#Tarih

- Tarih haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Tarih haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

TÜRKİYE YÜZYILI MAARİF MODELİNİ DUVARLARA RESMETTİ Haber

TÜRKİYE YÜZYILI MAARİF MODELİNİ DUVARLARA RESMETTİ

Bursa’nın İnegöl İlçesi’nde İnegöl Belediyesi Özel Eğitim Uygulama Merkezi’nde Görsel Sanatlar öğretmeni olarak görev yapan işitme ve konuşma engelli Muhammet Nurbiçer, Milli Eğitim Bakanlığı tarafından hazırlanan Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli müfredatını hayal gücü ile İnegöl Milli Eğitim Müdürlüğü’nün duvarına resmetti. Resimde Türkiye’ye tarihinde geçmişten bugüne önemli yer edinen bilim adamları, Türk örf ve adetleri, ahlak-değer-erdem çerçevesi ile çok sayıda eğitici bilgi yer aldı. Ayrıca çizilen resimde ki haritalandırmada ayrıca Milli Eğitim Bakanlığı müfredatında 2024 yılında kaldırılan Asya kelimesi yerine Türkistan kelimesi yer aldı. İnegöl Turgutalp Lisesi’nde eğitim gören 10’uncu sınıf öğrencilerine tarih öğretmeni resim üzerinden ders anlattı. Resim çalışmasının 4 ay sürdüğünü belirten Muhammet Nurbiçen(30), "Bu çalışmalar öğrencilerin tarihi ve kültürel anlamda gelişimine katkı sunuyor" ifadelerini kullandı. Nurbiçer konuşmasının devamında, "Okullarda boş bulduğu duvarlara tarihi konuları ele alan resimler çizdiğini belirten öğretmen Muhammet Nurbiçer, " İlçe Milli Eğitim Müdürlüğümüzün böyle anlamlı projesinde yer almak benim için büyük mutluluk oldu. Türkiye 100 yılı Maarif Modeli için hazırladığımız bu resim çalışması bu modeli tanıtmayı amaçlıyor. Sanata ve sanatçıya eğitim veren Milli Eğitim Müdürümüze teşekkür ederim. Bu tür çalışmalar öğrencilerimizin tarihi ve kültürel anlamda gelişimi açısından çok kıymetli. Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan ve eşi sayın Emine Erdoğan hanımefendiye de bir portre hazırladım kendilerine hediye etmek istiyorum. Bu resim çalışmasını bitirmek için 4 aydır mesai saatleri dışında çalışıyorum" dedi. İnegöl İlçe Milli Eğitim Müdürü Halil İbrahim Zengin ise, "Bakanlığımızın ortaya koyduğu maarif modeli kapsamında İnegöl İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü olarak ne yapabiliriz diye düşündük ve gerçekten yetenekli öğretmen olan Muhammet Nurbiçer’in yapmış olduğu eserlerden yararlanmak istedi ve bu modeli somutlaştırdık. Köklerden Geleceğe mottosu ile Erdem-Değer-Ahlak çerçevesinde Türkiye Yüzyılı Maarif Modelini resmettik. Burada geçmişten geleceğe, köklerden geleceğe mottosu ile geçmişte ki bilim adamları ile günümüz bilim adamlarını Erdem-Değer- Ahlak çerçevesinde birleştirdik. Harika bir resim oldu. Bu resimde aynı zamanda 10. Sınıflar tarih kitabımızın içerisinde yer Balkanlardan Türkistan’a kadar yer alan haritayı da resmettik. İlçemizde ki öğrenciler buraya gelerek derslerini burada somutlaştırılmış olan model üzerinde işlemektedirler. Emeği geçen öğretmenimize teşekkür ediyorum" dedi.

OSMANGAZİ BELEDİYESİ BURSA TARİHİNİ MASAYA YATIRDI Haber

OSMANGAZİ BELEDİYESİ BURSA TARİHİNİ MASAYA YATIRDI

Osmangazi Belediyesi ev sahipliğinde düzenlenen “Bursa’nın Yedi Yüzü: Fetihten Cumhuriyet’e Sempozyumu”, Bursa’nın köklü tarihini bilimsel perspektifle ele aldı. YIL ETKİNLİKLERİ KAPSAMINDAOsman Gazi’yi Anma ve Bursa’nın Fethi Etkinlikleri kapsamında gerçekleştirilen sempozyum, Panorama 1326 Bursa Fetih Müzesi’nde yoğun katılımla tamamlandı. İki gün süren etkinlikte 28 akademisyen, kentin fetihten Cumhuriyet’e uzanan tarihsel dönüşümünü çok yönlü olarak değerlendirdi. AKADEMİK BULUŞMA Toplam altı oturumda gerçekleştirilen sempozyumda; tarih, sanat, sosyoloji ve şehircilik gibi farklı disiplinlerden sunumlar yapıldı. Bursa’nın sosyal, kültürel ve ekonomik değişimi bilimsel veriler ışığında ele alınırken, kentin “yedi yüzü” farklı temalar üzerinden incelendi. BİLDİRİLER KİTAPLAŞTIRILACAK Sempozyum sonunda yapılan değerlendirme oturumunda, sunulan bildirilerin derlenerek kitap haline getirileceği açıklandı. Ege Üniversitesi’nden Gürer Gülsevin başkanlığında gerçekleştirilen oturumda, Bursa Uludağ Üniversitesi’nden akademisyenler sempozyuma ilişkin kapsamlı değerlendirmelerde bulundu. “BURSA’NIN DÖNÜŞÜMÜNE IŞIK TUTTUK” Düzenleme Kurulu Başkanı Yusuf Ziya Karaaslan, sempozyumda Bursa’nın mimariden şehirleşmeye, dini yapıdan toplumsal yaşama kadar pek çok alanda geçirdiği büyük dönüşümün ele alındığını belirtti. “SEMPOZYUM MARKA HALİNE GELDİ” Hatice Şahin ise etkinliğin her yıl gelişerek devam ettiğini vurgulayarak, farklı disiplinlerden katkıların sempozyumu daha zengin hale getirdiğini ifade etti. “AMACINA ULAŞTI” Gürer Gülsevin, Türkiye’nin farklı bölgelerinden gelen akademisyenlerin katkılarıyla sempozyumun hedeflerine ulaştığını belirtti. “BİLGİ BİRİKİMİ BURSA’YA KAZANDIRILDI” Sezai Sevim de sempozyumda ortaya konulan akademik birikimin Bursa’nın geleceğine ışık tutacağını ifade etti.

