#Trafik Kazası

- Trafik Kazası haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Trafik Kazası haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

ÜSKÜDAR BELEDİYE BAŞKANVEKİLİ GÜLTEKİN HAYATINI KAYBETTİ Haber

ÜSKÜDAR BELEDİYE BAŞKANVEKİLİ GÜLTEKİN HAYATINI KAYBETTİ

Anadolu Otoyolu'nun Düzce geçişinde meydana gelen trafik kazasının ardından kalp krizi geçirerek hayatını kaybeden Üsküdar Belediye Başkanvekili Dündar Ziya Gültekin'in cenazesi, Düzce'deki işlemlerin tamamlanmasının ardından İstanbul'a gönderildi. Gültekin'in vefatının ardından çok sayıda protokol üyesi hastaneye gelerek taziyelerini iletti. Anadolu Otoyolu'nun Düzce geçişinde meydana gelen zincirleme trafik kazasında yaralanan ve kazanın ardından kalp krizi geçiren Üsküdar Belediye Başkanvekili Dündar Ziya Gültekin, kaldırıldığı Düzce'deki özel hastanede yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamayarak hayatını kaybetti. PROTOKOL ÜYELERİ HASTANEYE AKIN ETTİ Gültekin'in vefat haberinin ardından Düzce'de çok sayıda protokol üyesi hastaneye gelerek taziyelerini iletti. AK Parti Düzce İl Başkanı Hasan Şengüloğlu, hastanede taziyeleri kabul etti. Düzce Cumhuriyet Başsavcısı Muhammet Emin Ünalan, Düzce Valisi Mehmet Makas, Düzce İl Emniyet Müdürü İbrahim Ergüder, Yeni Parti Düzce Milletvekili Tahir Özcan ve Türkiye Kick Boks Federasyonu Asbaşkanı Tarık Şebik de hastaneye gelerek başsağlığı dileklerinde bulundu. Acı haberi alarak hastaneye gelen Gültekin'in eşi de burada taziyeleri kabul etti. CENAZE İSTANBUL'A GÖNDERİLDİ Hayatını kaybeden Dündar Ziya Gültekin'in cenazesi, hastanedeki işlemlerin ardından Düzce Gasilhanesi'ne götürüldü. Burada gerçekleştirilen yıkama ve hazırlık işlemlerinin tamamlanmasının ardından Gültekin'in naaşı İstanbul'a gönderildi. Üsküdar Belediye Başkanvekili Dündar Ziya Gültekin'in cenaze töreninin, İstanbul'da öğle namazının ardından gerçekleştirilmesi ve Karacaahmet Mezarlığı'nda son yolculuğuna uğurlanması planlanıyor.

