#Üretim

- Üretim haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Üretim haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

İAOSB FİRMALARI SANAYİDEKİ GÜCÜNÜ BİR KEZ DAHA GÖSTERDİ Haber

İAOSB FİRMALARI SANAYİDEKİ GÜCÜNÜ BİR KEZ DAHA GÖSTERDİ

İzmir Atatürk Organize Sanayi Bölgesi (İAOSB) katılımcısı firmaları, Türkiye İhracatçılar Meclisi'nin (TİM) İlk 1000 İhracatçı Araştırması'nda 14, İstanbul Sanayi Odası'nın (İSO) 500 Büyük Sanayi Kuruluşu Araştırması'nda ise 11 firmayla yer alırken, Ege Bölgesi Sanayi Odası (EBSO) Yeşil Dönüşüm Ödülleri'nde 6 kategorinin 5'inde ödül kazanarak üretim, ihracat ve sürdürülebilirlik alanındaki başarılarını ortaya koydu. İAOSB, katılımcı firmalarının ulusal ölçekte elde ettiği başarılarla Türkiye'nin önde gelen sanayi merkezlerinden biri olmayı sürdürdü. Bölgede faaliyet gösteren firmalar, üretim kapasitesi, ihracat performansı ve sürdürülebilirlik odaklı çalışmalarıyla Türkiye'nin en saygın araştırma ve ödül programlarında önemli başarılara imza attı. İHRACAT VE ÜRETİMDE GÜÇLÜ PERFORMANS TİM tarafından açıklanan İlk 1000 İhracatçı Araştırması'nda İAOSB'den 14 firma yer alırken, İSO 500 Büyük Sanayi Kuruluşu Araştırması'nda ise 11 İAOSB firması Türkiye'nin en büyük sanayi kuruluşları arasında gösterildi. Bu sonuçlar, İAOSB'nin uluslararası pazarlardaki rekabet gücünü, yüksek katma değerli üretim kapasitesini ve Türkiye ekonomisine sağladığı katkıyı bir kez daha ortaya koydu. YEŞİL DÖNÜŞÜMDE ÖRNEK UYGULAMALAR Üretim ve ihracattaki başarısını sürdürülebilirlik alanına da taşıyan İAOSB firmaları, EBSO Yeşil Dönüşüm Ödülleri'nde 6 kategorinin 5'inde ödüle layık görüldü. Enerji verimliliği, su yönetimi, atıkların geri kazanımı ve emisyonların azaltılmasına yönelik projeler geliştiren firmalar, çevre dostu üretim anlayışıyla dikkat çekti. ÖDÜL ALAN İAOSB FİRMALARI ŞÖYLE SIRALANDI: Atık Yönetimi: Bak Gravür Teknolojisi Sanayi ve Ticaret A.Ş. Su Yönetimi: CMS Jant Sanayi A.Ş. Enerji Yönetimi: Abalıoğlu Yağ Sanayi ve Ticaret A.Ş. Emisyon Yönetimi: Dyo Boya Fabrikaları Sanayi ve Ticaret A.Ş. Jüri Özel Ödülü: Baylan Ölçü Aletleri Sanayi ve Ticaret A.Ş.Karace "GÜÇLÜ SANAYİ EKOSİSTEMİMİZİN EN SOMUT GÖSTERGESİ" İAOSB Yönetim Kurulu Başkanı Cenk Karace, elde edilen başarıların Bölgenin üretim gücü ve vizyonunu yansıttığını belirterek, katılımcı firmaların hem ihracat hem de sürdürülebilirlik alanındaki başarılarının gurur verici olduğunu söyledi. Karace, "Katılımcı firmalarımızın Türkiye'nin en büyük ihracatçıları ve sanayi kuruluşları arasında yer almasının yanı sıra çevre ve sürdürülebilirlik alanında geliştirdikleri projelerle ödüllendirilmesi bizler için büyük bir gurur kaynağıdır. Bu başarılar, İAOSB'nin üretimde kaliteyi, ihracatta rekabetçiliği ve sürdürülebilir kalkınmayı aynı vizyonda buluşturduğunun en güçlü göstergesidir" dedi. Yeşil dönüşümün artık sanayinin rekabet gücünü belirleyen temel unsurlardan biri olduğuna dikkat çeken Karace, İAOSB'nin uzun yıllardır Yeşil OSB vizyonu doğrultusunda çevre yatırımlarını ve sürdürülebilirlik projelerini kararlılıkla sürdürdüğünü ifade etti. Karace, sözlerini, "Ülkemize değer üreten, ihracatıyla ekonomimize katkı sağlayan, üretim gücüyle Türkiye sanayisinin gelişimine yön veren ve sürdürülebilir üretim anlayışıyla örnek olan tüm katılımcı firmalarımızı ve bu başarılarda emeği bulunan çalışanlarını gönülden kutluyorum" ifadeleriyle tamamladı. Güçlü altyapısı, dijital dönüşüm projeleri ve Yeşil OSB vizyonuyla çalışmalarını sürdüren İAOSB, katılımcı firmalarının rekabet gücünü artırmaya yönelik projelerine devam ediyor. Üretim, ihracat, teknoloji ve sürdürülebilirlik alanlarında elde edilen bu sonuçlar, Bölgenin Türkiye sanayisindeki öncü konumunu pekiştiriyor.