BURSA'NIN FETHİNE ULUSLARARASI BAKIŞ Haber

BURSA'NIN FETHİNE ULUSLARARASI BAKIŞ

Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin düzenlediği ‘Bursa’nın Fethi’nin 700. Yılı Uluslararası Sempozyumu’nda, yerli ve yabancı akademisyenler tarafından 14. yüzyıl Bursa’sı tarihi, kültürel ve siyasal boyutlarıyla ele alınıyor. Osmanlı Devleti’nin ilk başkenti olan ve erken dönem Osmanlı mimarisinin seçkin örneklerine ev sahipliği yapan payitaht Bursa’nın fethinin 700. yılı, Bursa Büyükşehir Belediyesi tarafından yıl boyunca çeşitli etkinliklerle 17 ilçede kutlanıyor. Etkinlikler kapsamında Kent Tarihi, Tanıtım ve Turizm Dairesi Başkanlığı tarafından Türkiye Bilimler Akademisi (TÜBA), Türk Tarih Kurumu (TTK) ve Bursa Uludağ Üniversitesi iş birliğiyle Atatürk Kültür Merkezi Merinos Yerleşkesi’nde ‘Bursa’nın Fethi’nin 700. Yılı Uluslararası Sempozyumu’ düzenleniyor. Bursa’nın fethinin yıl dönümünün kutlandığı 6 Nisan haftası öncesinde gerçekleştirilen sempozyumda, Türkiye, Hollanda, Sırbistan, İngiltere, İtalya ve Amerika’dan alanında yetkin 48 akademisyen ve araştırmacı bir araya geliyor. 3-5 Nisan tarihleri arasında düzenlenen programda, toplamda 13 oturum yapılarak 40 bildiri sunulacak. İlk dört oturum, Osmanlı tarihine önemli katkılar sunmuş değerli bilim insanları Halil İnalcık, Robert Ousterhout, Yusuf Oğuzoğlu ve yakın zamanda vefat eden İlber Ortaylı anısına gerçekleştiriliyor. Yıldırım Bayezid Salonu’ndaki açılış töreninde Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey’i temsilen konuşan Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Mehmet Yıldız, sempozyumla köklü bir medeniyetin doğuşuna tanıklık eden Bursa’nın 700 yıllık hafızasını anlamayı, anlatmayı ve geleceğe taşımayı amaçladıklarını söyledi. Bursa’nın tarih boyunca ticaretin, kültürün ve medeniyetin kesişim noktalarından biri olduğunu hatırlatan Mehmet Yıldız, güçlü mirası bilimsel, kültürel ve sanatsal çalışmalarla yeniden yorumladıklarını ifade etti. Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin yıl boyunca çok yönlü ve kapsamlı bir etkinlik programı yürüttüğünü hatırlatan Yıldız, "Yürüttüğümüz projelerle, geçmiş ile gelecek arasında güçlü bir bağ kurmayı hedefliyoruz. Sempozyum da çalışmaların en önemli ve en güçlü ayaklarından biridir. Bilimsel üretimin ve akademik paylaşımın bu tür buluşmalarla güçlenmesinin, kent hafızasının korunması ve gelecek kuşaklara aktarılması açısından son derece önemli olduğuna inanıyoruz. Bursa’nın Fethi’nin 700. yılı hepimize kutlu olsun. Köklerimizden aldığımız güçle, ortak akılla ve dayanışmayla geleceğe birlikte yürüyoruz" dedi. Bursa Uludağ Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Cafer Çiftçi ise, Bursa’nın yaklaşık 8500 yıllık bir tarihi birikimi barındırdığını dile getirdi. Birçok farklı topluma ve kültüre ev sahipliği yapan şehre en fazla 700 yıllık Türk varlığının damga vurduğunu anlatan Çiftçi, 1326 yılında Orhan Bey tarafından fethedilen Bursa’nın kısa sürede büyüyüp önemli bir kültür ve ticaret merkezi haline geldiğini aktardı. Danışma Kurulu adına konuşan Prof. Dr. İsmail Yaşayanlar da Bursa’nın Osmanlı için çok önemli bir kent ve mihenk taşı olduğunu belirtti. Osmanlı’nın ilk payitahtı olan Bursa’nın 700 yıllık tarihi birikiminin sempozyumda konuşulacağını anlatan Yaşayanlar, katkı sunan herkese teşekkür etti. Program konuşmaların ardından açılış oturumuyla devam etti. Moderatörlüğünü Prof. Dr. Cafer Çiftçi’nin üstlendiği bölümde Prof. Dr. Mehmet Öz, Prof. Dr. Murat Keçiş, Doç. Dr. Hasan Yılmazyaşar ve Prof. Vedat Turğut tarafından Bursa’nın fethi tarihi bakış açılarıyla değerlendirildi. Bizans İmparatorluğu, haçlı seferleri, Osmanlı beyliğinin ortaya çıkış süreci, Moğol istilası ve Orta Doğu hakkında da bilgi veren akademisyenler, Osmanlı’nın bölgedeki gelişimini ve kalıcı olmasını sağlayan etkenleri anlattı.

