#Toplu Sözleşme

- Toplu Sözleşme haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Toplu Sözleşme haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

BİBA, BOZBEY'İN İMZALADIĞI SÖZLEŞMEYE UYMAYACAĞINI AÇIKLADI Haber

BİBA, BOZBEY'İN İMZALADIĞI SÖZLEŞMEYE UYMAYACAĞINI AÇIKLADI

Bursa Büyükşehir Belediye Meclisi toplantısı oldukça gergin geçti. Meclis toplantısını izleyen TÜM BEL-SEN üyelerinin toplu sözleşme süreci ve bayram ikramiyeleri hakkında söz almak istemesi üzerine başlayan tartışma gerginliğe dönüştü. Başkan Vekili Şahin Biba ’nın talimatıyla sendika üyeleri salondan çıkarıldı. Bursa Büyükşehir Belediye Meclisi’nin Haziran ayı birinci oturumunda, belediyede görevli memur ve sözleşmeli personele ilişkin Tüm-Bel-Sen ile Mustafa Bozbey yönetimi arasında imzalanarak 18 Mart tarihinde yürürlüğe giren toplu sözleşme gündeme geldi. Mustafa Bozbey'in görevde olduğu iki toplu sözleşme döneminde sosyal ve mali haklar üzerinde uzlaşma sağlandığını belirten sendika üyeleri, Bozey’in görevden alınmasının ardından Başkan Vekili seçilen Şahin Biba'nın göreve başlaması ardından, toplu sözleşmede yer alan bayram ikramiyesi ödemeleri konusunda sonuç alamadıklarını belirtti. Kararın hukuk dışı olduğunu ifade eden TÜM BEL-SEN üyeleri salondan çıkarılırken, Başkan Vekili Biba 2024, 2025 ve 2026 yıllarını kapsayan ödemelerin hukuk dışı olduğunu ve bu ödemelerin sayıştay raporları doğrultusunda yaklaşık 300 milyon liraya yakın kamu zararına yol açtığını ifade etti. Bursa Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Şahin Biba, yaklaşık 3 yıldır memur ve sözleşmeli personele yapılan söz konusu ödemeler nedeniyle sözleşmede imzası bulunan Mustafa Bozbey’den ödemlerin yasal faiziyle birlikte şahsen tahsiline karar verildiğini söyledi. BİBA: BEN BUNA MÜSADE ETMEM Konu hakkında açıklamalarda bulunan Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Şahin Biba, "2024, 2025 ve 2026 yıllarını kapsayan toplamda 300 milyon liraya yakın bir zimmet var. Hukuk dışı olan bir sözleşme. Ben buna müsaade etmem" dedi. Toplu sözleşmede yer alan ‘Mali Haklar’ başlıklı 6’ncı madde kapsamında ilgili personele Ramazan Bayramı’nda bir sosyal denge tazminatı tutarında ikramiye, Kurban Bayramı’nda iki sosyal denge tazminatı tutarında ikramiye, Eylül ayında kırtasiye yardımı ve ayrıca kumanya bedeli ödenmesine ilişkin hükümler yer alıyordu. Sayıştay tarafından Bursa Büyükşehir Belediyesi’nde yapılan incelemeler neticesinde, 2024 yılında da yapılan ödemelerin mevzuata aykırı olduğu gerekçesiyle kamu zararına hükmedildi. Mustafa Bozbey hakkında yaklaşık 75 milyon lira kamu zararı çıkarken, Sayıştay tarafından 2025 yılı için yaklaşık 126 milyon lira kamu zararı tespit edildi. Sayıştay, hukuksuz ödemeler nedeniyle toplu sözleşmede imzası bulunan Mustafa Bozbey’den ödemlerin yasal faiziyle birlikte şahsen tahsiline karar verdi. ''TOPLAMDA 300 MİLYON LİRAYA YAKIN ZİMMET VAR'' Yapılan ödemelerle ilgili Mustafa Bozbey hakkında zimmet çıktığını hatırlatan Başkan Vekili Şahin Biba, "Konuyu herkes biliyor. Sayıştay 2024 yılı raporunda 70 milyon küsur zimmet var. 2025 yılı için de 125 milyon 600 bin liraya yakın zimmet çıktı. Daha 2026 yılı var. Toplamda 300 milyon liraya yakın bir zimmet var. ‘Kurban Bayramı’nda yapılacak ikramiyeyle birlikte hatta çift ikramiye olduğu için 100 milyonun üzerinde bir zimmet daha çıkacak. ‘Ben buna müsaade edemem’ dedim. Eğer bu para verilseydi zimmet bana değildi. Sözleşmeyi yapan bizatihi Mustafa Bozbey’e çıkacaktı. Ama ben buna müsaade etmiyorum’ diye söyledim" diye konuştu. ''CHP SÖZCÜSÜ İLE KONUŞUP BÖYLE KARAR VERDİK'' Konuyu CHP Grup Sözcüsü ile de görüştüğünü açıklayan Başkan Vekili Şahin Biba, "Beraber konuştuk. Konunun bu şekilde olması gerektiğine de karar verdik. Mustafa Bozbey zaten ekonomik sorumluluk kabul etmediğini söyledi. Dolayısıyla ben de ‘bunu yapmam’ dedim. Hukuk dışı olan bir sözleşme. Sendikaya da ‘Eğer haklıysanız mahkemeye de verin’ dedim. Dolayısıyla ben buna müsaade etmedim ve vermedim. Bizler kanuna göre hareket etmeye çalışıyoruz. Sendika üyeleriyle bizzat görüştüm. Genel Sekreterimiz, arkadaşlarımız görüştü. Yetmedi eylem de yaptılar" diye konuştu.

