#Tutukluluk

- Tutukluluk haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Tutukluluk haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

'AİLE REİSİ OLMAMA RAĞMEN DİNLENMEDİM KENDİMİ KAYBETTİM' Haber

'AİLE REİSİ OLMAMA RAĞMEN DİNLENMEDİM KENDİMİ KAYBETTİM'

Gaziantep’te 2024 yılında tüfekle eşini öldüren, oğlunu ve damadını ağır yaralayan sanık İbrahim Halil Ö.’nün yargılanmasına devam edildi. Sanık, savunmasında "Aile reisi olmama rağmen kimse tarafından dinlenmediğimi düşündüğüm için kendimi kaybettim" dedi. Gaziantep Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davanın 8’inci duruşmasına, sanık İbrahim Halil Ö., taraf avukatları ve maktul ailelerinin avukatları katıldı. "KİMSEYİ ÖLDÜRME KASTIM YOKTU" Savunmasında olay sırasında panik yaşadığını öne süren sanık İbrahim Halil Ö., şu ifadeleri kullandı: "O dönemde hem eşimden hem de oğlumdan şüphelenmekteydim. Olay sırasında kendimi korumak amacıyla bıçağı savurdum. Damadımı ya da kızımı bıçaklamak gibi bir niyetim yoktu. Aile reisi olmama rağmen kimse tarafından dinlenmediğimi düşündüğüm için kendimi kaybettim. Kimseyi öldürme kastım yoktur, en fazla yaralama düşüncesi söz konusu olabilir." Mahkeme heyeti, sanığın tutukluluk halinin devamına karar verdi. Dosyadaki eksik hususların giderilmesi için duruşma ileri bir tarihe ertelendi. OLAYIN GEÇMİŞİ Olay, 13 Mayıs 2024’te Şehitkamil ilçesi Belkız Mahallesi'nde meydana geldi. İddiaya göre, evde çıkan aile içi tartışma sonrası Halil Ö. (46), eline aldığı tüfekle eşi Zeynep Ö. (44), oğlu İ.E.Ö. (15) ve damadı Hanifi B. (23)’ye ateş etti. Olayda Zeynep Ö. hayatını kaybederken, oğlu ve damadı ağır yaralandı. Gözaltına alınan Halil Ö., çıkarıldığı hakimlikçe tutuklandı.

BAHİS SORUŞTURMASINDA MAHKEMEDEN TUTUKLULUĞA DEVAM Haber

BAHİS SORUŞTURMASINDA MAHKEMEDEN TUTUKLULUĞA DEVAM

Futbol dünyasında ’bahis oynama’ iddiasına yönelik yürütülen soruşturma kapsamında aralarında Mert Hakan Yandaş, Metehan Baltacı ve Murat Sancak’ın bulunduğu şüphelinin tutukluluk incelemesi yapıldı. Yapılan inceleme sonucu tüm şüphelilerin tutukluluk halinin devamına karar verildi. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından aralarında eski Adana Demirspor Başkanı Murat Sancak, futbolcular Mert Hakan Yandaş ile Metehan Balcı, spor yorumcusu Ahmet Çakar ve hakem Zorbay Küçük gibi isimlerin de bulunduğu, futbol müsabakalarında görev yapan bir kısım hakem, futbolcu ve bazı kulüp yetkililerinin karıştığı ’bahis oynama’ iddiasına yönelik yürütülen soruşturma sürüyor. Soruşturma kapsamında şüpheliler Emrah Çelik, Yunus Emre Tekoğul, Metehan Baltacı, İzzet Furkan Malak, Bartu Kaya, Murat Sancak, Orkun Özdemir, Kadir Kaan Yurdakul, Faruk Can Genç, Alessane Ndao, Mert Hakan Yandaş, Ersen Dikmen, Kerem Yusuf Sirkeci, Emircan Çiçek, Ahmet Okatan, Gürhan Sünmez, Mehmet Emin Katipoğlu, Volkan Erten, Şahin Kaya ve Ümit Kaya çıkarıldığı nöbetçi hakimlikçe tutuklanmıştı. Diğer şüpheliler Abdulsamet Burak, Cengiz Demir, Erhan Çelenk, İsmail Kalburcu, Salih Malkoçoğlu, Samet Karabatak, Tolga Kalender, Uğur Kaan Yıldız, Gamze Neli Kaya ve Zorbay Küçük ’imza atmak’ şeklinde; Ahmet Abdullah Çakmak, Eren Karadağ, Uğur Adem Gezer, Arda Türken, Muhammed Furkan Özhan, Yusuf Özdemir, Ensar Bilir, Oktay Aydin ve Yücel Gürol ’yurt dışına çıkış yasağı’ ve ’imza atmak’ şeklinde adli kontrol tedbiri uygulanması şartıyla serbest bırakılmıştı. İstanbul Sulh Ceza Hakimliği’nce yapılan tutukluluk incelemesi sonucu tutuklu tüm şüphelilerin tutukluluk halinin devamına karar verildi.

