#Unesco

- Unesco haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Unesco haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

İZMİR'İN EN GÜZEL KÖYLERİ: EGE'NİN SAKLI VADİLERİNDE 10 SAKLI ROTA Haber

İZMİR'İN EN GÜZEL KÖYLERİ: EGE'NİN SAKLI VADİLERİNDE 10 SAKLI ROTA

Ege'nin büyük metropollerinden İzmir, hareketli kent yaşamının yanı sıra tarihi evleri, taş sokakları, zeytinlikleri, üzüm bağları ve geleneksel yaşamın izlerini taşıyan köyleriyle de farklı gezi alternatifleri sunuyor. Selçuk'un Şirince'sinden Ödemiş'in Birgi'sine, Urla'nın Bademler ve Barbaros köylerinden Tire'nin kırsal yerleşimlerine uzanan rota, ziyaretçileri İzmir'in daha sakin yüzüyle buluşturuyor. İzmir'i yalnızca Kordon, Saat Kulesi, Kemeraltı, Çeşme ve Alaçatı'dan ibaret görmeyenler için kentin kırsal bölgeleri farklı bir keşif alanı oluşturuyor. Bazıları yüzlerce yıllık mimari dokusunu koruyan, bazıları üretim kültürü ve yöresel ürünleriyle öne çıkan köyler, özellikle günübirlik gezilerin önemli durakları arasında yer alıyor. ŞİRİNCE: TAŞ SOKAKLAR ARASINDA TARİH İzmir'in en tanınan kırsal turizm merkezlerinden Şirince, Selçuk ilçesinde bulunuyor. Yamaçlara kurulu yerleşim, geleneksel mimarisi, dar sokakları ve tarihi evleriyle dikkati çekiyor. Köyde zeytinyağı, sabun, el işi ürünler ve yöresel ürünlerin satıldığı çok sayıda küçük işletme bulunuyor. Şirince'nin Selçuk ve Efes'e yakınlığı da bölgeyi günübirlik gezi rotaları açısından avantajlı hale getiriyor. Ziyaretçiler aynı gün içerisinde Efes Antik Kenti, Selçuk ve Şirince'yi kapsayan bir rota oluşturabiliyor. BİRGİ: TARİHİ EVLERİYLE AÇIK HAVA MÜZESİNİ ANDIRIYOR Ödemiş ilçesine bağlı Birgi, İzmir'in tarih ve kültür turizmi açısından öne çıkan yerleşimleri arasında bulunuyor. Geleneksel Türk evleri, konakları, camileri, çeşmeleri ve dar sokaklarıyla dikkati çeken Birgi'nin geçmişi farklı medeniyetlere uzanıyor. Aydınoğulları Beyliği döneminin izlerini taşıyan yerleşimde Ulu Cami ve Çakırağa Konağı en çok ziyaret edilen tarihi yapılar arasında yer alıyor. Birgi, 2012'den bu yana UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi'nde de bulunuyor. BADEMLER: TİYATROYLA ÖZDEŞLEŞEN KÖY Urla'nın Bademler Mahallesi ise kültürel yaşamıyla diğer kırsal yerleşimlerden ayrılıyor. Bademler, Türkiye'de köy tiyatrosu geleneğinin önemli örneklerinden birine ev sahipliği yapmasıyla tanınıyor. Yerleşimde tiyatro kültürünün kuşaktan kuşağa aktarılması, Bademler'in kimliğinin önemli parçalarından birini oluşturuyor. Köy yaşamı, üretim kültürü ve sanatın bir arada bulunduğu Bademler, Urla ve Seferihisar rotasıyla birlikte ziyaret edilebilecek noktalardan biri. BARBAROS: KORKULUKLARIN RENKLENDİRDİĞİ EGE KÖYÜ Urla'daki bir diğer dikkat çekici yerleşim Barbaros. Köy, özellikle geleneksel hale gelen Oyuk Festivali ile tanınıyor. Yerel kültürde tarla korkuluğu anlamında kullanılan "oyuk"lar festival döneminde köyün sokaklarında farklı biçimlerde sergileniyor. Taş yapıları ve sakin sokaklarıyla öne çıkan Barbaros'ta yerel üreticilerin hazırladığı ürünlere de rastlamak mümkün. Urla merkez, bağ rotaları ve Barbaros'un aynı program içerisinde değerlendirilmesi, günübirlik gezi için farklı seçenekler sunuyor. LÜBBEY: BOZDAĞLARIN ETEKLERİNDE SESSİZ BİR YERLEŞİM Ödemiş'in