#Üretim

- Üretim haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Üretim haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

VARANK 'SOSYAL MEDYA HESABI AÇAN KENDİSİNİ HABERCİ SAYIYOR' Haber

VARANK 'SOSYAL MEDYA HESABI AÇAN KENDİSİNİ HABERCİ SAYIYOR'

AK Parti Bursa Milletvekili Mustafa Varank, Bursa Ticaret ve sanayi Odası(BTSO) seçimleriyle ilgili iddialara ve habercilik adı altında faaliyet gösteren bazı sosyal medya hesaplarının yöneticilerine tepki gösterdi. Bursa'da habercilik adı altında dedikodu ve karalama yapıldığını ifade eden Varank, AK Parti'nin seçimlerde herhangi bir adayı olmadığının da altını çizdi. BTSO'da düzenlenen devir teslim töreninde konuşan Varank, ''Bursa Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanlığı’na seçilen sayın Özer Matlı ve yönetimini tebrik ediyor, görevi devreden sayın İbrahim Burkay ve yönetimine bugüne kadarki katkılarından dolayı teşekkür ediyorum. Bursa’mızın üretim, istihdam ve ihracat hedeflerine ulaşması için iş dünyamızın her zaman yanında olmaya, şehrimizin kalkınmasına katkı sunmaya devam edeceğiz'' dedi. MUSTAFA VARANK BURSA MEDYASINDAKİ SORUNA DİKKAT ÇEKTİ Aynı zamanda TBMM Sanayi, Ticaret, Enerji, Tabii Kaynaklar, Bilgi ve Teknoloji Komisyonu Başkanı olan Mustafa Varank, seçim sürecindeki iddialara ve habercilik etiketi altında sosyal medyada hakim olan, Bursa'nın köklü basın geçmişine zarar veren kişilere ve hakim anlayışa tepki gösterdi. ''HER SOSYAL MEDYA HESABI AÇAN KENDİSİN HABERCİ SAYIYOR'' Varank konu ile ilgili şunları söyledi: ''Sadece Bursa'da değil, Türkiye'de her sosyal medya hesabı açanın, her web sitesi kuranın kendisini haberci, basın saydığı bir anlayışla karşı karşıyayız ve maalesef bu sosyal medya hesaplarıyla kendilerine 'basın kuruluşu' diyen insanlar da sürekli bir dedikodu üretme, karalama, bir şeyi uydurma derdinde. Dert, habercilik değil aslında, reyting alabilmek. Bursa'da bu anlayışın bir şekilde kırılması lazım. Burada 'habercilik' adı altında sürekli birileriyle ilgili haber üretenlerin, bu şehre yakışmadığını ifade etmem gerekiyor. En büyük sıkıntıyı da biz, AK Parti olarak burada görüyoruz. Birileri bu seçimde AK Parti'yi taraf yapmaya çalıştı. İki arkadaşımız da AK Parti'nin adayı ya da adayların hiçbiri, AK Parti'nin adayı değil. Bu, bir sivil toplum kuruluşu. Dolayısıyla bizim buradaki duruşumuz, seçimi en güzel şekilde yapabilmek. Neticede de kim bu emaneti devralıyorsa onunla çalışabilmek. Biz her zaman böyle yaklaştık. Hatta Sayın Cumhurbaşkanımızın isminin bile buralarda geçmesi, açıkçası hem Sayın Cumhurbaşkanımıza hem partimize yapılabilecek en büyük haksızlıklardan. Biz, arkadaşlarımızla her zaman en güzel şekilde çalıştık. Bundan sonra da çalışacağız. İbrahim başkanımla Ramazan ayında yine Abdal'da beraber sahur yapacağız. Niyet iyi olursa, Bursa'ya hizmet etmek olursa anlaşamayacağımız hiçbir şey olmaz.''

