#Unesco

- Unesco haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Unesco haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

GÜNEŞİ GÖREN DENİZE GİRDİ: TURİZM SEZONU BAŞLIYOR Haber

GÜNEŞİ GÖREN DENİZE GİRDİ: TURİZM SEZONU BAŞLIYOR

Hava sıcaklıklarının artması ve yağışlı havanın etkisini yitirmesiyle birlikte Mersin’in önemli turizm merkezlerinden Kızkalesi’nde plajlar hareketlenmeye başladı. Akdeniz’e 321 kilometrelik kıyısı bulunan kentte sıcaklığın 30 dereceye yaklaşmasıyla birlikte güneşi gören vatandaşlar denize girmeye başladı. UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi’nde yer alan Kızkalesi başta olmak üzere sahil bölgelerinde turizmciler, Kurban Bayramı öncesi hazırlıklarını tamamladı. Kızkalesi Kültür ve Turizm Derneği Başkan Yardımcısı Mehmet Şirin Öztop, 2026 turizm sezonuna ilişkin beklentilerin yüksek olduğunu belirterek, "Rezervasyonlar gelmeye başladı. Bayramı dolu dolu geçirip sezonun sonuna kadar yoğun geçeceğini tahmin ediyoruz" dedi. “2026 SEZONU DAHA VERİMLİ OLACAK” Öztop, geçen yıla göre daha yoğun bir sezon beklediklerini ifade ederek, "Özellikle 2025 sezonundan çok daha verimli bir sezon geçireceğimizi düşünüyoruz. Gelen rezervasyonlarımız da o doğrultuda" diye konuştu. Uluslararası Çukurova Havalimanı’nın hizmete girmesinin bölge turizmine olumlu katkı sunduğunu belirten Öztop, ulaşım yatırımlarının önemine dikkati çekti. Öztop, "Bir misafiri tatil noktasına getirebilmenin en önemli araçlarından biri ulaşım. Yeni uçuş rotaları ve otoyol projeleriyle birlikte farklı ülkelerden daha fazla misafir ağırlayacağız" ifadelerini kullandı. “MERSİN’İN HER DESTİNASYONA UYGUN POTANSİYELİ VAR” Mersin’in doğal ve kültürel zenginlikleriyle öne çıktığını kaydeden Öztop, "Kuş cennetinden rafting alanlarına, dalış noktalarından Toroslar’daki Yörük kültürüne kadar her destinasyona hitap eden özelliklerimiz var" değerlendirmesinde bulundu. Türkiye Kültür Yolu Festivali’nin de kente hareketlilik kattığını belirten Öztop, ulaşım altyapısındaki gelişmeler ve yeni tesis yatırımlarıyla Mersin’in turizmde hak ettiği noktaya ulaşacağını söyledi.

