#Venezuela

- Venezuela haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Venezuela haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

İRAN'IN DA TRUMP'IN DA SAVAŞI BİTİRMEYE NİYETİ YOK Haber

İRAN'IN DA TRUMP'IN DA SAVAŞI BİTİRMEYE NİYETİ YOK

İsrail ve ABD'nin İran saldırılarıyla başlayan savaş devam ederken taraflardan tansiyonu yükselten açıklamalar gelmeye devam ediyor. İran Dışişleri Bakan Yardımcısı Kazım Garibabadi, bazı ülkelerin savaşın durdurulması veya ateşkes için İran ile temas kurduğunu belirterek, "Eğer bir ateşkes sağlanacaksa, İran’a yönelik saldırgan eylemlerin tekrar edilmeyeceğine dair bir güvence verilmelidir" dedi. ''İRAN KENDİSİNİ SAVUNMAKTADIR'' İran Dışişleri Bakan Yardımcısı Kazım Garibabadi, katıldığı bir televizyon programında Çin, Rusya, Fransa ve bazı bölge ülkelerinin savaşın durdurulması veya ateşkes sağlanması yönünde İran ile temas kurduğunu söyledi. Garibabadi, "Bu tür talepler bazı ülkeler tarafından dile getiriliyor ancak İran’ın bu konudaki tutumu nettir. Çünkü savaşı ve saldırıyı başlatan taraf İran değildir. Bu nedenle eylemlerin durdurulmasına yönelik bir talep gündeme gelse bile savunmasını durduracak taraf İran değildir. Zira İran saldırgan bir eylemde bulunmamakta, kendisini savunmaktadır" dedi. İran’ın eylemlerinin Birleşmiş Milletler (BM) Şartı’nın 51’inci maddesi kapsamında meşru müdafaa çerçevesinde gerçekleştirildiğini söyleyen Garibabadi, "Bu şartlardan biri, saldırgan eylemlerin yeniden tekrarlanmayacağından emin olunmasıdır. Saldırıya uğrayan bir ülke, bu saldırının tekrar edilmeyeceğinden emin oluncaya kadar savunma tedbirlerini sürdürür" şeklinde konuştu. Ateşkes ihtimaline ilişkin de açıklamada bulunan Garibabadi, "Eğer bir ateşkes sağlanacaksa ya da savaş durdurulacaksa, İran’a yönelik saldırgan eylemlerin tekrar edilmeyeceğine dair bir güvence verilmelidir. Aksi takdirde birkaç ay sonra yeniden bir saldırı gerçekleşirse böyle bir ateşkesin hiçbir anlamı olmayacaktır" ifadelerini kullandı. Trump’tan İran’a Hürmüz Boğazı uyarısı: "Yirmi kat daha sert şekilde vururuz"ABD Başkanı Donald Trump, "İran, Hürmüz Boğazı'ndaki petrol akışını durduracak herhangi bir şey yaparsa, ABD tarafından bugüne kadar aldığı darbelerden yirmi kat daha sert bir şekilde vurulacaktır" açıklamasında bulundu. "YİRMİ KAT DAHA SERT ŞEKİLDE VURURUZ" ABD Başkanı Donald Trump’tan ise "Yirmi kat daha sert şekilde vururuz" şeklinde bir açıklama geldi. ABD Başkanı Donald Trump, sosyal medya hesabı üzerinden Hürmüz Boğazı’ndaki durum ile ilgili açıklamalarda bulundu. İran yönetimini uyaran Trump, "İran, Hürmüz Boğazı'ndaki petrol akışını durduracak herhangi bir şey yaparsa, ABD tarafından bugüne kadar aldığı darbelerden yirmi kat daha sert bir şekilde vurulacaktır" dedi. Böyle bir senaryonun gerçekleşmesi halinde İran’ın yeniden inşasını zorlaştıracak hedefleri de vuracaklarını belirten Trump, "Ölüm, ateş ve öfke onların üzerine çökecek. Ama umarım ve dua ediyorum ki bu olmaz" ifadelerini kullandı. Trump, "Bu, ABD’nin Çin'e ve Hürmüz Boğazı'nı yoğun olarak kullanan tüm ülkelere bir hediyesidir. Umarım bu, büyük takdir görecek bir jest olur" dedi. ABD BAŞKANI TRUMP: "HÜRMÜZ BOĞAZI, GÜVENDE KALACAK" ABD Başkanı Donald Trump, İran’a yönelik saldırılar devam ederken enerji ve petrol akışının dünyaya ulaşmasına odaklandıklarını ifade ederek, "Hürmüz Boğazı güvende kalacak" dedi. ABD Başkanı Donald Trump, ABD ve İsrail’in İran’a karşı başlattığı savaşın ardından ilk resmi basın toplantısını Florida’da gerçekleştirdi. Buradaki açıklamasında ABD’nin İran’da askeri hedeflerini tamamlama yolunda büyük ilerlemeler kaydettiğini söyleyen Trump, "Hatta, bunun neredeyse tamamlandığı söylenebilir. İran’daki her gücü, son derece kapsamlı bir şekilde yok ettik. İran’ın deniz gücünün büyük bir kısmı battı. Neredeyse 50 gemi, şu anda denizin dibinde. Bana az önce, bu sayının 51 olduğu bildirildi" dedi. "ŞU ANA KADAR 5 BİNDEN FAZLA HEDEFİ VURDUK" İran’ın dron ve füze kabiliyetlerini hedef almaya devam ettiklerini söyleyen Trump, "Dron üretimleri bugün itibarıyla vurulmaya başlandı. Üretim yaptıkları