DEÜ EV SAHİPLİĞİNDE TÜBİTAK İZMİR BÖLGE YARIŞMASI TAMAMLANDI Haber

DEÜ EV SAHİPLİĞİNDE TÜBİTAK İZMİR BÖLGE YARIŞMASI TAMAMLANDI

Ortaokul öğrencilerinin bilimsel üretim heyecanına sahne olan TÜBİTAK 2204-B 20. Ortaokul Öğrencileri Araştırma Projeleri İzmir Bölge Yarışması, kapanış ve ödül töreniyle sona erdi. Yarışmada 10 farklı alanda toplam 35 proje ödüle layık görülürken, 77 öğrenci derece elde etti. GENİŞ KATILIMLI TÖREN DÜZENLENDİ Dokuz Eylül Üniversitesi (DEÜ) ev sahipliğinde düzenlenen organizasyon, dört gün süren programın ardından DEÜ Sabancı Kültür Sarayı’nda gerçekleştirilen törenle tamamlandı. Programa; Ege Ordusu ve Garnizon Komutanı Orgeneral İrfan Özsert, DEÜ Rektörü Prof. Dr. Bayram Yılmaz, İzmir İl Millî Eğitim Müdürü Dr. Ömer Yahşi, DEÜ Rektör Yardımcısı ve yarışma koordinatörü Prof. Dr. Hamdi Şükür Kılıç ile akademisyenler, öğrenciler, öğretmenler ve aileler katıldı. “BİLİMSEL DÜŞÜNME ERKEN YAŞTA GELİŞMELİ” Açılış konuşmalarında, öğrencilerin erken yaşta bilimsel araştırmaya yönlendirilmesinin önemine dikkat çekildi. Konuşmacılar, yarışmanın yalnızca proje üretimini değil; aynı zamanda sorgulama, analiz etme, sunum yapma ve bilimsel bakış açısı kazanma süreçlerini de desteklediğini vurguladı. DEÜ Rektörü Prof. Dr. Bayram Yılmaz, gençlerin bilime yönelmesinin Türkiye’nin geleceği açısından kritik olduğunu belirterek üniversitelerin bu süreçte önemli rol üstlendiğini ifade etti. Yarışma koordinatörü Prof. Dr. Hamdi Şükür Kılıç ise organizasyonun öğrencilerden öğretmenlere kadar geniş bir kesimi kapsayan bir bilim ortamı oluşturduğunu dile getirdi. 10 ALANDA 35 PROJE ÖDÜL ALDI Yarışmada biyoloji, coğrafya, değerler eğitimi, fizik, kimya, matematik, tarih, teknolojik tasarım, Türkçe ve yazılım olmak üzere 10 alanda değerlendirme yapıldı. Sonuçlara göre: 15 proje birincilik10 proje ikincilik10 proje üçüncülük ödülü aldı Toplam 35 proje ödüllendirilirken, İzmir, Aydın, Denizli, Manisa, Muğla ve Uşak’tan katılan 77 öğrenci dereceye girdi. DEÜ BİLİMSEL ETKİNLİKLERİN MERKEZİ OLMAYA DEVAM EDİYOR Dokuz Eylül Üniversitesi’nin farklı yaş gruplarına yönelik bilimsel etkinliklere ev sahipliği yapmayı sürdürdüğü belirtildi. Üniversitenin daha önce TÜBİTAK 57. Lise Öğrencileri Araştırma Projeleri İzmir Bölge Yarışması’na da ev sahipliği yaptığı hatırlatılarak, bu organizasyonlarla bilimsel üretim kültürünün yaygınlaştırılmasına katkı sağlandığı ifade edildi.

