#Teknosab

- Teknosab haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Teknosab haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

BTSO SEÇİM ÖNCESİ, DAVALARA RAĞMEN OSB VAATLERİNİ SÜRDÜRÜYOR Haber

BTSO SEÇİM ÖNCESİ, DAVALARA RAĞMEN OSB VAATLERİNİ SÜRDÜRÜYOR

Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO), 1 Ekim Perşembe günü seçimlere gidiyor. Mevcut başkan İbrahim Burkay ise hukuki sürecin devam ettiği TEKNOSAB OSB 3. İlave Alanı projesini, oy kullanacak sanayicilere vaat olarak sunuyor. Oysa, TMMOB Ziraat Mühendisleri Odası Bursa Şubesi ve Bursa Barosu, İkizce köylülerinin de talebi ile TEKNOSAB projesine karşı dava açmıştı. Bugün iki meslek örgütü de dava süreçleri ve gelinen aşama hakkında basın açıklaması yaptı. Karacabey Ovası’ndaki yaklaşık 177 hektarlık tarım arazisinin TEKNOSAB OSB 3. İlave Alanı olarak belirlenmesine karşı iki ayrı davanın sürdüğü hatırlatıldı. Açıklamada, tarım arazileri üzerinde kar hırsıyla sanayi yapılaşmasına izin verilmeyeceği vurgulandı. TEKNOSAB OSB 3. İlave Alanı olarak belirlenen bölgede kamulaştırma girişimlerine son verilmesi çağrısı yapıldı. Türkiye'nin en önemli tarımsal üretim merkezlerinden Karacabey Ovası’nda, TEKNOSAB Organize Sanayi Bölgesi için genişleme girişimleri ve tarım arazilerinin kamulaştırılması bir süredir tartışma konusu hakline gelmişti. Bursa Barosu, TMMOB Ziraat Mühendisleri Odası ve İkizce köylüleri harekete geçti. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığının 30 Ocak 2026 tarihli kararıyla yaklaşık 177 hektarlık verimli tarım arazisinin TEKNOSAB OSB 3. İlave Alanı olarak belirlenmesi ardından tepkiler geçikmedi. AÇILAN DAVALAR HATIRLATILDI Söz konusu karara karşı 3 Temmuz 2026 tarihinde Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, TEKNOSAB ve Bursa Valiliği aleyhine dava açıldığı hatırlatıldı. Açıklamada söz konusu 177 hektarlık alanın tarım dışı kullanımına ilişkin İl Toprak Koruma Kurulu kararı ile bakanlıkların kamu yararı kararlarının iptali için de ikinci bir dava yürütüldüğü ifade edildi. TAPULARA ŞERH KONULMUŞ Açıklamada, İkizce Mahallesi’nin “Çamlık Altı” olarak bilinen mevkiinde arazisi bulunan köylülerin, 2026 yılının başlarında tapu kayıtlarına TEKNOSAB OSB tarafından kamulaştırma şerhi konulduğu bilgisine de yer verildi. Ziraat mühendisleri odası ve Bursa Barosu, BTSO seçimleri öncesinde söz konusu projenin seçim malzemesi haline getirilmesine tepki gösterdi. Devam eden davalar ve olası iptal kararları umursanmadan BTSO yönetimi ve başkan İbrahim Burkay tarafından yapılan tanıtımların yeni mağduriyetlere yol açabileceğine dikkat çekildi. TMMOB Ziraat Mühendisleri Odası ve Bursa Barosu'nun ortak açıklaması şöyle: ''TARIM ARAZİLERİMİZİ KÂR HIRSINA VE SANAYİ YAPILAŞMASINA KURBAN ETMEYECEĞİZ! KARACABEY OVASINDA TEKNOSAB İLAVE ALANLAR VE KAMULAŞTIRMA GİRİŞİMLERİ KABUL EDİLEMEZ! Bursa’mızın en kıymetli tarımsal üretim merkezlerinden biri olan Karacabey Ovası, yıllardır birbiri ardına atılan idari adımlarla, plan değişiklikleriyle, sanayi genişleme projeleriyle çok yönlü bir rant ve talan tehdidi altındadır. Yargı kararlarına, bilimsel gerçeklere ve kamu yararına açıkça aykırı şekilde yürütülen bu uygulamalara son olarak TEKNOSAB OSB için ilave alan girişimleri eklenmiştir. Karacabey Ovası’nda yer alan tarım arazilerinin sanayi alanına dönüştürülmesine yönelik süreç geçmişte de benzer hukuksuzluklar karşımıza çıkmıştır. Yaklaşık 223 hektarlık tarım alanında KOTİYAK tarafından sanayi alanı inşa edilebilmesi amacıyla TOKİ ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından defalarca plan değişikliği yapılmış; Toprak Koruma Kurulu tarafından söz konusu projelere onay verilmiş ve Başbakanlık “Olur”u ile “kamu yararı” kararı alınarak kamulaştırma işlemleri başlatılmıştır. Ancak Bursa Barosu, akademik meslek odalarımız ve bölge köylülerinin kararlı mücadelesi sonucu açılan davalarda söz konusu idari işlemlerin tamamı ayrı ayrı iptal edilmiş, bu kararlar Danıştay incelemesinden geçerek kesinleşmiştir. Yargı kararlarıyla koruma altına alınan bu verimli topraklarda hukukun arkasından dolaşma çabaları ne yazık ki durmamıştır. 2026 yılının başlarında, İkizce Mahallesi’nin "Çamlık Altı" (Arka Taraf) mevkiinde tarlası olan köylülerimiz, tapu kayıtlarına TEKNOSAB OSB tarafından “kamulaştırma şerhi” konulduğunu öğrenmiştir. Bölge halkının ve Bursa Barosu Çevre ve Kent Hukuku Komisyonunun yaptığı araştırmalar neticesinde; Karacabey Ovası’ndaki yaklaşık 177 hektarlık verimli tarım arazisinin, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığının 30.01.2026 tarihli kararıyla “TEKNOSAB OSB 3. İlave Alan” olarak tespit edildiği ortaya çıkmıştır. Hukuka ve kamu yararına açıkça aykırı olan bu yer tespiti kararının geri alınması ve Karacabey Ovası’nın sanayi için “yer seçimi” alternatifi olmaktan tamamen çıkarılması talebiyle Bakanlığına yaptığımız bir başvuru zımnen reddedilmiştir. Bunun üzerine; Karacabey Ovası’nı, toprağını ve geleceğini korumakta kararlı olan Bursa Barosu, TMMOB Ziraat Mühendisleri Odası ve İkizce köylüleri tarafından, yer seçimi ve zımni ret işlemlerinin iptali talebiyle Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, TEKNOSAB ve Bursa Valiliği aleyhine 03.07.2026 tarihinde yargı süreci başlatılmıştır. Aynı alan için Bursa İl Toprak Koruma Kurulunun tarım dışı kullanım kararı ile Bakanlıkların kamu yararı kararlarının iptalleri için de ikinci dava söz konusudur. Bu dava da; Bursa Barosu, TMMOB Ziraat Mühendisleri Odası ve İkizce köylüleri tarafından açılmıştır. Diğer yandan, Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) seçim süreci kapsamında, devam eden hukuki süreçler ve iptal riskleri yok sayılarak KOBİ’lere yer tahsisi içerikli tanıtım faaliyetleri tarafımızca kaygıyla karşılanmıştır. İdari yargı nezdinde hukukiliği sorgulanan uygulamaların tanıtım unsuru haline getirilmesi, kamuoyunu yanıltıcı nitelikte olup şeffaflık, dürüstlük ve kurumsal sorumluluk ilkeleri ile bağdaşmamaktadır. Yargı süreçlerini yok sayan bu tanıtım sonucunda yeni mağduriyetler oluşacaktır. Aynı seçim nedeniyle, yirmiye yaklaşan organize sanayi bölgelerine ek olarak, Bursanın Uludağ hariç dört bir yanına yeni OSB vaatleri de yapılmaktadır. Adayların hepsinin, tüm yeni OSB’lerde arsaları bulunduğu açık kaynaklarda yazılırken, Kestel Soğuksu’dan TEKNOSAB’a ve hatta şehrin kuzeyi de dahil Bursa’yı sadece fabrika bacalarıyla donatma çabalarına karşı çıkıyoruz. Buradan yetkili kurumlara açıkça soruyoruz: Kesinleşmiş yargı kararları ortadayken, Karacabey Ovası’nın verimli tarım topraklarını sanayiye açma ısrarı neden devam etmektedir? Gıda güvencesinin ve iklim krizinin hayati önem taşıdığı günümüzde, 178 hektarlık birinci sınıf tarım arazisinin sanayi alanı olarak belirlenmesinde hangi kamu yararı bulunmaktadır? Anayasa ve Toprak Koruma Kanunu ile güvence altına alınan tarım alanlarının ve köylünün mülkiyet hakkının ihlal edilmesine neden göz yumulmaktadır? Anayasa’nın 56. maddesi yurttaşların sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkını güvence altına alır. Avukatlık Kanunu’nun 76. maddesi ve TMMOB’nin kuruluş kanunu, kurumlarımıza çevreyi, toprağı ve kamu yararını koruma görevini yüklemektedir. Bu görev bilinciyle bir kez daha vurguluyoruz: Toprak kendini savunamaz. Suyu, toprağı ve verimli tarlaları savunmak hepimizin sorumluluğudur. Sanayi ve sanayileşme politikaları kâr ve rant hırsıyla değil; bilimle, mühendislikle, planlama esaslarıyla ve mutlak kamu yararı gözetilerek yürütülmelidir. Bursa Barosu, TMMOB Ziraat Mühendisleri Odası ve İkizce köylüleri olarak; Karacabey Ovası’nı ve tarım topraklarımızı rant projelerine teslim etmeyeceğimizi, Başlatılan hukuki ve toplumsal mücadelenin sonuna kadar takipçisi olacağımızı, Kamuoyunu süreç hakkında düzenli olarak doğru bilgilendirmeye devam edeceğimizi saygıyla duyururuz.''