bütün yerleri biliyoruz ve bu tesisler birbiri ardına vuruluyor. Füze kapasitesi yaklaşık yüzde 10, belki de daha altına indi" dedi. Trump, "Şu ana kadar 5 binden fazla hedefi vurduk. Bunların bazıları çok büyük hedeflerdi. Ve en önemli hedeflerin bazılarının vurulmasını, eğer gerekirse diye sonraya bıraktık. Bunları vurursak, yeniden inşa etmeleri yıllar alır. Bu hedefler arasında elektrik üretimi ile ilgili olanlar ve daha birçok şey var. Mecbur kalmadığımız sürece, bunu yapmak istemiyoruz" dedi. İran’ın füze rampalarında yüzde 90, dron rampalarında yüzde 83’lük düşüş olduğunu söyleyen Trump, "İran’ın dron ve füze üretmek için kullandığı üretim altyapısını da imha ediyoruz. Hem de kimsenin mümkün olduğunu düşünmediği bir hızla" dedi. İran’ın lider kadrosunu iki kez, belki üç kez ortadan kaldırdıklarını söyleyen Trump, "Belki benden sonra gelip benim dünya ve ülkemiz için yapmaya hazır olduğum şeyi yapmaya istekli olmayacak bir başkan, beş ya da on yıl sonra bir sorunla karşılaşsın istemiyoruz. Bu yüzden, İran’ın başına barışçıl bir şekilde çalışabilecek bir lider getirmeleri gerektiğini düşünüyoruz" şeklinde konuştu. "NÜKLEER SİLAH ÜRETMEYE DEVAM ETMEK İSTİYORUZ DEDİLER" İran’ın nükleer hedeflerinden vazgeçmesi için sahip olduğu sayısız fırsatı kullanmadığını savunan Trump, "(ABD Özel Temsilcisi) Witkoff’a açık bir şekilde "İnşa etmeye devam etmek istiyoruz" dediler. Yani, kısaca ifade etmek gerekirse, "Nükleer silah üretmeye devam etmek istiyoruz" dediler. Eğer Geceyarısı Çekici ile potansiyellerini imha etmemiş olsaydık, nükleer silah elde edeceklerdi. Onu da şimdiye kadar çoktan kullanmış olurlardı. En azından İsrail yok edilmiş olurdu" dedi. Geceyarısı Çekici operasyonu ile İran’ın üç nükleer tesisini imha ettiklerini söyleyen Trump, "Ama başka bir yerde yeni bir tesis kurmaya başlamışlardı. Bu tesis, granit kaya tarafından korunuyordu" ifadelerini kullandı. İran'ın balistik füze programını da eleştiren Trump, "Her şeyi aynı anda yapacaklardı. Bu durum, yurt dışındaki üslerimizi tehdit ediyordu. Hatta yakında ABD anakarasına ulaşabilecek duruma dahi gelebilirlerdi" dedi. "LAZER TEKNOLOJİSİ DEVREYE GİRECEK" ABD’nin hava savunma teknolojisinden övgüyle bahseden Trump, "Patriot sistemleri olağanüstü. Ayrıca sahip olduğumuz lazer teknolojisi inanılmaz. Çok yakında devreye girecek. Patroit'ların yaptığı işi lazerler, kelimenin tam manasıyla yerine getirecek ve bunu çok daha düşük bir maliyetle yapabilecek" dedi. ABD’nin saldırmaması durumunda İran’ın saldıracağına inandığını söyleyen Trump, "Eğer o anda müdahale etmeseydik, bize saldıracaklardı. Ayrıca çok aptalca bir şey yaptılar ve komşularına saldırdılar. Oysa komşularının çoğu tarafsızdı. Ya da en azından savaşa katılmayacaklardı. Ama saldırıya uğradılar ve bu durum, ters etki oluşturdu" dedi. Petrol akışının engellenmesi halinde İran'ın elektrik altyapısını vurmakla tehdit etti İran’a yönelik saldırılar devam ederken enerji ve petrol akışının dünyaya ulaşmasına odaklandıklarını ifade eden Trump, "Bir terörist rejimin dünyayı rehin almasına ve küresel petrol arzını durdurmaya çalışmasına asla izin vermeyeceğim. Eğer İran, bu yönde bir şey yaparsa, çok daha sert bir şekilde vurulacak. Az önce bahsettiğim, kolay vurulabilecek hedefleri tamamen ortadan kaldırırım. Onları öyle hızlı bir şekilde imha ederiz ki, bir daha asla toparlanamazlar" dedi. İran’ın füze ve dron tehdidinin ortadan kaldırılmasıyla bölgenin daha güvenli olacağını söyleyen Trump, "Hürmüz Boğazı güvenli kalacak" dedi. Trump, "Bunun sonucu, Amerikan aileleri için daha düşük petrol ve doğal gaz fiyatları olacak" şeklinde konuştu. "BOĞAZIN AÇIK KALMASI GEREKİYOR" Bugün farklı vesilelerle operasyonun kısa sürede tamamlanacağına ilişkin açıklamalarını yineleyen Trump, "Bu, yapılması gereken bir operasyon ve kısa süreli bir aksama olarak düşünebilirsiniz. Onu da bitirmeye çok yakınız. Eğer İran bir şey yaparsa, ödeyecekleri bedel hesaplanamayacak kadar büyük olur. O kadar büyük olur ki, bunu yaptıklarına pişman olurlar. Boğazın açık kalması gerekiyor. Çünkü bu durum, ABD’den çok diğer ülkeleri