaflık yapan ve kuyumcu tamiri işiyle uğraşan bir kişi tarafından pompalı silahla ateş edilerek öldürüldü. Sosyal medya ve bazı ulusal basında olayın başlangıçta sanığın kız arkadaşına yönelik bir sarkıntılık nedeniyle gerçekleştiği yönünde haberler yer alsa da, yargılama sürecinde bunun doğru olmadığı ortaya çıktı. Yargılama boyunca sanığın uyuşturucu madde kullandığı, bu konuda sabıkasının bulunduğu ve akıl sağlığının yerinde olmadığı yönünde iddialar bulunduğu görülmüş; ancak adli tıp raporunda akıl sağlığının yerinde olduğu tespit edildi. Maktulün sanığın kız arkadaşına yönelik herhangi bir sarkıntılık eylemi olmadığı, aksine çevredeki esnaflarla birlikte sanığı uyuşturucu bağımlılığından ve kötü alışkanlıklarından kurtarmak amacıyla iyi niyetle telkinlerde bulunduğu belirlendi. Tanık beyanları da bu yönde olup iddiaları destekledi" sözlerini kullandı. İNDİRİMSİZ MÜEBBET HAPİS CEZASI İzmir 19. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen davanın beşinci duruşmasında kararın çıktığını aktaran Demirezen, "Yargılama sonucunda mahkeme, sanığa hiçbir indirim uygulanmadan müebbet hapis cezası verdi. Ayrıca olay sırasında orada bulunan sanığın kız arkadaşı da tanık olarak dinlenmiş ve hem savcılıktaki hem mahkemedeki ifadelerinde maktulün kendisine yönelik herhangi bir sarkıntılıkta bulunmadığını, onu kendi işinde gücünde, efendi bir insan olarak tanıdığını belirtti. Böylece sarkıntılık iddiası tamamen çürütüldü. Yerel mahkemenin hiçbir indirim uygulamadan verdiği bu karar, maktul Hasan Çınar'ın ailesinin adalete olan inancını güçlendirdi. Süreç istinaf mahkemesinde devam edecek olsa da, adaletin yerini bulduğunu düşünüyor ve benzer eylemlerin de hiçbir indirim yapılmadan cezalandırılması temennisinde bulunuyoruz" ifadelerini kullandı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.