İĞNE YAPARAK ÖLDÜRÜLEN HASTANIN DAVASINDA HEMŞİREYE MÜEBBET Haber

İĞNE YAPARAK ÖLDÜRÜLEN HASTANIN DAVASINDA HEMŞİREYE MÜEBBET

Gaziantep'te trafik kazasının ardından tedavi gördüğü özel hastanede hayatını kaybeden Baysal'ın ölümüne ilişkin davada mahkeme, hemşire Aslı E'yi "olası kastla öldürme" suçundan müebbet, hemşire Mustafa Ç'yi ise aynı suçtan 25 yıl hapis cezasına çarptırdı. Gaziantep'te 3 yıl önce geçirdiği trafik kazasının ardından Özel Bossan Hastanesi'nde tedavi altına alınan Abdurrezzak Baysal'ın ölümüne ilişkin hastane çalışanlarının yargılandığı davanın karar duruşması, Gaziantep 3. Ağır Ceza Mahkemesinde görüldü. Duruşmaya Baysal'ın ailesi ile taraf avukatları katıldı. Aile, sorumluların en ağır şekilde cezalandırılmasını talep etti. SAVCI "OLASI KASTLA ÖLDÜRME" SUÇUNDAN CEZA İSTEDİ Cumhuriyet savcısı esas hakkındaki mütalaasında, sanıkların "olası kastla öldürme" suçundan cezalandırılmasını ve haklarında tutuklama kararı verilmesini talep etti. Tarafların beyanlarının ardından mahkeme heyeti kararını açıkladı. Heyet, hemşire Aslı E'yi "olası kastla öldürme" suçundan müebbet hapis cezasına çarptırdı. Diğer sanık hemşire Mustafa Ç. hakkında ise aynı suçtan 25 yıl hapis cezası verildi. BAŞKA HASTAYA AİT İLACIN ENJEKTE EDİLDİĞİ İDDİA EDİLMİŞTİ Dosyaya konu olay, Gaziantep'teki Özel Bossan Hastanesi'nde meydana geldi. İddiaya göre, trafik kazası geçiren Baysal, bilinci açık şekilde hastaneye kaldırıldı. Dizinden yaralandığı ve ayağına platin takıldığı belirtilen Baysal, daha sonra yoğun bakım ünitesinde takip altına alındı. Baysal'ın yakınlarının da tedavi sürecinde kendisini düzenli olarak ziyaret ettiği belirtildi. Dosyadaki iddialara göre Baysal ile bir hemşire arasında tartışma yaşandı. Tartışmanın ardından Baysal'a, başka bir hastaya ait olduğu ve kas gevşetici içerdiği öne sürülen bir ilaç enjekte edildi. Baysal daha sonra hayatını kaybetti. TANIKLAR ÖNCEKİ DURUŞMALARDA DİNLENDİ Davanın önceki duruşmalarında dinlenen bazı tanıklar, Baysal'ın kendisine şırıngayla ilaç verilmesinin ardından yaşamını yitirdiğini ileri sürdü. Yargılama sonunda mahkeme, Aslı E. ve Mustafa Ç'nin eylemlerini "olası kastla öldürme" kapsamında değerlendirerek cezalandırılmalarına hükmetti.

