#Toplu Sözleşme

- Toplu Sözleşme haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Toplu Sözleşme haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

KESK’TEN TÜİK VERİLERİNE SERT TEPKİ Haber

KESK’TEN TÜİK VERİLERİNE SERT TEPKİ

Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) 2025 yılı Aralık ayı enflasyon verilerini açıklamasının ardından, Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK), verilerin gerçek hayat pahalılığını yansıtmadığını belirterek sert tepki gösterdi. KESK, kamu emekçilerinin ve emeklilerin yaşadığı derin yoksullaşmaya dikkat çekerken, 14 Ocak Çarşamba günü ülke genelinde iş bırakacaklarını duyurdu. KESK İzmir Şubeler Platformu üyeleri, Türkiye İstatistik Kurumu’nu (TÜİK) İzmir Bölge Müdürlüğü önünde protesto etti. Platform adına konuşan Büro Emekçileri Sendikası (BES) İzmir Şube Başkanı Deniz Çetin, TÜİK’in açıkladığı enflasyon oranlarının hayat pahalılığını yansıtmadığını söyledi. TÜİK’in aralık ayı enflasyonunu yüzde 0,89, yıllık enflasyonu ise yüzde 30,89 olarak açıklamasının ardından KESK İzmir Şubeler Platformu üyesi kamu emekçileri, TÜİK İzmir Bölge Müdürlüğü önünde bir araya gelerek açıklanan verilere tepki gösterdi. KESK İzmir Şubeleri adına yapılan basın açıklamasını BES İzmir Şube Başkanı Deniz Çetin okudu. BASIN AÇIKLAMASINDA, TÜİK VERİLERİNİN GERÇEK HAYATLA ÖRTÜŞMEDİĞİ VURGULANARAK ŞU İFADELERE YER VERİLDİ: Gözümüzü iğneden ipliğe her şeye yapılan zam fırtınası ile açtığımız, bir yılı, 2025 yılını geride bıraktık. Yıllardır devam eden yoksullaştırma politikalarından 4 Milyon kamu emekçisi ve 2,5 milyon kamu emeklisi olarak bizler de payımıza düşeni aldık. 2025 yılı asgari ücretlisinden emeklisine, işçisinden kamu emekçisine emeği ile geçinen milyonlar için, bizler için adeta bir kâbus yılı oldu. Maaşlarımız her ay gittikçe erirken yoksulluğumuz günden güne arttı. Evet, 2025 yılını geride bıraktık. Ama sorunlarımız artarak devam ediyor. Ülkeyi yönetenler yıllardır çarşıda, pazarda, mutfakta yaşadığımız gerçek enflasyonun yarısına bile denk gelmeyen suni verileri resmi enflasyon olarak açıkladılar. Maaş artışlarımızı TÜİK’’in bu sahte verileri ile sınırladılar. Böylece bu ülkenin ezici çoğunluğunu oluşturan, bizleri, emeği ile geçim mücadelesi veren milyonları her geçen gün daha fazla yoksullaştırdılar, sefalete ittiler. İktidar temsilcileri, yandaş konfederasyon yönetimi ve Hakem Kurulundan oluşan Bermuda Şeytan Üçgeni “toplu sözleşme” adı altında her seferinde Merkez Bankası’nın hiçbir zaman tutmayan enflasyon tahminini esas aldı. Altışar aylık bu artışlar daha ilk bir, iki ayda TÜİK’in sahte enflasyonunun bile altında kaldı. Aylarca enflasyon farkı almak için bekledik. Altışar aylık periyotlarla hep aynı şeyi yaşamaya devam ettik. Böylece sadece son 2 yılda maaşlarımız yüzde 20 eridi. TÜİK bugün 2025 yılının son enflasyon verilerini açıkladı. TÜİK’e göre Aralık ayı enflasyonu yüzde 0,89 yıllık enflasyon yüzde 30,89 son altı aylık enflasyon yüzde 12,2 kira artışlarında esas alınan 12 aylık ortalama enflasyon ise yüzde 34,88 olmuştur. Bu ülkede yaşayan herkes biliyor ki bu verilerin yaşadığımız gerçek enflasyonla hiçbir alakası yoktur. Nitekim İstanbul Ticaret Odası (İTO) 4 gün önce yıllık enflasyon %37,68 olduğunu açıklamıştır. Bugün açıklanan Enflasyon Araştırma Grubu (ENAG) verilerine göre ise enflasyon aylık yüzde 2,11 yıllık ise yüzde 56,14 artmıştır. Şimdi buradan