#Tasarlayarak Öldürme

- Tasarlayarak Öldürme haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Tasarlayarak Öldürme haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

KASKLI KATİL TIRIN ALTINDAN ÇIKIP, ÖZ KARDEŞİNİ BÖYLE ÖLDÜRDÜ Haber

KASKLI KATİL TIRIN ALTINDAN ÇIKIP, ÖZ KARDEŞİNİ BÖYLE ÖLDÜRDÜ

Kocaeli'nin Darıca ilçesinde kardeşi Çetin Kaya'yı tabancayla öldürdüğü suçlamasıyla yargılanan Sedat Kaya'nın, olaydan önce yaklaşık 2 saat 27 dakika tırın altında saklanarak beklediği güvenlik kamerası kayıtlarına yansıdı. İddianamede eylemin uzun süredir devam eden husumet nedeniyle planlandığı değerlendirilirken, sanık Kaya suçlamaları reddederek kardeşiyle konuşmaya gittiğini ve öldürme kastının bulunmadığını savundu. Mahkeme, sanığın tutukluluk halinin devamına karar verdi. Olay, 1 Nisan'da Darıca ilçesi Nenehatun Mahallesi Ertuğrulgazi Caddesi'nde meydana geldi. Evli ve 2 çocuk babası Çetin Kaya, işe gitmek üzere sabah saatlerinde tırının yanına geldi. Kaya'nın aracını çalıştırmasının ardından başında kask bulunan bir kişi, tırın altında saklandığı yerden çıkarak tabancayla ateş etti. İhbar üzerine bölgeye polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Asayiş Şube Müdürlüğü Cinayet Büro Amirliği ekiplerinin yürüttüğü çalışma sonucunda saldırıyı gerçekleştiren kişinin Çetin Kaya'nın 47 yaşındaki ağabeyi Sedat Kaya olduğu belirlendi. Sedat Kaya, aynı gün saat 12.00 sıralarında olayda kullandığı belirtilen tabancayla polise teslim oldu. Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen Kaya, çıkarıldığı mahkemece tutuklandı. 2 SAAT 27 DAKİKA TIRIN ALTINDA BEKLEDİĞİ BELİRLENDİ Dava dosyasına giren güvenlik kamerası görüntülerine ilişkin inceleme tutanağında, Sedat Kaya'nın saat 05.00 sıralarında tırın arka bölümüne geldiği ve burada saklandığı belirtildi. Çetin Kaya'nın ise saat 07.22 sıralarında tırının yanına geldiği, yaklaşık 2 dakika sonra araca bindiği kaydedildi. Görüntülerde Sedat Kaya'nın tırın altından çıkarak saat 07.27 sıralarında aracın kapısını açtığı ve kardeşine ateş ettiği anlar yer aldı. İddianamede, Sedat Kaya'nın aracın çekici ile dorse bölümü arasında yaklaşık 2 saat 27 dakika beklediği, Çetin Kaya'nın araca binmesinin ardından 3 el ateş ederek olay yerinden kaçtığı ifade edildi. İDDİANAMEDE "TASARLAYARAK ÖLDÜRME" DEĞERLENDİRMESİ İddianamede, kardeşler arasında uzun süredir husumet bulunduğu ve Sedat Kaya'nın olaydan önce Çetin Kaya'yı birçok kez öldürmekle tehdit ettiği ileri sürüldü. Sanığın olay yerine silahla ve tanınmamak amacıyla kask takarak geldiği de iddianamede yer aldı. Dosyada ayrıca Sedat Kaya'nın 18 Mart'ta kardeşi Çetin Kaya'ya gönderdiği belirtilen mesaj da deliller arasında gösterildi. Mesajda, ❝Doğum günün kutlu olsun. Böyle güzel günler unutulmaz. Sana ve Cemal'e hediyenizi takdim edeceğim.❞ ifadelerinin bulunduğu kaydedildi. Savcılık, tırın altında uzun süre beklenmesi, taraflar arasındaki husumet, daha önceki tehdit iddiaları, olay yerine silah ve kaskla gidilmesi ile söz konusu mesajı birlikte değerlendirerek eylemin "planlı ve soğukkanlı bir şekilde tasarlanarak gerçekleştirildiği" kanaatine vardı. 