ADANA'DA TAYLAND KARPUZU HASAT İÇİN GÜN SAYIYOR Haber

ADANA'DA TAYLAND KARPUZU HASAT İÇİN GÜN SAYIYOR

Adana’da üç yıllık araştırma ve geliştirme çalışmasının ardından üretimine başlanan, kabuğu koyu yeşil, içi ise sarı renkte olan “Tropical Sunshine” karpuzu hasat için gün sayıyor. Görünümüyle dikkat çeken sarı karpuzun, üreticilere daha yüksek katma değer sağlaması hedefleniyor. Tadı, aroması ve kokusuyla geleneksel karpuzlardan farklılaşan Adana karpuzunda hasat dönemi sürerken, ziraat mühendisi ve üretici Süleyman Sertli tarafından geliştirilen sarı karpuz çeşidi de üreticilerin ilgisini çekmeye başladı. Kent genelinde yaklaşık 110 dönüm, Türkiye genelinde ise 300 dönüm alanda ekimi yapılan sarı karpuzun önümüzdeki günlerde hasat edilmesi bekleniyor. FARKLI PİGMENT YAPISIYLA DİKKAT ÇEKİYOR Genellikle Tayland, Vietnam ve Hindistan gibi tropikal iklim kuşağındaki ülkelerde yetiştirilen sarı karpuz, iklim koşullarındaki değişimlerin etkisiyle Türkiye’de de üretilebiliyor. Sarı karpuzda, kırmızı karpuza rengini veren likopen yerine beta-karoten pigmenti bulunuyor. Üretim sürecinde her bir normal karpuzun yanına üç adet sarı karpuz dikiliyor ve tozlaşma normal karpuzlar aracılığıyla sağlanıyor. VERİMİ DAHA YÜKSEK, FİYATI DAHA PAHALI Adana karpuzunun tarladaki kilogram fiyatı 14-16 lira arasında değişirken, sarı karpuzun hasat döneminde kilogram başına 25-30 liradan alıcı bulması bekleniyor. Üretim verileri de sarı karpuzun avantajlarını ortaya koyuyor. Normal karpuzda bir dönümden 4 ila 5 ton ürün alınırken, sarı karpuzda bu miktar 7 tona kadar çıkabiliyor. “GÖREN HERKESİN İLGİSİNİ ÇEKİYOR” Üretici Süleyman Sertli, sarı karpuzun yeni bir ürün olmadığını belirterek, "Bu ürünün çok daha eski bir serüveni var. Biz yeniden pazarda katma değer oluşturmak istedik. Bu yıl ilk ticari üretim Çukurova’da başladı. Türkiye genelinde 300 dönüm ticari üretim bulunuyor" dedi. Sarı karpuza yönelik ilginin yüksek olduğunu ifade eden Sertli, "Katma değerli bir ürün olması nedeniyle pazarda daha yüksek fiyatlarla alıcı bulacağını düşünüyoruz. Talep eden çiftçi sayısı oldukça fazla. Gören herkesin ilgisini çekiyor" diye konuştu. “TALEP ARTARSA EKİM ALANLARI GENİŞLER” Yüreğir Ziraat Odası Başkanı Mehmet Akın Doğan ise sarı karpuzun lezzet açısından klasik Adana karpuzundan farklı olmadığını belirterek, "Tadı, aroması ve lezzeti diğer karpuzlarla hemen hemen aynı. Eğer tüketiciden rağbet görürse önümüzdeki yıllarda ekim alanları daha da genişleyecektir" ifadelerini kullandı. Üreticiler, hem görünümü hem de ekonomik getirisiyle dikkat çeken sarı karpuzun önümüzdeki yıllarda daha geniş alanlarda yetiştirilmesini hedefliyor.

