#Turist

- Turist haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Turist haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

ULUDAĞ'DA OTELLER DOLULUK YÜZDE 95'İ AŞTI Haber

ULUDAĞ'DA OTELLER DOLULUK YÜZDE 95'İ AŞTI

Uludağ'da kar kalınlığı istenilen seviyeye ulaşırken, otellerdeki doluluk oranları şimdiden yüzde 95’i aşmış durumda. Bursa’nın beyaz incisi, yeni yılı karşılamak için hem yerli hem de yabancı turistlerin bir numaralı tercihi oldu. Yeni yıl tatilinin hafta içine denk gelmesine rağmen Uludağ’daki tesisler, haftalar öncesinden doldu. Otel işletmecileri, özellikle Orta Doğu ve Avrupa’dan gelen yabancı turist sayısında geçtiğimiz yıla oranla yüze 15’lik bir artış olduğunu belirtiyor. Bir gecelik eğlencenin bedeli 20 bin TL'den başlıyor Uludağ’da yılbaşı gala programları dahil bir gecelik kişi başı konaklama ücretleri ortalama 20 bin TL seviyelerinden başlıyor. Lüks otellerde ise 4 kişilik bir ailenin 3 günlük tatil maliyeti 85-90 bin TL bandına kadar yükseliyor. Sektör temsilcileri, fiyatlardaki artışın maliyetler ve yüksek talep kaynaklı olduğunu vurguluyor. Kar sevinci ve kayak pistleri Meteorolojiden gelen kar yağışı müjdesi, kayak tutkunlarını sevindirdi. Pistlerdeki kar kalınlığı kayak yapmaya uygun hale gelirken, oteller yapay karlama makinelerini de hazırda tutuyor. Yılbaşı gecesi zirvede yoğun bir kar yağışı beklenmesi, "kartpostallık" bir yeni yıl hayali kuranları şimdiden heyecanlandırmış durumda. Ulaşım ve güvenlik alarmı Bursa İl Jandarma Komutanlığı ve trafik ekipleri, Uludağ yolunda önlemlerini artırdı. Karayolları ekipleri 24 saat esasına göre yolu açık tutmak için çalışırken, zincirsiz araçların zirveye çıkışına izin verilmeyeceği hatırlatıldı. Ayrıca Teleferik A.Ş., yılbaşı gecesi yaşanacak yoğunluk nedeniyle ek seferler düzenleneceğini duyurdu. Uludağ’a olan ilgiden memnun olan otel yetkilileri; "Uludağ sadece Bursa'nın değil, Türkiye'nin vitrini. Bu yıl talepler bizi çok mutlu etti. Misafirlerimize hem güvenli hem de unutulmaz bir kar festivali tadında yılbaşı yaşatmak için tüm hazırlıklarımızı tamamladık." dedi.

