#Urla

- Urla haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Urla haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

İZMİR'İN EN GÜZEL KÖYLERİ: EGE'NİN SAKLI VADİLERİNDE 10 SAKLI ROTA Haber

İZMİR'İN EN GÜZEL KÖYLERİ: EGE'NİN SAKLI VADİLERİNDE 10 SAKLI ROTA

Ege'nin büyük metropollerinden İzmir, hareketli kent yaşamının yanı sıra tarihi evleri, taş sokakları, zeytinlikleri, üzüm bağları ve geleneksel yaşamın izlerini taşıyan köyleriyle de farklı gezi alternatifleri sunuyor. Selçuk'un Şirince'sinden Ödemiş'in Birgi'sine, Urla'nın Bademler ve Barbaros köylerinden Tire'nin kırsal yerleşimlerine uzanan rota, ziyaretçileri İzmir'in daha sakin yüzüyle buluşturuyor. İzmir'i yalnızca Kordon, Saat Kulesi, Kemeraltı, Çeşme ve Alaçatı'dan ibaret görmeyenler için kentin kırsal bölgeleri farklı bir keşif alanı oluşturuyor. Bazıları yüzlerce yıllık mimari dokusunu koruyan, bazıları üretim kültürü ve yöresel ürünleriyle öne çıkan köyler, özellikle günübirlik gezilerin önemli durakları arasında yer alıyor. ŞİRİNCE: TAŞ SOKAKLAR ARASINDA TARİH İzmir'in en tanınan kırsal turizm merkezlerinden Şirince, Selçuk ilçesinde bulunuyor. Yamaçlara kurulu yerleşim, geleneksel mimarisi, dar sokakları ve tarihi evleriyle dikkati çekiyor. Köyde zeytinyağı, sabun, el işi ürünler ve yöresel ürünlerin satıldığı çok sayıda küçük işletme bulunuyor. Şirince'nin Selçuk ve Efes'e yakınlığı da bölgeyi günübirlik gezi rotaları açısından avantajlı hale getiriyor. Ziyaretçiler aynı gün içerisinde Efes Antik Kenti, Selçuk ve Şirince'yi kapsayan bir rota oluşturabiliyor. BİRGİ: TARİHİ EVLERİYLE AÇIK HAVA MÜZESİNİ ANDIRIYOR Ödemiş ilçesine bağlı Birgi, İzmir'in tarih ve kültür turizmi açısından öne çıkan yerleşimleri arasında bulunuyor. Geleneksel Türk evleri, konakları, camileri, çeşmeleri ve dar sokaklarıyla dikkati çeken Birgi'nin geçmişi farklı medeniyetlere uzanıyor. Aydınoğulları Beyliği döneminin izlerini taşıyan yerleşimde Ulu Cami ve Çakırağa Konağı en çok ziyaret edilen tarihi yapılar arasında yer alıyor. Birgi, 2012'den bu yana UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi'nde de bulunuyor. BADEMLER: TİYATROYLA ÖZDEŞLEŞEN KÖY Urla'nın Bademler Mahallesi ise kültürel yaşamıyla diğer kırsal yerleşimlerden ayrılıyor. Bademler, Türkiye'de köy tiyatrosu geleneğinin önemli örneklerinden birine ev sahipliği yapmasıyla tanınıyor. Yerleşimde tiyatro kültürünün kuşaktan kuşağa aktarılması, Bademler'in kimliğinin önemli parçalarından birini oluşturuyor. Köy yaşamı, üretim kültürü ve sanatın bir arada bulunduğu Bademler, Urla ve Seferihisar rotasıyla birlikte ziyaret edilebilecek noktalardan biri. BARBAROS: KORKULUKLARIN RENKLENDİRDİĞİ EGE KÖYÜ Urla'daki bir diğer dikkat çekici yerleşim Barbaros. Köy, özellikle geleneksel hale gelen Oyuk Festivali ile tanınıyor. Yerel kültürde tarla korkuluğu anlamında kullanılan "oyuk"lar festival döneminde köyün sokaklarında farklı biçimlerde sergileniyor. Taş yapıları ve sakin sokaklarıyla öne çıkan Barbaros'ta yerel üreticilerin hazırladığı ürünlere de rastlamak mümkün. Urla merkez, bağ rotaları ve Barbaros'un aynı program içerisinde değerlendirilmesi, günübirlik gezi için farklı seçenekler sunuyor. LÜBBEY: BOZDAĞLARIN ETEKLERİNDE SESSİZ BİR YERLEŞİM Ödemiş'in