BURSA'DAKİ 7 BİN KOBİ, TEKNOSAB OSB'YE TAŞINACAK Haber

BURSA'DAKİ 7 BİN KOBİ, TEKNOSAB OSB'YE TAŞINACAK

Türkiye’nin en büyük lojistik merkezlerinden biri olma iddiası ile başlayan TEKNOSAB Projesi'nin detayları belli oluyor. Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, Milli Kalkınmanın Güçlü Buluşmaları' programında konuştu. BTSO’nun yeni dönem projelerinde de sürdürülebilir finansman, ortaklık kültürü ve güçlü yönetişim modellerini esas aldığını belirten Başkan İbrahim Burkay, yatırımcıların sürecin doğrudan parçası olduğu modeller geliştirdiklerini söyledi. Devam eden TEKNOSAB KOBİ Projesi hakkında son bilgileri paylaşan Burkay, "TEKNOSAB’ı ilk anlattığımız dönemlerde bunun bir hayal olduğunu söyleyenler oldu. Oysa mesele bir işi yapıp yapamayacağınızdan çok, nasıl yapacağınızla ilgilidir. Biz her projemizde en güçlü kasımızın doğru iş modeli olduğunu ifade ettik. Doğru iş modelini kurduğunuzda ve buna inanan güçlü bir topluluğunuz olduğunda başarının önü açılıyor. 2024 yılında Türkiye’nin en büyük lojistik merkezlerinden birini Bursa’ya kazandırmak için girişim sermayesi yatırım fonu modelini hayata geçirdik. Bugün çok güçlü bir ortaklık yapısına ulaştık. Fonumuz ilk yılında TL bazında yüzde 126 değer kazandı. Şimdi aynı anlayışla TEKNOSAB’da teknopark, veri merkezi, serbest bölge ve organize ticaret bölgesi gibi yeni projelerimizi hayata geçireceğiz. Bunların tamamı Bursa’nın dış ticaretine, üretim gücüne ve Türkiye’nin kalkınma hedeflerine önemli katkı sağlayacak" dedi. "TEKNOSAB KOBİ, OSB YENİ BİR EKOSİSTEM OLACAK" BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, TEKNOSAB KOBİ OSB’nin Bursa’da şehir içinde sıkışan işletmelerin planlı, modern ve rekabetçi üretim alanlarına taşınması açısından stratejik öneme sahip olduğunu söyledi. Projenin üretim, ticaret, teknoloji ve sektörel kümelenmeyi aynı ekosistem içerisinde buluşturacağını belirten Burkay, Bursa’nın tarihi ticaret kültürünün çağın ihtiyaçlarına uygun yeni bir modelle yeniden yorumlandığını kaydetti. İbrahim Burkay, "Bursa’da şehir içinde faaliyet gösteren ve daha nitelikli alanlara taşınmak isteyen yaklaşık 8 bin firmamız var. KOBİ OSB modelimizle firmalarımıza planlı üretim alanları sunarken, sektörel kümelenmeler sayesinde firmalarımıza birlikte üretme ve rekabet etme kabiliyeti de kazandıracağız. TEKNOSAB KOBİ ekosistemi içerisinde yaklaşık 7 bin firmamızı bu bölgeyle buluşturmayı amaçlıyoruz. Böylece şehir içinde sıkışmış üretim ve ticaret alanlarının dönüşümüne de önemli katkı sağlayacağız. Kamulaştırma süreci Valiliğimizin koordinasyonunda yürütülürken, modelimizi firmalarımızdan gelen talepler doğrultusunda şekillendiriyoruz. Osmanlı döneminde Emir Han, Fidan Han ve Koza Han ile ortaya konulan sektörel birliktelik ve kümelenme anlayışını bugün çağın ihtiyaçlarına uygun biçimde yeniden yorumluyoruz. TEKNOSAB KOBİ OSB, teknolojiden Ar-Ge’ye, ticaretten lojistiğe kadar geleceğin ihtiyaç duyduğu bütün unsurların bir arada bulunduğu güçlü bir ekosistem olacak. Projenin önemli bir bölümünü dört yıl gibi kısa bir süre içerisinde tamamlayarak KOBİ’lerimizin katma değerli üretim ve teknolojiye erişimini güçlendirmeyi hedefliyoruz" şeklinde konuştu.

BURSA BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ’NDEN TARIM İŞÇİLERİNE DESTEK Haber

BURSA BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ’NDEN TARIM İŞÇİLERİNE DESTEK

Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, Bursa’nın ekonomik geleceğinin ortak akıl, güçlü iş birlikleri ve doğru iş modelleriyle şekillendiğini söyledi. “Milli Kalkınmanın Güçlü Buluşmaları” programında konuşan Burkay, kentin üretim gücünü artıracak yeni projelere ilişkin değerlendirmelerde bulundu. BURSA’NIN KALKINMASINDA ORTAK AKIL VURGUSU Bursa’nın güçlü bir sivil toplum yapısına ve ortak hareket etme kültürüne sahip olduğunu belirten Burkay, kent için geliştirilen projelerin Türkiye’nin kalkınmasına da katkı sunduğunu ifade etti. BTSO’nun 137 yıllık geçmişine dikkat çeken Burkay, göreve geldikleri dönemde 16 makro proje olarak belirlenen çalışmaların bugün 60’ın üzerinde projeye ulaştığını söyledi. Burkay, önemli olanın ortaya konulan vizyonu somut projelerle hayata geçirmek olduğunu dile getirdi. GUHEM VE BURSA BUSINESS SCHOOL ÖNE ÇIKIYOR BTSO’nun vizyon projeleri arasında yer alan GUHEM ve Bursa Business School’un toplumsal dönüşüme katkı sağlayan önemli merkezler olduğunu belirten Burkay, GUHEM’in her yıl yaklaşık 1 milyon genci ağırladığını söyledi. Uludağ’da faaliyet gösteren Bursa Business School’un ise yapay zekâ, dijital dönüşüm, liderlik ve yaşam boyu öğrenme gibi alanlarda eğitimler sunduğunu belirten Burkay, merkezin önümüzdeki 10 yıl içerisinde dünyadaki önemli eğitim merkezlerinden biri haline getirilmesini hedeflediklerini kaydetti. TEKNOSAB İÇİN YENİ PROJELER GELİYOR TEKNOSAB’ın başarısında doğru iş modelinin önemli rol oynadığını vurgulayan Burkay, yeni dönem projelerinde sürdürülebilir finansman, ortaklık kültürü ve güçlü yönetişim anlayışını esas aldıklarını söyledi. 2024 yılında Bursa’ya büyük bir lojistik merkezi kazandırmak amacıyla girişim sermayesi yatırım fonu modelini hayata geçirdiklerini belirten Burkay, fonun ilk yılında TL bazında yüzde 126 değer kazandığını ifade etti. Burkay, TEKNOSAB bünyesinde teknopark, veri merkezi, serbest bölge ve organize ticaret bölgesi gibi yeni projelerin hayata geçirileceğini belirterek bu yatırımların Bursa’nın üretim ve dış ticaret kapasitesine katkı sağlayacağını söyledi. TEKNOSAB KOBİ OSB’DE 7 BİN FİRMA HEDEFİ Burkay, TEKNOSAB KOBİ OSB projesinin şehir içerisinde sıkışan işletmelerin planlı ve modern üretim alanlarına taşınması açısından stratejik önem taşıdığını belirtti. Bursa’da şehir içinde faaliyet gösteren ve daha nitelikli alanlara taşınmak isteyen yaklaşık 8 bin firma bulunduğunu söyleyen Burkay, TEKNOSAB KOBİ OSB modeliyle yaklaşık 7 bin firmayı yeni ekosistemle buluşturmayı hedeflediklerini açıkladı. Projenin üretim, ticaret, teknoloji, Ar-Ge ve lojistik faaliyetlerini aynı yapı içerisinde bir araya getireceğini belirten Burkay, Osmanlı dönemindeki Emir Han, Fidan Han ve Koza Han örneklerinden hareketle sektörel kümelenme anlayışını günümüz koşullarına uyarladıklarını ifade etti. Burkay, TEKNOSAB KOBİ OSB’nin önemli bir bölümünü dört yıl içerisinde tamamlayarak KOBİ’lerin katma değerli üretim ve teknolojiye erişimini güçlendirmeyi amaçladıklarını söyledi.