kırsalındaki Lübbey, İzmir'in diğer köylerinden farklı bir görüntüye sahip. Bozdağlar çevresindeki yerleşim, nüfusunun yıllar içerisinde büyük ölçüde azalması ve eski yapıların ağırlıkta olduğu görünümü nedeniyle özellikle fotoğraf meraklılarının ilgisini çekiyor. Tarihi evleri ve dağ manzarasıyla dikkati çeken Lübbey'i ziyaret edenlerin, yapıların bir bölümünün eski ve bakımsız olabileceğini göz önünde bulundurması gerekiyor. GERMİYAN: YÖRESEL ÜRÜNLER VE KIRSAL YAŞAM Çeşme'nin Germiyan Mahallesi de turistik sahil merkezlerinin dışında kalan farklı bir Çeşme görmek isteyenlerin uğrayabileceği yerlerden. Yerel üretimin devam ettiği Germiyan, ekmekleri, yöresel ürünleri ve geleneksel Ege mutfağıyla öne çıkıyor. Çeşme ve Alaçatı'nın yoğun turizm hareketinden uzaklaşıp yarımadanın kırsal yaşamını görmek isteyenler için Germiyan alternatif bir rota oluşturuyor. IŞIKLAR: URLA'NIN YEŞİL YÜZÜ Urla'nın iç kesimlerindeki Işıklar da İzmir'in kırsal rotalarına eklenebilecek yerleşimlerden biri. Zeytinlikler ve doğal alanlarla çevrili bölge, özellikle kalabalıktan uzak bir gün geçirmek isteyenlerin tercih edebileceği noktalardan. Urla'nın sahil kesiminden iç bölgelere doğru yapılacak bir yolculukta Bademler, Barbaros ve Işıklar gibi farklı yerleşimler aynı rota üzerinde değerlendirilebilir. KAPLAN: TİRE MANZARASINA KARŞI KÖY MOLASI Tire'nin Kaplan Mahallesi, ilçenin kırsal turizm açısından bilinen noktalarından. Yeşillikler arasındaki yerleşim, yüksek konumu ve çevresindeki doğal alanlarla dikkati çekiyor. Kaplan, Tire merkezdeki tarihi çarşı ve geleneksel pazar ziyaretinin ardından rotaya eklenebilecek duraklardan biri. Tire'nin yöresel yemeklerini deneyimlemek isteyen ziyaretçiler açısından da bölge alternatifler sunuyor. BOZDAĞ: YAZIN SERİN, KIŞIN BEYAZ BİR ROTA Ödemiş'in Bozdağ Mahallesi, yüksek rakımı ve dağlık coğrafyasıyla İzmir'in sahil yerleşimlerinden tamamen farklı bir atmosfere sahip. Yaz aylarında daha serin havası ve doğasıyla ziyaret edilen Bozdağ, kış aylarında ise kar yağışıyla birlikte farklı bir görünüme kavuşuyor. Bozdağ, özellikle Birgi ve Gölcük çevresiyle birlikte planlanan gezilerde rotaya dahil edilebiliyor. NAZARKÖY: BONCUK OCAKLARINDAN ÇIKAN RENKLER Kemalpaşa ilçesindeki Nazarköy, geleneksel nazar boncuğu üretimiyle tanınıyor. Boncuk ocaklarında gerçekleştirilen üretim, köyün kültürel ve ekonomik yaşamının önemli unsurlarından birini oluşturuyor. Ziyaretçiler üretim atölyelerini ve nazar boncuğundan hazırlanan el işi ürünleri görebiliyor. İzmir kent merkezine görece yakın olması da Nazarköy'ü günübirlik geziler için tercih edilen kırsal rotalardan biri haline getiriyor. İZMİR'İN KÖYLERİ DÖRT MEVSİM FARKLI BİR ROTA SUNUYOR İzmir'in kırsal bölgeleri, ziyaretçinin beklentisine göre farklı rotalar oluşturulmasına imkan sağlıyor. Tarih ve mimari için Birgi ve Şirince, yerel kültür ve üretim için Bademler, Barbaros, Germiyan ve Nazarköy, doğa ve fotoğraf için ise Lübbey, Kaplan ve Bozdağ öne çıkan seçenekler arasında bulunuyor. Sonbaharla birlikte sıcaklıkların düşmesi, özellikle yürüyüş ve kırsal keşif ağırlıklı gezileri daha rahat hale getirirken İzmir'in sahillerinden uzaklaşıp iç kesimlerine yönelen ziyaretçiler, kentin farklı bir yüzünü keşfetme fırsatı buluyor.