BTSO BAŞKANI BURKAY, DEMİRTAŞ'TA YATIRIMCILARLA BULUŞTU Haber

BTSO BAŞKANI BURKAY, DEMİRTAŞ'TA YATIRIMCILARLA BULUŞTU

BTSO Başkanı İbrahim Burkay, Demirtaş bölgesinde farklı sektörlerde üretim yapan firmaları ziyaret ederek, iş dünyasının görüş, beklenti ve önerilerini dinledi. BTSO Meclis Başkanı Ali Uğur, yönetim kurulu ve meclis divanı üyelerinin de katıldığı ziyaretlerde, üretimden ihracata, yeni nesil yatırımlardan yapay zekâya kadar Bursa iş dünyasının gelecek vizyonu ele alındı. "Küresel rekabete güç katan merkezleri hayata geçirdik" BTSO Yönetim Kurulu Başkanı Burkay, Bursa’nın üretim gücünü geleceğin teknolojileriyle daha ileriye taşıma hedefinde birlik ve beraberliğin belirleyici olduğunu söyledi. Bursa’nın Türkiye ekonomisindeki güçlü konumunu koruması için üretim, teknoloji, ihracat ve nitelikli insan kaynağı alanlarında attığı adımların önemine değinen İbrahim Burkay, 2013 yılından bu yana BTSO’nun ortaya koyduğu projelerin Bursa iş dünyasının ortak iradesiyle hayata geçtiğini kaydetti. Başkan Burkay, BTSO’nun BUTEKOM, MESYEB, GUHEM, Model Fabrika, KFA Fuarcılık, EVM ve TEKNOSAB gibi merkezlerle firmaların küresel rekabet gücünü artırmaya odaklandığını kaydetti. "Bu şehir için dertlenmek gerekiyor" Bursa iş dünyasının üretirken aynı zamanda şehrin ve ülkenin geleceğine katkı sağladığını belirten Burkay, sivil toplum kuruluşlarında ortaya konan çabanın büyük bir bilgi birikimi ve tecrübenin sonucu olduğunu söyledi. Burkay, "Bu salonda bu şehrin meseleleriyle dertlenen, ülkesinin geleceğine katkı sunmak isteyen kıymetli insanlar var. Bizim bir araya gelişimizin temelinde değer üretme iradesi bulunuyor. Kazançlarımızla devletimize karşı sorumluluklarımızı yerine getirirken, elde ettiğimiz tecrübeyi de şehrimizin hizmetine sunuyoruz. Sivil toplum çalışmalarını, bu bilgi birikiminin zekâtı olarak görüyorum. Bursa’nın geleceğine omuz veren bu birlikteliği çok kıymetli buluyorum." dedi. "Anlattığımız hayalleri birer birer hayata geçirdik" Başkan Burkay, BTSO olarak yola çıktıkları ilk dönemde Bursa sanayisi için önemli hedefleri paylaştıklarını hatırlattı. 2013 yılında ortaya koydukları 16 projenin tamamını hayata geçirdiklerini belirten Burkay, bu projelerin sayısını 60’ın üzerine çıkartarak Bursa iş dünyasının hizmetine sunduklarını ifade etti. Başarıların temelinde menfaat değil, örnek birlikteliğin ve dayanışmanın bulunduğuna işaret eden İbrahim Burkay, "Biz bu yolculuğa çıkarken Bursa için büyük hedefler ve hayaller ortaya koyduk. Demirtaş bölgesinde sanayicilerimize Türkiye’nin en