#Tarım Arazileri

- Tarım Arazileri haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Tarım Arazileri haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

BTSO SEÇİM ÖNCESİ, DAVALARA RAĞMEN OSB VAATLERİNİ SÜRDÜRÜYOR Haber

BTSO SEÇİM ÖNCESİ, DAVALARA RAĞMEN OSB VAATLERİNİ SÜRDÜRÜYOR

Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO), 1 Ekim Perşembe günü seçimlere gidiyor. Mevcut başkan İbrahim Burkay ise hukuki sürecin devam ettiği TEKNOSAB OSB 3. İlave Alanı projesini, oy kullanacak sanayicilere vaat olarak sunuyor. Oysa, TMMOB Ziraat Mühendisleri Odası Bursa Şubesi ve Bursa Barosu, İkizce köylülerinin de talebi ile TEKNOSAB projesine karşı dava açmıştı. Bugün iki meslek örgütü de dava süreçleri ve gelinen aşama hakkında basın açıklaması yaptı. Karacabey Ovası’ndaki yaklaşık 177 hektarlık tarım arazisinin TEKNOSAB OSB 3. İlave Alanı olarak belirlenmesine karşı iki ayrı davanın sürdüğü hatırlatıldı. Açıklamada, tarım arazileri üzerinde kar hırsıyla sanayi yapılaşmasına izin verilmeyeceği vurgulandı. TEKNOSAB OSB 3. İlave Alanı olarak belirlenen bölgede kamulaştırma girişimlerine son verilmesi çağrısı yapıldı. Türkiye'nin en önemli tarımsal üretim merkezlerinden Karacabey Ovası’nda, TEKNOSAB Organize Sanayi Bölgesi için genişleme girişimleri ve tarım arazilerinin kamulaştırılması bir süredir tartışma konusu hakline gelmişti. Bursa Barosu, TMMOB Ziraat Mühendisleri Odası ve İkizce köylüleri harekete geçti. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığının 30 Ocak 2026 tarihli kararıyla yaklaşık 177 hektarlık verimli tarım arazisinin TEKNOSAB OSB 3. İlave Alanı olarak belirlenmesi ardından tepkiler geçikmedi. AÇILAN DAVALAR HATIRLATILDI Söz konusu karara karşı 3 Temmuz 2026 tarihinde Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, TEKNOSAB ve Bursa Valiliği aleyhine dava açıldığı hatırlatıldı. Açıklamada söz konusu 177 hektarlık alanın tarım dışı kullanımına ilişkin İl Toprak Koruma Kurulu kararı ile bakanlıkların kamu yararı kararlarının iptali için de ikinci bir dava yürütüldüğü ifade edildi. TAPULARA ŞERH KONULMUŞ Açıklamada, İkizce Mahallesi’nin “Çamlık Altı” olarak bilinen mevkiinde arazisi bulunan köylülerin, 2026 yılının başlarında tapu kayıtlarına TEKNOSAB OSB tarafından kamulaştırma şerhi konulduğu bilgisine de yer verildi. Ziraat mühendisleri odası ve Bursa Barosu, BTSO seçimleri öncesinde söz konusu projenin seçim malzemesi haline getirilmesine tepki gösterdi. Devam eden davalar ve olası iptal kararları umursanmadan BTSO yönetimi ve başkan İbrahim Burkay tarafından yapılan tanıtımların yeni mağduriyetlere yol açabileceğine dikkat çekildi. TMMOB Ziraat Mühendisleri Odası ve Bursa Barosu'nun ortak açıklaması şöyle: ''TARIM ARAZİLERİMİZİ KÂR HIRSINA VE SANAYİ YAPILAŞMASINA KURBAN ETMEYECEĞİZ! KARACABEY OVASINDA TEKNOSAB İLAVE ALANLAR VE KAMULAŞTIRMA GİRİŞİMLERİ KABUL EDİLEMEZ! Bursa’mızın en kıymetli tarımsal üretim merkezlerinden biri olan Karacabey Ovası, yıllardır birbiri ardına atılan idari adımlarla, plan değişiklikleriyle, sanayi genişleme projeleriyle çok yönlü bir rant ve talan tehdidi altındadır. Yargı kararlarına, bilimsel gerçeklere ve kamu yararına açıkça aykırı şekilde yürütülen bu uygulamalara son olarak TEKNOSAB OSB için ilave alan girişimleri eklenmiştir. Karacabey Ovası’nda yer alan tarım arazilerinin sanayi alanına dönüştürülmesine yönelik süreç geçmişte de benzer hukuksuzluklar karşımıza çıkmıştır. Yaklaşık 223 hektarlık tarım alanında KOTİYAK tarafından sanayi alanı inşa edilebilmesi amacıyla TOKİ ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından defalarca plan değişikliği yapılmış; Toprak Koruma Kurulu tarafından söz konusu projelere onay verilmiş ve Başbakanlık “Olur”u ile “kamu yararı” kararı alınarak kamulaştırma işlemleri başlatılmıştır. Ancak Bursa Barosu, akademik meslek odalarımız ve bölge köylülerinin kararlı mücadelesi sonucu açılan davalarda söz konusu idari işlemlerin tamamı ayrı ayrı iptal edilmiş, bu kararlar Danıştay incelemesinden geçerek kesinleşmiştir. Yargı kararlarıyla koruma altına alınan bu verimli topraklarda hukukun arkasından dolaşma çabaları ne yazık ki durmamıştır. 