NİSAN ENFLASYONU YÜZDE 4,18 OLARAK AÇIKLANDI Haber

NİSAN ENFLASYONU YÜZDE 4,18 OLARAK AÇIKLANDI

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Nisan ayına ilişkin enflasyon verilerini açıkladı. Milyonlarca memur ve emeklinin takip ettiği verilerine göre nisan ayında enflasyon aylık bazda yüzde 4,18, yıllık bazda ise yüzde 32,37 oldu. İlk üç ayda açıklanan rakamlara göre enflasyon ocakta yüzde 4,84, şubatta yüzde 2,96, martta ise yüzde 1,94, oldu. Bu veriler doğrultusunda SSK ve Bağ-Kur emeklileri için yüzde 10,04 artış kesinleşmişti. Nisan ayı verisi ise bu oranı yukarı taşıdı. TÜİK’in Nisan ayı enflasyon verilerine göre aylık artış yüzde 4,18, yıllık yüzde 32,37 olarak açıklandı. Bu verilerle birlikte emeklilerin maaşlarına yansıyacak dört aylık enflasyon farkı da netleşti. Ocak ve temmuz dönemlerinde açıklanan 6 aylık enflasyon verilerine göre zam alan SSK ve Bağ-Kur emeklileri, nisan ayı verisinin eklenmesiyle temmuz dönemi için şimdiden yüzde 14,64 oranında zammı hak etmiş durumda. Temmuz ayında uygulanacak zam için mayıs ve haziran aylarına ilişkin enflasyon verileri belirleyici olacak. Memur ve memur emeklilerine yüzde 10,51 zam Memur ve memur emeklileri toplu sözleşme zammına ek olarak enflasyon farkı alıyor. Toplu sözleşme zammına göre memur ve memur emeklileri temmuz ayında 2026 yılının ikinci zammını alacak. TÜİK’in açıkladığı rakamlara göre Memur ve memur emeklilerinin enflasyon farkı yüzde 3,28 olarak oluştu. Böylece yüzde 3,28 enflasyon farkına 8’inci Dönem Toplu sözleşmesi ile belirlenen yüzde 7 ilave edilmesi halinde toplam yüzde 10,51 kümülatif zam meydana gelecek. Net rakam mayıs ve haziran aylarına ilişkin enflasyon verileriyle belli olacak. Memur ve memur emeklileri temmuz ayında yüzde 7 de toplu sözleşme zammı alacak.