OSMANGAZİ BELEDİYESİ BURSA’NIN TARİHİ MİRASINI KORUYOR Haber

OSMANGAZİ BELEDİYESİ BURSA’NIN TARİHİ MİRASINI KORUYOR

Osmangazi Belediyesi, Bursa’nın dünyaca ünlü tarihi ve turistik değerlerini koruyup geleceğe taşımak, aynı zamanda kentin kültürel mirasını daha güçlü şekilde tanıtmak amacıyla hayata geçirdiği "Kültürel Miras Temizlik Ekibi" ile UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer alan bölgelerde titizlikle çalışmalar yürütüyor. Tarihi ve kültürel değerleri, doğal zenginlikleri ve yüksek ziyaretçi potansiyeliyle Bursa’nın turizmden aldığı payı artırmayı hedefleyen Osmangazi Belediyesi, yerli ve yabancı misafirlere daha temiz ve düzenli bir ziyaret ortamı sunmak için özel bir ekip oluşturdu. Osmangazi Belediyesi AR-GE ve Temizlik İşleri Müdürlüğü iş birliğiyle hayata geçirilen proje kapsamında, UNESCO Dünya Mirası Listesi’ne 2014 yılında dahil edilen Osmangazi sınırları içindeki tarihi alanlarda düzenli temizlik çalışmaları gerçekleştiriliyor. Kentin tarihi kimliğinin korunmasına katkı sağlayan çalışmalar; Hanlar Bölgesi, Muradiye Külliyesi, Murad Hüdavendigar Camii ve Türbesi ile Tophane bölgesinde bulunan Osman Gazi ve Orhan Gazi türbelerini kapsıyor. Özel tasarlanan UNESCO yelekleriyle görev yapan ekipler, tarihi alanlarda her gün 16 saat boyunca büyük bir özenle temizlik hizmeti sunuyor. "Tarihi alanları temizlemek için özel ekip oluşturduk" Kültürel mirası sağlıklı bir şekilde gelecek nesillere aktarmak için çalıştıklarını belirten Osmangazi Belediyesi AB Projeleri ve UNESCO Koordinatörü Berkay Salman, sözlerinde şu ifadelere yer verdi: "Bursa, Osmanlı'nın kurulduğu payitaht şehridir. Kentimiz, 2014 yılında ‘Osmanlı Devleti'nin Kuruluşu’ başlığı altında UNESCO Dünya Mirası Listesi’ne dahil edildi. Bursa, toplam 7 alanla bu listeye girerken, bunların 4’ü Osmangazi ilçemiz sınırları içerisinde yer alıyor. Bizler, Osmangazi Belediyesi olarak bu alanların günlük temizlik ve bakım çalışmalarını yürütüyoruz. Tarihi mirası korumayı yalnızca taş yapıların restorasyonu olarak değerlendirmiyoruz. Bu alanların temizliği ve günlük bakımı da en az restorasyon kadar önemli. Burada ciddi bir emek ve iş yükü söz konusu. Bu kapsamda belediyemizin AR-GE ve Temizlik İşleri Müdürlüğü ortaklığında ‘Kültürel Miras Temizlik Ekibi’ projesini hayata geçirdik. Projeyle temizlik personelimize kısa eğitimler vererek yaptıkları işin önemine dair farkındalık oluşturmayı amaçladık. Amacımız, kültürel mirasımızı sağlıklı bir şekilde gelecek nesillere aktarmaktır."