1995'TE BABASINI ÖLDÜRDÜĞÜ BELİRTİLDİ Dosyaya yansıyan bilgilere göre Sedat Kaya'nın, henüz 16 yaşındayken 1995 yılında babası Cemal Kaya'yı da öldürdüğü belirtildi. İddiaya göre Cemal Kaya, oğlunun hırsızlık yaptığı belirtilen arkadaşlarıyla görüşmesini istemedi ve bu nedenle oğluna tokat attı. Sedat Kaya'nın bunun üzerine gece eve gitmediği, oğlunu aramak için dışarı çıkan Cemal Kaya'nın Gebze ilçesi Akse Sapağı'nda oğluyla karşılaştığı aktarıldı. Baba Kaya'nın oğluna eve dönmesini söylediği ancak olumsuz yanıt aldığı, arkasını dönerek uzaklaşırken Sedat Kaya tarafından karpuz satıcısından alınan bıçakla sırtından bıçaklanarak öldürüldüğü belirtildi. Sedat Kaya'nın bu olayın ardından cezaevine girdiği kaydedildi. Baba cinayetinin ardından aile üyelerinin Sedat Kaya ile iletişimlerini kestiği, ilerleyen yıllarda taraflar arasında zaman zaman anlaşmazlıklar yaşandığı öne sürüldü. SİLAHIN BAŞKA BİR KİŞİYE AİT OLDUĞU İDDİASI İddianamede cinayette kullanılan tabancanın teminine ilişkin bilgilere de yer verildi. Sedat Kaya'nın silahı 2025 yılında muavinlik yaptığı dönemde bir otobüste bulduğunu söylediği, diğer sanık K.Ş'nin ise kendisine silah vermediğini savunduğu aktarıldı. Buna karşılık dosyada bilgisine başvurulan kişilerin tabancanın K.Ş'ye ait olduğunu söyledikleri, yapılan incelemede de silahın K.Ş'ye ait olduğunun tespit edildiği belirtildi. Savcılık, K.Ş'nin Sedat Kaya'ya silah sağlayarak eyleme iştirak ettiği değerlendirmesinde bulundu. SANIK KAYA: ❝ÖLDÜRME KASTIM YOKTU❞ Sedat Kaya hakkında "tasarlayarak kardeşe karşı kasten öldürme" ve "ruhsatsız ateşli silahlarla mermileri satın alma veya taşıma veya bulundurma" suçlarından dava açıldı. K.Ş. hakkında ise "kasten öldürmeye yardım etme" suçundan dava açıldı. Gebze 2. Ağır Ceza Mahkemesinde görülen davanın ilk duruşmasına tutuklu sanık Sedat Kaya, tutuksuz sanık K.Ş., Çetin Kaya'nın yakınları ve taraf avukatları katıldı. Savunmasında kardeşiyle babalarının öldürülmesi nedeniyle aralarında husumet bulunduğunu söyleyen Sedat Kaya, olay yerine bu husumeti sona erdirmek ve konuşmak amacıyla gittiğini ileri sürdü. Öldürme kastının bulunmadığını savunan Kaya, kardeşinin silahına davrandığını iddia ederek bu nedenle ateş ettiğini söyledi. Sanık, olay sırasında neden kask taktığına ilişkin ise yüzünün zarar görmesini önlemek amacıyla kask kullandığını savundu. MAHKEMEDEN TUTUKLULUĞA DEVAM KARARI Mahkeme heyeti, sanık Sedat Kaya'nın tutukluluk halinin devamına karar verdi. Tutuksuz yargılanan K.Ş. hakkındaki adli kontrol tedbirlerinin de sürdürülmesine hükmeden mahkeme, dosyadaki eksik hususların tamamlanması için duruşmayı erteledi. ABLA AYTEKİN: ❝BEN BİR KARDEŞ KAYBETMEDİM, CANIMI KAYBETTİM❞ Duruşmanın ardından konuşan Çetin Kaya'nın ablası Seda Aytekin, aile olarak adalet beklediklerini söyledi. Geçmişte de büyük acılar yaşadıklarını anlatan Aytekin, şöyle konuştu: ❝Yapılan işkencelere zaten zamanında maruz kaldık. Devlet büyüklerimizden adalet istiyorum. Zamanında sanık tarafından işkencelere maruz kaldık. Biz babasız büyüyen insanlardık. Aynı acıyı kardeşimin çocuklarına yaşattı. Ben bir kardeş kaybetmedim, ben canımı kaybettim. Ben yoldaşımı kaybettim. Küçükken yetim kaldım, aynı acıları şimdi çocukları yaşıyor.