TÜM BEL-SEN’DEN BALÇOVA'YA ÇAĞRI: O YAZIYI GERİ ÇEKİN! Haber

TÜM BEL-SEN’DEN BALÇOVA'YA ÇAĞRI: O YAZIYI GERİ ÇEKİN!

Tüm Bel-Sen İzmir 2 No’lu Şube Başkanı Nihat Filiz, Balçova Belediyesi’nde personele yönelik gönderilen; çalışanların borçlanma durumları ve maaş hacizlerini konu alan yazı hakkında belediye yönetimine çağrıda bulundu. Tüm Bel-Sen İzmir 2 No’lu Şube Başkanı Nihat Filiz, Balçova Belediyesi tarafından personele yönelik gönderilen; çalışanların borçlanma durumları ve maaş hacizlerini konu alan yazı hakkında açıklama yaptı. Söz konusu yazıda; çalışanların kişisel mali durumlarının, kurumsal ve idari bir sorun gibi ele alındığı; borçlanma ve haciz süreçlerinin disiplin ve idari boyutlarla ilişkilendirildiği açıkça görülmektedir. Bu yaklaşım, çalışanlar üzerinde baskı ve suçluluk algısı oluşturmakta; emeğiyle geçinen kamu çalışanlarını hedef alan bir dil içermektedir. Öncelikle ifade etmek isteriz ki; çalışanların borçlanma durumları ve maaş hacizleri özel hayata ilişkin kişisel veriler kapsamındadır. Bu bilgilerin genelleştirilerek idari bir yazıya konu edilmesi; Anayasa’nın 20. maddesi, ilgili mevzuat ve kişisel verilerin korunması ilkeleriyle bağdaşmamaktadır. Ayrıca, borçlanma ya da maaşa haciz uygulanması; 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu ve ilgili mevzuat uyarınca bir disiplin suçu değildir. Bu durumun disiplin süreçleriyle ilişkilendirilmesi hukuken mümkün olmadığı gibi, çalışanlar üzerinde psikolojik baskı yaratmaktadır. Buradan açıkça belirtmek isteriz ki; belediyede görev yapan emekçilerin önemli bir bölümünün borçlanmak zorunda kalmasının asıl nedeni, başta Sosyal Denge Tazminatı olmak üzere, toplu sözleşmeden doğan hak ve alacakların uzun süredir ödenmemesidir. Kendi yükümlülüklerini yerine getirmeyen bir idarenin, ortaya çıkan mağduriyetin sonuçlarını çalışanlara yüklemesi kabul edilemez. Belediyecilik anlayışı; çalışanı borçlanmamaya çağırmakla değil, emeğinin karşılığını zamanında ve eksiksiz ödemekle başlar. Personelin ekonomik sorunlarının çözümü; uyarı yazılarıyla değil, hak edilmiş ödemelerin derhal yapılmasıyla mümkündür. Bu nedenle buradan kamuoyuna ve Balçova Belediyesi yönetimine açıkça çağrıda bulunuyoruz: Personelin kişisel mali durumunu konu alan ve baskı unsuru içeren söz konusu yazı derhal geri çekilmelidir. Çalışanların borçlanmasına yol açan başta Sosyal Denge Tazminatı olmak üzere, tüm toplu sözleşme alacakları gecikmeksizin ödenmelidir. Aksi yöndeki uygulamaların sürmesi halinde, sendikal, hukuki ve yargısal tüm haklarımızı kullanacağımız bilinmelidir. Bizler borçla değil, hakkımızla yaşamak istiyoruz. Emekçiyi baskılayan değil, emeği koruyan bir belediyecilik anlayışı talep ediyoruz. Kamuoyuna saygıyla duyurulur. Nihat Filiz Tüm Bel-Sen İzmir 2 Nolu Şube Başkanı