kırsalındaki Lübbey, İzmir'in diğer köylerinden farklı bir görüntüye sahip. Bozdağlar çevresindeki yerleşim, nüfusunun yıllar içerisinde büyük ölçüde azalması ve eski yapıların ağırlıkta olduğu görünümü nedeniyle özellikle fotoğraf meraklılarının ilgisini çekiyor. Tarihi evleri ve dağ manzarasıyla dikkati çeken Lübbey'i ziyaret edenlerin, yapıların bir bölümünün eski ve bakımsız olabileceğini göz önünde bulundurması gerekiyor. GERMİYAN: YÖRESEL ÜRÜNLER VE KIRSAL YAŞAM Çeşme'nin Germiyan Mahallesi de turistik sahil merkezlerinin dışında kalan farklı bir Çeşme görmek isteyenlerin uğrayabileceği yerlerden. Yerel üretimin devam ettiği Germiyan, ekmekleri, yöresel ürünleri ve geleneksel Ege mutfağıyla öne çıkıyor. Çeşme ve Alaçatı'nın yoğun turizm hareketinden uzaklaşıp yarımadanın kırsal yaşamını görmek isteyenler için Germiyan alternatif bir rota oluşturuyor. IŞIKLAR: URLA'NIN YEŞİL YÜZÜ Urla'nın iç kesimlerindeki Işıklar da İzmir'in kırsal rotalarına eklenebilecek yerleşimlerden biri. Zeytinlikler ve doğal alanlarla çevrili bölge, özellikle kalabalıktan uzak bir gün geçirmek isteyenlerin tercih edebileceği noktalardan. Urla'nın sahil kesiminden iç bölgelere doğru yapılacak bir yolculukta Bademler, Barbaros ve Işıklar gibi farklı yerleşimler aynı rota üzerinde değerlendirilebilir. KAPLAN: TİRE MANZARASINA KARŞI KÖY MOLASI Tire'nin Kaplan Mahallesi, ilçenin kırsal turizm açısından bilinen noktalarından. Yeşillikler arasındaki yerleşim, yüksek konumu ve çevresindeki doğal alanlarla dikkati çekiyor. Kaplan, Tire merkezdeki tarihi çarşı ve geleneksel pazar ziyaretinin ardından rotaya eklenebilecek duraklardan biri. Tire'nin yöresel yemeklerini deneyimlemek isteyen ziyaretçiler açısından da bölge alternatifler sunuyor. BOZDAĞ: YAZIN SERİN, KIŞIN BEYAZ BİR ROTA Ödemiş'in Bozdağ Mahallesi, yüksek rakımı ve dağlık coğrafyasıyla İzmir'in sahil yerleşimlerinden tamamen farklı bir atmosfere sahip. Yaz aylarında daha serin havası ve doğasıyla ziyaret edilen Bozdağ, kış aylarında ise kar yağışıyla birlikte farklı bir görünüme kavuşuyor. Bozdağ, özellikle Birgi ve Gölcük çevresiyle birlikte planlanan gezilerde rotaya dahil edilebiliyor. NAZARKÖY: BONCUK OCAKLARINDAN ÇIKAN RENKLER Kemalpaşa ilçesindeki Nazarköy, geleneksel nazar boncuğu üretimiyle tanınıyor. Boncuk ocaklarında gerçekleştirilen üretim, köyün kültürel ve ekonomik yaşamının önemli unsurlarından birini oluşturuyor. Ziyaretçiler üretim atölyelerini ve nazar boncuğundan hazırlanan el işi ürünleri görebiliyor. İzmir kent merkezine görece yakın olması da Nazarköy'ü günübirlik geziler için tercih edilen kırsal rotalardan biri haline getiriyor. İZMİR'İN KÖYLERİ DÖRT MEVSİM FARKLI BİR ROTA SUNUYOR İzmir'in kırsal bölgeleri, ziyaretçinin beklentisine göre farklı rotalar oluşturulmasına imkan sağlıyor. Tarih ve mimari için Birgi ve Şirince, yerel kültür ve üretim için Bademler, Barbaros, Germiyan ve Nazarköy, doğa ve fotoğraf için ise Lübbey, Kaplan ve Bozdağ öne çıkan seçenekler arasında bulunuyor. Sonbaharla birlikte sıcaklıkların düşmesi, özellikle yürüyüş ve kırsal keşif ağırlıklı gezileri daha rahat hale getirirken İzmir'in sahillerinden uzaklaşıp iç kesimlerine yönelen ziyaretçiler, kentin farklı bir yüzünü keşfetme fırsatı buluyor.

