#Tbmm

- Tbmm haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Tbmm haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

MEMURLARA YILDA İKİ KEZ İKRAMİYE TEKLİFİ MECLİS’TE Haber

MEMURLARA YILDA İKİ KEZ İKRAMİYE TEKLİFİ MECLİS’TE

Devlet memurlarına yılda iki kez net asgari ücret tutarında tatil ikramiyesi verilmesini öngören kanun teklifi Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne sunuldu. Teklifin kabul edilmesi halinde kadrolu ve sözleşmeli devlet memurlarına her yıl haziran ve aralık aylarında tatil ikramiyesi ödenmesi planlanıyor. İKİ AYRI DÖNEMDE İKRAMİYE ÖDENECEK Devlet Memurları Kanunu’nda değişiklik yapılmasını öngören düzenlemeye göre, memurlara yılda iki defa tatil ikramiyesi verilmesi hedefleniyor. Her bir ödeme, ikramiyenin verileceği tarihte geçerli olan net asgari ücret tutarında olacak. Böylece düzenlemenin yasalaşması durumunda memurlar bir yıl içerisinde toplam iki net asgari ücret tutarında ikramiye alabilecek. İKRAMİYEDEN KESİNTİ YAPILMAMASI ÖNGÖRÜLÜYOR Teklifte tatil ikramiyelerinin yalnızca damga vergisine tabi tutulması, bunun dışında herhangi bir vergi veya kesinti uygulanmaması öngörülüyor. Ayrıca söz konusu ödemelerin haczedilememesi ve sosyal güvenlik primi hesaplamasında dikkate alınmaması da teklifin maddeleri arasında yer alıyor. TEKLİFİN GEREKÇESİ AÇIKLANDI Teklifin gerekçesinde, artan yaşam maliyetleri ve enflasyon nedeniyle kamu çalışanlarının dinlenme, tatil yapma ve sosyal yaşama katılma imkanlarının azaldığı ifade edildi. Düzenlemenin memurların sosyal refahını artıracağı, çalışma motivasyonuna katkı sağlayacağı ve kamu hizmetlerinin etkinliğini destekleyeceği savunuldu. TEKLİF KOMİSYONA GÖNDERİLDİ YENİ Parti Adana Milletvekili Ayhan Barut tarafından TBMM Başkanlığı’na sunulan kanun teklifinin Plan ve Bütçe Komisyonu’na sevk edildiği bildirildi. Teklifin yasalaşabilmesi için Meclis’te ilgili komisyon ve Genel Kurul süreçlerinden geçmesi gerekiyor.

NAFAKA SÜRESİNE HAKİM KARAR VERECEK Haber

NAFAKA SÜRESİNE HAKİM KARAR VERECEK

''Süresiz nafaka'' düzenlemesinde milyonlarca kişiyi etkileyecek karar çıktı. Nafakayı tamamen kaldırmayan Anayasa Mahkemesi, ödeme süresinin şartlara göre hâkim tarafından belirlenmesine karar verdi. Karar, 30 Haziran 2027’de yürürlüğe girecek. Ancak karar öncesinde ise TBMM yeni düzenlemeyi yapması bekleniyor. Anayasa Mahkemesi (AYM), Türk Medeni Kanunu’nda yer alan ve kamuoyunda "süresiz nafaka" olarak bilinen yoksulluk nafakası düzenlemesinde kritik bir karara imza attı. Tartışmalara konu olan Kanun’un 175. maddesindeki "süresiz olarak" ibaresini Anayasa’ya aykırı bularak iptal eden Yüksek Mahkeme’nin kararı Resmi Gazete’de yayımlandı. 4271 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 175'inci maddesi " Boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek taraf, kusuru daha ağır olmamak koşuluyla geçimi için diğer taraftan malî gücü oranında süresiz olarak isteyebilir. Nafaka yükümlüsünün kusuru aranmaz." diyordu. Kararla birlikte "süresiz olarak" ibaresi kaldırıldı. SÜRESİSİZ OLUP OLMAYACAĞI HAKİME BIRAKILDI Aslında verilen bu karar yoksulluk nafakasının tamamen kaldırılması anlamına gelmiyor; iptal hükmü yalnızca ödemelerin varsayılan olarak "süresiz" yapılması şartını kapsıyor. AYM değerlendirmesinde, sürenin her somut olayın koşullarına göre hakim tarafından takdir edilmesi ve hangi durumlarda ömür boyu nafakaya hükmedileceğinin kanunla açıkça sınırlandırılması gerektiğini vurguladı. TBMM DÜZENLEMESİ İÇİN 9 AYLIK GEÇİŞ SÜRESİ Kararın yürürlüğe girmesiyle hukuksal bir boşluk oluşmaması amacıyla 9 aylık bir geçiş süresi tanındı. İptal kararı 30 Haziran 2027 tarihinde yürürlüğe girecek. Bu süre zarfında Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin (TBMM) yoksulluk nafakasına ilişkin yeni yasal çerçeveyi ve süre kriterini belirlemesi bekleniyor. MEVCUT DURUM NASILDI? 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 175. maddesi uyarınca, boşanma nedeniyle yoksulluğa düşen taraf, kusuru diğer eşten daha ağır olmamak kaydıyla mali güç oranında nafaka talep edebiliyordu. Bu mevzuata göre nafaka hakkı; taraflardan birinin ölümü veya alacaklının yeniden evlenmesi durumunda kendiliğinden, evlilik dışı fiili birliktelik, yoksulluğun ortadan kalkması ya da haysiyetsiz yaşam sürme gibi hallerde ise mahkeme kararıyla sonlandırılabiliyordu. Söz konusu şartlar gerçekleşmediği takdirde nafaka yükümlülüğü ömür boyu devam ediyordu.