İZTO'DA TEK ADAY MAHMUT ÖZGENER, YİNE BAŞKAN Haber

İZTO'DA TEK ADAY MAHMUT ÖZGENER, YİNE BAŞKAN

İzmir Ticaret Odası (İZTO) 2026-2030 dönemi yönetim kurulu, disiplin kurulu, TOBB Genel Kurulu delegeleri seçimi yapıldı. Seçime tek aday olarak giren Yönetim Kurulu Başkanı Mahmut Özgener, yeniden başkan seçildi. İZTO’da 2026-2030 dönemi yönetim kurulu, disiplin kurulu, TOBB Genel Kurulu delegeleri seçildi. İZTO Meclis Salonu’nda düzenlenen ve mevcut İZTO Yönetim Kurulu Başkanı Mahmut Özgener’in tek aday olarak girdiği seçimde 202 meclis üyesi oy kullandı. Kullanılan oyların 1'i geçersiz, 1'i boş çıkarken; Özgener geçerli 200 oyun tamamını alarak yeniden başkan seçildi. Yönetim Kurulu asil üyeleri Eyüp Cemal Elmasoğlu, Emre Kızılgüneşler, Abdullah Salkım, Mahmut Erkoç, İsmail Kahraman, Serdar Gökhan Arıkan, Ahmet Oğuz Özkardeş, Jülide Tutan, Alp Avni Yelkenbiçer ve Celalettin Özlahlan oldu. Yeni dönemin meclis başkanı ise Selami Özpoyraz oldu. Seçimde ayrıca başkan yardımcıları, katip üye seçimi, hesapları inceleme komisyonu, mevzuat komisyonu ve derece itirazlarını inceleme komisyonu üyeleri de seçildi. Meclis başkan yardımcıları ise Ali Yaramışlı ile Tahir Özdemir oldu. Yeni döneme dair açıklamalarda bulunan İZTO Yönetim Kurulu Başkanı Mahmut Özgener, "Yeni çalışma dönemimizde 84 meslek grubumuzu temsilen üyelerimizin teveccühüyle seçilen 202 meclis üyemiz ve 488 meslek komitesi üyemiz, odamızın çalışmalarına güç katmak, sektörlerimizin sesi olmak ve İzmir iş dünyasını daha ileriye taşımak üzere görev alacak. Tüm meclis ve komite üyesi arkadaşlarımı tebrik ediyorum. Meclisimizde 81 yeni üyemizin yer almasından ayrıca memnuniyet duyduğumu ifade etmek istiyorum. 2018 yılında göreve başladığım ilk günden beri, bu meclis çatısı altında kurduğumuz bağların ve ortak iş yapma kültürünün önemini vurguladım. Bugün sizlerin kıymetli oylarıyla seçilen yönetim kurulu üyelerimizi, disiplin kurulumuzu ve TOBB Genel Kurul delegelerimizi, meclis başkanımızı, meclis başkanlık divanımızı ve komisyon üyelerini de tebrik ederim. Seçimlerin hepimiz için hayırlı olmasını diliyor, önümüzdeki dönemde odamızı, kentimizi ve ülkemizi daha ileriye taşıyacak projelere hep birlikte imza atmayı diliyorum" ifadelerini kullandı. ''ŞEHRİMİZİ DEĞİŞİMİN GÜÇLÜ AKTÖRÜ HALİNE GETİRMEK İSTİYORUZ'' Önündeki dört yılı yalnızca yeni projelerin hayata geçirileceği bir çalışma dönemi olarak değil, İzmir’in 10-20 yıllık geleceğini şekillendirecek adımların atılacağı bir süreç olarak değerlendiklerini belirten Özgener, "Dünya çok hızlı değişiyor. Teknoloji, yapay zeka, yeşil dönüşüm, dijitalleşme ve yeni nesil üretim modelleri iş yapma biçimlerimizi yeniden şekillendiriyor. Küresel ticaretin rotaları değişirken, kentler ve bölgeler arasındaki rekabet de her geçen gün artıyor. Şehrimizi bu değişimin yalnızca takipçisi değil, güçlü aktörlerinden biri haline getirmek istiyoruz. Temel hedefimiz, İzmir’i üretimde daha yüksek katma değer oluşturan, teknolojiyi geliştiren ve kullanan, girişimciliği destekleyen, uluslararası yatırımlardan daha fazla pay alan ve dünyayla ticari bağlarını güçlendiren bir kent haline getirmek olacak" dedi. "ASIL SORUMLULUĞUMUZ BİZİ BEKLEYEN GELECEKTİR" "Sanayiden ticarete, tarımdan lojistiğe, turizmden yenilikçi endüstrilere kadar İzmir’in sahip olduğu tüm potansiyeli ortak bir gelecek hedefi etrafında buluşturmak istiyoruz" diyen Özgener, şunları kaydetti: "Geçmiş sekiz yılda birlikte çok önemli işler başardık. Geçmişte yaptıklarımız ne kadar kıymetli olursa olsun, şimdi asıl sorumluluğumuz önümüzdeki bizi bekleyen gelecektir. Şimdi yeni bir döneme başlıyoruz. Daha fazla üreten, daha fazla yatırım çeken, gençlerine daha büyük fırsatlar sunan, dünyayla rekabet eden ve Türkiye’nin geleceğine daha çok katkı sağlayan bir İzmir için çalışacağız. Bugüne kadar olduğu gibi ortak akılla hareket edecek, birlikte karar verecek, birlikte üretecek ve birlikte başaracağız. Çünkü bizim hedefimiz yalnızca dört yılı planlamak değil. İzmir’in önümüzdeki yıllarına yön verecek güçlü bir gelecek inşa etmek. Bu kent için hayallerimiz de büyük, hedeflerimiz de. Kasım ayı başında tüm meclis üyelerimizle birlikte gerçekleştireceğimiz geniş katılımlı ve kapsamlı bir basın toplantısıyla nasıl bir İzmir hayal ettiğimizi, gelecek vizyonumuzu, önümüzdeki dönemde Odamız ve kentimiz için hedeflerimizi ve hayata geçirmeyi planladığımız çalışmaları ayrıntılı olarak kamuoyuyla paylaşacağız."

