#Tmsf

- Tmsf haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Tmsf haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

HALK TV EMEKÇİLERİNDEN ORTAK MESAJ: SESİMİZİ DUYURACAĞIZ Haber

HALK TV EMEKÇİLERİNDEN ORTAK MESAJ: SESİMİZİ DUYURACAĞIZ

Halk TV’ye kayyum atanması ve kanalın yayınlarının durdurulmasının ardından çalışanlar ortak bir açıklama yayımladı. Halk TV Genel Yayın Yönetmeni Suat Toktaş, çalışma arkadaşlarıyla birlikte hazırlanan video aracılığıyla kamuoyuna seslenerek gazetecilik faaliyetlerini sürdürme kararlılığını dile getirdi. SUAT TOKTAŞ ÇALIŞANLARLA BİRLİKTE KONUŞTU Halk TV’nin yönetimine Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu’nun (TMSF) kayyum olarak atanmasının ardından kanal çalışanları bir araya geldi. Toktaş, kanalın YouTube hesabından paylaşılan videoda yaşanan gelişmeleri değerlendirdi. Yaklaşık 20 yıldır yayın hayatını sürdüren kanalın kontrolünün gece saatlerinde gerçekleştirilen operasyonla devralındığını belirten Toktaş, izleyicilere canlı yayında veda etme imkânı bulamadıklarını söyledi. Yayın kontrol merkezine el konulması nedeniyle çalışanlarla birlikte video hazırladıklarını aktardı. Gazetecilik faaliyetlerinin sona ermeyeceğini vurgulayan Toktaş, bundan sonraki süreçte hangi platformlarda yayın yapacaklarının henüz netleşmediğini, yeni yol haritasını belirlemek için çalışacaklarını ifade etti. “HALKIN HABER ALMA HAKKI ETKİLENİYOR” Kanalın yayın anlayışına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Toktaş, gazetecilik faaliyetlerini yalnızca haber üretmek olarak görmediklerini belirtti. Türkiye’de yaşanan gelişmeleri kayıt altına almayı ve toplumun farklı kesimlerinin sorunlarını gündeme taşımayı hedeflediklerini söyledi. İliç’teki maden faciasından Narin Güran cinayetine, Cerattepe’den Akbelen’deki gelişmelere kadar farklı konuların takip edildiğini hatırlatan Toktaş, hak ihlalleri ve mağduriyet yaşayan kesimlerin sesini duyurmaya çalıştıklarını dile getirdi. Toktaş, yayınların durdurulmasının yalnızca çalışanları değil, kanalın izleyicilerini ve toplumun bilgi edinme imkânlarını da etkilediğini savundu. GEÇMİŞTEKİ BASKILARI HATIRLATTI Halk TV’nin geçmişte de çeşitli baskılarla karşılaştığını öne süren Toktaş, çalışanların yaşadığı sorunlara, yayınların durdurulmasına ve frekans iptali tehditlerine değindi. Gazetecilik faaliyetlerinin devam etmesi gerektiğini belirten Toktaş, yaşanan gelişmelerin basın özgürlüğü ve demokrasi açısından olumlu sonuçlar doğurmayacağını düşündüğünü ifade etti. Farklı siyasi görüşlerin iktidara gelebilmesinin demokratik yollarla mümkün olması gerektiğini söyleyen Toktaş, gazetecilik anlayışlarını başka platformlarda da sürdürme ihtimaline işaret etti. CAFeR MAHİROĞLU ÜZERİNDEN BASKI İDDİASI Kanalın sahibi Cafer Mahiroğlu’na yönelik süreç hakkında da konuşan Toktaş, Halk TV’nin ekonomik ve hukuki baskılarla karşı karşıya kaldığını ileri sürdü. Kanalın finansman kaynaklarının hedef alındığını iddia eden Toktaş, yayınların ekonomik açıdan zor durumda bırakılarak sona erdirilmesinin amaçlandığını savundu. Kayyum atanmasını da bu sürecin bir parçası olarak değerlendirdi. Toktaş’ın açıklamalarında dile getirdiği bu değerlendirmeler, kendisinin ve kanal çalışanlarının sürece ilişkin görüşlerini yansıtıyor. “TARİH BUNLARI YAZAR” Açıklamasının sonunda yaşananların gazetecilik geçmişleri açısından önemli bir dönüm noktası olduğunu belirten Toktaş, bundan sonra yayınların hangi mecralarda devam edeceğinin henüz belli olmadığını yineledi. Toktaş, mesleklerini sürdürme konusunda kararlı olduklarını ifade ederek gazetecilik anlayışlarından vazgeçmeyecekleri mesajını verdi.