HASAN ALİ YÜCEL KİMDİR? İŞTE BİYOGRAFİSİ Haber

HASAN ALİ YÜCEL KİMDİR? İŞTE BİYOGRAFİSİ

Hasan Âli Yücel 17 Aralık 1897'de İstanbul'da doğmuştur. Cumhuriyet dönemi aydınlarından olan Yücel; Türk felsefe öğretmeni, eski millî eğitim bakanı, Köy Enstitüleri'nin kurucusudur. YAŞAMI Baba tarafından Posta Nazırı Giresun, Göreleli Hasan Ali Efendi'nin, anne tarafından ise 1890 yıllarında Japon sularında batan Ertuğrul Fırkateyni süvarisi deniz albay Ali Bey'in torunudur. Babası Ali Rıza Bey, annesi Neyyire Hanım'dır. Hasan Ali Yücel, Mekteb-i Osmânî, Vefâ İdâdîsi, Cağaloğlu Darülmuallimîn-i Aliyye (Yüksek öğretmen okulu) okullarında eğitim aldı. Bir süre de İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nde hukuk öğrenimi gördü. 1919 yılında ise İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Felsefe Bölümü'nü bitirdi, 19 Aralık 1922'de öğretmenliğe başladı. 12 Temmuz 1932 tarihinde Türk Dili Tetkik Cemiyeti'nin kurulmasıyla Hasan Âli Yücel etimoloji kolu başkanlığına getirildi. 1935 yılında Cumhuriyet Halk Partisi'nden İzmir milletvekili olarak meclise girdi ve dört dönem üst üste milletvekilliği yaptı. Ünlü şair Can Yücel, Hasan Ali Yücel'İn oğludur. Oğlu şâir Can Yücel, babası için "Hayatta ben en çok babamı sevdim" başlıklı bir şiir yazmıştır. MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞI DÖNEMİ Hasan Âli Yücel, 28 Aralık 1938'de, 2'nci Celal Bayar hükûmetinde Millî Eğitim Bakanlığı görevine getirildi. Üniversite reformu ,Ankara Üniversitesi Fen Fakültesi'nin kurulması, Yüksek Mühendis Okulu'nun İTÜ'ye dönüştürülmesi ve Ankara Tıp Fakültesi'nin kurulması, Köy Enstitüleri'nin kurulması, dünya klasiklerinin Türkçeye çevrilmesi ve ilk resmî ve telifli Türkçe ansiklopedi olan İnönü Ansiklopedisi'nin ön çalışmaları onun bakanlığı döneminde gerçekleştirildi. 20 Mayıs 1940 tarihinde Devlet Konservatuvarı'nın kurulması, Türkiye'nin UNESCO'ya girişi de onun çabaları sonucunda olmuştur. Dört yıllık çalışma sonucunda 25 Haziran 1946'da Üniversiteler Yasası çıkartılmıştır. Bu yasayla, yükseköğretim kurumlarının bakanlıkla olan "sıkı bağı" önemli ölçüde gevşetilip mevcut kuruluşlar yapısal bir bütünlüğe kavuşturularak üniversiteye organik bir karakter kazandırılmıştır. Bu yasanın getirdiği bir başka sonuç ise "dışarıdan gerilim" yerine "içeriden denetim"in getirilmiş olmasıdır. Ankara Üniversitesi de bu yasanın sonucu olarak kurulmuştur. SON YILLARI Yücel, 5 Ağustos 1946'da 7 yıl 5 ay sürdürdüğü bakanlık görevinden istifa ettikten sonra gazetecilik görevine geri döndü. Ulus'ta yazıları yayınlandı. 21 Kasım 1950'de, söz konusu gazeteden ve Cumhuriyet Halk Partisi’nden ayrılır. Böylece politik hayatını da noktalar. 1950-1960 arası yıllarda Cumhuriyet gazetesinde "Köşemden" başlığı altında yazılar yazar, çıktığı yurtdışı gezileri ile izlenimlerini kaleme alır. Düşüncelerini Kıbrıs Mektupları ve İngiltere Mektupları adıyla yayınlar. Bir süre İş Bankası Yayın İşleri'ni yönetir, 1960'ta bu görevinden ayrılır. ÖLÜMÜ Hasan Ali Yücel; 26 Şubat 1961 sabahı, İstanbul'da Prof.Dr. Tevfik Sağlam'ın evinde enfarktüs'ten vefat eder. Cenazesi, 3 Temmuz 1943'te açılışını yaptığı İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi İç Hastalıkları Kliniği'nden alınarak Ankara'ya nakledilir. Dil, Tarih ve Coğrafya Fakültesi’nde 2 Mart'ta düzenlenen büyük bir törenle Cebeci Asri Mezarlığı'nda toprağa verilir.

Z KUŞAĞI KARAGÖZ VE HACİVAT'I ÇOK SEVDİ Haber

Z KUŞAĞI KARAGÖZ VE HACİVAT'I ÇOK SEVDİ

Modern teknolojinin ve dijital eğlence dünyasının kuşatması altındaki geleneksel Karagöz ve Hacivat sanatı, İzmirli "Hayalbazlar"ın ellerinde hayat bulmaya devam ediyor. UNESCO Somut Olmayan Kültürel Miras Listesi'nde yer alan Karagöz ve Hacivat sanatı, 700 yıllık geçmişinden aldığı güçle dijital çağın ekranlarına karşı beyaz perdeyi savunuyor. Tarihi sahnelerden kültür merkezlerine, dijital platformlardan mahalle meydanlarına kadar her alanda sergilenen Karagöz ve Hacivat sanatı, özellikle Ramazan aylarında yoğunlaşsa da yılın her döneminde yeni nesille buluşturulmaya çalışılıyor. Dana veya deve derisinden sabırla işlenen tasvirler, kök boyalarla renklendirildikten sonra bir mum veya ampul ışığının yardımıyla beyaz perdeye yansıtılıyor. Tek bir sanatçının (Hayalbaz) onlarca farklı karakteri aynı anda seslendirmesi ve doğaçlama yeteneğiyle harmanlanan oyunlar, izleyiciyi hem güldürüyor hem de düşündürüyor. Bu kadim sanatın yaşatılmasındaki temel amaç, sadece bir eğlence sunmak değil; toplumsal hoşgörüyü, kültürel kimliği ve usta-çırak ilişkisine dayanan zanaatkarlığı gelecek kuşaklara aktarabilmek. "Z KUŞAĞINI GÖLGEYLE TANIŞTIRIYORUZ" Son dönem hayalbazlarından olan Tuncer Savcı, Karagöz ve Hacivat sanatını yaşatmaya ve gelecek kuşaklara tanıtmaya gayret ediyor. Çocukların ekranlara hapsolmuş durumda olduğunu belirten Savcı, "Ancak perdenin bir başka büyüsü var. Karagöz'ün o saf patavatsızlığı ve Hacivat'ın bilgeliği, bugün sosyal medyadaki içeriklerden çok daha sahici bir aynalık yapıyor topluma. Biz sadece deri oynatmıyoruz, bir felsefeyi yaşatıyoruz." dedi. Tasvir yapımının zorluğu ve ekonomik kaygılar nedeniyle yeni çırakların yetişmemesi, bu 700 yıllık ışığın sönme riskini de beraberinde getiriyor. Tuncer Savcı, bu sanatın sadece "nostalji" olarak görülmemesi ve eğitim müfredatlarında daha fazla yer alması gerektiğini vurguluyor.