İZMİR'İN İKİZ İTFAİYECİLERİ 33 YILDIR AYNI MESLEKTE GÖREV YAPIYOR Haber

İZMİR'İN İKİZ İTFAİYECİLERİ 33 YILDIR AYNI MESLEKTE GÖREV YAPIYOR

İzmir Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Dairesi Başkanlığında görev yapan tek yumurta ikiz'leri Ahmet ve Mehmet Berber, 33 yıldır aynı mesleği sürdürüyor. Aynı gün doğan, aynı gün itfaiyeci olan ve aynı gün evlenen 56 yaşındaki kardeşler, meslek hayatları boyunca çok sayıda yangın, kaza ve kurtarma operasyonunda görev aldı. Her yıl 25 Eylül-1 Ekim tarihlerinde kutlanan İtfaiye Haftası dolayısıyla, İzmir Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Dairesi Başkanlığında görev yapan ikiz kardeşler Ahmet ve Mehmet Berber'in 33 yıllık meslek yaşamı dikkati çekiyor. Dört çocuklu bir ailenin tek yumurta ikizleri olan kardeşlerin birlikteliği yalnızca meslek yaşamlarıyla sınırlı kalmadı. Aynı gün kız istemeye giden, nişanlanan ve düğün yapan kardeşler, yan yana evlerde yaşamlarını sürdürüyor. Kıyafetlerinden evlerindeki eşyalara, kullandıkları araçlardan alışveriş tercihlerine kadar hayatlarının birçok noktasında benzer seçimler yapan kardeşler, uzun yıllardır İzmir'in farklı bölgelerinde itfaiyeci olarak görev yapıyor. ❝BİR DAHA DÜNYAYA GELSEM YİNE İTFAİYECİ OLURUM❞ Tekeli Organize Sanayi Bölgesi'nde itfaiye çavuşu olarak görev yapan Ahmet Berber, 33 yıllık meslek yaşamının tamamını itfaiyede geçirdiğini söyledi. Evli ve iki kız çocuğu babası Berber, itfaiyeciliğin kendisi için bir meslekten öte yaşam biçimine dönüştüğünü belirterek, ❝İtfaiye bizim evimiz oldu. Burada büyüdük. Göreve başladığımızda çok gençtik. Hayatımızın büyük bölümü burada geçti. İtfaiye benim için yaşam tarzı, yaşam biçimi. Biz bu mesleğimizi yaparken evlendik, çocuklarımızı yetiştirdik, okuttuk. Bir daha dünyaya gelsem yine itfaiyeci olurum.❞ dedi. UNUTAMADIĞI OLAYI ANLATTI Meslek hayatı boyunca çok sayıda yangın, trafik kazası ve kurtarma operasyonunda görev alan Berber, hafızasında yer eden olaylardan birinin Tire'de meydana gelen trafik kazası olduğunu anlattı. Berber, ❝Tire'de bir trafik kazasında ikiz kardeşlerin cesedini çıkardık. O göreve de itfaiyede çalışan iki ayrı ikiz kardeşle gitmiştik.❞ diye konuştu. ❝MEHMET'LE HİÇ AYRI GEZMEDİK❞ İkiz kardeşi Mehmet Berber ile yaşamlarının büyük bölümünü birlikte geçirdiklerini ifade eden Ahmet Berber, iş yaşamının yanı sıra özel hayatlarında da benzer tercihler yaptıklarını söyledi. Berber, ❝Biz Mehmet'le hiç ayrı gezmedik. İşe beraber gittik, düğünü beraber yaptık. Eşlerimizi istemeye aynı gün gittik. Evimizdeki eşyalara, giydiğimiz elbiseye varıncaya kadar her şeyimiz aynıydı. Sivil hayatımızda da yaptığımız işler aynıydı.❞ ifadelerini kullandı. Kendilerini zaman zaman çocuklarının ve torunlarının dahi karıştırdığını anlatan Berber, bu duruma yıllar içinde alıştıklarını belirtti. ÇOCUKLARININ MESLEK TERCİHLERİ DE BENZER OLDU İkiz kardeşlerin benzer yaşamlarının çocuklarının eğitim ve meslek tercihlerine de yansıdığını ifade eden Ahmet Berber, iki kızının da diş hekimliği eğitimi aldığını söyledi. Kardeşi Mehmet Berber'in iki oğlunun da veteriner hekimliği eğitimi aldığını aktaran Berber, ❝Biz aynı mesleği yapınca çocuklarımız da bizi rol model olarak gördü. Bizim onların üzerinde güzel etkimiz var. Biz mutluyuz.❞ dedi. GENÇ İTFAİYECİLERE ❝İŞİNİZE KÜSMEYİN❞ TAVSİYESİ Meslek yaşamında disipline önem verdiğini vurgulayan Ahmet Berber, genç meslektaşlarına işlerine sahip çıkmaları tavsiyesinde bulundu. Berber, ❝Mesleğimi hakkıyla yaptım. Meslek hayatıma baktığım zaman 'Bunu böyle yapsaydım, iyi olurdu' demedim. İşim konusunda çok disiplinliyim.