GAZETECİ FATİH ALTAYLI HAKKINDA GEREKÇELİ KARAR AÇIKLANDI Haber

GAZETECİ FATİH ALTAYLI HAKKINDA GEREKÇELİ KARAR AÇIKLANDI

Gerekçeli kararda Altaylı’nın sözlerinin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın suikaste kurban gidebileceği veyahut öldürüleceği yönünde tehdit içerdiği ve düşünce özgürlüğü kapsamında değerlendirilemeyeceği belirtildi. Gazeteci Fatih Altaylı hakkında, kendisine ait YouTube hesabında 20 Haziran günü yaptığı yayında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a yönelik sözleri nedeniyle soruşturma başlatılmıştı. Altaylı, soruşturma kapsamında tutuklanırken İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından Temmuz ayında iddianame düzenlenmişti. Hazırlanan iddianamede Altaylı’nın ‘Cumhurbaşkanını tehdit’ suçundan 5 yıldan az hapis cezası olmamak şartıyla cezalandırılması istenmişti. 26 Kasım günü görülen karar duruşmasında Fatih Altaylı, ‘Cumhurbaşkanını tehdit’ suçundan 4 yıl 2 ay hapisle cezalandırılarak, adli kontrol hükümleri yetersiz kalacağından tutukluluk halinin devamına karar verilmişti. "CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN’IN SUİKASTE KURBAN GİDEBİLECEĞİ YÖNÜNDE TEHDİT İÇERİYOR" İstanbul 26. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından açıklanan gerekçeli kararda, Altaylı’nın yayın sırasında sarf ettiği sözlerin Cumhurbaşkanı’nın suikaste kurban gidebileceği veya öldürülebileceği yönünde tehdit içerdiği belirtildi. "SANIKIN SÖYLEMLERİ DÜŞÜNCE ÖZGÜRLÜĞÜ KAPSAMINDA DEĞERLENDİRİLEMEZ" Sanık Altaylı’nın videoyu YouTube üzerinden herkese açık şekilde paylaştığı, kanalının 1 milyonu aşkın abonesi olduğu ve videonun yüzbinlerce kez izlendiği bilgisi de kararda yer aldı. Mahkeme, söylemlerin nefret, ayrımcılık, düşmanlık ve şiddet içeren ifadeler kapsamında olduğunu belirterek düşünce özgürlüğüne girmediğini vurguladı. "İFADELER BASIN VE İFADE ÖZGÜRLÜĞÜ KAPSAMINDA KALMADI" Gerekçeli kararda, Altaylı’nın ifadelerinin şiddete teşvik niteliğinde olduğu, bu nedenle basın ve ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirilemeyeceği belirtildi. CEZA, GEREKÇELİ KARARDA ANLATILDI Sanığın “Cumhurbaşkanına yönelik tehdit” suçundan 1 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, eylemin ağırlığı nedeniyle cezanın artırılarak 1 yıl 6 ay hapisle cezalandırılmasına, Türk Ceza Kanunu’nun ilgili maddesi gereği cezanın 5 yılın altına inemeyeceği belirtilerek 5 yıl hapis cezası verildiği, son olarak ise sanığın geleceği üzerindeki etkisi dikkate alınarak cezanın 4 yıl 2 aya indirildiği ifade edildi. Sanığın tutuklulukta geçirdiği sürenin, cezasından mahsup edileceği de hükme bağlandı. "KAÇMA ŞÜPHESİNİN BULUNMASI NEDENİYLE TUTUKLULUK DEVAM" Altaylı’nın almış olduğu ceza süresi ve cezanın niteliği dikkate alınarak kaçma şüphesinin bulunduğu, adli kontrol hükümlerinin yetersiz kalacağı, bu nedenle tutukluluk tedbirinin orantılı olduğu ve devamına karar verildiği ifade edildi.