18 MART RUHU DOKUZ EYLÜL ÜNİVERSİTESİ'NDE YAŞATILDI Haber

18 MART RUHU DOKUZ EYLÜL ÜNİVERSİTESİ'NDE YAŞATILDI

Dokuz Eylül Üniversitesi (DEÜ, 15 Temmuz Şehitler Salonu’nda “Direnişin Simgesidir Çanakkale” başlıklı konferans ve sergi programı düzenlendi. Programın açılış konuşmasını gerçekleştiren DEÜ Rektörü Prof. Dr. Bayram Yılmaz, konuşmasına geçtiğimiz günlerde hayatını kaybeden tarihçi, akademisyen ve yazar İlber Ortaylı’yı anarak başladı. Ortaylı’nın Türk tarihçiliğine önemli katkılar sunduğunu belirten Rektör Yılmaz, bilgi birikimi ve eserleriyle ilim dünyasında kalıcı izler bıraktığını ifade etti. Rektör Yılmaz, İlber Ortaylı’nın akademik duruşuyla birçok nesle ilham verdiğini vurgulayarak, her zaman saygı ve minnetle hatırlanacağını dile getirdi. “BU BÜYÜK ZAFER, TÜM TOPLUMLAR İÇİN İLHAM KAYNAĞIDIR” Çanakkale Zaferi’nin dünya savaş tarihinde eşi benzeri olmayan bir başarı ve kahramanlık destanı olduğunu vurgulayan Rektör Yılmaz, şunları kaydetti: “Milletimizin birlik ve beraberlik içinde, tüm imkânsızlıklara rağmen işgalci güçlere karşı kazandığı bu büyük zafer, sadece Türk milleti için değil, dünya tarihine yön veren tüm toplumlar için ilham kaynağı olmuştur. Çanakkale’de ortaya konulan mücadele ruhu, bağımsızlık ve vatan sevgisinin en güçlü göstergelerinden biridir. Bu eşsiz direniş, milletimizin azim ve kararlılıkla neler başarabileceğinin en somut örneği olarak hafızalardaki yerini korumaktadır. Çanakkale Zaferimizin 111’inci yılını kutluyor; başta Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, aziz şehitlerimizi ve gazilerimizi rahmet, şükran ve saygıyla anıyoruz.” Rektör Yılmaz, konuşmasını Niyazi Yıldırım Gençosmanoğlu’nun “Meydan Şiiri”ni okuyarak tamamladı. Program kapsamında ayrıca, DEÜ Atatürk İlkeleri ve İnkılâp Tarihi Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Fevzi Çakmak tarafından hazırlanan 18 Mart temalı sergi, Rektörlük Fuaye Alanı’nda ziyarete açıldı. Serginin 18–25 Mart 2026 tarihleri arasında ziyaret edilebileceği bildirildi. ÇANAKKALE’YE TARİHÎ YOLCULUK DEÜ, 18 Mart etkinlikleri kapsamında öğrencileriyle birlikte Çanakkale’ye anlamlı bir ziyaret de gerçekleştirdi. DEÜ Atatürk İlkeleri ve İnkılâp Tarihi Enstitüsü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Fevzi Çakmak rehberliğinde düzenlenen gezide öğrenciler; Kilitbahir Kalesi, Namazgâh Tabyası, Seyit Onbaşı Heykeli, Şahindere Şehitliği, Çanakkale Şehitler Abidesi, Mehmetçiğe Saygı Anıtı, Kanlısırt, 57. Alay Şehitliği, Conkbayırı ve Aynalı Çarşı’yı ziyaret etti. Ziyarete ilişkin değerlendirmelerde bulunan Prof. Dr. Fevzi Çakmak, “Çanakkale Zaferi’nin gururunu ve heyecanını yüreklerinde hisseden öğrencilerimizle birlikte bu anlamlı ziyareti gerçekleştirdik. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün ‘Türk çocuğu ecdadını tanıdıkça daha büyük işler yapmak için kendinde kuvvet bulacaktır’ sözü doğrultusunda, tarihimizin dönüm noktalarından biri olan Çanakkale’yi yerinde inceleme fırsatı bulduk. Öğrencilerimizle birlikte o gün yaşananları paylaşarak, ecdadımızın fedakârlıklarını bir kez daha derinden hissettik. Bu anlamlı yolculuk, Çanakkale ruhunun gelecek nesillere aktarılması açısından büyük önem taşımaktadır,” ifadelerini kullandı. DEÜ’DE BAYRAMLAŞMA TÖRENİ Dokuz Eylül Üniversitesi’nde ayrıca Ramazan Bayramı dolayısıyla Rektörlük Fuaye Alanı’nda bayramlaşma töreni düzenlendi. Törene Rektör Prof. Dr. Bayram Yılmaz’ın yanı sıra rektör yardımcıları, genel sekreterlik yönetimi, dekanlar, daire başkanları ile akademik ve idari personel katıldı. Bayramlaşma programında konuşan Rektör Yılmaz, tüm üniversite mensuplarının Ramazan Bayramı’nı kutlayarak şu ifadeleri kullandı: “Geçtiğimiz günlerde İstiklâl Marşımızın kabulünü, bugün ise 18 Mart Şehitleri Anma Günü ve Çanakkale Deniz Zaferi’nin 111’inci yıl dönümünü idrak ettik. Bu anlamlı günlerin ardından Ramazan Bayramı’na ulaşmanın mutluluğunu hep birlikte yaşıyoruz. Milletimizin tarihindeki bu önemli dönüm noktaları, bizlere birlik, beraberlik ve dayanışmanın değerini bir kez daha hatırlatmaktadır. Bayramların, toplumsal dayanışmayı güçlendiren, gönül köprüleri kuran özel zamanlar olduğuna inanıyor; bu vesileyle tüm çalışma arkadaşlarımıza sağlık, huzur ve esenlikler diliyorum.” Tören, toplu fotoğraf çekimi ile sona erdi. RESMÎ TÖRENLERE KATILIM DEÜ Rektörü Prof. Dr. Bayram Yılmaz, üniversitede düzenlenen etkinliklerin yanı sıra İzmir Valiliği tarafından Kadifekale Hava Şehitliği’nde düzenlenen anma törenine ve İzmir İl Millî Eğitim Müdürlüğü tarafından DEÜ Sabancı Kültür Sarayı’nda gerçekleştirilen programa da katıldı.

