#Teknoloji

- Teknoloji haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Teknoloji haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

CUMHURBAŞKANI: "SAVAŞ GEMİSİ GELİŞTİREN 10 ÜLKEDEN BİRİYİZ" Haber

CUMHURBAŞKANI: "SAVAŞ GEMİSİ GELİŞTİREN 10 ÜLKEDEN BİRİYİZ"

Törende yaptığı konuşmada, Türkiye’nin savunma sanayinde ulaştığı konuma dikkat çeken Erdoğan, “Dünyada kendi savaş gemisini geliştirip denize indiren 10 ülkeden biriyiz” dedi. Erdoğan ayrıca Türkiye’nin savunma sanayi ihracatında 11. sıraya yükseldiğini ve amacın savaşa hazırlanmak değil, barışı korumak olduğunu belirtti. ULUSLARARASI İŞBİRLİĞİ VE TEKNOLOJİ VİZYONU VURGUSU Törende; Pakistan MİLGEM Projesi kapsamında üretilen 2. gemi PNS Khaibar, Akhisar Karakol Gemisinin Romanya’ya teslimi, Koçhisar’a bayrak çekilmesi, Hızırreis Denizaltısı, Ç-159 Yeni Tip Çıkarma Gemisi ve ULAQ Silahlı İnsansız Deniz Aracı gibi projelerin hizmete alınması gerçekleştirildi. Ayrıca Açık Deniz Karakol Gemisi Seferihisar için ilk sac kesimi de Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın katılımıyla yapıldı. Erdoğan, bu gelişmeleri şu sözlerle değerlendirdi: “Bugün burada denize uğurladığımız ve bayrak çektiğimiz platformlar, alın terimizin, aklımızın, mühendisliğimizin ve milletimizin özverisinin eseridir. Sessiz derinliklerin milli bekçisi olacak Hızır Reis denizaltımız, fırtınalı sularda görev yapacak Ç-159 çıkarma gemimiz ve yüzde 90 yerlilik oranına sahip motoruyla dikkat çeken ULAQ insansız deniz aracımız, Türk mühendisliğinin gururudur.” “DENİZDE ETKİN OLMADAN KARADA CAYDIRICI OLAMAZSINIZ” Cumhurbaşkanı Erdoğan, savunma sanayisinin stratejik bütünlük içinde gelişmesi gerektiğini vurgularken, deniz gücünün önemine şu sözlerle işaret etti: “Denizde etkin olmadan karada caydırıcı olamazsınız. Bugün donanmamıza katılan Koçhisar Karakol Gemisi, mavi vatandaki hak ve menfaatlerimizi koruma irademizin somut bir yansımasıdır. Barış zamanında hizmet edecek, kriz anlarında caydırıcı bir güç olarak sahada yer alacaktır.” Erdoğan, Ar-Ge’den seri üretime kadar tüm süreçlerin artık Türkiye’de, yerli ve milli imkanlarla yürütüldüğünü de vurguladı. “DÜNYADA KENDİ SAVAŞ GEMİSİNİ YAPAN 10 ÜLKEDEN BİRİYİZ” Türkiye'nin teknolojik bağımsızlığına ve ihracat performansına dikkat çeken Erdoğan, 2025 yılı verileriyle savunma sanayi ihracatının yüzde 30 artışla 7,4 milyar doları aştığını söyledi. Erdoğan’ın açıklamaları şöyle devam etti: “Dünyada kendi savaş gemisini tasarlayıp üreten 10 ülkeden biriyiz. Türkiye bugün 11. sıradadır, ama hedefimiz ilk 10’dur. 2028 için 11 milyar dolarlık ihracat hedefi koyduk. Kendimize inandık, Türk mühendislerine güvendik. Şimdi hem kendi ihtiyaçlarımızı karşılıyor hem de dost ve müttefiklerimizin ihtiyaçlarını gideriyoruz.” “KIZILELMA’YI ELEŞTİREN MUHALEFETE CEVAP: BALIKLAR RAHATSIZ OLMUYOR” Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasında muhalefetin savunma sanayine yönelik eleştirilerine de sert cevap verdi. KIZILELMA projesine yönelik ‘balıklar rahatsız oluyor’ eleştirilerine atıfta bulunan Erdoğan, şu ifadeleri kullandı: “Ana muhalefet KIZILELMA’yı eleştirmişti. Ama biz görüş ötesi hava füzesiyle hedefi tam isabetle vurarak bu projeyi dünyaya gösterdik. TCG Anadolu’nun abisi olacak yerli uçak gemisi için inşa sürecini başlattık. Tüm bu gelişmeleri görmezden gelenlere inat daha çok çalışacağız.” “MORALLERİMİZİ BOZMAYA ÇALIŞANLARA PRİM VERMEYİN” Erdoğan, Türk savunma sanayisinde çalışan tüm mühendislere, teknisyenlere ve tersane personeline teşekkür ederken, “Sosyal medyada felaket tellallığı yapanlara kulak asmayın” uyarısında bulundu: “Bizi yoldan çevirmeye çalışanlara karşı, omuz omuza daha kararlı yürüyeceğiz. Şu an %80 yerlilik oranına ulaştık. Kimseye boyun eğmeden, kendi teknolojimizi üretmeye devam ediyoruz. Moral bozmak isteyenlere prim vermeyin.” “AMACIMIZ SAVAŞ DEĞİL; BARIŞI KORUMAK” Erdoğan, konuşmasının sonunda Türkiye’nin hiçbir ülke ile çatışma ya da kriz istemediğini vurgulayarak, şu mesajı verdi: “Bizim kimsenin toprağında gözümüz yok. Ama kendi hak ve hukukumuzu da çiğnetmeyiz. Savunma sanayini güçlendirme amacımız savaşa hazırlanmak değil, barışı korumaktır. Türkiye, dostları için güven kaynağı, düşmanları için caydırıcı bir güç olmaya devam edecektir.” TÖRENE YOĞUN KATILIM Törene; Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Ercüment Tatlıoğlu, İstanbul Tersanesi Komutanı Tümamiral Recep Erdinç Yetkin, Pakistan Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Naveed Ashraf ve çok sayıda komutan, mühendis ve davetli katıldı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, PNS Khaibar gemisinin teslimi vesilesiyle Pakistanlı komutana komuta flandrası takdim etti. Ayrıca, Seferihisar Karakol Gemisinin sac kesim töreni de bizzat Cumhurbaşkanı tarafından gerçekleştirildi.