etkiliyor" şeklinde konuştu. "BAZI PETROL YAPTIRIMLARINI GEÇİCİ OLARAK KALDIRIYORUZ" Trump, "Petrol fiyatlarını düşürmek için bazı petrol yaptırımlarını geçici olarak kaldırıyoruz. Bazı ülkelere yaptırım uyguluyoruz. Ama bu durum düzelene kadar bazılarını kaldıracağız. Belki sonrasında geri koymamıza bile gerek kalmaz. Belki o zamana kadar barış olur" dedi. Trump, "Eğer gerekirse ABD Donanması ve müttefikler, tankerleri boğazdan askeri refakat ile geçirecek. Umarım buna gerek kalmaz. Ama gerekirse onlara eşlik ederiz" ifadelerini kullandı. Savaşın bu hafta bitmesi ihtimalini reddetti Trump, basın toplantısında İran’daki savaşın yakında biteceği açıklamalarından sonra savaşın bu hafta bitme ihtimaline ilişkin bir soruya, "Hayır, ama yakında" ifadeleriyle cevap verdi. Trump, "Çok yakında. Sahip oldukları her şey yok edildi. Liderleri de dahil" şeklinde konuştu. Küba’nın anlaşma yapmak zorunda kalacağını söyledi Küba ile anlaşma konusunda bir soru alan Trump, "Küba, uzun süre Venezuela’nın desteğiyle ayakta kaldı. Artık Venezuela’dan destek almıyorlar. Venezuela artık onlara enerji, yakıt, petrol ve para göndermiyor, hiçbir şey göndermiyor. Venezuela olmadan ayakta kalmaları mümkün değil. Biz de onları diğer tüm kaynaklardan kestik. Dolayısıyla ya bir anlaşma yapacaklar ya da biz aynı sonucu zaten kolay bir şekilde elde ederiz" dedi. "PETROL FİYATLARINI DÜŞÜK TUTMAK İSTİYORUZ" Petrol yaptırımlarının askıya alınmasına ilişkin detay talep eden bir muhabirin sorusuna Trump, "Petrol fiyatlarını düşük tutmak istiyoruz. Bu olay nedeniyle fiyatlar, yapay bir şekilde yükseldi. Ama bu, yapılması gereken ve çok olumlu bir şey için yaptığımız kısa süreli bir müdahaleydi" şeklinde cevap verdi. Trump, "Eğer bunu yapmasaydık, iki ila dört hafta içinde nükleer silaha sahip olacaklardı. Ve bu bunu, bu basın toplantısından çok daha önce kullanmış olurlardı. O zaman bugün çok farklı bir basın toplantısı yapıyor olabilirdik. Hatta belki hiç basın toplantısı yapmayabilirdik" dedi. İran’ın ABD içinde bir uyuyan hücreyi aktive ettiğine dair bilgi olup olmadığına ilişkin bir soru alan Trump, "Uzun zamandır bunu yapmaya çalışıyorlar. Bu konuyla çok yakından ilgileniyoruz. Hepsini izliyor, her birini takip ediyoruz. Onlar hakkında çok şey biliyoruz" dedi. Mücteba Hamaney’in seçiminin hayal kırıklığına uğrattığını söyledi Hamaney’in yeni dini lider seçilen oğlu Mücteba Hamaney’in hedef alınıp alınmayacağı yönündeki bir soruya Trump, "Bunu söylemek istemem. Ama açıkçası hayal kırıklığına uğradım. Çünkü bunun ülke için aynı sorunların devamı anlamına geleceğini düşünüyoruz. Bu yüzden, böyle bir seçim yaptıklarını görmek beni hayal kırıklığına uğrattı" dedi. İran’ın yeni lideri olarak nasıl bir profil aradığına ilişkin soruya Trump, "İçeriden biri olması bana daha mantıklı geliyor" dedi. Bu yaklaşımın Venezuela’da başarılı olduğunu söyleyen Trump, "Irak’ta farklı bir şey yaptık. Herkesi görevden aldık, orduyu görevden aldık, polisi görevden aldık, politikacıları görevden aldık ve geriye kimse kalmadı. Sonuçta ne oldu biliyor musunuz? DAEŞ ortaya çıktı. Bunu istemiyoruz. Şah’ın oğlu gibi isimler de konuşuluyor lakin o kişiler uzun süredir İran’da yaşamıyor. Şu ana kadar oldukça iyi çalışan bir formülümüz var ve bunun iyi çalışmaya devam edeceğini düşünüyorum" dedi. "PLANLARININ ORTA DOĞU’YU ELE GEÇİRMEK OLDUĞUNU DÜŞÜNÜYORUM" İran’ın Orta Doğu’yu ele geçirmek istediği iddiasını yineleyen Trump, "Eldeki bilgiler ve değerlendirmelere dayanarak, planlarının Orta Doğu’yu ele geçirmek olduğunu düşünüyorum. Bunu gerçekten istiyorlardı. Eğer Geceyarısı Çekici operasyonu yapılmamış olsaydı, bu kesinlikle olacaktı. Çünkü sadece birkaç hafta içinde nükleer silaha sahip olacaklardı. Bu operasyon, planlarına büyük bir darbe indirdi. Son altı ay içinde ne kadar füze ürettiklerine ve satın aldıklarına bir bakın. Bu füzeler, farklı ülkelere hedeflenmişti. Birleşik Arap Emirlikleri’ne binin üzerinde füze fırlattıklarını düşünün. Bu gerçekten inanılmaz bir rakam. Orta Doğu’yu ele geçirmeye hazırlanıyorlardı ama biz onlardan önce harekete geçtik" şeklinde konuştu.

