#Üretim

- Üretim haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Üretim haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

MUĞLA SALEP ÜRETİMİNDE İKİNCİ SIRADA Haber

MUĞLA SALEP ÜRETİMİNDE İKİNCİ SIRADA

Muğla’da salep üretiminin merkezlerinden biri olan yatağan’da, dünya çiftçiler günü kapsamında üreticilerle birlikte salep hasadı gerçekleştirildi. Muğla İl Tarım ve Orman Müdürlüğü organizasyonunda, Muğla İli Salep Üreticileri Birlik Başkanı ve üretici Volkan Uygun’un Bozarmut Mahallesi’ndeki tarlasında düzenlenen etkinlikte çiftçilerle bir araya gelinerek salep hasadı yapıldı. İl Tarım ve Orman Müdürü Seyfettin Baydar etkinlikte yaptığı konuşmada, 14 Mayıs Dünya Çiftçiler Günü vesilesiyle emekleriyle toprağı berekete dönüştüren tüm çiftçilerimizin gününü kutlarken, Yatağan’ın tarımsal potansiyeline değindi. Baydar Yatağan’ın 209 bin dekarlık tarım alanıyla Muğla’nın toplam tarım alanının yaklaşık yüzde 11’ini oluşturduğunu belirtti. İlçede Çiftçi Kayıt Sistemine kayıtlı 3 bin 259 çiftçinin bulunduğunu ifade eden Baydar, Yatağan’da öne çıkan ürünlerin; 91 bin dekar zeytin, 72 bin dekar yem bitkileri, 29 bin dekar buğday,450 dekar çilek üretimi olduğunu söyledi. MUĞLA, SALEP ÜRETİMİNDE TÜRKİYE’DE İKİNCİ SIRADA Muğla’da toplam 119 dekarlık alanda salep üretimi gerçekleştirildiğini belirten İl Müdürü Baydar, Muğla’nın 34 tonluk üretim kapasitesiyle Türkiye salep üretiminin yaklaşık yüzde 17’sini karşıladığını ve ülke genelinde ikinci sırada yer aldığını kaydetti. Üretilen saleplerin yaklaşık yüzde 42’sinin Yatağan ilçesinden sağlandığını vurgulayan Baydar, salep üretiminin hem ekonomik hem de kültürel açıdan önemli bir ürün olduğunu ifade etti. Bu yıl Bin 092 kilogram salep yumrusu dikimi gerçekleştirildiğini ifade eden Tarım ve Orman İl Müdürü Baydar, üreticinin toplam 2 dekarlık alanda aktif üretime devam ettiğini belirterek, Doğa Koruma ve Milli Parklar ekipleri tarafından yürütülen çalışmalarla biyolojik çeşitliliğin korunmasına yönelik tedbirlerin uygulandığını kaydetti.