BURSA'DA OSMANLI'NIN DOĞUŞUNA YOLCULUK Haber

BURSA'DA OSMANLI'NIN DOĞUŞUNA YOLCULUK

Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin Bursa’nın Fethinin 700. yılı kutlamaları kapsamında düzenlediği programa konuk olan Tarihçi, Yazar ve Akademisyen Prof. Dr. Emrah Safa Gürkan, katılımcıları Osmanlı’nın kuruluş çağına götürdü. Bursa’nın tarihi birikimini ve kültürel hafızasını gelecek kuşaklara aktarmak amacıyla düzenlenen ‘Bellek Bursa’ söyleşilerinin son konuğu, Tarihçi, Yazar ve Akademisyen Prof. Dr. Emrah Safa Gürkan oldu. "Uçbeyliğinden Cihanşümul İmparatorluğa: Osmanlı’nın Kuruluş Dinamikleri" başlığıyla gerçekleştirilen söyleşiye tarih meraklıları yoğun ilgi gösterdi. Kent Tarihi, Tanıtım ve Turizm Dairesi Başkanlığı tarafından gerçekleştirilen programda, Osmanlı Devleti’nin kuruluş süreci siyasi, askeri ve sosyolojik boyutlarıyla değerlendirildi. Uç beyliği yapısından imparatorluğa uzanan sürecin dinamiklerinin anlatıldığı program, dinleyenleri tarihi bir yolculuğa çıkardı. "Geçmişten aldığımız güçle geleceği inşa ediyoruz" Programa katılan Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, Bursa’nın sıradan bir kent olmadığını, köklü bir medeniyetin hafızası olduğunu vurguladı. Bursa’nın, Osmanlı’nın doğduğu ve bir dünya imparatorluğuna dönüşme yolculuğunun başladığı kadim bir şehir olduğunu söyleyen Başkan Mustafa Bozbey, "Bu toprakların tarihini doğru anlamak ve gelecek kuşaklara aktarmak sorumluluğunu taşıyoruz. ‘Bellek Bursa’ etkinlikleri kentimizin kültürel mirasını diri tutuyor. Akademik ve entelektüel birikimi de hemşehrilerimizle buluşturuyor. Geçmişten aldığımız güçle geleceği inşa ediyoruz. Bursa, 700 yıllık fetih ve medeniyet birikimine sahip bir kent. Kentin kültürel ve tarihi değerlerini yaşatmaya yönelik etkinlikleri artırarak sürdüreceğiz" dedi.

PANORAMA 1326 BURSA’NIN KÜLTÜR VİTRİNİ OLDU Haber

PANORAMA 1326 BURSA’NIN KÜLTÜR VİTRİNİ OLDU

Bursa’nın tarihini ve kültürel mirasını dünyaya taşıyan Panorama 1326 Bursa Fetih Müzesi, geride bırakılan 2025’te ziyaretçi rekoru kırdı. Yılda 600 binden fazla kişinin ziyaret ettiği müze, içeriği ve etkinlikleriyle cazibe merkezi haline geldi. Kent dokusu ile kültürel mirası gelecek nesillere aktarmayı amaçlayan Osmangazi Belediyesi’nin tarihi derinliği yansıtan içerik ve etkinliklerle zenginleştirdiği Panorama 1326 Bursa Fetih Müzesi, 2025 yılında da yoğun ilgi gördü. Yerli ve yabancı ziyaretçilerin akınına uğrayan müze, yıl boyunca 602 bin 480 misafirini ağırlayarak en yüksek ziyaretçi sayısına ulaştı. Aynı zamanda 20 bin 244 yabancı turisti konuk eden müze, kentin turizm potansiyeline de büyük katkı sağladı. 2025 yılı, Panorama 1326 Bursa Fetih Müzesi için 214 bin 792 bilet satışıyla en fazla bilet satışının yapıldığı ve en fazla hasılatın elde edildiği de yıl oldu. Ziyaretçi sayısı 3 milyonu açtı Hizmete girdiği günden bu yana müze, 3 milyon 197 bin 51 ziyaretçiyi atmosferiyle bir araya getirerek, 105 bin 838 yabancı turiste de kentin ve geçmişin kültürel izlerini yansıttı. Tarihi kimliği ve atmosferiyle etkinliklerin de odak noktası haline gelen Panorama 1326 Bursa Fetih Müzesi, geçtiğimiz yıl boyunca 246 etkinliğe ev sahipliği yaptı. Birbirinden eşsiz sanat faaliyetlerini Bursalılar ile buluşturan müze, Osmangazi Belediyesi’nin kültür ve sanata verdiği önemin somut bir göstergesi olarak her yaştan ziyaretçinin tarih bilincini güçlendiren ve Bursa’nın kültürel hayatına değer katan önemli bir merkez olmayı sürdürdü.

PAPA İZNİK'E NEDEN GELİYOR? İŞTE CEVABI... Haber

PAPA İZNİK'E NEDEN GELİYOR? İŞTE CEVABI...

