#Tutuklu

- Tutuklu haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Tutuklu haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

FENOMEN MURAT ÖVÜÇ’E ADLİ KONTROLLE TAHLİYE Haber

FENOMEN MURAT ÖVÜÇ’E ADLİ KONTROLLE TAHLİYE

Murat Övüç hakkında “halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik” suçlamasıyla yürütülen davada ara karar açıklandı. Mahkeme, Övüç’ün adli kontrol şartıyla tahliyesine hükmetti. DURUŞMA SEGBİS ÜZERİNDEN YAPILDI Küçükçekmece 5. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmaya tutuklu sanık Murat Övüç, Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla katıldı. Sanık avukatı ise duruşma salonunda hazır bulundu. Mahkeme, dosyada eksik hususların bulunduğunu ve önceki dava dosyalarına ilişkin bazı evrakların henüz ulaşmadığını belirtti. “TAHLİYEMİ VE BERAATIMI TALEP EDİYORUM” Duruşmada söz alan Övüç, önceki savunmalarını tekrar ettiğini belirterek "Tahliyemi ve beraatımı talep ediyorum" dedi. Sanık avukatı Çağdaş Çelik ise müvekkilinin eyleminin suç teşkil etmediğini savunarak, daha önceki dosyaların bu dava açısından bir katkı sağlamayacağını ifade etti. SAVCILIK TAHLİYE İSTEDİ Cumhuriyet savcısı mütalaasında, sanığın tutuklu kaldığı süre ve mevcut delil durumu dikkate alınarak adli kontrol tedbirleri uygulanmak suretiyle tahliye edilmesini talep etti. ADLİ KONTROL ŞARTIYLA SERBEST Mahkeme heyeti, Murat Övüç’ün: İmza verme yükümlülüğü Yurt dışına çıkış yasağı şartlarıyla tahliyesine karar verdi. Ayrıca sanığın bir sonraki duruşmada mahkeme salonunda hazır edilmesine hükmedilerek, eksik hususların giderilmesi için duruşma ileri bir tarihe ertelendi. İDDİANAMEDEKİ SUÇLAMA İddianamede, Övüç’ün sosyal medya hesabından başörtüsü takarak paylaştığı video nedeniyle toplumun bir kesimini hedef aldığı ve "halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik" suçunu işlediği öne sürüldü. Savcılık, sanığın 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılmasını talep ediyor.