NİLÜFER'DE TARIMSAL ÜRETİME DESTEK SÜRÜYOR Haber

NİLÜFER'DE TARIMSAL ÜRETİME DESTEK SÜRÜYOR

Nilüfer Belediyesi, Bursa Büyükşehir Belediyesi, Bursa İli Hayvancılığı Geliştirme Birliği (HAGEL) ve Nilüfer Tarımsal Kalkınma Kooperatifi (NİLKOOP) iş birliğinde tarım ve hayvancılığı canlandırmak hedefiyle "Sorgum-Sudan Otu Tohumu Dağıtım Töreni" düzenlendi. Hasanağa Gıda Merkezi’nde gerçekleştirilen programa; Nilüfer Belediye Başkan Vekili Ali Sezgin, HAGEL ve Gürsu Belediye Başkanı Mustafa Işık, CHP Bursa İl Başkan Vekili İlhan Çetin, NİLKOOP Başkanı Süleyman Ayyılmaz, Nilüfer Belediye Meclis Üyesi ve HAGEL Encümen Üyesi Mustafa Aslan, Bursa Büyükşehir Belediyesi Kırsal Hizmetler Daire Başkanı Ayhan Sarsıcı, Nilüfer Muhtarlar Derneği Başkanı Recep Bayraktar, mahalle muhtarları ve çok sayıda üretici katıldı. "Dünya Çiftçiler Günü" öncesinde gerçekleşen Sorgum-Sudan Otu Tohumları teslim töreni ile hayvancılıkla uğraşan çiftçilerin en büyük gider kalemi olan yem maliyetinin hafifletilmesi, hem su kaynaklarının korunması hem de çiftçinin kalkındırılması planlanıyor. Programda konuşan Nilüfer Belediye Başkan Vekili Ali Sezgin, ilçedeki 13 bin büyükbaş ve 35 bin küçükbaş hayvanın yıllık 122 bin tondan fazla kaba yem ihtiyacı olduğunu belirtti. Sorgum-Sudan Otu’nun az su istemesi ve yüksek verimi sayesinde üreticinin cebini koruyacağını vurgulayan Sezgin, dağıtım kapsamında 155 üreticiye her biri 5 dönüm alana ekilmek üzere 25’er kilogram tohum verildiğini açıkladı. Buradaki tohum maliyetinin yüzde 70’ini kurumların karşıladığını aktaran Sezgin, "Çiftçiler sadece yüzde 30’unu üstleniyor. Hedefimiz net; yem maliyetlerini düşürmek, üretim alanını geliştirmek ve kırsal kalkınmayı desteklemek" dedi. HAGEL ve Gürsu Belediye Başkanı Mustafa Işık da tarıma ve çiftçilere destek verdiklerini belirterek, "Bölgede tarımın yok olmaması için desteklememiz gerekiyor. Tohumları paylaşıyoruz. Burada dağıtımını yaptığımız tohumlar da bereketli olsun" diye konuştu. NİLKOOP Yönetim Kurulu Başkanı Süleyman Ayyılmaz ise Nilüfer topraklarının yüzde 60’ının tarım ve orman alanı olduğunu hatırlatarak, bu arazileri yapılaşmadan korumanın yolunun üreticiyi desteklemekten geçtiğini söyledi. Gıda ve iklim krizine de dikkat çeken Ayyılmaz, yerel ve genel yönetimlerin bu konuda hassas olması gerektiğini kaydetti. Nilüfer Belediye Meclis Üyesi ve HAGEL Encümen Üyesi Mustafa Aslan, "Ot yoksa et de yok" diyerek kaba yem üretiminin önemine işaret etti. Kalkınma ve refah için çalıştıklarını vurgulayan Aslan, tarımı bütün olarak değerlendirdiklerini kaydetti. Konuşmaların ardından üreticilere Sorgum-Sudan Otu Tohumları dağıtıldı.

ZEYTİN VE ZEYTİNYAĞI SEKTÖRÜNÜN KALBİ İZMİR’DE ATACAK Haber

ZEYTİN VE ZEYTİNYAĞI SEKTÖRÜNÜN KALBİ İZMİR’DE ATACAK

İzmir Büyükşehir Belediyesi ev sahipliğinde, İZFAŞ tarafından düzenlenen Olivtech 12. Zeytin, Zeytinyağı Teknolojileri Fuarı, 30 Nisan’da kapılarını açıyor. Fuar, 2 Mayıs’a kadar İzmir Fuar Alanı’nda sektör temsilcilerini bir araya getirecek. ULUSLARARASI KATILIM VE GENİŞ YELPAZE Zeytin ve zeytinyağı sektörünün en önemli buluşmalarından biri olarak gösterilen organizasyona, Türkiye’nin 19 farklı şehrinin yanı sıra Almanya, Fransa, İsveç, Kanada ve Libya’dan toplam 85 firma katılacak. Fuar; zeytin ve zeytinyağının üretiminden işlenmesine, pazarlamadan tüketime kadar uzanan geniş bir değer zincirini kapsarken, süt ürünleri, şarap ve tarım teknolojileri gibi alanlarda da yenilikleri ziyaretçilerle buluşturacak. SEKTÖRÜN TÜM PAYDAŞLARI AYNI ÇATIDA Olivtech, yalnızca ticari bağlantılar kurulmasını değil, aynı zamanda sektörün tüm bileşenlerini bir araya getirerek bilgi paylaşımını artırmayı hedefliyor. Balkanlar, Avrupa, Orta Doğu ve Kuzey Afrika’dan çok sayıda sektör profesyonelinin fuarı ziyaret etmesi bekleniyor. ZENGİN ETKİNLİK PROGRAMI DİKKAT ÇEKİYOR Fuar kapsamında söyleşiler, paneller, mutfak atölyeleri, tadım etkinlikleri ve makine tanıtımları gerçekleştirilecek. Tarımda dönüşüm, sürdürülebilirlik, üretim süreçleri, markalaşma ve gastronomi gibi başlıklar ele alınacak. Açılış günü düzenlenecek panelde "Türkiye’de zenginliği yerin altında aramayın: En büyük zenginliğimiz yeşil altın zeytin" başlığıyla sektörün güncel dinamikleri değerlendirilecek. GENÇ GİRİŞİMCİLER VE GELECEK VİZYONU Etkinlik programında ayrıca "Topraktan Markaya: Tarımın Dönüşen Gücü ve Gelecek Vizyonu" ile "Geleceği Üreten Genç Girişimciler" başlıklı panellerde, üretimde katma değer ve markalaşma süreçleri ele alınacak. İZMİR BAĞ YOLU LANSMANI YAPILACAK Fuar kapsamında İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından hazırlanan “İzmir Bağ Yolu” projesinin lansmanı da gerçekleştirilecek. Proje ile kentin gastronomi turizmindeki konumunun güçlendirilmesi hedefleniyor. ÜRETİMDEN TÜKETİME ÜÇ GÜNLÜK TEMATİK PROGRAM Fuarın ikinci günü “Üretim - Emek - Değer Zinciri”, son günü ise “Tüketim - Deneyim - Algı” temalarıyla düzenlenecek. Zeytinin yolculuğu, süt ve peynir üretimi, tüketim alışkanlıkları ve sağlık etkileri gibi konular farklı oturumlarda ele alınacak. TADIM ALANLARI VE MUTFAK ATÖLYELERİ Ziyaretçiler, “Olivbar” alanında zeytinyağı ve peynir tadımlarına katılabilecek, mutfak atölyelerinde ise Ege mutfağından özel tarifleri deneyimleme fırsatı bulacak. Olivtech Fuarı, 30 Nisan – 2 Mayıs tarihleri arasında her gün 10.00-18.00 saatleri arasında ziyaret edilebilecek.