❞ Aytekin, kardeşinin ölümünün ardından adaletin sağlanmasını beklediğini belirterek, ❝Kardeşimin kanlı yüzünü gördükten sonra adaletin tecelli edeceğini umuyorum. Sesim olsunlar. Babamda da adalet sağlanmadı. Belki küçüktük, savunamadık kendimizi. Şu anda adaletin sağlanmasını bekliyorum.❞ dedi. ❝KARDEŞİMİN YAŞADIĞI HAYATI KARDEŞİMİN ÇOCUKLARINA YAŞATTI❞ Çetin Kaya'nın diğer ablası Vildan Kaya da kardeşinin ölümüne ilişkin güvenlik kamerası kayıtlarını izlediğini belirtti. Sanığın kardeşiyle konuşmak amacıyla olay yerine geldiği yönündeki savunmasına karşı çıkan Kaya, kardeşinin daha önce yaşananlar nedeniyle savcılık ve polis merkezine başvurduğunu ve uzaklaştırma talebinde bulunduğunu öne sürdü. Vildan Kaya, olay anına ilişkin, ❝Kardeşimle konuşmak için geldiğini beyan ediyor ama kardeşimle konuşmak isteyen bir insan... Kardeşimin evinin adresi belli. Telefon numarası kendisinde mevcut. Evinin etrafında aylarca gezip çocuklarına ve eşine korku yaşattığını bildiğimiz halde kardeşim savcılığa, karakola ifade verdi. Uzaklaştırma istedi ama olmadı.❞ ifadelerini kullandı. Kaya, sanığın tırın altından kaskla çıktığını ve kardeşine ateş ettiğini belirterek, kardeşi yere düştükten sonra da ateş edildiğini öne sürdü. Ailenin geçmişte de aynı sanık nedeniyle babalarını kaybettiğini söyleyen Vildan Kaya, şöyle devam etti: ❝Benim kardeşim çocuğunun yaşında babasız kaldı. Sanık 1995 yılında babamı vurdu, 2026 yılında da kardeşimi vurdu. Kardeşimin yaşadığı hayatı kardeşimin çocuklarına yaşattı. Adalete sığınıyorum, adalete güveniyorum. Bizim ailemizin bir erkeği Çetin vardı, Çetin gitti ama Sedat da kalmasın. Gerekli cezayı alsın.❞ AVUKAT ALTUN: ❝PLANLI BİR ŞEKİLDE TIRIN ARKASINA GELİYOR❞ Müşteki vekili avukat Uğur Altun da kamera görüntülerinin sanığın eylemi tasarlayarak gerçekleştirdiği iddiasını desteklediğini savundu. Altun, ❝Kamera kayıtlarında yer aldığı üzere, sanık daha önceden tasarlayarak, planlı bir şekilde saat 05.00 sıralarında tırın arkasına geliyor ve burada saklanıyor. Maktulün gelmesini bekliyor. Buradan arkasından gizli bir şekilde maktulün çalıştırmış olduğu tırın kapısını açıyor ve kendisine ateş ederek ölümüne sebebiyet veriyor.❞ dedi. Dosyada henüz çözümlenmesi gereken bazı kayıtların bulunduğunu belirten Altun, bunların ilerleyen aşamalarda dava dosyasına kazandırılacağını söyledi. Aile adına sanığın üst hadden cezalandırılmasını talep ettiklerini kaydeden Altun, mahkemenin Sedat Kaya'nın tutukluluk halinin devamına, diğer sanık K.Ş. hakkındaki adli kontrol tedbirlerinin ise sürdürülmesine karar verdiğini hatırlattı. Altun ayrıca sanığın geçmişte babasına yönelik öldürme ve annesine yönelik bıçakla yaralama eylemlerinin bulunduğunun duruşmada dile getirildiğini belirterek, tahliye halinde aile açısından tehlikenin devam edeceğini savundu. Davanın görülmesine Gebze 2. Ağır Ceza Mahkemesinde devam edilecek.