BURSA TEKNİK'TE YAPAY ZEKA SEMPOZYUMU DÜZENLENDİ Haber

BURSA TEKNİK'TE YAPAY ZEKA SEMPOZYUMU DÜZENLENDİ

Bursa Teknik Üniversitesi'nde düzenlenen "Doç. Dr. Şakir Kocabaş Anısına: Bir Öncünün İzinde Yapay Zekâda Yeni Ufuklar" sempozyumunda, yapay zekânın bilim, felsefe ve medeniyet perspektifleri ele alındı. Programa katılan bilim insanları, teknolojinin insan ve değerlerle birlikte düşünülmesi gerektiğine ve gelişenin yapay zekâ değil insan zekâsı olduğuna dikkat çekti. Bursa Teknik Üniversitesinde (BTÜ) "Doç. Dr. Şakir Kocabaş Anısına: Bir Öncünün İzinde Yapay Zekâda Yeni Ufuklar" başlıklı sempozyum düzenlendi. Mimar Sinan Yerleşkesi Turkuaz Salon’da gerçekleşen programa; Bursa Teknik Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Naci Çağlar, Yıldırım Kaymakamı Metin Esen, Nilüfer Kaymakamı Murat Süzen, Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz, akademisyenler ve öğrenciler katıldı. Sempozyumun açılış konuşmasını yapan Rektör Naci Çağlar, "Merhum Doç. Dr. Şakir Kocabaş, yapay zekâdan bilim felsefesine uzanan çalışmalarıyla, teknolojinin yalnızca nasıl üretildiğini değil, hangi amaçla geliştirildiğini de sorgulamış; bilginin ahlâk ve sorumluluk bilinciyle birlikte ele alınması gerektiğini bizlere hatırlatmıştır. Bugünkü program, Şakir Kocabaş Hocamızı anmanın ötesinde; öğrencilerimizin onun açtığı ilmî ve fikrî yolu yeniden düşünmesine, bilime daha derin, daha anlamlı bir perspektiften bakmasına vesile olacaktır" dedi. "Robot ve insanların arkadaş olacağı hibrit toplum modeline doğru gidiyoruz" Açılış konuşmasının ardından sempozyumun ilk oturumuna geçildi. "Doç. Dr. Şakir Kocabaş ve Yapay Zekâ" başlıklı oturumda, Sempozyum Koordinatörü ve Marmara Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ercan Öztemel, "Yapay Zekânın, Dünü, Bugünü ve Geleceği" başlıklı konuşmasını yaptı. Yapay zekânın ilk adımlarının 1900’lü yıllarda bir hayalle başladığını ifade eden Prof. Dr. Öztemel, günümüzde yapay zekânın insan düşüncesine yakın bir hale geldiğini belirtti. Prof. Dr. Öztemel, 2030 yılına kadar toplumla bütünleşecek olan yapay zekânın; günlük yaşamı, endüstriyi, yönetimi ve bilimsel süreçleri etkileyerek topluma derinlemesine yerleşeceğini ifade etti. 2030 yılından sonra insanların robotlarla arkadaş olacağını, dolaysıyla hibrit bir toplum modelinin yerleşeceğini ifade eden Prof. Dr. Öztemel, "Robotlar ile toplumun bütünleştiği bir yaşama doğru yolculuk hızla devam ediyor. Toplumun hiçbir kesimi, yapay zekâdan soyutlanamaz. Ancak şu unutulmasın ki; gelişen yapay zekâ değil insan zekâsıdır" diye konuştu. Prof. Dr. Saadettin Ökten: Karar vermek için hakikatin kaynağına bakmalı Düşünür, Akademisyen ve Yazar Prof. Dr. Saadettin Ökten ise "Yapay Zekâ Çağında İnsan ve Medeniyet" başlıklı konuşmasını gerçekleştirdi. Prof. Dr. Saadettin Ökten, yapay zekâ tartışmalarında "nasıl yapılır" sorusunun yanında "niçin yapılır" sorusunun da sorulması gerektiğini belirterek, bilginin hikmetten koparıldığında yönünü kaybedebileceğini vurguladı. Yapay zekâ olgusunun günümüzde önemli bir fenomen olarak karşımıza çıktığını dile getiren Prof. Dr. Ökten, "Bu durum temelde bir bilgi meselesidir. Bilgi, büyük ölçüde bizim yönetimimizde üretilmekte ve kullanılmaktadır; ancak ortaya çıkan yetkinlik, hızı ve kapsamı bakımından çoğu zaman insanı aşan bir boyuta ulaşmaktadır. İnsan bir noktada karar veremediğinde, bilginin kaynağına bakmak zorundadır. Çünkü bizim hakikat anlayışımızın tamamı "Âlim" isminden beslenmektedir" dedi. Konuşmasında, Doç. Dr. Şakir Kocabaş’ın bilime yaklaşımını hatırlatan Prof. Dr. Saadettin Ökten, onun yapay zekâyı yalnızca teknoloji değil, insanı ve toplumu ilgilendiren bir mesele olarak ele alan öncü bir akademisyen olduğunu ifade etti. "Yaşamı robotlara teslim etmek varoluş anlamını sorgulatır" İstanbul Medipol Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Zekai Şen ise "Bilim Felsefesi ve Yapay Zekâ" başlıklı konuşmasını yaptı. Prof. Dr. Şen, "Her şeyden önce yapay zekâdan söz edebilmek için kelimelerin ve kavramların anlamlarının bilinmesi gerekir; çünkü kavramlar anlaşılmadan bilimsel bir düşünce üretilemez. Bugün insana ait görsel, bilimsel, estetik gibi farklı zekâ türlerinin verileri bilgisayarlarda toplanmakta, buna da yapay zekâ denmektedir. Ancak zekâ kavramı yalnızca maddi bir boyutla sınırlı değildir; manevi zekâ da bu bütünün önemli bir parçasıdır. Manevi zekâ söz konusu olduğunda, yapay zekânın insan zekâsını aşması mümkün görünmemektedir. Aksi takdirde, insanın hayatına anlam katan değerler ortadan kalkar ve yaşamın tüm sorumluluğu robotlara teslim edilmiş olur ki bu durumda insan varoluşunun anlamı ciddi biçimde sorgulanır" dedi. Farklı oturumlarla Doç. Dr. Şakir Kocabaş’ın yapay zekâya katkıları ele alındı Sempozyumun ikinci oturumunda, "Tanıdıklarının Dilinden Doç. Dr. Şakir Kocabaş" başlığıyla Marmara Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ercan Öztemel, Boğaziçi Üniversitesi Öğretim Üyesi Ebubekir Koç ve İstanbul Medeniyet Üniversitesi Öğretim Üyesi Yayla Gül Ceren Karataş konuşmalarını gerçekleştirdi. Moderatörlüğünü Prof. Dr. Ercan Öztemel’in üslendiği "Doç. Dr. Şakir Kocabaş’ın Yapay Zekâ Alanındaki Çalışmaları ve Alana KatkIları" başlıklı panelde; İstanbul Medipol Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Zekai Şen ve Boğaziçi Üniversitesi Öğretim Üyesi Ebubekir Koç konuşmasını gerçekleştirdi. "Genç Bilim İnsanlarının Gözünden Yapay Zekânın Yönü Paneli"nde ise BTÜ Dr. Öğretim Üyesi Mustafa Kocakulak moderatörlüğü üstlenirken; Sakarya Uygulamalı Bilimler Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mustafa Zahid Yıldız, BTÜ Öğretim Üyesi Doç. Dr. Kubilay Demir ve TÜBİTAK Yapay Zekâ Enstitüsü’nden Dr. Esad Öztemel konuşmacı olarak yer aldı. Program, BTÜ Rektörü Prof. Dr. Naci Çağlar’ın konuşmacılara plaket takdiminin ardından toplu fotoğraf çekimiyle son buldu.

CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN, İŞVERENE SESLENDİ: KEFENİN CEBİ YOK Haber

CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN, İŞVERENE SESLENDİ: KEFENİN CEBİ YOK

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Asgari Ücret Tespit Komisyonu tarafından gerçekleştirilecek olan çalışmalarda işverenleri temsilen yer alan Türkiye İşveren Sendikaları Konfederasyonu (TİSK) heyetinden ellerini taşın altına koymalarını beklediğini söyledi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, ATO Congresium’da gerçekleştirilen Türkiye İşveren Sendikaları Konfederasyonu’nun (TİSK) 29. Olağan Genel Kurulu’na katıldı. Burada konuşan Erdoğan, kurulun, Türkiye, Türk milleti, işverenler ve çalışma hayatının tüm paydaşları için hayırlara vesile olmasını, kurulda alınacak kararlarla belirlenecek yol haritasının işçi, işveren ve sendikasıyla iş dünyasının tamamı için faydalı sonuçlar getirmesini canı gönülden temenni ettiğini söyledi. TİSK camiasının 2,3 milyon çalışanıyla tam 63 yıldır güçlü ve kurumsal bir varlık gösterdiğini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, "‘Birlikte mümkün’ anlayışıyla çalışmalarını sürdüren TİSK ailesi ülkemizin gayrisafi yurt içi hasılasına 200 milyar dolar, ihracatına ise 100 milyar doların üstünde çok önemli katkılar sunuyor. Türkiye'nin en büyük 5 yüz sanayi kuruluşunun yer aldığı ISO-500’deki ilk 10 işletmemizin 7 TİSK camiası içerisindedir. İhracatımızın neredeyse yarısı TİSK bünyesindeki işletmeler tarafından gerçekleştiriliyor. Ayrıca TİSK, 40’ın üzerinde ulusal 10’u aşkın uluslararası platformda işverenlerimizi başarıyla temsil ediyor" ifadelerini kullandı. "Dünya değişirken işletmelerimizin ve işverenlerimizin bu yeni gerçekliğe uyum sağlamasa kritik önemlidir" TİSK’in icraat odaklı ve gerçekçi bir yaklaşımla hareket ettiğini memnuniyetle müşahede ettiklerini söyleyen Erdoğan, "Dünya değişirken, küreselleşme tüm hızıyla devam ederken, teknoloji baş döndürücü bir şekilde ilerlerken işletmelerimizin ve işverenlerimizin bu yeni gerçekliğe uyum sağlaması kritik önemdedir. Bu anlamda planlamadan seri üretime, istihdam politikasından proje uygulama süreçlerine, ihracat stratejilerinden dijital dönüşüme, reel sektörün tüm aktörlerinin yeni şartlara hızla adapte olması büyüme ve kalkınmanın yanı sıra küresel rekabette de elimizi güçlendiren ekonomimize dinamizm katan önemli faktörlerdir" açıklamasında bulundu. Erdoğan, üç dönemdir refah ve istikrarı tehdit eden sımalarla mücadelede TİSK’in Türk milleti ve devletinin yanında olduğunu açık ve net bir şekilde gösterdiğini belirterek, "Dışarıdan aldıkları talimatlarla siyaset ve toplum mühendisliğine soyunan, vesayete vefa borcunu ödemeye çalışan kimi oluşumların aksine TİSK, kritik dönemeçlerde yerli ve milli bir duruş sergilemiştir" şeklinde konuştu. "İşçi ve işveren arasındaki ilişkilerin adil, sürdürülebilir ve hakkaniyetli olması bizim için vazgeçilmezdir" İşçi ve işveren arasındaki ilişkilerin adil, sürdürülebilir ve hakkaniyetli olmasının kendileri için vazgeçilmez olduğunu aktaran Erdoğan, "Bu ilişki sağlıklı bir zemine oturtulmadığında Allah muhafaza sömürü ve adaletsizliğe giden yol önümüzde açılacaktır. Bu da yalnızca sosyal barışın altını oymakla kalmayacak aynı zamanda birlik ve dayanışma iklimine de zarar verecektir. Geçmişte bunun acı örneklerini millet olarak hep birlikte yaşadık. Anadolu'nun gönül hamurunu mayalayan o büyük insan Mevlana Celaleddin-i Rumi Hazretleri bu konuda bizlere neler söylüyor? ‘Ekmeği öğrendim, sonra barış için ekmeğin bolca üretilmesi gerektiğini, sonra ekmeği hakça bölüşmenin bolca üretmek kadar önemli olduğunu öğrendim.’ Diğer tüm alanlarda olduğu gibi işçi ve işveren arasındaki ilişkilerde de baktığımız yer hak ve adalet eksenindedir" dedi. "Komisyon çalışmalarında işverenleri temsilen yer alan TİSK heyetinden ellerini taşın altına koymalarını bekliyorum" Asgari Ücret Tespit Komisyonu’nun ilk toplantısının yarın gerçekleştirileceğine dikkati çeken Erdoğan, "Komisyon çalışmalarında işverenleri temsilen yer alan TİSK heyetinden ellerini taşın altına koymalarını bekliyorum. İşçi kardeşlerimize yönelik atacağınız her olumlu adım verimlilik, kazanç ve bereket olarak dönecektir. Hep söylerim, kefenin cebi yok. Dar dünyadan dar bekaya mal mülk değil, adalet, hakkaniyet, dürüstlük üzerine yaşanmış bir hayat ile hayır dualar götüreceğiz. İster siyasetçi ister işveren olalım eğer geride hayırla yad edilen bir miras bırakabiliyorsak işte asıl zenginlik budur. Bahtiyarlık kaynağı budur" ifadelerine yer verdi. Devlet olarak, emekçilerin güvenli ortamlarda gönül huzuruyla ve rahatça çalışabilmesi için tüm imkanları azami ölçüde seferber ettiklerini kaydeden Erdoğan, hem sertifikasyon hem teftiş mekanizmalarını tam anlamıyla işletmeye özen gösterdiklerini söyledi. Ayrıca Erdoğan, İzmir, İstanbul, Bolu ve Kocaeli’nde meydana gelen facialarda ihmali olan kim varsa kamu ve belediye görevlileri dahil olmak üzere kimsenin gözünün yaşına bakılmadığını, işverenlerinde iş sağlığı ve güvenliği konusunda üzerlerine düşen tüm yükümlülükleri titizlikle yerine getirmesi gerektiğini sözlerine ekledi. "2028 için belirlediğimiz 1,9 trilyon dolar milli gelir hedefine emin adımlarla yürüyoruz" İktidar olarak ekonomiden demokrasiye hak ve özgürlüklerden güvenliğe uzanan geniş bir alanda son 23 yılda Türkiye’ye tarihi başarılar yansıttıklarının altını çizen Erdoğan, "Dış politikada sözü, tavrı ve duruşu dikkatle takip edilen, sadece bölgesinde değil küresel ölçekte etki sahibi bir Türkiye'yi sabırla hep birlikte inşa ettik. Dış ticarette sizlerin de emekleriyle ihracatımızı 36 milyar dolardan aldık, kasım ayı itibarıyla 270 milyar doların üzerine çıkarttık. Milli gelirimiz 238 milyar dolardı. 