#Tutuklu

- Tutuklu haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Tutuklu haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

AZİZ İHSAN AKTAŞ DAVASINDA ÜÇÜNCÜ GÜN TAMAMLANDI Haber

AZİZ İHSAN AKTAŞ DAVASINDA ÜÇÜNCÜ GÜN TAMAMLANDI

Belediye başkanlarına rüşvet vererek ihale süreçlerini organize ettiği öne sürülen ve liderliğini Aziz İhsan Aktaş'ın yaptığı iddia edilen suç örgütüne yönelik açılan davada, yargılamanın üçüncü günü tamamlandı. 200 sanığın yargılandığı dava, yarına ertelendi. 5 BELEDİYE BAŞKANI TUTUKLU İddianamede, örgütün Beşiktaş, Avcılar, Seyhan, Ceyhan ve Adana Büyükşehir belediyelerinde rüşvet ilişkileri kurarak ihalelere müdahale ettiği belirtiliyor. Tutuklu başkanlar: Rıza Akpolat (Beşiktaş) Utku Caner Çaykara (Avcılar) Oya Tekin (Seyhan) Kadir Aydar (Ceyhan) Zeydan Karalar (Adana Büyükşehir) Tahliye edilen ve görevine iade edilen Adıyaman Belediye Başkanı Abdurrahman Tutdere de sanıklar arasında. SANIK SAVUNMALARI DİKKAT ÇEKTİ Esenyurt Belediyesi Destek Hizmetleri Müdürü Adnan Acar, savunmasında ihalelerde kamu yararı gözetildiğini belirterek "gizli bilgi paylaşımı ya da avantaj sağlanması" iddialarını reddetti. İhale Komisyon Üyesi Ali Fırat Baycan ise savcılığın iddialarının "ihale öncesi sürece" ait olduğunu belirtti ve “13 aydır tutukluyum, Silivri’de iki kış geçirdim. Beton zeminde yattım. Beraatımı talep ediyorum” diyerek savunmasını sonlandırdı. YARGILAMAYA YOĞUN İLGİ Silivri’deki Marmara Ceza İnfaz Kurumları Kampüsü'nde devam eden duruşmaya tutuklu ve tutuksuz sanıkların yanı sıra milletvekilleri ve çok sayıda partili izleyici katıldı.

"RÜŞVET ALDIĞIM İÇİN DEĞİL, ALMADIĞIM İÇİN BURADAYIM" Haber

"RÜŞVET ALDIĞIM İÇİN DEĞİL, ALMADIĞIM İÇİN BURADAYIM"

