#Tehdit

- Tehdit haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Tehdit haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

KASKLI KATİL TIRIN ALTINDAN ÇIKIP, ÖZ KARDEŞİNİ BÖYLE ÖLDÜRDÜ Haber

KASKLI KATİL TIRIN ALTINDAN ÇIKIP, ÖZ KARDEŞİNİ BÖYLE ÖLDÜRDÜ

Kocaeli'nin Darıca ilçesinde kardeşi Çetin Kaya'yı tabancayla öldürdüğü suçlamasıyla yargılanan Sedat Kaya'nın, olaydan önce yaklaşık 2 saat 27 dakika tırın altında saklanarak beklediği güvenlik kamerası kayıtlarına yansıdı. İddianamede eylemin uzun süredir devam eden husumet nedeniyle planlandığı değerlendirilirken, sanık Kaya suçlamaları reddederek kardeşiyle konuşmaya gittiğini ve öldürme kastının bulunmadığını savundu. Mahkeme, sanığın tutukluluk halinin devamına karar verdi. Olay, 1 Nisan'da Darıca ilçesi Nenehatun Mahallesi Ertuğrulgazi Caddesi'nde meydana geldi. Evli ve 2 çocuk babası Çetin Kaya, işe gitmek üzere sabah saatlerinde tırının yanına geldi. Kaya'nın aracını çalıştırmasının ardından başında kask bulunan bir kişi, tırın altında saklandığı yerden çıkarak tabancayla ateş etti. İhbar üzerine bölgeye polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Asayiş Şube Müdürlüğü Cinayet Büro Amirliği ekiplerinin yürüttüğü çalışma sonucunda saldırıyı gerçekleştiren kişinin Çetin Kaya'nın 47 yaşındaki ağabeyi Sedat Kaya olduğu belirlendi. Sedat Kaya, aynı gün saat 12.00 sıralarında olayda kullandığı belirtilen tabancayla polise teslim oldu. Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen Kaya, çıkarıldığı mahkemece tutuklandı. 2 SAAT 27 DAKİKA TIRIN ALTINDA BEKLEDİĞİ BELİRLENDİ Dava dosyasına giren güvenlik kamerası görüntülerine ilişkin inceleme tutanağında, Sedat Kaya'nın saat 05.00 sıralarında tırın arka bölümüne geldiği ve burada saklandığı belirtildi. Çetin Kaya'nın ise saat 07.22 sıralarında tırının yanına geldiği, yaklaşık 2 dakika sonra araca bindiği kaydedildi. Görüntülerde Sedat Kaya'nın tırın altından çıkarak saat 07.27 sıralarında aracın kapısını açtığı ve kardeşine ateş ettiği anlar yer aldı. İddianamede, Sedat Kaya'nın aracın çekici ile dorse bölümü arasında yaklaşık 2 saat 27 dakika beklediği, Çetin Kaya'nın araca binmesinin ardından 3 el ateş ederek olay yerinden kaçtığı ifade edildi. İDDİANAMEDE "TASARLAYARAK ÖLDÜRME" DEĞERLENDİRMESİ İddianamede, kardeşler arasında uzun süredir husumet bulunduğu ve Sedat Kaya'nın olaydan önce Çetin Kaya'yı birçok kez öldürmekle tehdit ettiği ileri sürüldü. Sanığın olay yerine silahla ve tanınmamak amacıyla kask takarak geldiği de iddianamede yer aldı. Dosyada ayrıca Sedat Kaya'nın 18 Mart'ta kardeşi Çetin Kaya'ya gönderdiği belirtilen mesaj da deliller arasında gösterildi. Mesajda, ❝Doğum günün kutlu olsun. Böyle güzel günler unutulmaz. Sana ve Cemal'e hediyenizi takdim edeceğim.❞ ifadelerinin bulunduğu kaydedildi. Savcılık, tırın altında uzun süre beklenmesi, taraflar arasındaki husumet, daha önceki tehdit iddiaları, olay yerine silah ve kaskla gidilmesi ile söz konusu mesajı birlikte değerlendirerek eylemin "planlı ve soğukkanlı bir şekilde tasarlanarak gerçekleştirildiği" kanaatine vardı. 1995'TE BABASINI ÖLDÜRDÜĞÜ BELİRTİLDİ Dosyaya yansıyan bilgilere göre Sedat Kaya'nın, henüz 16 yaşındayken 1995 yılında babası Cemal Kaya'yı da öldürdüğü belirtildi. İddiaya göre Cemal Kaya, oğlunun hırsızlık yaptığı belirtilen arkadaşlarıyla görüşmesini istemedi ve bu nedenle oğluna tokat attı. Sedat Kaya'nın bunun üzerine gece eve gitmediği, oğlunu aramak için dışarı çıkan Cemal Kaya'nın Gebze ilçesi Akse Sapağı'nda oğluyla karşılaştığı aktarıldı. Baba Kaya'nın oğluna eve dönmesini söylediği ancak olumsuz yanıt aldığı, arkasını dönerek uzaklaşırken Sedat Kaya tarafından karpuz satıcısından alınan bıçakla sırtından bıçaklanarak öldürüldüğü belirtildi. Sedat Kaya'nın bu olayın ardından cezaevine girdiği kaydedildi. Baba cinayetinin ardından aile üyelerinin Sedat Kaya ile iletişimlerini kestiği, ilerleyen yıllarda taraflar arasında zaman zaman anlaşmazlıklar yaşandığı öne sürüldü. SİLAHIN BAŞKA BİR KİŞİYE AİT OLDUĞU İDDİASI İddianamede cinayette kullanılan tabancanın teminine ilişkin bilgilere de yer verildi. Sedat Kaya'nın silahı 2025 yılında muavinlik yaptığı dönemde bir otobüste bulduğunu söylediği, diğer sanık K.Ş'nin ise kendisine silah vermediğini savunduğu aktarıldı. Buna karşılık dosyada bilgisine başvurulan kişilerin tabancanın K.Ş'ye ait olduğunu söyledikleri, yapılan incelemede de silahın K.Ş'ye ait olduğunun tespit edildiği belirtildi. Savcılık, K.