2025 yılı üçüncü çeyrek rakamlarına göre 1,5 trilyon doları aşmış bulunuyoruz. Ekonomik büyümemiz 21 çeyrektir kesintisiz bir şekilde sürüyor. Deprem bölgemizin ihyası için harcanan 90 milyar dolara rağmen bunları başardık. 2028 için belirlediğimiz 1,9 trilyon dolar milli gelir hedefine emin adımlarla yürüyoruz. Merkez Bankası rezervlerimiz güçlenirken ülke risk primimiz düşüyor" diye konuştu. "OVP’nin rehberliğinde enflasyonda nihayet hedefimiz olan tek haneli oranlara mutlaka ulaşacağız Erdoğan, enflasyonda kasım ayında umutları artıran bir tabloyla karşılaştıklarını ve kasım ayında 0,87 gelen enflasyonun doğru yolda olduklarını teyit ettiğini kaydederek, "Hayat pahalılığının temel sebeplerinden biri olan fiyatlama davranışındaki bozulma da yavaş yavaş düzeliyor. Fırsatçılıkla mücadelemiz ise hız kesmeden devam ediyor. Orta Vadeli Program’ın (OVP) rehberliğinde enflasyonda nihayet hedefimiz olan tek haneli oranlara mutlaka ulaşacağız. Bu süreçte hep yaptığımız gibi reel sektörümüzün önerilerine taleplerine ve eleştirilerine kulak vereceğiz. Son kabine toplantımızda emek yoğun üretim yapan tekstil, hazır giyim, deri ve mobilya sektörlerine yönelik koruma programını 2026 yılında da devam ettirmeyi kararlaştırdık. İstihdamını koruyan KOBİ’lerimize çalışan başına verdiğimiz aylık 2 bin 500 liralık desteği 2026 senesinde 3 bin 500 liraya yükseltiyoruz. Ayrıca büyük ölçekli firmalarımızı da programa dahil ediyoruz. Böylece toplam 48 milyar liralık bir destekle 1 milyon 100 bin istihdamı koruyacak, emekçi ve sanayicimizin yanında olacağız. 2025 yılı için işverenlerimize asgari ücret desteği olarak her bir işçimiz için malumunuz bin lira veriyoruz. 2025 yılı Ocak-Kasım döneminde istihdamın korunması amacıyla 53 milyar lira kaynak kullandık. Kadın, Genç ve Mesleki Yeterlilik Belgesi Olanların Teşviki programında 24 ila 54 ay arasında sosyal güvenlik desteği sunuyoruz. Bu teşvik programının 2026 yılının sonuna kadar uzatılacağına dair müjdeyi de bugün burada paylaşmak istiyorum" ifadelerini kullandı. İş dünyasının finansman yükünü hafifletmek amacıyla farklı programları devreye aldıklarına da değinen Erdoğan, Merkez Bankası’nın günlük reeskont limitini 300 milyon liradan 15 kat artışla 4,5 milyar liraya çıkardığını söyledi. "Sadece ekonomimize maliyeti 2 trilyon doları bulan terör meselesini sonsuza kadar geride bırakmak istiyoruz" İş dünyasının desteğini bekledikleri meselelerden bir diğerinin de ‘Terörsüz Türkiye’ süreci olduğunu belirten Erdoğan, "Sizleri, 40 kırk yıldır ülkenin ayağına pranga olan terör sorununun çözümünün ülkemiz aslından ne manaya geldiğini en iyi bilenlerdensiniz. Türkiye'nin bu yükten kurtulduğunda hangi ölçekte bir potansiyelin çarpan etkisiyle devreye gireceğini hepimiz tahmin edebiliyoruz. Sadece ekonomimize maliyeti 2 trilyon doları bulan terör meselesini artık sonsuza kadar geride bırakmak istiyoruz. Bunu da olabilecek en geniş toplumsal ve siyasal mutabakatla milletimizin değerleriyle örtüşen bir zeminde yapmanın hassasiyeti içindeyiz. Gayemiz belli; artık kan akmasın, ocaklara ateş düşmesin ve yürekler dağlanmasın. Türkiye bu sorunu gündeminden tamamen çıkarsın. Terörden beslenen odakların tahrip edici, tahrik edici söylemlerine rağmen iktidar ve ittifak olarak ilk günden itibaren hem samimiyetimizin hem de kararlılığımızı yeter ki bu sorun çözülsün diye en yüksek düzeyde olduğunu gösterdik. Yine ittifak olarak elimizle birlikte tüm gövdemizi taşın altına koyduk" dedi. "Meclisimizde kurulan komisyon çok önemli bir misyon üstlendi" Terörsüz Türkiye sürecine muhalefet partilerinin de dahil olması için daima yapıcı davrandıklarını, uzlaşmacı bir tavırla hareket ettiklerini aktaran Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti: "Meclisimizde kurulan komisyon kritik eşiklerde su koyuverenler olsa da gerek şeffaflık gerekse siyaset ve ilgili tüm tarafların katkısının alınması noktasında çok önemli bir misyon üstlendi. Milletimizin sürece dair umutlarını güçlendiren komisyonun aynı özgüvenli yaklaşımı son ana kadar devam ettireceğine inanıyorum. Komisyon raporunun sürecin önünü açacak öneri ve değerlendirmeleriyle müteakip adımlar için ortak bir perspektif çizmesini temenni ediyorum. Bunun yolu da sağduyuyla, samimiyetle hareket ederek bu tarihi süreci başta günlük siyasetin geçici tartışmaları olmak üzere küçük hesaplara kurban etmemekten geçiyor. Biz ilk günden beri bu hassasiyetimizi koruyoruz ve koruyacağız. ‘Yarımı yeme bütünü bölme’ anlayışıyla hiçbir yere varılmaz. Terörsüz Türkiye menziline ancak özgüvenle ve cesaretle ulaşabiliriz. Başarısız olmamızı bekleyenleri ancak bu şekilde hüsrana uğratabiliriz. Türkiye'yi yarım asırlık bu sıkıntısından ancak bu şekilde kurtarabiliriz."