KESK’TEN TÜİK VERİLERİNE SERT TEPKİ Haber

KESK’TEN TÜİK VERİLERİNE SERT TEPKİ

Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) 2025 yılı Aralık ayı enflasyon verilerini açıklamasının ardından, Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK), verilerin gerçek hayat pahalılığını yansıtmadığını belirterek sert tepki gösterdi. KESK, kamu emekçilerinin ve emeklilerin yaşadığı derin yoksullaşmaya dikkat çekerken, 14 Ocak Çarşamba günü ülke genelinde iş bırakacaklarını duyurdu. KESK İzmir Şubeler Platformu üyeleri, Türkiye İstatistik Kurumu’nu (TÜİK) İzmir Bölge Müdürlüğü önünde protesto etti. Platform adına konuşan Büro Emekçileri Sendikası (BES) İzmir Şube Başkanı Deniz Çetin, TÜİK’in açıkladığı enflasyon oranlarının hayat pahalılığını yansıtmadığını söyledi. TÜİK’in aralık ayı enflasyonunu yüzde 0,89, yıllık enflasyonu ise yüzde 30,89 olarak açıklamasının ardından KESK İzmir Şubeler Platformu üyesi kamu emekçileri, TÜİK İzmir Bölge Müdürlüğü önünde bir araya gelerek açıklanan verilere tepki gösterdi. KESK İzmir Şubeleri adına yapılan basın açıklamasını BES İzmir Şube Başkanı Deniz Çetin okudu. BASIN AÇIKLAMASINDA, TÜİK VERİLERİNİN GERÇEK HAYATLA ÖRTÜŞMEDİĞİ VURGULANARAK ŞU İFADELERE YER VERİLDİ: Gözümüzü iğneden ipliğe her şeye yapılan zam fırtınası ile açtığımız, bir yılı, 2025 yılını geride bıraktık. Yıllardır devam eden yoksullaştırma politikalarından 4 Milyon kamu emekçisi ve 2,5 milyon kamu emeklisi olarak bizler de payımıza düşeni aldık. 2025 yılı asgari ücretlisinden emeklisine, işçisinden kamu emekçisine emeği ile geçinen milyonlar için, bizler için adeta bir kâbus yılı oldu. Maaşlarımız her ay gittikçe erirken yoksulluğumuz günden güne arttı. Evet, 2025 yılını geride bıraktık. Ama sorunlarımız artarak devam ediyor. Ülkeyi yönetenler yıllardır çarşıda, pazarda, mutfakta yaşadığımız gerçek enflasyonun yarısına bile denk gelmeyen suni verileri resmi enflasyon olarak açıkladılar. Maaş artışlarımızı TÜİK’’in bu sahte verileri ile sınırladılar. Böylece bu ülkenin ezici çoğunluğunu oluşturan, bizleri, emeği ile geçim mücadelesi veren milyonları her geçen gün daha fazla yoksullaştırdılar, sefalete ittiler. İktidar temsilcileri, yandaş konfederasyon yönetimi ve Hakem Kurulundan oluşan Bermuda Şeytan Üçgeni “toplu sözleşme” adı altında her seferinde Merkez Bankası’nın hiçbir zaman tutmayan enflasyon tahminini esas aldı. Altışar aylık bu artışlar daha ilk bir, iki ayda TÜİK’in sahte enflasyonunun bile altında kaldı. Aylarca enflasyon farkı almak için bekledik. Altışar