Son günlerde Papa'nın İznik'i ziyaret edeceği yönündeki haberler tarihi kentin yeniden gündem olmasını sağladı. Herkes 'Papa İznik'e neden geliyor?' sorusunun cevabını merak ediyor. Tarihi dokusu, doğal güzellikleri ve manevi değerleriyle tarih boyunca dikkat çeken İznik'e son haftalarda hem yerli hem yabancı vatandaşların ilgisi de arttı. Özellikle sosyal medya paylaşımları ve yatırım haberlerinin ardından ilçeye gelen ziyaretçi sayısında artış yaşanıyor. Peki Papa İznik'e neden ve ne zaman geliyor? PAPA 27-30 KASIM TARİHLERİ ARASINDA TÜRKİYE'DE OLACAK Katolik Kilisesi lideri Papa 14. Leo'nun Kasım sonunda Türkiye'yi ziyaret edeceği açıklandı. İznik Konsili'nin 1700. yıl dönümü nedeniyle organize edilen ziyaret, Papa'nın ilk yurtdışı gezisi olma özelliğini de taşıyor. Konu ile ilgili Vatikan'dan 7 Ekim'de yapılan açıklamaya göre Papa 27-30 Kasım tarihleri arasında Türkiye'de olacak. Papa, Vatikan Şehir Devleti'nin lideri de olması nedeniyle ziyaret Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın daveti ile yapılacak. Vatikan, şimdilik Papa'nın ziyaret programının detaylarını açıklamadı. "Bu seyahat, Birinci İznik Konsili'nin 1700. yıldönümü vesilesiyle İznik'e bir hac ziyaretini de içermektedir" denildi. Diğer yandan Papa'nın Ankara'da devlet temsilcileriyle ve İstanbul'da ise Fener Rum Patrikhanesi yetkilileriyle görüşmesi bekleniyor. PAPA'NIN İZNİK'E GELME NEDENİ Aslında Vatikan’ın dış temaları ve ziyaretlerini içerenprogramında İznik, uzun süredir yer alıyor. 2024 yıl temmuz ayında Vatikan tarafından nisan ayında hayatını kaybeden Papa Franciscus’un 2025 programı içinde İznik ziyareti yer alıyordu. Ancak Papa Franciscus vefat edince, program gerçekleştirilememişti. Bir anlamda önceki Papa'nın yarım kalan işini Papa 14. Leo tamamlamış olacak. Bu ziyaretin öncelikli nedeni ise Hristiyanlığın teolojik merkezinde bulunan İznik’te bundan 1700 yıl önce Hristiyanlığın ilk ekümenik toplantısı, yani konsilinin toplanmış olması. Bu noktada İznik’in en büyük önemi Hristiyanlığın temel prensiplerinin belirlendiği yer olması. Vatkain’ın yaklaşık 45 bin nüfusa sahip İznik ilgisinin altında yatan ana neden Hrıstiyanlığın teolojik temeline oturtan ilk ekümenik konsilin günümüzden 1700 yıl önce bu ilçede düzenlenmiş olması. Bu konsilin önemini ise Katoliklik, Ortodoksluk veya Protestanlığın kaideleri ya da teolojik hükümleri değişse de Hristiyanlığın bu en büyük üç mezhebinde değişmeyen tek şey kaidenin, hatta Tanrı’nın niteliği… Çünkü bu konsil düzenlenene kadar birçok farklı mezhebin farklı teslis inançları ve tanrı yorumu vardı. Kimi mezhebin öğretisinde 'Baba' sonsuzdu, 'Oğul' ise onun tarafından yaratılmıştı. Dolayısıyla Oğul, 325 yılında toplanan İznik Konsili’nde ise 'Baba ve Oğul’un aynı özden olduğu ilan edildi ve Katoliklik, Ortodoksluk ve Protestanlığın temel doktrini ortaya konulmuş oldu. Baba ve Oğul’un aynı özden oluşuna iman etmeyenlerin “sapkın” ilan edilececeği açıklandı. Böylece Hristiyanlık, Roma’nın devlet dini kabul edildi BİZANSIN BAŞKENTİ İZNİK İznik’in tarihteki bir diğer önemi ise bir dönem Bizans’ın başkenti olması. 1204 yılında İstanbul’u Latinlerin işgaliyle yaşayan Bizans’ın çift başlı kartal sancağı, tekrar İznik'te göndere çekildi. imparatorluğun yıkılması, merkezin İznik’e taşınmasına neden oldu. Bu süreç İstanbul’un geri alındığı 1261’e dek devam etti. İZNİK YİNE DÜNYANIN GÜDEMİNDE İşte tüm bu tarihi ve teolojik nedenlerle İznik bir kez daha dünyanın gündemine oturdu. Daha önce 'İznik' adını bile hiç duymayanlar İznik hakkında araştırma yapmaya başladı. Küçük ilçenin ziyaretçileri de arttı. Emlakçılar ve turizmciler, İznik'e yönelik bu yoğun ilginin son yıllardaki en yüksek seviyeye ulaştığını belirtiyor. İlçede hafta sonları yaşanan hareketlilik, esnafın da yüzünü güldürmüş durumda. İznik'te arsa, arazi ve konut satışına olan ilgi fazlasıyla yükseldi. Konuya ilişkin İHA'ya konuşan Emlak Danışmanı Emrullah Çil, "Emlak piyasasına bu haberlerden sonra aşırı derecede rağbet var biz uzun yıllardır bu sektördeyiz ve ilk defa bu kadar çok iste ve rağbet var. Telefonlarımız susmuyor ve iş yerimize gelenimiz ve gidenimiz çok fazla özellikle burada bulunduğumuz arazi gibi araziler İznik'in merkezine çok yakın konumdayız şu anda bu gibi zeytinlik ve boş arazi gibi alımlar arttı. Biz yetişemeyecek konuma geldik diyebiliriz. İznik'in İstanbul'a çok yakın olmasından dolayı ve çok fazla deprem yaşandığı için İznik'e göç alıyoruz. İznik'in zirve konumları manzaralı bölgeleri var Karadeniz bölgelerini aratmayacak yerlerimiz var ve son bir yılda satışlarda inanılmaz yoğunluğumuz var. Konut satışına bakarsak Konut'a olan ilgi ve yoğunluk arttı iki yıl öncesine baz alarak bakarsak bu yıl yoğunluk çok daha fazla ve İznik'te sahil şeridinde konut bulmak neredeyse imkansız oldu diyebiliriz'' dedi. Tarihi ve dini önemiyle Hristiyan dünyasında da özel bir yere sahip olan İznik'in, Papa ziyaretiyle birlikte uluslararası tanınırlığının daha da artacağı öngörülüyor.