önemli üretim merkezlerinden birini oluşturma irademizi anlattık. Uzay, havacılık, mükemmeliyet merkezleri, MESYEB, BUTEKOM ve farklı alanlardaki projelerimizi o gün paylaşmıştık. Aradan geçen süreçte bu projeleri tek tek hayata geçirdik. Hatta bu 16 projenin üzerine onlarca yeni çalışmayı daha ekledik. Bunu mümkün kılan şey, birlik ve beraberliğimiz oldu" diye konuştu. "Bursa vizyonunu kaybetmemeli" BTSO Yönetim kurulu Başkanı İbrahim Burkay, şehirlerin geleceğe bilim, teknoloji ve doğru iş modelleriyle hazırlanacağını belirterek, "Bu şehir, geçmişte ortaya konan doğru kararlarla Türkiye’nin üretim başkentlerinden biri haline geldi. 1961 yılında ilk organize sanayi bölgesi kurulduğunda o gün bu yatırımlara öncülük eden büyüklerimiz belki bugünkü tabloyu tam olarak öngöremedi ama doğru bir iş yaptıklarını biliyorlardı. Bugün bizim de aynı cesarete ve vizyona ihtiyacımız var. Dünyayı iyi okuyarak, bilimin merkezinde duran projeler geliştirmek durumundayız. BUTEKOM ve mükemmeliyet merkezleri bu anlayışın en güçlü örnekleri arasında yer alıyor. Bursa bu vizyonu korursa gelecekte çok daha güçlü bir konuma ulaşacaktır." ifadelerini kullandı. "Yeni nesil alanlarda oyunun içinde yer almalıyız" Yeni dönemde yapay zekâ, veri merkezleri, otomasyon, girişimcilik ve dijital dönüşümün firmalar için belirleyici hale geldiğini söyleyen Başkan Burkay, iş dünyasının bu alanlarda daha etkin rol alması gerektiğini belirtti. BTSO liderliğinde yeni nesil yatırımlar ve fon modelleriyle Bursa firmalarını geleceğin ekonomisine hazırlamayı amaçladıklarını ifade eden Burkay, şirketlerin teknoloji ve dijital yetkinliklerini güçlendirmesi gerektiğini vurguladı. İbrahim Burkay, "Kendi işlerimize sahip çıkarken başımızı kaldırıp dünyada neler olduğunu da görmek zorundayız. Yeni nesil alanlarda, girişimcilikte, yapay zekâda, veri merkezlerinde ve dijital dönüşümde oyunun içinde yer almalıyız. Bugün birçok genç girişimci, büyük şirketlerin sahip olduğu yeni değer alanları oluşturuyor. Bursa olarak bizler bu ekosistemin dışında kalamayız. Model Fabrika’dan mükemmeliyet merkezlerine kadar bütün çalışmalarımızı bu dönüşüme göre şekillendiriyoruz. Yeni dönemde maliyetleri düşüren, kapasiteyi artıran ve şirketlere organizasyon kabiliyeti kazandıran sistemler öne çıkacak. Bu süreçte farkındalık sahibi olmak ve aksiyon almak çok önemli." dedi. Başkan Burkay, Bursa’nın güçlü üretim altyapısı, yetişmiş insan kaynağı ve BTSO öncülüğünde hayata geçirilen projelerle dünyada yaşanan yeni ekosisteme en hazır şehirlerden biri olduğunu söyledi.