Ş'nin Sedat Kaya'ya silah sağlayarak eyleme iştirak ettiği değerlendirmesinde bulundu. SANIK KAYA: ❝ÖLDÜRME KASTIM YOKTU❞ Sedat Kaya hakkında "tasarlayarak kardeşe karşı kasten öldürme" ve "ruhsatsız ateşli silahlarla mermileri satın alma veya taşıma veya bulundurma" suçlarından dava açıldı. K.Ş. hakkında ise "kasten öldürmeye yardım etme" suçundan dava açıldı. Gebze 2. Ağır Ceza Mahkemesinde görülen davanın ilk duruşmasına tutuklu sanık Sedat Kaya, tutuksuz sanık K.Ş., Çetin Kaya'nın yakınları ve taraf avukatları katıldı. Savunmasında kardeşiyle babalarının öldürülmesi nedeniyle aralarında husumet bulunduğunu söyleyen Sedat Kaya, olay yerine bu husumeti sona erdirmek ve konuşmak amacıyla gittiğini ileri sürdü. Öldürme kastının bulunmadığını savunan Kaya, kardeşinin silahına davrandığını iddia ederek bu nedenle ateş ettiğini söyledi. Sanık, olay sırasında neden kask taktığına ilişkin ise yüzünün zarar görmesini önlemek amacıyla kask kullandığını savundu. MAHKEMEDEN TUTUKLULUĞA DEVAM KARARI Mahkeme heyeti, sanık Sedat Kaya'nın tutukluluk halinin devamına karar verdi. Tutuksuz yargılanan K.Ş. hakkındaki adli kontrol tedbirlerinin de sürdürülmesine hükmeden mahkeme, dosyadaki eksik hususların tamamlanması için duruşmayı erteledi. ABLA AYTEKİN: ❝BEN BİR KARDEŞ KAYBETMEDİM, CANIMI KAYBETTİM❞ Duruşmanın ardından konuşan Çetin Kaya'nın ablası Seda Aytekin, aile olarak adalet beklediklerini söyledi. Geçmişte de büyük acılar yaşadıklarını anlatan Aytekin, şöyle konuştu: ❝Yapılan işkencelere zaten zamanında maruz kaldık. Devlet büyüklerimizden adalet istiyorum. Zamanında sanık tarafından işkencelere maruz kaldık. Biz babasız büyüyen insanlardık. Aynı acıyı kardeşimin çocuklarına yaşattı. Ben bir kardeş kaybetmedim, ben canımı kaybettim. Ben yoldaşımı kaybettim. Küçükken yetim kaldım, aynı acıları şimdi çocukları yaşıyor.❞ Aytekin, kardeşinin ölümünün ardından adaletin sağlanmasını beklediğini belirterek, ❝Kardeşimin kanlı yüzünü gördükten sonra adaletin tecelli edeceğini umuyorum. Sesim olsunlar. Babamda da adalet sağlanmadı. Belki küçüktük, savunamadık kendimizi. Şu anda adaletin sağlanmasını bekliyorum.❞ dedi. ❝KARDEŞİMİN YAŞADIĞI HAYATI KARDEŞİMİN ÇOCUKLARINA YAŞATTI❞ Çetin Kaya'nın diğer ablası Vildan Kaya da kardeşinin ölümüne ilişkin güvenlik kamerası kayıtlarını izlediğini belirtti. Sanığın kardeşiyle konuşmak amacıyla olay yerine geldiği yönündeki savunmasına karşı çıkan Kaya, kardeşinin daha önce yaşananlar nedeniyle savcılık ve polis merkezine başvurduğunu ve uzaklaştırma talebinde bulunduğunu öne sürdü. Vildan Kaya, olay anına ilişkin, ❝Kardeşimle konuşmak için geldiğini beyan ediyor ama kardeşimle konuşmak isteyen bir insan... Kardeşimin evinin adresi belli. Telefon numarası kendisinde mevcut. Evinin etrafında aylarca gezip çocuklarına ve eşine korku yaşattığını bildiğimiz halde kardeşim savcılığa, karakola ifade verdi. Uzaklaştırma istedi ama olmadı.❞ ifadelerini kullandı. Kaya, sanığın tırın altından kaskla çıktığını ve kardeşine ateş ettiğini belirterek, kardeşi yere düştükten sonra da ateş edildiğini öne sürdü. Ailenin geçmişte de aynı sanık nedeniyle babalarını kaybettiğini söyleyen Vildan Kaya, şöyle devam etti: ❝Benim kardeşim çocuğunun yaşında babasız kaldı. Sanık 1995 yılında babamı vurdu, 2026 yılında da kardeşimi vurdu. Kardeşimin yaşadığı hayatı kardeşimin çocuklarına yaşattı. Adalete sığınıyorum, adalete güveniyorum. Bizim ailemizin bir erkeği Çetin vardı, Çetin gitti ama Sedat da kalmasın. Gerekli cezayı alsın.❞ AVUKAT ALTUN: ❝PLANLI BİR ŞEKİLDE TIRIN ARKASINA GELİYOR❞ Müşteki vekili avukat Uğur Altun da kamera görüntülerinin sanığın eylemi tasarlayarak gerçekleştirdiği iddiasını desteklediğini savundu. Altun, ❝Kamera kayıtlarında yer aldığı üzere, sanık daha önceden tasarlayarak, planlı bir şekilde saat 05.00 sıralarında tırın arkasına geliyor ve burada saklanıyor. Maktulün gelmesini bekliyor. Buradan arkasından gizli bir şekilde maktulün çalıştırmış olduğu tırın kapısını açıyor ve kendisine ateş ederek ölümüne sebebiyet veriyor.❞ dedi. Dosyada henüz çözümlenmesi gereken bazı kayıtların bulunduğunu belirten Altun, bunların ilerleyen aşamalarda dava dosyasına kazandırılacağını söyledi. Aile adına sanığın üst hadden cezalandırılmasını talep ettiklerini kaydeden Altun, mahkemenin Sedat Kaya'nın tutukluluk halinin devamına, diğer sanık K.Ş. hakkındaki adli kontrol tedbirlerinin ise sürdürülmesine karar verdiğini hatırlattı. Altun ayrıca sanığın geçmişte babasına yönelik öldürme ve annesine yönelik bıçakla yaralama eylemlerinin bulunduğunun duruşmada dile getirildiğini belirterek, tahliye halinde aile açısından tehlikenin devam edeceğini savundu. Davanın görülmesine Gebze 2. Ağır Ceza Mahkemesinde devam edilecek.