işçilere, emekçilere, emeklilere, tüm kamuoyuna soruyoruz: TÜİK’in enflasyonu mu yoksa sizin yaşadığınız hayat pahalılığı mı daha gerçekçi? Hükümet sözcüleri “enflasyon düştü” diyor. Peki, sizin enflasyonunuz düştü mü? Bugün açıklanan TÜİK verilerine göre: • Asgari ücret artışı TÜİK enflasyonun bile altında kalmıştır. Bilindiği üzere 2024 yılında resmi enflasyon %44,38 olarak açıklanmıştı. Buna rağmen 2025 yılı asgari ücretini bunun yaklaşık 15 puan altında %30 arttırdılar. TÜİK bugün 2025 yılı enflasyonun yüzde 30,89 olduğunu açıkladı. Ama asgari ücreti 10 gün önce %27 artırarak, açlık sınırının altında tuttular. TÜİK’in gerçekleşen enflasyon verileri dahi temel alınmış olsaydı bugün asgari ücretin 32 bin165 TL olması gerekiyordu. Dolayısıyla TÜİK’in sahte enflasyon verilerine göre bile her asgari ücretlinin aylık 4 bin 100 TL’sine yıllık ise 49 bin 200 TL’sine, yani yaklaşık 2 aylık ücretine el konulmuştur. • Kaybeden sadece asgari ücretliler değil, bu düzende hepimizin kayıpları artıyor. Örneğin bugün açıklanan TÜİK verilerine göre: SGK ve BAĞ-KUR emeklilerinin aylıkları 6 aylık enflasyon oranında, yani sadece yüzde 12,2 artacaktır. • Bu sahte verilere göre kamu emekçileri ve emeklileri olarak bizler için ise yüzde 6,85 enflasyon farkı doğmuştur. Bu farka Hakem Kurulu dayatması ile biten son “toplu sözleşmeye” göre yapılacak artışı da (yüzde11 artış ve taban maaşlarda bin TL artış) eklediğimizde maaşlarımız Ocak’tan itibaren ortalama sadece yüzde 20 artacaktır. Öte yandan ‘enflasyon farkı’ adı üzerinde geçtiğimiz altı ay yaşanan enflasyondan doğan farktır. Dolayısıyla kamu emekçileri ve emeklileri olarak 2026 yılına aslında ortalama yüzde 12,5 maaş zammı ile başlıyoruz. Buna karşın kira, ulaşım, gıda başta olmak üzere temel giderlerimizdeki artışlar maaş artışımızı katlamakta, dolayısıyla reel gelirimiz hızla buharlaşmaktadır. Bizler 2026 yılına maaşlarımızda ortalama yüzde %12,5 artış ile başlarken: • 1 Ocak’tan itibaren toplu taşıma ücretlerine %35, sağlıkta katılım paylarına, muayene ücretlerine %30, köprü ve otoyol geçiş ücretlerine ortalama %22, MTV ve damga vergisine %19 zam yapılmıştır. • Kontrat süresi dolanların kirası Ocak’tan itibaren yüzde 34,88 artacaktır. Bugün 55 Bin TL maaş alıp bunun 25 bin TL’sini kiraya veren bir kamu emekçisinin maaşı Ocak ayında 65 bin TL olacak. Ama kirası 33 bin 720 TL’ye çıkacak. Yani cebine giren maaş zammının neredeyse tamamı kiraya gidecek. • Bırakalım eti, süt ürünlerini, yumurtayı son bir yılda en düşük memur maaşı ile alınan ekmek sayısı bile azalmıştır. Bundan bir yıl önce en düşük memur maaşı ile tanesi 10 TL’den 4 bin 370 adet ekmek alınıyordu. Ekmek fiyatı 1 Ağustos’tan itibaren 15 TL’ye çıktı. Bugün açıklanan TÜİK enflasyon verilerine göre en düşük memur maaşı ile 4 bin adet ekmek alınacak. Bu durumda en düşük maaş alan memurun sofrasından aylık 370 adet, günlük 12 adet ekmek eksilecek. Üstelik ekmeğe zam kapıdadır. Ayrıca gelir vergisi adaletsizliği de derinleşmeye devam etmektedir. Maaşlarımızdan kaynakta kesilen Gelir Vergisi, Yeniden Değerleme Oranının 5 puan altında tutulmuştur. Dolayısıyla maaş artışımız yine cebimize girmeden buharlaşacaktır. • 10 yıl önce bugün bir adet çeyrek altın 175 TL’ydi. En düşük memur maaşı ile 17 adet çeyrek altın alınıyordu. Bugün çeyrek altının fiyatı 10 bin 500 TL. En düşük memur maaşı ile 6 adet çeyrek altın bile alınamıyor. Son 10 yılda en az 11 çeyrek altınımızı elimizden aldılar. Yıllardır büyüme nutukları attılar. Ama büyüyen sermaye, patronlar, yandaşlar oldu. Bizlerin ise yoksulluğu, sefaleti büyüdü. 