#Tartışmalar

- Tartışmalar haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Tartışmalar haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

AKBELEN DİRENİŞÇİSİ ESRA IŞIK'IN TUTUKLANMASININ ARDINDAN... Haber

AKBELEN DİRENİŞÇİSİ ESRA IŞIK'IN TUTUKLANMASININ ARDINDAN...

Muğla’nın Milas ilçesindeki Akbelen Ormanı’nda kömür madenine karşı yürütülen çevre mücadelesinin öne çıkan isimlerinden Esra Işık, bilirkişi keşfi sırasında yaşanan olaylar gerekçesiyle tutuklandı. Karar, hukukçular ve çevre savunucuları tarafından “gözdağı” olarak değerlendirildi. BİLİRKİŞİ KEŞFİNDE GERGİNLİK YAŞANDI Akbelen Ormanı’nda maden sahasının genişletilmesine yönelik süreç kapsamında gerçekleştirilen bilirkişi keşfi sırasında İkizköy halkı ve yaşam savunucuları ile görevliler arasında tartışma yaşandı. Bölge halkı, keşif yapılan alanın “acele kamulaştırma” süreci yargıda devam eden özel mülk olduğunu belirterek alana girdi. Sivil araçlarla gelen heyetin kimliğinin sorulması üzerine yaşanan sözlü tartışmanın ardından süreç yargıya taşındı. “GÖREVİ YAPTIRMAMAK” SUÇLAMASIYLA TUTUKLANDI Gözaltına alınan Esra Işık, çıkarıldığı mahkemece Türk Ceza Kanunu’nun 265. maddesi kapsamında "görevi yaptırmamak için direnme" suçlamasıyla tutuklandı. Milas Sulh Ceza Hâkimliği kararında, Işık’ın bölgede devam eden keşif süreçlerinde bilirkişiler üzerinde baskı oluşturabileceği ve adli kontrol tedbirlerinin yetersiz kalacağı değerlendirmesine yer verdi. “ANAYASAL HAKKIMI KULLANDIM” SAVUNMASI İfadesinde suçlamaları reddeden Işık, "Anayasal hakkımı kullanmak için oradaydım. Gelenlerin mahkeme heyeti olduğunu bilmiyordum. Üzerlerinde resmi bir ibare yoktu, şirket yetkilisi olduklarını düşündüm" dedi. Işık ayrıca, kimseye fiziksel müdahalede bulunmadığını belirtti. AVUKATLAR: “TUTUKLAMA İSTİSNA OLMALIYDI” Işık’ın avukatları, müvekkillerinin suç işleme kastı bulunmadığını ve olay sırasında fiziksel müdahalenin mümkün olmadığını vurguladı. Avukat Ramazan Kaya, "Tutuklama istisnai bir tedbir olmalı. Ancak Türkiye’de artık kural haline geldiğini görüyoruz. Bu karar Akbelen direnişine yönelik bir gözdağıdır" dedi. Avukat Arif Cangı ise, Işık’ın yaşam alanını korumaya çalıştığını belirterek "Bu direnç anayasal hak kapsamındadır" değerlendirmesinde bulundu. Cangı, Işık’ın ailesine ait ev ve tarım alanlarının da kamulaştırma kapsamında olduğunu hatırlatarak, "Yaşam alanı elinden alınan bir kişinin gösterdiği tepki son derece doğaldır" ifadelerini kullandı. AKBELEN DİRENİŞİ VE SÜREÇ İkizköy halkı, 2019 yılından bu yana Akbelen Ormanı’nda kömür madeni sahasının genişletilmesine karşı mücadele yürütüyor. Süreçte: Zeytinliklerin madene açılması yönündeki düzenlemeler Acele kamulaştırma kararları Ağaç kesimleri ve kolluk müdahaleleri gibi gelişmeler yaşandı. Bölgede binlerce zeytin ağacının söküldüğü, çok sayıda parselin kamulaştırma kapsamına alındığı ve bu işlemlere karşı açılan davaların sürdüğü belirtildi. KADINLARIN ÖNCÜLÜĞÜNDE DİRENİŞ Akbelen’de yürütülen mücadelenin dikkat çeken yönlerinden biri de kadınların ön saflarda yer alması oldu. Uzmanlar ve hukukçular, bu direnişi 1990’lı yıllarda Bergama’da yürütülen çevre mücadelesine benzeterek, yaşam alanlarının korunmasına yönelik sembolik bir örnek olarak değerlendiriyor. TARTIŞMALAR SÜRÜYOR Tutuklama kararı, çevre mücadelesi, ifade özgürlüğü ve yargı süreçlerine ilişkin tartışmaları yeniden gündeme taşıdı. Işık’ın tutuklanmasına yönelik itiraz sürecinin başlatılması beklenirken, Akbelen’deki gelişmeler kamuoyu tarafından yakından takip ediliyor.