BURSA'DA ÇÖPLÜK TARTIŞMASI BİTMEK BİLMİYOR Haber

BURSA'DA ÇÖPLÜK TARTIŞMASI BİTMEK BİLMİYOR

Bursa Büyükşehir Belediyesi Temmuz Ayı 2. Olağan Meclis Toplantısı'nda söz alan Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, Kayapa'ya yapılması planlanan Katı Atık Geri Kazanım ve Bertaraf Tesisi'ne ilişkin görüş ve önerilerini paylaştı. Tesis için ayrılan 185 hektarlık alanın büyüklüğünü sorgulayan Başkan Şadi Özdemir, kapalı alanın toplamının yalnızca yüzde 1'ini kapsadığına dikkat çekti. Başkan Şadi Özdemir, atıkların tesise taşınmasında kullanılacak aktar istasyonlarının yerlerinin de henüz belli olmadığını vurguladı. "Nilüfer'in kirlenme riski bursa'nın kirlenme riskidir" Konuşmasında Nilüfer'in Bursa için taşıdığı önemi anlatan Başkan Şadi Özdemir, şunları söyledi: "Nilüfer, Türkiye'nin en gelişmiş ilçelerinden biri, herkesin yaşamak istediği bir kent. Topraklarının yüzde 75'i tarım, orman ve mera alanı. 600 bin nüfus yaşıyor. Bursa Uludağ Üniversitesi burada. 6 sanayi bölgemiz, 5 binin üzerinde küçük sanayi işletmemiz var. İyi okullar, iyi hastaneler burada. Sporun, sanatın merkezi burası. Nilüfer sadece bir ilçe değil. Nilüfer aslında Bursa demektir. O yüzden Nilüfer'in kirlenme riskini Bursa'nın kirlenme riski olarak görmemiz lazım." "Halkın görüşü alınmadı" Tesisle ilgili halkın görüşünün alınmadığını, yalnızca bilgilendirme toplantıları yapıldığını söyleyen Başkan Şadi Özdemir, Yenişehir Kirazlıyayla'daki tesisi örnek gösterdi. Başkan Şadi Özdemir, söz konusu tesisin de tanıtım aşamasında risksiz olarak sunulduğunu, ancak geçen yıl havuzların çökmesiyle bölgedeki sulak alanların kirlilikle karşı karşıya kaldığını hatırlattı. "Trafik yükü ve deprem riski bölgeyi tehdit ediyor" Tesisin işletmeye açılmasıyla birlikte bölgeye her gün en az 500 ağır vasıtanın giriş çıkış yapacağını belirten Başkan Şadi Özdemir, bu durumun halihazırda tıkanma noktasına gelen ulaşım aksını tamamen kitleyeceğini vurguladı. Mevcut şartlarda bile aktif saatlerde Kayapa ve Hasanağa bölgesindeki trafiğin otobana kadar tıkandığını ifade eden Başkan Şadi Özdemir, yüzlerce çöp kamyonunun daha bu yollara çıkmasının trafiği yönetilemez hale getireceğini söyledi. Başkan Şadi Özdemir, ulaşım yükünün yanı sıra projenin ciddi bir afet riski taşıdığına da dikkat çekti. Tesisin kurulmak istendiği alanın aktif bir fay hattı üzerinde yer aldığını dile getiren Başkan Şadi Özdemir, muhtemel bir deprem anında yaşanacak felaketin boyutları hakkında uyardı. Ayrıca uzmanların görüşüne dayanarak, bölgenin yapısı nedeniyle su geçirgenliğinin son derece yüksek olduğunu belirten Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, herhangi bir sızıntı durumunda yer altı sularının ve çevre vadilerin geri dönülemez bir kirlilik tehdidiyle karşı karşıya kalacağını ifade etti. Teknosab önerisi Başkan Şadi Özdemir, vatandaşlarla yapıktları toplantılarda Nilüferlilerin tesisin bu bölgeye yapılmasını istemediğini söyledi. Tesisin hem teknolojik standartlara uygun hem de çevreye zarar vermeyecek şekilde organize sanayi bölgelerinde konumlandırılabileceğini belirten Başkan Şadi Özdemir, çözüm önerisini de paylaştı: "Eğer bu tesis iddia edildiği gibi zararsız ve yüksek teknolojili bir sistemle işletilecekse, ormanlarımızı yok etmek yerine bunu Karacabey sınırlarındaki Bursa Teknoloji Organize Sanayi Bölgesi'ne (TEKNOSAB) taşıyalım. TEKNOSAB otoyol bağlantılarına yakın olduğu için araçlar şehir içi trafiğe girmeden tesise ulaşabilir." "Bu alanı kırsal turizm bölgesi ilan edelim" Tesis için planlanan alana ilişkin önerisini de dile getiren Başkan Şadi Özdemir, "Eğer Tarım ve Orman Bakanlığımız müsaade ediyorsa bu alanı kırsal turizm bölgesi ilan edelim. Buraları halkın kullanımına açalım" dedi. Başkan Şadi Özdemir, Japon Seyahat Acentaları Birliği'nin iki yıl önce açıkladığı, dünyada gezilecek 30 şehir listesinde Türkiye'den yalnızca Nilüfer'in yer aldığını hatırlatarak ilçenin doğası, gölü, kültürü ve sanatıyla bu değeri hak ettiğini vurguladı. "Halkın istemediği bir projede ısrar edilmemeli Konuşmasının sonunda Nilüfer halkının ve Nilüfer Belediyesi'nin bu projeyi kesinlikle istemediğinin altını çizen Başkan Şadi Özdemir, yerel yönetimlerin karar alırken o bölgede yaşayan insanların sesine kulak vermesi gerektiğini belirtti. Başkan Şadi Özdemir, "Yol yakınken, henüz hiçbir geri dönülmez adım atılmamışken bu kararı meclisimizce yeniden gözden geçirelim. Nilüfer halkının ve ve Bursa'nın geleceğini korumak adına hep birlikte doğru kararı verelim" diyerek konuşmasını tamamladı.