İZMİR'İN GELENEKSEL LEZZETLERİ: BOYOZDAN SÖĞÜŞE UZANAN EGE SOFRASI Haber

İZMİR'İN GELENEKSEL LEZZETLERİ: BOYOZDAN SÖĞÜŞE UZANAN EGE SOFRASI

Ege mutfağının önemli merkezlerinden İzmir, yalnızca zeytinyağlıları ve ot yemekleriyle değil, kent yaşamıyla özdeşleşen boyoz, gevrek, kumru, söğüş ve lokma gibi geleneksel lezzetleriyle de dikkati çekiyor. Sabah kahvaltısından gece atıştırmalıklarına kadar günün farklı saatlerinde sofraya gelen bu tatlar, İzmir'in gastronomi kültürünün önemli bir bölümünü oluşturuyor. İzmir denildiğinde akla gelen ilk lezzetlerin başında boyoz geliyor. Kentte özellikle sabah saatlerinde tüketilen boyoz, çoğunlukla haşlanmış yumurta ve çayla birlikte servis ediliyor. İzmir Ticaret Odasının başvurusu üzerine "İzmir Boyozu", 2017'de Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından coğrafi işaretle tescillendi. İzmir'in fırın kültürünün bir başka önemli parçasını ise kentte "simit" yerine yaygın olarak "gevrek" adıyla bilinen ürün oluşturuyor. Gevrek, özellikle kahvaltıda peynir ve çay eşliğinde İzmir sofralarının klasiklerinden biri olarak tüketiliyor. KUMRU, İZMİR'İN SOKAK LEZZETLERİNİN SİMGELERİNDEN Kentin en bilinen sokak lezzetleri arasında kumru da bulunuyor. Adını kullanılan özel ekmekten alan kumrunun geleneksel biçiminde İzmir tulum peyniri, domates ve biber gibi malzemeler öne çıkarken, zaman içerisinde sucuk, salam ve kaşar peynirinin kullanıldığı sıcak çeşitleri de yaygınlaştı. Özellikle Çeşme ile özdeşleşen sıcak kumru, bugün İzmir'in birçok ilçesinde hazırlanıyor ve kenti ziyaret edenlerin tercih ettiği lezzetler arasında yer alıyor. SÖĞÜŞÜN KENT MUTFAĞINDA AYRI BİR YERİ VAR İzmir mutfağının kendine özgü lezzetlerinden biri de söğüş. Kuzu kelle etinden hazırlanan söğüşte genellikle yanak, dil ve beyin gibi bölümler kullanılıyor. İnce doğranan etler; domates, soğan, maydanoz ve baharatlarla birlikte lavaş ya da ekmek arasında servis ediliyor. Özellikle Kemeraltı ve çevresinde uzun yıllardır faaliyet gösteren söğüşçüler, bu geleneğin kentte devam etmesini sağlıyor. ZEYTİNYAĞLI YEMEKLER VE EGE OTLARI SOFRANIN VAZGEÇİLMEZİ İzmir'in gastronomi kültürü sokak lezzetleriyle sınırlı değil. Ege'nin zeytinyağı ve yabani otları da geleneksel mutfağın temel unsurları arasında bulunuyor. Şevketibostan, radika, arapsaçı, deniz börülcesi, cibez ve turp otu gibi ürünler mevsimine göre pazarlarda yerini alıyor. Otlar kimi zaman haşlanarak zeytinyağı ve limonla salata şeklinde hazırlanırken kimi zaman da sıcak yemeklerde kullanılıyor. Enginar da İzmir mutfağında önemli yere sahip ürünlerden. Özellikle Urla ve çevresinde yetiştirilen enginar, zeytinyağlı yemeklerden farklı tariflere kadar geniş bir kullanım alanı buluyor. TİRE KÖFTESİNDEN ÖDEMİŞ KÖFTESİNE İLÇELERİN DE KENDİ LEZZETLERİ VAR İzmir'in ilçeleri de kentin gastronomi haritasına farklı yemeklerle katkı sağlıyor. Tire ile özdeşleşen Tire şiş köftesi, sade hazırlanması ve servis biçimiyle öne çıkarken Ödemiş köftesi de ilçenin en tanınmış yemekleri arasında yer alıyor. Bergama tulum peyniri, Bergama köftesi ve yörede hazırlanan farklı hamur işleri de Bakırçay havzasının mutfak kültürünü yansıtıyor. İzmir tulum peyniri ise kahvaltılardan sandviçlere kadar kent mutfağında geniş yer tutuyor. LOKMA GELENEĞİ MAHALLELERDE YAŞATILIYOR İzmir'de tatlı denildiğinde öne çıkan geleneksel lezzetlerden biri lokma. Kızgın yağda pişirilen hamurun şerbetlenmesiyle hazırlanan lokma, İzmir'de yalnızca bir tatlı olarak değil, aynı zamanda toplumsal bir paylaşım geleneği olarak da varlığını sürdürüyor. Düğün, sünnet, kandil ve hayır organizasyonlarının yanı sıra vefat edenlerin anısına kentin farklı noktalarında lokma döktürülerek vatandaşlara ücretsiz dağıtılması, İzmir'de sık karşılaşılan gelenekler arasında bulunuyor. ŞAMBALİ DE KEMERALTI'NIN KLASİK TATLARI ARASINDA İzmir'in geleneksel tatlıları arasında şambali de dikkati çekiyor. İrmikle hazırlanan ve şerbetlenen tatlı, özellikle Kemeraltı çevresindeki tatlıcılarda uzun yıllardır satılıyor. Üzeri genellikle badem veya fıstıkla tamamlanan şambali, yoğun kıvamı ve şerbetli yapısıyla İzmir'in sokak tatlıları arasında yer alıyor. Böylece İzmir mutfağı, boyoz ve gevrekle başlayan bir kahvaltıdan söğüş ve kumruya, Ege otlarından yöresel köftelere, lokma ve şambaliye uzanan geniş bir gastronomi kültürünü ziyaretçilerine sunuyor.