BAŞSAVCILIKTAN ALEYNA KALAYCIOĞLU İDDİALARINA YANIT Haber

BAŞSAVCILIKTAN ALEYNA KALAYCIOĞLU İDDİALARINA YANIT

Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı, Marmara Kadın Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’nda tutuklu bulunan Aleyna Tutuş Kalaycıoğlu’nun kaldığı koğuşa ilişkin sosyal medyada yer alan iddialara ilişkin detaylı açıklama yaptı. Açıklamada, cezaevi koşullarının iddia edildiği gibi olmadığı vurgulandı. SOSYAL MEDYADAKİ İDDİALARA RESMİ YANIT Başsavcılık, bazı sosyal medya hesaplarında Kalaycıoğlu’nun kaldığı koğuşta aşırı kalabalık olduğu, sık sık kavga yaşandığı, havalandırma alanının yetersiz olduğu ve temel ihtiyaçların karşılanmadığı yönünde paylaşımlar yapıldığını belirtti. Açıklamada, bu iddiaların gerçeği yansıtmadığı ve kamuoyunun doğru bilgilendirilmesi amacıyla detaylı bilgilendirme yapıldığı ifade edildi. KOĞUŞUN FİZİKİ DURUMU VE KAPASİTE Yetkililer, söz konusu ünitede: Toplam 32 kişi kapasiteli 16 oda bulunduğunuÜnitede toplam 63 kişinin kaldığınıKalaycıoğlu’nun bulunduğu odada ise 4 kişinin yer aldığını açıkladı. Bu verilerin kayıt altına alınmış ve denetlenebilir bilgiler olduğu vurgulandı. HAVALANDIRMA VE YAŞAM ALANLARI Başsavcılık açıklamasında, ünitenin havalandırma alanının 162,1 metrekare olduğu belirtilerek, fiziki şartların mevzuata uygun olduğu ifade edildi. Koğuşta yaşam alanlarının iddia edildiği gibi yetersiz olmadığı kaydedildi. “YATAK VE TEMEL İHTİYAÇ EKSİĞİ YOK” Açıklamada, cezaevine kabul edilen tüm tutuklu ve hükümlülere: YatakNevresim takımıBattaniyeHijyen setiTek kullanımlık havlu gibi temel ihtiyaçların teslim edildiği belirtildi. "Kurumda yatağı olmayan tutuklu ve hükümlü bulunmamaktadır" denilerek, yatak eksikliği iddiaları yalanlandı. KAVGA VE ŞİKAYET İDDİALARI REDDEDİLDİ Başsavcılık, koğuşta sürekli kavga yaşandığı yönündeki iddialara ilişkin olarak, herhangi bir tutanak, sözlü ya da yazılı şikayetin bulunmadığını açıkladı. Ayrıca Kalaycıoğlu’nun cezaevine kabul edildiği 24 Mart 2026 tarihinde psikolog ile görüşme gerçekleştirdiği, bu görüşmede olumlu tutum sergilediği ve herhangi bir şikayette bulunmadığının rapor edildiği belirtildi. “TUTUKLUDAN HERHANGİ BİR BAŞVURU YOK” Açıklamada, sosyal medyada yer alan iddialara ilişkin olarak Kalaycıoğlu’nun herhangi bir başvuruda bulunmadığı da vurgulandı. “PAYLAŞIMLAR GERÇEĞİ YANSITMIYOR” Başsavcılık, "İzah olunan nedenlerle yapılan sosyal medya paylaşımları gerçeği yansıtmamaktadır" ifadeleriyle iddiaları kesin bir dille reddetti. Yetkililer, ceza infaz kurumlarındaki uygulamaların mevzuata uygun şekilde yürütüldüğünü ve kamuoyunun doğru bilgiye dayanması gerektiğini belirtti.

DİLEK İMAMOĞLU İLE MÜBAŞİR ARASINDA DURUŞMA ÖNCESİ GERGİNLİK Haber

DİLEK İMAMOĞLU İLE MÜBAŞİR ARASINDA DURUŞMA ÖNCESİ GERGİNLİK

Ekrem İmamoğlu’nun eşi Dilek İmamoğlu, görüntü çekilmemesi yönünde uyarı yapan mübaşire tepki gösterdi. İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılarak tutuklanan Ekrem İmamoğlu hakkında yürütülen yolsuzluk soruşturması kapsamında hazırlanan iddianamenin ardından başlayan davanın duruşması, İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi’nde Marmara Ceza İnfaz Kurumları Yerleşkesi’ndeki salonda görülmeye devam ediyor. DURUŞMA ÖNCESİ TARTIŞMA YAŞANDI Duruşma başlamadan önce mahkeme mübaşiri, salonda yasak olmasına rağmen görüntü çekildiğini belirterek izleyiciler ve sanık yakınlarını uyardı. Uyarı üzerine Ekrem İmamoğlu’nun eşi Dilek İmamoğlu tepki göstererek, “Her sabah bir gerginlik çıkarıyorsunuz, siz de bir gün suçsuz yere içeride yatın bakalım” ifadelerini kullandı. Yaşanan sözlü tartışmanın ardından bazı sanık yakınları ve izleyicilerin de mübaşire tepki gösterdiği öğrenildi. DURUŞMA DEVAM EDİYOR 402 sanığın yargılandığı dava kapsamında hazırlanan 3 bin 809 sayfalık iddianamede, Ekrem İmamoğlu hakkında örgüt lideri olduğu iddiasıyla 2 bin 430 yıla kadar hapis cezası talep ediliyor. Duruşmanın bugünkü oturumunda, iddianamede örgüt üyesi olarak yer alan ve İBB iştiraklerinden Ağaç A.Ş.’de satın alma müdürü olarak görev yaptığı belirtilen tutuklu sanık Ümit Polat’ın savunmasının alındığı bildirildi.