ENGİNAR SOYARAK AYDA 240 BİN TL KAZANIYOR Haber

ENGİNAR SOYARAK AYDA 240 BİN TL KAZANIYOR

Nilüfer ve Mustafakemalpaşa ilçelerinde hasat edilen enginarlar, sayıları az olan bu ustaların elinden geçerek sofralara ulaşıyor. Sektörün önemli bir kolunu oluşturan enginar soyumunda uzman bir işçi, günde bin adet enginar temizleyerek ayda en az 240 bin lira gelir elde edebiliyor. Nilüfer ilçesine bağlı Hasanağa Mahallesi'nde yaklaşık 10 yıldır bu işi yapan 30 yaşındaki İbrahim Nizamsever, enginar soyumunun inceliklerini ve kazancını paylaştı. Normalde pazarcılık yaptığını ancak sezonun açılmasıyla enginar soyumuna yöneldiğini belirten Nizamsever, "Sezonumuz başladı, biz soyucuyuz. Yaklaşık 10 yıldır bu işi yapıyorum ve sezonumuz 3 ay sürüyor. Enginar soymanın tanesi 8 liradan başlayıp 15 liraya kadar çıkıyor. Sadece 3 günlük işi olan müşteriye tane başı 12-13 liradan soyarken, sürekli işi olanlar için bu fiyatı 7-8 liraya kadar indiriyoruz. Günde bin adet enginar soyuyorum. Bu da günlük 8 bin liradan ayda 240 bin lirayı buluyor" dedi. Her enginarda el ve bilek 40'a yakın dönme hareketi yapıyor Enginar temizlemenin dışarıdan kolay görünmesine rağmen ciddi bir el emeği ve ustalık gerektirdiğini vurgulayan Nizamsever, işin zorluğunu şu sözlerle anlattı: "İşini bilene ve yapabilene gayet iyi bir iş ancak çok zor. Sadece tek bir enginarın soyumu bitene kadar el ve bilek 40'a yakın dönme hareketi yapıyor. Hasanağa'daki mesaimiz bir ay sonra bitiyor, ardından diğer bölgelerde devam ediyor. Aralıksız 3 ay boyunca bu şekilde her gün enginar soyuyorum." Üretim verilerine göre, yaklaşık 200 dönüm civarında enginar üretimi yapılan Hasanağa Mahallesi'nde dönüm başına 400-450 kök bitki sığdırılabiliyor. Dönüm başına en fazla 2 bin enginar kesildiği hesaba katıldığında, sadece bu mahallede toplamda yaklaşık 400 bin enginar hasat edilerek soyum işleminden geçiriliyor. Bursa genelindeki üretim kapasitesi ise kenti Türkiye'de zirveye ortak ediyor. 2025 yılı TÜİK verilerine göre Bursa'da yaklaşık 7 bin 531 dekar alanda 9 bin 778 ton enginar yetiştirildi. Bu üretim hacmiyle Bursa, İzmir'in ardından Türkiye genelinde ikinci sırada yer alıyor. Kentteki enginar üretimi yoğun olarak; Mustafakemalpaşa ilçesinde 3 bin dekar alanda 3 bin 750 ton, Nilüfer ilçesinde ise 2 bin 451 dekar alanda 3 bin 64 ton olarak gerçekleştiriliyor.

MUĞLA SALEP ÜRETİMİNDE İKİNCİ SIRADA Haber

MUĞLA SALEP ÜRETİMİNDE İKİNCİ SIRADA

Muğla’da salep üretiminin merkezlerinden biri olan yatağan’da, dünya çiftçiler günü kapsamında üreticilerle birlikte salep hasadı gerçekleştirildi. Muğla İl Tarım ve Orman Müdürlüğü organizasyonunda, Muğla İli Salep Üreticileri Birlik Başkanı ve üretici Volkan Uygun’un Bozarmut Mahallesi’ndeki tarlasında düzenlenen etkinlikte çiftçilerle bir araya gelinerek salep hasadı yapıldı. İl Tarım ve Orman Müdürü Seyfettin Baydar etkinlikte yaptığı konuşmada, 14 Mayıs Dünya Çiftçiler Günü vesilesiyle emekleriyle toprağı berekete dönüştüren tüm çiftçilerimizin gününü kutlarken, Yatağan’ın tarımsal potansiyeline değindi. Baydar Yatağan’ın 209 bin dekarlık tarım alanıyla Muğla’nın toplam tarım alanının yaklaşık yüzde 11’ini oluşturduğunu belirtti. İlçede Çiftçi Kayıt Sistemine kayıtlı 3 bin 259 çiftçinin bulunduğunu ifade eden Baydar, Yatağan’da öne çıkan ürünlerin; 91 bin dekar zeytin, 72 bin dekar yem bitkileri, 29 bin dekar buğday,450 dekar çilek üretimi olduğunu söyledi. MUĞLA, SALEP ÜRETİMİNDE TÜRKİYE’DE İKİNCİ SIRADA Muğla’da toplam 119 dekarlık alanda salep üretimi gerçekleştirildiğini belirten İl Müdürü Baydar, Muğla’nın 34 tonluk üretim kapasitesiyle Türkiye salep üretiminin yaklaşık yüzde 17’sini karşıladığını ve ülke genelinde ikinci sırada yer aldığını kaydetti. Üretilen saleplerin yaklaşık yüzde 42’sinin Yatağan ilçesinden sağlandığını vurgulayan Baydar, salep üretiminin hem ekonomik hem de kültürel açıdan önemli bir ürün olduğunu ifade etti. Bu yıl Bin 092 kilogram salep yumrusu dikimi gerçekleştirildiğini ifade eden Tarım ve Orman İl Müdürü Baydar, üreticinin toplam 2 dekarlık alanda aktif üretime devam ettiğini belirterek, Doğa Koruma ve Milli Parklar ekipleri tarafından yürütülen çalışmalarla biyolojik çeşitliliğin korunmasına yönelik tedbirlerin uygulandığını kaydetti.