MASAK SİSTEMİNE YÖNELİK CASUSLUK SORUŞTURMASI Haber

MASAK SİSTEMİNE YÖNELİK CASUSLUK SORUŞTURMASI

Adalet Bakanı Gürlek, Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) bünyesinde kullanılan Entegre Mali İstihbarat Sistemi'ne (EMİS) yönelik yürütülen "siyasal veya askeri casusluk" soruşturması kapsamında 22 şüpheli hakkında adli işlem başlatıldığını bildirdi. İstanbul merkezli ve Ankara'da düzenlenen eş zamanlı operasyonda 5 şüpheli gözaltına alınırken, yurt dışında bulunduğu belirlenen 16 şüpheli hakkında yakalama kararı çıkarıldı. Adalet Bakanı Akın Gürlek, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturmaya ilişkin açıklama yaptı. Soruşturmanın, MASAK'ta kullanılan Entegre Mali İstihbarat Sistemi'nde gerçekleştirildiği değerlendirilen yetkisiz işlemler ve sistem kayıtlarının güvenliğine ilişkin bulgular üzerine yürütüldüğü bildirildi. ESKİ MASAK BAŞKAN YARDIMCISI DA ŞÜPHELİLER ARASINDA Bakan Gürlek, İstanbul merkezli ve Ankara'da gerçekleştirilen eş zamanlı operasyonda, olay tarihinde MASAK Başkan Yardımcısı olarak görev yapan kişinin de aralarında bulunduğu 22 şüpheli hakkında adli işlem başlatıldığını açıkladı. Gürlek, şüphelilerden 5'inin yakalanarak gözaltına alındığını, yurt dışında olduğu belirlenen 16 kişi hakkında ise "siyasal veya askeri casusluk" suçundan yakalama kararı çıkarıldığını belirtti. Bir şüphelinin yakalanmasına yönelik çalışmaların sürdüğü bildirildi. Bakan Gürlek açıklamasında, ❝İstanbul merkezli ve Ankara'da gerçekleştirilen eş zamanlı operasyonda; aralarında olay tarihinde MASAK Başkan Yardımcısı olarak görev yapan kişinin de bulunduğu 22 şüpheli hakkında adli işlem başlamıştır.❞ ifadelerini kullandı. İKİ ŞİRKETE EL KONULDU Adalet Bakanlığının açıklamasına göre soruşturma kapsamında AGMLAB AŞ ve MRD AŞ'ye mahkeme kararıyla el konuldu ve Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) kayyum olarak atandı. İlgili dönemlerde görev yapan 3 eski MASAK başkanının da bilgisine başvurulmasına karar verildi. Soruşturma kapsamında gözaltına alınan şüphelilerin işlemleri sürüyor.

TMSF 6 YIL ÖNCE EL KOYMUŞTU: CAN DÜNDAR'IN EVİNİN SON HALİ Haber

TMSF 6 YIL ÖNCE EL KOYMUŞTU: CAN DÜNDAR'IN EVİNİN SON HALİ

Hakkında el koyma kararı bulunan firari CanDündar'ın İstanbul Çengelköy'deki evi, kararın üzerinden 6 yıl geçmesinin ardından görüntülendi. Mülkiyeti Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu'na (TMSF) devredilen tarihi villanın uzun süredir kullanılmadığı ve bakımsız durumda olduğu görüldü. Firari Dündar'ın Üsküdar Çengelköy'de bulunan ve hakkında el koyma kararı verilen taşınmazının son hali görüntülendi. El koyma kararının ardından mülkiyeti TMSF'ye devredilen tarihi villanın aradan geçen 6 yılın ardından çekilen görüntülerinde uzun süredir kullanılmadığı dikkati çekti. TARİHİ VİLLANIN SON HALİ KAMERADA Çengelköy'de bulunan taşınmazın görüntülerinde, yapının ve çevresinin bakımsız durumda olduğu görüldü. Uzun süredir sessizliğe bürünen villanın son durumu, el koyma kararının ardından ilk kez görüntülendi. DÜNDAR HAKKINDA EL KOYMA KARARI VERİLMİŞTİ Dündar hakkında, MİT tırlarının durdurulmasına ilişkin gizli kalması gereken bilgi ve fotoğrafları yayımladığı gerekçesiyle dava açılmış ve 5 yıl 10 ay hapis cezası verilmişti. İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi, Dündar'ın gayrimenkulleri ile banka hesaplarının tamamına el konulmasına karar vermişti. Mahkeme ayrıca el konulan mal varlığının yönetilmesi amacıyla TMSF'yi kayyum olarak atamıştı. Kararın üzerinden geçen 6 yılın ardından Çengelköy'deki tarihi villanın son hali görüntülere yansıdı.

