#Üretim

- Üretim haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Üretim haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

BAYRAKTAR'DAN GABAR'DA PETROL, KARADENİZDE GAZ MÜJDELERİ Haber

BAYRAKTAR'DAN GABAR'DA PETROL, KARADENİZDE GAZ MÜJDELERİ

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, "Dünyanın şu anda içinden geçmiş olduğu, bölgemizin içinden geçmiş olduğu zorlu süreçte bunun ne olduğunu daha iyi görüyoruz. Hamdolsun ülkemizde bir enerji kısıtlaması olmadan bu süreci yönetebiliyoruz. Arz güvenliği bir ülkenin aslında en önemli unsurudur. 2028’de 17 milyon hanenin ihtiyacını Karadeniz’de ürettiğimiz gazla karşılayacağız. Türkiye olarak daha çok Gabar’a, Karadeniz Sakarya Gaz Sahası’ndaki keşiflere ihtiyacımız var" diye konuştu. Bursa’da temaslarda bulunan Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Bursa Valiliği ve Bursa Büyükşehir Belediyesi ziyaretlerinin ardından AK Parti İl Başkanlığında basın mensuplarıyla bir araya geldi. Bakan Bayraktar, "Bursa Türkiye’nin en önemli şehirlerinden, Türkiye’nin ekonomisi için fevkalade önemli, adeta ekonomimizin can damarı diyebileceğimiz şehirlerinden bir tanesi. Özellikle son 23-24 yılda biz tabi sadece ihracat rakamlarına bakmıyoruz. Bunu destekleyici mahiyette Bursa’nın enerjideki rakamlarına bakıyoruz. Türkiye 3 kat büyürken Bursa’nın 5 kat büyüdüğünü görüyoruz. Dolayısıyla Bursa hem nüfusu artan bugün 3-3,5 milyona yaklaşan nüfusuyla çok önemli, çok önemli bir büyükşehir. Enerji talebi artan bir şehirdir. Aynı zamanda enerji üretim şehirlerimizden bir tanesi; burada birçok santralimiz var. Ve dediğim gibi Türkiye’nin ekonomisinin çok önemli merkezlerinden bir tanesidir. Yaklaşık 270 milyar doların üzerinde ihracat yapan Türkiye’de tabii Bursa’nın çok önemli, ağırlıklı bir yeri var. Dolayısıyla biz bu ihracatı, üretimi ve bir anlamda istihdamı desteklemek için enerji altyapısının da benzer şekilde çok güçlü olması gerektiğine inanıyoruz" dedi. Bakan Bayraktar konuşmasını şöyle sürdürdü: "Bugün Bursa’nın ihtiyaçlarını, gerek Bursa’daki vatandaşlarımızın doğalgaz, elektrik altyapı ihtiyaçlarını, gerek sanayimizin, sanayicilerimizin, ticarethanelerimizin ihtiyaç duyduğu enerji altyapısında yapılacaklarla alakalı çok detaylı; milletvekillerimizle, ilçe başkanlarımızla, belediye başkanlarımızla güzel bir toplantı gerçekleştirdik. Buradaki sorunları yerinde müşahede etmek, bunlarla ilgili çözümlerimizi şu anda neler yapabiliriz onları sunmak; ama bir çalışma gerektiren konuları da notlarımıza aldık. İlgili bürokrat arkadaşlarımızla bu çalışmaları inşallah en kısa sürede tamamlayacağız." ''20 MİLYON VARİLLİK BİR PETROL ARZINDA SIKINTI VAR'' Enerji meselesinin sadece enerji olmadığını ifade eden Bakan Bayraktar, "Bunun çok daha ötesinde ulusal güvenliğimizi, milli güvenliğimizi ilgilendiren bir kısmı var. Özellikle bu dünyanın şu anda içinden geçmiş olduğu, bölgemizin içinden geçmiş olduğu zorlu süreçte bunun ne olduğunu daha iyi görüyoruz. Hamdolsun ülkemizde bir enerji kısıtlaması olmadan bu süreci yönetebiliyoruz. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ortaya koyduğu son 24 yılda gerçekleştirdiği projeler, politikalarla biz bugün bu çok sıkıntılı süreci atlatabiliyoruz. Hürmüz geçişinden dolayı şuan dünyada 20 milyon varillik bir petrol arzında şu anda sıkıntı var. Türkiye hamdolsun kaynaklarını çeşitlendirdiği, güzergahları, rotaları çeşitlendirdiği için bundan en az etkilenmektedir. Fiyat yönüyle etkileniyoruz çünkü bütün dünyada belirlenen fiyatlar söz konusudur. Ama en azından ülkemizde ne akaryakıtta, ne benzinde, ne dizelde, doğalgazımızda, elektriğimizde ve diğer alanlarda hiçbir sıkıntı olmadı. Dolayısıyla arz güvenliği bir ülkenin aslında en önemli unsurudur. Şu anda büyük bir enerji ve maden savaşı aslında dünyada var. Yani etrafımızda var ama dünyanın genelinde de böyle bir mücadelenin olduğunu görüyoruz. Hal böyle olunca ülkemizi bu anlamda özellikle dışa bağımlılıktan kurtarma, kendi kendine yeten bir ülke olması çok önemli" dedi. ''KARADENİZ’DE DOĞALGAZ ARIYORUZ, ÜRETİYORUZ'' Bursa’nın Türkiye’ye net katma değer getiren önemli şehirlerden bir tanesi olduğunu belirten Bakan Bayraktar, "Türkiye maalesef enerjide bu dışa bağımlılığı, yani kullandığı enerjinin neredeyse üçte