BAKAN YUMAKLI AÇIKLADI: “TÜRKİYE’DE GIDA ARZ SORUNU YOK” Haber

BAKAN YUMAKLI AÇIKLADI: “TÜRKİYE’DE GIDA ARZ SORUNU YOK”

Tarım ve Orman Bakan'ı İbrahim Yumaklı, Türkiye’de gıda arz güvenliği konusunda herhangi bir sorun bulunmadığını belirterek, vatandaşların gıdaya erişiminde problem yaşamadığını ifade etti. “VATANDAŞIN GIDAYA ERİŞİMİNDE PROBLEM YOK” Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, İstanbul Finans Merkezi’nde düzenlenen “Tarımda Türkiye Yüzyılı Zirvesi”nde gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Bölgesel çatışmaların tarım ve gıda üzerindeki etkilerine değinen Bakan Yumaklı, "Türkiye'nin hiçbir şekilde herhangi bir gıda arz güvenliği konusu sorunu yoktur. Herhangi bir vatandaşımızın herhangi bir gıda ürününe ulaşmakla ilgili bir problemi yoktur" dedi. Türkiye’nin üretim kapasitesine dikkat çeken Yumaklı, gıda arz riskinin üretim kabiliyeti sınırlı ülkeler için geçerli olduğunu vurguladı. “TÜRKİYE GÜVENLİ LİMAN KONUMUNDA” Küresel gelişmelere değinen Bakan Yumaklı, Türkiye’nin uluslararası alanda “güvenli liman” olarak öne çıktığını belirtti. Enerji ve gübre tedarikinin büyük kısmının çatışma bölgelerinden sağlandığını hatırlatan Yumaklı, bu durumun birçok ülke için risk oluşturduğunu ancak Türkiye’nin gerekli önlemleri aldığını ifade etti. GÜBRE VE ÜRETİM İÇİN TEDBİRLER ARTIRILDI Yumaklı, gübre arzına ilişkin alınan önlemleri de şöyle sıraladı: Bazı ülkelerden ithal edilen gübrelerde gümrük vergisinin sıfırlanması Antrepolardaki gübre ve hammaddelerin iç piyasaya kazandırılması Daha önce yasaklanan bir gübre türünün yeniden üretime açılması Bu adımların üretimi desteklemek ve arzı genişletmek amacıyla atıldığını belirten Yumaklı, "Herhangi bir çiftçimizin, üreticimizin gübreye ulaşma konusunda sıkıntı yaşaması söz konusu değil" diye konuştu. “FELAKET SENARYOLARINA İTİBAR EDİLMEMELİ” Piyasaya yönelik spekülatif açıklamalara da değinen Bakan Yumaklı, bazı kesimlerin gerçek dışı söylemlerle kamuoyunu yanıltmaya çalıştığını ifade etti. Yumaklı, "Meyve sebze fiyatları katlanacak, açlık kapıda gibi söylemler gerçeği yansıtmıyor. Bu ülkenin üreticisine ve insanına haksızlık yapılıyor" değerlendirmesinde bulundu. DESTEKLER VE PLANLI ÜRETİM VURGUSU Tarımda üretim planlaması ve desteklerin yeniden yapılandırıldığını hatırlatan Yumaklı, mazot ve gübre desteklerinin maliyet artışlarına göre güncellendiğini belirtti. Stratejik ürünlerde devletin piyasayı düzenleyici rolünün sürdüğünü ifade eden Yumaklı, çiftçilerin desteklenmeye devam edeceğini kaydetti. TAHIL KORİDORU VE KÜRESEL ROL Türkiye’nin daha önce öncülük ettiği Tahıl Koridoru’na da değinen Yumaklı, bu girişimin özellikle Afrika başta olmak üzere gıdaya erişimi kısıtlı ülkeler için hayati önem taşıdığını belirtti. Yumaklı, "Türkiye, uluslararası bir gıda merkezi olma konusunda hazır. Benzer bir ihtiyaç oluşması halinde üzerimize düşeni yaparız" dedi. “TÜRKİYE HER TÜRLÜ SENARYOYA HAZIR” Bakan Yumaklı, Türkiye’nin hem ulusal hem de küresel ölçekte gıda arzı konusunda hazırlıklı olduğunu vurgulayarak, gerekli durumlarda hızlı şekilde aksiyon alınabileceğini ifade etti. Yetkililer, mevcut politikalar ve alınan önlemler doğrultusunda Türkiye’de gıda arz güvenliğinin sürdürülebilir şekilde devam ettiğini belirtiyor.