Belediyelere rüşvet vererek ihale süreçlerini organize ettikleri öne sürülen ve liderliğini Aziz İhsan Aktaş’ın yaptığı iddia edilen suç örgütüne yönelik 200 sanıklı davanın ikinci gününde, tutuklu yargılanan Adana Seyhan Belediye Başkanı Oya Tekin, savunmasını yaptı. "İFADELERİM ÇARPITILDI, İDDİANAME TUTARSIZ" Silivri'deki Marmara Cezaevi Kampüsü’nde görülen duruşmada konuşan Tekin, "İddianamede ifadelerimin tutarsız olduğu söyleniyor. Ancak benim ifadelerim bütüncül şekilde değerlendirilebilseydi, olayların aydınlatılmasına katkı sağlayacak nitelikteydi" dedi. Tekin, 9 aydır tutuklu olduğunu, hakkında doğrudan bir rüşvet görüşmesinin veya talebinin bulunmadığını vurgulayarak şunları söyledi: “Bana dair rüşvetle ilgili ne bir görüşme, ne bir delil var. HTS kayıtları üzerinden yorum yapılmış. Oysa bana ihalelerle ilgili doğrudan bir soru bile sorulmadı. Bu davada kamuoyuna, adalete ve tarihe karşı sorumluluğum var.” "BU DAVA SİYASİ VE KİŞİSEL HESAPLAŞMALARA DAYANIYOR" Konuşmasında sert eleştirilerde bulunan Tekin, soruşturma sürecinin siyasi hesaplaşmalarla şekillendiğini ileri sürdü: “Ben, Adana’nın seçilmiş ilk kadın belediye başkanıyım. Göreve geldiğimde 13-14 aylık bir süreç geçmişti. Ama ben 35 yıllık bir hukukçuyum. Aziz İhsan Aktaş’ı sadece seçimden sonra tebrik ziyaretinde tanıdım. Zamanla, ‘bu kadın belediye başkanı olmaz, kadınla ne yapacağız?’ söylemleri başladı.” "İSTEDİKLERİNİ YAPSAYDIM BURADA OLMAZDIM" Mahkeme heyetine hitaben konuşmasını sürdüren Tekin, rüşvet sisteminin dışında kaldığı için hedef haline getirildiğini belirtti: “Ben görevimi Seyhan Belediyesi'nin bütçesiyle yaptım, kendi cebimden değil. Belediye ekonomik olarak zorluk içindeydi. Haciz tehditlerine karşılık, 'makam haczedecekler' dediler. Ben de, ‘sokaklar benim makamım’ dedim. Bu duruşumu sürdürdüğüm için cezalandırılıyorum. Rüşvet aldığım için değil, almadığım için buradayım. İstediklerini yapsaydım, bugün burada olmazdım.” "İTİRAFÇI OLANLAR CEZAEVİNDEN ÇIKTI" Tekin, cezaevindeki koşullara da dikkat çekerek, bazı sanıkların tahliye olmak için iftiralarla iş birliği yaptığını söyledi: “Benim koğuşumdan en az üç kişi, cezaevinden çıkmak için birilerinin ismini verdi ve itirafçı oldu. Aziz İhsan Aktaş benim adımı, kişisel hesaplaşma için kullandı. Rüşvetle hiç ilgisi olmayan bir kişiyi yargılamaya çalışıyorlar.” CHP HEYETİ DE DURUŞMAYI TAKİP ETTİ Duruşmaya CHP Genel Başkanı Özgür Özel, İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik ve çok sayıda milletvekili ile partili katılarak destek verdi. Duruşma salonundaki kalabalık dikkat çekti. "Eşinizin belediyede bağı var mı?" sorusuna yanıt: "Hayır" Mahkeme başkanının, “Eşinizin belediyeyle bir bağı var mı?” sorusunu ise Tekin net bir şekilde, “Hayır, öyle bir şey yok” diyerek yanıtladı. Duruşmaya verilen bir saatlik aranın ardından, diğer tutuklu ve tutuksuz sanıkların savunmalarına devam edileceği bildirildi.