AİLE YAPISINA AYKIRI YAYINDAN 10 FENOMEN GÖZALTINDA: İŞTE TAM LİSTE Haber

AİLE YAPISINA AYKIRI YAYINDAN 10 FENOMEN GÖZALTINDA: İŞTE TAM LİSTE

İstanbul'da sosyal medya platformlarında yaptıkları canlı yayınlarda "aile yapısına aykırı" içerik ürettikleri ve bu yayınlardan dijital gelir elde etmek amacıyla birlikte hareket ettikleri öne sürülen 10 sosyal medya fenomen'i gözaltına alındı. İstanbul merkezli 10 ilde düzenlenen operasyonda gözaltına alınanlar arasında Onur Sermik ve Semih Varol da yer aldı. İstanbul Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü ekipleri, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde ve Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerinin katılımıyla sosyal medya platformlarına yönelik sanal devriye çalışması gerçekleştirdi. Yapılan incelemelerde sosyal medya platformlarında canlı yayın yapan bazı şüphelilerin kavga, tehdit, hakaret, gerilim ve mağduriyet içerikli paylaşımlar yaptıkları belirlendi. Şüphelilerin "aile yapısına aykırı" olarak değerlendirilen içerikler ürettikleri ve söz konusu yayınlar üzerinden dijital gelir elde etmek amacıyla birlikte hareket ettikleri tespit edildi. "HALKI KİN VE DÜŞMANLIĞA TAHRİK" VE "MÜSTEHCENLİK" SUÇLAMASI Soruşturma kapsamında yapılan değerlendirmede şüphelilerin "Halkı Kin ve Düşmanlığa Tahrik veya Aşağılama" ile "Müstehcenlik" suçlarını işledikleri öne sürüldü. Yapılan çalışmaların ardından şüphelilerin yakalanmasına yönelik İstanbul merkezli eş zamanlı operasyon kararı alındı. 10 İLDE EŞ ZAMANLI OPERASYON Polis ekipleri, İstanbul, Ankara, Antalya, Bursa, Kocaeli, Muğla, Gaziantep, Şanlıurfa, Malatya ve Elazığ'da belirlenen adreslere eş zamanlı operasyon düzenledi. Operasyonlarda haklarında gözaltı kararı bulunan 10 sosyal medya fenomeni yakalandı. GÖZALTINA ALINAN İSİMLER AÇIKLANDI Operasyon kapsamında; Sinan Kaya, Cansum Kaya, Ferhat Billor, Çağlayan Yıldırım, Onur Sermik, Elif Akdemir, Onur Can Güzel, Mehmet Emin Citer, Mehmet Aden Arslan ve Semih Varol gözaltına alındı. Şüpheliler, işlemlerinin yapılması için İstanbul Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğüne götürüldü. ŞÜPHELİLERE UYUŞTURUCU TESTİ UYGULANDI Gözaltına alınan şüphelilere ayrıca uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanımının tespit edilmesine yönelik gerekli testlerin uygulandığı bildirildi. Onur Sermik ve Semih Varol'un da aralarında bulunduğu 10 şüphelinin Asayiş Şube Müdürlüğündeki işlemleri sürüyor. Soruşturma kapsamında şüphelilere yöneltilen suçlamalara ilişkin adli süreç devam ediyor.