aylık periyotlarla hep aynı şeyi yaşamaya devam ettik. Böylece sadece son 2 yılda maaşlarımız yüzde 20 eridi. TÜİK bugün 2025 yılının son enflasyon verilerini açıkladı. TÜİK’e göre Aralık ayı enflasyonu yüzde 0,89 yıllık enflasyon yüzde 30,89 son altı aylık enflasyon yüzde 12,2 kira artışlarında esas alınan 12 aylık ortalama enflasyon ise yüzde 34,88 olmuştur. Bu ülkede yaşayan herkes biliyor ki bu verilerin yaşadığımız gerçek enflasyonla hiçbir alakası yoktur. Nitekim İstanbul Ticaret Odası (İTO) 4 gün önce yıllık enflasyon %37,68 olduğunu açıklamıştır. Bugün açıklanan Enflasyon Araştırma Grubu (ENAG) verilerine göre ise enflasyon aylık yüzde 2,11 yıllık ise yüzde 56,14 artmıştır. Şimdi buradan işçilere, emekçilere, emeklilere, tüm kamuoyuna soruyoruz: TÜİK’in enflasyonu mu yoksa sizin yaşadığınız hayat pahalılığı mı daha gerçekçi? Hükümet sözcüleri “enflasyon düştü” diyor. Peki, sizin enflasyonunuz düştü mü? Bugün açıklanan TÜİK verilerine göre: • Asgari ücret artışı TÜİK enflasyonun bile altında kalmıştır. Bilindiği üzere 2024 yılında resmi enflasyon %44,38 olarak açıklanmıştı. Buna rağmen 2025 yılı asgari ücretini bunun yaklaşık 15 puan altında %30 arttırdılar. TÜİK bugün 2025 yılı enflasyonun yüzde 30,89 olduğunu açıkladı. Ama asgari ücreti 10 gün önce %27 artırarak, açlık sınırının altında tuttular. TÜİK’in gerçekleşen enflasyon verileri dahi temel alınmış olsaydı bugün asgari ücretin 32 bin165 TL olması gerekiyordu. Dolayısıyla TÜİK’in sahte enflasyon verilerine göre bile her asgari ücretlinin aylık 4 bin 100 TL’sine yıllık ise 49 bin 200 TL’sine, yani yaklaşık 2 aylık ücretine el konulmuştur. • Kaybeden sadece asgari ücretliler değil, bu düzende hepimizin kayıpları artıyor. Örneğin bugün açıklanan TÜİK verilerine göre: SGK ve BAĞ-KUR emeklilerinin aylıkları 6 aylık enflasyon oranında, yani sadece yüzde 12,2 artacaktır. • Bu sahte verilere göre kamu emekçileri ve emeklileri olarak bizler için ise yüzde 6,85 enflasyon farkı doğmuştur. Bu farka Hakem Kurulu dayatması ile biten son “toplu sözleşmeye” göre yapılacak artışı da (yüzde11 artış ve taban maaşlarda bin TL artış) eklediğimizde maaşlarımız Ocak’tan itibaren ortalama sadece yüzde 20 artacaktır. Öte yandan ‘enflasyon farkı’ adı üzerinde geçtiğimiz altı ay yaşanan enflasyondan doğan farktır. Dolayısıyla kamu emekçileri ve emeklileri olarak 2026 yılına aslında ortalama yüzde 12,5 maaş zammı ile başlıyoruz. Buna karşın kira, ulaşım, gıda başta olmak üzere temel giderlerimizdeki artışlar maaş artışımızı