PİYASAYA ALTIN YETİŞTİRMEYE ÇALIŞIYORLAR Haber

PİYASAYA ALTIN YETİŞTİRMEYE ÇALIŞIYORLAR

Altın fiyatlarındaki sert gerilemenin ardından piyasada yaşanan yoğun talep, üretim tesislerini de tam gaz çalıştırdı. Türkiye'nin 13 altın rafinerisinden biri olan Bursalı Özbağ Kuyumculuk, siparişlere yetişmek için gece gündüz mesai yapıyor. Firma Genel Müdürü Aziz Sözeroğlu ise vatandaşlara net bir mesaj verdi: "Panik yapmaya gerek yok." Ramazan Bayramı öncesinde gram başına 7 bin lira seviyelerinde seyreden altın, küresel gelişmelerin etkisiyle 6 bin liraya geriledi. Fiyatların yeniden yükseleceği beklentisiyle birlikte talep patlaması yaşandı; kuyumculardaki 1 gram, çeyrek ve yarım altın stokları kısa sürede tükendi. "Altın yok söylentisi asılsız" Sözeroğlu, başta Kapalıçarşı olmak üzere piyasada dolaşan "altın yok" söylentilerinin gerçeği yansıtmadığını vurguladı. Yaşanan sıkıntının üretim yetersizliğinden değil, talep artışına bağlı kısa süreli teslimat gecikmelerinden kaynaklandığını açıklayan Sözeroğlu, üretim atölyelerinin tam kapasite, günde 16 saat çalıştığını belirtti. Petrol fiyatlarındaki yükseliş, dolar kurundaki artış ve Fed'in faiz kararlarının böyle bir düşüşü beraberinde getirebileceğini hatırlatan genel müdür, vatandaşları aceleci davranmaya karşı uyardı. Önceki dönemde fiyatlar yükselirken yatırım yapanların bu kez düşüşle birlikte harekete geçtiğini ve doğal bir talep dalgası oluştuğunu ifade eden Sözeroğlu, "Türkiye'de altın kıtlığı yok. Piyasa kısa sürede dengelenecek" dedi. Bursa rafinerisinde 1 gramlık üretimin yanı sıra 5, 10 ve 100 gramlık kesme altın üretimi de kesintisiz sürdürülüyor.