BTSO BAŞKANI BURKAY, DEMİRTAŞ'TA YATIRIMCILARLA BULUŞTU Haber

BTSO BAŞKANI BURKAY, DEMİRTAŞ'TA YATIRIMCILARLA BULUŞTU

BTSO Başkanı İbrahim Burkay, Demirtaş bölgesinde farklı sektörlerde üretim yapan firmaları ziyaret ederek, iş dünyasının görüş, beklenti ve önerilerini dinledi. BTSO Meclis Başkanı Ali Uğur, yönetim kurulu ve meclis divanı üyelerinin de katıldığı ziyaretlerde, üretimden ihracata, yeni nesil yatırımlardan yapay zekâya kadar Bursa iş dünyasının gelecek vizyonu ele alındı. "Küresel rekabete güç katan merkezleri hayata geçirdik" BTSO Yönetim Kurulu Başkanı Burkay, Bursa’nın üretim gücünü geleceğin teknolojileriyle daha ileriye taşıma hedefinde birlik ve beraberliğin belirleyici olduğunu söyledi. Bursa’nın Türkiye ekonomisindeki güçlü konumunu koruması için üretim, teknoloji, ihracat ve nitelikli insan kaynağı alanlarında attığı adımların önemine değinen İbrahim Burkay, 2013 yılından bu yana BTSO’nun ortaya koyduğu projelerin Bursa iş dünyasının ortak iradesiyle hayata geçtiğini kaydetti. Başkan Burkay, BTSO’nun BUTEKOM, MESYEB, GUHEM, Model Fabrika, KFA Fuarcılık, EVM ve TEKNOSAB gibi merkezlerle firmaların küresel rekabet gücünü artırmaya odaklandığını kaydetti. "Bu şehir için dertlenmek gerekiyor" Bursa iş dünyasının üretirken aynı zamanda şehrin ve ülkenin geleceğine katkı sağladığını belirten Burkay, sivil toplum kuruluşlarında ortaya konan çabanın büyük bir bilgi birikimi ve tecrübenin sonucu olduğunu söyledi. Burkay, "Bu salonda bu şehrin meseleleriyle dertlenen, ülkesinin geleceğine katkı sunmak isteyen kıymetli insanlar var. Bizim bir araya gelişimizin temelinde değer üretme iradesi bulunuyor. Kazançlarımızla devletimize karşı sorumluluklarımızı yerine getirirken, elde ettiğimiz tecrübeyi de şehrimizin hizmetine sunuyoruz. Sivil toplum çalışmalarını, bu bilgi birikiminin zekâtı olarak görüyorum. Bursa’nın geleceğine omuz veren bu birlikteliği çok kıymetli buluyorum." dedi. "Anlattığımız hayalleri birer birer hayata geçirdik" Başkan Burkay, BTSO olarak yola çıktıkları ilk dönemde Bursa sanayisi için önemli hedefleri paylaştıklarını hatırlattı. 2013 yılında ortaya koydukları 16 projenin tamamını hayata geçirdiklerini belirten Burkay, bu projelerin sayısını 60’ın üzerine çıkartarak Bursa iş dünyasının hizmetine sunduklarını ifade etti. Başarıların temelinde menfaat değil, örnek birlikteliğin ve dayanışmanın bulunduğuna işaret eden İbrahim Burkay, "Biz bu yolculuğa çıkarken Bursa için büyük hedefler ve hayaller ortaya koyduk. Demirtaş bölgesinde sanayicilerimize Türkiye’nin en önemli üretim merkezlerinden birini oluşturma irademizi anlattık. Uzay, havacılık, mükemmeliyet merkezleri, MESYEB, BUTEKOM ve farklı alanlardaki projelerimizi o gün paylaşmıştık. Aradan geçen süreçte bu projeleri tek tek hayata geçirdik. Hatta bu 16 projenin üzerine onlarca yeni çalışmayı daha ekledik. Bunu mümkün kılan şey, birlik ve beraberliğimiz oldu" diye konuştu. "Bursa vizyonunu kaybetmemeli" BTSO Yönetim kurulu Başkanı İbrahim Burkay, şehirlerin geleceğe bilim, teknoloji ve doğru iş modelleriyle hazırlanacağını belirterek, "Bu şehir, geçmişte ortaya konan doğru kararlarla Türkiye’nin üretim başkentlerinden biri haline geldi. 1961 yılında ilk organize sanayi bölgesi kurulduğunda o gün bu yatırımlara öncülük eden büyüklerimiz belki bugünkü tabloyu tam olarak öngöremedi ama doğru bir iş yaptıklarını biliyorlardı. Bugün bizim de aynı cesarete ve vizyona ihtiyacımız var. Dünyayı iyi okuyarak, bilimin merkezinde duran projeler geliştirmek durumundayız. BUTEKOM ve mükemmeliyet merkezleri bu anlayışın en güçlü örnekleri arasında yer alıyor. Bursa bu vizyonu korursa gelecekte çok daha güçlü bir konuma ulaşacaktır." ifadelerini kullandı. "Yeni nesil alanlarda oyunun içinde yer almalıyız" Yeni dönemde yapay zekâ, veri merkezleri, otomasyon, girişimcilik ve dijital dönüşümün firmalar için belirleyici hale geldiğini söyleyen Başkan Burkay, iş dünyasının bu alanlarda daha etkin rol alması gerektiğini belirtti. BTSO liderliğinde yeni nesil yatırımlar ve fon modelleriyle Bursa firmalarını geleceğin ekonomisine hazırlamayı amaçladıklarını ifade eden Burkay, şirketlerin teknoloji ve dijital yetkinliklerini güçlendirmesi gerektiğini vurguladı. İbrahim Burkay, "Kendi işlerimize sahip çıkarken başımızı kaldırıp dünyada neler olduğunu da görmek zorundayız. Yeni nesil alanlarda, girişimcilikte, yapay zekâda, veri merkezlerinde ve dijital dönüşümde oyunun içinde yer almalıyız. Bugün birçok genç girişimci, büyük şirketlerin sahip olduğu yeni değer alanları oluşturuyor. Bursa olarak bizler bu ekosistemin dışında kalamayız. Model Fabrika’dan mükemmeliyet merkezlerine kadar bütün çalışmalarımızı bu dönüşüme göre şekillendiriyoruz. Yeni dönemde maliyetleri düşüren, kapasiteyi artıran ve şirketlere organizasyon kabiliyeti kazandıran sistemler öne çıkacak. Bu süreçte farkındalık sahibi olmak ve aksiyon almak çok önemli." dedi. Başkan Burkay, Bursa’nın güçlü üretim altyapısı, yetişmiş insan kaynağı ve BTSO öncülüğünde hayata geçirilen projelerle dünyada yaşanan yeni ekosisteme en hazır şehirlerden biri olduğunu söyledi.