11 YIL KAÇTI, 9 ESTETİKLE YENİ YÜZ YAPTI: BURSA'DA YAKALANDI Haber

11 YIL KAÇTI, 9 ESTETİKLE YENİ YÜZ YAPTI: BURSA'DA YAKALANDI

Bursa’da 2011 yılında işlenen tasarlayarak öldürme suçunun ardından firar eden hükümlü, 11 yıl sonra İzmir’de işçi servisinde düzenlenen operasyonla yakalandı. Zanlının izini kaybettirmek için 9 kez yüz estetik ameliyat geçirdiği ve kardeşine ait kimlikle yaşamını sürdürdüğü ortaya çıktı. CİNAYETTEN SONRA ORTADAN KAYBOLDU Edinilen bilgilere göre, 2011 yılında Bursa’da bir gazinoda güvenlik görevlisi olarak çalışan A.K., patronuyla birlikte bir kişiyi tasarlayarak öldürdü. Olayın ardından patron yakalanarak cezaevine gönderilirken A.K. kaçtı. Yargılama sürecinde her iki sanık hakkında da ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verildi. ESTETİK OPERASYONLARLA KİMLİĞİNİ DEĞİŞTİRDİ Cinayetin ardından otostopla İzmir’e giden zanlının: Kardeşine ait kimliği kullandığı9 ayrı estetik operasyon geçirdiğiYüz hatlarını büyük ölçüde değiştirdiği belirlendi. Zanlının bu yöntemle uzun yıllar izini kaybettirdiği öğrenildi. MOBİLYA ATÖLYESİNDE ÇALIŞTI Yeni kimliğiyle İzmir’de yaşam kuran A.K.’nın, bir mobilya atölyesinde çalışarak dikkat çekmeden hayatını sürdürdüğü tespit edildi. POLİS AYRINTILARI TEK TEK İNCELEDİ Bursa İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü ekipleri dosyayı yeniden ele aldı. Yürütülen çalışmalarda: Yüzlerce saatlik güvenlik kamerası görüntüsü incelendiFarklı illerden elde edilen veriler karşılaştırıldıTeknik ve fiziki takip birlikte yürütüldü Yapılan analizler sonucunda estetikle değiştirilen yüzün A.K.’ya ait olduğu belirlendi. SERVİS ARACINDA YAKALANDI Ekipler, zanlının her gün aynı servisle işe gittiğini tespit etti. Düzenlenen operasyonda A.K., işçi servisinde yakalandı. Yakalanma anı güvenlik kameralarına yansıdı. Gözaltına alınan zanlı, emniyetteki işlemlerinin ardından çıkarıldığı mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi.