ikisini dışarıdan ithal etme konusunu çözmeyle alakalı bütün politikalarımız, bütün hedefimiz. Bizim adeta Kızıl Elmamız Türkiye’yi enerjide bağımsız kılma meselesi. Çünkü bugün içinde yaşadığımız ekonomik sıkıntıların özüne baktığınızda Türkiye’nin bir cari açık meselesi var. Maalesef Türkiye 270 milyar doların üzerinde ihracat yapıyor. Ama önemli bir miktarda da ithalat yapıyor. Bu ithalat kalemlerinde iki şey öne çıkıyor. Bir tanesi işte petrol, doğalgaz, enerji ithalatı, diğeri de maden ithalatı, özellikle altın ithalatı Türkiye’de. Ama diğer madenlerde de, yani sanayimizin ihtiyaç duyduğu madenlerde ciddi bir ithalat söz konusu. Dolayısıyla bunu nasıl azaltabiliriz ve bu anlamda Türkiye’yi net ihracatçı bir ülke yapabiliriz, bütün arayışımız, bütün mesaimiz, gayretimiz budur. Bunun için çalışıyoruz. Karadeniz’de doğalgaz arıyoruz, üretiyoruz" diye konuştu. "2028’DE 17 MİLYON HANENİN GAZ İHTİYACINI İHTİYACINI KARADENİZ’DEN KARŞILAYACAĞIZ" Bu sene, 2026 çok önemli bir yıl olduğuna dikkat çeken Bakan Bayraktar, "Bugün 4 milyon hanede kendi gazımızı kullanıyoruz. Bursa’da 1,2 milyon abone var doğalgazda. Yüzde 90 nüfusun doğalgaza erişimi söz konusu. Hala kırsalda gitmeyen mahalleler var. Bugün onları detaylı olarak konuştuk toplantılarımızda. Ama bu gazı kendi gazımız olarak üretebiliyor olmak ve o gazı kullanmak çok daha önem arz ediyor. Bu 4 milyon hane 8 milyona çıkacak 2026 yılının sonunda, bu senenin sonunda. İnşallah 2028’de 17 milyon hanenin ihtiyacını kendi gazımızla, Karadeniz’de ürettiğimiz gazla karşılayacağız" dedi. GABAR'DA ÜRETİMİMİZ 83-84 BİN VARİL / GÜNLERE DOĞRU GİDİYOR'' Gabar’ın, Türkiye’nin Cumhuriyet tarihinin en büyük keşfi olduğunu ifade eden Bakan Bayraktar, "Gabar’da 2021 yılında bulduğumuz petrol, şu anda üretimimiz 83-84 bin varil günlere doğru gidiyor. Böyle bir dünyada, şu anda petrolün bu kadar sıkıntılı arz edildiği bir dünyada elbette ki bu üretimin anlamı çok daha büyüktür. Bu kadar az ithalat yapıyoruz demek oluyor. Bu kadar yaklaşık 2-2,5 milyar dolarlık bir kaynak kendi ülkemizde kalıyor demek. Dolayısıyla bu açıdan fevkalade önemlidir. Ama bir başka yönüyle önemlidir. Biz hep şunu söylüyoruz; Gabar’da biz terörsüz Türkiye’nin, terörsüz bölgenin ne olduğunun bir adeta küçük kesitini sunmuş olduk. Gabar demek aslında terörle, kanla, gözyaşıyla anılan bir yer. O bölge terörden temizlendiğinde neleri getirebileceğimizi, ülkeye ne gibi katkılar sunabileceğimizi hem ekonomik anlamda hem de sosyal anlamda görmüş olduk. Yani orada şimdi 3 bin 500-3 bin 600 tane genç kardeşimiz, geneli o bölgenin insanları, orada istihdam, iş imkanı buldular. Dolayısıyla oranın sosyoekonomik yapısına önemli katkısı oldu. Ülkemizin ekonomisine, makroekonomiye katkısı oldu. Dolayısıyla bu terörsüz Türkiye’nin de önemli bir örneği, güzel bir kesiti olarak Gabar’ı hep anlatıyoruz. Ama Türkiye olarak daha çok Gabar’a ihtiyacımız var. Daha çok Karadeniz Sakarya Gaz Sahası’ndaki keşiflere ihtiyacımız var. Şimdi Türkiye onun için hem yurt içinde hem yurt dışında yoğun bir arama faaliyetini gerçekleştiriyor. Gemilerimizden Çağrı Bey sondaj gemimiz şu anda Somali’de görev yapıyor. Pakistan’da yakın zamanda başlayacağız. Libya’da, Irak’ta yaptığımız çalışmalar, imzaladığımız anlaşmalar. Bütün hedefimiz dediğim gibi Türkiye’nin mutlak surette bu dışa bağımlılığını bitirebilmek. 2035 bizim için çok önemli bir tarih. Burada Türkiye’nin bu dışa bağımlılıkta aşağı doğru gelmede önemli bir tarih olacak. Yakın zamanda inşallah bunu kamuoyumuzla paylaşırız" şeklinde konuştu. AK Parti Bursa İl Başkanı Davut Gürkan ise, "Türkiye’nin en büyük ihracat şehirlerinden bir tanesi olan Bursa’nın 20 milyar dolardan fazla bir ihracat potansiyeli var. Hem istihdama hem cari bütçeye katkısı olan bir şehir olma özelliği var. Bakanlığımızla beraber almış olduğunuz kararları biz her halimizde, her fabrikamızda, her OSB’mizde sonuna kadar hissetmiş oluyoruz. Hakikaten son dönemde bir aynı zamanda sanayici ihracatçı olarak baktığımızda enerji maliyetlerimiz noktasında geldiğimiz desteğin, gördüğümüz destek bizim için çok önemli bir hale geldi. Biz artık özellikle ihracat kategorisinde maliyet analizine baktığımızda enerji maliyetleriyle ilgili sizin döneminizde ciddi bir teşvik almış olduk" dedi.