18 YILDIR KAYIPTI: BARAJDA KEMİKLERİ BULUNDU Haber

18 YILDIR KAYIPTI: BARAJDA KEMİKLERİ BULUNDU

Olayla ilgili 2’si tutuklu 4 şüpheli hakkında müebbet hapis cezası talep edildi. Zonguldak’ın Terakki Mahallesi’nde 2008 yılında meydana gelen olayda, 39 yaşındaki Ahmet Yılmaz, “Arkadaşlarıma gidiyorum” diyerek evden ayrıldıktan sonra bir daha kendisinden haber alınamadı. Ailesinin kayıp başvurusunun ardından yürütülen çalışmalarda yıllarca sonuç alınamadı. 2010 yılında Ulutan Barajı çevresinde balık tutan bir kişi tarafından insan kemikleri bulundu. Barajda bulunan kemik parçaları Ankara Adli Tıp Kurumu’na gönderildi. Yapılan DNA incelemesi sonucunda 2012 yılında kemiklerin kayıp olarak aranan Ahmet Yılmaz’a ait olduğu tespit edildi. Ancak olayın failleri uzun süre belirlenemedi ve dosya faili meçhul olarak kaldı. CİNAYET YILLAR SONRA ÇÖZÜLDÜ Dosyanın yıllar sonra yeniden açılmasında, başka bir davanın sanığı olan H.P.’nin verdiği ifadeler etkili oldu. H.P., ifadesinde cinayetle ilgili bazı isimleri işaret etti. Bunun üzerine Zonguldak Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube ekipleri soruşturmayı yeniden derinleştirdi. Polisin yürüttüğü teknik takip ve HTS kayıtlarının incelenmesi sonucunda düzenlenen operasyonda E.İ., K.A. ve T.Y. yakalandı. Şüphelilerden K.A. ve T.Y. tutuklanırken, E.İ. hakkında ev hapsi kararı verildi. Başka bir suçtan cezaevinde bulunan İ.E. hakkında ise bu dosya kapsamında adli kontrol uygulandı. POLİSE İHBAR EDİLMEKTEN KORKMUŞLAR Cumhuriyet savcılığı tarafından hazırlanan iddianamede, cinayetin nedenine ilişkin detaylar da yer aldı. Soruşturma kapsamında alınan ifadelere göre şüphelilerin, Ahmet Yılmaz’ın birlikte karıştıkları bir hırsızlık olayını polise ihbar edeceğinden endişe duydukları öne sürüldü. Ayrıca dosyada, hayatını kaybeden şüphelilerden biri ile Ahmet Yılmaz’ın eşi arasında yaşandığı iddia edilen yasak ilişkinin de cinayetin sebeplerinden biri olabileceği belirtildi. ÖNCE MADEN OCAĞINA SONRA BARAJA ATMIŞLAR İddianameye yansıyan bilgilere göre, olay günü Ahmet Yılmaz’ın şüphelilerle araçla gezdiği sırada çıkan tartışma sonucu boğularak öldürüldüğü belirlendi. Cinayetin ardından cesedin bir çuvala konularak önce kullanılmayan bir maden ocağına saklandığı, daha sonra ise Ulutan Barajı’na atıldığı tespit edildi. CİNAYETİ GİZLEMEK İÇİN SAHTE İFADELER VERMİŞLER Soruşturmada şüphelilerin cinayeti gizlemek için uzun süre planlı hareket ettikleri ortaya çıktı. Şüphelilerin, yıllarca “Ahmet İstanbul’da yaşıyor” şeklinde sahte bilgiler yaydığı ve cezaevinde bulundukları dönemde birbirlerine şifreli notlar göndererek olayı gizlemeye çalıştıkları belirlendi. Hazırlanan iddianamede K.A., T.Y., E.İ. ve İ.E. hakkında “iştirak halinde kasten öldürme” suçundan müebbet hapis cezası talep edildi. Dosyanın Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edilmesi bekleniyor.