MİHRİBAN YILMAZ CİNAYETİNDE SANIĞIN İFADESİ ORTAYA ÇIKTI Haber

MİHRİBAN YILMAZ CİNAYETİNDE SANIĞIN İFADESİ ORTAYA ÇIKTI

İzmir’in Bornova ilçesinde Mihriban Yılmaz’ı öldürerek cesedini ormana gömdüğünü itiraf eden Fatih İnan’ın emniyetteki ifadesi ortaya çıktı. İnan ifadesinde, Yılmaz’ın aralarındaki konuşmayı cep telefonuyla kaydettiğini fark edince paniklediğini ve olayın bu şekilde geliştiğini iddia etti. OLAYIN GEÇMİŞİ Olay, 29 Aralık 2025’te Bornova ilçesi Ümit Mahallesi’nde meydana geldi. Akşam saatlerinde evinden ayrılan Mihriban Yılmaz’dan uzun süre haber alamayan ailesi kayıp başvurusunda bulundu. Polis ekiplerinin çalışması sonucu Yılmaz’ın olay günü saat 20.30 sıralarında 7309 Sokak’taki boş arsaya gittiği ve burada Fatih İnan’ın kullandığı araca bindiği tespit edildi. Soruşturma kapsamında gözaltına alınan Fatih İnan, Yılmaz’ı boğarak öldürdüğünü ve Pınarbaşı’ndaki ormanlık alana gömdüğünü itiraf etti. Mihriban Yılmaz’ın cenazesi ormanda bulundu ve yapılan işlemlerin ardından toprağa verildi. "NİYETİM MİHRİBAN'A ZARAR VERMEK DEĞİLDİ" İnan’ın emniyette verdiği ifadeye göre olay şöyle gelişti: “Telefonu almaya çalıştım, vermedi ve otomobilden inmeye çalıştı. Ağabeylerine anlatacağını söyledi. ‘Ağabeylerim seni öldürür’ şeklinde tehdit edince iyice panikledim ve düşünce yetimi kaybettim. Niyetim Mihriban’a zarar vermek değildi ancak tehditlerinden ve yaşayacağım sorunlardan dolayı panikle otomobilden inmesine engel olmaya çalıştım. Bu sırada elimle Mihriban’ı kendime doğru çektim, diğer elimle de bağırmasın diye ağzını kapattım. Niyetim zarar vermek değildi. Elindeki telefonu alarak kaydettiği ses kaydını silip kendisini göndermekti.” "ÖLDÜĞÜNÜ ANLAYINCA ORMANA GÖMDÜM" Fatih İnan, Mihriban Yılmaz bayıldıktan sonra yaşananları da şöyle anlattı: “Birden bayıldı. Otomobilden inmeye çalıştım. Kapıyı açtığımda otomobilden aşağı düştük. Mihriban baygındı. Önce etrafa baktım. Bizi gören kimsenin olmadığını anladım. Yüzüne vurarak uyandırmaya çalıştım ancak herhangi bir tepki vermedi. Bunun üzerine kalp masajı yapmaya başladım fakat bir netice alamadım. Hala hareketsiz yatıyordu. O anki şok ve panikle kendisine acil müdahalede bulunmaya çalıştım. Bildiğim bütün ilk yardım uygulamalarını yaptım ama olayın vahametiyle şoka girmiştim. Kimseyi arayıp aramamak konusunda arafta kaldım, kimseyi arayamadım. Mihriban’ın telefonunu elime aldığımda ses kaydının devam ettiğini fark ettim ve kaydı durdurdum. O sırada Mihriban’ın telefonu birkaç kez çaldı. Yengesi ve annesi arıyordu, telefonu açmadım. Mihriban’ı kamyonetin arka koltuğuna bindirdim. Telefonu da yanıma alarak Pınarbaşı’ndaki ormana doğru gittim. Pınarbaşı’nda amcama ait deponun sağ tarafından ormana girdim. Tam olarak ne kadar süre ve mesafe gittiğimi hatırlamıyorum. Ancak şu an beni oraya götürseniz gittiğim yeri gösterebilirim. Ormanda bulunduğumuz yere vardığımızda Mihriban’ı otomobilden indirdim ve tekrar yerde kalp masajı yaparak kendisine gelmesini sağlamaya çalıştım. Ancak Mihriban hiçbir şekilde tepki vermiyordu. Cansız bir şekilde yatıyordu. Bu durum beni iyice tedirgin etti. Öldüğünü anlayınca ormana gömdüm.” NAİLE BÜŞRA SARIGÜL DOSYASI: İKİNCİ TUTUKLAMA Fatih İnan, 2023 yılında Manisa’da hayatını kaybeden Naile Büşra Sarıgül’ün ölümüyle ilgili soruşturmada da tutuklandı. Soruşturma dosyasına göre Sarıgül, 3 Ağustos 2023’te bir fabrikada yüksekten düşerek hayatını kaybetti. Ancak yapılan incelemede, Sarıgül’den alınan örneklerde Fatih İnan’a ait DNA bulunduğu bildirildi. İlk aşamada “kovuşturmaya yer yok” kararı verilmişti ancak yeni deliller ışığında dosya yeniden açıldı. Soruşturma savcısı, İnan’ın cinsel saldırı sonrası Sarıgül’ü ikinci kattan ittiği şüphesiyle “nitelikli cinsel saldırı” ve “tasarlayarak öldürme” suçlarından tutuklanmasını talep etti. İnan, bu dosyada da “kuvvetli suç şüphesi” bulunduğu gerekçesiyle tutuklandı.