5. BURSA TURİZM ZİRVESİ BAŞLADI: TEMA, KIRSAL KALKINMA Haber

5. BURSA TURİZM ZİRVESİ BAŞLADI: TEMA, KIRSAL KALKINMA

5. Bursa Turizm Zirvesi, Merinos Atatürk Kongre ve Kültür Merkezi'nde (AKKM) gerçekleştirilen zirve kamu kurumları, yerel yönetimler, sektör paydaşları ve akademisyenleri bir araya getirdi. 5. Bursa Turizm Zirvesi'nin açılış törenine Bursa Vali Yardımcısı Rıza Gençoğlu, BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, TÜRSAB Yönetim Kurulu Başkanı Firuz Bağlıkaya, Düzce Belediye Başkanı Faruk Özlü, Ordu Büyükşehir Belediye Başkanı Hilmi Güler, Bursa Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Numan Çakır, TÜRSAB Başkan Yardımcısı ve BTSO Turizm Konseyi Başkanı Hasan Eker ile çok sayıda turizm temsilcisi katıldı. Bursa Turizm Zirvesi'nin açılışında konuşan BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, Bursa'nın turizm potansiyelinin ekonomik değere dönüştürülmesi gerektiğini söyledi.Kentin tarihi ve kültürel mirası ile doğal güzelliklerinin güçlü bir girişimcilik vizyonuyla desteklenmesi gerektiğini söyleyen Başkan Burkay, Bursa'nın Osmanlı'ya başkentlik yapmış köklü tarihi, Uludağ'dan denize uzanan doğal zenginlikleri ve güçlü üretim altyapısıyla önemli bir potansiyele sahip olduğunu belirtti. Bu değerlerin doğru projelerle desteklenmesi halinde kente çok daha büyük bir ekonomik katkı sağlayacağını ifade eden Burkay, BTSO olarak bu anlayışla uzun yıllardır turizm alanında önemli çalışmalar yürüttüklerini kaydetti. "BURSA FUAR VE KONGRE TURİZMİNDE MERKEZ OLMALI" Bursa'nın yaklaşık 20 milyar dolarlık ihracatı ve 16 milyar dolarlık ithalatıyla 36 milyar dolarlık dış ticaret hacmine sahip olduğuna dikkat çeken Burkay, bu güçlü ekonomik yapının turizm açısından da önemli fırsatlar sunduğunu söyledi. Burkay, "Sanayide, üretimde ve ticarette güçlü olan şehirlerin dünyadaki örneklerine baktığımızda fuar ve kongre turizminin önemli bir yer tuttuğunu görüyoruz. Bursa'nın da bu alanda mutlaka merkez şehirlerden biri olması gerekiyor. BTSO olarak bugün 20'nin üzerinde uluslararası nitelikte fuarı Bursa'da gerçekleştiriyoruz. Bu organizasyonlar sayesinde binlerce yabancı alıcıyı ve profesyonel ziyaretçiyi kentimizde ağırlıyoruz. Bu ziyaretçiler, klasik turist profiline göre çok daha yüksek harcama kapasitesine sahip. Dolayısıyla fuar ve kongre faaliyetleri şehrin hizmet sektörüne ve ekonomik hareketliliğine doğrudan katkı sağlıyor" dedi. "ASIL MESELE TURİSTİN BURSA'DA DAHA FAZLA KALMASI" Bursa'nın turizmde önemli bir potansiyele sahip olduğunu ifade eden Burkay, öncelikli hedefin ziyaretçilerin kentteki konaklama süresini artırmak olması gerektiğini belirterek, "Bursa'nın turisti şehre getirme konusunda büyük bir problemi yok. Asıl üzerinde durmamız gereken konu, gelen turistin Bursa'da daha uzun süre konaklamasını sağlayabilmek. Turizm Konseyimiz ve sektör temsilcilerimiz bu konuda yoğun bir çalışma yürütüyor. Hedefimiz Bursa turizmini daha sürdürülebilir hale getirmek ve kentimizin hem Türkiye'nin hem de dünya turizm pastasından hak ettiği payı almasını sağlamak" diye konuştu. "BİR ŞEHRİN GÜÇLÜ BİR KİMLİĞİ OLMALI" Turizmin şehirlerin uluslararası itibarı açısından da stratejik öneme sahip olduğunu belirten Burkay, Bursa'nın kendisini doğru anlatan güçlü bir kent kimliği oluşturması gerektiğini vurguladı. İbrahim Burkay, şunları kaydetti: "Turizmi bir ülkenin ve bir şehrin itibarı olarak görüyorum. Nasıl evimize gelen misafiri en iyi şekilde ağırlamak istiyorsak, şehirlerimizin de ziyaretçilerine kendilerini doğru ifade edebilmesi gerekiyor. Bir şehrin güçlü bir kimliği, dili ve anlatısı olmalı. Bursa'nın bu konuda önemli bir birikimi ve kurumsal aklı var. Bursa'nın turizmde de hak ettiği noktaya en kısa zamanda ulaşacağına inanıyorum." TÜRSAB Yönetim Kurulu Başkanı Firuz Bağlıkaya, turizm hareketliliğinin sadece kıyı bölgeleriyle sınırlı kalmaması gerektiğini, her kentin kendi özgün değerleriyle kalkındığı bir modele ihtiyaç duyulduğunu belirtti. Bursa'nın bu alandaki köklü geçmişini vurgulayan Bağlıkaya, "Bursa, tarihi birikimi, termali, kış turizmi ve gastronomi kültürüyle ülkemizin en stratejik destinasyonlarından biri. Ancak bu zenginliklerin hak ettiği düzeyde karşılık bulabilmesi; doğru bir destinasyon yönetimi, etkin pazarlama ve seyahat acentalarımız ile yerel dinamiklerin tam bir uyum içinde çalışmasıyla mümkün. Seyahat acentaları, destinasyonlara can suyu veren en temel unsurdur" ifadelerini kullandı. "BURSA TURİZMİNİ TEK ÇATI ALTINDA BULUŞTURDUK" TÜRSAB Başkan Yardımcısı ve BTSO Turizm Konseyi Başkanı Hasan Eker ise seyahat acentalarının sektördeki sürükleyici rolüne dikkat çekerek Bursa'da 350'ye yakın acentanın faaliyet gösterdiğini kaydetti. Bursa Turizm Platformu ile sağlanan birlikteliğin önemine vurgu yapan Eker, "Bursa çok yönlü bir turizm potansiyeline sahip. Ancak bu potansiyeli katma değere dönüştürebilmek için doğru bir destinasyon yönetimine, güçlü bir ortak akla ve tanıtım stratejisine ihtiyacımız var. Bugüne kadar düzenlediğimiz zirvelerde birçok sorunun çözüme kavuşmasını sağladık. Bu zirvemizin de Bursa'mıza ve ülke turizmimize somut katkılar sunmasını diliyorum" değerlendirmesinde bulundu. KURUMLAR ARASI KOORDİNASYON VURGUSU Bursa Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Numan Çakır, UNESCO Dünya Mirası listesindeki değerleriyle kentin dünya ölçeğinde bir cazibe merkezi olduğuna dikkat çekti. Yerel yönetimlerin sorumluluğunun hem mirası korumak hem de kentsel altyapıyı güçlendirmek olduğunu hatırlatan Çakır, "Yerel turizm kalkınması ancak kurumlar arası güçlü bir koordinasyonla mümkündür. Ulaşım ve çevre altyapısından tarihi eserlerin ihyasına, kırsal turizmden tanıtım projelerine kadar her alanda sektörümüzün yanındayız. BTSO, TÜRSAB ve sivil toplum kuruluşlarımızla yürüttüğümüz bu koordinasyonu çok kıymetli buluyoruz" açıklamasında bulundu. Açılış konuşmalarının ardından zirve kapsamında gerçekleştirilen oturumlara geçildi. Zirve, sektör paydaşlarının katılacağı kapanış oturumuyla sona erecek.