MAKİNE SEKTÖRÜNDE KADIN SANAYİCİ DİLEK ONUR, EBSO MECLİS ÜYELİĞİNE ADAY OLDU Haber

MAKİNE SEKTÖRÜNDE KADIN SANAYİCİ DİLEK ONUR, EBSO MECLİS ÜYELİĞİNE ADAY OLDU

General Makina'nın ikinci kuşak yöneticisi ekonomist Onur, Ege Bölgesi Sanayi Odası (EBSO) 42. Grup Özel Amaçlı Makine Sanayi Meslek Komitesi'nden Turkuaz Liste ile Meclis üyeliğine aday oldu. Yaklaşık 15 yıldır üretim, ihracat ve şirket yönetiminde görev alan Onur, sanayide edindiği deneyimi mesleki temsil alanına taşımayı hedeflediğini belirtti. Makine sektöründe yaklaşık 15 yıldır yöneticilik yapan Onur, EBSO'daki seçim sürecinde 42. Grup Özel Amaçlı Makine Sanayi Meslek Komitesi'nden Turkuaz Liste ile Meclis üyeliğine adaylığını açıkladı. Aydın'da doğan ve ekonomi eğitimi alan Onur, ailesinin kurduğu General Makina'da ikinci kuşak yönetici olarak görev yapıyor. Üretim sahasından ihracata, yatırımlardan şirket yönetimine kadar farklı alanlarda sorumluluk üstlenen Onur, ekonomi eğitimiyle edindiği birikimi sanayideki deneyimiyle birleştirerek şirketin büyüme ve uluslararası pazarlara açılma süreçlerinde görev alıyor. 15 YILDIR ŞİRKET YÖNETİMİNDE İzmir'de kurulan General Makina, kırma-eleme tesisleri, konkasör sistemleri ve beton santralleri üretimi alanında faaliyet gösteriyor. Verilen bilgilere göre yaklaşık 50 yıllık üretim ve ihracat geçmişine sahip şirket, 63'ten fazla ülkede faaliyet yürütürken bugüne kadar 1.150'nin üzerinde projede yer aldı. Yaklaşık 250 kişiye istihdam sağlayan şirkette son 15 yıldır ikinci kuşak yönetici olarak görev yapan Onur, üretim ve ihracat süreçlerinin yanı sıra şirketin uluslararası pazarlardaki çalışmalarında da sorumluluk üstleniyor. Onur'un yöneticilik süreci, aile şirketinin ikinci kuşağa aktarılmasının yanı sıra şirketin üretim kültürü ve uluslararası pazarlarda edindiği deneyimin devam ettirilmesi açısından da önem taşıyor. İZMİR'DEN FARKLI COĞRAFYALARA İHRACAT Şirketin ihracat faaliyetleri Balkanlar, Kuzey Afrika, Orta Doğu ve Kafkasya başta olmak üzere farklı coğrafyalara uzanıyor. Sırbistan, Kosova, Bosna Hersek, Libya, Cezayir, Kırgızistan, Etiyopya, Romanya, Karadağ, Malta, Hırvatistan, Fas, Fildişi Sahili, Kamerun, Suudi Arabistan, Filistin, Gürcistan, Rusya ve Bulgaristan şirketin ihracat gerçekleştirdiği ülkeler arasında bulunuyor. Onur da yöneticilik döneminde mevcut ihracat pazarlarının geliştirilmesi, yeni pazarlara ulaşılması ve Türkiye'de üretilen makinelerin farklı ülkelerde daha geniş bir pazara ulaşmasına yönelik çalışmalarda görev alıyor. EBSO 42. GRUPTAN TURKUAZ LİSTE İLE ADAY Onur'un sanayi sektöründeki yaklaşık 15 yıllık deneyiminin ardından EBSO Meclis üyeliğine aday olmasıyla mesleki temsil alanında da görev üstlenmesi hedefleniyor. Onur, EBSO 42. Grup Özel Amaçlı Makine Sanayi Meslek Komitesi'nden Turkuaz Liste ile Meclis üyeliğine adaylığını sürdürüyor. Üretim, ihracat, yatırım ve makine sektörünün ihtiyaçları konusunda edindiği deneyimi EBSO Meclisine taşımayı amaçlayan Onur'un adaylığı, kadın sanayicilerin makine sektöründeki temsili açısından da yeni bir adım niteliği taşıyor. ÜRETİMDEKİ DENEYİMİNİ MESLEKİ TEMSİLE TAŞIMAK İSTİYOR Evli ve iki çocuk annesi olan Onur'un sanayicilik kariyeri Aydın'da başlayan yaşamından İzmir'deki üretim faaliyetlerine, buradan da şirketin uluslararası pazar çalışmalarına uzanıyor. İkinci kuşak sanayici olarak şirket yönetiminde edindiği tecrübeyi EBSO çatısı altında sektörün mesleki temsil çalışmalarına da aktarmak isteyen Onur, adaylık sürecinde 42. Grup üyelerinin desteğini beklediğini belirtti. Onur, seçilmesi halinde üretim sahasında karşılaştığı sorunlar ile ihracat ve yatırım süreçlerinde edindiği deneyimi EBSO Meclisine taşıyarak makine sanayisinin mesleki temsil çalışmalarına katkı sunmayı hedefliyor.