OSMANGAZİ'DE 'HAREMDEN ÖZGÜRLÜĞE TÜRK KADINI' SERGİSİ Haber

OSMANGAZİ'DE 'HAREMDEN ÖZGÜRLÜĞE TÜRK KADINI' SERGİSİ

Bursa Osmangazi Belediyesi, 5 Aralık Kadının Seçme ve Seçilme Hakkı Günü etkinlikleri kapsamında ‘İnsan Kadın’ adlı panel ile ‘Haremden Özgürlüğe Türk Kadınının Bağımsızlık Öyküsü’ isimli sergiye ev sahipliği yaptı. Panorama 1326 Bursa Fetih Müzesi’nde düzenlenen panele CHP Bursa Milletvekili Hasan Öztürk, Bursa Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Mustafa Orkun Gazioğlu, Osmangazi Belediyesi Başkan Yardımcısı Mutlu Esendemir, CHP Osmangazi İlçe Başkanı Raşit Gürbüz ve Bursa Baro Başkanı Metin Öztosun’un yanı sıra STK temsilcileri, iş kadınları ile çok sayıda vatandaş katıldı. Açılış konuşmasını gerçekleştiren Bursa Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Mustafa Orkun Gazioğlu, "Kadınların siyasete katılımı, modern demokrasinin olmazsa olmazıdır. Kadınların karar mekanizmalarında yer aldığı toplumlarda şeffaflık artmakta, sosyal yatırımlar güçlenmekte ve sürdürülebilir kalkınmalar hızlanmaktadır. Bugün bizler de ortak bir geleceği güçlendirmek için bir aradayız. Osmangazi Belediye’mizin düzenlediği bu etkinlik de bu amaca hizmet etmektedir. Bizler özgürlükçü ve kapsayıcı bir kent yaşamını hep birlikte kurmak istiyoruz" dedi. Osmangazi Belediyesi Başkan Yardımcısı Mutlu Esendemir, kadınların toplum yapısı üzerindeki etkilerine vurgu yaparak, şu sözleri kaydetti: "5 Aralık 1934, Türk Cumhuriyeti kadınlarının yalnızca sandıkta birer seçmen olarak değil, kamusal yaşamın, karar alma mekanizmalarının ve demokratik temsilin asli öznesi olarak yer almasının bir miladıdır. Kadınlara seçme ve seçilme hakkının tanınması, pek çok Avrupa ülkesinden önce gerçekleşmiş, Cumhuriyetin ilk yıllarından itibaren adım adım uygulanmaya başlanmıştır. Bu büyük reform, Cumhuriyetimizin devrimci ruhunun en parlak göstergesidir." Bursa Baro Başkanı Metin Öztosun da yaptığı konuşmada, mücadelenin süreklilik getiren bir şey olduğunu dile getirerek, kadın haklarının öneminin altını çizdi. Prof. Dr. Betül Batır moderatörlüğündeki panelde, Türk Kadınlar Birliği (TKB) Bursa Şubesi Yönetim Kurulu Başkanı Tijen Sözeri, Bursa İş Kadınları ve Yöneticileri Derneği (BUİKAD) Yönetim Kurulu Başkanı Şeyda Şençayır, Tüm Mühendis Kadınlar Derneği (TÜMKAD) Kurucu Başkanı Ülfet Öztürk ve Bursa Mühendis ve Mimar İş İnsanları Derneği (BUMİAD) Yönetim Kurulu Başkan Vekili Zarif Ayça Güler, Türk kadınının sosyal hayat ve iş dünyasındaki önemine vurgu yaptı. TKB Bursa Şubesi Yönetim Kurulu Başkanı Tijen Sözeri, medeni kanunun, hukuki bir devrim olduğunu ve 5 Aralık 1934’te kadınlara verilen seçme ve seçilme hakkına altyapı hazırladığını belirterek, "Türk kadını, her alanda varlığını göstermiş oldu. Meslekler açısından da baktığımızda o günden bugüne kadınlarımız, yükselen Cumhuriyet profiliyle 2025’te yine önümüzde. Almanya’nın önde gelen teknik üniversitelerinden Berlin Teknik Üniversitesi’nde Bursa Kız Lisesi mezunu Prof. Dr. Fatma Deniz rektörlüğe atandı. Türk kadının yükselen profilini tüm dünyaya göstermiş olduk" diye konuştu. BUİKAD Yönetim Kurulu Başkanı Şeyda Şençayır da, iş kadınlarının her alanda yeri olduğunun altını çizerek, "Üretimde, sanayide, bir fabrikada montajda, her alanda kadın eli var. Bunların çoğalması için çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Türkiye’de kadınının iş gücüne katılım oranı yüzde 36 bandında, erkeklerin yüzde 71. Biz bu arayı kapatmak zorundayız. Çalışmalarımızı bu yönde farkındalık sağlayarak gerçekleştiriyoruz. Amacımız bu. Girişimci kadınlarımızın oranı ise yüzde 18. Bunu biz ne kadar daha fazlalaştırmak için çaba sarf edersek o zaman zaten daha güçlü bir şekilde yolumuza devam