İZMİR AÇIKLARINDA 55 DÜZENSİZ GÖÇMEN İLE 4 ŞÜPHELİ YAKALANDI Haber

İZMİR AÇIKLARINDA 55 DÜZENSİZ GÖÇMEN İLE 4 ŞÜPHELİ YAKALANDI

İzmir'in Çeşme ve Urla ilçeleri açıklarında Sahil Güvenlik ekiplerince düzenlenen operasyonlarda 55 düzensiz göçmen yakalandı. Yasa dışı geçişleri organize ettikleri değerlendirilen 4 şüpheli de gözaltına alındı. Sahil Güvenlik ekipleri, 11 Eylül'de İzmir açıklarında düzensiz göçün önlenmesine yönelik iki ayrı çalışma gerçekleştirdi. Çeşme açıklarında saat 14.50 sıralarında Sahil Güvenlik Mobil Radarı (MORAD-11) tarafından hareket halindeki fiber karinalı lastik bot tespit edildi. Bölgeye Sahil Güvenlik Botu (KB-4309) sevk edildi. Ekipler tarafından durdurulan bottaki 11 düzensiz göçmen yakalandı. Botta bulunan ve yasa dışı geçişi organize ettiği değerlendirilen 1 şüpheli de gözaltına alındı. URLA AÇIKLARINDA 44 DÜZENSİZ GÖÇMEN YAKALANDI Aynı gün saat 23.59 sıralarında ise Urla açıklarında lastik bot içerisinde bir grup düzensiz göçmenin bulunduğu bilgisi üzerine Sahil Güvenlik ekipleri harekete geçti. Sahil Güvenlik İnsansız Hava Aracı, Sahil Güvenlik Ege Deniz Bölge Komutanlığı İstihbarat Şube Müdürlüğü ve Sahil Güvenlik Botu (KB-7) tarafından yürütülen ortak çalışma sonucunda hareket halindeki lastik bot durduruldu. Bottaki 44 düzensiz göçmen yakalandı. KARADAKİ TAKİPTE 3 ŞÜPHELİ GÖZALTINA ALINDI Urla'daki olayın ardından karada sürdürülen takip çalışmaları kapsamında Sahil Güvenlik ekipleri ile Urla İlçe Jandarma Komutanlığı personelince ortak operasyon düzenlendi. Operasyonda, düzensiz göçmenlerin yasa dışı geçişini organize ettikleri değerlendirilen 3 şüpheli gözaltına alındı. Böylece Çeşme ve Urla'daki iki operasyonda toplam 55 düzensiz göçmen ile 4 göçmen kaçakçılığı şüphelisi yakalandı. Yakalanan düzensiz göçmenlerin 4'ünün Afganistan, 9'unun Filistin, 3'ünün Lübnan, 17'sinin Sudan, 15'inin Çad ve 7'sinin Yemen uyruklu olduğu bildirildi. Düzensiz göçmenler sağlık kontrollerinin ardından İl Göç İdaresi Müdürlüğüne teslim edilirken, gözaltındaki 4 şüpheli hakkındaki işlemlerin sürdüğü öğrenildi.