NİLÜFER'DE TARIMSAL ÜRETİME DESTEK SÜRÜYOR Haber

NİLÜFER'DE TARIMSAL ÜRETİME DESTEK SÜRÜYOR

Nilüfer Belediyesi, Bursa Büyükşehir Belediyesi, Bursa İli Hayvancılığı Geliştirme Birliği (HAGEL) ve Nilüfer Tarımsal Kalkınma Kooperatifi (NİLKOOP) iş birliğinde tarım ve hayvancılığı canlandırmak hedefiyle "Sorgum-Sudan Otu Tohumu Dağıtım Töreni" düzenlendi. Hasanağa Gıda Merkezi’nde gerçekleştirilen programa; Nilüfer Belediye Başkan Vekili Ali Sezgin, HAGEL ve Gürsu Belediye Başkanı Mustafa Işık, CHP Bursa İl Başkan Vekili İlhan Çetin, NİLKOOP Başkanı Süleyman Ayyılmaz, Nilüfer Belediye Meclis Üyesi ve HAGEL Encümen Üyesi Mustafa Aslan, Bursa Büyükşehir Belediyesi Kırsal Hizmetler Daire Başkanı Ayhan Sarsıcı, Nilüfer Muhtarlar Derneği Başkanı Recep Bayraktar, mahalle muhtarları ve çok sayıda üretici katıldı. "Dünya Çiftçiler Günü" öncesinde gerçekleşen Sorgum-Sudan Otu Tohumları teslim töreni ile hayvancılıkla uğraşan çiftçilerin en büyük gider kalemi olan yem maliyetinin hafifletilmesi, hem su kaynaklarının korunması hem de çiftçinin kalkındırılması planlanıyor. Programda konuşan Nilüfer Belediye Başkan Vekili Ali Sezgin, ilçedeki 13 bin büyükbaş ve 35 bin küçükbaş hayvanın yıllık 122 bin tondan fazla kaba yem ihtiyacı olduğunu belirtti. Sorgum-Sudan Otu’nun az su istemesi ve yüksek verimi sayesinde üreticinin cebini koruyacağını vurgulayan Sezgin, dağıtım kapsamında 155 üreticiye her biri 5 dönüm alana ekilmek üzere 25’er kilogram tohum verildiğini açıkladı. Buradaki tohum maliyetinin yüzde 70’ini kurumların karşıladığını aktaran Sezgin, "Çiftçiler sadece yüzde 30’unu üstleniyor. Hedefimiz net; yem maliyetlerini düşürmek, üretim alanını geliştirmek ve kırsal kalkınmayı desteklemek" dedi. HAGEL ve Gürsu Belediye Başkanı Mustafa Işık da tarıma ve çiftçilere destek verdiklerini belirterek, "Bölgede tarımın yok olmaması için desteklememiz gerekiyor. Tohumları paylaşıyoruz. Burada dağıtımını yaptığımız tohumlar da bereketli olsun" diye konuştu. NİLKOOP Yönetim Kurulu Başkanı Süleyman Ayyılmaz ise Nilüfer topraklarının yüzde 60’ının tarım ve orman alanı olduğunu hatırlatarak, bu arazileri yapılaşmadan korumanın yolunun üreticiyi desteklemekten geçtiğini söyledi. Gıda ve iklim krizine de dikkat çeken Ayyılmaz, yerel ve genel yönetimlerin bu konuda hassas olması gerektiğini kaydetti. Nilüfer Belediye Meclis Üyesi ve HAGEL Encümen Üyesi Mustafa Aslan, "Ot yoksa et de yok" diyerek kaba yem üretiminin önemine işaret etti. Kalkınma ve refah için çalıştıklarını vurgulayan Aslan, tarımı bütün olarak değerlendirdiklerini kaydetti. Konuşmaların ardından üreticilere Sorgum-Sudan Otu Tohumları dağıtıldı.