KREDİ VAADİ HAYATINI KARARTTI: HAPSE BİLE GİRDİ Haber

KREDİ VAADİ HAYATINI KARARTTI: HAPSE BİLE GİRDİ

Kütahya’da bir seramik fabrikasında işçi olarak çalışan 22 yaşındaki Uğur Çınaroğlu, sosyal medyada karşılaştığı kredi vaadiyle dolandırıldı. Kimlik bilgileriyle açılan hesap üzerinden yapılan işlemler nedeniyle hakkında 10 ayrı dava açıldı. Genç adam bir yıl boyunca tutuklu kaldı. SOSYAL MEDYADA BAŞLAYAN KÂBUS Maddi sıkıntılar yaşadığı dönemde sosyal medyada karşısına çıkan kredi reklamına inanan Çınaroğlu, kendilerini banka çalışanı gibi tanıtan kişilerin yönlendirmesiyle bir ödeme kuruluşu üzerinden hesap açılması için kimlik bilgilerini paylaştı. Daha sonra bu bilgilerle açılan hesabın dolandırıcılıkta kullanıldığını belirten Çınaroğlu, yaşadıklarını şöyle anlattı: "Ben hesabımı vermek istemedim ama kimlik bilgilerimle hesap açılmış. Dolandırıcılığı onlar yaptı ama iban benim adına olduğu için suçlu duruma düştüm". “1 YIL TUTUKLU KALDIM” 22 Kasım 2024’te başlayan süreçte hakkında 10 farklı dosya hazırlandı. Bursa 13. Ağır Ceza Mahkemesi’nde yargılanan Uğur Çınaroğlu, bir yıl tutuklu kaldı. Seramik fabrikasında çalıştığını ve hiçbir suçla ilgisinin olmadığını belirten Çınaroğlu, "Hayatım altüst oldu. Kendisini banka ya da kamu görevlisi olarak tanıtan dolandırıcılar yüzünden yargılanıyorum" dedi. GENÇLERE VE YETKİLİLERE ÇAĞRI Benzer olayların birçok gencin başına geldiğini vurgulayan Çınaroğlu, şu uyarıda bulundu: "Sosyal medya üzerinden linklere tıklamayın, para ve kredi vaatlerine inanmayın. Bu hesaplar dolandırıcılıkta kullanılıyor. Biz genciz, çok sayıda genç mağdur ediliyor. Yetkililerden bu konuda adım atmalarını bekliyoruz".