edeceğimize inanıyorum" açıklamalarında bulundu. TÜMKAD Kurucu Başkanı Ülfet Öztürk ise kadının bilimdeki çalışmalarına dikkat çekerek "Hala hem Türkiye’de hem de dünyada mühendislikte, teknolojide, inovasyonda değişen süreçte kadın sayısı çok fazla değil. Dolayısıyla biz TÜMKAD olarak da buna bir ses veriyoruz. Çözüm sunup, aksiyonlar alıyoruz. Bugün veriler bir tık daha iyi gözükse de gidecek çok yolumuz var. Daha adını henüz duymadığımız, dünyanın daha iyi bir olması için çalışan yüzlerce, binlerce kadınımız var" şeklinde görüşlerini dile getirdi. BUMİAD Başkan Vekili Zarif Ayça Güler de, ‘Mühendis İşveren Kadınların İş Hayatına Etkileri’ konulu konuşmasında "Mühendis işveren kadınlar, şirketlerini yönetirken kadın istihdamına karşı çok hassaslar. Yenilikçi, kapsayıcı, tamamen personeliyle beraber takım oyuncusu gibi hareket ederek bir rol model olma niteliğindeler. Özellikle lise ve üniversite çağındaki genç kızlara örnek bir iş modeli olarak karşımıza çıkar" değerlendirmesinde bulundu. Panelin son bölümünde DC NextGen Teknoloji Kurucusu Demet Orakçı da, ‘Teknolojik Vizyon ve Örnek Girişim’ adlı bir sunum gerçekleştirdi. Panelin ardından TKB İzmir Şubesi Yönetim Kurulu Başkanı Sevtap Şirin’in ‘Haremden Özgürlüğe Türk Kadının Bağımsızlık Öyküsü’ adlı sergisi açıldı. Sergi açılışında konuşan CHP Bursa Milletvekili Hasan Öztürk, kadının özellikle toplumların gelişiminde büyük rol oynadığını vurguladı. Hasan Öztürk yaptığı konuşmada şu ifadeleri kullandı: "Her gün neredeyse bir kadınımız, bir erkek şiddetiyle hayattan koparılıyor. Bu konuda da en büyük rol hepimize düşüyor. Kadının yapamadığı bir şey yok, ben görmedim. Hatta erkeğin yapamayacağı işleri de kadının yaptığına şahidiz. Bu anlamlı sergi için çok teşekkür ediyorum. Eğer Türkiye Cumhuriyeti, muasır medeniyetler seviyesine ulaşmak zorundaysa ki zorundayız, o zaman kadını geride bırakmak gibi bir lüksümüz olamaz. Ancak kadın erkek yan yana olduğumuz anda ve her platformda, her meslekte yan yana olmayı becerdiğimizde muasır medeniyetler seviyesini göreceğiz." Sergi hakkında bilgiler veren Sevtap Şirin de, kadının mücadelesinin ve özgürlükçü ruhunun aktarıldığını söyledi. Kurdele kesiminin ardından protokol, sergiyi gezerek kadının yükselişini yansıtan fotoğraf ve çalışmaları ilgi ile takip etti.

BURSA'DA EĞİTİMDE YENİ YAKLAŞIMLAR ELE ALINDI Haber

BURSA'DA EĞİTİMDE YENİ YAKLAŞIMLAR ELE ALINDI

Bursa Büyükşehir Belediyesi'nin eğitime destek çalışmaları kapsamında hayata geçirdiği ‘Eğitimde Yeni Yaklaşımlar Konferansı', yüzlerce öğretmenin katılımıyla Atatürk Kültür Merkezi Merinos Yerleşkesi’nde yapıldı. Büyükşehir Belediyesi Bilgi İşlem Dairesi Başkanlığı Bilim ve Teknoloji Şube Müdürlüğü tarafından düzenlenen konferans, eğitim alanında yaşanan değişim ve dönüşümleri masaya yatırdı. Bilgi, teknoloji, yapay zeka, psikoloji, farkındalık ekseninde gerçekleşen konferansta, Prof. Dr. Yavuz Samur ‘Eğitimde yapay zeka’, Prof. Dr. Ayşe Bilge Selçuk ‘Mizaca alan açan öğretmenlik’ ve Dr. Nilüfer Devecigil ‘Birlikte sakinleşmek: zorlanma anlarını yumuşak geçişlerle karşılamak’ konularında katılımcılara önemli bilgiler aktardı. Konferansa Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey’i temsilen katılan Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Mehmet Yıldız, dijital çağın gerekliliklerini, insani öğrenmenin derinliğiyle bir araya getirmeye devam edeceklerini belirtti. Öğretmenlere güç katmayı, hep birlikte daha kapsayıcı bir eğitim kültürü oluşturmayı amaçladıklarını söyleyen Yıldız, paylaşılan her bilginin binlerce çocuğun hayatına dokunacağını ifade etti. Program, Genel Sekreter Yardımcısı Mehmet Yıldız’ın konuşmacılara çiçek ve hediye takdim etmesiyle sona erdi.