EZGİ APARTMANI DAVASINDA BİLİRKİŞİ HEYETİ DOSYADAN ÇEKİLDİ Haber

EZGİ APARTMANI DAVASINDA BİLİRKİŞİ HEYETİ DOSYADAN ÇEKİLDİ

Bilirkişi heyetinin çekilmesinin ardıından sanık avukatlarından Prof. Dr. Ersan Şen, “Usule uygun bir yargılama yürütülmüyor, dosya tekemmül etmiştir, davanın bitirilmesi gerekir” dedi. TUTUKLU SANIKLAR MAHKEMEYE ÇIKTI Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmaya tutuklu sanıklar S.K. ve M.P. ile taraf avukatları katıldı. Sanıklar önceki savunmalarını tekrarlayarak tahliye talebinde bulundu. “BİLİRKİŞİLER BASKI ALTINDA, RAPORLAR YOK SAYILIYOR” Sanık avukatlarından Prof. Dr. Ersan Şen, son bilirkişi heyetinin çekilmesini eleştirerek şunları söyledi: “Mahkemenin oluşturduğu bilirkişi heyeti dosyadan çekildi. İstanbul’dan tayin edilen bilirkişilerin üzerlerinde baskı olduğunu söyledikleri bilgisi var. Bu durumun araştırılmasını istiyoruz. Daha önce alınan iki bilirkişi raporu sanıkların lehineydi. Eğer aleyhlerine olsaydı, bu dava çoktan sonuçlandırılırdı.” “DOSYA TEKEMMÜL ETMİŞTİR, TUTUKLULUK HUKUKA AYKIRI” Şen, sanıkların yalnızca dükkân tadilatı yaptıkları iddiasıyla suçlandığını, ancak tadilatların bina yıkımıyla ilgisi olmadığının iki raporla ortaya konduğunu vurguladı. “Dosya tekemmül etmiştir, yeniden rapor alınması ve tutukluluğun sürmesi hukuka uygun değildir” dedi. DURUŞMA 24 NİSAN 2026’YA ERTELENDİ Mahkeme, sanıkların tutukluluk halinin devamına, dosyadaki eksiklerin giderilmesine, heyet hakkında suç duyurusunda bulunulmasına ve yeni bir heyet görevlendirilmesine karar verdi. Dava 24 Nisan 2026’ya ertelendi. “YIKIMLA TADİLATIN İLGİSİ YOK” Duruşma sonrası açıklama yapan Av. Ersan Şen, şöyle konuştu: “İki farklı üniversiteden alınan raporlar, binanın yıkılmasının sebebinin statik proje ve tasarım hatası olduğunu ortaya koydu. Müvekkillerimiz bina projesini hazırlayan ya da inşa eden kişiler değil. Alt kattaki pastaneyi işleten esnaf. Bu insanların tadilatlarının, yıkımla bir ilgisi olmadığını artık herkes biliyor. Tutukluluk halinin devamı haksızdır.”

İKİ KARDEŞ VE BABAANNELERİNİ ÖLDÜREN SANIK: KASAP MIYIM BEN? Haber

İKİ KARDEŞ VE BABAANNELERİNİ ÖLDÜREN SANIK: KASAP MIYIM BEN?