15 YAŞINDAKİ ALPEREN BOYNUNA ATILAN YUMRUK NEDENİYLE ÖLMÜŞ Haber

15 YAŞINDAKİ ALPEREN BOYNUNA ATILAN YUMRUK NEDENİYLE ÖLMÜŞ

Bolu'da geçtiğimiz haziran ayında parkta iki çocuk arasında çıkan kavgada aldığı darbe sonucu kalbi duran ve kaldırıldığı hastanede hayatını kaybeden Alperen Ömer Toprak'ın ölümüne ilişkin davanın üçüncü celsesi görüldü. Bolu 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen davanın üçüncü duruşması, sanıkların yaşlarının küçük olması nedeniyle kapalı oturumda gerçekleştirildi. 'Kasten öldürme' suçlamasıyla tutuklu yargılanan S.Ş. (13) ile tutuksuz sanık E.Y. (14) duruşmada hazır bulundu. Alperen'in ölümüne boynuna atılan yumruğunneden olduğu tespit edildi... ADLİ TIP RAPORU DOSYAYA GİRDİ Davanın önceki iki celsesi, Adli Tıp Kurumu raporunun beklenmesi nedeniyle ertelenmişti. Mahkemenin talep ettiği rapor, üçüncü celsede dosyaya eklendi. Heyet tarafından hazırlanan raporda, Alperen Ömer Toprak'ın boynuna aldığı yumruk sonrası beyin soğancığında (beyin sapı) hasar meydana geldiği, bu hasara bağlı olarak anında beyin kanaması geçirdiği ve ölümün söz konusu darbeye bağlı gerçekleştiğinin tespit edildiği belirtildi. Raporda ayrıca, travmanın doğrudan etkisiyle hayati merkezlerin etkilendiği ve darbe ile ölüm arasında illiyet bağı bulunduğu kaydedildi. "RAPOR BEKLEDİĞİMİZ GİBİ GELDİ, DOĞRULARI KANITLAR NİTELİKTE" Adli Tıp Kurumu raporunun bekledikleri gibi geldiğini belirten ailenin avukatı Alper Coşkun, "Adli Tıp Kurumu'ndan beklenen rapor geldi. Savcılık mütalaa verecek, onun üzerine biz de yazılı beyanlarımızı sunacağız. Rapor, ölümün doğrudan darbeye bağlı olduğunu gösterir şekilde. Rapor beklediğimiz gibi geldi, doğruları kanıtlar nitelikte. Bir sonraki duruşma 22 Nisan tarihinde yapılacak. Çok yüksek ihtimalle o duruşmada karar çıkacak" dedi. "BANA VİCDANA AYKIRI GELİYOR" Çocuklar, 'suça sürüklenen çocuk' olarak nitelendirildikleri için bir indirim alacaklarını ve bunun vicdana aykırı olduğunu söyleyen avukat Coşkun, "Çocuklar kanunen 'suça sürüklenen çocuk' olduğu için cezai indirimleri olacak. Bu, kimsenin takdir edemeyeceği bir husus değil. Takdiri indirim olmaması yönünde bir talebimiz var. Bunu yazılı olarak mahkemeye yineleyeceğiz. Silahlı fotoğraflarla sosyal medyada paylaşım yapan kişilerin, en nihayetinde çocuk olsalar da iyi hal indirimi almaları bana vicdana aykırı geliyor. Mahkeme heyeti şu an dosya kapsamında değerlendirme yapıyor. Ailelerin ya da bizlerin tehdit edilmesi hususunda bir öngörüleri yok. Usulen de böyle bir öngörüde bulunmaları beklenemez. Bu konuda onlara da yüklenemeyiz. Çünkü bununla ilgili bir durum varsa 'siz de şikayetçi olun, soruşturma kapsamında tekrar bir dosya açılsın' diyecekler. Zaten soruşturma kapsamında tekrar şikayetçi olsak da 'patates hatlar' diye nitelendirilen boş hatlar çıktığı için bir sonuca varılamıyor. Dosyanın bir an önce karara bağlanıp herkesin vicdanen rahatlamasını istiyoruz. Bütün uğraşımız bununla ilgili" şeklinde konuştu. Savcının, dosyaya eklenen Adli Tıp Kurumu raporuna ilişkin yeniden mütalaa hazırlayacak olması nedeniyle dava 22 Nisan tarihine ertelendi.