EMEĞİN VE KÜLTÜRÜN EN TATLI HALİ: KAVACIK ÜZÜM FESTİVALİ Haber

EMEĞİN VE KÜLTÜRÜN EN TATLI HALİ: KAVACIK ÜZÜM FESTİVALİ

Kavacık Üzüm Fstivali bu yılda İzmir'de düzenlenen en renkli festival oldu. Kavacık Köyü’nün coğrafi işaretli üzümünü, üreticinin emeğini ve bölgenin tarımsal değerlerini tanıtmak amacıyla Karabağlar Belediyesi tarafından geleneksel hale getirilen Kavacık Üzüm Festivali’nin 14.sü, iki gün boyunca renkli etkinliklere sahne oldu. Topraktan sofraya büyük bir emeğin ürünü, Kavacık’ın her evinin hikâyesi olan üzümün tanıtıldığı festivale İzmir ve çevresinden çok sayıda vatandaş katıldı. Festivalin düzenlenmesine Buca, Karşıyaka, Gaziemir, Konak, Bayraklı, Tire ve Seferihisar belediyeleri de destek verdi. Renkli hafta sonu İki gün boyunca festivalde üretici stantları, kadın emeği stantları, çocuk etkinlikleri, sanat atölyeleri, sportif aktiviteler, kitap takas şenliği ve interaktif yarışmalar ziyaretçilerle buluştu. Kavacık Kadın Kooperatifi, Selluka Kadın Girişimi Üretim ve İşletme Kooperatifi ile Kadın Emeği Pazarı’nın stantları da yoğun ilgi gördü. Festivalin ilk gününde Tire Belediyesi Tarihi Armoni Bandosu, son gününde ise Konak Belediyesi Kültür Orkestrası ve Deniz Aygün Araal sahne aldı. Bayraklı Belediyesi’nin sahne desteği ile İzmir Folklor Gençlik ve Spor Kulübü Derneği Halk Oyunları Ekibi de festivale renk kattı. “Kavacık bizim değerlimiz” Coğrafi işaretli Kavacık Üzümü’nü bir emeğin hikâyesi olarak değerlendiren Başkan Kınay, “Hem köylümüzün emeğini hem bizlerin yüreğini görmek hem de dayanışmamıza güç vermek için gelen herkese teşekkür ederim. Kavacık bizim için değerli, üzüm bizim için kıymetli. Üzümü, bereketi, toprağı, havayı, suyu, ekmeğimizi, sebzemizi, emeğimizi; aslında kaybettiğimiz her şeyi hatırlayalım ve kıymetini bilelim istiyoruz” diye konuştu. Emek ve dayanışma Festivalin her noktasında üreticinin ve kadınların emeğinin bulunduğunu vurgulayan Başkan Kınay, “Dolu dolu iki gün geçirdik. Ege’nin her yerinden dostlarımızla beraberdik. Hem üzümümüz hem de stantlarımızda köylümüzün emeği ve ürünleri vardı. Karabağlar’ın her bir mahallesinden kadınlarımızın kendi ürettiği el emeği de buradaydı. Bu festivalin her yerinde emek var, dayanışma var. Bütün bu organizasyonda emeği olan Karabağlar Belediyesi’ndeki çalışma arkadaşlarıma, üreticilerimize, destek veren belediyelerimize ve bizleri yalnız bırakmayan tüm vatandaşlarımıza teşekkür ediyorum. Emeğimizi ve yüreğimizi birleştirdik” dedi. Festivalde neler vardı? Festival boyunca Çağdaş Sirk Sanatları Atölyesi İzmir Clown Sirki, DJ performansları, çocuk etkinlikleri, sanat atölyeleri, sportif aktiviteler ve interaktif yarışmalar gerçekleştirildi. Kavacık üzümü kök boyasıyla çanta boyama, asma yaprağı baskı, seramik magnet boyama, üzüm salkımı anahtarlık yapımı ve Kavacık üzüm çekirdeği yağıyla krem yapımı gibi atölyeler yoğun ilgi gördü. Çabukluk parkuru, ayak tenisi, badminton, mini voleybol, mini futbol ve masa tenisi etkinliklerinin yanı sıra iklim değişikliği, çevre ve geri dönüşüm konularında bilgilendirme stantları kuruldu. Kavacık Köyü sakini Ressam Meryem Düzgünkaya’nın sergisi ve çocuklarla gerçekleştirilen resim atölyesi de festival programında yer aldı. 14. Kavacık Üzüm Festivali, iki gün boyunca üretimin, emeğin, kültürün ve dayanışmanın buluşma noktası oldu.