BURSA TEKNİK ÖĞRENCİLERİ, ASTRONOT GEZERAVCI İLE BULUŞTU Haber

BURSA TEKNİK ÖĞRENCİLERİ, ASTRONOT GEZERAVCI İLE BULUŞTU

Bursa Teknik Üniversitesinde (BTÜ) öğrencilerle buluşan Türkiye’nin ilk astronotu Alper Gezeravcı, BTÜ Rektörü Prof. Dr. Naci Çağlar ile birlikte Özdemir Bayraktar TEKNOFEST Atölyesi’ni ziyaret etti. Atölyede öğrencilerin TEKNOFEST için hazırladığı ve daha önce yarışmalardan dereceyle dönen projeleri inceleyen Gezeravcı, insansız hava araçları ve savunma teknolojileri alanında geliştirilen çalışmalar hakkında öğrencilerden bilgi aldı. Atölyede yürütülen projeler hakkında öğrencilerle sohbet eden Gezeravcı, gençlerin teknoloji üretme motivasyonunun Türkiye’nin geleceği açısından son derece kıymetli olduğunu belirtti. Öğrencilerin ortaya koyduğu projelerin sadece yarışmalar için değil aynı zamanda ülkenin teknoloji ekosistemine katkı sağlayacak nitelikte olduğunu ifade etti. "Üretmekten, hayal kurmaktan vazgeçmeyin" BTÜ öğrencilerini, projeleri ve azminden dolayı tebrik eden Gezeravcı, "Bugün burada gördüğümüz projeler, ülkemizin teknoloji alanındaki geleceğinin en somut göstergelerinden biri. Sizlerin ortaya koyduğu bu çalışmalar, yalnızca bir yarışmaya hazırlık değil; aynı zamanda Türkiye’nin bilim ve teknoloji yolculuğuna katkı sağlayacak önemli adımlar. Hayal kurmaktan ve üretmekten asla vazgeçmeyin" dedi. "Gençlerimizin üretim heyecanı gurur verici" Akademik birikimi öğrencilerin projelerine aktarmak amacıyla kurdukları Teknoloji Yarışmaları Koordinatörlüğü ile öğrencilere destek verdiklerini belirten BTÜ Rektörü Prof. Dr. Naci Çağlar, üniversite olarak öğrencilerin teknoloji üretme süreçlerini teşvik etmeye büyük önem verdiklerini söyledi. Rektör Çağlar, "Üniversite olarak gençlerimizin hayal kuran, araştıran ve üreten bireyler olarak yetişmesi için tüm imkânlarımızı seferber ediyoruz. Özdemir Bayraktar TEKNOFEST Atölyemizde öğrencilerimiz çok değerli projeler geliştiriyor. Sayın Alper Gezeravcı’nın bu çalışmaları yerinde görmesi ve öğrencilerimizle bir araya gelmesi öğrencilerimiz ve bizler için büyük bir motivasyon kaynağı oldu" diye konuştu. Ziyaret, öğrencilerle yapılan sohbetlerin ardından hatıra fotoğrafı çekimiyle sona erdi.

