#Üretim

- Üretim haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Üretim haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

MARMARABİRLİK'TEN 'MİNİK ŞEFLERLE ZEYTİNLİ TARİFLER' Haber

MARMARABİRLİK'TEN 'MİNİK ŞEFLERLE ZEYTİNLİ TARİFLER'

Marmarabirlik'in 'Minik Şeflerle Zeytinli Tarifler' Projesinin ikinci durağı Gemlik Umurbey Abdullah Fehmi İlköğretim Okulu oldu. Marmarabirlik Yönetim Kurulu Üyesi Osman Bostancı, Genel Müdür Mehmet Ertaş, Gemlik Kooperatifi Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Demir, Kooperatif Müdürü Serkan Gürle, Kooperatif Yönetim Kurulu Üyeleri Muhsin Candar, Levent Hoşaf, Akif Alabay ve Okul Müdürü Ömer Mert’in katılımıyla gerçekleştirilen etkinlikte öğrenciler, kentin deneyimli mutfak profesyonellerinden Tuncay Sönmez eşliğinde uygulamalı atölye çalışmasına katıldı. Programın vizyon boyutuna dikkat çeken Genel Müdür Mehmet Ertaş, erken yaşta kazanılan doğru beslenme alışkanlıklarının toplumsal sağlık açısından stratejik önem taşıdığını vurgulayarak şu değerlendirmede bulundu; "Sağlıklı nesiller bilinçli tercihlerle yetişir. Çocuklarımızı üretimin bir parçası haline getirerek zeytin ve zeytinyağının değerini uygulamalı biçimde aktarmayı önemsiyoruz. Bu proje yalnızca bir atölye çalışması değil; geleceğin bilinçli tüketicilerine ve üreticilerine yapılan bir yatırımdır. Marmarabirlik olarak sosyal sorumluluk anlayışımızı eğitimin merkezine taşımaya devam edeceğiz." "Geleceğin Sofralarına Yapılan Yatırım" Etkinliğe ilişkin değerlendirmede bulunan Başkan Ali Yıldız ise projenin kurumsal vizyon açısından taşıdığı öneme dikkat çekerek şunları söyledi; "Zeytin sadece bir tarım ürünü değil, bu toprakların kültürüdür. Çocuklarımızın zeytini tanıması, üretim sürecini öğrenmesi ve sağlıklı beslenme bilinci kazanması bizim için stratejik bir önceliktir. Marmarabirlik olarak üreticimizin emeğini geleceğin bilinçli tüketicileriyle buluşturuyor, tarımın sürdürülebilirliğini eğitimle destekliyoruz." Minik Şeflerle Zeytinli Tarifler Umurbey’de Zeytin, zeytin ezmesi ve zeytinyağını merkeze alan tarifler hazırlayan öğrenciler; yalnızca bir yemek deneyimi yaşamakla kalmadı, aynı zamanda üretim bilinci, takım çalışması ve sağlıklı beslenme farkındalığı kazandı. Gün sonunda düzenlenen değerlendirme ve yarışma bölümüyle etkinlik, eğitici olduğu kadar motive edici bir atmosfere dönüştü. Atölye sürecini değerlendiren Şef Tuncay Sönmez ise çocukların mutfaktaki hünerlerine dikkat çekerek şunları söyledi; "Çocuklarımızın mutfakta gösterdiği cesaret ve merak duygusu gerçekten etkileyici. Zeytin ve zeytinyağını farklı tariflerle deneyimlemeleri, hem damak hafızalarını geliştiriyor hem de üretime karşı bilinç kazandırıyor. Bugün burada sadece tarif yapmadık; birlikte üretmenin ve paylaşmanın değerini deneyimledik." Marmarabirlik, sosyal sorumluluk perspektifiyle projeyi farklı okullara taşıyarak zeytinin kültürel ve besinsel değerini yeni kuşaklarla buluşturmaya devam edecek. Kurum, çocukların erken yaşta sağlıklı beslenme bilinci kazanmasını destekleyen uygulamalı projelerle toplumsal fayda üretmeyi sürdürüyor.