BAYRAKTAR'DAN GABAR'DA PETROL, KARADENİZDE GAZ MÜJDELERİ Haber

BAYRAKTAR'DAN GABAR'DA PETROL, KARADENİZDE GAZ MÜJDELERİ

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, "Dünyanın şu anda içinden geçmiş olduğu, bölgemizin içinden geçmiş olduğu zorlu süreçte bunun ne olduğunu daha iyi görüyoruz. Hamdolsun ülkemizde bir enerji kısıtlaması olmadan bu süreci yönetebiliyoruz. Arz güvenliği bir ülkenin aslında en önemli unsurudur. 2028’de 17 milyon hanenin ihtiyacını Karadeniz’de ürettiğimiz gazla karşılayacağız. Türkiye olarak daha çok Gabar’a, Karadeniz Sakarya Gaz Sahası’ndaki keşiflere ihtiyacımız var" diye konuştu. Bursa’da temaslarda bulunan Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Bursa Valiliği ve Bursa Büyükşehir Belediyesi ziyaretlerinin ardından AK Parti İl Başkanlığında basın mensuplarıyla bir araya geldi. Bakan Bayraktar, "Bursa Türkiye’nin en önemli şehirlerinden, Türkiye’nin ekonomisi için fevkalade önemli, adeta ekonomimizin can damarı diyebileceğimiz şehirlerinden bir tanesi. Özellikle son 23-24 yılda biz tabi sadece ihracat rakamlarına bakmıyoruz. Bunu destekleyici mahiyette Bursa’nın enerjideki rakamlarına bakıyoruz. Türkiye 3 kat büyürken Bursa’nın 5 kat büyüdüğünü görüyoruz. Dolayısıyla Bursa hem nüfusu artan bugün 3-3,5 milyona yaklaşan nüfusuyla çok önemli, çok önemli bir büyükşehir. Enerji talebi artan bir şehirdir. Aynı zamanda enerji üretim şehirlerimizden bir tanesi; burada birçok santralimiz var. Ve dediğim gibi Türkiye’nin ekonomisinin çok önemli merkezlerinden bir tanesidir. Yaklaşık 270 milyar doların üzerinde ihracat yapan Türkiye’de tabii Bursa’nın çok önemli, ağırlıklı bir yeri var. Dolayısıyla biz bu ihracatı, üretimi ve bir anlamda istihdamı desteklemek için enerji altyapısının da benzer şekilde çok güçlü olması gerektiğine inanıyoruz" dedi. Bakan Bayraktar konuşmasını şöyle sürdürdü: "Bugün Bursa’nın ihtiyaçlarını, gerek Bursa’daki vatandaşlarımızın doğalgaz, elektrik altyapı ihtiyaçlarını, gerek sanayimizin, sanayicilerimizin, ticarethanelerimizin ihtiyaç duyduğu enerji altyapısında yapılacaklarla alakalı çok detaylı; milletvekillerimizle, ilçe başkanlarımızla, belediye başkanlarımızla güzel bir toplantı gerçekleştirdik. Buradaki sorunları yerinde müşahede etmek, bunlarla ilgili çözümlerimizi şu anda neler yapabiliriz onları sunmak; ama bir çalışma gerektiren konuları da notlarımıza aldık. İlgili bürokrat arkadaşlarımızla bu çalışmaları inşallah en kısa sürede tamamlayacağız." ''20 MİLYON VARİLLİK BİR PETROL ARZINDA SIKINTI VAR'' Enerji meselesinin sadece enerji olmadığını ifade eden Bakan Bayraktar, "Bunun çok daha ötesinde ulusal güvenliğimizi, milli güvenliğimizi ilgilendiren bir kısmı var. Özellikle bu dünyanın şu anda içinden geçmiş olduğu, bölgemizin içinden geçmiş olduğu zorlu süreçte bunun ne olduğunu daha iyi görüyoruz. Hamdolsun ülkemizde bir enerji kısıtlaması olmadan bu süreci yönetebiliyoruz. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ortaya koyduğu son 24 yılda gerçekleştirdiği projeler, politikalarla biz bugün bu çok sıkıntılı süreci atlatabiliyoruz. Hürmüz geçişinden dolayı şuan dünyada 20 milyon varillik bir petrol arzında şu anda sıkıntı var. Türkiye hamdolsun kaynaklarını çeşitlendirdiği, güzergahları, rotaları çeşitlendirdiği için bundan en az etkilenmektedir. Fiyat yönüyle etkileniyoruz çünkü bütün dünyada belirlenen fiyatlar söz konusudur. Ama en azından ülkemizde ne akaryakıtta, ne benzinde, ne dizelde, doğalgazımızda, elektriğimizde ve diğer alanlarda hiçbir sıkıntı olmadı. Dolayısıyla arz güvenliği bir ülkenin aslında en önemli unsurudur. Şu anda büyük bir enerji ve maden savaşı aslında dünyada var. Yani etrafımızda var ama dünyanın genelinde de böyle bir mücadelenin olduğunu görüyoruz. Hal böyle olunca ülkemizi bu anlamda özellikle dışa bağımlılıktan kurtarma, kendi kendine yeten bir ülke olması çok önemli" dedi. ''KARADENİZ’DE DOĞALGAZ ARIYORUZ, ÜRETİYORUZ'' Bursa’nın Türkiye’ye net katma değer getiren önemli şehirlerden bir tanesi olduğunu belirten Bakan Bayraktar, "Türkiye maalesef enerjide bu dışa bağımlılığı, yani kullandığı enerjinin neredeyse üçte ikisini dışarıdan ithal etme konusunu çözmeyle alakalı bütün politikalarımız, bütün hedefimiz. Bizim adeta Kızıl Elmamız Türkiye’yi enerjide bağımsız kılma meselesi. Çünkü bugün içinde yaşadığımız ekonomik sıkıntıların özüne baktığınızda Türkiye’nin bir cari açık meselesi var. Maalesef Türkiye 270 milyar doların üzerinde ihracat yapıyor. Ama önemli bir miktarda da ithalat yapıyor. Bu ithalat kalemlerinde iki şey öne çıkıyor. Bir tanesi işte petrol, doğalgaz, enerji ithalatı, diğeri de maden ithalatı, özellikle altın ithalatı Türkiye’de. Ama diğer madenlerde de, yani sanayimizin ihtiyaç duyduğu madenlerde ciddi bir ithalat söz konusu. Dolayısıyla bunu nasıl azaltabiliriz ve bu anlamda Türkiye’yi net ihracatçı bir ülke yapabiliriz, bütün arayışımız, bütün mesaimiz, gayretimiz budur. Bunun için çalışıyoruz. Karadeniz’de doğalgaz arıyoruz, üretiyoruz" diye konuştu. "2028’DE 17 MİLYON HANENİN GAZ İHTİYACINI İHTİYACINI KARADENİZ’DEN KARŞILAYACAĞIZ" Bu sene, 2026 çok önemli bir yıl olduğuna dikkat çeken Bakan Bayraktar, "Bugün 4 milyon hanede kendi gazımızı kullanıyoruz. Bursa’da 1,2 milyon abone var doğalgazda. Yüzde 90 nüfusun doğalgaza erişimi söz konusu. Hala kırsalda gitmeyen mahalleler var. Bugün onları detaylı olarak konuştuk toplantılarımızda. Ama bu gazı kendi gazımız olarak üretebiliyor olmak ve o gazı kullanmak çok daha önem arz ediyor. Bu 4 milyon hane 8 milyona çıkacak 2026 yılının sonunda, bu senenin sonunda. İnşallah 2028’de 17 milyon hanenin ihtiyacını kendi gazımızla, Karadeniz’de ürettiğimiz gazla karşılayacağız" dedi. GABAR'DA ÜRETİMİMİZ 83-84 BİN VARİL / GÜNLERE DOĞRU GİDİYOR'' Gabar’ın, Türkiye’nin Cumhuriyet tarihinin en büyük keşfi olduğunu ifade eden Bakan Bayraktar, "Gabar’da 2021 yılında bulduğumuz petrol, şu anda üretimimiz 83-84 bin varil günlere doğru gidiyor. Böyle bir dünyada, şu anda petrolün bu kadar sıkıntılı arz edildiği bir dünyada elbette ki bu üretimin anlamı çok daha büyüktür. Bu kadar az ithalat yapıyoruz demek oluyor. Bu kadar yaklaşık 2-2,5 milyar dolarlık bir kaynak kendi ülkemizde kalıyor demek. Dolayısıyla bu açıdan fevkalade önemlidir. Ama bir başka yönüyle önemlidir. Biz hep şunu söylüyoruz; Gabar’da biz terörsüz Türkiye’nin, terörsüz bölgenin ne olduğunun bir adeta küçük kesitini sunmuş olduk. Gabar demek aslında terörle, kanla, gözyaşıyla anılan bir yer. O bölge terörden temizlendiğinde neleri getirebileceğimizi, ülkeye ne gibi katkılar sunabileceğimizi hem ekonomik anlamda hem de sosyal anlamda görmüş olduk. Yani orada şimdi 3 bin 500-3 bin 600 tane genç kardeşimiz, geneli o bölgenin insanları, orada istihdam, iş imkanı buldular. Dolayısıyla oranın sosyoekonomik yapısına önemli katkısı oldu. Ülkemizin ekonomisine, makroekonomiye katkısı oldu. Dolayısıyla bu terörsüz Türkiye’nin de önemli bir örneği, güzel bir kesiti olarak Gabar’ı hep anlatıyoruz. Ama Türkiye olarak daha çok Gabar’a ihtiyacımız var. Daha çok Karadeniz Sakarya Gaz Sahası’ndaki keşiflere ihtiyacımız var. Şimdi Türkiye onun için hem yurt içinde hem yurt dışında yoğun bir arama faaliyetini gerçekleştiriyor. Gemilerimizden Çağrı Bey sondaj gemimiz şu anda Somali’de görev yapıyor. Pakistan’da yakın zamanda başlayacağız. Libya’da, Irak’ta yaptığımız çalışmalar, imzaladığımız anlaşmalar. Bütün hedefimiz dediğim gibi Türkiye’nin mutlak surette bu dışa bağımlılığını bitirebilmek. 2035 bizim için çok önemli bir tarih. Burada Türkiye’nin bu dışa bağımlılıkta aşağı doğru gelmede önemli bir tarih olacak. Yakın zamanda inşallah bunu kamuoyumuzla paylaşırız" şeklinde konuştu. AK Parti Bursa İl Başkanı Davut Gürkan ise, "Türkiye’nin en büyük ihracat şehirlerinden bir tanesi olan Bursa’nın 20 milyar dolardan fazla bir ihracat potansiyeli var. Hem istihdama hem cari bütçeye katkısı olan bir şehir olma özelliği var. Bakanlığımızla beraber almış olduğunuz kararları biz her halimizde, her fabrikamızda, her OSB’mizde sonuna kadar hissetmiş oluyoruz. Hakikaten son dönemde bir aynı zamanda sanayici ihracatçı olarak baktığımızda enerji maliyetlerimiz noktasında geldiğimiz desteğin, gördüğümüz destek bizim için çok önemli bir hale geldi. Biz artık özellikle ihracat kategorisinde maliyet analizine baktığımızda enerji maliyetleriyle ilgili sizin döneminizde ciddi bir teşvik almış olduk" dedi.