THE ODYSSEY FİLMİ VE ÇANAKKALE'DEN BAŞLAYAN EFSANEVİ ROTA Haber

THE ODYSSEY FİLMİ VE ÇANAKKALE'DEN BAŞLAYAN EFSANEVİ ROTA

Dünyaca ünlü yönetmen Christopher Nolan’ın son şaheseri 'The Odyssey', sinema salonlarını kasıp kavurmaya ve dünya çapında devasa bir gişe başarısına ulaşmaya devam ediyor. Homeros’un 2.700 yıllık ölümsüz Odysseia destanını beyaz perdeye taşıyan film, sadece sinematografisiyle değil, anlattığı hikayenin kökleriyle de kitleleri peşinden sürüklüyor. Efsanevi kahraman Odysseus'un 10 yıl süren zorlu eve dönüş yolculuğunun başladığı yer ise tanıdık bir coğrafya: Türkiye sınırları içinde yer alan antik Troya kenti! SİNEMA TARİHİNE GEÇEN TEKNOLOJİ VE REKOR GİŞE Nolan'ın The Odyssey uyarlaması, tamamı IMAX kameralarıyla çekilen ilk film olarak şimdiden sinema tarihine adını altın harflerle yazdırdı. Oyuncu kadrosu, büyüleyici müzikleri ve derin psikolojik anlatımıyla izleyiciden tam not alan yapım, açılış hafta sonunda dünya çapında 264 milyon dolar hasılat elde ederek Nolan’ın kariyerindeki en güçlü uluslararası açılışa imza attı. EFSANEVİ ROTA ÇANAKKALE'DEN BAŞLIYOR Filmle birlikte yeniden gündeme gelen ve dünyanın en çok konuşulan edebi eseri olan Odysseia, Truva Savaşı’nın ardından İthaka Kralı Odysseus’un evine, eşi Penelope ve oğlu Telemakhos’a kavuşma mücadelesini konu alıyor. Yolculuk boyunca mitolojik yaratıklar ve gazaplı tanrılarla savaşan Odysseus'un bu 10 yıllık büyük macerası, günümüzde Çanakkale sınırları içerisinde bulunan Troya Antik Kenti'nde start alıyor. DESTANIN İZİNDE: TROYA'DAN İTHAKA'YA UZANAN ROTA Edebiyatçıların ve tarihçilerin Antik Çağ kaynaklarından ve Akdeniz akıntılarından yola çıkarak belirlediği efsanevi rotadaki duraklar günümüz coğrafyasında şöyle şekilleniyor: Troya (Çanakkale / Türkiye): Odysseus’un 10 yıllık eve dönüş yolculuğunun başladığı nokta. İsmaros (Maroneia / Yunanistan): Kikones kavmiyle yaşanan çatışma alanı. Kikloplar Adası (Sicilya / İtalya): Tek gözlü dev Polyphemos’un mağarası. Aiaia (Ponza ve Circeo / İtalya): Büyücü Kirke'nin mürettebatı domuza çevirdiği ada. Sirenlerin Adası (Messina Boğazı / İtalya): Büyüleyici sesleriyle denizcileri ölüme çeken Sirenlerin evi. Ogygia (Gozo / Malta): Su perisi Kalypso'nun Odysseus’u yıllarca tutsak ettiği ada. İthaka (Ithaki / Yunanistan): Maceranın son bulduğu, Odysseus’un özlemle döndüğü yuvası. DÜNYANIN İLK GÜZELLİK YARIŞMASI VE SAVAŞIN BAŞLANGICI Efsaneye göre Truva Savaşı’nın fitili, Çanakkale'deki Kaz Dağları’nda çekildi. Hera, Afrodit ve Athena arasındaki "dünyanın ilk güzellik yarışmasında" seçici olan Paris, kendisine Sparta Kralı'nın karısı Helena'yı vadeden Afrodit’i seçti. Paris’in Helena’yı kaçırmasıyla başlayan ve 10 yıl süren savaş, Odysseus’un meşhur "Truva Atı" taktiğiyle Yunanların zaferiyle sonuçlandı. Bugün UNESCO Dünya Miras Listesi’nde yer alan Troya Antik Kenti, Çanakkale’de ziyaretçilerini ağırlarken, ünlü Truva Atı ise hem kordon boyunda hem de antik kent girişinde tüm ihtişamıyla duruyor. Ancak ne yazık ki sinema dünyasını sallayan Christopher Nolan’ın bu dev yapımının tek bir karesi bile hikayenin doğduğu topraklarda, yani Türkiye’de çekilmedi.