BURSA'DA 400 YILLIK HANDA KAVURMA KEYFİNE ÇAĞ DÖNER EKLENDİ Haber

BURSA'DA 400 YILLIK HANDA KAVURMA KEYFİNE ÇAĞ DÖNER EKLENDİ

Bursa'nın Büyükorhan ilçesinde yaklaşık 400 yıl önce yapıldığı tahmin edilen Tahıl Hanı'nda yıllardır yapılan kavurmanın yanına tarihinde ilk kez cağ döner de geldi. Bursa'nın dağ ilçelerinden olan 10 binden fazla nüfusa sahip Büyükorhan'da yüzyıllardır süregelen "Cuma Pazarı", canlı hayvan pazarı ve Tahıl Hanı'yla bölgenin ticaret merkezi olarak faaliyet gösteriyor. Canlı hayvan pazarına hayvanlarını ve hububatlarını satmak için getirenlerin ya da almak için gelenlerin buluştuğu Cuma Pazarı, yıllarca kavurma lokantalarıyla hizmet verdi. Bugün de odun ateşinde kuzu ve oğlak eti kavurması yaparak geleneğin yaşatıldığı ahşap Tahıl Hanı'na gelenler, bölgenin merasında yetişen hayvanların doğal etiyle yapılan yemeklerden yeme imkanı bulabiliyor. Lokantalarda yıllardır kuzu etinden kavurma ve ciğer tüketiliyor. Büyükorhan'da hayvancılık yapan bir aile, farklı olması için Tahıl Hanı'nda ilk kez cağ döner yapmaya başladı. Kıpçak Türklerine ait bin yıllık bir kültür olan cağ kebabı, dağ yöresinde yetiştirilen merada beslenen kuzuların etlerinden yapılarak servis ediliyor. Handa bulunan 8 lokantadan birinin sahibi Ali Özkan, uzun yıllardır bu handa hububattan canlı hayvana birçok ürünün alınıp satıldığını tüccarların uğrak yeri olduğunu belirterek, "Buraya gelenler karınlarını doyursun diye yemek hizmeti de sunulmuş. Saç kavurma, güveç, köfte ızgara yapılıyor. Hepsi küçükbaş hayvan etinden pişiriliyor." dedi. Şap etkiledi müşterileri azaldı Hayvancılık yaptıklarını ve kendi küçükbaş hayvanlarının etinden kavurma yaptıklarını anlatan Özkan, "Burası bir kültürün adresi. Uzun yıllardır devam eden geleneği ayakta tutuyoruz. Şap hastalığı nedeniyle hayvan pazarı kapatılınca müşterimiz azaldı ancak normalde burada adım atacak yer olmazdı. Sadece turist ağırlıyoruz, hayvan alım satımına gelen olmayınca eski yoğunluk kalmadı burada" diye konuştu. Pazara gelenlerin önemli bölümünün kuzu kavurmayı övdüğünü bazılarının ise porsiyonun azlığından şikayet ettiğini dile getiren Özkan, "Çay tabağında porsiyonlar olduğunu söyleyenler oldu. Metal düz tabak olduğundan öyle geliyor ama tabağa döktüğümüzde porsiyonun miktarı daha net ortaya çıkıyor. Yani az değil porsiyonlarımız doyurucu" ifadesini kullandı. 40 yıllık ustayla bin yıllık kültürü getirdiler Küçükbaş hayvan yetiştiricisi ve handa lokanta sahibi İsmail Kutlu ise yaklaşık 400 yıllık tarihi handa farklı bir yemek sunmak istediklerini belirterek, Yusufeli'nden 40 yıllık cağ döner ustası getirdiklerini anlattı. Cağ kebapta kendi yetiştirdikleri kuzuların etlerini kullandıklarını dile getiren Kuzu, şunları söyledi: "Ağır kış şartları oluşmadığı sürece yem kullanmayız hayvanlarımızda. Hepsi dağda, bayırda, merada beslenir. Kekik, nane, ot ne bulurlarsa doğal beslenirler. O yüzden etimizin lezzetinde de iddialıyız; hem doğal hem organiktir. Bu han yüzlerce yıllık bir kültürü temsil ediyor. Biz de buraya ünü yurt dışına taşmış cağ kebabı getirdik. Farklı olunca ilgi de görüyoruz. Şap nedeniyle kapatılan pazar açılsa daha güzel olacak işlerimiz."