İZMİR'E 1800 YATAKLI İKİNCİ ŞEHİR HASTANESİ GELİYOR Haber

İZMİR'E 1800 YATAKLI İKİNCİ ŞEHİR HASTANESİ GELİYOR

Sağlık Bakanı Memişoğlu, İzmir'e 1800 yatak kapasiteli Tınaztepe Şehir Hastanesi'nin inşa edileceğini açıkladı. Memişoğlu, kentte yapımı devam eden ve planlama aşamasındaki sağlık yatırımlarına ilişkin de bilgi verdi. Sağlık Bakanı Memişoğlu, yapımı tamamlanan Dikili Devlet Hastanesi'nin açılış törenine katıldı. Burada konuşan Bakan Memişoğlu, İzmir'in sağlık altyapısına yönelik yatırımları anlatarak, kente ikinci şehir hastanesinin yapılacağını bildirdi. İZMİR'E 1800 YATAKLI TINAZTEPE ŞEHİR HASTANESİ Yeni hastanenin 1800 yatak kapasitesine sahip olacağını belirten Bakan Memişoğlu, "Bu güzel günde, Efeler Diyarı İzmir’imize çok yakışacak, bölgemize değer katacak büyük bir müjdeyi daha sizlerle paylaşmak istiyorum. Yatırımlarımızın içinde, ilimizin yeni sağlık şaheseri, ikinci şehir hastanemiz, bin 800 yataklı Tınaztepe Şehir Hastanesini de inşa edeceğiz. Şimdiden tüm vatandaşlarımıza ve İzmir’e hayırlı, uğurlu olsun." dedi. Memişoğlu, Türkiye genelinde 271 bini aşkın yatak kapasitesi bulunduğunu, sağlık sisteminde 1,5 milyon kişinin görev yaptığını ve her gün 3 milyondan fazla kişiye sağlık hizmeti verildiğini söyledi. Türkiye genelinde 36 bin yatak kapasiteli 141 sağlık tesisinin yapımının sürdüğünü aktaran Bakan Memişoğlu, 1250'den fazla birinci basamak sağlık merkezinin de yapım, proje ve fizibilite süreçlerinin devam ettiğini kaydetti. İZMİR'İN YATAK KAPASİTESİ 14 BİN 350'YE ULAŞTI İzmir Şehir Hastanesi'nin 2023'te 2 bin 200 yatak kapasitesiyle hizmete alındığını hatırlatan Bakan Memişoğlu, son 25 yılda kentte 52 sağlık tesisinin inşa edildiğini ifade etti. İzmir'in toplam yatak kapasitesinin 14 bin 350'ye ulaştığını belirten Memişoğlu, kentte 2002'de 13 milyon olan yıllık muayene sayısının 58 milyonu aştığını söyledi. Ambulans sayısının 204'e yükseldiğini aktaran Memişoğlu, hekim sayısında yüzde 120, ebe ve hemşire sayısında ise yüzde 130 artış sağlandığını bildirdi. 68 YENİ SAĞLIK TESİSİ İÇİN PROJE ÇALIŞMASI Bakan Memişoğlu, 70 üniteli Buca Ağız ve Diş Sağlığı Merkezi ile 50 yataklı Selçuk Devlet Hastanesi'nin inşaatlarında sona gelindiğini, İzmir genelinde aralarında Sağlıklı Hayat Merkezlerinin de bulunduğu 18 sağlık tesisinin yapımının sürdüğünü belirtti. Planlanan yatırımlara ilişkin de bilgi veren Memişoğlu, 250'şer yataklı Menemen ve Bergama devlet hastaneleri, 125 yataklı Alsancak Devlet Hastanesi, 100 yataklı Kiraz Devlet Hastanesi, 50'şer yataklı Bayındır ve Karşıyaka devlet hastaneleri ile Urla Devlet Hastanesi Ek Binası başta olmak üzere 68 sağlık tesisinin proje çalışmalarının tamamlanarak temellerinin atılmasının hedeflendiğini söyledi. "BİZ HASTALIK DEĞİL, SAĞLIK BAKANLIĞIYIZ" Koruyucu sağlık hizmetlerinin önemine değinen Bakan Memişoğlu, "Biz hastalık değil, Sağlık Bakanlığıyız. Çağımızın en büyük sağlık sorunları fazla kilo, hareketsizlik ve tütün kullanımıdır. İzmir’deki 14 Sağlıklı Hayat Merkezimiz tamamen ücretsiz olarak hizmet veriyor. Tüm hemşehrilerimizi bu merkezlere davet ediyorum." ifadelerini kullandı. DİKİLİ DEVLET HASTANESİ HİZMETE AÇILDI Törende İzmir Valisi Elban da yeni hastanenin ilçeye hayırlı olmasını dileyerek, sağlık çalışanlarına görevlerinde başarılar diledi. AK Parti Genel Sekreteri İnan ise Dikili'nin kış aylarında yaklaşık 50 bin olan nüfusunun yaz döneminde 400 bine ulaştığını belirterek, yeni hastanenin bölgenin sağlık hizmetlerine erişimini kolaylaştıracağını söyledi. İnan, hastanenin 75 yatak, 24 poliklinik odası, 3 ameliyathane, yoğun bakım ünitesi, palyatif bakım ve diyaliz merkezi ile hizmet vereceğini kaydetti. Konuşmaların ardından kurdele kesilerek Dikili Devlet Hastanesi hizmete açıldı.