❞ diye konuştu. İtfaiyeciliğin zaman zaman zorluklar barındırdığını belirten Berber, ❝İşimi seviyorum. Olumsuzluklar yaşayabilirsin ama işine küsme. Kişiye küsebilirsin, daralabilirsin ama işine kesinlikle küsme. İşine sahip çık. Kutsal bir iş yapıyorsun.❞ ifadelerini kullandı. ❝İNSANLARIN KAÇTIĞI YERDE SİZ İÇERİYE GİRİYORSUNUZ❞ Ödemiş İtfaiye Grubu'nda itfaiye çavuşu olarak görev yapan Mehmet Berber de 33 yıldır İzmir Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Dairesi Başkanlığı bünyesinde çalışıyor. Evli, iki oğlu ve torunu bulunan Berber, mesleğin yüksek sorumluluk ve özveri gerektirdiğini belirterek, ❝İtfaiyeciliği çok sevmeniz lazım. Bu parayla yapılacak bir iş değil. İnsanların kaçtığı yerde siz içeriye giriyorsunuz. Severek yapmadığınız zaman yapamazsınız. Heyecanlı, hızlı, riskli bir iş.❞ dedi. İtfaiyeciliğin dışarıdan göründüğünden daha zor olduğunu ifade eden Berber, yangınların yanı sıra ölümlü kazalar ve farklı kurtarma vakalarıyla karşılaştıklarını anlattı. Berber, ❝Bir yangına giriyorsunuz, üç saat, beş saat çalışıyorsunuz. Geri geliyorsunuz veya yolda başka bir yangına gidiyorsunuz. Bazen iki gün evde dinlenemiyorsunuz.❞ diye konuştu. Tüm zorluklarına rağmen mesleğini severek yaptığını dile getiren Berber, yeniden tercih yapması durumunda yine itfaiyeci olacağını söyledi. ❝KARDEŞİMLE ÇALIŞMAK KEYİFLİ❞ İkiziyle aynı meslekte görev yapmanın kendisi için özel bir anlam taşıdığını anlatan Mehmet Berber, itfaiyecilikte olay yerinde hızlı ve doğru karar vermenin önemine dikkati çekti. Berber, ❝Kardeşimle çalışmak keyifli. İtfaiyeciliğin kitabı yok. Mutlaka belli kuralları var ama bazen olay yerinde karar verirsiniz. Verdiğiniz kararı uygularsınız.❞ dedi. 56 YILDIR BİRBİRLERİYLE KARIŞTIRILIYORLAR Farklı itfaiye gruplarında görev yapmalarına rağmen kardeşiyle sık sık karıştırıldıklarını anlatan Mehmet Berber, bu durumu artık eğlenceli karşıladıklarını söyledi. Berber, ❝Çok karıştırılıyoruz. Birbirimizi tanımayan bazı meslektaşlarımız gelip sarılıyor ama bozuntuya vermiyoruz. İsimlerimizi de karıştırıyorlar. Artık biri bana Mehmet de Ahmet de dese fark etmiyor. Gülüyoruz, eğleniyoruz. Biz ikimiz de büyüğüz. Küçük yok bizde.❞ ifadelerini kullandı. Benzerliklerinin aile içinde de karışıklıklara neden olduğunu aktaran Berber, babalarının kendilerine isimleri yerine "oğlum" diye seslendiğini söyledi. Yeğeninin de bir defasında kendisini babası zannederek konuşmaya başladığını anlatan Berber, ❝Kardeşimin kızı bir gün bana gelip 'Baba sana bir şey söylemem lazım' dedi. Oturduk, sohbet ettik. Sonra 'Amcam, bunu artık babana söyle' dedim. Ayırt edilemediğimiz çok oluyor.❞ dedi. Mehmet Berber, kardeşiyle aralarındaki bağı ise ❝Kardeşimi de mesleğimi de çok seviyorum. Ne olursa olsun, bir şey alırken iki tane alıyorum.❞ sözleriyle anlattı. MESLEKTAŞLARI BURLARINDAKİ BENLERDEN AYIRIYOR Kardeşleri uzun yıllardır tanıyan Güney Bölge Amiri Kaptan da özellikle gençlik yıllarında ikisini birbirinden ayırmanın oldukça güç olduğunu belirtti. Kaptan, ❝Berber kardeşleri ayırt etmeye imkan yoktu. Çok benziyorlar, gençlik yıllarında daha da çok benziyorlardı.❞ dedi. Yıllar içinde kardeşleri ayırt etmenin yöntemini bulduğunu anlatan Kaptan, ❝Ben onları burunlarındaki benlerden ayırt ediyorum. Çünkü konuşmaları, tarzları da aynı. Küçük fiziksel özelliklerini fark etmezseniz ayırmak zor. Uzun yılların ardından artık ayırt etmeyi başardık.❞ diye konuştu.