MASUMİYET MÜZESİ VE HİKAYESİ GERÇEK Mİ? Haber

MASUMİYET MÜZESİ VE HİKAYESİ GERÇEK Mİ?

Masumiyet Müzesi hikayesi gerçek mi? Masumiyet Müzesi nerede? Netflix dizisi yayınlandıktan sonra herkes bu ve benzeri soruları merak etmeye başladı. Orhan Pamuk'un dünya çapında ilgi çeken romanı Masumiyet Müzesi, gerçek bir hikayeden mi esinlendi? Peki Masumiyet Müzesi nerede? Orhan Pamuk'un başyapıtlarından biri olan Masumiyet Müzesi, okurları olduğu kadar Netflix'te yayınlanan dizisini ile izleyiciyi de derindne etkiledi. Kitaptan uyarlanan dizi Netflix'te yayınlanınca hikayeye dair pek çok detay merak konusu oldu. Bunlardan ilki ''Masumiyet Müzesi, gerçek bir hikayeden mi esinlenildi?'' sorusu... Netflix, Orhan Pamuk’un Nobel Ödülü aldıktan sonra yazdığı ilk romanından uyarlanan, 9 bölümlük dizinin 13 Şubat’ta dünya çapında gösterime girdı. Başrollerde Selahattin Paşalı ve Eylül Lize Kandemir yer alırken, dizinin yönetmenliği Zeynep Günay, yapımcılığını ise Kerem Çatay üstlendi. Peki, Masumiyet Müzesi gerçekten yaşanmış bir aşk hikayesi mi? Masumiyet Müzesi kitabı kurgusal bir eser ancak yazar, hikayeyi kaleme alırken içinde bulunduğu İstanbul’un gerçek yaşamına ve kendi deneyimlerine güçlü göndermeler yaptığını ifade ediyor. MASUMİYET MÜZESİ NEREDE? Orhan Pamuk’un aynı adlı romanından ilhamla, 2012’de İstanbul’un tarihi semti Çukurcuma’da Masumiyet Müzesi de açıldı. Masumiyet Müzesi, kurgusal bir eserden yola çıkarak oluşturulan ilk müze olmasıyla dünya çapında bir ilke imza attı. Çukurcuma Caddesi'ndeki müze 19. yüzyıldan kalma üç katlı tarihi bir binada yer alıyor. Bu bina aynı zamanda dönemin İstanbul ahşap ev mimarisinin izlerini taşıyan bir mimari yapı. Bu müze, edebiyat ve müzecilik dünyası arasında bir köprü kuruyor. Pamuk, romanı yazarken müze fikrini de paralel olarak geliştirmiş. Romanın ana karakteri Kemal’in Füsun’a olan saplantılı aşkını, onunla ilgili her şeyi biriktirerek ölümsüzleştirme çabası, Pamuk’u gerçek bir müze kurmaya yönledirdi. Yazar, 1990’ların başından itibaren müze için objeleri toplamaya başladı. İstanbul’un dört bir yanındaki antikacılardan ve ikinci el dükkanlarından özenle seçtiği eşyalarla, bu eşsiz koleksiyonu oluşturdu. Müze, UNESCO’nun “Dünya Belleği” programına aday gösterilerek kültürel mirasa katkısı tescillendi. Müze aynı zamanda 1950’lerden 2000’lere uzanan İstanbul’un toplumsal ve kültürel yaşamına dair zengin bir belgesel niteliği de taşıyor. MASUMİYET MÜZESİ HANGİ GÜNLER AÇIK? Ziyaretçi Bilgileri / Açık Olduğu Gün ve Saatler: Müze, Salı-Pazar günleri 10.00-18.00 saatleri arasında ziyarete açık. Pazartesi günleri kapalı. Bilet Fiyatları: Güncel bilet fiyatları ve online satın alma seçenekleri için müzenin web sitesini ziyaret edebilirsiniz. Erişilebilirlik: Müzenin giriş katı, tekerlekli sandalye kullanan ziyaretçiler için uygun. MASUMİYET MÜZESİ NEREDE VE MÜZEYE NASIL GİDİLİR? Adres: Çukurcuma Caddesi, Dalgıç Çıkmazı, 2, 34425; Beyoğlu/İstanbul Toplu Taşıma: Tophane tramvay durağı, müzeye en yakın durak konumunda. Bu noktada müzeye yaklaşık 8 dakikalık bir yürüyüşle ulaşabilirsiniz. Ayrıca, Taksim Meydanı’ndan yürüyerek veya otobüslerle kolayca ulaşılabilmek mümkün. Müzenin yakınlarında çeşitli ücretli otopark seçenekleri var. MASUMİYET MÜZESİ İLETİŞİM BİLGİLERİ: Telefon: 02122529738 E-posta: info@masumiyetmuzesi.org