2024 yılını ‘emekli yılı’ ilan etmişlerdi. Ama emeklileri kuru ekmeğe muhtaç hale getirdiler. On binlerce emekliyi ucuz otel köşelerinde, otogarlarda yaşamaya sürüklediler. 2025 yılını ‘aile yılı’ ilan ettiler. Ama milyonlarca aileyi açlığa mahkûm ettiler. Çağdaş dünya ülkelerinde asgari ücret hesabında, işçinin ailesinin giderleri de temel alınıyor. Ama 2025 yılını ‘aile yılı’ ilan edenler asgari ücreti belirlerken işçinin tek başına temel giderlerini dahi yok saymıştır. Her iki işçiden birinin aldığı asgari ücret tarihimizde ilk defa Kasım ayı açlık sınırının dahi altında kalmıştır. 2026 yılını ise emeği ile geçinen tüm kesimler için bir yıkım yılına çevirmek istiyorlar. ‘Sefalete, köleliğe alışın’ diyorlar. Bizlerin ücretlerini, maaşlarını sefalet düzeyinde arttırırken hep aynı şeyi söylediler. ‘Kaynak yok’ dediler. Oysa bu ülkenin işçisine, asgari ücretlisine, emeklisine, kamu emekçisine insanca yaşam koşulları sunmak için yeterince kaynağı vardır. Ama bu kaynaklar çalışanlara, yoksullaştırılan halka değil bir avuç asalağa faiz, teşvik, hazine garantisi olarak aktarılıyor. Bunu 2026 bütçesinde bir kez daha gördük. • 2026’da her 1 dakikada tam 186 asgari ücret faiz olarak yabancı ve yerli sermayeye gidecek. • Her 1 dakikada tam 145 asgari ücret ‘savunma ve güvenlik’ adı altında silahlanmaya aktarılacak. • Her 1 dakikada tam 50 asgari ücret sermayeye, patronlara teşvik olarak akacak. • Her 1 dakikada tam 19 asgari ücret, köprü, otoyol, şehir hastanesi müteahhitlerinin cebine Hazine garantisi olarak girecek. • Saray dakikada 1,5 asgari ücret harcayacak. Tüm bunlar yükü bizlere yıkılan vergilerden karşılanacak. Bizler KESK’e bağlı sendikaların üyeleri olarak buradan haykırıyoruz. Bu kölelik düzenine, sefalete alışmadık. Alışmayacağız. Çünkü bizler biliyoruz ki alışmak kanıksamaktır, kabullenmektir. Bugün açıklanan TÜİK verileri ile de ortaya çıkmıştır ki Ağustos ayında Hakem Kurulu dayatması ile biten toplu sözleşme hükümsüz hale gelmiştir. Toplu sözleşmenin gerçek bir toplu sözleşme olacak şekilde yenilenmesi ve bu dönem içerisinde hak kayıplarımızın daha da büyümemesi için maaşlarımızda ek zam yapılmalıdır. Aksi durum kamu emekçilerini açlık sınırına yaklaşması anlamına gelir. Bizlere her geçen gün daha fazla yoksulluk ve güvencesizlik dayatan bu düzeni kabul etmiyoruz. Bunun bir adımı olarak 14 Ocak Çarşamba günü tüm yurtta üretimden gelen gücümüzü kullanacak, iş bırakacağız. Bunun için tüm konfederasyonları, sendikaları, kamu emekçilerini; • En düşük kamu emekçisi maaşının yoksulluk sınırı üzerine çıkarıldığı; • İnsanca yaşamaya yetecek bir ücret, • Güvenceli istihdam- güvenli gelecek, • Demokratik- adil bir çalışma yaşamı, • Halktan yana bir kamu hizmeti, • Grev hakkımızın önündeki engellerin kaldırıldığı Gerçek Bir Toplu Pazarlık Sistemi İçin birlikte mücadele etmeye, omuz omuza vermeye, 14 Ocak’ta hizmet üretiminden gelen gücümüzü kullanmaya çağırıyoruz. Çağrımız sadece kamu emekçilerine değil, bu sömürü düzenin çarkları altında ezilen herkesedir. Hepimizi sefalette eşitlemeyi hedefleyenlere artık yeter demenin vakti çoktan gelmiştir. Gelin yıllardır hepimize kaybettiren bu yoksulluk ve sefalet düzenine karşı insanca yaşayacak ücret, güvenceli iş, güvenli gelecek için omuz omuza verelim. Yürütme Kurulu