2026 yılının başlarında, İkizce Mahallesi’nin "Çamlık Altı" (Arka Taraf) mevkiinde tarlası olan köylülerimiz, tapu kayıtlarına TEKNOSAB OSB tarafından “kamulaştırma şerhi” konulduğunu öğrenmiştir. Bölge halkının ve Bursa Barosu Çevre ve Kent Hukuku Komisyonunun yaptığı araştırmalar neticesinde; Karacabey Ovası’ndaki yaklaşık 177 hektarlık verimli tarım arazisinin, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığının 30.01.2026 tarihli kararıyla “TEKNOSAB OSB 3. İlave Alan” olarak tespit edildiği ortaya çıkmıştır. Hukuka ve kamu yararına açıkça aykırı olan bu yer tespiti kararının geri alınması ve Karacabey Ovası’nın sanayi için “yer seçimi” alternatifi olmaktan tamamen çıkarılması talebiyle Bakanlığına yaptığımız bir başvuru zımnen reddedilmiştir. Bunun üzerine; Karacabey Ovası’nı, toprağını ve geleceğini korumakta kararlı olan Bursa Barosu, TMMOB Ziraat Mühendisleri Odası ve İkizce köylüleri tarafından, yer seçimi ve zımni ret işlemlerinin iptali talebiyle Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, TEKNOSAB ve Bursa Valiliği aleyhine 03.07.2026 tarihinde yargı süreci başlatılmıştır. Aynı alan için Bursa İl Toprak Koruma Kurulunun tarım dışı kullanım kararı ile Bakanlıkların kamu yararı kararlarının iptalleri için de ikinci dava söz konusudur. Bu dava da; Bursa Barosu, TMMOB Ziraat Mühendisleri Odası ve İkizce köylüleri tarafından açılmıştır. Diğer yandan, Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) seçim süreci kapsamında, devam eden hukuki süreçler ve iptal riskleri yok sayılarak KOBİ’lere yer tahsisi içerikli tanıtım faaliyetleri tarafımızca kaygıyla karşılanmıştır. İdari yargı nezdinde hukukiliği sorgulanan uygulamaların tanıtım unsuru haline getirilmesi, kamuoyunu yanıltıcı nitelikte olup şeffaflık, dürüstlük ve kurumsal sorumluluk ilkeleri ile bağdaşmamaktadır. Yargı süreçlerini yok sayan bu tanıtım sonucunda yeni mağduriyetler oluşacaktır. Aynı seçim nedeniyle, yirmiye yaklaşan organize sanayi bölgelerine ek olarak, Bursanın Uludağ hariç dört bir yanına yeni OSB vaatleri de yapılmaktadır. Adayların hepsinin, tüm yeni OSB’lerde arsaları bulunduğu açık kaynaklarda yazılırken, Kestel Soğuksu’dan TEKNOSAB’a ve hatta şehrin kuzeyi de dahil Bursa’yı sadece fabrika bacalarıyla donatma çabalarına karşı çıkıyoruz. Buradan yetkili kurumlara açıkça soruyoruz: Kesinleşmiş yargı kararları ortadayken, Karacabey Ovası’nın verimli tarım topraklarını sanayiye açma ısrarı neden devam etmektedir? Gıda güvencesinin ve iklim krizinin hayati önem taşıdığı günümüzde, 178 hektarlık birinci sınıf tarım arazisinin sanayi alanı olarak belirlenmesinde hangi kamu yararı bulunmaktadır? Anayasa ve Toprak Koruma Kanunu ile güvence altına alınan tarım alanlarının ve köylünün mülkiyet hakkının ihlal edilmesine neden göz yumulmaktadır? Anayasa’nın 56. maddesi yurttaşların sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkını güvence altına alır. Avukatlık Kanunu’nun 76. maddesi ve TMMOB’nin kuruluş kanunu, kurumlarımıza çevreyi, toprağı ve kamu yararını koruma görevini yüklemektedir. Bu görev bilinciyle bir kez daha vurguluyoruz: Toprak kendini savunamaz. Suyu, toprağı ve verimli tarlaları savunmak hepimizin sorumluluğudur. Sanayi ve sanayileşme politikaları kâr ve rant hırsıyla değil; bilimle, mühendislikle, planlama esaslarıyla ve mutlak kamu yararı gözetilerek yürütülmelidir. Bursa Barosu, TMMOB Ziraat Mühendisleri Odası ve İkizce köylüleri olarak; Karacabey Ovası’nı ve tarım topraklarımızı rant projelerine teslim etmeyeceğimizi, Başlatılan hukuki ve toplumsal mücadelenin sonuna kadar takipçisi olacağımızı, Kamuoyunu süreç hakkında düzenli olarak doğru bilgilendirmeye devam edeceğimizi saygıyla duyururuz.''