BURSA'DAKİ 7 BİN KOBİ, TEKNOSAB OSB'YE TAŞINACAK Haber

BURSA'DAKİ 7 BİN KOBİ, TEKNOSAB OSB'YE TAŞINACAK

Türkiye’nin en büyük lojistik merkezlerinden biri olma iddiası ile başlayan TEKNOSAB Projesi'nin detayları belli oluyor. Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, Milli Kalkınmanın Güçlü Buluşmaları' programında konuştu. BTSO’nun yeni dönem projelerinde de sürdürülebilir finansman, ortaklık kültürü ve güçlü yönetişim modellerini esas aldığını belirten Başkan İbrahim Burkay, yatırımcıların sürecin doğrudan parçası olduğu modeller geliştirdiklerini söyledi. Devam eden TEKNOSAB KOBİ Projesi hakkında son bilgileri paylaşan Burkay, "TEKNOSAB’ı ilk anlattığımız dönemlerde bunun bir hayal olduğunu söyleyenler oldu. Oysa mesele bir işi yapıp yapamayacağınızdan çok, nasıl yapacağınızla ilgilidir. Biz her projemizde en güçlü kasımızın doğru iş modeli olduğunu ifade ettik. Doğru iş modelini kurduğunuzda ve buna inanan güçlü bir topluluğunuz olduğunda başarının önü açılıyor. 2024 yılında Türkiye’nin en büyük lojistik merkezlerinden birini Bursa’ya kazandırmak için girişim sermayesi yatırım fonu modelini hayata geçirdik. Bugün çok güçlü bir ortaklık yapısına ulaştık. Fonumuz ilk yılında TL bazında yüzde 126 değer kazandı. Şimdi aynı anlayışla TEKNOSAB’da teknopark, veri merkezi, serbest bölge ve organize ticaret bölgesi gibi yeni projelerimizi hayata geçireceğiz. Bunların tamamı Bursa’nın dış ticaretine, üretim gücüne ve Türkiye’nin kalkınma hedeflerine önemli katkı sağlayacak" dedi. "TEKNOSAB KOBİ, OSB YENİ BİR EKOSİSTEM OLACAK" BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, TEKNOSAB KOBİ OSB’nin Bursa’da şehir içinde sıkışan işletmelerin planlı, modern ve rekabetçi üretim alanlarına taşınması açısından stratejik öneme sahip olduğunu söyledi. Projenin üretim, ticaret, teknoloji ve sektörel kümelenmeyi aynı ekosistem içerisinde buluşturacağını belirten Burkay, Bursa’nın tarihi ticaret kültürünün çağın ihtiyaçlarına uygun yeni bir modelle yeniden yorumlandığını kaydetti. İbrahim Burkay, "Bursa’da şehir içinde faaliyet gösteren ve daha nitelikli alanlara taşınmak isteyen yaklaşık 8 bin firmamız var. KOBİ OSB modelimizle firmalarımıza planlı üretim alanları sunarken, sektörel kümelenmeler sayesinde firmalarımıza birlikte üretme ve rekabet etme kabiliyeti de kazandıracağız. TEKNOSAB KOBİ ekosistemi içerisinde yaklaşık 7 bin firmamızı bu bölgeyle buluşturmayı amaçlıyoruz. Böylece şehir içinde sıkışmış üretim ve ticaret alanlarının dönüşümüne de önemli katkı sağlayacağız. Kamulaştırma süreci Valiliğimizin koordinasyonunda yürütülürken, modelimizi firmalarımızdan gelen talepler doğrultusunda şekillendiriyoruz. Osmanlı döneminde Emir Han, Fidan Han ve Koza Han ile ortaya konulan sektörel birliktelik ve kümelenme anlayışını bugün çağın ihtiyaçlarına uygun biçimde yeniden yorumluyoruz. TEKNOSAB KOBİ OSB, teknolojiden Ar-Ge’ye, ticaretten lojistiğe kadar geleceğin ihtiyaç duyduğu bütün unsurların bir arada bulunduğu güçlü bir ekosistem olacak. Projenin önemli bir bölümünü dört yıl gibi kısa bir süre içerisinde tamamlayarak KOBİ’lerimizin katma değerli üretim ve teknolojiye erişimini güçlendirmeyi hedefliyoruz" şeklinde konuştu.