GAZİLER GÜNÜ'NDE GAZİYİ DARP ETTİ Haber

GAZİLER GÜNÜ'NDE GAZİYİ DARP ETTİ

Adana'da Fırat Kalkanı gazisi Durna, evinden ayrılan kiracısıyla kira bedelinin iadesi konusunda yaşadığı anlaşmazlık sırasında darp edildiğini ve tornavidayla tehdit edildiğini öne sürerek şikayetçi oldu. Cep telefonu kamerasına da yansıyan olayın ardından kiracı hakkında uzaklaştırma kararı verilirken, polis inceleme başlattı. Fırat Kalkanı gazisi Erdem Durna, merkez Sarıçam ilçesi Yavuz Sultan Selim Mahallesi'ndeki 3 katlı evinin birinci katını Ü.D'ye bir yıllığına 180 bin liraya kiraya verdi. Durna'nın iddiasına göre Ü.D, yaklaşık 1,5 ay sonra ev satın aldığını ve taşınacağını belirterek kullanılmayan döneme ilişkin kira bedelinin kendisine iade edilmesini istedi. Durna ise talebi kabul ettiğini ancak evin mutfak dolaplarında hasar bulunduğunu, söz konusu hasarın giderilmesinin ardından kalan parayı ödeyeceğini söyledi. Taraflar arasında bu nedenle anlaşmazlık yaşandı. Ü.D'nin daha sonra evi boşalttığı ancak anahtarı teslim etmediği öne sürüldü. GAZİLER GÜNÜ'NDE YENİDEN KARŞILAŞTILAR İddiaya göre Ü.D, 19 Eylül Gaziler Günü'nde yeniden eve geldi. Bu sırada Aladağ Kaymakamlığınca düzenlenen Gaziler Günü programında bulunan Durna'nın dönmesini bekledi. Durna'nın eve gelmesinin ardından taraflar balkonda konuşmaya başladı. Ü.D. kira bedelinin kalanını yeniden talep ederken, Durna evdeki hasarın giderilmesinin ardından ödeme yapacağını söyledi. Taraflar arasında başlayan tartışma kısa sürede büyüdü. DARBETTİĞİ VE TORNAVİDAYLA TEHDİT ETTİĞİ İDDİASI Durna, eski kiracısının yanında bulunan tornavidayı göstererek kendisini tehdit ettiğini ve boğazını sıkarak darbettiğini öne sürdü. Ü.D'nin tartışma sırasında ❝Paramı ver, burayı delik deşik ederim. Sokarım sana tornavidayı. Sabrım taştı.❞ şeklinde tehditte bulunduğu iddia edildi. Çevredekilerin sesleri duyarak araya girmesiyle olay sona erdi. Yaşananların bir bölümü çevrede bulunan bir kişi tarafından cep telefonu kamerasıyla kaydedildi. KALAN 30 BİN LİRA İÇİN SÜRE İSTEDİ Durna, olayın ardından akrabalarından borç alarak eski kiracısına iade edeceği tutarın bir bölümünü ödediğini, kalan 30 bin lira için ise 1-2 hafta süre istediğini belirtti. Eski kiracısının ayrılmasının ardından polis merkezine giden Durna, olayla ilgili şikayetçi oldu. Başvurunun ardından Ü.D. hakkında uzaklaştırma kararı verildiği belirtildi. ❝BEN VATAN İÇİN ÖLÜMÜ GÖZE ALDIM❞ Yaşadıklarına tepki gösteren Durna, parayı ödemekten kaçınmadığını belirterek, ❝Ben vatan için ölümü göze aldım. Üç kuruş para için beni böyle rezil etmeye hakkı yok. Ben onun parasını zaten ödeyeceğim. Benim değerlerimi ayaklar altına almanın anlamı yok.❞ dedi. Polisin olayla ilgili başlattığı inceleme sürüyor.