BURSA'NIN SİMGE ESERİNDE AVLU BOŞALTILIYOR Haber

BURSA'NIN SİMGE ESERİNDE AVLU BOŞALTILIYOR

Bursa'nın Osmangazi ilçesinde yer alan ve UNESCO Dünya Mirası Listesi'nde bulunan Kozahan'da avludaki masa ve sandalyelerin kaldırılmasına ilişkin kararın detayları netleşmeye başladı. Alınan kararın; anıtlar, vakıflar ve belediye temsilcilerinden oluşan ortak bir kurul tarafından, AFAD ve yangın güvenliği kapsamında hazırlanan teknik bir rapora dayanılarak alındığı öğrenildi. Edinilen bilgiye göre, söz konusu rapor doğrultusunda Kozahan avlusunun ilk aşamada tamamen boşaltılması, ardından AFAD ve ilgili uzman ekiplerin alanda incelemelerde bulunması planlandı. Yapılacak değerlendirmelerde, yangın güvenliği, acil tahliye alanları ve muhtemel bir deprem durumunda alınması gereken tedbirlerin ele alınacağı belirtildi. Bu kapsamda ekipler sabah saatlerinde çalışmalara başladı. Avlunun ön bölümünde bulunan masa ve sandalyeler kaldırılırken, uygulamanın aşamalı olarak gerçekleştirildiği gözlendi. Yetkililer, gün içinde arka bölümdeki alanların da tamamen boşaltılmasının planlandığını bildirdi. Kararın, Kozahan'ın tarihi dokusunun korunması ve güvenlik risklerinin ortadan kaldırılması amacıyla alındığı ifade edilirken, masa ve sandalyelerin yeniden yerleştirilip yerleştirilmeyeceği konusunda ise şu an için net bir takvim bulunmadığı aktarıldı. Sürecin, uzman raporları ve yapılacak teknik değerlendirmeler sonrasında şekilleneceği belirtildi. Öte yandan düzenleme, esnaf ve ziyaretçiler arasında da dikkat çekti. Kozahan'a gelen çok sayıda vatandaşın, avlunun boşaltıldığını görerek alandan ayrıldığı gözlemlendi. Özellikle yaşlı ve dinlenme ihtiyacı duyan ziyaretçilerin duruma tepki gösterdiği öğrenildi. Dün bazı siyasi parti temsilcileri ve mülki amirlerin de Kozahan'a gelerek alanda incelemelerde bulunduğu kaydedildi. Tarihi hanın oturma alanlarıyla birlikte anılan sosyal yapısının, yapılacak değerlendirmeler sonrasında nasıl şekilleneceği merak konusu oldu. Kozahan'da başlatılan bu uygulamanın, teknik raporlar ve alınacak yeni kararlar doğrultusunda önümüzdeki günlerde yeniden değerlendirilmesi bekleniyor.