AZİZ İHSAN AKTAŞ DAVASINDA ÜÇÜNCÜ GÜN TAMAMLANDI Haber

AZİZ İHSAN AKTAŞ DAVASINDA ÜÇÜNCÜ GÜN TAMAMLANDI

Belediye başkanlarına rüşvet vererek ihale süreçlerini organize ettiği öne sürülen ve liderliğini Aziz İhsan Aktaş'ın yaptığı iddia edilen suç örgütüne yönelik açılan davada, yargılamanın üçüncü günü tamamlandı. 200 sanığın yargılandığı dava, yarına ertelendi. 5 BELEDİYE BAŞKANI TUTUKLU İddianamede, örgütün Beşiktaş, Avcılar, Seyhan, Ceyhan ve Adana Büyükşehir belediyelerinde rüşvet ilişkileri kurarak ihalelere müdahale ettiği belirtiliyor. Tutuklu başkanlar: Rıza Akpolat (Beşiktaş) Utku Caner Çaykara (Avcılar) Oya Tekin (Seyhan) Kadir Aydar (Ceyhan) Zeydan Karalar (Adana Büyükşehir) Tahliye edilen ve görevine iade edilen Adıyaman Belediye Başkanı Abdurrahman Tutdere de sanıklar arasında. SANIK SAVUNMALARI DİKKAT ÇEKTİ Esenyurt Belediyesi Destek Hizmetleri Müdürü Adnan Acar, savunmasında ihalelerde kamu yararı gözetildiğini belirterek "gizli bilgi paylaşımı ya da avantaj sağlanması" iddialarını reddetti. İhale Komisyon Üyesi Ali Fırat Baycan ise savcılığın iddialarının "ihale öncesi sürece" ait olduğunu belirtti ve “13 aydır tutukluyum, Silivri’de iki kış geçirdim. Beton zeminde yattım. Beraatımı talep ediyorum” diyerek savunmasını sonlandırdı. YARGILAMAYA YOĞUN İLGİ Silivri’deki Marmara Ceza İnfaz Kurumları Kampüsü'nde devam eden duruşmaya tutuklu ve tutuksuz sanıkların yanı sıra milletvekilleri ve çok sayıda partili izleyici katıldı.

"RÜŞVET ALDIĞIM İÇİN DEĞİL, ALMADIĞIM İÇİN BURADAYIM" Haber

"RÜŞVET ALDIĞIM İÇİN DEĞİL, ALMADIĞIM İÇİN BURADAYIM"