ATIŞ YAPI SORUŞTURMASINDA İDDİANAME GENİŞLETİLDİ Haber

ATIŞ YAPI SORUŞTURMASINDA İDDİANAME GENİŞLETİLDİ

Bursa'da Atış Yapı'ya yönelik yürütülen soruşturmada hazırlanan ek iddianame yargı tarafından kabul edildi. Yeni iddianameyle dosyaya 145 müşteki ve 137 yeni olay eklenirken, dört sanık hakkında çok sayıda "nitelikli dolandırıcılık" suçlamasıyla ceza istendi. Bursa Cumhuriyet Başsavcılığı'nın yürüttüğü Atış Yapı soruşturmasında hazırlanan 197 sayfalık ek iddianame mahkemece kabul edilerek dava dosyasına dahil edildi. Ek iddianamede önceki soruşturma kapsamına ilave olarak 145 kişinin daha müşteki sıfatıyla yer aldığı, 137 yeni eylemin ise dosyaya eklendiği belirtildi. Savcılığın hazırladığı iddianamede, bazı taşınmazların şirket adına kayıtlı olmamasına rağmen vatandaşlara satışı için satış vaadi sözleşmeleri düzenlendiği öne sürüldü. Şirket yetkililerinin kendilerini taşınmazların sahibi gibi tanıtarak işlem yaptığı iddialarına yer verildi. Dosyada ayrıca, konut satışlarından elde edilen ödemelerin sözleşmelerde belirtilen ortak hesaplara yatırılmadığı, farklı hesaplar üzerinden tahsil edildiği ve bazı ödemelerin elden alındığı iddia edildi. Bunun yanı sıra, proje sahibi şirketin bilgisi dışında gerçekleştirildiği öne sürülen satış işlemleri de iddianamede yer aldı. İddianamede, Smart 4 ve Smart 5 projelerinde arsa ihalelerinin iptal edilmesine rağmen satış işlemlerinin sürdürüldüğü, bazı projelerde ise şirketin mali yükümlülüklerini yerine getirebilecek durumda olmadığı halde satış faaliyetlerine devam ettiği ileri sürüldü. Cumhuriyet savcısı, şirket yöneticisi ve çalışanı olduğu belirtilen dört sanığın, ticari faaliyet kapsamında iştirak halinde "nitelikli dolandırıcılık" suçunu işledikleri iddiasıyla 137 ayrı eylem yönünden ayrı ayrı 10 yıla kadar hapis ve adli para cezasıyla cezalandırılmalarını talep etti. Geçen yıl soruşturma kapsamında düzenlenen operasyonlarda gözaltına alınan dört şüpheliden üçü tutuklanırken, biri adli kontrol şartıyla serbest bırakılmıştı. Şüphelilere ait taşınmazlar, araçlar, banka hesapları ve kripto varlıklara el konulurken, iki şirkete de TMSF tarafından kayyum görevlendirilmişti. Daha önce 542 mağdurun yer aldığı ana davanın görülmesine devam edilirken, kabul edilen ek iddianameyle birlikte soruşturmanın kapsamı ve mağdur sayısı daha da artmış oldu.