İLBER ORTAYLI VE OKAN BAYÜLGEN İZMİR’DE BULUŞTU Haber

İLBER ORTAYLI VE OKAN BAYÜLGEN İZMİR’DE BULUŞTU

İzmir Büyükşehir Belediyesi, tarihimizin en önemli dönüm noktalarından biri olan Büyük Taarruz’un 103. yılı kapsamında, Okan Bayülgen ve Prof. Dr. İlber Ortaylı’yı İzmirlilerle buluşturdu. “Büyük Taarruz ve Cumhuriyet’in Kurucu Ruhuna Yolculuk” adlı söyleşi Ahmed Adnan Saygun Sanat Merkezi’nde yapıldı. Büyük Taarruz’un askeri ve siyasi boyutları, Cumhuriyet’in kuruluş sürecine etkileri, günümüz gençliğine bıraktığı miras üzerine kapsamlı bir değerlendirmenin yapıldığı söyleşiye İzmirliler büyük ilgi gösterdi. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay'ın yanı sıra; 1989-1991 yılları arasında Bayındırlık ve İskan Bakanlığı yapan Cengiz Altınkaya, İzmir Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcıları Prof. Dr. Pınar Okyay, İsmail Mutaf, İzmir Büyükşehir Belediye Meclisi CHP Grup Başkan Vekili Altan İnanç, meclis üyeleri, bürokratlar da söyleşiyi takip etti. TUGAY: ATA’MIZIN ÇİZDİĞİ YOLDAN YÜRÜYORUZ Söyleşinin açılış konuşmasını yapan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, “Biz Atatürk'ü kaybetmiş olsak da manevi olarak onunla beraber yaşıyoruz. Hep böyle hissediyoruz. Ona karşı duyduğumuz saygı ve sevginin temelinde, aslında onun bize milletimize, ülkemize duyduğu saygı ve sevgi var. Biz sadece onun bize olan inancına karşılık vermeye çalışan insanlarız. Onun önderliği, çizdiği yol, koyduğu hedefler her zaman bize ışık olmuş, rehberlik etmiştir. Bizler zaman zaman onları konuşarak, o günleri hatırlayarak tekrar tekrar nasıl bir yolda yürüdüğümüze bakıyoruz. 30 Ağustos'u bir bayram gibi kutlarken, ne kadar zorlu şartlarda bu savaşın kazanıldığını idrak etmek zorundayız. 'Umutsuz durumlar yoktur, umutsuz insanlar vardır' diyen o büyük liderin mücadele arkadaşlarıyla birlikte inancından bir gram dahi ödün vermeden bütün dünyaya meydan okurcasına o savaşı kazanması, ‘bugün biz bu ülkenin geleceğini değiştiremeyiz, içinde yaşadığımız kötü günleri düzeltemeyiz’ diye umutsuzluğa kapılan insanların bir şeyleri hatırlaması gerektiğini düşündüğüm için bunları söylüyorum. O günü o günde bırakmamamız gerekir” dedi. “BU MİLLETİN BAŞINI ÖNE EĞDİRMEYECEĞİZ” Geçmişle gurur duyarken bugün yapılması gereken mücadeleden geri durulmaması gerektiğinin altını çizen Başkan Tugay, “Bizler sadece dünün zaferleriyle, evet kabul ediyorum belki insanlık tarihinde, belki Türkiye'nin tarihinde tek bir defa gelecek, gelmiş olan bir liderin varlığıyla övünmenin ötesine geçen bir şeyler yapmalıyız. Bir araya geldiğimiz günler, birbirimizin omzuna biraz daha yaklaştığımız, birbirimizin varlığından güç aldığımız günler olmalı. Milletimize inanmamız lazım. Bizi vatandaş yapan, padişahın kulu olmaktan çıkarıp vatandaş yapan o asil düşüncenin bize armağanının değerinin farkında olmalıyız. Bugünkü şartlar çok zor, onlar o gün bir şekilde başarmış olabilir. Evet açtılar, yorgundular, karşılarında kaç milletin ordusu vardı, onlar onu başardılar ama biz bugün biraz daha fazla çalışmayı, bilinçli olmayı, karakter sahibi olmayı, vatanını milletini sevmeyi, çocuklarına sahip çıkmayı, büyüklerine saygı göstermeyi, emeğin hakkını vermeyi ‘bilemeyiz’, ‘bunu yapamayız’ dememeliyiz. Atatürk, Cumhuriyet ve Türk Milleti ile gurur duyuyorum. 30 Ağustos Zafer Bayramımız ve 9 Eylül'ümüz kutlu olsun. Ben ve benim gibi düşünen insanlar bu milletin başını öne eğdirmeyecek” dedi. ORTAYLI: İZMİR ATATÜRK İÇİN ÇOK MUKADDES BİR YERDİR Başkan Tugay, Prof. Dr. İlber Ortaylı'ya Atatürk'ün İzmir'e dair hislerini sordu. Ortaylı, “İzmir'e karşı çok büyük hisleri var, niye? Bir kere Selanikli. Bütün vatanını, Rumeli'yi kaybeden insanlar, adaları kaybeden insanlar bu bölgeye sığındığı için ve burası onları çok mutlu ettiği için İzmir onun için çok mukaddes bir yerdir. İstanbul'dan falan çok daha tatlı bir yerdir. Mantalitesi ona yakın. Burası onun vatanı” şeklinde konuştu. ORTAYLI'YA KÜTÜPHANE SÜRPRİZİ Ortaylı konuşmasında İzmir'den bir opera binası daha beklediğini söyledi. Başkan Dr. Cemil Tugay, “Biz arkadaşlarımızla bu dönem, en az 4 tane kültür merkezi yapacağız. Bunlardan birisi Karşıyaka'da bitmeyi bekleyen opera binası olacak, yapacağız. Dün Kültürpark'ta iki sergi açtık, bir tane yeni sergi salonu açtık. Kente yeni kütüphaneler kazandıracağız. İçlerinden bazıları Türkiye'nin en iyileri olacak, söz veriyoruz. Bir tane de şu anda Kültürpark'ın içinde hazırlanıyor, yapılıyor. O kütüphaneye sizin isminizi vermek istiyoruz, kabul eder misiniz? 