PAPA ZİYARETİ İZNİK'E TURİST YAĞDIRACAK Haber

PAPA ZİYARETİ İZNİK'E TURİST YAĞDIRACAK

TÜRSAB Güney Marmara Bölge Temsil Kurulu Başkanı Engin Balta, Papa 14. Leo'nun İznik ziyareti sonrası ilçede beklenen turizm hareketliliğine ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. Balta, hem Türkiye’de hem de dünya basınında geniş yankı bulan ziyaretin İznik turizmine büyük ivme kazandıracağını söyledi. TÜRSAB Güney Marmara BTK Başkanı Engin Balta; " Papa’nın İznik ziyareti sadece ülke içinde değil dünya basınında çok büyük yer aldı. Ben bir İznik’li olarak ve TÜRSAB Güney Marmara Bölge Başkanı olarak İznik’e dünyanın her yerinden çok sayıda turist gelmesini bekliyorum. Özellikle görüştüğümüz yurt dışındaki tur firmaları İznik turu paketlerini hazırlamışlar ve satışa sunmuşlar bunun yanı sıra bir çok acente bizimle iletişime geçti. "İznik’te nerede yemek yiyebiliriz, nerede konaklayabiliriz ve hangi firmalarla çalışabiliriz" diye sordular. Bizler de referans olarak bilgilendirmemizi yaptık. Önümüzdeki ilk üç aylık sürede İznik’te turistleri görmeye başlayacağız ve bir yıllık sürede İznik sokaklarında,caddelerinde ve İznik sahilinde hatta tarım bölgelerinde örneğin zeytin bahçelerinde turistleri görebiliriz. Ekonomik anlamda İznik halkına ve esnafına büyük şekilde katkısı olacaktır. " ifadelerini kullandı. Papa’nın tarihi ziyaretiyle uluslararası dikkat çeken İznik 2026 yılında turizmde en hareketli dönemlerinden birine hazırlanıyor.

ORTAKÖY ZEHİRLENME FACİASINDA GELİŞME: 2 KİŞİ DAHA HASTANEDE Haber

ORTAKÖY ZEHİRLENME FACİASINDA GELİŞME: 2 KİŞİ DAHA HASTANEDE

Almanya’dan tatile gelen Böcek ailesinden üç kişinin hayatını kaybetmesinin ardından, aynı otelde kalan iki turist daha hastanede. Olayla ilgili soruşturma genişletildi, cinayet şüphesi değerlendirilmeye başlandı. İTALYAN VE FASLI TURİSTLER RAHATSIZLANDI Olayın yaşandığı Fatih’teki otelde bu sabah saatlerinde İtalyan ve Fas uyruklu iki turistin rahatsızlanması üzerine sağlık ekipleri bölgeye sevk edildi. İlk müdahaleleri olay yerinde yapılan turistler, Taksim Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne kaldırılarak tedavi altına alındı. Her iki kişinin de sağlık durumlarının yakından takip edildiği öğrenildi. AİLEDEN ÜÇ KİŞİ YAŞAMINI YİTİRDİ Hatırlanacağı üzere, 9 Kasım’da İstanbul’a gelen Servet ve Çiğdem Böcek çifti ile çocukları Kadir Muhammet Böcek (6) ve Masal Böcek (3), Ortaköy’de seyyar satıcıdan midye, bir restoranda tavuk tantuni ve sucuk yedikten sonra rahatsızlanmıştı. Küçük çocuklar tüm müdahalelere rağmen kurtarılamamış, ardından anne Çiğdem Böcek de hastanede hayatını kaybetmişti. Baba Servet Böcek ise hâlâ entübe durumda. CİNAYET BÜRO AMİRLİĞİ DEVREDE Üç kişinin ölümüne rağmen otopsi raporlarında ölüme neden olacak net bir travmatik bulguya rastlanmaması, olayın seyrini değiştirdi. Otopsi bulgularında mide duvarında ülserli alanlar ve yaygın kanama dışında belirgin bir neden tespit edilemedi. Bu nedenle başsavcılık, ölüm nedeninin dış müdahale olup olmadığını araştırmak üzere dosyayı Cinayet Büro Amirliği’ne sevk etti. Soruşturma artık cinayet, intihar gibi ihtimallerle kriminal olarak yürütülüyor. MİKROBİYOLOJİK VE TOKSİKOLOJİK ANALİZLER SÜRÜYOR Adli Tıp Kurumu, hayatını kaybeden anne ve iki çocuktan alınan örneklerin mikrobiyolojik ve toksikolojik analizlerini sürdürüyor. Yetkililer, kesin ölüm nedenlerinin bu analizler sonucunda netleşeceğini belirtti. 4 KİŞİ GÖZALTINA ALINDI, RESTORAN MÜHÜRLENDİ Olayın ardından harekete geçen emniyet birimleri, ailenin yemek yediği iddia edilen Ortaköy’deki restoranı mühürledi. Ayrıca, yiyecek temin ettikleri seyyar midyeci, lokumcu ve restoran sahibinin de aralarında bulunduğu 4 kişi gözaltına alındı. Gözaltına alınan şüpheliler: Yusuf D. (Seyyar midyeci) Ercan E. (Restoran sahibi) Fatih T. (Lokum satıcısı) Bir diğer şüpheli hakkında bilgi verilmedi. OTEL KAMERALARI İNCELENİYOR Ailenin konakladığı otelin güvenlik kamera kayıtları incelemeye alındı. Aynı otelde kalan iki turistin de benzer semptomlar göstermesi, zehirlenmenin otel kaynaklı olabileceği ihtimalini de gündeme taşıdı. Bu kapsamda hem otel içi hijyen koşulları hem de gıda kaynakları detaylı şekilde araştırılıyor.