EMEKLİ OCAK ZAMMI NETLEŞİYOR: BEKLENEN ORAN BELLİ OLDU Haber

EMEKLİ OCAK ZAMMI NETLEŞİYOR: BEKLENEN ORAN BELLİ OLDU

2026 Ocak döneminde yapılacak emekli zammı için kritik veriler büyük ölçüde belli oldu. Aralık ayı enflasyonunun açıklanmasıyla birlikte tüm hesaplar tamamlanacak. Enflasyonun aralıkta yüzde 1 artması ihtimali üzerinden en düşük emekli aylığının hangi seviyeye çıkacağı hesaplanıyor. Türkiye İstatistik Kurumu’nun son duyurduğu rakamlara göre kasım ayında TÜFE aylık yüzde 0,87, yıllık ise yüzde 31,07 olarak kayıtlara geçti. Böylece temmuzdan bu yana oluşan beş aylık enflasyon yüzde 11,20'ye ulaştı. SSK VE BAĞ-KUR EMEKLİLERİNDE GÜNCEL DURUM SSK ve Bağ-Kur emeklileri her altı ayda bir enflasyon oranında zam alıyor. Yılın ilk yarısındaki zam yüzde 16,67 olmuştu. Temmuz–kasım döneminde ise kümülatif artış yüzde 11,20’ye çıktı. Aralık ayı enflasyonu yüzde 1 olarak gelirse, emeklilerin alacağı zam oranı yüzde 12,31'e yükselecek. Halen 16.881 TL olan en düşük SSK ve Bağ-Kur emekli aylığının, bu senaryoya göre 18.959 TL seviyesine çıkması öngörülüyor. MEMUR EMEKLİLERİNİN ZAM HESABI Memur emeklileri ise toplu sözleşme zammı + enflasyon farkıyla maaş artışı alıyor. Temmuz ayında yüzde 15,6 zam yapılmış, bunun yüzde 5’i toplu sözleşme gereği uygulanmıştı. Beş aylık veriler ışığında memur emeklileri için enflasyon farkı yüzde 5,9 oldu. Ocak 2026 toplu sözleşme zammı yüzde 11 olarak belirlendiği için şimdiden toplam artış yüzde 17,55’e ulaştı. Aralık verisinin yüzde 1 gelmesi halinde zam oranı yüzde 18,73’e çıkacak. Temmuz ayında 22.671 TL’ye yükseltilen en düşük memur emekli aylığının, enflasyon yılı yüzde 31’de kapatırsa 26.916 TL’ye ulaşması, buna toplu sözleşme gereği 1.000 TL eklenmesiyle toplamda 27.916 TL’ye çıkması bekleniyor. KESİN ZAM TARİHİ TÜİK'in aralık ayı enflasyonunu 5 Ocak 2026’da açıklamasıyla tüm emekli gruplarının yeni maaşları netlik kazanacak.