DÜNYANIN EN TEHLİKELİ ÜLKELERİ AÇIKLANDI: O ÜLKE ŞAŞIRTTI Haber

DÜNYANIN EN TEHLİKELİ ÜLKELERİ AÇIKLANDI: O ÜLKE ŞAŞIRTTI

Latin Amerika, Afrika ve savaş bölgelerindeki ülkelerin üst sıralarda yer aldığı listede Papua Yeni Gine ilk sırada yer aldı. Dünya genelindeki tehlikeli suç oranlarını analiz eden veri platformu Numbeo, 2026 yılına ait “Crime Index” (Suç Endeksi) raporunu yayımladı. Hırsızlık, soygun, şiddet olayları, uyuşturucu kullanımı ve güvenlik algısı gibi verilerin değerlendirilmesiyle hazırlanan listede birçok ülkede güvenlik riskinin yüksek olduğu görüldü. Rapora göre suç oranlarının en yüksek olduğu ülkeler arasında özellikle Latin Amerika ve Afrika ülkeleri dikkat çekiyor. Uzmanlara göre siyasi istikrarsızlık, ekonomik krizler, çete faaliyetleri ve silahlı çatışmalar bu ülkelerdeki suç oranlarını artıran başlıca faktörler arasında yer alıyor. 2026’NIN EN TEHLİKELİ 10 ÜLKESİ Numbeo’nun yayımladığı verilere göre dünyanın en yüksek suç endeksine sahip ülkeleri şu şekilde sıralandı: Papua Yeni Gine – Suç Endeksi: 80.9 Venezuela – Suç Endeksi: 80.4 Haiti – Suç Endeksi: 80.1 Afganistan – Suç Endeksi: 74.8 Güney Afrika – Suç Endeksi: 74.5 Honduras – Suç Endeksi: 71.9 Trinidad ve Tobago – Suç Endeksi: 71.2 Suriye – Suç Endeksi: 67.5 Jamaika – Suç Endeksi: 67.4 Guyana – Suç Endeksi: 66.9 SUÇ ORANLARINI ARTIRAN NEDENLER Araştırmaya göre listede yer alan ülkelerde yüksek suç oranlarının temel sebepleri arasında ekonomik krizler, siyasi istikrarsızlık, silahlı çeteler ve uyuşturucu kaçakçılığı bulunuyor. Özellikle bazı ülkelerde güvenlik güçlerinin zayıf olması ve uzun süren iç çatışmalar da suç oranlarının yükselmesinde etkili oluyor. Uzmanlar, suç endeksi raporlarının resmi istatistiklerin yanı sıra yerel halkın güvenlik algısına dayandığını ve bu nedenle ülkelerdeki günlük güvenlik hissini de yansıttığını belirtiyor.