İZMİR İTFAİYESİNDEN TEMMUZDA 4 BİN 316 OLAYA MÜDAHALE Haber

İZMİR İTFAİYESİNDEN TEMMUZDA 4 BİN 316 OLAYA MÜDAHALE

İzmir Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Daire Başkanlığı ekipleri, temmuz ayında kent genelinde 4 bin 316 olaya müdahale etti. Çalışmalarda 295 kişi sağ olarak kurtarılırken, yangın ihbarlarına ortalama ulaşım süresi 6 dakika 15 saniye olarak gerçekleşti. İzmir Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Daire Başkanlığı, 2026 yılı temmuz ayına ilişkin müdahale verilerini açıkladı. İl genelindeki 64 istasyonda 1605 personel, 284 araç ve 601 yangın tankeriyle hizmet veren itfaiye ekiplerine temmuz boyunca 15 bin 92 ihbar ulaştı. Ekipler, bir aylık dönemde toplam 4 bin 316 olaya müdahale ederken, çalışmalar kapsamında 295 kişi sağ olarak kurtarıldı. 2 BİN 336 YANGINA MÜDAHALE EDİLDİ Temmuz ayındaki müdahalelerin 2 bin 336'sını yangınlar oluşturdu. İtfaiye ekipleri ayrıca trafik kazası ve intihar gibi olayların da yer aldığı 426 AKS kurtarma vakasına, 620 hayvan kurtarma olayına ve 3 su baskınına müdahalede bulundu. Kent merkezi ve kırsal bölgelerde görev yapan ekiplerin yangın ihbarlarına ortalama 6 dakika 15 saniyede ulaştığı bildirildi. BİN 99 KİŞİYE EĞİTİM VERİLDİ İzmir İtfaiyesi, yangın ve kurtarma çalışmalarının yanı sıra önleyici faaliyet, eğitim ve denetim çalışmalarını da sürdürdü. Vatandaşların olağanüstü durumlarda doğru şekilde hareket edebilmesi ve afetlere karşı bilinçlendirilmesi amacıyla temmuz ayında bin 99 kişiye eğitim verildi. Ekipler aynı dönemde yangın güvenliğine yönelik 417 denetim gerçekleştirdi.

UMUT'U HAYATTAN KOPARAN SÜRÜCÜ TAM KUSURLU Haber

UMUT'U HAYATTAN KOPARAN SÜRÜCÜ TAM KUSURLU

İzmir'de geçen yıl Balçova Viyadüğü'nde meydana gelen ve 10 yaşındaki ilkokul öğrencisi Umut Erol Çetin'in yaşamını yitirdiği trafik kazasına ilişkin bilirkişi raporu dava dosyasına girdi. Raporda, kamyonet sürücüsünün kazada "asli ve tam kusurlu" olduğu belirtilirken, otomobili kullanan anne Medine Çetin'e herhangi bir kusur yüklenmedi. Kaza, 20 Mayıs 2025'te saat 22.45 sıralarında Balçova Viyadüğü çevre yolunda meydana geldi. Piknik dönüşü Buca'daki evlerine gitmekte olan Medine Çetin'in kullandığı otomobile, aynı yönde seyreden Dursun Tekgöz yönetimindeki kamyonet arkadan çarptı. Çarpmanın etkisiyle hurdaya dönen otomobilde anne ve baba ile dört çocuk yaralandı. Yaralılardan Buca Hüseyin Avni Ateşoğlu İlkokulu 4. sınıf öğrencisi 10 yaşındaki Umut Erol Çetin, kaldırıldığı hastanede tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı. Mezuniyetine günler kala yaşamını yitiren Umut'un ölümü büyük üzüntüye neden oldu. Kazanın ardından tutuklanan kamyonet sürücüsü Dursun Tekgöz hakkında, "taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olma" suçundan 3 yıldan 15 yıla kadar hapis istemiyle dava açıldı. Sanık, davanın ikinci duruşmasında adli kontrol şartıyla tahliye edildi. BİLİRKİŞİ: HIZINI YOL ŞARTLARINA UYDURMADI Mahkemeye sunulan bilirkişi raporunda, kamyonet sürücüsü Dursun Tekgöz'ün gece saatlerinde seyir halindeyken dikkat ve özen yükümlülüğünü yerine getirmediği belirtildi. Raporda, sürücünün hızını yol ve hava şartlarına göre ayarlamadığı, viraj ve viyadük geçişlerinde gerekli yavaşlamayı yapmadığı, önündeki aracı güvenli takip mesafesiyle izlemediği ve dikkatini yeterince yola vermediği ifade edildi. Kamyonetin sağ ön kısmıyla, aynı şeritte ilerleyen Çetin ailesinin otomobiline sol arka bölümünden çarpması sonucu kazanın meydana geldiği belirtilen raporda, Dursun Tekgöz'ün asli ve tam kusurlu, anne Medine Çetin'in ise kusursuz olduğu tespit edildi. Mahkeme heyeti, dosyadaki eksikliklerin giderilmesi amacıyla duruşmayı 17 Eylül tarihine erteledi. ANNE: "BU BİR TRAFİK KAZASI DEĞİL, KATLİAM" Oğlunu kaybeden anne Medine Çetin, sanığın yalnızca 8 ay tutuklu kaldığını belirterek karara tepki gösterdi. Çetin, "Bilirkişi raporunda suçlu olduğu açıkça belirtilmesine rağmen sadece 8 ay tutuklu kaldı. Bu bence bir trafik kazası değil, bir katliam. Bunun kaza olarak değerlendirilmesini istemiyorum. Adaletin yerini bulmasını istiyorum. Benim oğlum geri gelmeyecek ama en azından içimiz bir nebze olsun rahatlasın" dedi. Kaza anını gözyaşları içinde anlatan anne Çetin, "Aracın kapısını kırıp diğer çocuklarımı çıkardım ama Umut'u çıkaramadım. İki koltuk arasına sıkışmıştı. Nefes alıyordu ama gözleri kapalıydı. Doktor 'Her şeyi yaptık ama kurtaramadık' dediğinde benim dünyam yıkıldı. O gün benim için kıyametin koptuğu gündü" ifadelerini kullandı. Baba Eren Çetin de sanığın hak ettiği cezayı almasını ve adaletin sağlanmasını beklediklerini söyledi. "SANIĞIN YENİDEN TUTUKLANMASINI TALEP ETTİK" Ailenin avukatı Merve Korçak ise bilirkişi raporunun müvekkillerinin kusursuz olduğunu ortaya koyduğunu belirterek, tüm delillerin mahkeme tarafından titizlikle değerlendirilmesini istediklerini söyledi. Korçak, "Bu dosya yalnızca bir trafik kazası dosyası değil, dikkatsizliğin yol açtığı büyük bir acının göstergesidir. Sanığın tahliyesini kabul etmiyoruz. Mahkemeye yeniden tutuklanması yönünde talepte bulunduk. Temennimiz, adaletin herkesin vicdanını rahatlatacak şekilde tecelli etmesidir" dedi.