İZMİR’DE KİRACI KAVGASI KANLI BİTTİ: EV SAHİBİ TUTUKLU Haber

İZMİR’DE KİRACI KAVGASI KANLI BİTTİ: EV SAHİBİ TUTUKLU

İzmir’in Urla ilçesinde ev sahibi ile kiracı arasında tahliye davası nedeniyle çıkan tartışma cinayetle sonuçlandı. Kiracının oğlunu tabancayla vurarak öldüren ev sahibi tutuklanarak cezaevine gönderildi. İzmir’in Urla ilçesinde ev sahibi ile kiracı arasında yaşanan tahliye tartışması kanlı bitti. Tartışma sırasında kiracının oğlunu tabancayla vurarak öldüren ev sahibi çıkarıldığı mahkemece tutuklandı. Olay, Atatürk Mahallesi’nde gece saatlerinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre ev sahibi N.Ü. (54) ile kiracısının oğlu Rıdvan Çelik (37) evin önünde tartışmaya başladı. Tartışmanın büyümesi üzerine N.Ü., yanında bulunan ruhsatsız tabancayla Çelik’e ateş etti. BAŞINDAN VURULDU Silahla vurulan Rıdvan Çelik başından aldığı kurşunla olay yerinde hayatını kaybetti. İhbar üzerine olay yerine polis ekipleri sevk edildi. Polis tarafından gözaltına alınan şüpheli N.Ü., emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edildi. Mahkemeye çıkarılan şüpheli tutuklanarak Şakran Cezaevi’ne gönderildi. TAHLİYE DAVASI NEDENİYLE TARTIŞMA ÇIKTI Olayın yaşandığı üç katlı binanın üçüncü katında ev sahibi N.Ü.’nün, alt katında ise kiracı ailenin oturduğu öğrenildi. Asıl kiracının hayatını kaybeden Rıdvan Çelik’in babası olduğu belirtildi. Cinayetten bir gün önce görülen tahliye davasında hakimin tahliye kararını ertelediği, olayın ardından çıkan tartışmanın da bu nedenle yaşandığı ifade edildi. BİRKAÇ GÜN ÖNCE İZMİR’E GELMİŞ Hayatını kaybeden Rıdvan Çelik’in Güney Kore’de çalıştığı ve ailesinin yanına taşınmak için birkaç gün önce İzmir’e geldiği öğrenildi. Çelik’in 3 yaşında bir çocuğu olduğu belirtildi. Olayla ilgili soruşturma sürüyor.