Belediyelere rüşvet vererek ihale süreçlerini organize ettikleri öne sürülen ve liderliğini Aziz İhsan Aktaş’ın yaptığı iddia edilen suç örgütüne yönelik 200 sanıklı davanın ikinci gününde, tutuklu yargılanan Adana Seyhan Belediye Başkanı Oya Tekin, savunmasını yaptı. "İFADELERİM ÇARPITILDI, İDDİANAME TUTARSIZ" Silivri'deki Marmara Cezaevi Kampüsü’nde görülen duruşmada konuşan Tekin, "İddianamede ifadelerimin tutarsız olduğu söyleniyor. Ancak benim ifadelerim bütüncül şekilde değerlendirilebilseydi, olayların aydınlatılmasına katkı sağlayacak nitelikteydi" dedi. Tekin, 9 aydır tutuklu olduğunu, hakkında doğrudan bir rüşvet görüşmesinin veya talebinin bulunmadığını vurgulayarak şunları söyledi: “Bana dair rüşvetle ilgili ne bir görüşme, ne bir delil var. HTS kayıtları üzerinden yorum yapılmış. Oysa bana ihalelerle ilgili doğrudan bir soru bile sorulmadı. Bu davada kamuoyuna, adalete ve tarihe karşı sorumluluğum var.” "BU DAVA SİYASİ VE KİŞİSEL HESAPLAŞMALARA DAYANIYOR" Konuşmasında sert eleştirilerde bulunan Tekin, soruşturma sürecinin siyasi hesaplaşmalarla şekillendiğini ileri sürdü: “Ben, Adana’nın seçilmiş ilk kadın belediye başkanıyım. Göreve geldiğimde 13-14 aylık bir süreç geçmişti. Ama ben 35 yıllık bir hukukçuyum. Aziz İhsan Aktaş’ı sadece seçimden sonra tebrik ziyaretinde tanıdım. Zamanla, ‘bu kadın belediye başkanı olmaz, kadınla ne yapacağız?’ söylemleri başladı.” "İSTEDİKLERİNİ YAPSAYDIM BURADA OLMAZDIM" Mahkeme heyetine hitaben konuşmasını sürdüren Tekin, rüşvet sisteminin dışında kaldığı için hedef haline getirildiğini belirtti: “Ben görevimi Seyhan Belediyesi'nin bütçesiyle yaptım, kendi cebimden değil. Belediye ekonomik olarak zorluk içindeydi. Haciz tehditlerine karşılık, 'makam haczedecekler' dediler. Ben de, ‘sokaklar benim makamım’ dedim. Bu duruşumu sürdürdüğüm için cezalandırılıyorum. Rüşvet aldığım için değil, almadığım için buradayım. İstediklerini yapsaydım, bugün burada olmazdım.” "İTİRAFÇI OLANLAR CEZAEVİNDEN ÇIKTI" Tekin, cezaevindeki koşullara da dikkat çekerek, bazı sanıkların tahliye olmak için iftiralarla iş birliği yaptığını söyledi: “Benim koğuşumdan en az üç kişi, cezaevinden çıkmak için birilerinin ismini verdi ve itirafçı oldu. Aziz İhsan Aktaş benim adımı, kişisel hesaplaşma için kullandı. Rüşvetle hiç ilgisi olmayan bir kişiyi yargılamaya çalışıyorlar.” CHP HEYETİ DE DURUŞMAYI TAKİP ETTİ Duruşmaya CHP Genel Başkanı Özgür Özel, İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik ve çok sayıda milletvekili ile partili katılarak destek verdi. Duruşma salonundaki kalabalık dikkat çekti. "Eşinizin belediyede bağı var mı?" sorusuna yanıt: "Hayır" Mahkeme başkanının, “Eşinizin belediyeyle bir bağı var mı?” sorusunu ise Tekin net bir şekilde, “Hayır, öyle bir şey yok” diyerek yanıtladı. Duruşmaya verilen bir saatlik aranın ardından, diğer tutuklu ve tutuksuz sanıkların savunmalarına devam edileceği bildirildi.