ZEYTİN VE ZEYTİNYAĞI SEKTÖRÜNÜN KALBİ İZMİR’DE ATACAK Haber

ZEYTİN VE ZEYTİNYAĞI SEKTÖRÜNÜN KALBİ İZMİR’DE ATACAK

İzmir Büyükşehir Belediyesi ev sahipliğinde, İZFAŞ tarafından düzenlenen Olivtech 12. Zeytin, Zeytinyağı Teknolojileri Fuarı, 30 Nisan’da kapılarını açıyor. Fuar, 2 Mayıs’a kadar İzmir Fuar Alanı’nda sektör temsilcilerini bir araya getirecek. ULUSLARARASI KATILIM VE GENİŞ YELPAZE Zeytin ve zeytinyağı sektörünün en önemli buluşmalarından biri olarak gösterilen organizasyona, Türkiye’nin 19 farklı şehrinin yanı sıra Almanya, Fransa, İsveç, Kanada ve Libya’dan toplam 85 firma katılacak. Fuar; zeytin ve zeytinyağının üretiminden işlenmesine, pazarlamadan tüketime kadar uzanan geniş bir değer zincirini kapsarken, süt ürünleri, şarap ve tarım teknolojileri gibi alanlarda da yenilikleri ziyaretçilerle buluşturacak. SEKTÖRÜN TÜM PAYDAŞLARI AYNI ÇATIDA Olivtech, yalnızca ticari bağlantılar kurulmasını değil, aynı zamanda sektörün tüm bileşenlerini bir araya getirerek bilgi paylaşımını artırmayı hedefliyor. Balkanlar, Avrupa, Orta Doğu ve Kuzey Afrika’dan çok sayıda sektör profesyonelinin fuarı ziyaret etmesi bekleniyor. ZENGİN ETKİNLİK PROGRAMI DİKKAT ÇEKİYOR Fuar kapsamında söyleşiler, paneller, mutfak atölyeleri, tadım etkinlikleri ve makine tanıtımları gerçekleştirilecek. Tarımda dönüşüm, sürdürülebilirlik, üretim süreçleri, markalaşma ve gastronomi gibi başlıklar ele alınacak. Açılış günü düzenlenecek panelde "Türkiye’de zenginliği yerin altında aramayın: En büyük zenginliğimiz yeşil altın zeytin" başlığıyla sektörün güncel dinamikleri değerlendirilecek. GENÇ GİRİŞİMCİLER VE GELECEK VİZYONU Etkinlik programında ayrıca "Topraktan Markaya: Tarımın Dönüşen Gücü ve Gelecek Vizyonu" ile "Geleceği Üreten Genç Girişimciler" başlıklı panellerde, üretimde katma değer ve markalaşma süreçleri ele alınacak. İZMİR BAĞ YOLU LANSMANI YAPILACAK Fuar kapsamında İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından hazırlanan “İzmir Bağ Yolu” projesinin lansmanı da gerçekleştirilecek. Proje ile kentin gastronomi turizmindeki konumunun güçlendirilmesi hedefleniyor. ÜRETİMDEN TÜKETİME ÜÇ GÜNLÜK TEMATİK PROGRAM Fuarın ikinci günü “Üretim - Emek - Değer Zinciri”, son günü ise “Tüketim - Deneyim - Algı” temalarıyla düzenlenecek. Zeytinin yolculuğu, süt ve peynir üretimi, tüketim alışkanlıkları ve sağlık etkileri gibi konular farklı oturumlarda ele alınacak. TADIM ALANLARI VE MUTFAK ATÖLYELERİ Ziyaretçiler, “Olivbar” alanında zeytinyağı ve peynir tadımlarına katılabilecek, mutfak atölyelerinde ise Ege mutfağından özel tarifleri deneyimleme fırsatı bulacak. Olivtech Fuarı, 30 Nisan – 2 Mayıs tarihleri arasında her gün 10.00-18.00 saatleri arasında ziyaret edilebilecek.