BURSA'DAKİ 7 BİN KOBİ, TEKNOSAB OSB'YE TAŞINACAK Haber

BURSA'DAKİ 7 BİN KOBİ, TEKNOSAB OSB'YE TAŞINACAK

Türkiye’nin en büyük lojistik merkezlerinden biri olma iddiası ile başlayan TEKNOSAB Projesi'nin detayları belli oluyor. Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, Milli Kalkınmanın Güçlü Buluşmaları' programında konuştu. BTSO’nun yeni dönem projelerinde de sürdürülebilir finansman, ortaklık kültürü ve güçlü yönetişim modellerini esas aldığını belirten Başkan İbrahim Burkay, yatırımcıların sürecin doğrudan parçası olduğu modeller geliştirdiklerini söyledi. Devam eden TEKNOSAB KOBİ Projesi hakkında son bilgileri paylaşan Burkay, "TEKNOSAB’ı ilk anlattığımız dönemlerde bunun bir hayal olduğunu söyleyenler oldu. Oysa mesele bir işi yapıp yapamayacağınızdan çok, nasıl yapacağınızla ilgilidir. Biz her projemizde en güçlü kasımızın doğru iş modeli olduğunu ifade ettik. Doğru iş modelini kurduğunuzda ve buna inanan güçlü bir topluluğunuz olduğunda başarının önü açılıyor. 2024 yılında Türkiye’nin en büyük lojistik merkezlerinden birini Bursa’ya kazandırmak için girişim sermayesi yatırım fonu modelini hayata geçirdik. Bugün çok güçlü bir ortaklık yapısına ulaştık. Fonumuz ilk yılında TL bazında yüzde 126 değer kazandı. Şimdi aynı anlayışla TEKNOSAB’da teknopark, veri merkezi, serbest bölge ve organize ticaret bölgesi gibi yeni projelerimizi hayata geçireceğiz. Bunların tamamı Bursa’nın dış ticaretine, üretim gücüne ve Türkiye’nin kalkınma hedeflerine önemli katkı sağlayacak" dedi. "TEKNOSAB KOBİ, OSB YENİ BİR EKOSİSTEM OLACAK" BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, TEKNOSAB KOBİ OSB’nin Bursa’da şehir içinde sıkışan işletmelerin planlı, modern ve rekabetçi üretim alanlarına taşınması açısından stratejik öneme sahip olduğunu söyledi. Projenin üretim, ticaret, teknoloji ve sektörel kümelenmeyi aynı ekosistem içerisinde buluşturacağını belirten Burkay, Bursa’nın tarihi ticaret kültürünün çağın ihtiyaçlarına uygun yeni bir modelle yeniden yorumlandığını kaydetti. İbrahim Burkay, "Bursa’da şehir içinde faaliyet gösteren ve daha nitelikli alanlara taşınmak isteyen yaklaşık 8 bin firmamız var. KOBİ OSB modelimizle firmalarımıza planlı üretim alanları sunarken, sektörel kümelenmeler sayesinde firmalarımıza birlikte üretme ve rekabet etme kabiliyeti de kazandıracağız. TEKNOSAB KOBİ ekosistemi içerisinde yaklaşık 7 bin firmamızı bu bölgeyle buluşturmayı amaçlıyoruz. Böylece şehir içinde sıkışmış üretim ve ticaret alanlarının dönüşümüne de önemli katkı sağlayacağız. Kamulaştırma süreci Valiliğimizin koordinasyonunda yürütülürken, modelimizi firmalarımızdan gelen talepler doğrultusunda şekillendiriyoruz. Osmanlı döneminde Emir Han, Fidan Han ve Koza Han ile ortaya konulan sektörel birliktelik ve kümelenme anlayışını bugün çağın ihtiyaçlarına uygun biçimde yeniden yorumluyoruz. TEKNOSAB KOBİ OSB, teknolojiden Ar-Ge’ye, ticaretten lojistiğe kadar geleceğin ihtiyaç duyduğu bütün unsurların bir arada bulunduğu güçlü bir ekosistem olacak. Projenin önemli bir bölümünü dört yıl gibi kısa bir süre içerisinde tamamlayarak KOBİ’lerimizin katma değerli üretim ve teknolojiye erişimini güçlendirmeyi hedefliyoruz" şeklinde konuştu.