3. ULUDAĞ ÇEVRE FORUMU YOĞUN KATILIMLA BAŞLADI Haber

3. ULUDAĞ ÇEVRE FORUMU YOĞUN KATILIMLA BAŞLADI

İlki 2024 yılında düzenlenen ve kısa sürede alanında referans etkinliklerden biri haline gelen Uludağ Çevre Forumu bu yıl da yoğun katılımla yapılıyor. Bursa Business School Uludağ Kampüsü’nde "Kaynaktan Değere Bugünden Geleceğe" temasıyla düzenlenen forumda iki gün boyunca 7 ayrı oturum düzenlenecek. Türkiye'nin küresel iklim politikalarındaki vizyonunu taçlandıracağı COP31’e doğru giderken atılacak stratejik adımların değerlendirildiği forumda entegre atık yönetimi ve Ulusal Depozito Sistemi, üretimde zorunlu geri dönüştürülmüş madde kullanımı, otomotiv sektöründe sürdürülebilirlik, ulusal su politikaları ve sanayide yeşil dönüşüm gibi başlıklarda alanında uzman isimler konuşmacı olarak yer alıyor. "Forum COP 31’e giden yolda önemli bir fikri hazırlık süreci olacak" Forumun açılışında konuşan BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, sürdürülebilirlik gibi uzun soluklu ve çok boyutlu bir alanda başarının tek seferlik çalışmalarla değil, ortak akılla, istikrarlı iş birlikleriyle ve aynı hedef etrafında buluşan kurumların gayretiyle mümkün olduğunu söyledi. Bu anlamda AB Uyum ve Yeşil Mutabakat Konseyi’nin emekleriyle üçüncü kez hayata geçirilen forumun, kaynak verimliliği, çevre duyarlılığı, yeşil dönüşüm ve insan odaklı kalkınma hedefleri bakımından önem bir kazanım olduğunu belirten Burkay, "Bu organizasyona büyük emek veren başta Konsey Başkanımız Vedat Kılıç ve Konsey Başkan Yardımcımız Fatih Dursun olmak üzere tüm konsey üyelerimize, çalışmalarımızı destekleyen kurumlarımıza, paydaşlarımıza ve katkı sunan herkese gönülden teşekkür ediyorum." dedi. İklim değişikliği, çevresel riskler, kaynakların etkin kullanımı, enerji güvenliği ve sürdürülebilir üretim; küresel rekabetin ana gündemleri arasında yer aldığını ifade eden Burkay, artık dünyanın hedeflerin somut projelerle desteklendiği, şehirlerin, sanayinin, finans kuruluşlarının, sivil toplumun ve gençlerin aynı vizyon etrafında buluştuğu yeni bir iklim anlayışına ihtiyaç duyduğunu dile getirdi. Bu açıdan Türkiye’nin COP31 sürecindeki rolünün tarihi bir anlam taşıdığını kaydeden Burkay, "Forum boyunca gündeme taşınan konular aslında COP31 süreci için de iş dünyamız adına önemli bir fikri hazırlık süreci anlamına da geliyor." diye konuştu. Sürdürülebilirlik alanında somut adımlar atıyoruz İbrahim Burkay, yeşil dönüşüm sürecinde kamu politikalarıyla özel sektör uygulamalarının aynı istikamette ilerlemesinin büyük önem taşıdığını söyledi. Bu noktada son dönemde hayata geçirilen desteklerin iş dünyası olarak çok değerli bulduklarını ifade eden Burkay, "Bursa iş dünyası olarak, bu destekler için Bakanlığımıza ve sürece katkı sunan tüm kurumlarımıza teşekkür ediyoruz. Bununla birlikte sahadan aldığımız geri bildirimler, önümüzdeki dönemde desteklerin daha fazla firmaya ulaşması, başvuru süreçlerinin sadeleşmesi, finansmana erişimin güçlendirilmesi ve özellikle KOBİ’lerimizin teknik danışmanlık kapasitesinin artırılması yönündeki ihtiyacın devam ettiğini göstermektedir. Karbon ayak izi ölçümü, enerji verimliliği yatırımları, temiz üretim teknolojileri, yeşil finansman, dijitalleşme ve mevzuata uyum başlıklarında sağlanacak her yeni destek; firmalarımızın rekabet gücüne, ihracat kapasitesine ve sürdürülebilir üretim anlayışına doğrudan katkı sağlayacaktır." ifadelerini kullandı. BTSO olarak bizler de Bakanlığın ortaya koyduğu vizyonu; Bursa’nın üretim gücü, girişimcilik kabiliyeti ve yatırım kapasitesiyle desteklediklerini vurgulayan Burkay, şöyle devam etti: "Bugün Bursa’da, yüksek teknolojili üretimden lojistiğe, enerji verimliliğinden yalın üretime kadar geniş bir alanda güçlü bir dönüşüm altyapısı oluşturduk. Ülkemizin yüksek teknolojili ilk organize sanayi bölgesi TEKNOSAB, sanayimizin yeni nesil üretim vizyonunu temsil ederken; Lojistik Teknopark projemiz, kentimizin üretim ve ihracat kapasitesini daha verimli bir yapıya kavuşturmayı hedeflemektedir. Enerji Verimliliği Merkezimiz ve Bursa Model Fabrikamız ise firmalarımıza sahada ölçülebilir kazanımlar sağlayan iki önemli uygulama merkezimizdir. Bu merkezlerimizle işletmelerimizin kaynak kullanımını iyileştirmesine, üretim süreçlerini daha verimli hale getirmesine ve yeşil dönüşüm hedeflerine daha güçlü hazırlanmasına katkı sunuyoruz. Kısacası Bursa iş dünyası olarak bizler, sürdürülebilirliği yalnızca konuşulan bir hedef olarak değil; üretimin, yatırımın, ihracatın ve kurumsal kapasitenin her aşamasına yansıyan somut bir çalışma alanı olarak görüyoruz." İş dünyası olarak önemli bir eşikteyiz Bugün iş dünyası olarak çok önemli bir eşikte olduklarını ifade eden Başkan Burkay geçmişte rekabetin temel göstergelerinin üretim kapasitesi, maliyet avantajı, hız ve kalite olduğunu ancak bugün bunların yanına karbon ayak izi, enerji verimliliği, kaynak kullanımı, atık yönetimi, yeşil finansmana erişim ve sürdürülebilir tedarik zincirlerinin eklendiğini kaydetti. "Artık bir ürünün pazardaki değeri, yalnızca fiyatıyla veya kalitesiyle değil; nasıl üretildiğiyle, hangi kaynakları kullandığıyla, çevreye nasıl bir etki bıraktığıyla ve insan hayatına nasıl katkı sunduğuyla da ölçülüyor." Diyen Başkan Burkay, "Avrupa Yeşil Mutabakatı, Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması ve küresel tedarik zincirlerinde değişen standartlar, iş dünyamızın önüne yeni bir dönem açmıştır. Bu yeni dönemi doğru okuyan, dönüşümünü zamanında tamamlayan, teknolojisini yenileyen, enerji ve kaynak verimliliğini artıran firmalarımız, küresel rekabette çok daha güçlü bir konuma ulaşacaktır. Ancak yeşil dönüşümün anlamı, rekabetçilik ve verimlilik başlıklarıyla sınırlı değildir. Bu dönüşüm; daha temiz bir çevre, daha dirençli şehirler, daha sağlıklı bir yaşam ve gelecek nesillere karşı sorumluluk anlayışıyla birlikte değer kazanmaktadır." dedi. Sürdürülebilirliğin temelinde insan var Sürdürülebilirlik anlayışının en güçlü karşılık bulduğu alanların başında şehirlerin geldiğini belirten Başkan Burkay, "Sürdürülebilirlik, şehirlerin planlanmasında, ulaşım altyapısında, afetlere hazırlığında, çevre kalitesinde ve sosyal yaşam alanlarında da kendini göstermelidir. Bir şehri geleceğe hazırlamak, aslında o şehirde yaşayan insanın hayatını, güvenliğini, sağlığını ve refahını öncelemek demektir. Dolayısıyla Bursa gibi kadim bir kenti ‘su akar yolunu bulur’ anlayışıyla akışına terk edemeyiz. Çünkü Bursa, plansızlığa mahkûm edilecek kadar değersiz bir şehir değildir." dedi. Bursa’nın en son kapsamlı çevre düzeni planının 1998 yılında yapıldığını hatırlatan Başkan Burkay, 30 yıl önceki bir akılla bugünün Bursa’sını yönetmeye çalışmanın Bursa’ya yapılan büyük bir haksızlık olduğunu dile getirdi. Başkan Burkay, "Bu plansızlık; sadece estetik bir kayıp değildir; her gün boğuştuğumuz trafik, çevre kirliliği ve kentin kapasite geliştirme sorunlarını da beraberinde getiren bir düğümdür. Bu nedenle Bursa’mızın anayasası niteliğinde olan 1/100 binlik çevre planında şehir içinde sıkışıp kalmış, apartmanlarla iç içe imalat yapan üretim ve ihracat kapasitesi sınırlanmış 8 bin 500 firmamızın varlığını da ayrıca değerlendirmek durumundayız. Organize bir akılla hareket ettiğimizde, akademik odalarımızın ve üniversitelerimizin vizyonu ile iş dünyamızın dinamizmini birleştirdiğimizde, inanıyorum ki her engeli aşarız. Bursa'nın gerçek değeri, ancak bu planlı büyüme ve ortak akıl koordinasyonuyla ortaya çıkacaktır. Bu düşüncelerle forumda emeği geçen Konseyimize, destek veren sponsorlarımıza ve tüm paydaşlarımıza teşekkür ediyorum." dedi. Uludağ çevre forumu önemli bir platform haline geldi BTSO AB Uyum ve Yeşil Mutabakat Konseyi Başkanı Vedat Kılıç, Uludağ Çevre Forumu’nun üçüncüsünü gerçekleştirmekten büyük mutluluk duyduklarını belirterek, daha önce yapılan iki forumun başarıyla tamamlandığını ve etkinliğin artık Bursa iş dünyasının yanı sıra Türkiye genelinde de takip edilen önemli bir platform haline geldiğini söyledi. Forumun güçlü içerik, yüksek katılım ve sektörler arası iş birliğiyle öne çıktığını ifade eden Kılıç, "Uludağ Çevre Forumu’nun ülkemize, Bursa’ya ve iş dünyamıza yakışan, ulusal ölçekte takip edilen önemli bir platform haline geldiğine inanıyoruz." dedi. İklim krizi yalnızca çevresel bir sorun değil Forumun hayata geçirilmesine destek veren BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay’a da teşekkür eden Kılıç, iklim krizinin artık yalnızca çevresel bir sorun olmadığını, aynı zamanda ekonomik rekabetten üretim modellerine kadar birçok alanı etkilediğini vurguladı. Dünyanın yeni bir dönüşüm sürecinden geçtiğini belirten Kılıç, "Üreten ama kaynaklarını koruyan, büyüyen ama çevresel etkilerini azaltan ülkeler öne çıkıyor. Türkiye de güçlü sanayisi, üretim kabiliyeti ve girişimci yapısıyla bu süreçte önemli bir avantaja sahip." ifadelerini kullandı. Bursa’nın yeşil dönüşümde öncü şehirlerden biri olması gerektiğini söyleyen Kılıç, BTSO çatısı altında yürütülen çalışmalarla şehrin üretim, ihracat ve teknolojide olduğu gibi çevresel dönüşümde de liderlik hedeflediğini belirtti. Kılıç, Uludağ Çevre Forumu’nun bu vizyonun en önemli göstergelerinden biri olduğunu ifade ederek, katkı sunan tüm kurum ve paydaşlara teşekkür etti. "Artık üretmek kadar atık yönetimi de önemli" Bursa Vali Yardımcısı Salih Altun, geri dönüşüm ve sürdürülebilirliğin insanlık tarihi kadar eski ve önemli bir konu olduğunu söyledi. Doğanın milyonlarca yıldır kendi döngüsü içerisinde kusursuz bir geri dönüşüm sistemi kurduğunu belirten Altun, "Milyarlarca insan bu dünyadan ayrıldı. Daha büyük sayıda canlılar geldi, yaşadı ve gitti. Doğa bunu muhteşem bir şekilde geri dönüştürdü. Doğanın teknolojisi bir kaosun önüne geçiyor." dedi. İnsanlığın bugün hâlâ doğadaki bu kusursuz dönüşümü nasıl sağlayacağını tartıştığını belirten Altun, "Dünyada geri dönüşüm konusunda ortak bir konsensüs sağlandı. Artık üretmek ne kadar önemliyse atık dönüşümü de o kadar önemli. BTSO öncülüğünde gerçekleştirilen bu forum ve COP31 zirvesi gibi organizasyonlar, bu sorunun çözümü için ortak çaba gösteriyor." dedi. Altun, sürdürülebilirliğin tartışmasız bir kavram olduğunu ifade ederek Bursa Valiliği olarak bu yönde yapılan çalışmalara bugüne kadar olduğu gibi destek vermeye devam edeceklerini sözlerine ekledi. Açılış konuşmalarının 3. Uludağ Çevre Forumu’na katkı veren sponsorlara plaketleri takdim edildi. Forumun açılış oturumu ise COP 31’e Doğru Türkiye başlığı ile gerçekleştirildi. AB Uyum ve Yeşil Mutabakat Konseyi Başkanı Vedat Kılıç’ın moderatörlüğünde yapılan oturumda BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı İklim Değişikliği Başkan Yardımcısı Mehrali Ecer konuşmacı olarak yer aldı.