19 EYLÜL GAZİLER GÜNÜ’NÜN HİKÂYESİ: ATATÜRK NASIL GAZİ OLDU? Haber

19 EYLÜL GAZİLER GÜNÜ’NÜN HİKÂYESİ: ATATÜRK NASIL GAZİ OLDU?

19 Eylül Gaziler Günü, başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere vatan savunmasında görev alan tüm gazileri ve şehitleri anmak için önemli bir gün olarak kabul ediliyor. Bu tarihin Türkiye açısından ayrı bir anlamı bulunuyor. 19 Eylül 1921’de, Sakarya Meydan Muharebesi’nin ardından Türkiye Büyük Millet Meclisi, Mustafa Kemal Paşa’ya “Gazi” unvanı ile “Mareşal” rütbesini verdi. MUSTAFA KEMAL PAŞA ASKERLİK GÖREVİNDEN İSTİFA ETMİŞTİ Milli Mücadele’nin başlangıç döneminde Mustafa Kemal Paşa, İstanbul Hükümeti ile yaşanan görüş ayrılıklarının ardından resmi görevinden ve askerlik mesleğinden ayrıldı. 8-9 Temmuz 1919 gecesinde yaşanan gelişmelerin ardından görevinden istifa ettiğini bildiren Mustafa Kemal Paşa, bundan sonraki mücadelesini herhangi bir resmi askeri rütbeye sahip olmadan sürdürdü. Erzurum ve ardından Sivas kongreleriyle şekillenen Milli Mücadele sürecinde Mustafa Kemal Paşa, milletin desteğiyle bağımsızlık hareketinin liderliğini üstlendi. BAŞKOMUTANLIK YETKİSİ 5 AĞUSTOS 1921’DE VERİLDİ Sakarya Meydan Muharebesi öncesinde TBMM tarafından Mustafa Kemal Paşa’ya önemli bir görev daha verildi. Meclis, 5 Ağustos 1921 tarihinde Mustafa Kemal Paşa’yı Başkomutan olarak görevlendirdi. Bu yetkiyle birlikte Türk ordusunun Sakarya hattındaki mücadelesinin sevk ve idaresinde doğrudan sorumluluk üstlendi. Sakarya Meydan Muharebesi 13 Eylül 1921’de Türk ordusunun zaferiyle sonuçlandı. Zaferin ardından Mustafa Kemal Paşa’nın savaş sırasındaki liderliği ve Türk ordusunun başarısı TBMM gündemine taşındı. İSMET VE FEVZİ PAŞALAR ÖNERGE VERDİ Sakarya Zaferi’nin ardından Garp Cephesi Komutanı İsmet Paşa ile Genelkurmay Başkanı Fevzi Paşa, TBMM’ye bir önerge sundu. 15-16 Eylül 1921 tarihli önergeyle Mustafa Kemal Paşa’ya “Müşirlik” yani Mareşallik rütbesi ile “Gazilik” unvanının verilmesi talep edildi. TBMM, yapılan değerlendirmelerin ardından öneriyi kabul etti. 19 EYLÜL 1921’DE GAZİ VE MAREŞAL OLDU TBMM’nin aldığı kararla Mustafa Kemal Paşa’ya 19 Eylül 1921 tarihinde Mareşal rütbesi ve Gazi unvanı verildi. Bu kararın ardından 19 Eylül, gaziler açısından tarihsel bir anlam kazandı ve Türkiye’de Gaziler Günü olarak anılmaya başlandı. Mustafa Kemal Paşa ise kendisine verilen bu unvan ve rütbeyi yalnızca şahsına yönelik bir ödül olarak görmedi. Kazanılan Sakarya Zaferi’nde Türk ordusunun fedakârlığına dikkat çekti. ATATÜRK ZAFERİN SAHİBİNİ TÜRK ORDUSU OLARAK GÖRDÜ Mustafa Kemal Paşa, TBMM’nin kararının ardından Meclis’e gönderdiği teşekkür mesajında elde edilen başarının Türk ordusunun mücadelesinin sonucu olduğunu vurguladı. Başkomutan, kendisine verilen rütbe ve unvanın asıl muhatabının ordu olduğunu ifade ederek, zaferde askerlerin fedakârlıklarının belirleyici olduğunu dile getirdi. 20 Eylül 1921’de orduya yayımladığı bildiride de kendisine verilen Gazi unvanı ve Mareşal rütbesini Türk askerlerinin kahramanlığına atfetti. 19 EYLÜL GAZİLER GÜNÜ NEDEN ÖNEMLİ? 19 Eylül Gaziler Günü, yalnızca Sakarya Zaferi sonrasında Mustafa Kemal Paşa’ya verilen Gazi unvanını hatırlatan bir tarih değil, aynı zamanda Türkiye’nin farklı dönemlerinde vatan savunmasında görev yapan gazilerin hatırlanması açısından da önem taşıyor. Kurtuluş Savaşı’ndan Birinci Dünya Savaşı’na, Kore Savaşı’ndan Kıbrıs Barış Harekâtı’na kadar farklı dönemlerde görev yapan gaziler, Türkiye’nin yakın tarihinde önemli bir yere sahip. “Gazeteciniz.com ailesi olarak, 19 Eylül Gaziler Günü vesilesiyle başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları olmak üzere vatan uğruna hayatını kaybeden tüm şehitlerimizi rahmet ve minnetle anıyor, kahraman gazilerimize saygı ve şükranlarımızı sunuyoruz.”