SOSYAL MEDYADA TANIŞTI: ÇİVRİL’DE MERMER USTASI OLDU Haber

SOSYAL MEDYADA TANIŞTI: ÇİVRİL’DE MERMER USTASI OLDU

Denizli’nin Çivril ilçesinde sosyal medya üzerinden tanışarak evlenen Savaş ve Rabia Demirhan çiftinin 10 yıl önce başlayan hikayesi, zamanla örnek bir hayat mücadelesine dönüştü. İstanbul’un kalabalık ve hızlı yaşamını geride bırakıp eşinin yaşadığı köye yerleşen Rabia Demirhan, yalnızca yeni bir hayata değil, aynı zamanda mermer ustalığının zorlu dünyasına da uyum sağladı. Denizli’nin Çivril ilçesine bağlı Gürpınar Mahallesi’nde yaşayan çift, bugün mermer atölyesinde birlikte çalışıyor. Rabia Demirhan, eşinin yanında çıraklıkla başladığı süreçte zamanla mesleğin inceliklerini öğrenerek, artık CNC torna tezgahının başında mermeri sanat eserine dönüştüren isim haline geldi. SANAL ALEMDE BAŞLAYAN TANIŞMA, KÖYDE ORTAK EMEĞE DÖNÜŞTÜ Savaş ve Rabia Demirhan çiftinin hikayesi, yaklaşık 10 yıl önce sosyal medya üzerinden kurulan bir iletişimle başladı. İnternette başlayan arkadaşlık, zamanla evliliğe uzandı. Doğma büyüme İstanbullu olan Rabia Demirhan, evliliğin ardından İstanbul’un karmaşasını geride bırakıp eşinin memleketi olan Çivril’e taşındı. Köy yaşamına alışma süreci başlangıçta kolay olmasa da, Rabia Demirhan hem hayat şartlarına hem de eşinin yaptığı işin zorluklarına rağmen azmiyle dikkat çekti. EŞİNİ CESARETLENDİRDİ, KENDİ İŞİNİ KURMASINI SAĞLADI Mermer ustası olan Savaş Demirhan’ın uzun yıllardır bu işi yaptığını belirten çift, ilk yıllarda daha çok mezar mermeri işleriyle geçimlerini sağladı. Zamanla Rabia Demirhan’ın desteği ve vizyonuyla işlerini büyütme kararı aldılar. Rabia Demirhan, eşini cesaretlendirerek kendi atölyelerini kurmasını sağladı. Ardından da yalnızca “destek veren eş” olarak değil, atölyenin içinde aktif rol alan bir çalışan olarak mermerin başına geçti. ÖLÇÜ ALDI, MONTAJ YAPTI, AĞIR MERMER BLOKLARINI İŞLEDİ İlk etapta eşinin iş yerine gidip gelerek mermer işini yakından gözlemleyen Rabia Demirhan, zamanla mesleği öğrenmeye başladı. Mermer işinin ağır ve fiziksel olarak zorlayıcı olmasına rağmen, üretimin içinde olmayı tercih etti. Atölyede ölçü almaktan montaj yapmaya, mermer bloklarını işlemeye kadar birçok aşamada yer alan Rabia Demirhan’ın çalışkanlığı, atölyedeki üretim kapasitesinin artmasına da katkı sağladı. Çiftin iş birliğiyle birlikte atölyeye yeni makineler kazandırıldı, ürün çeşitliliği genişledi. “ÖNCELERİ ZORLANSAM DA ŞİMDİ ÇOK ALIŞTIM” İstanbul’dan Çivril’e uzanan hikayesini anlatan Rabia Demirhan, köy yaşamına ve mermer ustalığına geçiş sürecini şu sözlerle dile getirdi: “Doğma büyüme İstanbulluyum. Daha önce köy ve kasaba hayatım olmadı. Eşimle internetten tanıştık, evlendik. 10 yıldır Gürpınar’da yaşıyorum. Önceleri zorlansam da şimdi çok alıştım. Ailemin yanına gittiğimde hemen dönmek istiyorum. Evlendikten sonra eşimin iş yerine gidip gelmeye başladım, sonra bazı işlerde fikir verdim. En sonunda da torna tezgahının başına geçtim.” Rabia Demirhan, köy hayatının kendisine zamanla huzur verdiğini ve artık buradaki düzenin yaşamının bir parçası haline geldiğini söyledi. “BAZEN O, BAZEN BEN PATRON OLURUM” Mermer işinin zorluğuna rağmen eşinin yanında üretim yapmanın kendisine mutluluk verdiğini ifade eden Rabia Demirhan, birlikte çalışmanın ilişkilerine de olumlu yansıdığını belirtti. “Mermer işi ağır ve zor olsa da eşimin yanında olmak ve ona yardım etmek çok hoşuma gidiyor. Birlikte bir şeyler yapmak, üretmek çok keyifli. Günün durumuna göre bazen o bazen ben patron olurum. Ölçü de alırım montaj da yaparım. Buraya geldikten sonra tarla işi de yaptım, tekstile de gittim ama ağır olmasına rağmen en sevdiğim mermerde eşimle birlikte çalışmak.” MÜŞTERİLER “İSTANBULLU GELİN”İ GÖRÜNCE ŞAŞIRIYOR Rabia Demirhan’ın mermer atölyesinde aktif olarak çalışması, müşterilerin de dikkatini çekiyor. Mermer ustası Savaş Demirhan, eşinin işe dahil olmasıyla hem vizyonlarının değiştiğini hem de işlerini büyütme fırsatı bulduklarını söyledi. Savaş Demirhan, müşterilerin ilk etapta şaşırdığını ancak daha sonra eşinin fikir ve önerileri sayesinde daha doğru kararlar aldıklarını belirtti: “Ben daha çok mezar işi alıyordum. Eşimin işin içine girmesinin ardından CNC torna tezgahı aldım. Blok mermerleri merdiven tırabzanı yapmaya başladım. Dekoratif TV ünitesi yapmaya başladım. Müşterilerim eşimi görünce önce şaşırsa da onun tavsiye ve önerileri ile daha net kararlar alıyorlar ve memnun ayrılıyorlar. Eşimle çalışmak hem keyifli hem de verimli.” MERMERİN SERTLİĞİ, EMEĞİN GÜCÜYLE ŞEKİLLENİYOR Çivril’de mermer atölyesinde omuz omuza çalışan çift, hem aile ekonomisine katkı sağlıyor hem de çevrelerinde örnek gösterilen bir başarı hikayesi yazıyor. İstanbul’dan köy yaşamına uzanan bu yolculuk, “sanal alemde başlayan aşkın” zamanla üretime, emeğe ve ortak bir hayata dönüştüğünü gözler önüne seriyor.