BURSA YÜKSEK HIZLI TREN AĞINA BAĞLANIYOR Haber

BURSA YÜKSEK HIZLI TREN AĞINA BAĞLANIYOR

Abdulkadir Uraloğlu, Bursa’nın yüksek hızlı tren ağına bağlanacağını belirterek, Bursa’dan hareket eden trenlerin Osmaneli üzerinden Ankara-İstanbul Yüksek Hızlı Tren hattına entegre olacağını açıkladı. BURSA, YHT AĞINA BAĞLANACAK Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Bandırma-Bursa-Yenişehir-Osmaneli Tren Projesi hakkında yazılı açıklama yaptı. Bursa–Osmaneli kesiminde çalışmaların son aşamaya geldiğini belirten Uraloğlu, bu bölümün yılın ikinci yarısında tamamlanmasının planlandığını söyledi. Bu bölümün tamamlanmasıyla birlikte Bursa, Türkiye’nin yüksek tren ağına bağlanan 12. il olacak. ANKARA VE İSTANBUL’A HIZLI BAĞLANTI Bursa-Osmaneli kesiminin Türkiye’nin ana yüksek hızlı tren ağına kritik bir bağlantı sağlayacağını vurgulayan Uraloğlu, “Bursa’dan yola çıkan bir tren Osmaneli üzerinden Ankara-İstanbul Tren hattına bağlanacak. Böylece Bursa, Ankara ve İstanbul başta olmak üzere ülkemizin yüksek hızlı tren ağına bağlanacak” dedi. HAT 30 MİLYON YOLCU KAPASİTELİ OLACAK Toplam 201 kilometre uzunluğunda inşa edilen hat, saatte 250 kilometre tasarım hızına uygun şekilde planlanıyor. Proje kapsamında 25 tünel ve 16 viyadük yapılacak. Yılda yaklaşık 30 milyon yolcuya hizmet verecek kapasitede olacak hat, tamamlandığında bölgenin ulaşım altyapısına önemli katkı sağlayacak. ÇALIŞMALARDA YÜZDE 90 İLERLEME Osmaneli, Yenişehir, Yenişehir Havalimanı, Gürsu ve Bursa güzergahını kapsayan 106 kilometrelik kesimde kazı, dolgu ve tünel çalışmalarının tamamlandığını belirten Uraloğlu, üstyapı işlerinde yüzde 90 ilerleme kaydedildiğini söyledi. Bakan Uraloğlu, bu kesimdeki çalışmaların yılın ikinci yarısında tamamlanmasının hedeflendiğini, Bursa’dan itibaren Teknosab, Karacabey, Dağkadı ve Kuşcenneti güzergahındaki çalışmaların ise 2028 yılında tamamlanmasının planlandığını ifade etti.