BURSA'DA UZAY VE HAVACILIK LİSESİ EĞİTİME HAZIRLANIYOR Haber

BURSA'DA UZAY VE HAVACILIK LİSESİ EĞİTİME HAZIRLANIYOR

Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, Gökmen Uzay Havacılık Eğitim Merkezi’nde (GUHEM) hayata geçirilecek GUHEM Havacılık ve Uzay Teknolojileri Fen Lisesi ile geleceğin bilim insanlarını yetiştireceklerini belirterek, "Buradaki en büyük hedefimiz yetenek madenciliği yapmak. Farklı düşünen, farklı bakan ve araştıran gençlerimizi erken yaşta keşfederek ülkemizin uzay ve havacılık alanındaki dönüşümüne hazırlayacağız" dedi. Bursa Ticaret ve Sanayi Odası tarafından hayata geçirilen Gökmen Uzay Havacılık Eğitim Merkezi, Türkiye’nin uzay ve havacılık alanındaki nitelikli insan kaynağını geliştirecek yeni bir eğitim modeline ev sahipliği yapmaya hazırlanıyor. Milli Eğitim Bakanlığı ile yapılan protokol kapsamında GUHEM bünyesinde kurulan GUHEM Havacılık ve Uzay Teknolojileri Fen Lisesi, 48 öğrenciyle eğitim - öğretim sürecini başlatmaya hazırlanıyor. Hazırlık sınıfının ardından dört yıllık eğitim verilecek okulda öğrenciler; burs, barınma ve uluslararası gelişim programlarıyla desteklenecek. Türkiye’nin uzay ve havacılık vizyonuna eğitim, deneyim ve uluslararası iş birlikleriyle katkı sunan GUHEM’in artık yeni bir döneme girdiğini ifade eden BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, merkezin müze ve deneyim alanının ötesine geçerek güçlü bir akademik yapıya kavuştuğunu söyledi. İbrahim Burkay, "Büyük bir hayal olarak hayata geçirdiğimiz GUHEM, bugün hem bir müze hem bir deneyim merkezi hem de akademik bir yuva konumuna geldi" dedi. "Türkiye’nin uzay misyonunun en önemli merkezlerinden biri" GUHEM’in kendi alanında Türkiye’de tek, dünyada ise ilk beş merkez arasında bulunduğunu belirten Başkan Burkay, "Gökmen Uzay Havacılık Eğitim Merkezimizi 2020 yılında hayata geçirdik. Bugün kendi alanında Türkiye’deki tek uzay ve havacılık eğitim merkezi, aynı zamanda dünyada da ilk beş merkez arasında yer alıyor. Uluslararası uzay ve havacılık merkezleriyle anlaşmalar ve iş birlikleri yürüttüğümüz GUHEM, Sayın Cumhurbaşkanımızın ortaya koyduğu uzay misyonunun en önemli merkezlerinden biri. GUHEM, aynı zamanda Türkiye Uzay Ajansı’nın en önemli işbirliği kuruluşları arasında." dedi. Merkezin güçlü bir eğitim altyapısına sahip olduğunu kaydeden Burkay, "GUHEM’i her yıl bir milyonun üzerinde ziyaretçimiz geziyor. Kimya, biyoloji ve fizik laboratuvarlarımız dünya çapında çok kıymetli bir altyapı sunuyor. Milli Eğitim Bakanlığımızla yaptığımız protokolle şimdi bu güçlü yapıyı akademik eğitimle tamamlıyoruz" ifadelerini kullandı. "En büyük hedefimiz yetenek madenciliği" Türkiye’nin son 15 yılda sanayi, üretim ve özellikle savunma sanayisinde önemli bir değişim ve dönüşüm süreci yaşadığını ifade eden Başkan Burkay, bu kazanımların nitelikli insan kaynağıyla daha ileriye taşınacağını söyledi. GUHEM Havacılık ve Uzay Teknolojileri Fen Lisesi’nin 48 öğrenciyle eğitim-öğretim dönemine başlayacağını açıklayan Burkay, Türkiye’nin sanayi, üretim ve savunma sanayisindeki kazanımlarının nitelikli insan kaynağıyla daha ileriye taşınacağını vurgulayarak, "Gerçek anlamda bağımsızlığa ulaşmak için sanayide, üretimde ve savunmada güçlü olmanız gerekiyor. Bunun için insan kaynağımızı da geleceğin ihtiyaçlarına göre hazırlamalıyız. Toplumda farklı düşünen, farklı bakan ve araştıran gençlerimizi özel programlarla buluşturmalı; onların yeteneklerini ülkemizi dönüştürecek ve sıçratacak alanlarda değerlendirmeliyiz" açıklamasında bulundu.

TOPRAKTA HAYAT, SOFRADA BEREKET: MAHALLE BOSTANLARI'NDA YAZ HASADI Haber

TOPRAKTA HAYAT, SOFRADA BEREKET: MAHALLE BOSTANLARI'NDA YAZ HASADI

İzmir Büyükşehir Belediyesinin kent içinde tarımı teşvik etmek amacıyla hayata geçirdiği Mahalle Bostanları'nda yaz hasadı sürüyor. Dört mahallede oluşturulan bostanlarda 200'ü aşkın kadın sebze yetiştirerek hem aile bütçesine katkı sağlıyor hem de dayanışma içinde üretim yapıyor. İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından Kadifekale, Meriç, Mustafa Kemal ve Fırat mahallelerinde oluşturulan Mahalle Bostanları'nda kadınların yaz dönemi üretimi devam ediyor. Proje kapsamında 200'ü aşkın kadın kendilerine ayrılan alanlarda üretim yapıyor. Yaz döneminde biber ve patlıcan başta olmak üzere çeşitli sebzeleri hasat eden kadınlar, yetiştirdikleri ürünleri kendi mutfaklarında değerlendirirken komşularıyla da paylaşıyor. Mahalle Bostanları, üretimin yanı sıra kadınların bir araya geldiği sosyal ve dayanışma alanı olarak da kullanılıyor. "KAÇ HANENİN MUTFAK MASRAFINI ÇIKARTIR" Bostanda üretim yapan Denel, yetiştirdiği ürünlerin mutfak giderlerini azalttığını belirterek, ürünlerini komşularıyla da paylaştığını söyledi. Denel, "Buraya ‘küçücük bir alan’ deyip geçmemek lazım. Burası kaç hanenin mutfak masrafını çıkartır. Ben hem kendi ihtiyacımı karşılıyorum hem de ürettiğim ürünleri komşularıma veriyorum. Bize fazlasıyla yetiyor." dedi. "PAZARDA YANINA VARAMADIĞIMIZ ÜRÜNLERİ KENDİMİZ YETİŞTİRİYORUZ" Yaklaşık bir yıldır bostanda üretim yapan Yılmaz da artan gıda fiyatları karşısında projenin aile bütçesine katkı sağladığını ifade etti. Yılmaz, "Her şeyin fiyatının katlandığı bu dönemde burası bize çok iyi oldu. Pazarda yanına varamadığımız ürünleri burada kendimiz yetiştiriyoruz. Bu imkan sayesinde hem stres atıyoruz hem de aile bütçemizi koruyoruz." diye konuştu. ÜÇ DAİRE BAŞKANLIĞI KOORDİNASYONUNDA YÜRÜTÜLÜYOR Kadifekale Kadın Dayanışma Merkezi'nde görevli sosyolog Gökçen, parsellerin kura yöntemiyle belirlendiğini ve kadınların sertifikalı, güvenilir gıda üretimi yaptığını bildirdi. Projenin Kadın ve Aile Hizmetleri Dairesi ile Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığının koordinasyonunda yürütüldüğünü belirten Gökçen, dikim sırasında kadın üreticilere gönüllülerin eşlik ettiğini, Park ve Bahçeler Dairesi Başkanlığının da sulama desteği sağladığını kaydetti.