BURSA'DA 3 MİLYON METREKARE TARIM ARAZİSİ BOŞ KALDI Haber

BURSA'DA 3 MİLYON METREKARE TARIM ARAZİSİ BOŞ KALDI

Gıdadaki enflasyon sürekli artarken Bursa'da tarım arazileri her geçen yıl ya yok oluyor ya miras yoluyla parçalandığı için ya da üretici üretimi karlı bulmadığı için boş kalıyor. Mutfaklarda ve pazarda tırmanan sebze-meyve fiyatlarının arkasındaki temel nedenlerden biri olan tarımsal üretim yetersizliği, Bursa’da çarpıcı verilerle gözler önüne serildi. Bursa İl Tarım ve Orman Müdürlüğü’nün açıkladığı “İşlenmeyen Tarım Arazileri Listeleri”, kentte milyonlarca metrekare toprağın üretim dışı kaldığını ortaya koydu. Konuyu Bursa Tanık gazetesindeki köşesine taşıyan Enis Sökün, askıya çıkarılan listelerdeki çarpıcı rakamlara ve kentin tarımdaki geleceğine dikkat çekti. BURSA'DA İKİ YILDA MİLYONLARCA METREKARE ATIL KALDI Enis Sökün’ün köşe yazısında aktardığı İl Tarım ve Orman Müdürlüğü verileri, üretimsizliğin boyutunu net bir şekilde gösteriyor: * 1 Yıldır İşlenmeyen Araziler: Toplam 107 parselden oluşan 1 milyon 121 bin metrekarelik (yaklaşık 1.121 dönüm) alan bir yıldır kullanılmıyor. * 2 Yıldır İşlenmeyen Araziler: Durumun daha kritik olduğu ikinci grupta ise üst üste iki yıldır işlenmeyen 139 parsel bulunuyor. Bu alanın toplam büyüklüğü 1.974 dekarı (yaklaşık 2 milyon metrekare) buluyor. Atıl durumdaki alanlar Mudanya’daki zeytinliklerden Bademli ve Çağrışan’daki meyve bahçelerine; Nilüfer (Demirci, Görükle), Yıldırım, Osmangazi, Orhaneli ve Harmancık’a kadar kentin dört bir yanına yayılmış durumda. TOPRAĞIN BOŞ KALMASINDA 4 ANA NEDEN Çiftçinin topraktan uzaklaşmasına ve arazilerin atıl kalmasına yol açan temel etkenleri şöyle sıralanıyor: Miras ve Hisse Anlaşmazlıkları: Vefat sonrası çok sayıda hisseye bölünen arazilerde mirasçılar arasındaki uzlaşmazlıklar üretimi kilitliyor. Yüksek Girdi Maliyetleri: Mazot, gübre, ilaç ve işçilik kalemlerindeki artış nedeniyle zarar etmekten çekinen üretici, borçlanmamak için ekim yapmaktan vazgeçiyor. Kentsel Büyüme ve Rant Baskısı: Şehirleşme baskısı altında kalan, etrafı binalarla çevrilen tarlaların geleceğindeki belirsizlik üretimi baltalıyor. Genç Nüfusun Tarımdan Kopması: Yeni neslin tarım sektörüne ilgi göstermemesi toprağın işlenmesini zorlaştırıyor. LİSTEDE KÜÇÜK ARAZİLER YOK Bursa Tarım İl Müdürlüğü'nünce hazırlanan bu listelerde, sadece büyüklüğü belli bir metrekarenin üzerinde olanların değerlendirilmeye alınması ve 2'yıldan daha fazla ekim yapılmayan arazilere yer