GELECEK PARTİSİ FESHEDİLDİ: SİYASİ HAYATI SONA ERDİ Haber

GELECEK PARTİSİ FESHEDİLDİ: SİYASİ HAYATI SONA ERDİ

Ahmet Davutoğlu’nun genel başkanlığını yaptığı Gelecek Partisi, bugün gerçekleştirilen fesih kongresinde delegelerin oylarıyla siyasi faaliyetlerine son verdi. Böylece 2019 yılında kurulan parti, yaklaşık 7 yılın ardından siyaset sahnesinden çekilmiş oldu. FESİH KARARI KONGREDE ALINDI Gelecek Partisi’nin geleceğine ilişkin karar, 22 Ağustos’ta düzenlenen fesih kongresinde yapılan oylamayla kesinleşti. Delegelerin katılımıyla gerçekleştirilen oylama sonucunda partinin kapatılması ve siyasi faaliyetlerin sona erdirilmesi kararı alındı. DAVUTOĞLU DAHA ÖNCE KARARI DUYURMUŞTU Partinin fesih süreci, Genel Başkan Ahmet Davutoğlu’nun temmuz ayında yaptığı açıklamayla gündeme gelmişti. Davutoğlu, mevcut siyasi ortamın dışında kalmak ve benimsedikleri siyasi ilkeleri korumak amacıyla parti siyasetinden çekilme kararı aldıklarını açıklamıştı. 2019’DA KURULMUŞTU Gelecek Partisi, Ahmet Davutoğlu öncülüğünde 12 Aralık 2019’da kuruldu. Parti, 2023 genel seçimleri öncesinde Altılı Masa içerisinde yer alarak siyasi çalışmalarını sürdürmüştü. “BU BİR VAZGEÇİŞ DEĞİL” Partinin fesih sürecine ilişkin açıklamalarında kararın siyasetten tamamen kopuş anlamına gelmediği vurgulandı. Parti yönetimi, siyasi faaliyetlerin sona erdirilmesinin benimsedikleri değerlerden vazgeçmek anlamına gelmediğini ifade etti. MECLİS’TEKİ VEKİLLERİN DURUMU Gelecek Partisi’nin TBMM’de bulunan milletvekillerinin bundan sonraki süreçte Yeni Yol çatısı altında siyasi çalışmalarını sürdürmeleri bekleniyor. Parti yöneticileri daha önce milletvekillerinin başka partilere geçmesinin gündemde olmadığını açıklamıştı.