MİLYONLARCA MEMUR VE EMEKLİYİ BEKLEYEN ZAM ORTAYA ÇIKTI Haber

MİLYONLARCA MEMUR VE EMEKLİYİ BEKLEYEN ZAM ORTAYA ÇIKTI

Emekliyi ve memuru ilgilendiren bu tahmin gerçekleşirse yıllık enflasyonun %31,65 seviyesine gerilemesi bekleniyor. SSK VE BAĞ-KUR EMEKLİSİNE YÜZDE 11,69 ZAM GELEBİLİR Temmuz–Ekim dönemi verilerine göre emeklilerin garantilediği zam %10,25. Kasım verisi de beklendiği gibi çıkarsa bu oran %11,69’a yükselecek. Zam, 6 aylık enflasyon verisiyle netleşecek. MEMUR VE MEMUR EMEKLİSİ ZAMMI: YÜZDE 18,07’YE DOĞRU Memurlar için; Toplu sözleşme zammı: %11 Enflasyon farkı dahil toplam: Şimdilik %16,56 Kasım verisi beklendiği gibi olursa: %18,07’ye ulaşacak Zam oranı Ocak 2026 itibarıyla maaşlara yansıyacak. EN DÜŞÜK EMEKLİ MAAŞI NE KADAR OLACAK? Şu anki en düşük emekli maaşı: 16.881 TL Ancak kök maaşı düşük olan emekliler, zam oranı artsa bile bu taban maaşın altında kalacağı için aynı miktarı almaya devam edecek. Bu nedenle hükümetin taban maaş için ilave iyileştirme yapması bekleniyor. EN DÜŞÜK MEMUR MAAŞI NE KADAR OLABİLİR? Şu anki en düşük memur maaşı: Yaklaşık 32.860 TL %18,07 zam gelirse: ???? 32.860 TL x 1,1807 = Yaklaşık 38.750 TL Memur emeklisi maaşı ise benzer oranda artışla yaklaşık 14.740 TL → 17.400 TL civarına yükselebilir. GÖZLER 3 ARALIK’TA AÇIKLANACAK KASIM ENFLASYONUNDA Kesin zam oranları, aralık ayı enflasyonunun açıklanmasıyla birlikte netleşecek. 2026 Ocak itibarıyla tüm maaşlara yansıyacak yeni oranlar için son viraja girildi.