DOĞANAY ŞALGAM'DA FECİ KAZA: İŞÇİ DOĞRAMA MAKİNESİNE DÜŞTÜ Haber

DOĞANAY ŞALGAM'DA FECİ KAZA: İŞÇİ DOĞRAMA MAKİNESİNE DÜŞTÜ

Adana’da meydana gelen iş kazası yürekleri dağladı. Merkez Sarıçam ilçesinde bulunan Doğanay Şalgam fabrikasında çalışan 22 yaşındaki genç işçi Sami Can, iddiaya göre dengesini kaybederek havuç yıkama ve doğrama makinesine düştü. Feci kazada ağır yaralanan Can, kaldırıldığı hastanede hayatını kaybetti. Olay, geçtiğimiz günlerde Sarıçam ilçesi sınırlarında bulunan Doğanay Şalgam firmasına ait üretim tesisinde yaşandı. Edinilen bilgilere göre, şalgam üretiminde kullanılan havuçların yıkanması ve doğranması işleminin yapıldığı bölümde çalışan Sami Can, çalışma sırasında dengesini kaybetti. SOL KOLUNU VE AYAĞINI MAKİNEYE KAPTIRDI İddiaya göre genç işçi, havuç yıkama ve doğrama makinesinin bulunduğu alanda bir anlık dengesizlik sonucu makineye doğru savruldu. Bu sırada sol kolu ve sol ayağını makineye kaptıran Sami Can, makinenin içerisine düşerek ağır şekilde yaralandı. Kazanın ardından üretim alanında büyük panik yaşandı. İŞÇİLER FARK EDİNCE MAKİNE DURDURULDU Olayı gören diğer işçilerin durumu fark etmesi üzerine makine hızla durduruldu. İşçiler, yaralı arkadaşlarını kurtarmak için seferber olurken aynı anda 112 Acil Sağlık ekiplerine haber verildi. Kısa sürede olay yerine gelen sağlık ekipleri, ilk müdahaleyi fabrikanın içinde yaptı. Ardından ağır yaralı olan Sami Can, ambulansla Adana Şehir Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne kaldırıldı. HASTANEDE HAYATINI KAYBETTİ Hastanede tedavi altına alınan Sami Can’ın vücudunun çeşitli bölgelerinde ciddi kesikler ve ağır yaralanmalar oluştuğu öğrenildi. Doktorların yoğun çabasına rağmen genç işçi yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamayarak hayatını kaybetti. TOPRAĞA VERİLDİ, SORUŞTURMA BAŞLATILDI Hayatını kaybeden 22 yaşındaki Sami Can’ın cenazesinin ailesine teslim edildiği ve düzenlenen törenin ardından toprağa verildiği bildirildi. Yaşanan feci kazanın ardından olayla ilgili inceleme ve soruşturma başlatıldığı öğrenildi. Öte yandan, kazanın nasıl meydana geldiğine ilişkin iş güvenliği prosedürlerinin ve makinenin çalışma sisteminin de detaylı şekilde inceleneceği ifade edildi.