BURSA'DA MEKANDA ÖLEN GENCİN BABASINDAN YÜREK YAKAN SÖZLER Haber

BURSA'DA MEKANDA ÖLEN GENCİN BABASINDAN YÜREK YAKAN SÖZLER

Bursa'da duruşmada söz alan baba Mehmet Şakir Uyanık’ın "Ben o gün oğluma araba alacaktım" sözleri salonda derin bir sessizliğe neden oldu. EĞLENCE MEKANINDA BAŞLAYAN TARTIŞMA KANLI BİTTİ Olay, 10 Mayıs günü saat 05.00 sıralarında Nilüfer ilçesi Esentepe Mahallesi’nde bulunan bir eğlence mekanında meydana geldi. Eğlenmek için mekana gelen S.Y., S.Ö. ve E.T. ile işletme çalışanları arasında çıkan tartışma kısa sürede büyüyerek kavgaya dönüştü. İddiaya göre tartışmanın, gruptan bir kişinin kız arkadaşını mekana getirmesi üzerine çalışanların "Dışarıdan kadın getirmek yasak" demesiyle başladığı öne sürüldü. Tartışmanın ardından üç kişi darbedilerek mekandan çıkarıldı. HASTANEYE GİTTİLER, ARKADAŞLARINI ÇAĞIRDILAR Darbedilen kişilerden E.T., kendi imkanlarıyla hastaneye giderken durumu telefonla S.Y.’nin kardeşi Melih Sefa Y.’ye bildirdi. Bunun üzerine Melih Sefa Y., arkadaşı Hakan Uyanık ile birlikte eğlence mekanının önüne geldi. Burada güvenlik görevlileri ve çalışanlarla yeniden başlayan tartışma, kısa sürede silahlı çatışmaya dönüştü. Açılan ateş sonucu Hakan Uyanık karnından, Melih Sefa Y. ise bacak ve kolundan yaralandı. Özel araçlarla hastaneye kaldırılan Hakan Uyanık, yapılan tüm müdahalelere rağmen hayatını kaybetti. 11 SANIK HAKKINDA AĞIR SUÇLAMALAR Olayın ardından başlatılan soruşturma kapsamında 11 kişi gözaltına alındı. Sanıklar hakkında ‘kasten öldürmeye azmettirme’, ‘iştirak halinde kasten öldürme’, ‘silahla kasten yaralama’ ve ‘sopayla yaralama’ suçlarından dava açıldı. Dört sanığın tutuklu yargılandığı dosyada, bazı sanıklar ise tutuksuz olarak hakim karşısına çıktı. MAHKEMEDE OLAYIN DETAYLARI ANLATILDI Bursa 5. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmaya, hayatını kaybeden Hakan Uyanık’ın anne ve babası, müştekiler, sanıklar ve taraf avukatları katıldı. Duruşmada söz alan S.Y., olay gecesi yaşananları ayrıntılı şekilde anlatarak, mekanda sorun çıkarmak istemediklerini, ancak işletme yetkililerinin kendilerine hakaret ederek saldırdığını öne sürdü. Melih Sefa Y. ise olay yerine geldiklerinde silahsız olduklarını savunarak, "Ne olduğunu sormaya fırsat bulamadan üzerimize ateş açıldı" dedi. Y., ateş edilirken işletme sahibi olduğu iddia edilen kişinin çalışanlara "Kim gelirse vurun" şeklinde talimat verdiğini duyduğunu iddia etti. “HAKAN’A DOĞRU ATEŞ ETTİM” İTİRAFI Tutuklu sanıklardan Emre Erdem, mahkemede yaptığı savunmada Hakan Uyanık’a doğru 2-3 el ateş ettiğini kabul etti. İlk ateşi ayaklarına, ikinciyi ise karnına doğru yaptığını söyleyen sanık, pişman olduğunu ifade etti. Bir diğer sanık Berkant Alkan ise havaya ateş açarak tarafları sakinleştirmeye çalıştığını, ancak çatışmanın devam ettiğini öne sürdü. “OĞLUMUN HUSUMETİ YOKTU” Duruşmada söz alan baba Mehmet Şakir Uyanık, oğlunun çevresinde sevilen, kimseyle husumeti olmayan biri olduğunu belirterek şu ifadeleri kullandı: "Sanıkları sabahtan beri dinliyorum. Oğlumda silah olsaydı 3 metreden vuramaz mıydı? Onlar 8-10 metreden vuruyor. Olay sabahı hastaneye gittiğimde oğlumu ceset torbasına koyarlarken gördüm. Ben o gün oğluma araba alacaktım." Babanın bu sözleri duruşma salonunda duygusal anlara yol açtı. İŞLETME SAHİBİ SUÇLAMALARI REDDETTİ Çalışanlarını azmettirmekle suçlanan işletme sahibi S.İ. ise suçlamaları reddederek, olaydan yaklaşık bir ay önce işletmeyi devrettiğini, silahlı saldırı talimatı vermediğini savundu. Olay sırasında dışarı çıktığında Hakan Uyanık’ı yerde gördüğünü ve yardım etmeye çalıştığını söyledi. MAHKEMEDEN TAHLİYE VE ERTELEME KARARI Mahkeme heyeti, olayla ilgisi olmadığını savunan bir tutuklu sanığın adli kontrol şartıyla tahliyesine karar verdi. Duruşma, eksiklerin giderilmesi ve tanıkların dinlenmesi için ileri bir tarihe ertelendi.