20 Eylül gibi açmayı düşünüyoruz. Biz arkadaşlarımızla böyle bir karar verdik, kabul ederseniz büyük onur duyarız” dedi. Ortaylı, “Çok büyük hediye oldu” diyerek teşekkür etti. “ORDU MÜHİMDİR” Büyük Taarruz sürecini anlatan ve o döneme ilişkin anekdotlar paylaşan Prof. Dr. İlber Ortaylı’nın konuşması büyük ilgi çekti. Okan Bayülgen, Ortaylı'ya Büyük Taarruz'u nasıl tanımladığını sordu. Ortaylı, “Türkiye'de anti militarizm ahmaklıktır. Eğer bilinçli olarak yapılıyorsa ihanettir. Bunun faşizmle, komünizmle alakası yoktur. Ordu çok mühim şeydir. İkinci Dünya Savaşı'nda Sovyetler Birliği'ni sovyet ve kominist ruhu kurtarmadı. Kimse bana masal okumasın. İkinci Dünya Savaşı'nda her şeye rağmen Rusya'yı Rusların ruhu, askerleri kurtardı. Bu çok önemli. Bu Türkiye için de böyle. Birinci Dünya Savaşı'na girdiğimiz zaman Türk ordusundaki en önemli komutanlar henüz daha general olmamışlardı” dedi. “KENDİ BAŞINA KURTULAMAZSIN, BU MÜMKÜN DEĞİL” Öğrencilerin okuyup farklı ülkelere gitmesine karşı olduğunu söyleyen Ortaylı, eğitim sorunlarını da anlattı. Ortaylı, “Liselerimizin seviyesini çok düşürdük. Hiç kimse sesini çıkartmıyor. Kendi başına kurtulmaya bakıyor, kendi başına kurtulamazsın, bu mümkün değil. Eğitim bir yöntemdir, topluca yapılır. Kendi başına Müslüman da olamazsın Hristiyan da olamazsın. Camiye, kiliseye toplu girmek zorundasın. Eğitim de öyle. 'Ben çocuğumu kurtarırım, Amerika'ya gönderirim', kurtaramazsın, bir işe de yaramaz. Bu bir sistem meselesidir. Eğitim konusunda herkesin birleşmesi lazım” ifadelerini kullandı. “SAYGI ÖNEMLİ” Saygının önemine vurgu yapan Ortaylı, “Bir toplumda farklı düşünenler olabilir. Her zaman her yerde birbirine karşı gruplar olur. Örtülü veya açık. Mühim olan birbirlerinin hakkına tecavüz etmesinler. Onun yaşama hakkı vardır, eğitim hakkı vardır, sağlık hakkı vardır. Çok önemli bir şey bu. Hiçbir zaman hiçbir grup ‘iktidardayım’ diye muhalefete karşı bu tavrı takınamaz. Bazı olayları bahane ederek sabahtan akşama karşı tarafın sinirleriyle oynaması doğru bir şey değildir. Bunu yaptığınız an orada saygısızlık başlıyor. Onun arkasından facia geliyor” diye konuştu. “BÖLÜNME İHTİMALİ HER ZAMAN VARDIR, HAYIR DEMEYECEĞİM” Bir vatandaşın 'bizim yüce vatanımızın bölünme ihtimali var mı?' sorusuna cevap veren Ortaylı, “Bölünme ihtimali her zaman vardır, hayır demeyeceğim. Bu göründü artık gizlemeye gerek yok. Rastgele yerde suladığın toprakları oraya buraya satarsan, sonra iyi gelmez. Türkiye'de böyle bir kafa var. Avusturya, Avrupa Birliği üyesi. Giden herkes ev, arsa alırsa olmuyor işte, bir şekilde önlüyorlar. Suladığın toprakları kendin tutacaksın ve emniyetini alacaksın. Arazilerimiz terk ediliyor, köylüler terk ediyor. Genç nüfus kaçıyor. Miras sistemimizi değiştirmemiz lazım. Ailenin kontrolünün ihtiyar köylü babanın elinden alınması lazım, Avrupa'da öyle. Kim çalışıyorsa onun da söz hakkı olacak. Dolayısıyla genç çocuk şehre kaçmaz. İkincisi de hakikaten nüfus azalıyor, azalacak da. Herkes dokuz çocuk doğurmak zorunda değil. Çok da güzel bir şey bu. Ama bunun yerine alacağımız nüfus var, o da 30’larda iskan kanununda belirtildiği gibi. Bizim Asya'daki nüfusumuzdur, yakınlığımızdır” dedi. BAYÜLGEN: TARİHİMİZDE ÇOK ÖNEMLİ BİR DÖNÜM NOKTASI Okan Bayülgen, “Buradan demek ki bu kalabalıkla Büyük Taarruz'u başlatacağız” diyerek sözlerine başladı. Bayülgen, “Burada sizlerle birlikte olmak muhteşem. Bir milletin, kendi kaderini çizme cesaretini ve var olma iradesini gösterdiği, tarihimizde çok önemli bir dönüm noktası Büyük Taarruz’un 103. yılındayız” ifadelerini kullandı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.