İZMİR'DEN URFA'YA İDDİALI ÇAĞRI: GELİN ACIMIZI YARIŞTIRALIM! Haber

İZMİR'DEN URFA'YA İDDİALI ÇAĞRI: GELİN ACIMIZI YARIŞTIRALIM!

İzmir'in Torbalı ilçesinde kendine has aroması ve acılığıyla bilinen coğrafi işaretli Arslanlar biberinde hasat heyecanı başladı. 130 yıllık köklü bir geçmişe sahip biberin tarlada kilosu 50, pazarda ise 80 TL’den satıldığını belirten Torbalı Ticaret Odası Başkanı Abdulvahap Olgun, Şanlıurfa’ya meydan okuyarak, "Gelin acımızı yarıştıralım. Bizim biberimizin acısı ağızda kalır, mideyi yakmaz" dedi. SABAHIN ERKEN SAATLERİNDE MESAİ BAŞLIYOR Torbalı’da yaklaşık 500 dönümlük arazide yetiştirilen ve adını Arslanlar Mahallesi’nden alan tescilli biber için işçiler, sıcaklar bastırmadan sabahın ilk ışıklarıyla tarlaya iniyor. Nisan ayında ekilip haziran ortasından itibaren toplanmaya başlayan ürün, ince kabuğu ve eşsiz aromasıyla iç piyasaya sunuluyor. "RUMELİ MÜBADELESİYLE GELDİ, ITALYANLARIN MERACINDA" Arslanlar Biberi’nin Torbalı'nın ilk, İzmir'in ise 35'inci coğrafi işaretli ürünü olduğunu belirten Torbalı Ticaret Odası Başkanı Abdulvahap Olgun, ürünün 130 yıllık hikayesini ve sanayideki yerini şöyle anlattı: "130 yıl önce köylülerimizin Rumeli'den mübadele esnasında getirdiği ve 'Yörük biberi' olarak bilinen bu ürün, zamanla köyün ismini aldı. Bölgedeki nem ve toprak yapısı bu lezzeti oluşturuyor; her toprakta yetişmiyor. Biberimiz genelde sofralık tüketiliyor, restoranlarda lahmacun ve kebapların yanında veriliyor. Tescilden sonra üretim arttı. Hatta İtalyanlar bu biberi alıp sanayide işleyerek özel sos haline getirmek istiyor." "URFA İSOTU MİDEYİ YAKAR, ARSLANLAR BİBERİ ZARAR VERMEZ" Türkiye'nin acı biberde ilk adres olarak gördüğü Şanlıurfa'ya seslenen Olgun, çağrısını yineleyerek, "Urfalı hemşehrilerimize sesleniyoruz: Gelin, şu acılığı bir yarıştıralım. Urfa isotu mu daha acı, Arslanlar biberi mi? Bizim biberimizin acılığı dudaklarda ve ağızda belirir, mideye hiç zarar vermez ve sindirimi kolaylaştırır. Urfa biberi midede de acılık oluşturabiliyor. Şimdilik çağrımıza bir yanıt alamadık" ifadelerini kullandı. TARLADA 50, TEZGAHTA 80 TL Bu yıl yağışların etkisiyle rekoltenin ve verimin geçen yıla göre daha iyi olduğunu belirten üretici Fuat Aslanlar ise kendi tohumlarını kullandıklarını belirterek, "Nisan 15’te ekiyoruz, haziran ortasında topluyoruz. Fiyatlar tarlada 50 TL, pazarda 80 TL. Fiyatlardan memnunuz, Allah bereket versin" dedi.