İZMİR'İN TARİHİ MİRASI MİNİKLERLE GELECEĞE TAŞINIYOR Haber

İZMİR'İN TARİHİ MİRASI MİNİKLERLE GELECEĞE TAŞINIYOR

İzmirli çocuklar, yaşadıkları kenti bizzat deneyimleyerek öğreniyor. İzmir Büyükşehir Belediyesi, çocukların kentlerini daha yakından tanımaları ve kültürel miras bilinci kazanmaları amacıyla Çocuklara Yönelik Kültürel Mirasın Korunması ve Yaşatılması Projesi’ni hayata geçirdi. Bir yılda 1250 çocuğa ulaşılması hedeflenen proje kapsamında çocuklar; atölyeler, kazı çalışmaları, müze ve ören yeri gezileri ile Kemeraltı’nın geleneksel zanaatlarını tanıyarak İzmir’in tarihini ve kültürel değerlerini yaşayarak öğreniyor. ESER ÜRETİYOR Kadın ve Aile Hizmetleri Dairesi Başkanlığı ile İzmir Kent Değerlerini Koruma ve Geliştirme Derneği arasında yapılan iş birliği protokolü kapsamında 6-14 yaş aralığındaki çocuklara tarih, kültürel miras, koruma ve kentlilik bilinci kazandırılması hedefleniyor. Proje kapsamında düzenlenen üç ayrı atölyede çocuklar kültürel mirası yaratıcı ve interaktif yöntemlerle öğrenirken, kazı etkinlikleri ile müze ve ören yeri gezilerine katılıyor, Kemeraltı’na ait zanaatları tanıyarak eser üretiyor. ÜÇ ANA BAŞLIKTA YARATICI ATÖLYELER Ücretsiz yapılan proje kapsamında üç ana atölye başlığı planlandı. Kültürel Mirasın Koruyucuları Atölyesi’nde çocuklar, kültürel mirasın ne olduğunu, neden korunması gerektiğini ve UNESCO Dünya Mirası gibi kavramları yaşlarına uygun, yaratıcı ve interaktif yöntemlerle öğreniyor. Drama, hikâye oluşturma, görsel materyaller ve uygulamalı etkinliklerle çocukların bu kavramları ezberlemesi değil, içselleştirmesi amaçlanıyor. Minik Arkeologlar Atölyesi’nde çocuklar arkeolojiyle tanışıyor; kazı etkinlikleri, müze ve ören yeri gezileri, kostümler, kutu oyunları ve deneyim odaklı çalışmalarla geçmişi keşfediyor. Geleneksel Zanaatlar ve Yaratıcılık Atölyesi’nde ise çocuklar, Kemeraltı aktarlarını, Kemeraltı zanaatlarını, kentin üretim kültürünü ve geleneksel becerileri tanıyor. Seramik, çini boyama, kolaj gibi uygulamalarla çocukların kendi eserlerini üretmeleri sağlanıyor. “ÇOCUK DOSTU KENT” Proje hakkında bilgi veren Kadın ve Aile Hizmetleri Dairesi Başkanlığı’nda görevli Nazlıcan Yiğitoğlu, “Çocuklara İzmir’in tarihini, kültürünü, gelenek ve göreneklerini, kentlilik bilincini aşılamayı amaçlıyoruz. Çocuklarımızı üç gün boyunca üç farklı atölyede bir araya getiriyoruz. Bu projeyle bir yılda 1250 çocuğa ulaşmayı hedefliyoruz. Çocuklar atölyelerde çok mutlu oluyorlar. Çocukların atölyelere katılımı, ulaşımı, bilgilendirme süreçleri ve ölçme değerlendirme çalışmalarında aktif rol üstleniyoruz. Dernek eğitim içeriklerinin hazırlanması, eğitmenler, materyaller ve uzman personel desteğiyle sürecin niteliğini güçlendiriyor. Bu projeyi yalnızca bir eğitim faaliyeti olarak görmüyoruz. Aynı zamanda çocuk dostu kent vizyonumuzun bir parçası. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanımız Dr. Cemil Tugay’ın ortaya koyduğu kapsayıcı, eşitlikçi ve çocuk odaklı yerel yönetim anlayışı doğrultusunda çocukların kültürle, bilimle, sanatla ve kent yaşamıyla daha güçlü bağlar kurmasını önemsiyoruz” dedi.