BUCA’NIN PROJELERİ ANKARA’DA MASAYA YATIRILDI Haber

BUCA’NIN PROJELERİ ANKARA’DA MASAYA YATIRILDI

Buca Belediyesi’nin son dönemde hayata geçirdiği projeleri ve planlanan yatırımlar, Ankara’da Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Merkezi’nde yapılan görüşmede gündeme geldi. Buca Belediye Başkanı Mimar Görkem Duman, CHP Genel Başkanı Özgür Özel’i ziyaret ederek, ilçede yürütülen değişim süreci ve sosyal belediyecilik çalışmaları hakkında kapsamlı bir sunum gerçekleştirdi. Yerel yönetim faaliyetleri ve Buca’nın gelecek vizyonunun ele alındığı görüşmede Başkan Duman, göreve geldiği günden bu yana ilçede hayata geçirilen projeleri tek tek anlattı. Sunumda, özellikle sosyal belediyecilik kapsamında yapılan çalışmaların yanı sıra Buca’nın altyapı, üretim ve hizmet kapasitesini artırmaya yönelik yeni yatırımlar da yer aldı. SPOR MERKEZİNDEN SERAYA, KENT LOKANTASINDAN KADIN DANIŞMA MERKEZİNE Başkan Görkem Duman’ın CHP Genel Başkanı Özgür Özel’e yaptığı sunumda, Buca’da farklı alanlarda yürütülen projelerin öne çıktığı görüldü. Bu kapsamda Yıldız Mahallesi’nde hizmete açılan ve dünyaca ünlü Türk halterci Naim Süleymanoğlu’nun adını taşıyan Sporium Spor Merkezi, ilçede sporu ve sağlıklı yaşamı destekleyen önemli yatırımlar arasında gösterildi. Sunumda ayrıca, Söğüt mevkisinde hayata geçirilen 4 bin metrekarelik sera projesi de dikkat çekti. Bu serada üretilecek ürünlerin, Bucalı vatandaşlara uygun fiyatlarla ulaştırılması amacıyla planlanan Halk Market çalışması hakkında da bilgi verildi. Buca Belediyesi’nin sosyal belediyecilik vizyonunun önemli ayaklarından biri olan Kent Lokantaları projesinin de görüşmede ele alındığı belirtilirken, Başkan Duman’ın sunumunda dikkat çeken bir diğer başlık ise Ova bölgesinde 8 Mart’ta hizmete açılması planlanan Kadın Danışma Merkezi oldu. Başkan Duman, bu merkeze, Şehzadeler Belediye Başkanı Gülşah Durbay’ın isminin verileceğini de ifade etti. Öte yandan, Nisan ayında açılması planlanan soğuk hava deposu projesiyle gıda ve üretim alanında daha güçlü bir altyapı hedeflendiği aktarılırken; eğitim alanında ise bin öğrenciye hizmet verebilecek kapasiteye sahip Edip Akbayram Etüt Merkezi projesinin de sunumda yer aldığı kaydedildi. ASFALT YAMA ROBOTU VE ASFALT PLENT TESİSİ DE GÜNDEMDEYDİ Başkan Duman’ın sunumunda yalnızca sosyal destek projeleri değil, aynı zamanda ilçenin fiziki dönüşümüne katkı sağlayacak yatırımlar da yer aldı. Bu kapsamda, Buca’da yol yapım ve tamir çalışmalarına hız kazandırmak amacıyla belediyeye kazandırılan asfalt yama robotu hakkında da bilgi paylaşıldı. Ayrıca, İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin desteğiyle faaliyete geçmesi planlanan Asfalt Plent Tesisi projesi de görüşmede gündeme geldi. Bu tesisin, ilçede asfalt üretim kapasitesini artırarak özellikle yol bakım ve onarım çalışmalarında daha hızlı ve maliyet avantajı sağlayacak bir süreç yaratması hedefleniyor. BAŞKAN DUMAN’DAN SOSYAL MEDYA PAYLAŞIMI Görüşmenin ardından Buca Belediye Başkanı Görkem Duman, sosyal medya hesaplarından yaptığı açıklamada CHP Genel Başkanı Özgür Özel’e teşekkür etti. Başkan Duman paylaşımında şu ifadelere yer verdi: “Baba ocağımızda, Genel Başkanımız Sayın Özgür Özel’i ziyaret ettim. Buca’mız için yürüttüğümüz çalışmalarımız ve önümüzdeki günlerde hayata geçireceğimiz projelerimiz hakkında bilgileri paylaştım. Sayın Genel Başkanımıza, gösterdiği yakın ilgi ve verdiği destekler için yürekten teşekkür ediyorum.”