İZMİR'DE 57 YILLIK TAPU DAVASI: URLA TEOS YAPI KOOPERATİFİ  Haber

İZMİR'DE 57 YILLIK TAPU DAVASI: URLA TEOS YAPI KOOPERATİFİ 

İzmir'de Urla Teos Yapı Kooperatifi'nden arsa satın alan 800 kişi, 57 yıldır devam eden davalar nedeniyle tapularına kavuşamıyor. Hayatını kaybeden üyelerin yerine davalara ikinci kuşak müdahil olurken, mahkeme heyeti son duruşmada eksiklerin giderilmesi için duruşmayı bir kez daha erteledi. 57 YILLIK DAVA: URLA TEOS YAPI KOOPERATİFİ Urla Teos Yapı Kooperatifi üyesi 800 hissedar, yıllardır süren tapu iptalleri nedeniyle mağduriyet yaşıyor. Yağcılar Köyü'nden 1969 yılında arsa satın alan vatandaşlar, mülkiyet haklarını korumak için kooperatif kurdu. Geçen 57 yıllık sürede kooperatifin tapuları çeşitli idari ve hukuki gerekçelerle defalarca iptal edildi. Haklarını aramak için yargıya başvuran ve bugün çoğu 80 yaşın üzerinde olan üyeler, yakınlarıyla birlikte farklı illerden gelerek duruşmalara katılıyor. Birçok üyenin vefat etmesiyle yargı sürecini ikinci kuşak devraldı. Üyeler, sorunun kalıcı olarak çözülmesini istiyor. DURŞMA YİNE ERTELENDİ Urla 3. Asliye Mahkemesi'nde görülen son duruşmada mahkeme heyeti, Urla Tapu Müdürlüğüne yeniden müzekkere yazılmasına karar vererek dava konusu kök tapunun tüm geçmiş kayıtlarının ve güncel parsel numaralarının bildirilmesini talep etti. Ayrıca Kadastro Müdürlüğüne de yazı yazılarak, önceki bilirkişi raporunda koordinatları belirlenen alanların güncel parsel bilgileriyle çakıştırılarak mahkemeye sunulması istendi. Mahkeme heyeti, istenen bilgi ve belgelerin toplanması, kurumlar arası yazışmaların tamamlanması ve denetime elverişli detaylı bilirkişi raporunun mahkemeye sunulabilmesi amacıyla duruşmayı 20 Mayıs tarihine erteledi. Hak Sahipleri Vefat Etti Urla Teos Yapı Kooperatifi üyeleri mülkiyet hakları fiilen engellenmesi ve yıllardır bitmeyen hukuki davalar nedeniyle öfkeli. Tapu sahipleri, mağduriyetlerinin giderilmesi için yetkililere çağrıda bulunuyor. Grup adına basın açıklamasını okuyan Avukat Makbule Gülşahin Erbay, "Davayı başlatan ilk kuşak hak sahiplerinin çoğu adaletin tecelli ettiğini göremeden vefat etti. Bugün 80-90 yaşlarına ulaşan üyelerimiz, her duruşmaya tekerlekli sandalyeleriyle katılarak hak arayışlarını sürdürüyor. Üniversite raporları ve bilirkişi incelemeleri, söz konusu arazinin orman vasfı taşımadığını tescil etmiş olmasına rağmen mülkiyet hakkımız fiilen engellenmektedir" dedi. HUKUKİ MÜCADELE ÇOCUKLARA KALDI Söz konusu taşınmazı 1969 yılında asistan olarak görev yaptığı dönemde 110 Reşat altını bedeliyle satın aldığını belirten bir tapu sahibi "Elimde devlet tarafından verilmiş kırmızı tapu senedi bulunuyor. Yıllarca kendimi bu taşınmazın yasal maliki olarak kabul ettim. Bu yatırımı, gelecekte çocuklarıma bir güvence bırakmak ve emeklilik dönemimde yılın birkaç ayını geçirebileceğim bir yaşam alanı oluşturmak gayesiyle yapmıştım. Gelinen aşamada nasıl bir yol izleyeceğimizi bilemiyoruz. İlerleyen süreçte duruşmalara iştirak edip edemeyeceğim dahi belirsiz. Hukuki mücadeleyi şu an 55 ve 56 yaşlarında olan çocuklarım devralacak. Tek temennimiz, onlar da 80-90 yaşlarına gelmeden bu yargı sürecinin nihayete ermesidir" ifadelerini kullandı. 'İMARLI ARSA' YAZAN TAPULAR ELİMİZDE Tapu sahiplerinden Gürsel Hancı, mülkü oldukça genç yaşlarında büyük fedakârlıklarla elde ettikleri maddi birikimlerle satın aldıklarını belirterek, "O tarihten bugüne tasarruf haklarımızı kullanamadık. Arazimiz vasıfsız bir nitelikte değildir. Elimizde, üzerinde açıkça 'imarlı arsa' ibaresi bulunan resmi tapumuz mevcut. Tüm bu resmi belgelere rağmen mülkiyet hakkımız halen tesis edilebilmiş değildir" şeklinde konuştu. 92 YAŞINDA HAKKINI ARIYOR Kooperatife gençlik yıllarında, arkadaşlarıyla birlikte ev sahibi olma heyecanıyla dahil olduklarını anlatan 92 yaşındaki bir diğer tapu sahibi ise "Yıllardır süregelen bekleyişimiz sonucunda hiçbir mülkiyete sahip olamadık. Mağduriyetimiz sürüyor ve halen hakkımıza kavuşmayı bekliyoruz. Elimizdeki geçerli tapulara istinaden, devlet yetkililerinden hukuka ve hakkaniyete uygun olanı yerine getirmelerini talep ediyoruz" dedi.