ISPARTA VALİLİĞİNDEN FECİ KAZA AÇIKLAMASI: 4 ÖLÜ, 26 YARALI Haber

ISPARTA VALİLİĞİNDEN FECİ KAZA AÇIKLAMASI: 4 ÖLÜ, 26 YARALI

Isparta'nın Gelendost ilçesinde meydana gelen trafik kazasında bir midibüsün devrilmesi sonucu 4 kişi hayatını kaybetti, 5'i ağır olmak üzere 26 kişi yaralandı. Kaza'ya ilişkin açıklama Isparta Valiliği'nden geldi. Isparta'nın Gelendost ilçesine bağlı Bağıllı köyü yakınlarında meydana gelen trafik kazası faciayla sonuçlandı. Isparta Valiliği tarafından yapılan açıklamada, D330 Karayolu üzerinde seyir halindeki midibüsün sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu yol kenarındaki bahçeye devrildiği belirtildi. Valilik açıklamasına göre, saat 18.50 sıralarında meydana gelen kazada araçta bulunan 30 yolcudan 4'ü olay yerinde yaşamını yitirdi. Kazada yaralanan 26 kişiden 5'inin durumunun ağır olduğu bildirildi. YARALILAR HASTANELERE SEVK EDİLDİ Kazada yaralanan vatandaşlar, olay yerine sevk edilen sağlık ekiplerinin ilk müdahalesinin ardından Gelendost, Yalvaç ve Eğirdir'deki hastanelere kaldırılarak tedavi altına alındı. EKİPLER SEFERBER OLDU Kazanın ihbar edilmesinin ardından bölgeye sağlık, jandarma, polis, AFAD ve itfaiye ekipleri yönlendirildi. Ekiplerin olay yerinde kurtarma ve ilk müdahale çalışmalarını kısa sürede gerçekleştirdiği belirtildi. Isparta Valiliği açıklamasında, hayatını kaybeden vatandaşlara Allah'tan rahmet, yakınlarına başsağlığı ve sabır dilenirken, yaralılara acil şifa temennisinde bulunuldu. Kazayla ilgili inceleme başlatıldı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.