verilmemesi aslında tarısal üretimin geleceği konusundaki endişleri artırıyor. Ayrıca taş ve maden ocaklarının sayısının artması da Bursa'daki tarımsal arazi varlığını düşürüyor. ÇÖZÜM: ÜRETMEK İSTEYENLE BOŞ TOPRAK BULUŞTURULMALI Ekilmeyen her metrekare toprağın daha az üretim, dışa bağımlılık ve tezgahtaki yüksek fiyat olarak tüketiciye yansıdığına dikkat çekilen yazıda, çözüme ilişkin şu değerlendirmelere yer veriliyor: İl Tarım ve Orman Müdürlüğü’nün listeyi hazırlayarak ilk adımı attığını belirten Sökün, bundan sonraki asıl görevin o listeler sayesinde elde edilen veriler doğrultusunda icraat gerçekleştirmek olduğunu ifade ediyor. Miras engellerine çözüm bulunması, üretmeyen mülk sahipleri için mevzuatın öngördüğü süreçlerin işletilmesi ve toprağı işlemek isteyen üreticiler ile atıl arazilerin bir araya getirilmesi gerektiği vurgulanıyor.

BURSA'DA ENKAZ ALTINDA KALMAKTAN SON ANDA KURTULDULAR Haber

BURSA'DA ENKAZ ALTINDA KALMAKTAN SON ANDA KURTULDULAR

Bursa Osmangazi Belediyesi, Bursa'nın verimli tarım arazilerini korumak amacıyla kaçak yapılarla mücadelesini sürdürüyor. Bu kapsamda Bursa Ovası'nda tarım arazisine inşa edilen kaçak bir yapı daha yıkıldı. Yıkım çalışması sırasında binanın bodrum katında yavrularıyla birlikte bir kediyi fark eden ekipler, anne kedi ve yavrularını güvenli bir şekilde bulundukları alandan kurtardı. Kaçak yapılaşmayla mücadelesini kararlılıkla sürdüren Osmangazi Belediyesi, gelen ihbarlar ve yaptığı denetimler sonucunda tespit edilen kaçak yapıları tek tek yıkarak ortadan kaldırıyor. Türkiye'nin en verimli tarım arazileri arasında yer alan Bursa Ovası'nı korumaya yönelik çalışmalarını da aralıksız sürdüren Osmangazi Belediyesi Yapı Kontrol Müdürlüğü ekipleri, son olarak Yeniceabat Mahallesi'nde birinci sınıf tarım arazisi üzerine kaçak yapı inşa edildiğini tespit etti. Yasal işlemlerin tamamlanmasının ardından yaklaşık 90 metrekarelik alana inşa edilen kaçak yapı, iş makineleriyle yıkılarak kullanılamaz hale getirildi. Yıkım çalışması sırasında yapının bodrum katında bir kedinin yavruladığını fark eden ekipler, durumu hemen Osmangazi Belediyesi Veteriner İşleri Müdürlüğü'ne bildirdi. Yıkımın olduğu yere gelen veteriner ekipleri, anne kedi ile yavrularını güvenli bir şekilde bulundukları yerden alarak koruma altına aldı. Osmangazi Belediyesi'nin kararlı denetim ve yıkım çalışmalarıyla Bursa Ovası'ndaki verimli tarım arazilerinin kaçak yapılaşma nedeniyle zarar görmesinin önüne geçiliyor.