ABD'DEKİ FETÖ DAVASINI TMSF KAZANDI Haber

ABD'DEKİ FETÖ DAVASINI TMSF KAZANDI

ABD'nin New York kentinde görülen davada, FETÖ iltisaklı olduğu belirtilen Brooklyn Amity School'un Bank Asya'dan kullandığı kredilere ilişkin itirazları reddedildi. Mahkeme, Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu'nun (TMSF) talebini kabul ederek yaklaşık 15,5 milyon dolarlık kredi borcunun yasal faizleriyle birlikte tahsil edilmesine hükmetti. New York Eyaleti Kings Yüksek Mahkemesi'nde görülen davada, okul yönetiminin kredi borcuna ilişkin savunmaları değerlendiren mahkeme, TMSF'yi haklı buldu. KREDİ 2011'DE KULLANILDI Dava dosyasına göre, söz konusu kredi 2011 yılında okul binasının satın alınması ve tadilat çalışmalarının finansmanı amacıyla Bank Asya tarafından beş ayrı dilim halinde kullandırıldı. Mahkeme kayıtlarında kredilerin 19 yıl vadeli ve 4 yıl geri ödemesiz olarak tahsis edildiği belirtildi. MAHKEME: OKUL BORÇTAN DOĞRUDAN SORUMLU Karara imza atan Yargıç Reginald A. Boddie, Brooklyn Amity School'un imzaladığı kredi sözleşmeleri uyarınca geri ödeme yükümlülüğünden doğrudan sorumlu olduğunu vurguladı. Kararda, taraflar arasında açık ve yazılı sözleşmeler bulunduğu belirtilerek, mahkemelerin mevcut anlaşmalarda yer almayan yeni hükümler oluşturamayacağı ifade edildi. "SİYASİ BASKI" SAVUNMASI KABUL EDİLMEDİ 15 Temmuz darbe girişiminin ardından kredi ödemelerini durdurduğu belirtilen okul yönetimi, savunmasında Bank Asya'nın faaliyetlerinin siyasi nedenlerle sona erdirildiğini ve bu nedenle kredi geri ödeme yükümlülüğünün ortadan kalktığını ileri sürdü. Okul ayrıca Türkiye'deki siyasi gelişmelerin mali durumunu olumsuz etkilediğini ve ödeme kapasitesini zayıflattığını savundu. Ancak mahkeme, bu iddiaların sözleşmeden kaynaklanan yükümlülükleri ortadan kaldırmadığına hükmetti. Kararda, okulun ödeme yapmasının doğrudan engellendiğine ilişkin yeterli delil bulunmadığı da belirtildi. BORCUN FAİZLERİYLE TAHSİLİNE HÜKMEDİLDİ New York Eyaleti Kings Yüksek Mahkemesi, 1 Haziran 2026 tarihli kararında okul yönetiminin tüm savunmalarını reddederek, TMSF'nin alacağının yasal faizleriyle birlikte tahsil edilmesine karar verdi. Kararla birlikte, Brooklyn Amity School'un Bank Asya'dan kullandığı kredi nedeniyle doğan borcun faizleriyle birlikte ödenmesi gerektiği kesinleşti. Karar, ABD'de FETÖ bağlantılı kurumların mali yükümlülüklerine ilişkin görülen davalar açısından dikkat çekici ve emsal niteliğinde bir gelişme olarak değerlendiriliyor.