MİLLET PARTİSİ BURSA’DAN ÇERÇEVE YASAYA SERT TEPKİ Haber

MİLLET PARTİSİ BURSA’DAN ÇERÇEVE YASAYA SERT TEPKİ

Millet Partisi Olağan Bursa İl Kurultayı, Genel Başkan Cuma Nacar’ın katılımıyla gerçekleştirildi. Kurultayda yeniden il başkanlığına seçilen Hüsamettin Akyıldız güven tazelerken, parti kurucusu Aykut Edibali de anıldı. NACAR’DAN ÇERÇEVE YASA TEPKİSİ Kurultayda konuşan Millet Partisi Genel Başkanı Cuma Nacar, TBMM’de kabul edilen Çerçeve Yasa’ya yönelik sert eleştirilerde bulundu. Nacar, söz konusu düzenlemeyi “Kanserli Hücre Yasası” olarak nitelendirerek, Türk milletinin büyük bölümünün yasayı kabul etmediğini savundu. Nacar, milletvekillerinin kararlarını milletin iradesini gözeterek vermesi gerektiğini söyledi. “Milletvekilleri; kişilerin değil, Türk milletinin vekili olarak ellerini vicdanlarına koymalı, büyük Türk milletinin buyruğuna baş koymalı” diyen Nacar, yasanın yürürlükten kaldırılması çağrısında bulundu. Nacar ayrıca, düzenlemeye destek verenlerin tarih ve millet önünde sorumlu tutulacağını öne sürdü. BURSA’NIN SORUNLARINA DİKKAT ÇEKTİ Konuşmasında Bursa’nın uzun süredir çözülemeyen sorunlarına da değinen Nacar, kentin geleceğinin planlama, bilimsel çalışmalar ve ortak akıl doğrultusunda şekillendirilmesi gerektiğini belirtti. Sanayinin kontrollü ve planlı şekilde büyümesi gerektiğini ifade eden Nacar, şehir merkezindeki yoğunluğun azaltılması amacıyla “uydu kentler” oluşturulmasını önerdi. AKYILDIZ: ÇALIŞMALARIMIZI ARTIRACAĞIZ Kurultayda yeniden Bursa İl Başkanı seçilen Hüsamettin Akyıldız ise Bursa’nın üretimden tarıma, sanayiden ticarete kadar birçok alanı aynı anda barındıran önemli bir şehir olduğunu söyledi. Tarım arazilerinin korunması, sanayinin planlı büyümesi ve altyapının geliştirilmesi gerektiğini belirten Akyıldız, çevrenin korunmasının yanı sıra üretici ve çalışanların emeğinin karşılığını almasının önemine vurgu yaptı. Akyıldız, teşkilat olarak vatandaşların ve farklı meslek gruplarının sorunlarını yerinde dinlemeye devam edeceklerini belirterek saha çalışmalarını artıracaklarını açıkladı. ORHANGAZİ TEŞKİLATI KURULACAK Yeni dönemde teşkilatlanmaya ağırlık vereceklerini ifade eden Akyıldız, kısa süre içerisinde Orhangazi teşkilatının da kurulacağını duyurdu. Akyıldız, yeni dönemin Bursa ve parti teşkilatı açısından hayırlı olmasını dileyerek, Genel Başkan Cuma Nacar’ın liderliğinde daha güçlü bir teşkilat yapısı oluşturacaklarını söyledi. YENİ İL YÖNETİMİ BELLİ OLDU Tek listeyle gerçekleştirilen kurultayın ardından Millet Partisi Bursa İl Başkanlığı görevine Hüsamettin Akyıldız yeniden seçildi. İl yönetiminde Mustafa Fevzi Özsoy, Ahmet Aydın, Esra Akyıldız Demir, Sevgi Açıkel, Mustafa Tevfik Özsoy, Nuri Çağrı Soylu ve Belinay Açıkgöz yer aldı. İl Disiplin Kurulu ise Mücahit Ensar, Numan Okandan ve Mustafa Kısa’dan oluştu.