YILAN MEVSİMİ GELDİ: MERSİN'DE 1,5 AYDA 184 VAKAYA MÜDAHALE Haber

YILAN MEVSİMİ GELDİ: MERSİN'DE 1,5 AYDA 184 VAKAYA MÜDAHALE

Hava sıcaklıklarının mevsim normallerinin üzerine çıkmasıyla birlikte Mersin'de yılan vakalarında dikkat çekici artış yaşandı. Kent genelinde son 1,5 ay içerisinde 184 farklı yılan ihbarına müdahale eden itfaiye ekipleri, yerleşim alanlarına giren yılanları yakalayarak doğal yaşam alanlarına bıraktı. Yaz mevsiminin etkisini göstermesiyle birlikte bahçeli evler, tarım arazileri ve kırsal bölgelerde daha sık görülmeye başlayan yılanlar, zaman zaman apartman bahçeleri, iş yerleri ve araç motorlarına kadar girerek vatandaşlarda tedirginliğe neden oluyor. Mersin Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Dairesi Başkanlığı ekipleri, gelen ihbarlar doğrultusunda kentin farklı noktalarında yoğun mesai harcıyor. Son dönemde sosyal medyada da sıkça paylaşılan yılan yakalama görüntüleri, vakalardaki artışı gözler önüne seriyor. 184 YILAN VAKASINA MÜDAHALE EDİLDİ Mersin Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Dairesi Başkanlığı Koordinasyon Amiri İhsan Arıkan, 1 Mayıs ile 18 Haziran tarihleri arasında toplam 184 yılan vakasına müdahale edildiğini açıkladı. Yılanların soğukkanlı canlılar olduğunu belirten Arıkan, yaz aylarında görülmelerinin doğal bir durum olduğunu ifade ederek şunları söyledi: "Vücut ısılarını ayarlayamadıkları için kış aylarında uykuya dalıyorlar. Havaların ısınmasıyla birlikte su, besin ve güneş ihtiyacı nedeniyle dışarı çıkıyorlar. Bu nedenle yaz dönemlerinde yılan vakalarında ciddi artış yaşanıyor." AKDENİZ'İN EN TEHLİKELİ TÜRÜ: ENGEREK Bölgede görülen yılan türleri hakkında da bilgi veren Arıkan, Akdeniz Bölgesi'nde yaşayan engerek yılanının zehirli olduğunu belirtti. Arıkan, "Karayılan ve köryılanı ise zehirli olmayan türlerdir. Bu canlılar ekosistemin önemli parçalarıdır ve çoğu zaman insanlara zarar vermezler. Ancak vatandaşların dikkatli olması gerekiyor" dedi. UZMANLARDAN KRİTİK UYARI Yetkililer, yılanla karşılaşılması halinde panik yapılmaması gerektiğini vurguladı. Vatandaşların yılanı kendi imkanlarıyla yakalamaya ya da öldürmeye çalışmaması gerektiğini belirten Arıkan, şu uyarılarda bulundu: "Yılan görüldüğünde güvenli mesafe korunmalı ve derhal 112 Acil Çağrı Merkezi'ne bilgi verilmelidir. Ekiplerimiz olay yerine gelerek yılana zarar vermeden güvenli şekilde yakalıyor ve doğal yaşam alanına bırakıyor." YAZ BOYUNCA ARTIŞ BEKLENİYOR Uzmanlar, sıcaklıkların daha da yükselmesiyle birlikte özellikle kırsal bölgeler ve tarım alanlarına yakın yerleşimlerde yılan vakalarının yaz boyunca artabileceğine dikkat çekiyor. Yetkililer, vatandaşların bahçe temizliği yaparken, taşlık ve otluk alanlarda çalışırken daha dikkatli olmaları gerektiğini ifade ediyor.