"BOZKIRIN TEZENESİ" ÖLÜMÜN 13. YILINDA KOCAELİ'DE ANILDI Haber

"BOZKIRIN TEZENESİ" ÖLÜMÜN 13. YILINDA KOCAELİ'DE ANILDI

Bozkırın tezenesi Kocaeli'de anıldı. Kocaeli Büyükşehir Belediyesi ve Kocaeli Orta Anadolu İl Dernekleri Platformu iş birliğiyle düzenlenen "Neşet Ertaş Anma ve Şehir Ödülleri Programı", büyük ozan Neşet Ertaş’ın 13. ölüm yıl dönümünde yoğun bir katılımla gerçekleştirildi. Kocaeli’nin kültürel hafızasında yer eden etkinlik, SEKA Deniz Düğün Salonu’nda düzenlendi. "Bozkırın Tezenesi" olarak bilinen halk ozanı Neşet Ertaş, türküler, şiirler ve anlamlı konuşmalarla anıldı. Gecede ayrıca kültür, sanat, eğitim, çevre, spor ve sosyal sorumluluk alanlarında Kocaeli’ye değer katan kişi ve kurumlara "Şehir Ödülleri" takdim edildi. Etkinliğe; Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Başkan Yardımcısı Hasan Ayaz, Körfez Belediye Başkanı Şener Söğüt, Kent Konseyi Başkanı Ahmet Önal’ın yanı sıra çok sayıda STK temsilcisi ve dernek başkanları katıldı. Programda Kocaeli Orta Anadolu İl Dernekleri Platformu’na üye olan Niğde, Tokat, Yozgat, Çankırı, Eskişehir, Kırşehir, Niğde Federasyonu ve Kırıkkale dernek başkanları da yer aldı. "NEŞET ERTAŞ’IN MİRASI NESİLLER BOYU YAŞAYACAK" Kocaeli Orta Anadolu İl Dernekleri Platformu Başkanı Erhan Bilgiç, yaptığı konuşmada, "Bozkırın Tezenesi, gönül insanı, büyük usta Neşet Ertaş’ı anma programına ve bu yıl bir yenisini düzenlediğimiz 'Şehir Ödülleri' törenine hoş geldiniz. Bugün, Kocaeli Büyükşehir Belediyemiz ile omuz omuza vererek, Anadolu’nun kalbinden kopup gelmiş, evrensel bir değere dönüşmüş, büyük ozanımızı saygı, sevgi ve rahmetle anıyoruz. Neşet Ertaş sazıyla, sözüyle, duruşuyla bu toprakların özünü, sevgisini, hüznünü ve neşesini en duru şekilde dile getirmiş eşsiz bir sanatkârdır. O, sadece bir halk ozanı değil, UNESCO tarafından ‘Yaşayan İnsan Hazinesi’ ilan edilmiş bir gönül eridir. Bu yıl da ‘Şehir Ödülleri’ ile Kocaeli’mize kültür, sanat, spor ve sosyal yaşamda katkı sunan değerli kişi ve kurumlara vefa gösteriyoruz. Onların başarıları hepimize ilham kaynağıdır" ifadelerini kullandı. Kocaeli Büyükşehir Belediyesi ve Kocaeli Orta Anadolu İl Dernekleri Platformu iş birliğiyle düzenlenen "Neşet Ertaş Anma ve Şehir Ödülleri Programı" Programda sahne alan sanatçılar, Neşet Ertaş’ın unutulmaz eserlerini seslendirirken, katılımcılar da türkülere hep bir ağızdan eşlik etti. Duygusal anların yaşandığı gecede, "Şehir Ödülleri" sahiplerine takdim edildi. Etkinlik, toplu hatıra fotoğrafı çekimiyle sona erdi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.