İKİ KARDEŞİ ÖLDÜREN SANIĞA EN AĞIR CEZA Haber

İKİ KARDEŞİ ÖLDÜREN SANIĞA EN AĞIR CEZA

Mahkeme, vahşice işlediği cinayetle Umutcan ve milli sporcu Melisa Şimşek isimli kardeşlerin ellerini bağlayıp boğazlarını keserek öldüren katil Hüseyin Sönmez’i, 2 kez ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ve 17 yıl 7 ay ceza ile cezalandırdı. Olay, 6 Mayıs tarihinde Kılavuz Mahallesi 55. Sokak’taki bir apartmanda yaşandı. Umutcan (22) ve milli sporcu Melisa Şimşek (16) kardeşler, anneleri tarafından evde boğazları kesilerek öldürülmüş olarak bulundu. Melisa Şimşek’in öldürülmeden önce ellerinin bağlandığı belirlenmişti. Olayın ardından polis ekipleri, katil ya da katil zanlılarının bulunması için geniş çaplı çalışma başlatmış, 25 saatlik kamera kaydının incelenmesi sonucu cinayet zanlısı Hüseyin Sönmez (34) Ankara’da yakalanmıştı. SEVENLERİ ŞİMŞEK AİLESİNE DESTEK VERDİ Sivas 4. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davanın karar duruşması bugün gerçekleştirildi. Duruşmaya, Şimşek ailesinin avukatı, aile mensupları, ölen kardeşlerin arkadaşları da katıldı. Ayrıca duruşmayı izleyen Sivas Belediye Başkanı Adem Uzun’da Şimşek ailesine destek verdi. Ölen kardeşlerin annesi Ayşegül Şimşek duruşmaya yine üzerinde çocuklarının resmi bulunan tişörtle katıldı. Arkadaşları adliye önünde, ölen arkadaşların resimleri ve onlara destek veren pankart ve dövizler açtı. Cinayet sanığı Hüseyin Sönmez duruşmaya tutuklu olduğu Elazığ E Tipi Kapalı Cezaevi’nden Ses ve Görüntülü Bilişim Sistemi (SEGBİS) ile katıldı. 2 KEZ AĞIRLAŞTIRILMIŞ MÜEBBET, 17 YIL 7 AY HAPİS CEZASI Sanık Hüseyin Sönmez duruşmada iddiaları reddedip tahliyesini istedi. Ancak mahkeme tüm delilleri göz önünde bulundurarak cinayeti Sönmez’in işlediğine hükmetti. Kardeşlerin katiline; çocuğa karşı tasarlayarak, canavarca hisle veya eziyet çektirerek nitelikle kasten adam öldürme, tasarlayarak, canavarca hisle veya eziyet çektirerek öldürme, hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlali, yasaklı bıçak bulundurma, ikamette ızrar gibi suçların en üst limitlerinden 2 kez ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ve 17 yıl 7 ay ağırlaştırılmış hapis cezası verildi. KARAR MUTLU ETTİ Ölen kardeşlerin annesi Ayşegül Şimşek duruşma sonrası yaptığı açıklamada adalete teşekkür ederek, "Adalete öncelikle teşekkür ediyorum. İstediğimi verdiler ve herkes yanımda oldu. Hepsine ayrı ayrı teşekkür ediyorum. Bunun gibi katillerin bu dünyada yaşamaması gerekiyor. En ağır cezayı verdiler. Ama ben bu davanın peşini bırakmayacağım. Bu işin arkasında kim varsa bulmak için elimden geleni yapacağım. Benim annem çocuklara kafasına taktığı için acillik oldu. Bunun arkasında kim varsa cezalandırılmasını istiyorum. Şahıs, suçlamaları kabul etmiyor ama görüntüler ile her şey ortada. Onlara kolay ölüm olmasın. Benim çocuklarım işkence çekti onlarda çeksinler. Ben bu işin arkasında birilerinin olduğunu düşünüyorum. Çünkü bir insan bu kadar rahat olamaz. Benim hakkımda her şeyi önceden biliyormuş. Buna birileri yardım ediyor. Arkasında kim varsa çıksın kendi söylesin ya da bir şekilde bu bulunacak. Benim çocuklarım daha geri gelmeyecek. Aynı şey onların da başına gelsin" şeklinde konuştu.