ÇİĞLİ BELEDİYESİ'NDE TİS KRİZİ: MEMURLAR İŞ BIRAKTI Haber

ÇİĞLİ BELEDİYESİ'NDE TİS KRİZİ: MEMURLAR İŞ BIRAKTI

Tüm Bel-Sen, Tüm Yerel-Sen ve Birlik Yerel-Sen’e üye belediye çalışanları sabah saatlerinde Çiğli Belediyesi binası önünde toplanarak eylem gerçekleştirdi. “Toplu sözleşme hakkımıza sahip çıkıyoruz” yazılı pankart açan memurlara, çeşitli siyasi parti ve sivil toplum kuruluşu temsilcileri de destek verdi. Tüm Bel-Sen İzmir 2 No’lu Şube Başkanı Nihat Filiz burada yaptığı açıklamada, aylardır süren iyi niyetli bekleyişlerinin karşılık bulmadığını belirterek, alın terlerine sahip çıkmak için iş bıraktıklarını söyledi. Filiz, belediye yönetiminin “bütçe yetersizliği” açıklamalarının inandırıcılığını yitirdiğini savunarak şu ifadeleri kullandı: “Ödenek yok, bütçe yetersiz diyorlar. Bu sözler artık Çiğli Belediyesi emekçilerine inandırıcı gelmiyor. Bütçe bir tercihtir. Ve bu tercihte, emekçinin maaşı ve TİS alacağı bütçenin ilk kalemi olmalıdır.” Sendika temsilcileri, talepler karşılanana kadar eylemlerini sürdüreceklerini ve gerekirse hizmet üretimini tamamen durduracaklarını ifade etti. "SESSİZ KALMAK KADERİMİZ DEĞİL" BASINA VE KAMUOYUNA Değerli basın emekçileri, Sekiz gündür Çiğli Belediyesi önünde el ele, kol kola, omuz omuza mücadele verdiğimiz değerli yol arkadaşlarım, Hepinizi, bu onurlu direnişinizden dolayı Tüm Bel-Sen İzmir 2 Nolu Şube Yürütme Kurulu adına saygıyla selamlıyorum. Bugün Çiğli Belediyesi önünde yankılanan ses, sadece bir protestonun sesi değildir! Bu ses, adaletin, onurun ve gasbedilen emeğin sesidir. Sabrımız tükendiği, alın terimiz hiçe sayıldığı için buradayız. Bugün hizmet üretmiyoruz! Bugün hizmet üretiminden gelen gücümüzü kullanıyoruz! Aylardır süren iyi niyetli bekleyiş artık dayanılmaz bir zulme dönüşmüştür. Bizler, Çiğli Belediyesi emekçileri, bu kentin kalbiyiz, damarlarıyız, nefesiyiz. Gündoğumundan gece yarılarına kadar bu kentin düzeni, temizliği ve hizmeti için ter döken biziz. Ama biz bu kenti yaşatırken, belediye yönetimi bizi yok sayıyor, görmezden geliyor. “Ödenek yok, bütçe yetersiz” diyorlar. Bu sözler artık Çiğli Belediyesi emekçilerine inandırıcı gelmiyor! Bütçe bir tercihtir. Ve bu tercihte, emekçinin maaşı ve TİS alacağı bütçenin ilk kalemi olmalıdır! Lüks araçlara, tanıtım kampanyalarına, makam harcamalarına kaynak bulanlar; emekçinin alın terine sıra gelince mi bütçeyi hatırlıyor? Bu vicdansızlıktır! Bu vurdumduymazlıktır! Bu, emeği yok saymaktır! Bu, emekçinin onurunu ayaklar altına almaktır! Ve biz, onurumuzu çiğnetmeyeceğiz! Biz, sadaka ya da merhamet istemiyoruz. Biz, bedel ödeyerek, mücadeleyle kazandığımız yasal hakkımızı, TİS alacaklarımızı talep ediyoruz! Bu hak pazarlık konusu yapılamaz, keyfi olarak ertelenemez! Belediye yönetimi şunu iyi bilmelidir ki: TİS alacaklarımız ödenene kadar bu mücadele bitmeyecek! Çiğli Belediye Yönetimine Son Kez Uyarıyoruz! “Para yok” bahanesini bırakın! Emekçinin alacağı tasarruf kalemi değildir. Tüm gereksiz, şatafatlı harcamalarınızı durdurun. Kaynakları doğru yere, yani emekçiye yönlendirin! Biz işimizi en iyi şekilde yapmaya devam edeceğiz. Ama siz de emeğimizin karşılığını günü gününe, alnımızın teri kurumadan ödemek zorundasınız! Aksi halde kaos üretirsiniz, iş barışını bozarsınız. Biz emekçiler olmadan bu kenti yönetemezsiniz! Bir Gerçeği Hatırlatalım: İtfaiyeciler olmadan yangınları söndüremezsiniz. Zabıta emekçileri olmadan çarşıya, pazara düzen veremezsiniz. Fen İşleri olmadan asfalt dökemez, kaldırım yapamazsınız. Temizlik İşleri olmadan çöp toplayamazsınız. İmar birimi olmadan bina yapamaz, Çiğli’ye estetik bir görünüm kazandıramazsınız. Mali Hizmetler ve Gelir birimi olmadan vergi toplayamaz, halka hizmet veremezsiniz. Kısacası; biz olmadan belediye çalışmaz! Biz olmadan hayat durur! Bizler maaşından başka geliri olmayan emekçileriz. Bir ay maaş alamadığımızda hayatımız kabusa dönüşür. Bu yüzden çağrımız nettir: Emeğin sesine kulak verin, masaya somut bir ödeme planıyla oturun! Bugün işi durdurduk. Yarın, Çiğli’de tüm hizmeti durdururuz! Çünkü geçim derdine mahkûm edilmek, alın terimizin gasp edilmesine sessiz kalmak bizim kaderimiz değildir! Biz Tüm Bel-Sen İzmir 2 Nolu Şube olarak, bu haklı direnişi sonuna kadar sürdüreceğiz. Eğer bu haksızlık giderilmez, TİS alacaklarımız derhal ödenmezse, mücadelemizi daha da büyüteceğimizi herkes bilmelidir! YAŞASIN TÜM BEL-SEN! YAŞASIN ÖRGÜTLÜ MÜCADELEMİZ! YAŞASIN ÇİĞLİ BELEDİYESİ EMEKÇİLERİNİN ONURLU DİRENİŞİ! Nihat Filiz Tüm Bel-Sen İzmir 2 Nolu Şube Başkanı