katlamakta, dolayısıyla reel gelirimiz hızla buharlaşmaktadır. Bizler 2026 yılına maaşlarımızda ortalama yüzde %12,5 artış ile başlarken: • 1 Ocak’tan itibaren toplu taşıma ücretlerine %35, sağlıkta katılım paylarına, muayene ücretlerine %30, köprü ve otoyol geçiş ücretlerine ortalama %22, MTV ve damga vergisine %19 zam yapılmıştır. • Kontrat süresi dolanların kirası Ocak’tan itibaren yüzde 34,88 artacaktır. Bugün 55 Bin TL maaş alıp bunun 25 bin TL’sini kiraya veren bir kamu emekçisinin maaşı Ocak ayında 65 bin TL olacak. Ama kirası 33 bin 720 TL’ye çıkacak. Yani cebine giren maaş zammının neredeyse tamamı kiraya gidecek. • Bırakalım eti, süt ürünlerini, yumurtayı son bir yılda en düşük memur maaşı ile alınan ekmek sayısı bile azalmıştır. Bundan bir yıl önce en düşük memur maaşı ile tanesi 10 TL’den 4 bin 370 adet ekmek alınıyordu. Ekmek fiyatı 1 Ağustos’tan itibaren 15 TL’ye çıktı. Bugün açıklanan TÜİK enflasyon verilerine göre en düşük memur maaşı ile 4 bin adet ekmek alınacak. Bu durumda en düşük maaş alan memurun sofrasından aylık 370 adet, günlük 12 adet ekmek eksilecek. Üstelik ekmeğe zam kapıdadır. Ayrıca gelir vergisi adaletsizliği de derinleşmeye devam etmektedir. Maaşlarımızdan kaynakta kesilen Gelir Vergisi, Yeniden Değerleme Oranının 5 puan altında tutulmuştur. Dolayısıyla maaş artışımız yine cebimize girmeden buharlaşacaktır. • 10 yıl önce bugün bir adet çeyrek altın 175 TL’ydi. En düşük memur maaşı ile 17 adet çeyrek altın alınıyordu. Bugün çeyrek altının fiyatı 10 bin 500 TL. En düşük memur maaşı ile 6 adet çeyrek altın bile alınamıyor. Son 10 yılda en az 11 çeyrek altınımızı elimizden aldılar. Yıllardır büyüme nutukları attılar. Ama büyüyen sermaye, patronlar, yandaşlar oldu. Bizlerin ise yoksulluğu, sefaleti büyüdü. 2024 yılını ‘emekli yılı’ ilan etmişlerdi. Ama emeklileri kuru ekmeğe muhtaç hale getirdiler. On binlerce emekliyi ucuz otel köşelerinde, otogarlarda yaşamaya sürüklediler. 2025 yılını ‘aile yılı’ ilan ettiler. Ama milyonlarca aileyi açlığa mahkûm ettiler. Çağdaş dünya ülkelerinde asgari ücret hesabında, işçinin ailesinin giderleri de temel alınıyor. Ama 2025 yılını ‘aile yılı’ ilan edenler asgari ücreti belirlerken işçinin tek başına temel giderlerini dahi yok saymıştır. Her iki işçiden birinin aldığı asgari ücret tarihimizde ilk defa Kasım ayı açlık sınırının dahi altında kalmıştır. 