TMSF’NİN EL KOYDUĞU YÜZLERCE ARAÇ BÖYLE GÖRÜNTÜLENDİ Haber

TMSF’NİN EL KOYDUĞU YÜZLERCE ARAÇ BÖYLE GÖRÜNTÜLENDİ

İstanbul’un Büyükçekmece ilçesinde farklı şirketlere ait otoparklarda muhafaza edilen yüzlerce araç, dron ile havadan görüntülendi. Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF), araçların tamamının kayyum denetiminde olduğunu ve herhangi bir usulsüzlük bulunmadığını açıkladı. OTOPARKLARDA YÜZLERCE ARAÇ DİKKAT ÇEKTİ Büyükçekmece’de iki ayrı otopark alanında bulunan araçların görüntülerinde, uzun süredir park halinde bekletilen çok sayıda minibüs, otobüs ve kamyon yer aldı. Çitlerle çevrili alanlarda araçların düzenli şekilde park edildiği ve güvenlik önlemleri altında tutulduğu gözlendi. TOPLAM 834 ARAÇ KAYYUM DENETİMİNDE TMSF’den yapılan açıklamada, söz konusu araçların tamamının Fon denetimi altında olduğu belirtilerek, "Araçlar, TMSF heyeti kontrolü ve denetimi altında muhafaza edilmektedir. Her bir araç için bilirkişi incelemesi yaptırılmış ve resmi tutanaklar düzenlenmiştir" ifadelerine yer verildi. Açıklamada ayrıca, iki ayrı otoparkta toplam 834 aracın bulunduğu, 1 Ekim 2025 tarihinden itibaren TMSF’nin kayyum olarak atanmasının ardından güvenlik hizmeti alınmaya başlandığı kaydedildi. TEKNİK İNCELEME VE TESPİTLER TAMAMLANDI Araçların konkordato süreci kapsamında detaylı şekilde incelendiği belirtilen açıklamada, hazırlanan yer tespit tutanaklarının ilgili mahkemeye sunulduğu bildirildi. TMSF, araçların değer tespiti için de gerekli başvuruların yapıldığını duyurdu. TRAFİKTEN ÇEKME İŞLEMİ UYGULANDI Araçların uzun süre park halinde bulunmasına ilişkin olarak ise maliyetleri azaltmak amacıyla trafikten çekme işlemi yapıldığı ifade edildi. Açıklamada, motorlu taşıtlar vergisi, muayene ve zorunlu trafik sigortası giderlerinden kaçınmak için bu yöntemin tercih edildiği belirtildi. “USULSÜZLÜK YOK” VURGUSU TMSF, kamuoyunda yer alan iddialara ilişkin olarak "Netice itibarıyla vaziyet altına alınmamış araç bulunmamaktadır" açıklamasını yaparak, araçların daha önce hizmet veren ancak ihale süresi sona eren kuruluşlara ait olduğunu bildirdi. Havadan görüntülerde, araçların belirli düzen içerisinde ve güvenlik önlemleri altında muhafaza edildiği dikkat çekti.

BURSA'DA ATIŞ YAPI'NIN TAŞINMAZLARIYLA İLGİLİ TERS RAPORU Haber

BURSA'DA ATIŞ YAPI'NIN TAŞINMAZLARIYLA İLGİLİ TERS RAPORU

Bursa’da yürütülen soruşturma kapsamında, Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu’nun (TMSF) talebi üzerine Atış Yapı bünyesindeki şirketlere ait olduğu iddia edilen mal varlıklarına el konuldu. Karar kapsamında 152 milyon 500 bin lira değerindeki lüks yat da yer aldı. MAHKEMEDEN EL KOYMA KARARI Bursa Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen soruşturma çerçevesinde hazırlanan rapor doğrultusunda Bursa 6. Sulh Ceza Hâkimliği, “Suç Gelirlerinin Aklanmasının Önlenmesi Hakkında Kanun” kapsamında: 28 taşınmaz Çeşitli fonlar 152,5 milyon liralık lüks yat için el koyma kararı verdi. “HAYATIN OLAĞAN AKIŞINA AYKIRI” TESPİTLER Bursa Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele (KOM) ekiplerince hazırlanan raporda, bazı taşınmaz devirlerinin "hayatın olağan akışına aykırı" olduğu belirtildi. Raporda öne çıkan bulgular şöyle sıralandı: Bazı taşınmazların aynı gün içinde farklı kişilere devredildiği Gelir kaydı bulunmayan kişilerin yüksek değerli mülkler satın aldığı Taşınmaz bedelleri ile para transferleri arasında ciddi tutarsızlıklar olduğu Şirket hesaplarından milyonlarca dolarlık para transferleri yapıldığı LÜKS YATTA DİKKAT ÇEKEN DEĞER FARKI Soruşturma kapsamında lüks yatın el değiştirme sürecine ilişkin de dikkat çeken detaylar yer aldı. Buna göre: 74,5 milyon liraya satın alınan yatın 26 milyon liraya devredildiği Daha sonra farklı şirketler üzerinden dolaştırılarak 152,5 milyon liraya satışa çıkarıldığı tespit edildi. KOM raporunda söz konusu işlemler "muvazaalı ve mal kaçırmaya yönelik" olarak değerlendirildi. Mahkeme, şüpheli devirler ve para hareketlerini dikkate alarak el koyma kararını onayladı. Soruşturmanın sürdüğü bildirildi.