KREDİ VAADİ HAYATINI KARARTTI: HAPSE BİLE GİRDİ Haber

KREDİ VAADİ HAYATINI KARARTTI: HAPSE BİLE GİRDİ

Kütahya’da bir seramik fabrikasında işçi olarak çalışan 22 yaşındaki Uğur Çınaroğlu, sosyal medyada karşılaştığı kredi vaadiyle dolandırıldı. Kimlik bilgileriyle açılan hesap üzerinden yapılan işlemler nedeniyle hakkında 10 ayrı dava açıldı. Genç adam bir yıl boyunca tutuklu kaldı. SOSYAL MEDYADA BAŞLAYAN KÂBUS Maddi sıkıntılar yaşadığı dönemde sosyal medyada karşısına çıkan kredi reklamına inanan Çınaroğlu, kendilerini banka çalışanı gibi tanıtan kişilerin yönlendirmesiyle bir ödeme kuruluşu üzerinden hesap açılması için kimlik bilgilerini paylaştı. Daha sonra bu bilgilerle açılan hesabın dolandırıcılıkta kullanıldığını belirten Çınaroğlu, yaşadıklarını şöyle anlattı: "Ben hesabımı vermek istemedim ama kimlik bilgilerimle hesap açılmış. Dolandırıcılığı onlar yaptı ama iban benim adına olduğu için suçlu duruma düştüm". “1 YIL TUTUKLU KALDIM” 22 Kasım 2024’te başlayan süreçte hakkında 10 farklı dosya hazırlandı. Bursa 13. Ağır Ceza Mahkemesi’nde yargılanan Uğur Çınaroğlu, bir yıl tutuklu kaldı. Seramik fabrikasında çalıştığını ve hiçbir suçla ilgisinin olmadığını belirten Çınaroğlu, "Hayatım altüst oldu. Kendisini banka ya da kamu görevlisi olarak tanıtan dolandırıcılar yüzünden yargılanıyorum" dedi. GENÇLERE VE YETKİLİLERE ÇAĞRI Benzer olayların birçok gencin başına geldiğini vurgulayan Çınaroğlu, şu uyarıda bulundu: "Sosyal medya üzerinden linklere tıklamayın, para ve kredi vaatlerine inanmayın. Bu hesaplar dolandırıcılıkta kullanılıyor. Biz genciz, çok sayıda genç mağdur ediliyor. Yetkililerden bu konuda adım atmalarını bekliyoruz".