İAOSB, OSB YILDIZLARI ARAŞTIRMASI’NDA TÜRKİYE 4’ÜNCÜSÜ OLDU Haber

İAOSB, OSB YILDIZLARI ARAŞTIRMASI’NDA TÜRKİYE 4’ÜNCÜSÜ OLDU

Organize Sanayi Bölgeleri Üst Kuruluşu (OSBÜK) tarafından bu yıl beşincisi düzenlenen OSB Yıldızları Araştırması Ödül Töreni, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır’ın katılımıyla Ankara’da gerçekleştirildi. Törende, 12 farklı kategoride toplam 120 ödül sahiplerini buldu. İZMİR ATATÜRK ORGANİZE SANAYİ BÖLGESİ “EN ÇOK KATKI VEREN OSB” KATEGORİSİNDE ÖDÜL ALDI İzmir Atatürk Organize Sanayi Bölgesi (İAOSB), araştırmada “En Çok Katkı Veren OSB” kategorisinde Türkiye 4’üncüsü olarak önemli bir başarıya imza attı. Ödül, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır tarafından takdim edildi. “BU BAŞARI TÜM SANAYİCİLERİMİZE AİTTİR” İAOSB Yönetim Kurulu Başkanı Cenk Karace, ödül sonrası yaptığı değerlendirmede şunları söyledi: “İzmir Atatürk OSB olarak ülkemizin üretim ve istihdam gücüne katkı sağlama hedefiyle çalışıyoruz. Türkiye 4’üncüsü olmak, bölgemizde faaliyet gösteren tüm sanayicilerimizin ortak emeğinin bir sonucudur. Üretimi, yenilikçiliği ve sürdürülebilirliği merkezimize alarak Türkiye’nin sanayi yolculuğuna katkı sunmaya devam edeceğiz.” İAOSB FİRMALARI 5 AYRI ÖDÜLLE ÖNE ÇIKTI Törende İAOSB yalnızca kurumsal ödül almakla kalmadı, aynı zamanda bölgede faaliyet gösteren firmalar da 5 ayrı kategoride ödüle layık görüldü. İAOSB’DEN ÖDÜL ALAN FİRMALAR: Norm Cıvata İzmir Üretim San. ve Tic. A.Ş. OSB’lerde Satışını En Çok Artıran Firma – 1. Sıra OSB’lerde Ar-Ge Harcamasını En Çok Artıran Firma – 5. Sıra BS Group Gıda Sanayi ve Ticaret A.Ş. OSB’lerde Satışını En Çok Artıran Firma – 2. Sıra OSB’lerde İstihdamını En Çok Artıran Firma – 3. Sıra OSB’lerde Kadın İstihdamını En Çok Artıran Firma – 4. Sıra İAOSB Yönetimi, ödül alan firmaları tebrik ederek bölgenin sanayi gücüne yaptıkları katkılardan dolayı teşekkür etti.