KOCASI MADDE İÇİN SATACAKTI: EŞİNİ ÖLDÜREN KADINA MÜEBBET TALEBİ Haber

KOCASI MADDE İÇİN SATACAKTI: EŞİNİ ÖLDÜREN KADINA MÜEBBET TALEBİ

Kocaeli'nin İzmit ilçesinde tartıştığı eşini tüfekle vurarak öldürdüğü suçlamasıyla yargılanan Fatmanur Okur hakkında savcı, haksız tahrik hükümlerinin uygulanmasıyla müebbet hapis cezası talep etti. Duruşmada 4 yaşındaki kızıyla karşılaşan sanık gözyaşı dökerken, çocuk annesinin gözyaşlarını silerek ❝Ağlama, acıyor mu?❞ dedi. Olay, 19 Temmuz 2025'te İzmit ilçesi Alikahya Fatih Mahallesi'ndeki 3 katlı evin birinci katında meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, Fatmanur Okur (36) ile eşi Şükrü Okur (29) arasında tartışma çıktı. Tartışmanın büyümesinin ardından Fatmanur Okur'un tüfekle eşine ateş ettiği belirtildi. İhbar üzerine adrese sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Sağlık ekiplerinin yaptığı kontrolde bir çocuk babası Şükrü Okur'un hayatını kaybettiği belirlendi. Gözaltına alınan Fatmanur Okur, emniyetteki işlemlerinin ardından çıkarıldığı hakimlikçe tutuklandı. 4 YAŞINDAKİ KIZI ANNESİNİN GÖZYAŞLARINI SİLDİ Kocaeli 8. Ağır Ceza Mahkemesindeki duruşmaya tutuklu sanık Fatmanur Okur, hayatını kaybeden Şükrü Okur'un babası Hacı Ahmet Okur ve annesi, çiftin 4 yaşındaki kızının vasisi ile taraf avukatları katıldı. Duruşma sırasında annesini gören çocuk, Okur'a sarılarak öptü ve gözyaşlarını sildi. Çocuk, annesine ❝Ağlama, acıyor mu?❞ diyerek seslendi. SAVCIDAN MÜEBBET HAPİS TALEBİ Cumhuriyet savcısı esas hakkındaki mütalaasında, sanığın eyleminin sabit olduğu değerlendirmesiyle öncelikle ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırılmasını istedi. Savcı, sanığın evlilik süresince şiddete maruz kaldığı yönündeki dosya kapsamını dikkate alarak hakkında haksız tahrik hükümlerinin uygulanmasını ve sonuç olarak müebbet hapis cezası verilmesini talep etti. Sanık Fatmanur Okur ise eylemi bilerek gerçekleştirmediğini savunarak, ❝En azından ev hapsi istiyorum. Kızımın bana çok ihtiyacı var.❞ dedi. SANIK ÖNCEKİ SAVUNMASINDA ŞİDDETE MARUZ KALDIĞINI İLERİ SÜRDÜ Okur, önceki celsede verdiği savunmada 11 yıllık evliliği boyunca eşinin uyuşturucu bağımlılığı ve şiddetiyle mücadele ettiğini ileri sürmüştü. Daha önce boşanmak istediğini ancak eşinin kendisini ve ailesini tehdit ettiğini iddia eden Okur, ❝Bana ceza olsun diye kuşumun ve kedimin kafalarını kesti. Dayaklarından dolayı 3 kez düşük yaptım. Eşimi sürekli sokaklardan topladım.❞ şeklinde savunma yapmıştı. Okur ayrıca eşinin geçmişte terör örgütü DEAŞ üyeliği suçundan cezaevine girdiğini öne sürmüştü. ❝KORKUTMAK AMACIYLA SİLAHI ELİME ALMIŞTIM❞ Olay gecesine ilişkin de savunma yapan Okur, eşiyle çocuklarının kendisinden olup olmadığı konusunda tartıştıklarını ve eşinin uyuşturucu etkisinde olduğunu iddia etmişti. Eşinin kendisini başka bir kadının evine götürerek "pazarlamak" istediğini ileri süren Okur, daha sonra üst kattan babasına ait tüfeği aldığını anlatmıştı. Okur, olay anına ilişkin savunmasında şunları söylemişti: ❝Geldiğimde yatakta uzanıyordu. Tartıştık, 'Güzel kafa keserim, iyi bilirsin' dedi. Şikayet etmem durumunda bile kendisine bir şey olmayacağını söyledi. Sonra bana doğru hamle yapınca bir anda tüfek ateş aldı. Korkutmak amacıyla silahı elime almıştım. Bilerek, isteyerek yapmadım. Öldüğünü bile cezaevinde öğrendim. 11 yıl onun zulmüne, şiddetine maruz kaldım.❞ Mahkeme heyeti, sanığın tutukluluk halinin devamına karar vererek duruşmayı erteledi.

İZMİR'DE GALERİCİ TEFECİLERE OPERASYON Haber

İZMİR'DE GALERİCİ TEFECİLERE OPERASYON

İzmir'de galerici'lik faaliyeti görüntüsü altında vatandaşlara yüksek faizle borç para verdikleri, alacaklarını tahsil etmek amacıyla tehdit ve silah kullanarak senet imzalattıkları iddia edilen şüphelilere yönelik operasyonda 8 kişi gözaltına alındı. Aramalarda yaklaşık 2 milyon lira, 6 ruhsatsız tabanca ile çok sayıda çek ve senet ele geçirildi. İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde, İzmir İl Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, tefecilik suçuna yönelik çalışma başlattı. Soruşturma kapsamında Otokent bölgesinde faaliyet gösteren bazı kişilerin, galericilik ve araç alım satımı yapıldığı izlenimi oluşturarak vatandaşlara yüksek faiz karşılığında borç para verdikleri iddiası üzerine teknik ve fiziki takip gerçekleştirildi. Ekipler, saha çalışmaları ve ilgili kurumlar nezdindeki incelemelerin ardından şüphelilerin faaliyetlerine ilişkin delil topladı. 25'İN ÜZERİNDE MAĞDUR TESPİT EDİLDİ Soruşturma kapsamında şüphelilerin çok sayıda kişiye yüksek faizle borç para verdikleri, alacakların tahsili sırasında mağdurları tehdit ettikleri ve zorla senet imzalattıkları öne sürüldü. Bazı mağdurlara yönelik silahla yağma eylemlerinde bulunulduğu da iddia edildi. Polis ekiplerinin yürüttüğü çalışmalar sonucunda 25'in üzerinde mağdur tespit edildi. 10 ŞÜPHELİ HAKKINDA GÖZALTI KARARI Toplanan delillerin ardından 10 şüpheli hakkında gözaltı kararı verildi. Şüphelilerden 2'sinin farklı suçlardan cezaevinde bulunduğu belirlendi. Hakkında gözaltı kararı bulunan bir şüpheli Mersin'de yakalanarak İzmir'e getirildi. Diğer 7 şüpheli ise İzmir'de belirlenen adreslere düzenlenen eş zamanlı operasyonlarda gözaltına alındı. Böylece soruşturma kapsamında hakkında gözaltı kararı verilen 10 şüpheliden 8'i yakalanırken, 2'sinin cezaevinde olduğu tespit edildi. 2 MİLYON LİRA VE 6 RUHSATSIZ TABANCA ELE GEÇİRİLDİ Şüphelilerin ev, iş yeri ve araçlarında yapılan aramalarda 6 ruhsatsız tabanca ve bu silahlara ait çok sayıda fişek ele geçirildi. Aramalarda ayrıca mağdurlara zorla imzalatıldığı değerlendirilen çok sayıda çek ve senet ile yaklaşık 2 milyon lira nakit paraya el konuldu. Gözaltına alınan 8 şüphelinin emniyetteki işlemleri sürerken, İzmir Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma devam ediyor.