TOPRAKLA BULUŞAN KADINLAR, HASAT SEVİNCİNİ BAŞKAN TUGAY’LA YAŞADI Haber

TOPRAKLA BULUŞAN KADINLAR, HASAT SEVİNCİNİ BAŞKAN TUGAY’LA YAŞADI

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, kentin farklı noktalarındaki mahalle bostanlarında üretim yapan 200’ü aşkın kadın ve çocukla Kadifekale’de kurulan kahvaltı sofrasında bir araya geldi. Kadın üreticilerin toprakla buluşma heyecanına ortak olan Başkan Tugay, yazlık ürünlerin hasat edilmesine katıldı. Üretimin kent yaşamına değer kattığını vurgulayan Tugay, Mahalle Bostanlarının sayısını artıracaklarının müjdesini verdi. 200'Ü AŞKIN KADIN VE ÇOCUK AYNI SOFRADA BULUŞTU İzmir Büyükşehir Belediyesi bünyesinde faaliyet gösteren Kadifekale, Meriç, Mustafa Kemal ve Fırat Mahalle Bostanlarında üretim yapan kadınlar, düzenlenen kahvaltı programında buluştu. İzmir Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Prof. Dr. Pınar Okyay ve belediye bürokratlarının da katıldığı etkinlikte kadınlar, kendi elleriyle yetiştirdikleri taze sebzelerden hazırladıkları ikramları Başkan Tugay’a sundu. "MAHALLE BOSTANLARINI BÜYÜTECEĞİZ" Kadınlarla tek tek sohbet eden ve ardından tarlaya girerek yazlık ürünleri toplayan Başkan Dr. Cemil Tugay, "Benim için çok mutluluk verici bir tablo oldu. İnsanlarımızın güler yüzünü görmek her şeye değer. Bu tür alanları büyütmek ve çoğaltmak, vatandaşlarımızın sosyalleşmesini, yaşamdan keyif almasını sağlamak için yeni kararlar alıyoruz. Çok şey yapacağız, yapmaya da devam edeceğiz" ifadelerini kullandı. ÜRETİCİ KADINLAR: "BURASI BİZİM İÇİN TERAPİ GİBİ OLDU" Toprakla buluşmanın hem ruhlarına hem de aile bütçelerine büyük katkı sağladığını belirten kadın üreticiler duygularını şöyle dile getirdi: Pınar Yıldız: "Bir yıldır ekim yapıyorum. Toprakla buluşuyor, yeni dostluklar kuruyoruz. Pazardan alacağımız birçok ürünü buradan karşılıyoruz, aile bütçemize katkı sağlıyor. Yetiştirdiğim biberlerle turşu yapıp komşularımla paylaşıyorum." Yurdagül Eren: "Genelde biber, patlıcan, fasulye ve salatalık yetiştiriyorum. Burası benim için terapi gibi oldu. Sadece ürün toplamıyoruz, hep birlikte oturup kahvaltı yapıyoruz. Hafta sonları bostanı özlüyoruz." Vetha Eyaz: "Çok mutluyuz, ektiğimizi biçiyoruz. Bir biberin bile büyüdüğünü görmek bizi mutlu ediyor, sevinçten uçuyoruz."

İAOSB FİRMALARI SANAYİDEKİ GÜCÜNÜ BİR KEZ DAHA GÖSTERDİ Haber

İAOSB FİRMALARI SANAYİDEKİ GÜCÜNÜ BİR KEZ DAHA GÖSTERDİ

İzmir Atatürk Organize Sanayi Bölgesi (İAOSB) katılımcısı firmaları, Türkiye İhracatçılar Meclisi'nin (TİM) İlk 1000 İhracatçı Araştırması'nda 14, İstanbul Sanayi Odası'nın (İSO) 500 Büyük Sanayi Kuruluşu Araştırması'nda ise 11 firmayla yer alırken, Ege Bölgesi Sanayi Odası (EBSO) Yeşil Dönüşüm Ödülleri'nde 6 kategorinin 5'inde ödül kazanarak üretim, ihracat ve sürdürülebilirlik alanındaki başarılarını ortaya koydu. İAOSB, katılımcı firmalarının ulusal ölçekte elde ettiği başarılarla Türkiye'nin önde gelen sanayi merkezlerinden biri olmayı sürdürdü. Bölgede faaliyet gösteren firmalar, üretim kapasitesi, ihracat performansı ve sürdürülebilirlik odaklı çalışmalarıyla Türkiye'nin en saygın araştırma ve ödül programlarında önemli başarılara imza attı. İHRACAT VE ÜRETİMDE GÜÇLÜ PERFORMANS TİM tarafından açıklanan İlk 1000 İhracatçı Araştırması'nda İAOSB'den 14 firma yer alırken, İSO 500 Büyük Sanayi Kuruluşu Araştırması'nda ise 11 İAOSB firması Türkiye'nin en büyük sanayi kuruluşları arasında gösterildi. Bu sonuçlar, İAOSB'nin uluslararası pazarlardaki rekabet gücünü, yüksek katma değerli üretim kapasitesini ve Türkiye ekonomisine sağladığı katkıyı bir kez daha ortaya koydu. YEŞİL DÖNÜŞÜMDE ÖRNEK UYGULAMALAR Üretim ve ihracattaki başarısını sürdürülebilirlik alanına da taşıyan İAOSB firmaları, EBSO Yeşil Dönüşüm Ödülleri'nde 6 kategorinin 5'inde ödüle layık görüldü. Enerji verimliliği, su yönetimi, atıkların geri kazanımı ve emisyonların azaltılmasına yönelik projeler geliştiren firmalar, çevre dostu üretim anlayışıyla dikkat çekti. ÖDÜL ALAN İAOSB FİRMALARI ŞÖYLE SIRALANDI: Atık Yönetimi: Bak Gravür Teknolojisi Sanayi ve Ticaret A.Ş. Su Yönetimi: CMS Jant Sanayi A.Ş. Enerji Yönetimi: Abalıoğlu Yağ Sanayi ve Ticaret A.Ş. Emisyon Yönetimi: Dyo Boya Fabrikaları Sanayi ve Ticaret A.Ş. Jüri Özel Ödülü: Baylan Ölçü Aletleri Sanayi ve Ticaret A.Ş.Karace "GÜÇLÜ SANAYİ EKOSİSTEMİMİZİN EN SOMUT GÖSTERGESİ" İAOSB Yönetim Kurulu Başkanı Cenk Karace, elde edilen başarıların Bölgenin üretim gücü ve vizyonunu yansıttığını belirterek, katılımcı firmaların hem ihracat hem de sürdürülebilirlik alanındaki başarılarının gurur verici olduğunu söyledi. Karace, "Katılımcı firmalarımızın Türkiye'nin en büyük ihracatçıları ve sanayi kuruluşları arasında yer almasının yanı sıra çevre ve sürdürülebilirlik alanında geliştirdikleri projelerle ödüllendirilmesi bizler için büyük bir gurur kaynağıdır. Bu başarılar, İAOSB'nin üretimde kaliteyi, ihracatta rekabetçiliği ve sürdürülebilir kalkınmayı aynı vizyonda buluşturduğunun en güçlü göstergesidir" dedi. Yeşil dönüşümün artık sanayinin rekabet gücünü belirleyen temel unsurlardan biri olduğuna dikkat çeken Karace, İAOSB'nin uzun yıllardır Yeşil OSB vizyonu doğrultusunda çevre yatırımlarını ve sürdürülebilirlik projelerini kararlılıkla sürdürdüğünü ifade etti. Karace, sözlerini, "Ülkemize değer üreten, ihracatıyla ekonomimize katkı sağlayan, üretim gücüyle Türkiye sanayisinin gelişimine yön veren ve sürdürülebilir üretim anlayışıyla örnek olan tüm katılımcı firmalarımızı ve bu başarılarda emeği bulunan çalışanlarını gönülden kutluyorum" ifadeleriyle tamamladı. Güçlü altyapısı, dijital dönüşüm projeleri ve Yeşil OSB vizyonuyla çalışmalarını sürdüren İAOSB, katılımcı firmalarının rekabet gücünü artırmaya yönelik projelerine devam ediyor. Üretim, ihracat, teknoloji ve sürdürülebilirlik alanlarında elde edilen bu sonuçlar, Bölgenin Türkiye sanayisindeki öncü konumunu pekiştiriyor.