OSMANGAZİ’DE EDEBİYAT VE HAYAT BULUŞMALARI Haber

OSMANGAZİ’DE EDEBİYAT VE HAYAT BULUŞMALARI

Edebiyat ve Hayat Buluşmaları Programın son etkinliğinde, Martin Puchner’in ‘Kelimelerle Dünya Tarihi’ adlı eseri üzerine okuma ve söyleşi gerçekleştirildi. Şadırvanlı Han Eğitim Akademisi’nde gerçekleştirilen programda Doç. Dr. M. Emin İlhan, konuşmacı olarak katıldı. Okuma etkinliğinde ele alınan Martin Puchner’in ‘Kelimelerle Dünya Tarihi’ kitabı, kitapseverleri etkileyici bir yolculuğa çıkarttı. Yaklaşık 4 bin yıllık bir zaman dilimini kapsayan eser, yazının ve edebiyatın dünya üzerindeki etkisini gözler önüne sererken, metinlerin imparatorlukları nasıl kurup yıktığını, dinleri ve felsefi akımları nasıl şekillendirdiğini de okuyuculara aktardı. Etkinlik, katılımcılara edebiyatın tarihi gücünü keşfetme fırsatı sundu. "Bu buluşmalar son derece faydalı geçiyor" Martin Puncner ‘Kelimelerle Dünya Tarihi’ kitabını işlediklerini ifade eden Bursa Uludağ Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı Öğretim Üyesi Doç. Dr. M. Emin İlhan, "Yazar, kitabında hikayenin hem sosyal hem de siyasal yaşamımız üzerindeki etkisini ve tarihi süreçleri nasıl dönüştürdüğünü çarpıcı örneklerle ortaya koyuyor. Bu yönüyle eser, şimdiye kadar pek ele alınmamış özgün bir yaklaşım sunuyor. Oldukça keyifli bir okuma deneyimi sunan kitapta, ay keşfinden Uzak Doğu metinlerinin inşa sürecine kadar uzanan geniş bir içerikle karşılaşıyoruz. Okuyucu açısından son derece akıcı ve anlaşılır bir dile sahip olan eser, her bir konuyu kendi içinde ele alarak ilgili kültürün atmosferini doğrudan yansıtmayı başarıyor. Bu yönüyle kurduğu bağlantılar oldukça güçlü ve etkileyici. Daha önce benzerine pek rastlanmayan bu çalışma, özgünlüğünü açıkça ortaya koyuyor. Osmangazi Belediyesi’nin düzenlediği ‘Edebiyat ve Hayat Buluşmaları’ kapsamında belirlenen kitapları okuyarak metinler üzerine kapsamlı tartışmalar gerçekleştiriyoruz. Bu buluşmalar son derece faydalı, öğretici ve bilgi dolu geçiyor" şeklinde konuştu.