KAMUDA PAZARLIK KRİZİ ÇÖZÜLDÜ Haber

KAMUDA PAZARLIK KRİZİ ÇÖZÜLDÜ

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan'ın da katıldığı toplantıda işçi tarafı adına Türk-İş Başkan Yardımcısı Ramazan Ağar ve Hak-İş Başkan Yardımcısı Devlet Sert imzaları attı. TÜRK-İŞ Genel Başkan Yardımcısı Ramazan Ağar, "600 bin kamu işçisi adına 7 aydan beridir devam eden müzakerelerimiz bugün itibarıyla sona ermiş bulunmaktadır. En güzel toplu iş sözleşmesi masa başında biten toplu iş sözleşmesidir. Sonuç itibarıyla bir kez daha masa başında bitmiş oldu. TÜRK-İŞ olarak eylemler yaptık. Kamu iş yerlerimizde sendikamızın almış olduğu eylem kararlarını uyguladık ama sonuç itibarıyla bugün bir sonuca gittik. Ve dolayısıyla 600 bin kamu işçisini ilgilendiren, kamu toplu iş sözleşmelerini imzalamış olduk. Tabii hepimizin amacı, temsil ettiğimiz toplumun sofrasına bir ekmek fazla nasıl koyabiliriz? Onun mücadelesini yaptık ve tam olmasa da bugünün şartlarında bir yere geldiğimizden dolayı bugün Sayın Bakanımızla birlikte TÜRK-İŞ olarak ayrı çerçeve protokolü imzaladık. HAK-İŞ olarak ayrı ayrı çerçeve protokolü imzalandı" dedi. HAK-İŞ Genel Başkan Yardımcısı Devlet Sert "Hiçbir zaman sorumluluktan kaçmadık. Hiçbir zaman masayı terk etmedik. Elbette ki toplu sözleşme müzakere görüşmelerinde ciddi sıkıntılar ve zorluklar karşınıza çıkabilir. Ama masayı terk eden bir taraf anlayışında asla olmadık. Hem sahayı hem farklı algılar yaparak kamuoyunu yanlış bilgilendirenlere inatla bugün yine beraber bunu imza altına almış oluyoruz. Elbette ki, 'Yüzde yüz memnuniyet olmuştur' diyemeyiz. 'Beklentiler yüzde yüz karşılandı' diyemeyiz. Ama bugünün şartlarında dünyanın ekonomik anlayışı ve bunun Türkiye yansıması, Türkiye'deki enflasyon nedeniyle alım gücünün zayıf olduğu bir dönemde çalışanların ne kadar mağduriyet içerisinde yaşadığını hep birlikte görüyoruz. Sosyal medyadan üyelerimizin taleplerini de dikkate alarak güzel bir taslak elbette ki oluşturduk. Ama sonuç itibarıyla şu anda anlaşmaya varılmıştır" diye konuştu. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan ise, "Daha önce kamuoyunda konuştuğumuz çerçevede uzlaşıldı. Yani ilk 6 ay için yüzde 24, ikinci 6 ay için yüzde 11 şeklinde genel ücret zammı yapıldı. Bu da kamu işçilerimize enflasyonun üstünde destek verdiğimizin bir göstergesi oldu" dedi. Haber Merkezi

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.