TUTUKLANAN KAPTANIN LİMANDA GEMİSİNİ İNCELERKEN GÖRÜNTÜLERİ KAMERADA Haber

TUTUKLANAN KAPTANIN LİMANDA GEMİSİNİ İNCELERKEN GÖRÜNTÜLERİ KAMERADA

Balıkesir’in Marmara Adası açıklarında parçalanan yata çarptığı düşünülen kuru yük gemisinin kaptanının gemiyi limanda incelediği görüntüleri ortaya çıktı. Öte yandan, kazaya karışan geminin firmasından ise, "Personele yöneltilen ağır ithamları reddettiğimizi tüm kamuoyuyla paylaşmak isteriz" açıklaması yapıldı. Marmara Adası açıklarında parçalanmış halde bulunan ’Graywof’ isimli yatın sahibi ünlü iş adamı Halit Yukay’ı arama çalışmaları devam ediyor. Olayla ilgili Yalova’da ’Arel 7’ isimli kuru yük gemisi kaptanı 61 yaşındaki C.T., ’taksirle ölüme sebep olmak’ şüphesiyle 7 Ağustos 2025 Perşembe günü gözaltına alınmış, tutuklanma talebiyle sevk edildiği mahkemece ise adli kontrol şartıyla serbest bırakılmıştı. Yalova Cumhuriyet Başsavcılığı’nın itirazları üzerine 10 Ağustos tarihide İstanbul’da yeniden gözaltına alınan zanlı bu kez tutuklanmıştı. Olay zamanı kaza bölgesinden geçiş yaptığı tespit edilen çimento taşıyan Arel 7 isimli geminin kaptanı C.T. mahkemedeki ifadesinde, "Normalde kaptanın yanında yardımcı olur. O sırada yemeğe inmişlerdi. Marmara Adası’nı geçmiştik. Saat 17.00 sıralarında yemeğe inmişti. 16.30’da vardiyam başlamıştı. Benimle beraber gözcü olarak M.S. vardı. Sonra yemeğe indiler. Saat 17.00’da indiler yemeğe. Şirketle görüşmüştüm. Sonra bir anda bir sarsıntı hissettim, anlam veremedim baktım önüme, sağımda ve solumda iki parça vardı. Tahta parçası olarak gördüm. Ortasından geçtim ama biraz ilerledikten sonra gemiyle döndüm, içim rahat etmediği için. O sırada can simidi gördüm. Sağımda ve solumda gördüğüm tahta parçalarının ne olduğunu anlamadım. Benimle ilgili bir durum olmadığını anlayınca yoluma devam ettim. Biraz vakit geçtikten sonra şirket yetkilisini aradım. Durumu anlattım. Sonra bizle alakası olmadığını söyledim. Ben yoluma devam ediyorum dedim. Normalde böyle durumla karşılaşınca Sahil Güvenliğe bilgi verilir. Ama o anki psikolojimle düşünemedim. Benim önümde de 2-3 tane gemi vardı. Denizin ortasında başıboş diye, bizle alakası yok diye. Ben tekne olduğunu görmedim, tahmin etmedim. Herhangi bir çarpışma olmadı. İllaki anlardık, duyardık sesi" ifadesini vermişti. GEMİDE ÇARPIŞMA İZLERİ OLDUĞU DÜŞÜNÜLEN İZLER GÖRÜLDÜ Yalova Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma dosyasında Çanakkale’den Kocaeli’ye gelen kuru yük gemisinin tutuklu kaptanının limanda geminin ön kısmını incelemesi güvenlik kameralarına yansıdı. Öte yandan, Arel 7 gemisinin Çanakkale’den çıkmadan önceki ve son olarak Kocaeli’nde limanda çekilen fotoğraflar da dava dosyasında yer alıyor. Fotoğraflarda Çanakkale’de geminin ön kısmında herhangi bir iz bulunmazken limanda son çekilen fotoğrafında ise çarpma izleri olduğu düşünülen izler bulunuyor. "GEMİ PERSONELİ BAHSE KONU YATLA ÇARPIŞMA OLDUĞUNU İFADE ETMEMİŞTİR" Öte yandan, Arel 7 gemisinin donatan firmasının temsilcisi Memişoğlu Kurun Avukatlık Ortaklığı şirketi tarafından yaşanan hukuki süreçle ilgili açıklama yapıldı. Açıklamada , "Müvekkilimize ait Arel 7 gemisi, gemi kaptanı ve personeliyle ilgili uzun süredir basın-yayın organlarında çıkan haberlere istinaden bir basın açıklaması yapma gerekliliğimiz doğmuştur. Öncelikli dileğimiz, bahse konu deniz kazasında kaybolan Halit Yukay’ın bir an önce bulunup sağlıklı şekilde ailesine ve sevdiklerine kavuşmasıdır. Ancak, hukuki ve uzmanlık altyapısı olmayan, sadece duygusal yaklaşımlarla verilen demeçlerde, gemi personelinin ifadeleri net olarak çarpıtılmış ve kamuoyu yanlış bilgilendirilmiştir. Gemi personeli olayın aydınlatılması için adli makamlara sürecin her anında yardımcı olmuş ve tüm bilgiler ilgili birimler ile açık yüreklilikle paylaşılmıştır. Gemi personelinin hukuka aykırı şekilde telefonlarına el konulduğundan ve iletişim kurmaları engellendiğinden 5 saat boyunca ne tarafımızla ne de aileleri ile iletişim kurabilmişlerdir. Baskı altında olmalarına rağmen hiçbir gemi personeli bahse konu yatla çarpışma olduğunu ifade etmemiştir. Söz konusu hukuka aykırı el koyma ve baskı ile ilgili olarak savcılık nezdinde gerekli girişimlerde bulunulmuştur. Olayın tüm delilleri henüz toplanmamış, VTS kayıtları, bilirkişi ve analiz raporları henüz soruşturma dosyasına girmemişken, hukuka aykırı yollarla edinilmiş, seçili görsel ve materyallerle oluşturulan olay kurgusunun soruşturmaya yön veremeyeceğini ve personele yöneltilen ağır ithamları reddettiğimizi tüm kamuoyuyla paylaşmak isteriz" ifadelerine yer verildi.