BU HASTALIK 78 ÜLKEDE GÖRÜLDÜ: CİNSEL ORGANLARA YERLEŞİYOR Haber

BU HASTALIK 78 ÜLKEDE GÖRÜLDÜ: CİNSEL ORGANLARA YERLEŞİYOR

Bilim insanları, dünya genelinde milyonlarca insanı etkileyen şistozomiyaz hastalığına yol açan parazitlerin kontrol dışına çıkabileceği konusunda uyarıda bulundu. Uzmanlara göre hastalık evrim geçirerek yeni bölgelere yayılma potansiyeli kazanıyor. Her yıl dünya genelinde yaklaşık 250 milyon kişi bu hastalık için tedavi görüyor. Vakaların büyük bölümü paraziti taşıyan salyangozların yaygın olduğu Afrika kıtasında görülse de, hastalığın Çin, Venezuela ve Endonezya dahil 78 ülkede tespit edildiği bildirildi. BBC Türkçe’nin aktardığına göre Türkiye’de ise bugüne kadar yalnızca yurt dışından dönen kişilerde bu parazite rastlandı. Ancak uzmanlar, küresel iklim değişikliği ve artan seyahatler nedeniyle hastalığın yeni bölgelere yayılabileceğini belirtiyor. DÜNYA SAĞLIK ÖRGÜTÜ’NDEN UYARI Dünya Sağlık Örgütü (WHO), şistozomiyaza neden olan parazitin evrim geçirerek farklı coğrafyalarda hayatta kalabilecek şekilde adapte olduğunu açıkladı. Açıklama, Dünya Göz Ardı Edilen Tropik Hastalıklar Günü kapsamında yapıldı. WHO, bir milyardan fazla insanı etkileyebilen bu hastalıkların yeterince dikkat çekmediğine ve küresel sağlık açısından ciddi risk oluşturduğuna dikkat çekti. ŞİSTOZOMİYAZ NEDİR? Şistozomiyaz, parazit taşıyan salyangozların bulunduğu tatlı sularla temas eden insanlarda görülen bir hastalık. Salyangozlardan suya bırakılan parazit larvaları, deriden vücuda girerek kan dolaşımına karışıyor. Vücuda girdikten sonra kan damarlarında yaşayan parazitler yumurtalarını bırakıyor. Bu yumurtaların bir kısmı dışkı veya idrarla vücuttan atılsa da bazıları organlarda birikerek bağışıklık sisteminin tepkisine neden oluyor. Bu durum dokularda hasara ve bazı vakalarda organ yetmezliğine yol açabiliyor. CİNSEL ORGANLARDA DA BİRİKEBİLİYOR Parazitin yumurtaları bazı durumlarda cinsel organlarda birikebiliyor. Bu duruma üriner şistozomiyaz adı veriliyor. Hastalık; ağrı, doku hasarı, kısırlık ve bazı vakalarda kanser riskinde artışa yol açabiliyor. Uzmanlara göre hastalık tedavi edilmezse ciddi sağlık sorunlarına hatta ölüme neden olabiliyor. Ancak erken teşhis halinde parazit ilaçlarıyla tedavi edilebiliyor. MELEZ PARAZİTLER YAYILMAYI KOLAYLAŞTIRABİLİR Malavi’deki Liverpool Wellcome Klinik Araştırma Programı’ndan Prof. Janelisa Musaya, parazitin insan ve hayvanlarda görülen türlerinin birleşerek yeni melez türler oluşturduğunu belirtti. Yapılan araştırmalarda incelenen örneklerin yaklaşık yüzde 7’sinde melez parazit tespit edildi. Uzmanlara göre bu oran gerçek yayılımın sadece küçük bir kısmını gösteriyor olabilir. Melez türlerin hem insanları hem de hayvanları enfekte edebilmesi nedeniyle hastalığın kontrol altına alınmasının zorlaşabileceği belirtiliyor. AVRUPA’DA DA GÖRÜLMEYE BAŞLADI Bilim insanları, iklim değişikliği ve artan uluslararası seyahatlerin parazitin yeni bölgelere yayılmasını kolaylaştırdığını vurguluyor. Son yıllarda Avrupa’nın güneyinde de salgın vakalarına rastlandığı bildirildi. WHO’nun şistozomiyaz kontrol programı sorumlusu Dr. Amadou Garba Djirmay, hastalığın artık küresel bir endişe kaynağı haline geldiğini söyledi. Kapsamlı mücadele programları sayesinde 2006 ile 2024 yılları arasında vakalar yüzde 60 oranında azaldı. Ancak WHO verilerine göre 2018 ile 2023 yılları arasında tropik hastalıklarla mücadele için sağlanan finansman yüzde 41 azaldı. Uzmanlar, hastalığın yayılmasını önlemek için özellikle risk altındaki gruplarda düzenli ilaç kullanımının ve erken teşhisin büyük önem taşıdığını vurguluyor.

TRUMP'TAN DAVOS'TA NET MESAJ: TEK İSTEGİM BİR PARÇA BUZ! Haber

TRUMP'TAN DAVOS'TA NET MESAJ: TEK İSTEGİM BİR PARÇA BUZ!