ÇOCUK ADALET SİSTEMİNDE YENİ DÖNEM BAŞLADI Haber

ÇOCUK ADALET SİSTEMİNDE YENİ DÖNEM BAŞLADI

TBMM Genel Kurulu’nda çocukların adli süreçlerine ilişkin önemli düzenlemeleri içeren Çocuk Koruma Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi kabul edilerek yasalaştı. Yeni düzenlemeyle çocukların suç örgütleri tarafından kullanılmasının önüne geçilmesi ve ağır suçlarda daha caydırıcı yaptırımlar uygulanması hedefleniyor. ÇOCUKLARIN SİLAHA ERİŞİMİNE YENİ CEZA Yapılan değişiklikle ateşli silahların çocukların eline geçmesine neden olan kişilere yönelik yeni bir yaptırım getirildi. Buna göre, silahını gerekli dikkat ve özeni göstermeden muhafaza ederek bir çocuğun ateşli silaha ulaşmasına neden olan kişi, eylemi daha ağır bir suç oluşturmuyorsa 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılacak. 12-15 YAŞ GRUBUNDA CEZA SORUMLULUĞU DÜZENLENDİ Türk Ceza Kanunu’nda yapılan değişiklikle 12 yaşını doldurmuş ancak 15 yaşını tamamlamamış çocukların ceza sorumluluğuna ilişkin yeni hükümler getirildi. İşlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını kavrayamayan veya davranışlarını yönlendirme yeteneği yeterince gelişmemiş çocuklar hakkında ceza uygulanmayacak. Bu çocuklar için çocuklara özgü güvenlik tedbirlerine başvurulacak. Fiilin hukuki sonuçlarını algılayabilen ve davranışlarını yönlendirme yeteneği bulunan çocuklar açısından ise suçun niteliğine göre farklı hapis cezaları uygulanacak. Ağırlaştırılmış müebbet gerektiren suçlarda 13 yıldan 18 yıla, müebbet hapis gerektiren suçlarda ise 10 yıldan 12 yıla kadar hapis cezası verilebilecek. Diğer cezalar yarı oranında indirilecek ve her bir fiil için verilecek hapis cezası 9 yılı aşamayacak. “SUÇA SÜRÜKLENEN ÇOCUK” İFADESİ DEĞİŞİYOR Adalet Bakanı Akın Gürlek, düzenlemenin yasalaşmasının ardından yaptığı açıklamada, yeni düzenlemeyle ağır suçlarda daha caydırıcı yaptırımların uygulanmasının önünün açıldığını belirtti. 15 yaşından küçük çocuklar için sosyal inceleme yapılması da zorunlu hale getirilecek. Ayrıca hukuk sisteminde kullanılan “suça sürüklenen çocuk” ifadesinin yerine “adli süreçteki çocuk” kavramının getirilmesi öngörülüyor. ÇOCUKLARIN SUÇ ÖRGÜTLERİNCE KULLANILMASINA KARŞI TEDBİR Yeni düzenlemeyle çocukların suç örgütleri ve sokak çeteleri tarafından kullanılmasının engellenmesi amaçlanıyor. Bakan Gürlek, çocukların suç örgütleri, uyuşturucu, şiddet ve dijital dünyanın oluşturduğu tehlikelerden korunmasına yönelik mücadelenin güçlendirileceğini ifade etti. Gürlek ayrıca vatandaşların can ve mal güvenliğini tehdit eden ağır suçlara karşı adaletin gereğinin yerine getirileceğini vurguladı. TBMM Genel Kurulu’nda düzenlemenin kabul edilmesinin ardından şehit aileleri ve gazilerin haklarına ilişkin değişiklikleri içeren kanun teklifinin görüşmelerine geçildi.