BURSA'DA ORTAK AKIL İÇİN ÖNEMLİ BULUŞMA Haber

BURSA'DA ORTAK AKIL İÇİN ÖNEMLİ BULUŞMA

Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın, Bursa Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Şahin Biba ve beraberindeki heyeti ağırlayarak, Bursa’nın geleceğine yönelik projeler ve çözüm önerilerinin ele alındığı kapsamlı bir koordinasyon toplantısı gerçekleştirdi. Toplantıda tarihi miras projelerinden dijital dönüşüm çalışmalarına, afet hazırlığından ulaşım ve kentsel dönüşüme kadar birçok başlıkta çalışma alanları değerlendirilirken, kurumlar arası iş birliği ve ortak akıl vurgusu öne çıktı. Bursa’nın kalbi Osmangazi’de daha planlı, daha yaşanabilir ve daha sürdürülebilir bir kent hedefiyle çalışmalarını sürdüren Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın, kentsel hizmetlerde eş güdümün sağlanması doğrultusunda Bursa Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Şahin Biba ve beraberindeki heyeti makamında ağırladı. Osmangazi Belediyesi ana binasında gerçekleşen ve Osmangazi Belediyesi ile Bursa Büyükşehir Belediyesi arasında ortak çalışma kültürünü güçlendirmeyi hedefleyen buluşmada, Bursa’nın geleceğine yönelik projeler, sorun alanları, çözüm önerileri kapsamlı şekilde masaya yatırıldı. İlk olarak başkanlık makamındaki görüşmede kent yönetiminde kurumlar arasındaki iş birliğinin önemi vurgulanırken, akabinde Osmangazi Belediyesi Meclis Salonu’nda ‘Bursa Büyükşehir Belediyesi Koordinasyon Toplantısı’ gerçekleştirildi. Toplantıya, Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın ve Bursa Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Şahin Biba’nın yanı sıra başkan yardımcıları, Osmangazi Belediyesi ve Bursa Büyükşehir Belediyesi birim müdürleri de katıldı. Toplantıda Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın, belediyenin vizyon projelerini içeren kapsamlı bir sunum yaptı. Sunumda mevcut çalışmaların yanı sıra, Bursa Büyükşehir Belediyesi ile ortak yürütülebilecek projeler ve bu projelere ilişkin beklentiler de detaylı bir şekilde aktarıldı. Başkan Aydın katılımcılara yönelik olarak; tarihi İpek Yolu aksının canlandırılması, Romangal İpek Fabrikası’nın dönüşümü, Hisar Arkeopark projesi, Hisarönü Parkı ve Ziyaretçi Merkezi, UNESCO Kültürel Temizlik Ekibi, Sokaklar Dönüşüyor projesi ve CIVITAS: İkiz Şehir Programı’na yönelik detaylı bilgilendirmelerde bulundu. ‘Akıllı Şehircilik ve Dijital Dönüşüm Projeleri’ başlığı altında ise Başkan Aydın; Şehrin Gözleri projesi, e-imar ve e-ruhsat sistemi, coğrafi bilgi sistemi, dijital kiosklar, DİJİDERS ders paneli, mobil Osmangazi uygulaması ve yapay zeka destekli çağrı merkezine değindi. Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın, Osmangazi Belediyesi ve Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin ortak çalışma alanlarına ilişkin değerlendirmelere ayrı bir başlık açtı. Başkan Aydın, "Bursa, bir afete ne kadar hazır?" sorusunu merkeze alan değerlendirmesinde, afet yönetimi ve kriz koordinasyonunun önemine dikkat çekti. Bunun yanında Başkan Aydın; ulaşım, kaçak yapılaşma, imar planları, kentsel dönüşüm ve planlama süreçleri, kent çöplüğü, çevre düzeni planı, kent bilgi sistemi, itfaiye raporları, dere temizliği, katı atık bedelleri ve ARUDEP yazılım programı gibi toplam 12 ana başlık altında çözüm önerilerini ve taleplerini paylaştı. Kent yönetiminde ortak veri tabanı oluşturulmasının önemine dikkat çeken Başkan Aydın, özellikle planlama süreçlerinde kurumlar arası koordinasyonun güçlendirilmesi gerektiğini ifade etti. Sunumun ardından açıklamalarda bulunan Bursa Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Şahin Biba ise ortak akıl ve iş birliği vurgusu yaptı. Bursa’nın merkez ilçesi olan Osmangazi’nin kent açısından stratejik öneme sahip olduğunu belirten Biba, "Son 40 yılda artık kontrolsüz göç nedeniyle ilk yerleşimin başladığı ilçelerden biri de Osmangazi ve Yıldırım. Bugün 886 bin nüfusu olan bir ilçede neredeyse 500 bini riskli yapılarda kaldığı bir ilçeden bahsediyoruz ve aksiyon alınması gereken bir ilçeden bahsediyoruz. Biz bu konuda hem büyükşehir hem ilçe belediyelerimiz olarak tam bir ekip olarak bu manada çalışmamız gerekiyor ve hepimizin üstüne yerine düşen ne varsa yerine getirmemiz gerekiyor. Dolayısıyla bununla ilgili aksiyon alacağız kıymetli başkanım, bununla ilgili güçlü bir ekip kuracağız" ifadelerini kullandı. Toplantının sonunda Başkan Erkan Aydın ile Başkan Vekili Şahin Biba birbirlerine karşılıklı hediye takdiminde bulundu.