EŞİNİ ÖLDÜRÜP KAZA SÜSÜ VEREN ADAM İNTERNETTE SİLAH ARAMIŞ Haber

EŞİNİ ÖLDÜRÜP KAZA SÜSÜ VEREN ADAM İNTERNETTE SİLAH ARAMIŞ

Aydın’ın Germencik ilçesinde eşi Derya Buçan’ı (28) başından vurduktan sonra olayı trafik kaza'sı gibi göstermeye çalıştığı iddiasıyla tutuklanan Rıdvan Buçan (34) hakkında yürütülen soruşturma tamamlandı. Hazırlanan iddianamede, sanığın olaydan 3 gün önce internette silah aradığı tespitine yer verildi. Olay, 20 Aralık 2024 tarihinde Aydın-İzmir Otoyolu Selatin Tüneli yakınlarında meydana geldi. Rıdvan Buçan’ın kullandığı 09 EB 225 plakalı otomobilin bariyere çarpması sonucu meydana gelen kazada, Derya Buçan olay yerinde hayatını kaybetmiş, Rıdvan Buçan ile 6 yaşındaki çocukları yaralanmıştı. Kazaya ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında İzmir Adli Tıp Kurumu’nda yapılan otopside, Derya Buçan’ın kaza sonucu değil, başına isabet eden tek kurşunla hayatını kaybettiği belirlendi. Bunun üzerine Rıdvan Buçan, eşini öldürüp olaya kaza süsü verdiği iddiasıyla tutuklanarak cezaevine gönderildi. ÇOCUĞUN TANIKLIĞI VE ADLİ RAPOR İDDİANAMEDE YER ALDI Söke Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede, Adli Tıp Kurumu raporları, sanık savunmaları ve tanık ifadelerine yer verildi. Tanık olarak dinlenen çocuk D. Buçan, olay günü babasının elinde tabanca gördüğünü, patlama sesi duyduğunu ve ardından annesinin bulunduğu tarafta camda kan gördüğünü ifade etti. Sanık Rıdvan Buçan ise savunmasında, silahın eşinin elinde bulunduğunu ve kazara ateş aldığını öne sürerek suçlamaları kabul etmedi. “OLAY ÖNCEDEN PLANLANDI” İddianamede, sanığın savunmasının dosyadaki somut delillerle örtüşmediği vurgulanırken, atış mesafesinin en az 40 santimetre olduğu ve sanığın telefonunda yapılan incelemede olaydan 3 gün önce internette silah araması yaptığı tespit edildi. Savcılık değerlendirmesinde, "Sanığın, maktulle aralarında husumet bulunduğu, olaydan günler önce silah temin etmeye çalıştığı, silahı araca gizlediği ve olay günü önceden planladığı şekilde maktulü başından vurarak öldürdüğü" ifadelerine yer verildi. AĞIRLAŞTIRILMIŞ MÜEBBET TALEBİ Söke Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edilen iddianamede, Rıdvan Buçan hakkında “eşe ve kadına karşı tasarlayarak öldürme” suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis, ayrıca çocuğunu kasten öldürmeye teşebbüs suçundan 14 yıldan 21 yıla kadar hapis cezası istemiyle dava açıldı.