TEKNOSAB, 1 YIL İÇİNDE DEĞERİNE DEĞER KATTI Haber

TEKNOSAB, 1 YIL İÇİNDE DEĞERİNE DEĞER KATTI

Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, Türkiye’nin ilk yüksek teknolojili organize sanayi bölgesi TEKNOSAB’da örnek bir girişim modeliyle hayata geçirilen TEKNOSAB Lojistik Teknopark Girişim Sermayesi Yatırım Fonu’nun kuruluşundan itibaren kısa sürede önemli bir başarı ortaya koyduğunu söyledi. Başkan Burkay, Ekim 2024’te kurulan fonun bir yıl gibi kısa bir sürede TL bazında yüzde 126, dolar bazında ise yüzde 86 değer kazandığını ifade etti. BTSO Başkanı Burkay, TEKNOSAB Lojistik Teknopark Girişim Sermayesi Yatırım Fonu ile lojistik alanında Türkiye’nin en önemli yatırımlarından birini hayata geçirdiklerini söyledi. TEKNOSAB Lojistik Teknopark’ın hem bölgenin hem de Türkiye’nin en büyük ihtiyaçlarından birine karşılık verdiğini vurgulayan Burkay, projenin konum avantajlarına dikkat çekti. Burkay, "Bağlantı yolları, otoyol, demiryolu ve limanlara erişim imkânlarıyla TEKNOSAB Lojistik Teknopark, Türkiye’nin en önemli lojistik merkezlerden biri olacak" ifadelerini kullandı. "Yüksek teknolojili bir kompleks kuruyoruz" Projenin kapsamına ilişkin değerlendirmelerde bulunan İbrahim Burkay, kurulacak yapının klasik lojistik faaliyetlerle sınırlı olmadığını belirtti. Başkan Burkay, "Antrepolardan soğuk hava depolarına ve e-ticarete yönelik yapay zekâ destekli akıllı depolama sistemlerine kadar geniş bir yelpazede hizmet sunacak bir altyapı oluşturuyoruz. Aynı zamanda veri merkezlerine teknik ve fiziki altyapı sağlayacağımız alanların da yer aldığı fonksiyonel bir kompleks hayata geçiriyoruz." dedi. Merkezin enerji ihtiyacının yenilenebilir kaynaklarla karşılanacağını ifade eden İbrahim Burkay, "Önümüzdeki süreçte uluslararası şirketlerin de yer aldığı bir yapı oluşturmayı hedefliyoruz" diye konuştu. "2026’nın ilk çeyreğinde inşaat süreci başlıyor" Projenin mevcut durumu hakkında da bilgi veren BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, altyapı çalışmalarının sona yaklaşmakta olduğunu ve ihale sürecinin ardından inşaat çalışmalarının kısa süre içinde başlayacağını açıkladı. 18 ila 24 ay gibi bir sürede inşaatı tamamlamayı hedeflediklerini açıklayan Başkan Burkay, konuşmasını şöyle sürdürdü: "E-ticarette hayata geçirilen yeni regülasyonlarla birlikte uluslararası markalar artık lokalleşmek zorunda. Bu kapsamda tüm uluslararası markalarla görüşme halindeyiz. Bu markaların tamamı bölgemizde kullanıcı konumuna gelecek ve lojistik alanındaki en büyük ihtiyaçlardan birini karşılamış olacağız" diye konuştu. "KOBİ’lerle sanayicileri aynı yatırımda buluşturan proje" Fonun yatırımcı yapısına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Burkay, TEKNOSAB Lojistik Teknopark GSYF’nin Türkiye’de kurulu 537 girişim sermayesi yatırım fonu arasında önemli bir konuma sahip olduğunu söyledi. Burkay, "Katılımcı sayısı açısından Türkiye’nin ilk üç fonu arasında yer alıyoruz. Toplam nitelikli yatırımcıların yüzde 10’unun bu fonda yer alması son derece kıymetli. Değer büyüklüğü açısından ise Türkiye’nin dokuzuncu büyük fonu konumundayız." dedi. BTSO’nun 615 üyesinin projede yatırımcı ve ortak olarak yer aldığını belirten Başkan Burkay, "Aynı projede, KOBİ’lerimizden büyük sanayi kuruluşlarımıza kadar kapsamlı bir yatırımcı profilimiz var. Böylesine kapsayıcı bir yatırımcı profili, Türkiye’de benzeri olmayan bir işbirliği modelidir. Yatırım fonumuz, bir yılda TL bazında yüzde 126, dolar bazında ise yüzde 86 reel kazanç sağladı. Tüm yatırımcılarımız için hayırlı olsun" ifadelerini kullandı. "Ölçek ekonomisi zorunlu hale geldi" Yeni ekonomi ve dönüşüm sürecine ilişkin değerlendirmelerde bulunan İbrahim Burkay, iş dünyasının birlikte hareket etmesinin önemine işaret etti. Burkay, "Yeni ekonomi önümüzdeki süreçte ölçek ekonomisine geçişi zorunlu kılıyor. İş dünyası olarak mutlaka bir araya gelmeli, nitelikli yatırımcılarla vizyon projeler ortaya koymalı ve bu projelerde birlikte yatırımcı olmalıyız. Önümüzdeki 50 yılda çok farklı alanlarda önemli gelişmeler yaşanacak." dedi. TEKNOSAB Lojistik Teknopark projesinin, 2030 Sanayi ve Teknoloji Stratejisi ile örtüştüğünü belirten Burkay, "Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde ortaya konulan ve girişim sermayesi yatırım fonları üzerinden yeni ekonomideki projelerin hayata geçirilmesi vizyonunu ete kemiğe büründüren bir projeyi hayata geçirmiş durumdayız" dedi. "Önümüzdeki 100 yılda da ticaretin merkezinde olacak" Küresel ekonomide yaşanan kırılganlıklara da değinen Burkay, "Dünya konjonktürel olarak zor bir dönemden geçiyor. Kırılganlıklar artıyor, tedarik yapıları ve küresel ekonomik dengeler değişiyor. Biz iş dünyamızın birikimlerini doğru alanlarda ölçeğe kavuşturarak, önümüzdeki 50 yıl boyunca da ekonominin ve küresel rekabetin merkezinde olacak projelere yönlendiriyoruz. Nasıl ki 14. yüzyıldan itibaren Bursa tarihi İpek Yolu üzerinde ticaretin merkezi olduysa, önümüzdeki 100 yılda da Bursa ticaretin merkezinde yer almaya devam edecek" şeklinde konuştu. "Yurt içi ve yurt dışında yeni fon projeleri geliyor" Türkiye ekonomisinde hizmet sektörünün son 10 yılda ciddi bir ivme kazandığını belirten Burkay, "Lojistik ve taşımacılığın toplam ekonomi içindeki payı hızla artıyor. E-ticarette geometrik bir yükseliş trendi söz konusu. Bu da güçlü teknik altyapıya sahip merkezlere olan ihtiyacı artırıyor. Önümüzdeki dönemde girişim sermayesi yatırım fonları üzerinden yeni yatırımları da hayata geçirmeyi planlıyoruz" dedi. İbrahim Burkay, projeye yapılan yatırımların tamamının yatırımcılara düzenli ve sürdürülebilir gelir sağlayacağını vurgulayarak şunları söyledi; "Bu projede yer alan yatırımcıların tamamı düzenli olarak kira gelirleri elde edecek. Aynı zamanda yatırımlar, temettü ve kira gelirleriyle birlikte ciddi anlamda değer kazanacak. Bu tablo bize, birikimlerin doğru alanlara kanalize edildiğinde ülke ekonomisini kalkındırmada ne kadar güçlü bir itici unsur olduğunu açık şekilde gösteriyor. Aksi takdirde yalnızca finansal enstrümanlar içinde dönen birikimler, belli dönemlerde ülke ekonomisine zarar verebiliyor. Bu nedenle doğru kanallar ve doğru iş modelleri büyük önem taşıyor." "Türkiye Yüzyılı hedeflerine katkı sağlayacak" Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından ortaya konulan vizyonun bu noktada son derece kıymetli olduğuna dikkat çeken Burkay, girişim sermayesi yatırım fonları üzerinden yeni ekonomi projelerinin hayata geçirilmesinin stratejik bir adım olduğunu belirtti. Burkay, "Cumhurbaşkanımızın, girişim sermayesi yatırım fonları üzerinden Türkiye Yüzyılı projelerinin hayata geçirilmesi yönündeki vizyonu doğrultusunda çok önemli vergi destekleri sağlanıyor. Amaç, bu birikimlerin doğru projelerde, uzun vadeli ve sürdürülebilir yatırımlarda kullanılması. Aslında bizim hayata geçirdiğimiz TEKNOSAB Lojistik Teknopark Girişim Sermayesi Yatırım Fonu, bu vizyonun sahadaki en somut, ete kemiğe bürünmüş örneklerinden biri" dedi. TEKNOSAB Lojistik Teknopark GSYF’nin ardından yeni bir adımı daha hayata geçireceklerini ifade eden Burkay, şehir fonu çalışmalarına da başladıklarını açıkladı. Burkay, bu fonun bölgedeki girişim ekosistemine önemli katkı sağlayacağını belirterek, "Bu fonla birlikte bölgemizde yeni fikirlerin, yeni girişimlerin destekleneceği bir yapı oluşturuyoruz. Melek yatırımcı olarak tanımladığımız yatırımcılarımızın yanı sıra Ar-Ge şirketlerimizin kanunen zaten ayırmak zorunda oldukları kaynakları da bu fon aracılığıyla doğru projelere yönlendireceğiz. Şehrimizin ve bölgemizin yeni fikirlerini hayata geçireceğiz" diye konuştu. Yeni ekonomi olarak tanımlanan alanların tam da bu noktada şekillendiğini vurgulayan Burkay, Bursa’nın bu dönüşümde güçlü bir merkez olacağını belirtti. Burkay, "Önümüzdeki süreçte yeni ekonomi diye tarif ettiğimiz alanlar tam olarak burada şekilleniyor. Bursa’mız, BTSO’nun vizyonu ve ortaya koyduğu projelerle önümüzdeki 50 yılda da merkez konumunu güçlü şekilde sürdürecek" ifadelerini kullandı.