UNESCO MİRASI KARAGÖZ VE HACİVAT GELECEĞE TAŞINIYOR Haber

UNESCO MİRASI KARAGÖZ VE HACİVAT GELECEĞE TAŞINIYOR

UNESCO ‘Somut Olmayan Kültürel Miras’ listesinde yer alan Karagöz ve Hacivat sanatı, Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin ev sahipliğinde düzenlenen eğitimlerle geleceğe taşınıyor. Bursa’nın kültürel mirasını gelecek kuşaklara taşımak amacıyla birçok alanda çalışma yürüten Bursa Büyükşehir Belediyesi, Karagöz Müzesi’nde düzenlenen ‘Karagöz Tasvir Yapımı’ kursuna ev sahipliği yapıyor. Bursa İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü ile Halk Eğitim iş birliğinde, Milletlerarası Kukla ve Gölge Oyunu Birliği (UNIMA) Bursa Şubesi koordinasyonunda gerçekleşen eğitim programında, kursiyerler geleneksel deri işleme, nevregan kullanımı ve kök boya teknikleriyle kendi tasvirlerini oluştururken aynı zamanda perde üzerinde oynatma deneyimi de kazanıyor. UNIMA Türkiye Milli Merkezi Bursa Şubesi Başkanı Seçkin Güneş, Bursa’nın dünyaya mirası olan Karagöz sanatını yaygınlaştırmak ve yeni ‘Hayali’ler yetiştirmek istediklerini söyledi. Eğitimlerin Karagöz Müzesi’nde gerçekleşmesinin kursiyerler açısından ayrıca önemli bir değer taşıdığını belirten Seçkin Güneş, "Karagöz sanatı, yalnızca geçmişten gelen bir gelenek değil, aynı zamanda geleceğe aktarılması gereken önemli bir kültür mirastır. Bu eğitimlerle hem geleneksel sanatlarımızı yaşatmayı hem de Karagöz gösterilerine ilgi duyan yeni sanatçılar yetiştirmeyi hedefliyoruz. Kursiyerlerimizin tarihi atmosfer içerisinde eğitim alması da sürece ayrı bir anlam katıyor. Biz ev sahipliği yapan Bursa Büyükşehir Belediyesi’ne desteklerinden dolayı çok teşekkür ederiz" dedi.