Zonguldak’ta aralarında husumet bulunan akrabaları iki kardeş ve babaannelerini bıçaklayarak öldürdüğü iddia edilen sanık, ağırlaştırılmış müebbet hapis istemiyle hakim karşısına çıktı. Sanık, kendisini savunduğunu öne sürerek suçlamaları reddetti. OLAY KÖROĞLU KÖYÜ’NDE MEYDANA GELDİ Merkeze bağlı Köroğlu köyünde yaşanan olayda, sanık Erdeniz K.’nın kardeşinin köy kahvesinde darp edilmesinin ardından iki aile arasında husumet oluştu. 21 Temmuz günü Halil Can Köroğlu (24) ile kardeşi Emirkan Köroğlu (18), bir düğünden dönerken Erdeniz K. ile karşılaştı. Çıkan tartışmanın kavgaya dönüşmesi üzerine Erdeniz K., iki kardeşi ve babaanneleri Nazmiye Köroğlu’nu (75) bıçakladı. ÜÇ KİŞİ HAYATINI KAYBETTİ Olay yerine sevk edilen sağlık ekipleri tarafından hastaneye kaldırılan babaanne ve iki torun, yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı. Zanlı Erdeniz K. ise kısa sürede yakalanarak tutuklandı. “KASAP MIYIM, CANİ MİYİM?” DİYE SAVUNDU Zonguldak 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davanın ilk duruşmasında sanık Erdeniz K., kendisine saldırıldığını iddia ederek, “Beni yere yatırıp boğmaya çalıştılar, nefessiz kaldım. Kurtulmak için bıçakladım. Kasap mıyım, cani miyim durduk yere yapayım, savunmak içindi” sözleriyle kendini savundu. TANIKLAR VE AİLELER DİNLENDİ Duruşmada 12 tanık dinlenirken, görgü tanıklarından biri sanığın boğazının sıkıldığını ve yere düşürüldüğünü iddia etti. Hayatını kaybeden kardeşlerin annesi Fatma Köroğlu ise sanığın savunmasına tepki göstererek, “Kendini kurtarmak isteseydi koluna ya da bacağına vururdu, kalbinden bıçakladı” dedi. DURUŞMA ERTELENDİ Mahkeme heyeti, sanığın tutukluluk halinin devamına karar vererek dosyadaki eksikliklerin giderilmesi için duruşmayı ileri bir tarihe erteledi.

HAMAM BÖCEĞİ YEDİRİLEN GENCİN DOSYASINDA KARAR! Haber

HAMAM BÖCEĞİ YEDİRİLEN GENCİN DOSYASINDA KARAR!

Mahkeme gencin davasında, yağma suçundan beraat kararı verirken, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan sanıklara ayrı ayrı 6 yıl 12 ay hapis cezası verdi. Vedat Kurt, 2020 yılında Şanlıurfa’dan çalışmak için Antalya’ya geldi. Yaklaşık 10 ay çalıştığı iş yerinde maaşını alamayan Kurt, alacağına karşılık 15 bin TL’yi alarak İstanbul’a gitti. Sonrasında parayı iade eden Kurt’un iddiasına göre iş yerinde üç gün boyunca işkenceye maruz kaldı, hamam böceği yedirildi, elleri bağlandı, darp edildi. BİLİRKİŞİ RAPORU: FOTOĞRAF VE VİDEO KAYITLARI BULUNDU Sanıklardan S.T.'nin cep telefonunda işkence görüntüleri ve Kurt’a zorla söylettirilen ifadeler tespit edildi. Görüntülerin olayın yaşandığı tarihlerle ve konumla örtüştüğü belirtildi. "FOTOĞRAFLARINI BEN ÇEKMİŞ OLABİLİRİM" Sanıklardan S.T., suçu kabul etmedi ancak diğer sanıkların Kurt’u darp ettiğini ve fotoğrafları kendisinin çekmiş olabileceğini söyledi. Diğer sanıklar ve avukatları suçlamaları reddetti. MAHKEME KARARI: YAĞMADAN BERAAT, HÜRRİYETTEN YOKSUN BIRAKMADAN CEZA Mahkeme, sanıkların yağma suçundan beraatine, ancak “kişiyi hürriyetinden yoksun kılma” suçundan 4 sanığa ayrı ayrı 6 yıl 12 ay hapis cezası verilmesine hükmetti. Ayrıca bir sanığa silahla tehditten ek 3 yıl 1 ay ceza verildi. Mahkeme, sanıkların tutukluluk sürelerinin cezadan düşülmesine, kararın istinafa açık olmasına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmamasına karar verdi. "İSTİNAFA TAŞIYACAĞIZ" Duruşma sonrası konuşan Vedat Kurt, yağmadan verilen beraat kararının adalete aykırı olduğunu belirterek, süreci istinafa taşıyacaklarını söyledi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.