KONUMCULUK NEDİR? MÜGE ANLI'YA KONU OLAN YENİ NESİL DOLANDIRICILIK Haber

KONUMCULUK NEDİR? MÜGE ANLI'YA KONU OLAN YENİ NESİL DOLANDIRICILIK

Konumculuk olarak adlandırılan yöntem, bazı yasa dışı faaliyetlerde tarafların yüz yüze temasını azaltmak amacıyla konum ve fotoğraf paylaşılması, bazı dolandırıcılık vakalarında ise internet üzerinden iletişim kurulan kişilerin para göndermeye yönlendirilmesi şeklinde gündeme geliyor. Sosyal medya paylaşımları ve çeşitli haberlerde aynı kavramın uyuşturucu ticaretinden sahte eskort ilanlarına kadar farklı yöntemler için kullanıldığı görülüyor. Son dönemde sosyal medya platformlarında “konumculuk” adıyla gündeme gelen yöntem, birbirinden farklı yasa dışı faaliyetlerle ilişkilendiriliyor. İlk yöntemde, uyuşturucu ticareti yaptığı öne sürülen kişilerin alıcıyla doğrudan temas kurmadan para transferi sonrasında uyuşturucu maddenin bırakıldığı yerin konumunu ve fotoğrafını gönderdiği iddia ediliyor. Böylece satıcı ile alıcının fiziki olarak buluşmadığı bir teslimat yöntemi oluşturulduğu öne sürülüyor. Bu yöntemin kapsamı ve yaygınlığına ilişkin değerlendirmeler ise ancak kolluk kuvvetleri ve adli makamların somut soruşturmalardaki tespitleriyle doğrulanabiliyor. SAHTE ESKORT İLANLARI ÜZERİNDEN PARA ALINIYOR “Konumculuk” ifadesinin kullanıldığı ikinci yöntemde ise internet siteleri veya sosyal medya hesaplarında oluşturulan profiller üzerinden kişilerle iletişim kuruluyor. İddialara göre iletişimin WhatsApp ve benzeri mesajlaşma uygulamalarına taşınmasının ardından müşteriden konum bilgisi isteniyor ve ücret konusunda anlaşma sağlanıyor. Bazı örneklerde ulaşım için “abone taksi” olarak adlandırılan araçların kullanıldığı, kişinin belirlenen adrese götürüldüğü veya buluşmanın müşterinin gönderdiği konumda gerçekleştirildiği ileri sürülüyor. Para nakit olarak veya banka hesabına transfer yoluyla alındıktan sonra ise çeşitli bahanelerle buluşmanın sonlandırıldığı ya da kişinin olay yerinden uzaklaştığı iddia ediliyor. ❝TELEFONUMU UNUTTUM❞ GİBİ BAHANELERLE UZAKLAŞIYORLAR Aktarılan yöntemde, buluşmaya giden kişinin parayı aldıktan sonra ❝Telefonumu unuttum❞ gibi gerekçelerle bulunduğu yerden ayrıldığı ve geri dönmediği örneklerin yaşandığı öne sürülüyor. Bununla birlikte her olayın aynı yöntemle gerçekleşmediği, bazı buluşmaların devam ettiği de iddialar arasında yer alıyor. Buluşmanın sonlandırılmak istenmesine rağmen kişinin mekandan ayrılmasına izin verilmediği durumlarda ise dışarıda bekleyen kişilere haber verildiği ve bu kişilerin olaya müdahil olduğu ileri sürülüyor. Bu tür olayların tehdit, darp veya cebir gibi başka suçlara dönüşebildiği belirtiliyor. TAKSİ ŞOFÖRLERİ DE HEDEF Yöntemle ilgili aktarımlarda dikkati çeken bir başka iddia ise taksi şoförleriyle ilgili. Dolandırıldığını düşünen kişilerin, kendilerini adrese getiren veya dışarıda bekleyen taksi şoförlerini organizasyonun parçası zannederek tepki gösterdiği, bazı olaylarda şoförlerin saldırıya uğrayabildiği öne sürülüyor. Ancak bir taksi şoförünün yalnızca kişiyi adrese götürmesi veya olay yerinde bulunması, yasa dışı faaliyetin parçası olduğunu tek başına göstermiyor. AYNI İSİM ALTINDA FARKLI YÖNTEMLER “Konumculuk” hukuki bir suç tanımı olmaktan ziyade, internet ve sosyal medyada farklı yöntemleri tanımlamak amacıyla kullanılan bir ifade olarak öne çıkıyor. Uyuşturucu ticareti kapsamında konum üzerinden yapılan teslimatlar ile sahte ilanlar üzerinden gerçekleştirildiği iddia edilen dolandırıcılık yöntemleri birbirinden farklı suç tiplerini ve soruşturma süreçlerini gündeme getirebiliyor. Bu nedenle söz konusu yöntemlere ilişkin iddiaların, somut olaylarda kolluk ve adli makamların tespitleri esas alınarak değerlendirilmesi gerekiyor.