2026 yılını ise emeği ile geçinen tüm kesimler için bir yıkım yılına çevirmek istiyorlar. ‘Sefalete, köleliğe alışın’ diyorlar. Bizlerin ücretlerini, maaşlarını sefalet düzeyinde arttırırken hep aynı şeyi söylediler. ‘Kaynak yok’ dediler. Oysa bu ülkenin işçisine, asgari ücretlisine, emeklisine, kamu emekçisine insanca yaşam koşulları sunmak için yeterince kaynağı vardır. Ama bu kaynaklar çalışanlara, yoksullaştırılan halka değil bir avuç asalağa faiz, teşvik, hazine garantisi olarak aktarılıyor. Bunu 2026 bütçesinde bir kez daha gördük. • 2026’da her 1 dakikada tam 186 asgari ücret faiz olarak yabancı ve yerli sermayeye gidecek. • Her 1 dakikada tam 145 asgari ücret ‘savunma ve güvenlik’ adı altında silahlanmaya aktarılacak. • Her 1 dakikada tam 50 asgari ücret sermayeye, patronlara teşvik olarak akacak. • Her 1 dakikada tam 19 asgari ücret, köprü, otoyol, şehir hastanesi müteahhitlerinin cebine Hazine garantisi olarak girecek. • Saray dakikada 1,5 asgari ücret harcayacak. Tüm bunlar yükü bizlere yıkılan vergilerden karşılanacak. Bizler KESK’e bağlı sendikaların üyeleri olarak buradan haykırıyoruz. Bu kölelik düzenine, sefalete alışmadık. Alışmayacağız. Çünkü bizler biliyoruz ki alışmak kanıksamaktır, kabullenmektir. Bugün açıklanan TÜİK verileri ile de ortaya çıkmıştır ki Ağustos ayında Hakem Kurulu dayatması ile biten toplu sözleşme hükümsüz hale gelmiştir. Toplu sözleşmenin gerçek bir toplu sözleşme olacak şekilde yenilenmesi ve bu dönem içerisinde hak kayıplarımızın daha da büyümemesi için maaşlarımızda ek zam yapılmalıdır. Aksi durum kamu emekçilerini açlık sınırına yaklaşması anlamına gelir. Bizlere her geçen gün daha fazla yoksulluk ve güvencesizlik dayatan bu düzeni kabul etmiyoruz. Bunun bir adımı olarak 14 Ocak Çarşamba günü tüm yurtta üretimden gelen gücümüzü kullanacak, iş bırakacağız. Bunun için tüm konfederasyonları, sendikaları, kamu emekçilerini; • En düşük kamu emekçisi maaşının yoksulluk sınırı üzerine çıkarıldığı; • İnsanca yaşamaya yetecek bir ücret, • Güvenceli istihdam- güvenli gelecek, • Demokratik- adil bir çalışma yaşamı, • Halktan yana bir kamu hizmeti, • Grev hakkımızın önündeki engellerin kaldırıldığı Gerçek Bir Toplu Pazarlık Sistemi İçin birlikte mücadele etmeye, omuz omuza vermeye, 14 Ocak’ta hizmet üretiminden gelen gücümüzü kullanmaya çağırıyoruz. Çağrımız sadece kamu emekçilerine değil, bu sömürü düzenin çarkları altında ezilen herkesedir. Hepimizi sefalette eşitlemeyi hedefleyenlere artık yeter demenin vakti çoktan gelmiştir. Gelin yıllardır hepimize kaybettiren bu yoksulluk ve sefalet düzenine karşı insanca yaşayacak ücret, güvenceli iş, güvenli gelecek için omuz omuza verelim. Yürütme Kurulu