KAZA MI SUİKAST MI? YAZICIOĞLU’NUN ÖLÜMÜNE DAİR YENİ İDDİA Haber

KAZA MI SUİKAST MI? YAZICIOĞLU’NUN ÖLÜMÜNE DAİR YENİ İDDİA

BBP Kurucu Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu’nun hayatını kaybettiği helikopter kazasının 17. yıl dönümünde konuşan cezaevi arkadaşı Hürriyet Gül, olayın kaza değil suikast olduğunu iddia etti. Büyük Birlik Partisi (BBP) Kurucu Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu’nun 25 Mart 2009’da hayatını kaybettiği helikopter kazasına ilişkin tartışmalar, olayın yıl dönümünde yeniden gündeme geldi. Yazıcıoğlu’nun cezaevi arkadaşı Hürriyet Gül, yaptığı açıklamada kazanın bir suikast olduğu iddiasını dile getirerek arama-kurtarma sürecine ilişkin dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu. “KAZA DEĞİL SUİKAST” İDDİASI Yazıcıoğlu ile uzun yıllar birlikte olduğunu belirten Gül, "Bu olay kesinlikle kaza değil. Bilerek ve isteyerek katlettiler" ifadelerini kullandı. Gül, olayın arka planının anlaşılabilmesi için Yazıcıoğlu’nun siyasi duruşunun iyi analiz edilmesi gerektiğini savundu. ARAMA ÇALIŞMALARI ENGELLENDİ İDDİASI Kazanın ardından yürütülen arama çalışmalarına da katıldığını belirten Gül, köylülerin helikopterin düştüğü yeri tarif ettiğini ancak bölgeye gidilmesine izin verilmediğini öne sürdü. "Köylüler ‘orada olabilir’ dedi. Ancak ‘terör riski var’ denilerek kimse o bölgeye bırakılmadı" diyen Gül, arama çalışmalarının bilinçli şekilde engellendiğini iddia etti. “3 GÜN ULAŞILMASINA İZİN VERİLMEDİ” Gül, kazanın ardından enkaza ulaşılmasının geciktirildiğini ileri sürerek, "Rahmetli Yazıcıoğlu’nu 3 gün orada bilerek, isteyerek katlettiler" dedi. Şehit gazeteci İsmail Güneş’in telefon görüşmeleri ve otopsi bulgularına da değinen Gül, bazı resmi açıklamaların çelişkili olduğunu savundu. CİHAZLARIN SÖKÜLMESİNE DİKKAT ÇEKTİ Helikopterde bulunan GPS cihazlarının sökülmesinin şüpheleri artırdığını belirten Gül, bu cihazları söken kişilerin yalnızca hırsızlık suçundan yargılandığını ifade etti. Gül, "Bu olayın ana dosyası yeniden açılmalı. Gerçek sorumlular ortaya çıkarılmalı" çağrısında bulundu. “FETÖ İZLERİ VAR” İDDİASI Gül, söz konusu kişilerden bazılarının 15 Temmuz darbe girişimi sırasında Cumhurbaşkanı’na yönelik suikast girişimiyle bağlantılı olduğunu öne sürdü. "Helikopterdeki cihazları sökenler, daha sonra Cumhurbaşkanı’na suikast girişiminde bulundu" diyen Gül, olayın yeniden kapsamlı şekilde soruşturulması gerektiğini ifade etti. 17 YILDIR SORU İŞARETLERİ GÜNDEMDE Muhsin Yazıcıoğlu ve beraberindeki 6 kişi, 25 Mart 2009’da Kahramanmaraş Keş Dağı’nda meydana gelen helikopter kazasında hayatını kaybetmişti. Olayla ilgili geçen 17 yıla rağmen bazı soru işaretlerinin giderilememesi, kamuoyunda tartışmaların sürmesine neden oluyor.

İRAN’DA YENİ DİNİ LİDER İÇİN UZLAŞMA SAĞLANDI Haber

İRAN’DA YENİ DİNİ LİDER İÇİN UZLAŞMA SAĞLANDI

İran’da dini lider Ali Hamaney’in ABD-İsrail iş birliğiyle düzenlenen saldırıda hayatını kaybetmesinin ardından yeni liderin kim olacağına ilişkin tartışmalar devam ediyor. Sürece ilişkin açıklama yapan Uzmanlar Meclisi üyesi ve Meşhed Cuma İmamı Ahmed Alemülhüda, Uzmanlar Meclisi’nin yeni lider konusunda henüz karar vermediği yönündeki iddiaların gerçeği yansıtmadığını söyledi. İran Uzmanlar Meclisi üyesi Muhammed Mehdi Mirbakıri, ABD-İsrail saldırısında hayatını kaybeden İran’ın dini lideri Ali Hamaney’in yerine gelecek isim konusunda önemli ölçüde uzlaşı sağlandığını açıkladı. İRAN’DA LİDERLİK TARTIŞMALARI SÜRÜYOR Alemülhüda, İran Anayasası’na göre hiç kimsenin, hatta Uzmanlar Meclisi üyelerinin dahi sürece dair kararları değiştirme yetkisine sahip olmadığını belirtti. Uzmanlar Meclisi Sekreterliği görevini yürüten Hüseyni Buşehri’nin, Meclis’in kararını tebliğ etmek ve kamuoyuna açıklamakla yetkili olduğunu ifade etti. "UZLAŞI SAĞLANDI" Uzmanlar Meclisi üyesi Muhammed Mehdi Mirbakıri ise liderlik sürecine ilişkin yaptığı değerlendirmede, yeni dini lider konusunda büyük ölçüde uzlaşı sağlandığını dile getirdi. Mirbakıri açıklamasında, “Liderlik konusunda neredeyse kesin bir uzlaşı sağlandı ve kayda değer bir çoğunluk oluştu. Ancak sürecin önündeki bazı engellerin de kaldırılması gerekiyor” ifadelerini kullandı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.