İZMİR’DE AİLE MAHKEMESİ HAKİMİNE TEHDİT VE ŞANTAJ Haber

İZMİR’DE AİLE MAHKEMESİ HAKİMİNE TEHDİT VE ŞANTAJ

İzmir’de bir aile mahkemesi hakimine WhatsApp üzerinden tehdit ve şantaj içerikli mesajlar gönderildiği iddiasıyla yürütülen soruşturmada gözaltına alınan 2 şüpheliden biri tutuklandı, diğeri serbest bırakıldı. Olayla bağlantılı olduğu değerlendirilen 2 şüphelinin daha yakalanması için çalışmalar sürüyor. İzmir Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında, İzmir 5. Aile Mahkemesinde görevli hakime WhatsApp üzerinden tehdit ve şantaj içerikli mesajlar gönderildiği belirlendi. Soruşturma kapsamında incelenen mesajlarda, hakim ile aile bireylerine ait kişisel bilgilerin de paylaşıldığı tespit edildi. Şüphelilerin mesajlarında, ❝Ben K.U., R.K. ile olan davamızda R.K. ceza almazsa hedef sen olursun❞ ifadelerinin yer aldığı belirtildi. İZMİR VE ANKARA’DA EŞ ZAMANLI OPERASYON Soruşturma kapsamında polis ekipleri, İzmir ve Ankara’da belirlenen adreslere eş zamanlı operasyon düzenledi. Operasyonlarda K.U. ile R.K. gözaltına alınırken, adreslerde yapılan aramalarda soruşturma kapsamında delil niteliğinde olduğu değerlendirilen çeşitli materyallere el konuldu. Emniyetteki işlemlerin ardından K.U. serbest bırakıldı. Ankara’daki adresinde yakalanan R.K.’nin ise Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) üzerinden ifadesi alındı. R.K., sevk edildiği hakimlikçe tutuklanarak cezaevine gönderildi. 2 ŞÜPHELİ DAHA ARANIYOR Soruşturmayı genişleten ekiplerin, olayla bağlantılı olduğu değerlendirilen 2 şüphelinin daha yakalanması için çalışmalarını sürdürdüğü bildirildi. K.U. HAKKINDA DAHA ÖNCE DE TEHDİT İDDİASIYLA İŞLEM YAPILMIŞ Soruşturma kapsamında gözaltına alındıktan sonra serbest bırakılan K.U. hakkında daha önce de kamu görevlilerine yönelik tehdit içerikli mesajlar gönderdiği iddiasıyla işlem yapıldığı öğrenildi. K.U. hakkında, dönemin Aydın Valisi Canbolat ile dönemin Ankara Cumhuriyet Başsavcısı Karaköse’ye tehdit içerikli mesajlar gönderdiği gerekçesiyle 27 Ocak 2025 ve 4 Eylül 2025 tarihlerinde işlem yapıldığı belirtildi. Olaya ilişkin soruşturma sürüyor.

UYGUN FİYATLI DAİRE İLANIYLA DOLANDIRICILIK: BU SAHTECİLERE DİKKAT! Haber

UYGUN FİYATLI DAİRE İLANIYLA DOLANDIRICILIK: BU SAHTECİLERE DİKKAT!

İstanbul merkezli 3 ilde, internet sitelerine uygun fiyatlı daire ilanları vererek vatandaşlardan kapora aldıkları iddia edilen şüphelilere yönelik operasyonda 13 kişi gözaltına alındı. Şüphelilerin 30 farklı olayda 30 kişiyi yaklaşık 25 milyon lira dolandırdıkları belirlenirken, 23 taşınmaz, 6 araç ve banka hesaplarına tedbir konuldu. İstanbul Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü Dolandırıcılık Büro Amirliği ile İstihbarat Şube Müdürlüğü ekipleri, "nitelikli dolandırıcılık" suçuna yönelik çalışma başlattı. Çalışmalarda şüphelilerin başta Esenyurt olmak üzere internet sitelerinde piyasanın altında fiyatlarla daire ilanları yayımladıkları, bu ilanlar üzerinden ulaştıkları vatandaşlardan kapora aldıkları ve daha sonra çeşitli gerekçelerle işlemleri geciktirdikleri öne sürüldü. Şüphelilerin yakalanması amacıyla 25 Ağustos'ta İstanbul merkezli Sinop ve Giresun'da eş zamanlı operasyon düzenlendi. Operasyonda 13 şüpheli gözaltına alındı. 30 KİŞİDEN YAKLAŞIK 25 MİLYON LİRA ALDIKLARI İDDİASI Soruşturmanın ilerleyen aşamasında şüphelilerin aile şirketi şeklinde hareket ettikleri, sahte ilanlarla müşterileri ofise yönlendirdikleri ve kapora aldıktan sonra çeşitli bahanelerle oyaladıkları belirlendi. Polisin incelemesine göre şüpheliler 30 farklı eylemde 30 kişiyi mağdur ederek yaklaşık 25 milyon lira haksız kazanç elde etti. Ekiplerin çalışmalarını sürdürdüğü, yeni mağdurların tespit edilmesi halinde hem mağdur sayısının hem de toplam miktarın artabileceği değerlendiriliyor. 23 TAŞINMAZ VE 6 ARACA TEDBİR Soruşturma kapsamında şüphelilerin mal varlıkları da incelemeye alındı. İncelemelerde 13 tarla, 3 ev, 3 arsa, 1 fındık bahçesi, 1 bahçe, 1 ahşap ev ve arsa ile 1 ahşap samanlık ve bahçe olmak üzere 23 taşınmaz ile 6 araç tespit edildi. Taşınmazlar ve araçların yanı sıra şüphelilerin banka hesaplarına da tedbir konuldu. Şüphelilerden Erkan G'nin 29, Bayram G'nin 10, Mahmut G'nin 7, Erdem G'nin 5, Barış S'nin 22, Faruk P'nin ise 15 suç kaydının bulunduğu öğrenildi. "BENİM ÇARESİZLİĞİMDEN FAYDALANDILAR" Mağdurlardan 55 yaşındaki Balaban, apartman görevlisi olduklarını ve kapıcı dairesinde yaşadıkları için ev almak istediklerini anlattı. İnternette gördükleri ilan üzerine şüphelilerle iletişime geçtiklerini belirten Balaban, beğendikleri daire için önce 200 bin lira kapora verdiğini söyledi. Daha sonra ziynet eşyalarını da bozdurduğunu anlatan Balaban, toplamda milyonlarca liralık kayba uğradığını öne sürdü. Balaban, "Annem yoğun bakımdaydı. Evimi de lağım faresi basmıştı. Ben evden bir an önce kurtulmak için çare arıyordum. Benim çaresizliğimden faydalandılar" dedi. Tapunun çeşitli gerekçelerle sürekli ertelendiğini söyleyen Balaban, yaklaşık 3 ay boyunca oyalandığını ileri sürdü. "TOPLAMDA 600 BİN LİRA GÖNDERDİM" Mağdurlardan 36 yaşındaki Bakırcı da Esenyurt'ta internette gördüğü bir daire ilanı üzerine emlak ofisiyle iletişime geçtiğini söyledi. İlanda gördüğü ev yerine başka bir dairenin gösterildiğini aktaran Bakırcı, bu ev için önce 100 bin lira kapora verdiğini, daha sonra kendisinden 500 bin lira daha istendiğini belirtti. Bakırcı, "Toplamda 600 bin lira para gönderdim. Kimse inanmasın bunlara, kanmasınlar" ifadelerini kullandı. ŞİKAYETLERİNİ GERİ ÇEKMELERİ İÇİN TEHDİT İDDİASI Soruşturmada şüphelilerin mağdurlara mesaj göndererek şikayetlerinden vazgeçmeleri için baskı yaptığı da öne sürüldü. Şüphelilerin bazı mağdurlara ❝Şikayetini geri çekersen paranı öderiz❞ şeklinde mesajlar gönderdiği belirlendi. Gözaltındaki 13 şüphelinin emniyetteki işlemleri sürüyor.