ADANA'DA TAYLAND KARPUZU HASAT İÇİN GÜN SAYIYOR Haber

ADANA'DA TAYLAND KARPUZU HASAT İÇİN GÜN SAYIYOR

Adana’da üç yıllık araştırma ve geliştirme çalışmasının ardından üretimine başlanan, kabuğu koyu yeşil, içi ise sarı renkte olan “Tropical Sunshine” karpuzu hasat için gün sayıyor. Görünümüyle dikkat çeken sarı karpuzun, üreticilere daha yüksek katma değer sağlaması hedefleniyor. Tadı, aroması ve kokusuyla geleneksel karpuzlardan farklılaşan Adana karpuzunda hasat dönemi sürerken, ziraat mühendisi ve üretici Süleyman Sertli tarafından geliştirilen sarı karpuz çeşidi de üreticilerin ilgisini çekmeye başladı. Kent genelinde yaklaşık 110 dönüm, Türkiye genelinde ise 300 dönüm alanda ekimi yapılan sarı karpuzun önümüzdeki günlerde hasat edilmesi bekleniyor. FARKLI PİGMENT YAPISIYLA DİKKAT ÇEKİYOR Genellikle Tayland, Vietnam ve Hindistan gibi tropikal iklim kuşağındaki ülkelerde yetiştirilen sarı karpuz, iklim koşullarındaki değişimlerin etkisiyle Türkiye’de de üretilebiliyor. Sarı karpuzda, kırmızı karpuza rengini veren likopen yerine beta-karoten pigmenti bulunuyor. Üretim sürecinde her bir normal karpuzun yanına üç adet sarı karpuz dikiliyor ve tozlaşma normal karpuzlar aracılığıyla sağlanıyor. VERİMİ DAHA YÜKSEK, FİYATI DAHA PAHALI Adana karpuzunun tarladaki kilogram fiyatı 14-16 lira arasında değişirken, sarı karpuzun hasat döneminde kilogram başına 25-30 liradan alıcı bulması bekleniyor. Üretim verileri de sarı karpuzun avantajlarını ortaya koyuyor. Normal karpuzda bir dönümden 4 ila 5 ton ürün alınırken, sarı karpuzda bu miktar 7 tona kadar çıkabiliyor. “GÖREN HERKESİN İLGİSİNİ ÇEKİYOR” Üretici Süleyman Sertli, sarı karpuzun yeni bir ürün olmadığını belirterek, "Bu ürünün çok daha eski bir serüveni var. Biz yeniden pazarda katma değer oluşturmak istedik. Bu yıl ilk ticari üretim Çukurova’da başladı. Türkiye genelinde 300 dönüm ticari üretim bulunuyor" dedi. Sarı karpuza yönelik ilginin yüksek olduğunu ifade eden Sertli, "Katma değerli bir ürün olması nedeniyle pazarda daha yüksek fiyatlarla alıcı bulacağını düşünüyoruz. Talep eden çiftçi sayısı oldukça fazla. Gören herkesin ilgisini çekiyor" diye konuştu. “TALEP ARTARSA EKİM ALANLARI GENİŞLER” Yüreğir Ziraat Odası Başkanı Mehmet Akın Doğan ise sarı karpuzun lezzet açısından klasik Adana karpuzundan farklı olmadığını belirterek, "Tadı, aroması ve lezzeti diğer karpuzlarla hemen hemen aynı. Eğer tüketiciden rağbet görürse önümüzdeki yıllarda ekim alanları daha da genişleyecektir" ifadelerini kullandı. Üreticiler, hem görünümü hem de ekonomik getirisiyle dikkat çeken sarı karpuzun önümüzdeki yıllarda daha geniş alanlarda yetiştirilmesini hedefliyor.