BTSO BAŞKANI BURKAY, 2030 VİZYONUNU AÇIKLADI Haber

BTSO BAŞKANI BURKAY, 2030 VİZYONUNU AÇIKLADI

Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) Aralık Ayı Meclis Toplantısı Oda Hizmet Binası’nda gerçekleştirildi. Toplantıda 2025 yılına ilişkin değerlendirmeler ile 2026 yılına yönelik hedef ve beklentiler ele alınırken, BTSO’nun 2026 yılı bütçesi de Meclis Üyeleri’nin görüş ve onayına sunuldu. Yapılan oylama sonucunda BTSO’nun 2026 yılı bütçesi oy birliği ile kabul edildi. BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, konuşmasına 2025 yılını tamamlarken aynı hedeflere inanan büyük bir camia olarak bir arada olmanın önemine vurgu yaparak başladı. Yeni yılın sağlık, huzur ve bereket getirmesini temenni eden Burkay 2026 yılına ilişkin beklentilerini paylaşırken, en temel ihtiyaçlarının öngörülebilirlik olduğuna vurgu yaptı. Reform süreçlerinin artık sahada somut karşılık bulmasının büyük önem taşıdığını belirten Burkay, üretimi ve yatırımı destekleyen politikaların hayata geçirilmesinin sanayinin sürdürülebilir büyümesi açısından kritik olduğunu ifade etti. "Zorlukları Engel Değil, İmtihan Olarak Gördük" İbrahim Burkay, 2013 yılında görevi devraldıklarında zorlu bir süreçle karşı karşıya olduklarını hatırlatarak, son 12 yılda bölgesel savaşlardan küresel krizlere, yüksek enflasyondan depremlere kadar birçok ağır sınavdan geçildiğini ifade etti. Bu süreçte hiçbir zaman yönlerini kaybetmediklerini vurgulayan Burkay, "Zorluklar, istikameti olanlar için engel değil, imtihandır. Biz başkalarının yazdığı senaryolarda rol almak yerine, kendi hedeflerini cesaretle ortaya koyan bir anlayışla hareket ettik." dedi. Meslek Komiteleri ve KOBİ’ler İçin Somut Kazanımlar BTSO’nun tüm organlarını ortak bir vizyon etrafında bütünleştirdiklerini belirten Burkay, 2025 yılı boyunca meslek komitelerinin yaklaşık 900 toplantı gerçekleştirdiğini, bu toplantılardan 600’ün üzerinde karar çıktığını aktardı. Bu kararların TOBB ve ekonomi yönetimi nezdinde yapılan girişimlerle somut sonuçlara dönüştüğünü ifade eden Burkay, Nefes Kredisi, ihracatçılara yönelik döviz dönüşüm destekleri ve vergi düzenlemeleri gibi birçok adımın hayata geçirilmesine katkı sunduklarını söyledi. Burkay ayrıca, yaptıkları girişimlerin sonucunda birçok firmanın KOBİ desteklerinden faydalanabilir hale geldiğini vurguladı. TEKNOSAB ile Yüksek Teknolojili Üretim Hamlesi Sanayide rekabet gücünü artırmanın yolunun üretimin niteliğini yükseltmekten geçtiğini belirten Burkay, Türkiye’nin yüksek teknolojili ilk organize sanayi bölgesi olan TEKNOSAB’ın bu anlayışın somut bir sonucu olduğunu söyledi. Dört yıl gibi kısa bir sürede altyapısı tamamlanan TEKNOSAB’da bugün yaklaşık 30 milyar liralık yatırımla 19 firmanın üretim yaptığını ve 6 bin 400 kişinin istihdam edildiğini ifade eden Burkay, yeni yılda faaliyete geçecek fabrikalarla çalışan sayısının 10 bine ulaşacağını açıkladı. Burkay ayrıca, TEKNOSAB bünyesinde girişim sermayesi yatırım fonu modeliyle hayata geçirilen ve 600’ün üzerinde yatırımcısı bulunan Lojistik Teknopark projesinin ilk değerlemesinin yapılacağını, 2026’nın ilk çeyreğinde de söz konusu projede temelin atılacağını müjdeledi. İhracat, Eğitim ve İnsan Kaynağı Vurgusu Ticaret ve ihracat tarafında KFA Fuarcılık ile önemli mesafeler kat edildiğini belirten Burkay, bugüne kadar 250’nin üzerinde yurt dışı fuar organizasyonu gerçekleştirildiğini, 8 bini aşkın üyenin alıcılarla buluşturulduğunu ifade etti. Başkan Burkay, "Savunma sanayiinde IDEF ve ev tekstilinde HOMETEX gibi dünyanın en büyük organizasyonları arasında yer alan fuarları başarıyla hayata geçirdik. Junioshow’dan Food Point’e, TFF Show’dan Rising City ve MEEXX’e kadar farklı sektörlerdeki firmalarımızın ticaretini geliştirirken Bursa markasına da değer kattık. Aynı anlayışı UR-GE projelerimiz, alım heyetlerimiz ve kümelenme çalışmalarımızda da sürdürdük. Bugün 17’si aktif 48 UR-GE projesiyle, bu alanda Türkiye’de açık ara en fazla proje geliştiren Odayız. Yerli ve milli hedeflerimiz doğrultusunda bin 700’e yakın firmamız, kümelenme modeliyle birlikte öğreniyor, birlikte gelişiyor ve birlikte yeni pazarlara açılıyor." dedi. İnsan kaynağının dönüşümün temel unsuru olduğuna dikkat çeken Burkay, BUTGEM, MESYEB ve BTSO Akademi ile bu kapsamda önemli çalışmalar gerçekleştirdiklerini ifade etti. "Bursa Business School Uludağ’ın geleceğini değiştirecek" İbrahim Burkay, Bursa Business School ve GUHEM’in de iş dünyasının dönüşümünde ve geleceğin insan kaynağının yetiştirilmesinde önemli rol üstlendiğini vurguladı. Bursa Business School’u Uludağ’ın tarihini ve talihini değiştirecek stratejik bir proje olarak nitelendiren Başkan Burkay, "Uludağ’ımızın kalbinde, tarihi kimliği ve benzersiz fiziki imkânlarıyla, meclis üyelerimizin destekleriyle çok güçlü bir proje hayata geçirdik. Bursa Business School, bugün dünyada ilk üç destinasyon arasında yer alan, Türkiye’nin ve yakın coğrafyanın eğitim merkezi konumuna yükselmiş durumda. Aynı zamanda kongre turizminin de merkezi haline gelmesini hedefliyoruz. Bursa Business School, turizm sektörünün dönüşümü için atılmış en önemli adımlardan biridir. Önümüzdeki beş yıl içinde Bursa ve Uludağ, içerik ve işlevsellik açısından bugüne kadar taşıdığı ismin hakkını verecek; 365 gün dünyanın dört bir yanından ziyaret edilen bir merkez konumuna ulaşacaktır. Önümüzdeki süreçte başta eğitim ve sağlık programları olmak üzere Uludağ’daki tüm otel ve tesisler, bu dönüşümün ana merkezleri haline gelecektir." dedi. Başkan Burkay’dan 2030 Vizyonu Konuşmasının sonunda 2030 vizyonuna değinen BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, sanayide yüksek katma değer, teknolojide derinleşme, ihracatta sürdürülebilir büyüme ve yeşil dönüşüm ekseninde Bursa’yı geleceğe taşıyacak projeleri kararlılıkla sürdüreceklerini ifade etti. Başkan Burkay, "Şimdi projelerimizin olgunlaştığı, Bursa ekonomisine çok daha yüksek katma değer sağlayacağı bir dönemdeyiz. 2013 yılında 16 projeyle başlattığımız bu büyük dönüşüm yolculuğunda, bugün makro düzeyde 60’ı aşkın stratejik proje ile Bursa’nın üretim gücünü, rekabet kapasitesini ve küresel iddiasını yeni bir seviyeye taşıdık. Elde ettiğimiz bu birikim ve tecrübeyle şimdi 2030 Vizyonumuzu; yüksek katma değer, teknolojide derinleşme, ihracatta sürdürülebilir büyüme ve yeşil dönüşüm ekseninde daha güçlü bir gelecek hedefi olarak şekillendiriyoruz. Bursa’mızı yalnızca bugünün değil, yarının dünyasında da söz sahibi bir üretim, ticaret ve inovasyon merkezi haline getirecek projeleri, ortak akılla hayata geçirmeye kararlılıkla devam edeceğiz." dedi. Şehir Fonu ile Yeni Nesil Yatırımlar Desteklenecek BTSO Yönetim Kurulu Başkanı Burkay, altyapısını hazırladıkları projelerle Bursa iş dünyasını değişim ve dönüşüme hazırladıklarını belirterek, bu kapsamda Şehir Fonu ile yeni nesil yatırımların yolunu açacaklarını, Payitaht Çarşı’da Dijital Dönüşüm Merkezi’ni hayata geçirerek geleneksel ticaret anlayışını küresel vitrine taşıyacaklarını kaydetti. İbrahim Burkay, şöyle devam etti: "Verinin stratejik bir değer olduğu anlayışıyla data merkezi projemiz için çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Yeni UR-GE projeleri, fuarlarımız, alım heyetleri ve kümelenme çalışmalarımızla sektörlerimizin gelişimini desteklemeye devam edeceğiz. Diğer taraftan Bursa için mekânsal planlama çalışmalarının tarihi bir öneme sahip olduğunu bir kez daha ifade etmek istiyorum. KOBİ OSB’ler, organize konut bölgeleri, serbest ticaret bölgeleri ve organize ticaret bölgeleri önümüzdeki dönemde gündemimizin önemli başlıkları arasında yer almaya devam edecek. Bizim tek gayemiz; bu şehrin potansiyelini doğru okumak, üretim gücünü ve ticaret kültürünü geleceğe taşıyarak 60 bin üyemizin yolunu açmaktır. BTSO olarak bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da sektörlerimize rehberlik eden, iş dünyamıza cesaret veren ve Bursa’mıza değer katan projeleri kararlılıkla hayata geçirmeye devam edeceğiz." Açılış konuşmalarının ardından meclis toplantısı, BTSO Meclis üyelerinin kürsüye gelerek 2025 yılına ilişkin değerlendirmeleri ve 2026 yılına ilişkin görüş ve beklentilerini paylaşmasıyla sona erdi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.