İMAMOĞLU ''HANİ ADALET? NEREDE YARGI BAĞIMSIZLIĞI?''  Haber

İMAMOĞLU ''HANİ ADALET? NEREDE YARGI BAĞIMSIZLIĞI?'' 

Cumhuriyet Halk Partisi'nin tutuklu Cumhurbaşkanı Adayı ve İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, “Akın Gürlek davasında” beraat kararına oy veren hakimin görev yerinin değiştirilmesine tepki gösterdi. Ekrem İmamoğlu, ''Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi'' isimli hesabından yaptığı açıklamasında "Üstelik bu ilk de değil. Haktan, hukuktan, hakikatten yana; vicdanıyla karar veren her hakim cezalandırılıyor. Bu mudur sizin adalet anlayışınız?" diye sordu. 23 Mart 2025 tarihinden bu yana tutuklu bulunan Cumhurbaşkanı adayı ve İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, “Akın Gürlek davasında” beraat yönünde oy kullanan İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi hakimi Mehmet Can Kozan’ın İstanbul 45. İş Mahkemesi’ne atanmasına tepkisini ifade etti. Ekrem İmamoğlu’nun ceza aldığı davaya beraat şerhi düşen hakimin Mehmet Can Kozan olduğu öğrenildi. Mahkemenin üzerinden geçen yaklaşık 20 gün geçtikten sonra hakim Mehmet Can Kozan’ın görev yeri değiştirildi. Mehmet Can Kozan,14. Ağır Ceza Mahkemesi hakimi görevinden alındı ve İstanbul 45. İş Mahkemesi hakimliğine atandı. İmamoğlu, 'Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi'' isimli hesabından konu ile ilgili bir paylaşım yaptı. Günümüzdeki Türk yargısını ve adaletini bir kez sorgulayan İmamoğlu, “Hani adalet? Nerede yargı bağımsızlığı? Ortada hakaret olmadığı apaçık belli, uydurma bir dosyada hakkımda ceza verilmesine karşı çıkan bir hakim, ağır ceza mahkemesinden alınıp iş mahkemesine gönderildi. Üstelik bu ilk de değil” ifadelerini kullandı. İimamoğlu açıklamasında şunları söyledi: *Hani adalet? Nerede yargı bağımsızlığı? Ortada hakaret olmadığı apaçık belli, uydurma bir dosyada hakkımda ceza verilmesine karşı çıkan bir hakim, ağır ceza mahkemesinden alınıp iş mahkemesine gönderildi. Üstelik bu ilk de değil. Haktan, hukuktan, hakikatten yana; vicdanıyla karar veren her hakim cezalandırılıyor. *Bu mudur sizin adalet anlayışınız? Hakimlerin vicdanıyla verdiği kararlar nedeniyle görevden alındığı bir yerde adil yargıdan söz edilebilir mi? Maskeniz çoktan düştü. Artık kimse yargının bağımsızlığı masalını, adil yargılama hikâyesini anlatmasın. *Hakimlerin ibret olsun diye cezalandırıldığı bir sistemden ne vicdan çıkar, ne de adalet. Ama unutmayın; adaletin terazisi er ya da geç dengelenir. *O gün geldiğinde kimse yaptıklarının hesabını vermekten kaçamayacak. HERKES İÇİN HER YERDE ÖNCE ADALET! ÖNCE HÜRRİYET!"