İŞTE BURSALI YENİ DACİA STRİKER'IN ÖZELLİKLERİ VE FİYATI Haber

İŞTE BURSALI YENİ DACİA STRİKER'IN ÖZELLİKLERİ VE FİYATI

Dacia'nın Bursa'da üreteceği yeni SUV modelinin adı belli oldu. Dacia Striker ismi verilen yeni Dacia modeli, Oyak Renault'nun Bursa fabrikasında üretilecek. 10 Mart'ta tanıtılacak araçların üretimi için 400 milyon Euro'luk yatırım sağlandı. YENİ DACİA STRİKER NE ZAMAN YOLLARDA OLACAK? Dacia marka yönetiminden yapılan açıklamada, yeni modelin adı 'Striker' olarak açıklandı. Açıklamada, yeni ismin sonundaki 'er' takısının marka kimliğine vurgu yaptığı ifade edildi. Dacia'nın diğer SUV modellerinin adı ise Bigster, Duster ve Jogger olarak yıllardır araç piaysasında ciddi bir satış elde etti. Türkiye yollardında da sıklıkla kullanılan araçlar haline geldi. 1980'lerin enerjisinden ilham aldığı söylenen Striker ismi ile bowling oyununda tüm lobutları devirerek oyunun seyrini değiştiren güçlü vuruşu çağrıştırması hedeflenmiş. Streker, şimdilik prototip aşamasında, ancak 'C-Neo' kod ismiyle markanın resmi dokümanlarında yer almaya çoktan başladı. Striker'in resmi tanıtımı 10 Mart Salı günü yapılacak. Aracın seri üretimine yıl sonunda başlanması planlanıyor. BURSA'DA 400 MİLYON EURO'LUK YATIRIM Bursa'da, Oyak Renault fabrikasında üretilecek yeni Dacia modeli, 2023 yılında açıklanan 400 milyon Euro'luk yatırım sayesinde üretilecek. Dacia'nın Duster modeli Türkiye ve Avrupa dışı pazarlar için Renaultmarkası altında Romanya'daki fabrikanın üretime kapasitesini sağlayamadığı zamanlarda ise Avrupa için Dacia logosu ile Bursa'da üretiliyor. Striker, Bursa'daki fabrikadan Dacia logosu ile banttan çıkacak ikinci otomobil olacak. OYAK ve Renault, Aralık 2023'te 400 milyon Euro'luk yatırım kararı açıklamıştı. Bu yatırımın ilk iki modeli Renault Duster ve Renault Boreal olarak tanıtıldı. Bu yatırım planı kapsamında toplam 4 farklı modelin üretim bantları oluşturulacak. İŞTE DACİA STREKER'IN ÖZELLİKLERİ ve TAHMİNİ FİYATI “Tam isabet” düşencesinden ilham alan STRIKER, yollara meydan okuyan bir karakteri temsil ediyor ve markanın iddiasını ortaya koyuyor. Cesur, net ve etkili bir duruş sergiliyor. Çok yönlü yapısı, sağlamlığı ve her yolculukta güven veren bir yol arkadaşı olma iddiasını taşıyor. Striker sade, pozitif ve genel beğeni kazanacak bir görünüme sahip. Ayrıca, Dacia Duster ve Sandero gibi araçlarla aynı motorları paylaşacak. Kulis bilgilerine göre Striker muhtemelen en alt seviyede manuel şanzımanlı 1.2 litrelik benzinli bir motorla sunulacağı ve 155 beygir gücünde bir hibrit sistemin de planlar arasında olduğu anlamına geliyor. Hatta dört tekerlekten çekiş sistemiyle de sunulabilir ki bu da onu kırsal maceralar için daha güçlü kılacaktır. Duster'dan alınan Y şeklinde LED'lere sahip ince farlar gibi diğer Dacia modellerinden de tasarımdetaylaro paylaşması muhtemel. Yeni Striker'ın tüm özellikleri öğrenebilmek için 10 Mart'taki tanıtımı beklemeniz gerekecek. Striker'ın fiyatını belirlemek için henüz erken olsa da bir Dacia olduğu için rekabetçi bir fiyata sahip olmasını bekleniyor. Tahminimizce Duster ve Bigster SUV'ları arasında bir yerde konumlanacak, bu da yaklaşık 23.000 EURO'luk bir başlangıç ​​fiyatı anlamına geliyor.

HASADI BAŞLADI: KİLOSU 1500 LİRA! Haber

HASADI BAŞLADI: KİLOSU 1500 LİRA!

Mersin’in Erdemli ilçesinde örtü altı seralarda yetiştirilen turfanda yenidünyada hasat başladı. Dalından tek tek toplanan ürünler hem iç piyasaya gönderiliyor hem de yurt dışına ihraç ediliyor. İlk hasatta ürünün kilosu 1.500 TL olarak açıklandı. Erdemli’de seralarda özenle yetiştirilen yenidünyalar, hasat edildikten sonra plastik kaselere yerleştirilerek başta büyükşehirler olmak üzere Türkiye’nin farklı illerine gönderiliyor. Turfanda ürünler aynı zamanda dış pazara da açılırken özellikle Dubai’ye ihracat yapıldığı öğrenildi. Üretici Hüseyin Çiftçioğlu, sezonun ilk hasadının yapıldığını belirterek fiyatların üreticiyi sevindirdiğini söyledi. Çiftçioğlu, “Şu anda turfanda yenidünya fiyatları bizleri mutlu ediyor. İlk hasadımızı yaptık ve kilosunu bin 500 TL’den satıyoruz. Taleplere yetişmekte zorlanıyoruz. Çiftçilerimize turfanda meyve üretimine yönelmelerini tavsiye ediyorum” dedi. Erdemli’nin iklim ve toprak yapısının üretim için büyük avantaj sağladığını vurgulayan üreticiler, Türkiye’nin birçok bölgesinde ağaçlar henüz çiçek açarken ilçede hasat yapılabildiğine dikkat çekti. Üreticiler ayrıca turfanda yenidünyanın hem iç piyasada hem de ihracatta talep gördüğünü belirterek, “Üreticilerin desteklenmesi gerekiyor. Ürünlerimiz dış piyasada Dubai’ye gidiyor, iç piyasada ise büyükşehirlere gönderiliyor. Fiyatlar şu an için iyi. Böyle devam ederse hem üretici kazanır hem de ülke ekonomisine katkı sağlanır” ifadelerini kullandı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.