İZMİR, 6 GÜNDE ŞUBAT ORTALAMASINI AŞTI Haber

İZMİR, 6 GÜNDE ŞUBAT ORTALAMASINI AŞTI

İzmir’de şubat ayının ilk altı gününde metrekareye düşen 106,4 kilogram yağışla, 88 yıllık şubat ayı ortalaması aşıldı. İzmir Büyükşehir Belediyesi, 1.365 personel, 412 araç ve 200 pompa ile olumsuzluklara karşı sahada kesintisiz görev yapıyor. 1938 yılından bu yana tutulan verilere göre İzmir Güzelyalı’da şubat ortalaması 100,9 kilogram iken, bu yılın ilk haftasında metrekareye düşen yağış miktarı 106,4 kilograma ulaştı. İzmir Meteoroloji Bölge Müdürlüğü verilerine göre yağışsız geçen iki güne rağmen kaydedilen miktar, son yılların en yüksek seviyeleri arasında yer aldı. SU BASKINLARI 11 İLÇEYİ ETKİLEDİ Yoğun yağışlar Menderes, Ödemiş, Bayındır, Kemalpaşa, Beydağ, Gaziemir, Urla, Bergama, Torbalı, Karabağlar ve Seferihisar ilçelerinde su baskınlarına neden oldu. İzmir Büyükşehir Belediyesi ve İZSU, taşkınlara karşı gece boyunca AKOM koordinasyonunda görev yaptı. En fazla yağışın 131,8 kilogramla Menderes Çileme Mahallesi’ne düştüğü bildirildi. Ödemiş’te 93,7, Menderes merkezde 93,6 ve İzmir kent merkezinde ise 45 kilogram yağış ölçüldü. Güzelyalı’da ise yalnızca 6 Şubat’ta 45 kilogramlık yağış kaydedildi. 774 İHBAR: EN FAZLA SU BASKINI SEFERİHİSAR’DA İzmir Büyükşehir Belediyesi İtfaiye 112 hattına 229 ihbar, İZSU 185 ve HİM 153 hatlarına ise 545 ihbar ulaştı. İhbarların çoğunluğu ev ve iş yeri su baskınlarına ilişkin oldu. En çok ihbar gelen ilçe Seferihisar olurken, müdahalelerin yoğunlaştığı bölgeler şunlar oldu: Seferihisar: Payamlı, Cumhuriyet, Mersin Alanı, Camikebir Torbalı: Fevzi Çakmak, Muratbey, İnönü Menderes: Gümüldür, Çukuraltı Urla: Altıntaş, Atatürk, Güvendik Çeşme: Alaçatı, Dalyan, Ilıca, İsmet İnönü Menderes’te kurtarma, Torbalı’da can kaybı Menderes Çile Mahallesi’ndeki Ege Yaşam Kooperatifi’nde mahsur kalan iki kişi, itfaiye ekipleri tarafından kurtarıldı. Torbalı Pancar Mahallesi’nde ise İZBAN alt geçidinden aracıyla geçmeye çalışan bir yurttaş, su seviyesinin yükselmesi sonucu araçta mahsur kaldı. Yapılan müdahalelere rağmen yaşamını yitirdi. Olayla ilgili adli ve idari süreç sürüyor. ALTYAPI VE SOSYAL DESTEK EKİPLERİ SAHADA Yol Yapım Dairesi Başkanlığı ekipleri, Seferihisar, Torbalı, Menderes ve Bayındır’da gece boyunca selin neden olduğu hasara müdahale etti. Dere geçişleri açıldı, ulaşıma kapanan yollar yeniden trafiğe açıldı. Sosyal Hizmetler Dairesi Başkanlığı, Torbalı, Menderes, Çeşme ve Seferihisar’da 20 personel ile 6 ayrı ekip kurarak selden etkilenen haneler, iş yerleri ve ortak kullanım alanlarını yerinde inceliyor, acil yardım taleplerini belirliyor. UYARI: YAĞIŞLAR SÜRECEK Meteorolojiye göre yağışların gün içinde hafif sağanak şeklinde devam etmesi, gece yarısından itibaren ise yeniden kuvvetlenmesi bekleniyor. AKOM, kentteki gelişmeleri anlık olarak takip ederken, yurttaşlara dikkatli olmaları ve olumsuzlukları 185, 153 ve 112 hatlarına bildirmeleri çağrısı yapıldı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.