İZMİR'DE OĞLU ÖLDÜRÜLEN BABA: BU SUÇ MAKİNESİ OĞLUM ÖLSÜN DİYE Mİ ÇIKARILDI Haber

İZMİR'DE OĞLU ÖLDÜRÜLEN BABA: BU SUÇ MAKİNESİ OĞLUM ÖLSÜN DİYE Mİ ÇIKARILDI

İzmir'in Karabağlar ilçesinde 27 yaşındaki Yaşar Can Güler'in hayatını kaybettiği olayın güvenlik kamerası görüntülerini izleyen baba Baki Güler, zanlının 21 suç kaydı bulunduğunu öne sürerek tepki gösterdi. Ailesinin oğlu'nun cenaze günü tehdit edildiğini de iddia eden Güler, olayın tüm yönleriyle araştırılmasını istedi. Karabağlar ilçesinde 15 Ağustos'ta çıkan kavganın ardından Yaşar Can Güler'in hayatını kaybetmesine ilişkin soruşturma sürüyor. Olay günü 5759 Sokak'taki kavga ihbarı üzerine bölgeye polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Ağır yaralı bulunan Güler, İzmir Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne kaldırıldı ancak müdahalelere rağmen kurtarılamadı. Olayın ardından otomobille bölgeden uzaklaştığı belirlenen şüpheli F.K. ise polis ekiplerince Yeşillik Caddesi'nde yakalandı. CİNAYET ANI GÜVENLİK KAMERASINA YANSIDI Çevredeki güvenlik kameralarını inceleyen polis ekipleri, Güler ile F.K'nin aynı otomobille olay yerine geldiklerini belirledi. Görüntülerde, araçtan inen ikili arasındaki tartışmanın kavgaya dönüştüğü, şüphelinin sopa benzeri bir cisimle Güler'e vurduğu görülüyor. Boğuşma sırasında yere düşen Güler'in boynunu uzun süre sıkan şüpheliye bir kişinin müdahale ederek kavgayı ayırmaya çalıştığı da görüntülere yansıyor. Baba Güler, görüntüleri izledikten sonra büyük üzüntü yaşadığını belirterek, "O boğulma anı zaten dünyalarımı yıktı." dedi. "BU SUÇ MAKİNESİ BENİM OĞLUM ÖLSÜN DİYE Mİ DIŞARIDA TUTULDU?" Şüphelinin 21 suç kaydı bulunduğunu ileri süren Güler, bunun araştırılmasını istedi. Güler, "21 suç kaydı olan bir insan niye cezaevinde değil? Hani benim oğlum ölsün diye mi dışarıya çıkarıldı? Başkasının canı yansın diye mi dışarıda tutuldu bu adam? Bunların araştırılmasını istiyorum." ifadelerini kullandı. "TELEFONDA BİRİNE GÖSTERİYOR" Olay sonrasında şüphelinin telefonla görüştüğünü belirten Güler, şüphelinin yerdeki oğlunu görüntülü görüşme sırasında bir kişiye gösterdiğini iddia etti. Güler, "Bunun arkasındaki kişiler kimse, ben bulunmasını gerçekten istiyorum." diye konuştu. "CENAZE GÜNÜ TEHDİT EDİLDİK" Ailesine yönelik tehditte bulunulduğunu da öne süren Güler, hukuki sürecin takipçisi olacağını vurguladı. Güler, "Benim cenazem olduğu gün bana onlardan tehdit geldi; 'bu işin arkasına düşülmesin, kan davası güdülmesin' denildi. Benim kan davası gibi bir niyetim yok ama ben davanın sonuna kadar arkasındayım ve şikayetçiyim." dedi. Olay sırasında bulunduğunu söylediği görgü tanıklarının da araştırılmasını isteyen Güler, adaletin yerini bulmasını ve sorumluların cezalandırılmasını beklediğini ifade etti.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.