BTSO BAŞKANI BURKAY, DEMİRTAŞ'TA YATIRIMCILARLA BULUŞTU Haber

BTSO BAŞKANI BURKAY, DEMİRTAŞ'TA YATIRIMCILARLA BULUŞTU

BTSO Başkanı İbrahim Burkay, Demirtaş bölgesinde farklı sektörlerde üretim yapan firmaları ziyaret ederek, iş dünyasının görüş, beklenti ve önerilerini dinledi. BTSO Meclis Başkanı Ali Uğur, yönetim kurulu ve meclis divanı üyelerinin de katıldığı ziyaretlerde, üretimden ihracata, yeni nesil yatırımlardan yapay zekâya kadar Bursa iş dünyasının gelecek vizyonu ele alındı. "Küresel rekabete güç katan merkezleri hayata geçirdik" BTSO Yönetim Kurulu Başkanı Burkay, Bursa’nın üretim gücünü geleceğin teknolojileriyle daha ileriye taşıma hedefinde birlik ve beraberliğin belirleyici olduğunu söyledi. Bursa’nın Türkiye ekonomisindeki güçlü konumunu koruması için üretim, teknoloji, ihracat ve nitelikli insan kaynağı alanlarında attığı adımların önemine değinen İbrahim Burkay, 2013 yılından bu yana BTSO’nun ortaya koyduğu projelerin Bursa iş dünyasının ortak iradesiyle hayata geçtiğini kaydetti. Başkan Burkay, BTSO’nun BUTEKOM, MESYEB, GUHEM, Model Fabrika, KFA Fuarcılık, EVM ve TEKNOSAB gibi merkezlerle firmaların küresel rekabet gücünü artırmaya odaklandığını kaydetti. "Bu şehir için dertlenmek gerekiyor" Bursa iş dünyasının üretirken aynı zamanda şehrin ve ülkenin geleceğine katkı sağladığını belirten Burkay, sivil toplum kuruluşlarında ortaya konan çabanın büyük bir bilgi birikimi ve tecrübenin sonucu olduğunu söyledi. Burkay, "Bu salonda bu şehrin meseleleriyle dertlenen, ülkesinin geleceğine katkı sunmak isteyen kıymetli insanlar var. Bizim bir araya gelişimizin temelinde değer üretme iradesi bulunuyor. Kazançlarımızla devletimize karşı sorumluluklarımızı yerine getirirken, elde ettiğimiz tecrübeyi de şehrimizin hizmetine sunuyoruz. Sivil toplum çalışmalarını, bu bilgi birikiminin zekâtı olarak görüyorum. Bursa’nın geleceğine omuz veren bu birlikteliği çok kıymetli buluyorum." dedi. "Anlattığımız hayalleri birer birer hayata geçirdik" Başkan Burkay, BTSO olarak yola çıktıkları ilk dönemde Bursa sanayisi için önemli hedefleri paylaştıklarını hatırlattı. 2013 yılında ortaya koydukları 16 projenin tamamını hayata geçirdiklerini belirten Burkay, bu projelerin sayısını 60’ın üzerine çıkartarak Bursa iş dünyasının hizmetine sunduklarını ifade etti. Başarıların temelinde menfaat değil, örnek birlikteliğin ve dayanışmanın bulunduğuna işaret eden İbrahim Burkay, "Biz bu yolculuğa çıkarken Bursa için büyük hedefler ve hayaller ortaya koyduk. Demirtaş bölgesinde sanayicilerimize Türkiye’nin en önemli üretim merkezlerinden birini oluşturma irademizi anlattık. Uzay, havacılık, mükemmeliyet merkezleri, MESYEB, BUTEKOM ve farklı alanlardaki projelerimizi o gün paylaşmıştık. Aradan geçen süreçte bu projeleri tek tek hayata geçirdik. Hatta bu 16 projenin üzerine onlarca yeni çalışmayı daha ekledik. Bunu mümkün kılan şey, birlik ve beraberliğimiz oldu" diye konuştu. "Bursa vizyonunu kaybetmemeli" BTSO Yönetim kurulu Başkanı İbrahim Burkay, şehirlerin geleceğe bilim, teknoloji ve doğru iş modelleriyle hazırlanacağını belirterek, "Bu şehir, geçmişte ortaya konan doğru kararlarla Türkiye’nin üretim başkentlerinden biri haline geldi. 1961 yılında ilk organize sanayi bölgesi kurulduğunda o gün bu yatırımlara öncülük eden büyüklerimiz belki bugünkü tabloyu tam olarak öngöremedi ama doğru bir iş yaptıklarını biliyorlardı. Bugün bizim de aynı cesarete ve vizyona ihtiyacımız var. Dünyayı iyi okuyarak, bilimin merkezinde duran projeler geliştirmek durumundayız. BUTEKOM ve mükemmeliyet merkezleri bu anlayışın en güçlü örnekleri arasında yer alıyor. Bursa bu vizyonu korursa gelecekte çok daha güçlü bir konuma ulaşacaktır." ifadelerini kullandı. "Yeni nesil alanlarda oyunun içinde yer almalıyız" Yeni dönemde yapay zekâ, veri merkezleri, otomasyon, girişimcilik ve dijital dönüşümün firmalar için belirleyici hale geldiğini söyleyen Başkan Burkay, iş dünyasının bu alanlarda daha etkin rol alması gerektiğini belirtti. BTSO liderliğinde yeni nesil yatırımlar ve fon modelleriyle Bursa firmalarını geleceğin ekonomisine hazırlamayı amaçladıklarını ifade eden Burkay, şirketlerin teknoloji ve dijital yetkinliklerini güçlendirmesi gerektiğini vurguladı. İbrahim Burkay, "Kendi işlerimize sahip çıkarken başımızı kaldırıp dünyada neler olduğunu da görmek zorundayız. Yeni nesil alanlarda, girişimcilikte, yapay zekâda, veri merkezlerinde ve dijital dönüşümde oyunun içinde yer almalıyız. Bugün birçok genç girişimci, büyük şirketlerin sahip olduğu yeni değer alanları oluşturuyor. Bursa olarak bizler bu ekosistemin dışında kalamayız. Model Fabrika’dan mükemmeliyet merkezlerine kadar bütün çalışmalarımızı bu dönüşüme göre şekillendiriyoruz. Yeni dönemde maliyetleri düşüren, kapasiteyi artıran ve şirketlere organizasyon kabiliyeti kazandıran sistemler öne çıkacak. Bu süreçte farkındalık sahibi olmak ve aksiyon almak çok önemli." dedi. Başkan Burkay, Bursa’nın güçlü üretim altyapısı, yetişmiş insan kaynağı ve BTSO öncülüğünde hayata geçirilen projelerle dünyada yaşanan yeni ekosisteme en hazır şehirlerden biri olduğunu söyledi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.