ATIŞ YAPI İDDİANAMESİ HAZIR: MAĞDURLAR SONUÇ BEKLİYOR Haber

ATIŞ YAPI İDDİANAMESİ HAZIR: MAĞDURLAR SONUÇ BEKLİYOR

Bursa'da yüzlerce kişinin mağdur olduğu Atış Yapı soruşturması tamamlandı. İddianamede 4 sanık hakkında 534’er kez 10 yıla kadar hapis cezası talep edilirken, davanın ilk duruşmasının nisan ayında görülmesi bekleniyor. ÇOK SAYIDA KİŞİYE SATIŞ YAPILDIĞI ÖNE SÜRÜLÜYOR Bursa Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında hazırlanan iddianame, Bursa 50. Asliye Ceza Mahkemesi tarafından kabul edildi. İddianamede özellikle "Carrefour" ve "Smart" projeleri üzerinden gerçekleştirilen satışlarda "nitelikli dolandırıcılık" suçunun işlendiği iddia edildi. Soruşturmanın, Nilüfer ilçesinde bir kişinin satış vaadi sözleşmesiyle daire satın almasına rağmen projeye ait arsanın hukuki durumuyla ilgili ortaya çıkan şüphe üzerine başlatıldığı belirtildi. Yapılan incelemelerde, söz konusu arsanın mülkiyetinin Bursa Büyükşehir Belediyesine ait olduğu, ancak şirket yetkililerinin malik gibi hareket ederek çok sayıda kişiye satış yaptığı öne sürüldü. ''NİTELİKLİ DOLANDIRICIK''TAN YARGILANACAK Tapu ve Kadastro Bölge Müdürlüğünden gelen yazıda da projelerin bulunduğu arsaların mülkiyetinin tamamının Bursa Büyükşehir Belediyesine ait olduğu ifade edildi. İddianamede, Carrefour projesi kapsamında taşınmaz satışlarına ilişkin sözleşmelerde ödeme yeri olarak gösterilen "hasılat hesabı" dışında farklı hesaplara yönlendirme yapıldığı ve bazı ödemelerin elden alındığı yönünde müşteki beyanlarının bulunduğu kaydedildi. Ayrıca satışların, arsa sahibi şirketin bilgisi dışında gerçekleştirildiği iddiasına da yer verildi. Dosyada, Bursa Büyükşehir Belediyesi tarafından satış sözleşmesinin 2024 yılında feshedilmesine rağmen, belediyeye ait taşınmaz üzerinde planlanan "Smart 5" projesi kapsamında da satış yapılmasının "nitelikli dolandırıcılık" kapsamında değerlendirildiği belirtildi. İddianamede ayrıca Smart 1, Smart 2, Smart 3 ve Babylon projeleri ile ilgili incelemelerde, şirketlerin sözleşmelerde yer alan yükümlülükleri yerine getirebilecek mali yeterliliğe sahip olmadığı, buna rağmen müştekilerden ödeme almaya devam edildiği ifade edildi. Dosyada yer alan bilgilere göre Atış Yapı Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.’nin tek ortağının Hüsamettin A. olduğu, Ahmet A. ile Ercan T.’nin şirketlerde müdürlük yaptığı, Atış Gayrimenkul Pazarlama Ltd. Şti.’nin tek ortağının ise Ahmet A. olduğu kaydedildi. Metin A.’nın ise şirketlerde mimar olarak görev yaptığı ve müşterileri projelere yönlendirdiği belirtildi. 534'ER KEZ 10 YILA KADAR HAPİS İSTEMİ Cumhuriyet savcısı, sanıkların "tacir veya şirket yöneticisi olan kişilerin ticari faaliyetleri sırasında dolandırıcılık" suçunu işlediklerini belirterek 534’er kez 10 yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılmalarını talep etti. Suçun üç veya daha fazla kişi tarafından birlikte işlendiği gerekçesiyle verilecek cezaların yarı oranında artırılması da istendi. SERBEST BIRAKILMIŞLARDI Soruşturma kapsamında Bursa İl Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri tarafından düzenlenen operasyonda Hüsamettin A., Ahmet A., Ercan T. ve Metin A. gözaltına alınmıştı. Şüphelilerden Hüsamettin A., Ahmet A. ve Ercan T. tutuklanırken, Metin A. adli kontrol şartıyla serbest bırakılmıştı. Soruşturma kapsamında şüphelilere ait gayrimenkuller, araçlar, banka ve kripto para hesaplarına el konulurken, ayrıca iki şirkete Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) tarafından kayyum atanmıştı. Sanıkların yargılanmasına nisan ayında başlanacak.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.