700 YILLIK KÖYDE TURİSTLERE ŞALVAR SATIYOR Haber

700 YILLIK KÖYDE TURİSTLERE ŞALVAR SATIYOR

Bursa'ya 10 kilometre, Yıldırım'a 3 kilometre uzaklıkta yer alan, yeşilin farklı tonlarını barındıran ağaçların arasında yan yana duran Osmanlı mimarisi evleri ve Arnavut kaldırımlı taş sokaklarıyla Cumalıkızık, Osmanlı dönemine ait en iyi sivil mimari örneği olarak gösteriliyor. Yaklaşık 700 yıllık bir vakıf köyü olan, 2014 yılında UNESCO Dünya Miras Listesi'ne kaydedilen Cumalıkızık, yerli ve yabancı turistlerin en fazla ziyaret ettiği mekanların arasında yer alıyor. 700 yıllık köye gelenler Osmanlı mimarisi evlerin içinde kahvaltı yapabiliyor, bahçesinde gözleme yiyor, bölgeye özgü gıda ürünlerinden ve şalvarlardan alıyor. Köyde birçok kişi hazır alıp üzerine belli bir kâr oranı ekleyerek satış yaparken, birkaç kişi de kendi ürettiğini atıyor. Bunlardan biri olan 40 yaşındaki girişimci kadın Nagehan Sezer, gelin geldiği Cumalıkızık'ta yıllardır reçel yapıp satarken 5-6 yıldır da şalvar dikmeye başladı. Yenişehir ilçesinden Cumalıkızık'a gelin geldiğini belirten Sezer, köyün tüm geçim kaynağının son yıllarda turizm olduğunu söyledi. Genç yaşlarda konfeksiyonda çalıştığını ve yeteri kadar terzilik öğrendiğini anlatan Sezer, şöyle konuştu: "Biz de eşimle şalvar ve tülbentleri hazır alıp satıyorduk. Ancak satın alınanların 10-20 santimetre kısa olunca tüketicilerden olumsuz geri dönüşler aldık. Ben de 5-6 yıl önce kendim dikmeye karar verdim. Hazırlara göre biraz daha uzun yapıyorum çünkü bu kumaşlar biraz da çekme yapabliyor. Bu köyde kendi diktiğimi satyorum. Benim gibi kendi dikip satan sanırım yok. Kendim seçiyorum, kesiyorum, dikiyorum ve satıyorum. 250 lira bir şalvar. Çarşı gibi çok değil satışlar günden güne değişiyor." Vakit buldukça şalvar diktiğini ve farklı renklerde yüzlerce satışa hazır ürününün bulunduğunu aktaran Sezer, "Bir şalvarı dikmem 10-15 dakikamı alıyor ama yine de kolay değil. Kesimi dikimi derken parmakların su topluyor ellerimde yaralar oluşuyor. Tülbentleri de 200 liradan satıyorum. Tülbentleri de kendim yapıyorum" dedi. Hazır alıp satmaya göre daha kârlı olduğunu belirten Sezer, "Aile bütçesine katkı oluyor. Gözlemeden kahvaltıdan yeri geliyor hiç siftah olmuyor; şalvardan 3-5 kazanıyoruz. Benim diktiklerim beğeniliyor. Mesela Ankara'dan gelen bir kadın vardı geçen yıl aldı, çok hoşuna gitmiş. Bu geldiğinde 7 şalvar istedi aldı gitti" diye konuştu. İHA

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.