Zirvenin en çok merak edilen konuşmacısı olan ABD Başkanı Donald Trump, sahneye çıkarak ekonomi, NATO, Avrupa, göç krizi, yeşil enerji politikaları ve Grönland başlıklarında sert ve dikkat çeken mesaj'lar verdi. ABD ekonomisinden duyduğu memnuniyeti dile getirerek konuşmasına başlayan Trump, “Ekonomi patlama yaşıyor. İnsanlar çok iyi durumda ve benimle çok mutlular” ifadelerini kullandı. ABD’nin büyüyen enerji üretimi, ticaret anlaşmaları ve sanayi yatırımları sayesinde küresel rekabette güç kazandığını savundu. “GRÖNLAND SADECE ABD TARAFINDAN KORUNABİLİR” Trump, konuşmasının ilerleyen dakikalarında Grönland konusuna değinerek, ABD’nin bu bölgeye stratejik olarak önem verdiğini ve Grönland’ın korunması, geliştirilmesi ve kaynaklarının yönetilmesi için en uygun ülkenin yalnızca ABD olduğunu savundu. “Grönland'ı almak için derhal müzakerelere başladım” diyen Trump, bu adanın hem uluslararası hem ulusal güvenlik açısından büyük öneme sahip olduğunu söyledi. Trump, Danimarka’nın Grönland’a yönelik yükümlülüklerini yeterince yerine getirmediğini öne sürerken, bu bölgedeki nadir toprak elementleri, enerji kaynakları ve jeopolitik konumun altını çizdi. “Bu devasa buz kütlesi savunmasız. ABD, bu toprakları koruyabilecek tek güç” ifadelerini kullandı. NATO VE AVRUPA’YA ELEŞTİRİLER: “ARTIK TANIYAMIYORUZ” Trump’ın konuşmasında Avrupa ve NATO’ya yönelik mesaj'lar da dikkat çekti. Rusya-Ukrayna Savaşı’na değinen ABD Başkanı, “Bu savaşın artık durması gerekiyor. Gereksiz yere çok fazla insan ölüyor. Hem Putin hem de Zelenski anlaşma yapmak istiyor” dedi. NATO'nun bu süreçte daha etkin olması gerektiğini vurgulayan Trump, ABD'nin ittifaka verdiği desteğin güçlü şekilde süreceğini ancak “diğer ülkelerin aynı karşılığı verip vermeyeceğinden emin olmadığını” ifade etti. “Avrupa artık doğru yöne gitmiyor” diyen Trump, kıtanın ekonomik ve demografik yapısındaki değişimlerden duyduğu rahatsızlığı dile getirdi. Kontrolsüz kitlesel göç, rekor bütçe açıkları ve liderlerin etkisizliği nedeniyle Avrupa’yı artık “tanıyamadıklarını” söyleyen Trump, bu durumun tüm dünya için bir tehdit oluşturduğunu vurguladı. YEŞİL ENERJİ POLİTİKALARINA “ALDATMACA” SUÇLAMASI Temiz enerji politikaları konusunda da sert eleştirilerde bulunan Trump, “Yeşil Yeni Aldatmaca” (Green New Scam) diyerek çevreci projelere karşı çıktı. Rüzgar türbinlerini ve yüksek çevre standartlarını hedef alan Trump, bu politikaların ekonomilere zarar verdiğini, enerji fiyatlarını artırdığını ve üretimi düşürdüğünü iddia etti. Örnek olarak Almanya ve Birleşik Krallık’ı veren Trump, “Almanya’da elektrik fiyatları yüzde 64 arttı, İngiltere 1999’daki üretiminin sadece üçte birini karşılayabiliyor” şeklinde konuştu. ABD'nin enerji bağımsızlığını sağladığını ve petrol üretimini artırarak halkına düşük fiyatla hizmet verdiğini savundu. TİCARET DENGESİ VE VENEZUELA İDDİASI Trump, görevi süresince ABD'nin ticaret açığını %77 oranında düşürdüğünü ve bu sayede enflasyon yaratmadan ekonomik istikrar sağladıklarını söyledi. Venezuela’dan gelen 50 milyon varil petrolün ABD ekonomisine katkı sağladığını belirtti ve bu ülkenin önümüzdeki 6 ayda son 20 yılda kazandığından daha fazla gelir elde edeceğini iddia etti. “ABD YÜKSELİRSE, DİĞERLERİ DE YÜKSELİR” ABD’nin küresel ekonomideki rolünü savunan Trump, Avrupa, Japonya ve Güney Kore ile yapılan yeni ticaret anlaşmalarının sadece ABD’yi değil, partner ülkeleri de zenginleştirdiğini belirterek, “ABD yükselirse, diğerleri de takip eder” dedi. BEYAZ SARAY’DAN DESTEK, ANKETLERDEN ÇELİŞKİ Beyaz Saray yetkilileri Trump’ın konuşmasından memnun olduklarını ifade ederken, kamuoyundaki algı farklı. CBS’in yayımladığı son ankete göre, Amerikalıların %74’ü Trump yönetiminin fiyatları düşürme konusunda yetersiz kaldığını düşünüyor. Katılımcıların %44’ü, Trump’ın politikalarının kendilerini daha kötü duruma getirdiğini ifade ederken, yalnızca %18’lik bir kesim olumlu etki gördüğünü belirtti. EKONOMİ ODAKLI KAMPANYA YOLDA Trump’ın Davos’taki çıkışının ardından Beyaz Saray Özel Kalem Müdürü Susie Wiles, önümüzdeki hafta Trump’ın Iowa’da ekonomiye odaklı yeni bir etkinlik düzenleyeceğini duyurdu. Bu adımın, Kasım 2026’daki seçim süreci öncesinde Trump’ın yeniden seçilme kampanyasında ekonomiyi ana gündem haline getireceği şeklinde yorumlandı.