TUTUKLANAN KUNDAKÇININ, İYİ PARTİ’DEKİ GÖRÜNTÜLERİ ORTAYA ÇIKTI Haber

TUTUKLANAN KUNDAKÇININ, İYİ PARTİ’DEKİ GÖRÜNTÜLERİ ORTAYA ÇIKTI

Bursa’nın Harmancık ilçesinde ormanı kundakladığı gerekçesiyle tutuklanan FETÖ’den ihraç edilen askerin, İYİ Parti’deki kayıtları ortaya çıktı. 30 yaşındaki Ufuk Aytekin, Cumhuriyet Başsavcılığı’nın titiz bir şekilde yürüttüğü soruşturma sonrasında Nöbetçi Sulh Ceza Hakimliği tarafından tutuklanmıştı. İYİ Parti Harmancık İlçe Başkanlığı’nda seçim çalışmalarına katılan, protokol üyeleriyle görüntüleri ortaya çıkan Ufuk Aytekin hakkındaki detaylı soruşturma ise çok yönlü olarak devam ediyor. Bursa’da ormanları yakan FETÖ’cü Ufuk Aytekin’in, İYİ Parti Harmancık İlçe Başkanı ve protokol üyeleriyle birlikte görüntüleri ortaya çıktı. İlçe Başkanlığı’nda Gençlik Kolları ile toplantılara katılan, seçim süresince de ilçede parti adına faaliyet yürüttüğü öne sürülen Ufuk Aytekin kasten orman yakma suçundan tutuklanmıştı. Şahsın sosyal medya hesabında da İYİ Parti Gençlik Kolları ibaresi dikkat çekmişti. Şahsın FETÖ-PDY bağlantısı sebebiyle olayın tüm boyutları Bursa Cumhuriyet Başsavcılığı’nca yürütülürken, şahsın telefonu da detaylı olarak inceleniyor. Adalet Bakanı Yılmaz Tunç yaptığı açıklamada, "Bursa ilimizin Orhaneli ve Harmancık ilçeleri arasında bulunan mevkide çıkan orman yangınıyla ilgili başlatılan soruşturma kapsamında gözaltına alınan şüpheli şahıs, çıkarıldığı Nöbetçi Sulh Ceza Hakimliğince, ’Kasten Orman Yakma’ suçundan tutuklanmıştır. Bursa Cumhuriyet Başsavcılığınca ’Kasten Orman Yakma’ suçundan başlatılan soruşturma, şüphelinin geçmişte FETÖ/PDY bağlantısı nedeniyle tüm boyutlarıyla titizlikle sürdürülmektedir" demişti.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.