GİRİŞİMCİ KADINLAR AİLE EKONOMİSİNE DESTEK SAĞLIYOR Haber

GİRİŞİMCİ KADINLAR AİLE EKONOMİSİNE DESTEK SAĞLIYOR

Osmangazi Belediyesi, kadınların üretim gücünü desteklemek ve ekonomik hayattaki varlıklarını güçlendirmek amacıyla hayata geçirdiği Kadın Girişimciler Sokağını bir kez daha açtı. Kapılarını açan sokak, girişimci kadınlara satış ve tanıtım imkânı sunarken vatandaşları da el emeği ürünlerle buluşturdu. Osmangazi Meydanı Kent Lokantası’nda kurulan stantlarda kadın girişimciler; el işi takılardan tekstil ürünlerine, dekoratif objelerden doğal sabun ve kozmetik ürünlerine, ev yapımı yiyeceklerden yöresel lezzetlere kadar geniş bir ürün yelpazesiyle yer aldı. Yoğun ilgi gören sokakta, ziyaretçiler hem alışveriş yapma hem de üretici kadınlarla birebir iletişim kurma fırsatı buldu. Kadınların üretimde, istihdamda ve sosyal yaşamda daha aktif rol almasını hedefleyen Osmangazi Belediyesi, benzer projelerle kadın girişimciliğini destekleyen çalışmalara imza atmaya devam ediyor. Kadın girişimcilerin el emeğiyle yaparak satışa sunduğu alanı ziyaret eden vatandaşlar her biri bir birinden özel ürünlerden alışveriş etme imkanı buldu. Cumartesi günü kapılarını açan sokağı ziyaret eden Osmangazi Belediye Başkan Yardımcısı Mutlu Esendemir, stantları tek tek ziyaret ederek girişimci kadınlara hayırlı işler dileğinde bulundu. Ayrıca Osmangazi Halk Dansları Topluluğu tarafından Kadın Girişimciler Sokağı’nın açılışında vals gösterisi yapıldı. "Osmangazi Belediyesi Olarak Üretimi Desteklemeye Devam Ediyoruz" Sevgiler Gününde Kadın Girişimcilerin Osmangazi’de hünerlerini sergilediğini ifade eden Osmangazi Belediye Başkan Yardımcısı Mutlu Esendemir, "Kadın girişimciler burada 2 gün boyunca el emeği ürünlerini satışa sunuyorlar. Osmangazi Meydanı’nda 2 gün sürecek etkinliğin ardından girişimci kadınlar Üftade Meydanı’nda Ramazan ayında stantlarını açabilecek. Kadın Girişimciler Sokağına girişimci kadınların katılımı gün geçtikçe artıyor. Vatandaşlarda yoğun ilgi gösteriyor. Bizde Osmangazi Belediyesi olarak üretimi desteklemeye devam ediyoruz" şeklinde konuştu. El emeğiyle ürettikleri ürünleri Girişimci Kadınlar Sokağı sayesinde satış yapma imkanı bulduklarını belirten girişimci kadınlar, "Bu sokak kadın girişimcilere büyük destek sağlıyor. Ürettiğimiz el emeği ürünleri bu sokak sayesinde vatandaşlara ulaştırarak aile bütçemize katkı sağlıyoruz. Bu sokakta üretken kadınların el emeğiyle ürettiği çok fazla ürün var, tüm Bursalıları buraya davet ediyoruz" diye konuştu. Kadın Girişimciler Sokağı, Ramazan ayı boyunca Üftade Meydanı’nda kurulacak ve bir ay süreyle Bursalılara hizmet verecek.