VENEZUELALI MUHALİF LİDERDEN TRUMP'A NOBEL BARIŞ ÖDÜLÜ Haber

VENEZUELALI MUHALİF LİDERDEN TRUMP'A NOBEL BARIŞ ÖDÜLÜ

Venezuelalı muhalif lider María Corina Machado, 2025 Nobel Barış Ödülü madalyasını ABD Başkanı Donald Trump’a Beyaz Saray’daki görüşmeleri sırasında sembolik bir jest olarak takdim etti. Görüşmenin ardından Trump, bu jesti “karşılıklı saygının harika bir göstergesi” olarak nitelendirdi. Muhalif lider Machado, basın mensuplarına yaptığı açıklamada, “Venezuela halkının demokratik hakları için yürüttüğü mücadele” nedeniyle layık görüldüğü Nobel Barış Ödülü madalyasını Trump’a verdiğini söyledi. Machado bu hareketi, Trump’ın özgürlükler ve Venezuela konusundaki duruşuna duyduğu takdirin simgesi olarak nitelendirdi. Trump da sosyal medya üzerinden yaptığı paylaşımda Machado’nun jestinden duyduğu memnuniyeti dile getirerek, bu davranışı “çok güzel bir jest” şeklinde yorumladı. NOBEL ÖDÜLÜ RESMEN DEVREDİLEMEZ Norveç Nobel Enstitüsü’nün kurallarına göre Nobel Barış Ödülü resmen devredilemez veya başka bir kişiye geçemez; ödülün başkası adına kazanılmış olması unvanını değiştirmez. Ancak fiziksel madalyanın Machado tarafından Trump’a verilmesine imkan veren jest, uluslararası kamuoyunda geniş yankı uyandırdı. BEYAZ SARAY’DAKİ GÖRÜŞME BAĞLAMI Machado ile Trump’ın görüşmesi Beyaz Saray’da gerçekleşti ve ikili daha sonra gazetecilere açıklamalarda bulundu. Bu görüşme, Venezuela’daki siyasi sürecin ve ABD’nin bu konudaki diplomatik duruşunun bir kez daha gündeme gelmesine yol açtı. NE OLMUŞTU? María Corina Machado, 2025 Nobel Barış Ödülü’nü Venezuela’daki demokratik hakların savunulması ve diktatörlükten barışçıl geçiş mücadelesi nedeniyle kazanmıştı. Ödül, Oslo’daki törenle resmî olarak kendisine sunulmuştu. TRUMP’TAN AÇIKLAMA Trump, Machado’nun takdimi karşısında jest için teşekkür ettiğini belirterek, görüşmenin “karşılıklı saygının harika bir göstergesi” olduğunu ifade etti. Ancak Trump’ın ödülü fiilen kabul edip etmediğiyle ilgili bazı haberlerde belirsizlikler yer alıyor.

İNGİLİZ BASINI YAZDI: TRUMP ORDUYA GRÖNLAND TALİMATI VERDİ Haber

İNGİLİZ BASINI YAZDI: TRUMP ORDUYA GRÖNLAND TALİMATI VERDİ

İngiliz medyasından “Trump, orduya Grönland işgali için plan hazırlama talimatı verdi” iddiası İngiliz The Mail on Sunday gazetesinin diplomatik kaynaklara dayandırdığı haberine göre, ABD Başkanı Donald Trump, orduya Grönland’ın işgali için bir plan hazırlama talimatı verdi. Ancak üst düzey askeri yetkililerin, bu planın yasadışı olduğunu ve Kongre tarafından desteklenmeyeceğini savunduğu belirtildi. ABD Başkanı Donald Trump’ın Grönland’ı ABD topraklarına katma isteğinin yankıları sürerken, İngiltere basınından konuyla ilgili dikkat çeken bir iddia geldi. The Mail on Sunday gazetesinin diplomatik kaynaklara dayandırdığı habere göre; başını siyasi danışman Stephen Miller’ın çektiği Trump’ın çevresindeki saldırı yanlısı grup, Venezuela lideri Nicolas Maduro’yu kaçırma operasyonunun başarısından cesaret alarak, Grönland’ı Rusya veya Çin’den önce kontrol altına almak için harekete geçti. Trump’ın bu doğrultuda Ortak Özel Harekat Komutanlığı’na (JSOC) Grönland’ı işgal planı hazırlama talimatı verdiği öne sürülürken, ABD Genelkurmay Başkanlığı’nın bunun yasadışı olduğu ve Kongre tarafından desteklenmeyeceği gerekçesiyle bu talimata mesafeli yaklaştığı aktarıldı. “TRUMP İLE UĞRAŞMAK 5 YAŞINDAKİ ÇOCUKLA UĞRAŞMAK GİBİ” Üst düzey askeri yetkililerin Trump’ı bu karardan vazgeçirmek için farklı yollar denediği belirtilirken, adı açıklanmayan bir kaynak, “Rusya’nın Batı’nın yaptırımlarından kaçınmak için kullandığı ‘hayalet gemileri’ durdurmak veya İran’a saldırı düzenlemek gibi daha az tartışmalı önlemlerden bahsederek Trump’ın dikkatini dağıtmaya çalıştılar” ifadelerini kullandı. Bir diğer kaynak ise, “Generaller, Trump’ın Grönland planının çılgınca ve yasadışı olduğunu düşünüyor. Bu yüzden onu başka büyük askeri operasyonlarla oyalama çabası içindeler. Onlara göre bu, 5 yaşındaki bir çocukla uğraşmak gibi bir şey” yorumunu yaptı. İngiliz diplomatlar, Trump’ın Grönland operasyonu ile ara seçimlerden önce ABD seçmenlerinin dikkatini ülke ekonomisinin performansından başka yöne çekmek istediğini ve Kongre’nin kontrolünü Demokratlara kaptırabileceğinden endişe ettiğini ifade etti. EN KÖTÜ SENARYO: “NATO’NUN İÇTEN YIKILMASI” Habere göre, bir diplomatik telgrafta en kötü senaryonun “NATO’nun içten yıkılması” olarak tanımlandığını aktaran bir kaynak, “Bazı Avrupalı yetkililer, Trump’ın çevresindeki MAGA (Amerika’yı Yeniden Büyük Yap) fraksiyonunun asıl amacının bu olduğunu düşünüyor. Kongre, Trump’ın NATO’dan ayrılmasına izin vermeyeceğinden, Grönland’ı işgal ederek Avrupalıları NATO’yu terk etmeye zorlayabilirler. Trump NATO’yu sona erdirmek istiyorsa, bu en uygun yol olabilir” değerlendirmesinde bulundu.