ÖZDEMİR: "TARIM TOPRAKLARINI KORUMAK ZORUNDAYIZ" Haber

ÖZDEMİR: "TARIM TOPRAKLARINI KORUMAK ZORUNDAYIZ"

Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, Bursa'nın verimli tarım arazilerinin sanayi ve yapılaşma baskısı altında olduğunu belirterek, tarımın sürdürülebilir hale getirilmemesi durumunda gelecek nesillerin bölgenin önemli tarım ürünlerine ulaşamayacağını söyledi. Özdemir, "Belki bizim çocuklarımız görür ama torunlarımız enginar görmez. Bu nedenle bu bölgelerin mutlaka korunması gerekiyor" dedi. Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, turizm projeleri kapsamında Fadıllı'da hizmete giren Nilbel Leylek Kafe ve Restoran'da basın mensuplarını ağırladı. İlçede hayata geçirilmek istenen turizm çalışmaları, tarım alanları ve gündeme ilişkin açıklamalarda bulunan Başkan Özdemir, Nilüfer ilçesinin sahip olduğu doğal ve tarımsal zenginliğe dikkat çekti. Özdemir, Nilüfer'de tarım, orman ve mera alanlarının toplamının yüzde 74,5 olduğunu, sanayi, ticaret ve konut alanlarının ise yaklaşık yüzde 25 seviyesinde bulunduğunu ifade etti. Her yerde konut ve sanayi yapılabileceğini ancak her yerde tarım yapılamayacağını vurgulayan Özdemir, gelecekte dünyada gıda ve su krizlerinin önemli sorunlar oluşturacağını belirterek, "İlçemizin ve şehrimizin verimli topraklarının elden gitmemesi gerektiğini düşünüyoruz. Ancak sadece 'elden gitmesin' demek yeterli değil. İnsanların bu topraklardan vazgeçmesine neden olan sebepleri ortadan kaldırmak gerekiyor. Göreve gelirken gençler, kadınlar, dezavantajlı gruplar ve tarım alanları, öncelikli hassasiyetlerle ilgili başlıklar üzerinde durduk. Tarıma yönelik birçok destek çalışması yürütüyoruz" dedi. Akçalar, Fadıllı, Ayvacık ve Gölyazı'nın önemli bir turizm destinasyonu olabileceğini dile getiren Özdemir, tarım ile turizmin birlikte değerlendirilmesi gerektiğini belirtti. Çiftçinin hem tarımdan hem de turizmden gelir elde etmesi gerektiğini ifade eden Özdemir, "Buradaki çiftçi ve köylü iyi para kazanmalı ki bu toprakları koruyabilsin. Eğer kazanamazsa çocuklarının geleceğini burada görmez ve bu topraklardan vazgeçer. Gençler köyleri terk ediyor, tarım yapan nüfusun yaş ortalaması 60'ın üzerine çıkıyor. Bu gidişle bölgenin elması, armudu, inciri ve üzümü gibi ürünlere gelecekte ulaşamayabiliriz" diye konuştu. Hasanağa enginarını örnek gösteren Özdemir, geçmişte bin dönüm ekilen enginarın göreve geldiklerinde 280 dönüme kadar düştüğünü, geçen yıl ise 400 dönüme yükseldiğini belirterek, "Bunu yeniden bin dönümün üzerine çıkarmak ve üreticinin para kazanmasını sağlamak zorundayız. Bunları yapabilirsek üretim devam eder. Yapamazsak belki bizim çocuklarımız görür ama torunlarımız