GENÇ YAŞTA MESLEĞİNİ BIRAKTI: 50 METREKAREDE SAFRAN ÜRETİYOR Haber

GENÇ YAŞTA MESLEĞİNİ BIRAKTI: 50 METREKAREDE SAFRAN ÜRETİYOR

Yüksek katma değerli ve antioksidan açısından zengin olan safran, gramı 600 liradan satışa sunulurken, Yoltaş’ın meslekten üretime uzanan hikayesi dikkat çekiyor. Küçüklüğünden beri çiftçi olmak isteyen ve 2012 yılından bu yana bu alanda araştırmalar yapan 32 yaşındaki Şeyda Yoltaş, üniversitede eğitimini aldığı mali müşavirliği bırakarak tarıma yöneldi. Kiraladığı 50 metrekarelik odada yaklaşık 30 bin safran soğanı yetiştiren Yoltaş, gramı 600 liradan satılan bu değerli baharatla üretici olma hayalini gerçekleştirdi. "ÇİFTÇİLİK, İNSAN SAĞLIĞI İÇİN ÇOK ÖNEMLİ" Çiftçiliğe başlama sürecini anlatan Yoltaş, “Hep çiftçi olmak istiyordum. 2012’den beri araştırma yapıyorum. Bu ortamı kurabildiğim için safrana karar verdim. Çiftçilik, insan sağlığı açısından çok kıymetli. Bilinçli bir çiftçi olmak, sürdürülebilirlik için çok önemli. Safranın göz sağlığına, cilt sağlığına, hatta kanserli hücrelere karşı faydası var. Tansiyonu düzenleyici ve anti-inflamatuar etkileri de mevcut. Fakat kronik rahatsızlığı olanlar mutlaka doktorlarına danışmalı, ayrıca günde bir bardaktan fazla tüketilmemeli,” dedi. "SAFRANIN İÇERİĞİ ÇOK GÜÇLÜ" Yüksek içerik değeri olan safran hakkında bilgi veren Yoltaş, “Safran takviyelerle de desteklenen, güçlü içeriğe sahip bir bitki. Toprakta yetiştirmek çok zahmetli, bu nedenle pahalı. Ama aslında bir gram safran bir kişiye bir ay yetiyor. Bu nedenle fiyatı görece makul kalıyor,” ifadelerini kullandı. "ODADA ÜRETMEK DAHA MASRAFSIZ VE VERİMLİ" Yoltaş, üretim sürecine ilişkin olarak, “1 Ekim’de safranları odaya aldık, Kasım ortasında hasada başladık. Çiçekler elle ve dikkatlice toplanıyor. Yeşil yapraklara zarar vermemek önemli, çünkü bunlar gelecek yılki üretimi belirliyor. Tarlada bu süreç daha zor ve maliyetli. Odada üretimle daha az iş gücüyle daha yüksek verim sağlanabiliyor,” dedi. "RİSKLERLE KARŞI KARŞIYASINIZ" Açık alanda üretimin daha riskli olduğuna dikkat çeken Yoltaş, “Kapalı ortamda ışık, sıcaklık, nem ve karbondioksit gibi değerleri kontrol edebiliyoruz. Bu, doğada mümkün değil. 30 bin soğanı tek tek elle topluyoruz. El emeği, safranı kıymetli yapıyor,” ifadelerini kullandı. "ASLINDA BEN KAPALI ORTAM TARIMI YAPIYORUM" Yapılan üretime neden “uzay tarımı” dendiğini açıklayan Yoltaş, “Bu sistem uzayda da kullanılabilecek tarım modeli. Ben topraksız değil, kapalı ortam tarımı yapıyorum. Hidroponik, aeroponik gibi çeşitli sistemler var. Burada suni ışık kullanılsa da üretim doğal ve içerik testlerinden geçiyor. Bu ürünler organik ve temizdir. Safranla ilgili pek çok bilimsel makale var, insanlar okuyarak içlerini rahatlatabilir,” diye konuştu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.