EMEKLİ OCAK ZAMMI NETLEŞİYOR: BEKLENEN ORAN BELLİ OLDU Haber

EMEKLİ OCAK ZAMMI NETLEŞİYOR: BEKLENEN ORAN BELLİ OLDU

2026 Ocak döneminde yapılacak emekli zammı için kritik veriler büyük ölçüde belli oldu. Aralık ayı enflasyonunun açıklanmasıyla birlikte tüm hesaplar tamamlanacak. Enflasyonun aralıkta yüzde 1 artması ihtimali üzerinden en düşük emekli aylığının hangi seviyeye çıkacağı hesaplanıyor. Türkiye İstatistik Kurumu’nun son duyurduğu rakamlara göre kasım ayında TÜFE aylık yüzde 0,87, yıllık ise yüzde 31,07 olarak kayıtlara geçti. Böylece temmuzdan bu yana oluşan beş aylık enflasyon yüzde 11,20'ye ulaştı. SSK VE BAĞ-KUR EMEKLİLERİNDE GÜNCEL DURUM SSK ve Bağ-Kur emeklileri her altı ayda bir enflasyon oranında zam alıyor. Yılın ilk yarısındaki zam yüzde 16,67 olmuştu. Temmuz–kasım döneminde ise kümülatif artış yüzde 11,20’ye çıktı. Aralık ayı enflasyonu yüzde 1 olarak gelirse, emeklilerin alacağı zam oranı yüzde 12,31'e yükselecek. Halen 16.881 TL olan en düşük SSK ve Bağ-Kur emekli aylığının, bu senaryoya göre 18.959 TL seviyesine çıkması öngörülüyor. MEMUR EMEKLİLERİNİN ZAM HESABI Memur emeklileri ise toplu sözleşme zammı + enflasyon farkıyla maaş artışı alıyor. Temmuz ayında yüzde 15,6 zam yapılmış, bunun yüzde 5’i toplu sözleşme gereği uygulanmıştı. Beş aylık veriler ışığında memur emeklileri için enflasyon farkı yüzde 5,9 oldu. Ocak 2026 toplu sözleşme zammı yüzde 11 olarak belirlendiği için şimdiden toplam artış yüzde 17,55’e ulaştı. Aralık verisinin yüzde 1 gelmesi halinde zam oranı yüzde 18,73’e çıkacak. Temmuz ayında 22.671 TL’ye yükseltilen en düşük memur emekli aylığının, enflasyon yılı yüzde 31’de kapatırsa 26.916 TL’ye ulaşması, buna toplu sözleşme gereği 1.000 TL eklenmesiyle toplamda 27.916 TL’ye çıkması bekleniyor. KESİN ZAM TARİHİ TÜİK'in aralık ayı enflasyonunu 5 Ocak 2026’da açıklamasıyla tüm emekli gruplarının yeni maaşları netlik kazanacak.

MİLYONLARCA MEMUR VE EMEKLİYİ BEKLEYEN ZAM ORTAYA ÇIKTI Haber

MİLYONLARCA MEMUR VE EMEKLİYİ BEKLEYEN ZAM ORTAYA ÇIKTI

Emekliyi ve memuru ilgilendiren bu tahmin gerçekleşirse yıllık enflasyonun %31,65 seviyesine gerilemesi bekleniyor. SSK VE BAĞ-KUR EMEKLİSİNE YÜZDE 11,69 ZAM GELEBİLİR Temmuz–Ekim dönemi verilerine göre emeklilerin garantilediği zam %10,25. Kasım verisi de beklendiği gibi çıkarsa bu oran %11,69’a yükselecek. Zam, 6 aylık enflasyon verisiyle netleşecek. MEMUR VE MEMUR EMEKLİSİ ZAMMI: YÜZDE 18,07’YE DOĞRU Memurlar için; Toplu sözleşme zammı: %11 Enflasyon farkı dahil toplam: Şimdilik %16,56 Kasım verisi beklendiği gibi olursa: %18,07’ye ulaşacak Zam oranı Ocak 2026 itibarıyla maaşlara yansıyacak. EN DÜŞÜK EMEKLİ MAAŞI NE KADAR OLACAK? Şu anki en düşük emekli maaşı: 16.881 TL Ancak kök maaşı düşük olan emekliler, zam oranı artsa bile bu taban maaşın altında kalacağı için aynı miktarı almaya devam edecek. Bu nedenle hükümetin taban maaş için ilave iyileştirme yapması bekleniyor. EN DÜŞÜK MEMUR MAAŞI NE KADAR OLABİLİR? Şu anki en düşük memur maaşı: Yaklaşık 32.860 TL %18,07 zam gelirse: ???? 32.860 TL x 1,1807 = Yaklaşık 38.750 TL Memur emeklisi maaşı ise benzer oranda artışla yaklaşık 14.740 TL → 17.400 TL civarına yükselebilir. GÖZLER 3 ARALIK’TA AÇIKLANACAK KASIM ENFLASYONUNDA Kesin zam oranları, aralık ayı enflasyonunun açıklanmasıyla birlikte netleşecek. 2026 Ocak itibarıyla tüm maaşlara yansıyacak yeni oranlar için son viraja girildi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.