GÜNEŞİ GÖREN DENİZE GİRDİ: TURİZM SEZONU BAŞLIYOR Haber

GÜNEŞİ GÖREN DENİZE GİRDİ: TURİZM SEZONU BAŞLIYOR

Hava sıcaklıklarının artması ve yağışlı havanın etkisini yitirmesiyle birlikte Mersin’in önemli turizm merkezlerinden Kızkalesi’nde plajlar hareketlenmeye başladı. Akdeniz’e 321 kilometrelik kıyısı bulunan kentte sıcaklığın 30 dereceye yaklaşmasıyla birlikte güneşi gören vatandaşlar denize girmeye başladı. UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi’nde yer alan Kızkalesi başta olmak üzere sahil bölgelerinde turizmciler, Kurban Bayramı öncesi hazırlıklarını tamamladı. Kızkalesi Kültür ve Turizm Derneği Başkan Yardımcısı Mehmet Şirin Öztop, 2026 turizm sezonuna ilişkin beklentilerin yüksek olduğunu belirterek, "Rezervasyonlar gelmeye başladı. Bayramı dolu dolu geçirip sezonun sonuna kadar yoğun geçeceğini tahmin ediyoruz" dedi. “2026 SEZONU DAHA VERİMLİ OLACAK” Öztop, geçen yıla göre daha yoğun bir sezon beklediklerini ifade ederek, "Özellikle 2025 sezonundan çok daha verimli bir sezon geçireceğimizi düşünüyoruz. Gelen rezervasyonlarımız da o doğrultuda" diye konuştu. Uluslararası Çukurova Havalimanı’nın hizmete girmesinin bölge turizmine olumlu katkı sunduğunu belirten Öztop, ulaşım yatırımlarının önemine dikkati çekti. Öztop, "Bir misafiri tatil noktasına getirebilmenin en önemli araçlarından biri ulaşım. Yeni uçuş rotaları ve otoyol projeleriyle birlikte farklı ülkelerden daha fazla misafir ağırlayacağız" ifadelerini kullandı. “MERSİN’İN HER DESTİNASYONA UYGUN POTANSİYELİ VAR” Mersin’in doğal ve kültürel zenginlikleriyle öne çıktığını kaydeden Öztop, "Kuş cennetinden rafting alanlarına, dalış noktalarından Toroslar’daki Yörük kültürüne kadar her destinasyona hitap eden özelliklerimiz var" değerlendirmesinde bulundu. Türkiye Kültür Yolu Festivali’nin de kente hareketlilik kattığını belirten Öztop, ulaşım altyapısındaki gelişmeler ve yeni tesis yatırımlarıyla Mersin’in turizmde hak ettiği noktaya ulaşacağını söyledi.

OSMANGAZİ BELEDİYESİ BURSA’NIN TARİHİ MİRASINI KORUYOR Haber

OSMANGAZİ BELEDİYESİ BURSA’NIN TARİHİ MİRASINI KORUYOR

Osmangazi Belediyesi, Bursa’nın dünyaca ünlü tarihi ve turistik değerlerini koruyup geleceğe taşımak, aynı zamanda kentin kültürel mirasını daha güçlü şekilde tanıtmak amacıyla hayata geçirdiği "Kültürel Miras Temizlik Ekibi" ile UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer alan bölgelerde titizlikle çalışmalar yürütüyor. Tarihi ve kültürel değerleri, doğal zenginlikleri ve yüksek ziyaretçi potansiyeliyle Bursa’nın turizmden aldığı payı artırmayı hedefleyen Osmangazi Belediyesi, yerli ve yabancı misafirlere daha temiz ve düzenli bir ziyaret ortamı sunmak için özel bir ekip oluşturdu. Osmangazi Belediyesi AR-GE ve Temizlik İşleri Müdürlüğü iş birliğiyle hayata geçirilen proje kapsamında, UNESCO Dünya Mirası Listesi’ne 2014 yılında dahil edilen Osmangazi sınırları içindeki tarihi alanlarda düzenli temizlik çalışmaları gerçekleştiriliyor. Kentin tarihi kimliğinin korunmasına katkı sağlayan çalışmalar; Hanlar Bölgesi, Muradiye Külliyesi, Murad Hüdavendigar Camii ve Türbesi ile Tophane bölgesinde bulunan Osman Gazi ve Orhan Gazi türbelerini kapsıyor. Özel tasarlanan UNESCO yelekleriyle görev yapan ekipler, tarihi alanlarda her gün 16 saat boyunca büyük bir özenle temizlik hizmeti sunuyor. "Tarihi alanları temizlemek için özel ekip oluşturduk" Kültürel mirası sağlıklı bir şekilde gelecek nesillere aktarmak için çalıştıklarını belirten Osmangazi Belediyesi AB Projeleri ve UNESCO Koordinatörü Berkay Salman, sözlerinde şu ifadelere yer verdi: "Bursa, Osmanlı'nın kurulduğu payitaht şehridir. Kentimiz, 2014 yılında ‘Osmanlı Devleti'nin Kuruluşu’ başlığı altında UNESCO Dünya Mirası Listesi’ne dahil edildi. Bursa, toplam 7 alanla bu listeye girerken, bunların 4’ü Osmangazi ilçemiz sınırları içerisinde yer alıyor. Bizler, Osmangazi Belediyesi olarak bu alanların günlük temizlik ve bakım çalışmalarını yürütüyoruz. Tarihi mirası korumayı yalnızca taş yapıların restorasyonu olarak değerlendirmiyoruz. Bu alanların temizliği ve günlük bakımı da en az restorasyon kadar önemli. Burada ciddi bir emek ve iş yükü söz konusu. Bu kapsamda belediyemizin AR-GE ve Temizlik İşleri Müdürlüğü ortaklığında ‘Kültürel Miras Temizlik Ekibi’ projesini hayata geçirdik. Projeyle temizlik personelimize kısa eğitimler vererek yaptıkları işin önemine dair farkındalık oluşturmayı amaçladık. Amacımız, kültürel mirasımızı sağlıklı bir şekilde gelecek nesillere aktarmaktır."

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.