BURSA'DA UZAY VE HAVACILIK LİSESİ EĞİTİME HAZIRLANIYOR Haber

BURSA'DA UZAY VE HAVACILIK LİSESİ EĞİTİME HAZIRLANIYOR

Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, Gökmen Uzay Havacılık Eğitim Merkezi’nde (GUHEM) hayata geçirilecek GUHEM Havacılık ve Uzay Teknolojileri Fen Lisesi ile geleceğin bilim insanlarını yetiştireceklerini belirterek, "Buradaki en büyük hedefimiz yetenek madenciliği yapmak. Farklı düşünen, farklı bakan ve araştıran gençlerimizi erken yaşta keşfederek ülkemizin uzay ve havacılık alanındaki dönüşümüne hazırlayacağız" dedi. Bursa Ticaret ve Sanayi Odası tarafından hayata geçirilen Gökmen Uzay Havacılık Eğitim Merkezi, Türkiye’nin uzay ve havacılık alanındaki nitelikli insan kaynağını geliştirecek yeni bir eğitim modeline ev sahipliği yapmaya hazırlanıyor. Milli Eğitim Bakanlığı ile yapılan protokol kapsamında GUHEM bünyesinde kurulan GUHEM Havacılık ve Uzay Teknolojileri Fen Lisesi, 48 öğrenciyle eğitim - öğretim sürecini başlatmaya hazırlanıyor. Hazırlık sınıfının ardından dört yıllık eğitim verilecek okulda öğrenciler; burs, barınma ve uluslararası gelişim programlarıyla desteklenecek. Türkiye’nin uzay ve havacılık vizyonuna eğitim, deneyim ve uluslararası iş birlikleriyle katkı sunan GUHEM’in artık yeni bir döneme girdiğini ifade eden BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, merkezin müze ve deneyim alanının ötesine geçerek güçlü bir akademik yapıya kavuştuğunu söyledi. İbrahim Burkay, "Büyük bir hayal olarak hayata geçirdiğimiz GUHEM, bugün hem bir müze hem bir deneyim merkezi hem de akademik bir yuva konumuna geldi" dedi. "Türkiye’nin uzay misyonunun en önemli merkezlerinden biri" GUHEM’in kendi alanında Türkiye’de tek, dünyada ise ilk beş merkez arasında bulunduğunu belirten Başkan Burkay, "Gökmen Uzay Havacılık Eğitim Merkezimizi 2020 yılında hayata geçirdik. Bugün kendi alanında Türkiye’deki tek uzay ve havacılık eğitim merkezi, aynı zamanda dünyada da ilk beş merkez arasında yer alıyor. Uluslararası uzay ve havacılık merkezleriyle anlaşmalar ve iş birlikleri yürüttüğümüz GUHEM, Sayın Cumhurbaşkanımızın ortaya koyduğu uzay misyonunun en önemli merkezlerinden biri. GUHEM, aynı zamanda Türkiye Uzay Ajansı’nın en önemli işbirliği kuruluşları arasında." dedi. Merkezin güçlü bir eğitim altyapısına sahip olduğunu kaydeden Burkay, "GUHEM’i her yıl bir milyonun üzerinde ziyaretçimiz geziyor. Kimya, biyoloji ve fizik laboratuvarlarımız dünya çapında çok kıymetli bir altyapı sunuyor. Milli Eğitim Bakanlığımızla yaptığımız protokolle şimdi bu güçlü yapıyı akademik eğitimle tamamlıyoruz" ifadelerini kullandı. "En büyük hedefimiz yetenek madenciliği" Türkiye’nin son 15 yılda sanayi, üretim ve özellikle savunma sanayisinde önemli bir değişim ve dönüşüm süreci yaşadığını ifade eden Başkan Burkay, bu kazanımların nitelikli insan kaynağıyla daha ileriye taşınacağını söyledi. GUHEM Havacılık ve Uzay Teknolojileri Fen Lisesi’nin 48 öğrenciyle eğitim-öğretim dönemine başlayacağını açıklayan Burkay, Türkiye’nin sanayi, üretim ve savunma sanayisindeki kazanımlarının nitelikli insan kaynağıyla daha ileriye taşınacağını vurgulayarak, "Gerçek anlamda bağımsızlığa ulaşmak için sanayide, üretimde ve savunmada güçlü olmanız gerekiyor. Bunun için insan kaynağımızı da geleceğin ihtiyaçlarına göre hazırlamalıyız. Toplumda farklı düşünen, farklı bakan ve araştıran gençlerimizi özel programlarla buluşturmalı; onların yeteneklerini ülkemizi dönüştürecek ve sıçratacak alanlarda değerlendirmeliyiz" açıklamasında bulundu.