enginar görmez" ifadelerini kullandı. Karacabey Ovası'nın Türkiye'nin önemli tarım merkezlerinden biri olduğunu belirten Özdemir, verimli toprakların sanayi baskısıyla karşı karşıya kaldığını söyledi. Bölgede çok sayıda gıda fabrikasının bulunmasının temel sebebinin verimli tarım arazileri olduğuna dikkat çeken Özdemir, "Bugün yeni organize sanayi bölgeleriyle bu verimli alanların Bandırma'ya kadar uzanacak şekilde sanayiye açılması isteniyor. Ancak 50 yıl sonra çocuklarımız enginar, domates, biber, patlıcan ve salatalık yerine fabrikaların ürettiği ürünleri mi tüketecek? Bu bölgenin kesinlikle korunması gerekiyor" dedi. "Ortak akılla hareket etmeliyiz" Yeni sanayi bölgelerinin yeni göç dalgalarını beraberinde getirdiğini ifade eden Özdemir, bunun da trafik, konut ve yeni imar alanı ihtiyacını artıracağını belirterek, "Yeni imarlı alanlarımız yok. Bu durumda baskı tarım arazilerine yöneliyor ve zamanla bu toprakları kaybetme riskiyle karşı karşıya kalıyoruz. Bu nedenle ortak akılla hareket etmeliyiz" diye konuştu. "Turizmle, tarım arazilerini korumalıyız" Nilüfer'in nüfus artış hızına da değinen Özdemir, ilçenin yaşam kalitesini koruyabilmesi için plansız büyümenin önüne geçilmesi gerektiğini söyledi. Tarımın sürdürülebilirliği için kırsal turizmin de desteklenmesi gerektiğini ifade eden Özdemir, bölgede gençlerin çadır kurup eğitim aldığı alanlar oluşturduklarını, paraşüt tesisleri ve Gölyazı manzarasıyla önemli bir turizm potansiyeline sahip olduklarını belirtti. Bu kapsamda Gölyazı ile bölge arasında yolcu taşımacılığı yapılacak yüzen iskele projesini hayata geçirmek istediklerini kaydeden Özdemir, böylece hem bölge esnafının hem de üreticilerin ekonomik olarak güçleneceğini ifade etti. "Kooperatiflerle yüksek maliyet, düşük satış sorunu ortadan kaldırabiliriz" Kentlerin sahip oldukları değerlerle öne çıktığını belirten Özdemir, tarımda da planlı üretim modelinin önemine dikkat çekerek, Hollanda örneğini verdi. Hollanda'da üreticilerin kooperatif çatısı altında faaliyet gösterdiğini, hangi ürünün ne kadar üretileceğinin planlandığını anlatan Özdemir, Türkiye'de de kooperatifleşmenin güçlendirilmesi gerektiğini söyledi. Enginar üretiminde yaşanan fiyat dalgalanmalarına dikkat çeken Özdemir, geçen yıl 80 liradan satılan enginarın bu yıl 50 liraya düştüğünü belirterek, "Girdi maliyetleri artarken fiyatların neden düştüğünü sorgulamak gerekiyor. Urla Enginar Kooperatifi'ni buraya davet ettik. Onlar aynı ürünü 160 liraya satabiliyor. Üreticiler ürünlerini kooperatif aracılığıyla katma değerli hale getiriyor ve güçlü pazarlar oluşturuyor. Böylece bizim üreticimizin sattığı fiyatın iki katına satış yapabiliyorlar" dedi.