ÇERÇEVE YASA TEKLİFİ TBMM'YE SUNULDU: İŞTE TAM YASA KAPSAMI Haber

ÇERÇEVE YASA TEKLİFİ TBMM'YE SUNULDU: İŞTE TAM YASA KAPSAMI

"Millî Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi"nin 12 maddelik içeriği netleşti. Teklif, PKK/KCK terör örgütünün fiili varlığını sona erdirmesi ve silahsızlanmasının güvenlik kurumları ile Milli Güvenlik Kurulu (MGK) tarafından teyit edilmesi halinde uygulanacak yasa; tespit, yargılama ve infaz süreçlerini düzenliyor. Teklife göre düzenlemenin yürürlüğe girmesi, örgütün tüm yapı ve unsurlarıyla silahsızlandığının önce güvenlik kurumlarınca tespit edilmesi, ardından bu tespitin MGK tarafından teyit edilmesine bağlandı. KAPSAMA GİREN SUÇLAR Teklif kapsamında; PKK/KCK terör örgütünü kurma veya yönetme,Örgüte üye olma,Örgüte bilerek ve isteyerek yardım etme,Örgüt propagandası yapma,Örgüt faaliyeti kapsamında işlenen diğer suçlar,6415 sayılı Terörizmin Finansmanının Önlenmesi Hakkında Kanun kapsamındaki örgüt lehine işlenen suçlar düzenleme kapsamına alındı. KASTEN ÖLDÜRME SUÇU KAPSAM DIŞINDA Teklifte, örgüt faaliyeti kapsamında işlenen kasten öldürme suçu kapsam dışında bırakıldı. Ayrıca, 1 Haziran 2005 tarihinden önce işlenmiş ve müebbet veya ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını gerektiren suçlara ilişkin soruşturma ve kovuşturmaların da düzenlemeden yararlanamayacağı belirtildi. SORUŞTURMA VE KOVUŞTURMALAR ERTELENEBİLECEK Kanun kapsamına giren kişiler hakkında; Üst sınırı 15 yıl veya daha az hapis cezası gerektiren suçlarda 5 yıl,15 yıldan fazla, müebbet veya ağırlaştırılmış müebbet gerektiren suçlarda ise 10 yıl süreyle soruşturma ve kovuşturmaların ertelenmesi öngörülüyor. Erteleme kararı verilmesi halinde tutuklama ve adli kontrol tedbirleri kaldırılacak. Kararlara iki hafta içinde itiraz edilebilecek. KESİNLEŞMİŞ CEZALARDA İNFAZ ERTELEMESİ Kesinleşmiş mahkûmiyetlerde de benzer şekilde; 15 yıl veya daha az hapis cezalarında 5 yıl,15 yıldan fazla hapis ile müebbet hapis cezalarında 10 yıl infazın ertelenmesi öngörülüyor. Erteleme süresi boyunca yeni bir suç işlenmemesi halinde cezalar infaz edilmiş sayılacak. Kovuşturma aşamasındaki dosyalarda ise düşme kararı verilebilecek. ZAMANAŞIMI DURACAK Teklife göre erteleme süresince dava ve ceza zamanaşımı işlemeyecek. Kurulun yapacağı dönemsel değerlendirmeler doğrultusunda, gerekli görülmesi halinde mahkûmiyetten kaynaklanan hak yoksunluklarının kaldırılması için mahkemeye başvuru yapılabilecek. ÜST DÜZEY KOORDİNASYON KURULU KURULACAK Kanunun uygulanmasını takip etmek amacıyla Cumhurbaşkanı Yardımcısı başkanlığında bir koordinasyon kurulu oluşturulacak. Kurulda; Adalet Bakanı,Dışişleri Bakanı,İçişleri Bakanı,Milli Savunma Bakanı,Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreteri,MİT Başkanı,MGK Genel Sekreteri yer alacak. Kurulun sekretaryasını Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreterliği yürütecek. TBMM'DE İZLEME KOMİSYONU OLUŞTURULACAK Teklif kapsamında TBMM bünyesinde 17 üyeden oluşan bir İzleme Komisyonu kurulması öngörülüyor. Örgüt mensuplarının teslim olması ve silahların kayıt altına alınmasına ilişkin usul ve esaslar ise İçişleri Bakanlığı ile Milli Savunma Bakanlığının hazırlayacağı ortak genelgeyle belirlenecek. BAŞVURULAR İÇİN 6 AYLIK SÜRE Düzenlemeden yararlanmak isteyenlerin, MGK kararının Resmî Gazete'de yayımlanmasının ardından 6 ay içinde ilgili cumhuriyet başsavcılıklarına veya yetkili kurumlara yazılı başvuruda bulunması gerekecek.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.