TOPRAKTA HAYAT, SOFRADA BEREKET: MAHALLE BOSTANLARI'NDA YAZ HASADI Haber

TOPRAKTA HAYAT, SOFRADA BEREKET: MAHALLE BOSTANLARI'NDA YAZ HASADI

İzmir Büyükşehir Belediyesinin kent içinde tarımı teşvik etmek amacıyla hayata geçirdiği Mahalle Bostanları'nda yaz hasadı sürüyor. Dört mahallede oluşturulan bostanlarda 200'ü aşkın kadın sebze yetiştirerek hem aile bütçesine katkı sağlıyor hem de dayanışma içinde üretim yapıyor. İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından Kadifekale, Meriç, Mustafa Kemal ve Fırat mahallelerinde oluşturulan Mahalle Bostanları'nda kadınların yaz dönemi üretimi devam ediyor. Proje kapsamında 200'ü aşkın kadın kendilerine ayrılan alanlarda üretim yapıyor. Yaz döneminde biber ve patlıcan başta olmak üzere çeşitli sebzeleri hasat eden kadınlar, yetiştirdikleri ürünleri kendi mutfaklarında değerlendirirken komşularıyla da paylaşıyor. Mahalle Bostanları, üretimin yanı sıra kadınların bir araya geldiği sosyal ve dayanışma alanı olarak da kullanılıyor. "KAÇ HANENİN MUTFAK MASRAFINI ÇIKARTIR" Bostanda üretim yapan Denel, yetiştirdiği ürünlerin mutfak giderlerini azalttığını belirterek, ürünlerini komşularıyla da paylaştığını söyledi. Denel, "Buraya ‘küçücük bir alan’ deyip geçmemek lazım. Burası kaç hanenin mutfak masrafını çıkartır. Ben hem kendi ihtiyacımı karşılıyorum hem de ürettiğim ürünleri komşularıma veriyorum. Bize fazlasıyla yetiyor." dedi. "PAZARDA YANINA VARAMADIĞIMIZ ÜRÜNLERİ KENDİMİZ YETİŞTİRİYORUZ" Yaklaşık bir yıldır bostanda üretim yapan Yılmaz da artan gıda fiyatları karşısında projenin aile bütçesine katkı sağladığını ifade etti. Yılmaz, "Her şeyin fiyatının katlandığı bu dönemde burası bize çok iyi oldu. Pazarda yanına varamadığımız ürünleri burada kendimiz yetiştiriyoruz. Bu imkan sayesinde hem stres atıyoruz hem de aile bütçemizi koruyoruz." diye konuştu. ÜÇ DAİRE BAŞKANLIĞI KOORDİNASYONUNDA YÜRÜTÜLÜYOR Kadifekale Kadın Dayanışma Merkezi'nde görevli sosyolog Gökçen, parsellerin kura yöntemiyle belirlendiğini ve kadınların sertifikalı, güvenilir gıda üretimi yaptığını bildirdi. Projenin Kadın ve Aile Hizmetleri Dairesi ile Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığının koordinasyonunda yürütüldüğünü belirten Gökçen, dikim sırasında kadın üreticilere gönüllülerin eşlik ettiğini, Park ve Bahçeler Dairesi Başkanlığının da sulama desteği sağladığını kaydetti.

İZMİR'DEN URFA'YA İDDİALI ÇAĞRI: GELİN ACIMIZI YARIŞTIRALIM! Haber

İZMİR'DEN URFA'YA İDDİALI ÇAĞRI: GELİN ACIMIZI YARIŞTIRALIM!

İzmir'in Torbalı ilçesinde kendine has aroması ve acılığıyla bilinen coğrafi işaretli Arslanlar biberinde hasat heyecanı başladı. 130 yıllık köklü bir geçmişe sahip biberin tarlada kilosu 50, pazarda ise 80 TL’den satıldığını belirten Torbalı Ticaret Odası Başkanı Abdulvahap Olgun, Şanlıurfa’ya meydan okuyarak, "Gelin acımızı yarıştıralım. Bizim biberimizin acısı ağızda kalır, mideyi yakmaz" dedi. SABAHIN ERKEN SAATLERİNDE MESAİ BAŞLIYOR Torbalı’da yaklaşık 500 dönümlük arazide yetiştirilen ve adını Arslanlar Mahallesi’nden alan tescilli biber için işçiler, sıcaklar bastırmadan sabahın ilk ışıklarıyla tarlaya iniyor. Nisan ayında ekilip haziran ortasından itibaren toplanmaya başlayan ürün, ince kabuğu ve eşsiz aromasıyla iç piyasaya sunuluyor. "RUMELİ MÜBADELESİYLE GELDİ, ITALYANLARIN MERACINDA" Arslanlar Biberi’nin Torbalı'nın ilk, İzmir'in ise 35'inci coğrafi işaretli ürünü olduğunu belirten Torbalı Ticaret Odası Başkanı Abdulvahap Olgun, ürünün 130 yıllık hikayesini ve sanayideki yerini şöyle anlattı: "130 yıl önce köylülerimizin Rumeli'den mübadele esnasında getirdiği ve 'Yörük biberi' olarak bilinen bu ürün, zamanla köyün ismini aldı. Bölgedeki nem ve toprak yapısı bu lezzeti oluşturuyor; her toprakta yetişmiyor. Biberimiz genelde sofralık tüketiliyor, restoranlarda lahmacun ve kebapların yanında veriliyor. Tescilden sonra üretim arttı. Hatta İtalyanlar bu biberi alıp sanayide işleyerek özel sos haline getirmek istiyor." "URFA İSOTU MİDEYİ YAKAR, ARSLANLAR BİBERİ ZARAR VERMEZ" Türkiye'nin acı biberde ilk adres olarak gördüğü Şanlıurfa'ya seslenen Olgun, çağrısını yineleyerek, "Urfalı hemşehrilerimize sesleniyoruz: Gelin, şu acılığı bir yarıştıralım. Urfa isotu mu daha acı, Arslanlar biberi mi? Bizim biberimizin acılığı dudaklarda ve ağızda belirir, mideye hiç zarar vermez ve sindirimi kolaylaştırır. Urfa biberi midede de acılık oluşturabiliyor. Şimdilik çağrımıza bir yanıt alamadık" ifadelerini kullandı. TARLADA 50, TEZGAHTA 80 TL Bu yıl yağışların etkisiyle rekoltenin ve verimin geçen yıla göre daha iyi olduğunu belirten üretici Fuat Aslanlar ise kendi tohumlarını kullandıklarını belirterek, "Nisan 15’te ekiyoruz, haziran ortasında topluyoruz. Fiyatlar tarlada 50 TL, pazarda 80 TL. Fiyatlardan memnunuz, Allah bereket versin" dedi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.