ŞADİ ÖZDEMİR: “BURSA YÜKSEK TEKNOLOJİLİ ÜRETİME ODAKLANMALI” Haber

ŞADİ ÖZDEMİR: “BURSA YÜKSEK TEKNOLOJİLİ ÜRETİME ODAKLANMALI”

Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, ilçedeki organize sanayi bölgeleri (OSB) temsilcileriyle bir araya gelerek, sorunlarını dinledi. Toplantıda kaçak yapılarla mücadelede kararlılık mesajı veren Başkan Şadi Özdemir, "Kontrolsüz büyüme, gıda güvenliğini tehdit ediyor. Bursa artık yüksek teknoloji odaklı bir dönüşüme odaklanmalı" dedi. Nilüfer Belediye Başkanı Özdemir, ilçede faaliyet gösteren OSB temsilcileriyle iki ayda bir gerçekleştirdiği ortak akıl toplantıları kapsamında, bu kez Nilüfer Organize Sanayi Bölgesi (NOSAB) Hizmet Binası’nda bir araya geldi. Kentin sanayi vizyonu, çevre projeleri ve çözüm bekleyen sorunlarının ele alındığı toplantıya NOSAB Yönetim Kurulu Başkanı Erol Gülmez ev sahipliği yaptı. Toplantıda sanayi bölgelerinin temsilcileri, Nilüfer Belediye Başkan Yardımcıları Serpil Altun ve Emre Karagöz ile ilgili birim müdürleri katıldı. Türkiye’deki planlama sorunlarına ve Bursa’daki sanayi yoğunluğuna dikkat çeken Başkan Şadi Özdemir, sanayicilere stratejik bir dönüşüm çağrısında bulundu. Bursa’daki sanayi bölgelerinin doluluk oranlarına bakılması gerektiğini ve yeni sanayi bölgelerine ihtiyacın olmadığını vurgulayan Başkan Şadi Özdemir, şunları söyledi; "Yeni sanayi bölgeleri açmak yerine, orta teknolojili üretimin Anadolu’ya kaydırılması, Bursa’nın ise tamamen yüksek teknolojili üretime odaklanması gerekiyor. Kontrolsüz büyüme, tarım alanlarımızı ve gıda güvenliğimizi ciddi şekilde tehdit ediyor. Gelecekte yaşanabilecek gıda ve su krizlerine karşı bugünden tedbir almalıyız." Tarım arazileri üzerine inşa edilen kaçak fabrikaların oluşturduğu haksız rekabete değinen Başkan Şadi Özdemir, bu konuda taviz vermeyeceklerini vurguladı. Kaçak yapılarla mücadele ederken yer yer yalnız kaldıklarını söyleyen Başkan Şadi Özdemir, "Sizler OSB çatısı altında yüksek maliyetlerle ve kurallara uygun üretim yaparken, dışarıdaki kaçak yapılar haksız kazanç sağlıyor. Bu durum hem planlı üretim yapan sanayiciye zarar veriyor, hem de belediyemizi ciddi bir yük altına sokuyor. Herkesi bu konuda duyarlılığa ve dayanışmaya davet ediyorum" diye konuştu. Trafik ve park sorunlarına da değinen Başkan Şadi Özdemir, şehir içindeki TIR ve iş makinesi parkı sorununu kökten çözecek bir proje üzerinde çalıştıklarını kaydetti. Bu araçların şehir dışına transfer edileceğini belirten Başkan Şadi Özdemir, kurulacak yeni park alanının aynı zamanda bir ‘Deprem Lojistik Merkezi’ olarak tasarlanacağını kaydetti. Ayrıca sokak hayvanları popülasyonu için Bursa Büyükşehir Belediyesi ile eş güdümlü yürütülen Kuruçeşme ve Karacaoba projeleri hakkında sanayicileri bilgilendirdi. Nilüfer Belediyespor’un basketbol ve hentbol branşlarındaki başarılarına da değinen Başkan Özdemir, açıkladıkları "Spor Manifestosu" kapsamında amatör sporu desteklemeye devam edeceklerini belirterek, sanayicilerden de dayanışma beklediklerini ekledi. Toplantıda, NOSAB tarafından hayata geçirilen ‘Yağmur Suyu Hasadı’ projesinin sunumu yapıldı. NOSAB Başkanı Erol Gülmez, proje ile yılda 7 milyon metreküp su tasarrufu hedeflediklerini belirtti. Çatılardan toplanan yağmur suyunun sanayi tesislerindeki üretim süreçlerine dahil edileceğini ifade eden Gülmez, bu sayede yeraltı su kaynaklarının korunacağını vurguladı. Toplantı sonunda Başkan Şadi Özdemir ve katılımcılar, binanın otopark alanında yer alan yağmur suyu hasadı sistemini yerinde inceleyerek, bilgi aldılar.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.