AYŞE TOKYAZ’IN OTOPSİ RAPORU ORTAYA ÇIKTI Haber

AYŞE TOKYAZ’IN OTOPSİ RAPORU ORTAYA ÇIKTI

İstanbul Küçükçekmece’de öldürüldükten sonra Eyüpsultan’da yol kenarına bırakılmış valiz içinde cesedi bulunan üniversite öğrencisi Ayşe Tokyaz’ın (22) otopsi raporu tamamlandı. Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturmada hazırlanan adli tıp raporu, genç kadının ölüm nedenine ilişkin çarpıcı bulgular içeriyor. OTOPSİ RAPORUNUN BULGULARI Hazırlanan otopsi raporunda, Tokyaz’ın vücudunda çok sayıda ekimoz (morarma) ile birlikte burun kemiklerinde kırık tespit edildiği; kafa içi ve beyin dokusunda kanama bulunduğu belirtildi. Raporda ayrıca beyin dokusunda ileri derece çürüme bulgularına rastlandığı kaydedildi. Yapılan toksikolojik inceleme sonucu vücut sıvılarında uyarıcı madde olarak kokain ve metabolitlerine rastlandığı ifade edildi. Adli tıp heyeti, elde edilen bulgular ışığında Ayşe Tokyaz’ın ölümünün künt kafa travmasına bağlı burun kemiği kırığı ile birlikte gelişen beyin kanaması sonucu meydana geldiği kanaatine vardığını raporda bildirdi. OLAYIN GEÇMİŞİ VE SORUŞTURMA SÜRECİ Olay, 11 Temmuz tarihinde Küçükçekmece’de gerçekleşti. Genç kadının önce öldürüldüğü, ardından cesedinin valize konularak Eyüpsultan’da yol kenarına bırakıldığı tespit edilmişti. Güvenlik kameraları ve delil incelemelerinin ardından yürütülen soruşturmada aralarında eski polis memuru olduğu belirtilen bir şüpheli dahil olmak üzere toplam yedi kişi gözaltına alınmış, soruşturma savcılığın talebiyle takibe dönüşmüş ve şüpheliler tutuklanmıştı. Soruşturma kapsamında, eski polis memuru Cemil Koç hakkında tasarlayarak öldürme suçundan dava açıldığı; diğer altı şüphelinin ise tasarlayarak öldürmeye yardım etmek suçlamasıyla tutuklandığı bilgisi daha önce açıklanmıştı. Cumhuriyet Başsavcılığı, delillerin değerlendirilmesine ve adli süreçlerin işletilmesine ilişkin çalışmalarını sürdürüyor. YETKİLİLERİN VE AİLENİN TEPKİSİ Savcılık ve adli tıp birimleri, soruşturmanın tüm yönleriyle aydınlatılması için teknik ve adli incelemelere devam ettiklerini bildirdi. Genç kadının vefatı, hem ailesi hem üniversite çevresi hem de toplumda geniş yankı uyandırmış; sosyal medya ve bazı sivil toplum kuruluşları olaya ilişkin adalet çağrısı yapmıştı. Aile tarafından yapılan resmi açıklamalarda ise yargı sürecine güven duyulduğu ve soruşturmanın takipçisi olunacağı belirtildi. SÜREÇ NE AŞAMADA? Soruşturmayı yürüten birimler, otopsi raporu ve diğer adli bulguların dosyaya girdiğini; bir sonraki aşamada delil zincirinin, kamera görüntülerinin, telefon incelemelerinin ve şüphelilerin ifade kayıtlarının mahkeme sürecinde değerlendirileceğini açıkladı. Tutuklu şüpheliler hakkında hazırlanan iddianamenin ne zaman mahkemeye sundurulacağı ve duruşma takviminin ne şekilde işleyeceğiyle ilgili resmi bilgilendirme bekleniyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.