BURSA'DA MEKANDA ÖLEN GENCİN BABASINDAN YÜREK YAKAN SÖZLER Haber

BURSA'DA MEKANDA ÖLEN GENCİN BABASINDAN YÜREK YAKAN SÖZLER

Bursa'da duruşmada söz alan baba Mehmet Şakir Uyanık’ın "Ben o gün oğluma araba alacaktım" sözleri salonda derin bir sessizliğe neden oldu. EĞLENCE MEKANINDA BAŞLAYAN TARTIŞMA KANLI BİTTİ Olay, 10 Mayıs günü saat 05.00 sıralarında Nilüfer ilçesi Esentepe Mahallesi’nde bulunan bir eğlence mekanında meydana geldi. Eğlenmek için mekana gelen S.Y., S.Ö. ve E.T. ile işletme çalışanları arasında çıkan tartışma kısa sürede büyüyerek kavgaya dönüştü. İddiaya göre tartışmanın, gruptan bir kişinin kız arkadaşını mekana getirmesi üzerine çalışanların "Dışarıdan kadın getirmek yasak" demesiyle başladığı öne sürüldü. Tartışmanın ardından üç kişi darbedilerek mekandan çıkarıldı. HASTANEYE GİTTİLER, ARKADAŞLARINI ÇAĞIRDILAR Darbedilen kişilerden E.T., kendi imkanlarıyla hastaneye giderken durumu telefonla S.Y.’nin kardeşi Melih Sefa Y.’ye bildirdi. Bunun üzerine Melih Sefa Y., arkadaşı Hakan Uyanık ile birlikte eğlence mekanının önüne geldi. Burada güvenlik görevlileri ve çalışanlarla yeniden başlayan tartışma, kısa sürede silahlı çatışmaya dönüştü. Açılan ateş sonucu Hakan Uyanık karnından, Melih Sefa Y. ise bacak ve kolundan yaralandı. Özel araçlarla hastaneye kaldırılan Hakan Uyanık, yapılan tüm müdahalelere rağmen hayatını kaybetti. 11 SANIK HAKKINDA AĞIR SUÇLAMALAR Olayın ardından başlatılan soruşturma kapsamında 11 kişi gözaltına alındı. Sanıklar hakkında ‘kasten öldürmeye azmettirme’, ‘iştirak halinde kasten öldürme’, ‘silahla kasten yaralama’ ve ‘sopayla yaralama’ suçlarından dava açıldı. Dört sanığın tutuklu yargılandığı dosyada, bazı sanıklar ise tutuksuz olarak hakim karşısına çıktı. MAHKEMEDE OLAYIN DETAYLARI ANLATILDI Bursa 5. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmaya, hayatını kaybeden Hakan Uyanık’ın anne ve babası, müştekiler, sanıklar ve taraf avukatları katıldı. Duruşmada söz alan S.Y., olay gecesi yaşananları ayrıntılı şekilde anlatarak, mekanda sorun çıkarmak istemediklerini, ancak işletme yetkililerinin kendilerine hakaret ederek saldırdığını öne sürdü. Melih Sefa Y. ise olay yerine geldiklerinde silahsız olduklarını savunarak, "Ne olduğunu sormaya fırsat bulamadan üzerimize ateş açıldı" dedi. Y., ateş edilirken işletme sahibi olduğu iddia edilen kişinin çalışanlara "Kim gelirse vurun" şeklinde talimat verdiğini duyduğunu iddia etti. “HAKAN’A DOĞRU ATEŞ ETTİM” İTİRAFI Tutuklu sanıklardan Emre Erdem, mahkemede yaptığı savunmada Hakan Uyanık’a doğru 2-3 el ateş ettiğini kabul etti. İlk ateşi ayaklarına, ikinciyi ise karnına doğru yaptığını söyleyen sanık, pişman olduğunu ifade etti. Bir diğer sanık Berkant Alkan ise havaya ateş açarak tarafları sakinleştirmeye çalıştığını, ancak çatışmanın devam ettiğini öne sürdü. “OĞLUMUN HUSUMETİ YOKTU” Duruşmada söz alan baba Mehmet Şakir Uyanık, oğlunun çevresinde sevilen, kimseyle husumeti olmayan biri olduğunu belirterek şu ifadeleri kullandı: "Sanıkları sabahtan beri dinliyorum. Oğlumda silah olsaydı 3 metreden vuramaz mıydı? Onlar 8-10 metreden vuruyor. Olay sabahı hastaneye gittiğimde oğlumu ceset torbasına koyarlarken gördüm. Ben o gün oğluma araba alacaktım." Babanın bu sözleri duruşma salonunda duygusal anlara yol açtı. İŞLETME SAHİBİ SUÇLAMALARI REDDETTİ Çalışanlarını azmettirmekle suçlanan işletme sahibi S.İ. ise suçlamaları reddederek, olaydan yaklaşık bir ay önce işletmeyi devrettiğini, silahlı saldırı talimatı vermediğini savundu. Olay sırasında dışarı çıktığında Hakan Uyanık’ı yerde gördüğünü ve yardım etmeye çalıştığını söyledi. MAHKEMEDEN TAHLİYE VE ERTELEME KARARI Mahkeme heyeti, olayla ilgisi olmadığını savunan bir tutuklu sanığın adli kontrol şartıyla tahliyesine karar verdi. Duruşma, eksiklerin giderilmesi ve tanıkların dinlenmesi için ileri bir tarihe ertelendi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.