BAKAN YUMAKLI AÇIKLADI: “TÜRKİYE’DE GIDA ARZ SORUNU YOK” Haber

BAKAN YUMAKLI AÇIKLADI: “TÜRKİYE’DE GIDA ARZ SORUNU YOK”

Tarım ve Orman Bakan'ı İbrahim Yumaklı, Türkiye’de gıda arz güvenliği konusunda herhangi bir sorun bulunmadığını belirterek, vatandaşların gıdaya erişiminde problem yaşamadığını ifade etti. “VATANDAŞIN GIDAYA ERİŞİMİNDE PROBLEM YOK” Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, İstanbul Finans Merkezi’nde düzenlenen “Tarımda Türkiye Yüzyılı Zirvesi”nde gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Bölgesel çatışmaların tarım ve gıda üzerindeki etkilerine değinen Bakan Yumaklı, "Türkiye'nin hiçbir şekilde herhangi bir gıda arz güvenliği konusu sorunu yoktur. Herhangi bir vatandaşımızın herhangi bir gıda ürününe ulaşmakla ilgili bir problemi yoktur" dedi. Türkiye’nin üretim kapasitesine dikkat çeken Yumaklı, gıda arz riskinin üretim kabiliyeti sınırlı ülkeler için geçerli olduğunu vurguladı. “TÜRKİYE GÜVENLİ LİMAN KONUMUNDA” Küresel gelişmelere değinen Bakan Yumaklı, Türkiye’nin uluslararası alanda “güvenli liman” olarak öne çıktığını belirtti. Enerji ve gübre tedarikinin büyük kısmının çatışma bölgelerinden sağlandığını hatırlatan Yumaklı, bu durumun birçok ülke için risk oluşturduğunu ancak Türkiye’nin gerekli önlemleri aldığını ifade etti. GÜBRE VE ÜRETİM İÇİN TEDBİRLER ARTIRILDI Yumaklı, gübre arzına ilişkin alınan önlemleri de şöyle sıraladı: Bazı ülkelerden ithal edilen gübrelerde gümrük vergisinin sıfırlanması Antrepolardaki gübre ve hammaddelerin iç piyasaya kazandırılması Daha önce yasaklanan bir gübre türünün yeniden üretime açılması Bu adımların üretimi desteklemek ve arzı genişletmek amacıyla atıldığını belirten Yumaklı, "Herhangi bir çiftçimizin, üreticimizin gübreye ulaşma konusunda sıkıntı yaşaması söz konusu değil" diye konuştu. “FELAKET SENARYOLARINA İTİBAR EDİLMEMELİ” Piyasaya yönelik spekülatif açıklamalara da değinen Bakan Yumaklı, bazı kesimlerin gerçek dışı söylemlerle kamuoyunu yanıltmaya çalıştığını ifade etti. Yumaklı, "Meyve sebze fiyatları katlanacak, açlık kapıda gibi söylemler gerçeği yansıtmıyor. Bu ülkenin üreticisine ve insanına haksızlık yapılıyor" değerlendirmesinde bulundu. DESTEKLER VE PLANLI ÜRETİM VURGUSU Tarımda üretim planlaması ve desteklerin yeniden yapılandırıldığını hatırlatan Yumaklı, mazot ve gübre desteklerinin maliyet artışlarına göre güncellendiğini belirtti. Stratejik ürünlerde devletin piyasayı düzenleyici rolünün sürdüğünü ifade eden Yumaklı, çiftçilerin desteklenmeye devam edeceğini kaydetti. TAHIL KORİDORU VE KÜRESEL ROL Türkiye’nin daha önce öncülük ettiği Tahıl Koridoru’na da değinen Yumaklı, bu girişimin özellikle Afrika başta olmak üzere gıdaya erişimi kısıtlı ülkeler için hayati önem taşıdığını belirtti. Yumaklı, "Türkiye, uluslararası bir gıda merkezi olma konusunda hazır. Benzer bir ihtiyaç oluşması halinde üzerimize düşeni yaparız" dedi. “TÜRKİYE HER TÜRLÜ SENARYOYA HAZIR” Bakan Yumaklı, Türkiye’nin hem ulusal hem de küresel ölçekte gıda arzı konusunda hazırlıklı olduğunu vurgulayarak, gerekli durumlarda hızlı şekilde aksiyon alınabileceğini ifade etti. Yetkililer, mevcut politikalar ve alınan önlemler doğrultusunda Türkiye’de gıda arz güvenliğinin sürdürülebilir şekilde devam ettiğini belirtiyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.