HEPSİBURADA 11.11’DE REKOR KIRDI: SANİYEDE 22 ÜRÜN SATILDI Haber

HEPSİBURADA 11.11’DE REKOR KIRDI: SANİYEDE 22 ÜRÜN SATILDI

Hepsiburada, bu yıl da 11.11 kampanyasında büyük ilgi gördü. 11 Kasım günü platformun ziyaret sayısı geçen yıla göre yüzde 10 artarken, saniyede 22 ürün satıldı. En yoğun alışveriş 21.00-23.00 saatleri arasında gerçekleşti. Moda, teknoloji, ev-yaşam, kişisel bakım ve süpermarket kategorileri kampanya döneminin en çok tercih edilenleri oldu. Hepsiburada'nın Efsane 11.11 İndirimleri, rekor seviyede trafik ve ziyaretçi sayısıyla büyük bir ilgi gördü. Hepsiburada'nın ziyaret sayısı geçen seneye kıyasla yüzde 10, sipariş sayısı yaklaşık yüzde 20 arttı. Efsane 11.11'de 100 bin yeni kullanıcı Hepsiburada mobil uygulamasını indirdi. Efsane 11.11'in öne çıkan alışveriş tercihleri Kampanya döneminde çocuk kitapları, sıvı çamaşır deterjanları, sporcu besinleri, temizlik ürünleri ve kişisel bakım ürünleri yoğun ilgi gördü. En çok görüntülenen ürün cep telefonu oldu. Geçen yıla kıyasla en hızlı büyüme gösteren kategoriler arasında cep telefonu, tablet, bilgisayar, düdüklü tencere ve hava temizleme cihazı bulunuyor. Teknoloji ve günlük yaşam ürünleri ilgi odağında Bu yılın elektronik ve mobil kategorilerinde cep telefonu, robot süpürge, kablosuz süpürge en çok tercih edilen ürünler olurken müşteriler altın alımı için de e-ticareti seçti. Giyim kategorisinde çorap ve eşofman takımı, spor kategorisinde elektrikli scooter, koşu bandı ve termos öne çıktı. Ev-yaşam kategorisinde uyku seti ve yastık, kozmetikte ise cilt bakım seti, dudak ürünü ve fondöten tercih edildi. En çok aranan markalar arasında Roborock, Dyson, Fissler, Stanley, Jack Wolfskin, Philips ve Lego yer aldı. Efsane 11.11'de kullanıcıların yüzde 88'i alışverişini Hepsiburada mobil uygulaması üzerinden gerçekleştirdi. Kadın kullanıcılar giyim, temel tüketim ve kozmetik kategorilerine yönelirken; erkek kullanıcılar küçük ev aletleri, temel tüketim ve sağlık & güzellik kategorilerinde yoğunlaştı. Efsane Kasım öncesinde iş ortaklarına satışlarını artıracak çözümler sunuldu Şehir bazında incelendiğinde, üç büyük ilin dışında en fazla alışveriş Bursa, Kocaeli ve Antalya'da yapıldı. Hepsiburada Efsane Kasım öncesinde iş ortaklarına satışlarını artıracak çözümler sundu. Pazarlamadan ticari desteğe, lojistikten kargoya kadar pek çok destek iş ortaklarına sunuldu. Bu kapsamda en çok satış gerçekleştirilen iller yine üç büyük ilin dışında Kocaeli, Kayseri ve Bursa oldu. Akdeniz ve Ege bölgesi 11.11'de en çok cep telefonu kategorisinden alışveriş yaparken, Doğu Anadolu, Güneydoğu Anadolu, İç Anadolu, Karadeniz ve Marmara Bölgeleri küçük ev aletlerine yoğun ilgi gösterdi. Hepsiburada Premium'un kampanyadaki etkisinin bu yıl da hissedildiği belirtildi. Siparişlerin yüzde 70'i Premium üyeler tarafından gerçekleştirildi. Premium kullanıcılar, 11 Kasım günü diğer kullanıcılara göre 1,2 kat daha fazla alışveriş yaptı. Hepsiburada, Efsane 11.11 kapsamında Kia Picanto'yu özel bir fiyatla satışa sundu. 11 Kasım günü saat 10.00'da satışa çıkan araç, kampanyanın başlangıcından itibaren yoğun talep gördü. Araçların satışı aynı gün içinde tamamlandı. En yüksek talep üç büyük il ve çevresinden geldi. Efsane Kasım fırsatları devam ediyor Platform, 11.11'de kırdığı rekorun ardından Kasım ayı kampanyalarına hız kesmeden devam ettiğini duyurdu. E-Ticaret Haftası'na özel düzenlenecek kampanyayla moda, teknoloji, ev-yaşam, süpermarket ve kişisel bakım kategorilerinde avantajlı alışveriş fırsatları müşterilerle buluşturulacak. Ayın son haftasında başlayacak Efsane Cuma döneminde ise kullanıcıları, geniş ürün yelpazesinde avantajlı teklifler bekliyor.

BURSA'DA AKILLI KAMPÜS PROJESİ DEVREDE Haber

BURSA'DA AKILLI KAMPÜS PROJESİ DEVREDE

Bursa'da Görükle kampüsündeki güvenlik zafiyetinin azaltılması ve nitelikli eğitim-öğretim faaliyetlerinin hızlandırılması hedefiyle çalışmalarını hızlandıran Uludağ Üniversitesi (BUÜ); yangın izleme, plaka tanıma ve HGS Park sistemlerini Akıllı Kampüs projesi adıyla devreye aldı. Yaz döneminde başlatılan çalışmalarla yangın izleme, araç giriş-çıkış kontrolü ve alan güvenliği sistemleri aynı projenin birbirini tamamlayan unsurları olarak devreye alan BUÜ Rektörlüğü, "Akıllı Kampüs" vizyonu doğrultusunda plaka tanıma, HGS Park ve termal izleme sistemlerini birlikte değerlendirilen bir güvenlik mimarisini hayata geçirdi. Son teknoloji ile çalışmalarını hızlandıran üniversite yönetimi, kampüsün insan, araç ve çevre hareketliliğini daha nitelikli bir şekilde takip edebilecek. Projenin son durumunu teknik ekiple birlikte sahada inceleyen BUÜ Rektörü Prof. Dr. Ferudun Yılmaz, kampüs içindeki ormanlık alanlarda yürütülen düzenleme ve bakım çalışmalarının Devlet Su İşleri’nin (DSİ) teknik desteğiyle sürdürüldüğünü aktardı. Yangın riskini azaltmak amacıyla orman sınırlarında erişim yolları oluşturulduğunu açıklayan Prof. Dr. Ferudun Yılmaz, Orman Genel Müdürlüğü ile imzalanan protokol kapsamında temizlik ve kontrol faaliyetlerinin de düzenli olarak sürdürüldüğüne işaret etti. Proje kapsamında yaklaşık 2,5 kilometre menzile sahip termal kameralar ile kampüsün yangına hassas bölgelerinde 24 saat esasına göre izleme yapıldığını söyleyen Rektör Yılmaz; "Sistemdeki bazı kameralar kablosuz veri aktarımıyla çalışırken, bir kısmı güneş panellerinden aldığı enerjiyle kesintisiz şekilde görev yapıyor. Termal kameralar sıcaklık değişimlerini algıladığında otomatik uyarı üreterek güvenlik birimlerinin hızlı şekilde bilgilendirilmesini sağlıyor. Araç giriş-çıkışlarının düzenli takibi için plaka tanıma ve HGS Park altyapısı da faaliyete geçti. Bu sistemler kampüs trafiğini daha güvenli ve kontrollü hale getirirken, elde edilen veriler güvenlik merkezinde bütüncül olarak değerlendiriliyor" dedi. Üniversitenin güvenliği ve çevresel sürdürülebilirliğinin kendileri için stratejik bir öncelik olduğunun altını çizen Rektör Yılmaz, sözlerini şöyle tamamladı; "Yangın, doğal afet veya güvenlik riski fark etmeksizin, tüm sistemlerimizin birlikte değerlendirileceği bir izleme altyapısının ilk adımlarını atıyoruz. Bu adımlarla birlikte gelecekte tüm bileşenlerin bütüncül bir yapı içinde hareket edeceği bir güvenlik ekosistemini hedefliyoruz. Üniversitemizi geleceğe hazırlarken, yeni teknolojileri yalnızca araç değil, kurumsal verimliliğimizi ve kaynak yönetimimizi güçlendiren temel bir unsur olarak görüyoruz. Kamera altyapısının güçlendirilmesi ve izleme noktalarının artırılması için çalışmalarımıza devam edeceğiz."

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.