MADURO’NUN CEZAEVİNDEKİ “ÜNLÜ” KOMŞULARI DİKKAT ÇEKTİ Haber

MADURO’NUN CEZAEVİNDEKİ “ÜNLÜ” KOMŞULARI DİKKAT ÇEKTİ

ABD’nin Venezuela’ya düzenlediği operasyonla gözaltına alarak ülkeye getirdiği Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro’nun tutulduğu Brooklyn Metropolitan Detention Center (MDC), kötü koşulları kadar barındırdığı dikkat çekici komşuları ile de gündemde. Kanalizasyon suları, haşere istilası ve şiddet olaylarıyla bilinen cezaevinde, daha önce birçok tanınmış isim de kaldı. 3 Ocak'ta ABD tarafından Caracas'ta gerçekleştirilen 2 saat 20 dakikalık askeri operasyonla herhangi bir direnişle karşılaşılmadan ülkeye getirilen Maduro, dün ilk kez mahkemeye çıkarıldı. Ayakları kelepçeli olarak salona getirilen Maduro'nun duruşmasına ABD Bölge Yargıcı Alvin Hellerstein başkanlık etti. Davanın bir sonraki duruşması 17 Mart’ta görülecek. 6İX9İNE, LUİGİ MANGİONE, SHKRELİ… LİSTE DİKKAT ÇEKİCİ New York’taki MDC cezaevinde tutulan Maduro’nun kaldığı yer, geçmişte dünyaca ünlü isimlerin de yolu düşmüş bir cezaevi. Cezaevinde halen yargılama süreci devam eden isimlerden biri, 2024 yılında UnitedHealthcare CEO’su Brian Thompson’ı öldürmekle suçlanan Luigi Mangione. Ayrıca ünlü rapçi 6ix9ine, "pharma bro" olarak tanınan Martin Shkreli, FTX’in kurucusu Sam Bankman-Fried ve rapçi Fetty Wap da geçmişte burada tutuldu. Bir dönem burada kalan müzik dünyasının tartışmalı ismi Sean “Diddy” Combs’un ise daha sonra New Jersey’deki Fort Dix tesisine nakledildiği belirtildi. KÖTÜ KOŞULLAR, ŞİDDET VE HİJYEN SKANDALLARIYLA ANILIYOR Yaklaşık 1.300 tutuklunun kaldığı MDC Brooklyn, New York’taki federal yargılamaları bekleyen tutukluların barındığı tek cezaevi konumunda. Ancak tesisteki şartlar uzun süredir eleştiri konusu. 2019’da yaşanan bir elektrik yangınının ardından kış ortasında ısıtma sisteminin çalışmadığı, tutukluların soğuk hücrelerde bırakıldığı öne sürülmüştü. 2024 yılında ise cezaevinde iki tutuklunun başka mahkûmlar tarafından el yapımı silahlarla öldürüldüğü iddia edildi. Bu olayların ardından güvenlik önlemleri artırıldı. Ghislaine Maxwell’in de burada kaldığı dönemde, kanalizasyon suları, haşereler ve hijyen eksikliği nedeniyle ciddi şikâyetlerde bulunduğu kaydedildi.

TRUMP: MADURO YARGILANMAK ÜZERE NEW YORK’A GETİRİLİYOR Haber

TRUMP: MADURO YARGILANMAK ÜZERE NEW YORK’A GETİRİLİYOR

ABD Başkanı Donald Trump, Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro’nun yargılanmak üzere ABD’nin New York kentine getirildiğini açıkladı. ABD Başkanı Donald Trump, Venezuela’ya yönelik yürütülen operasyon ve Devlet Başkanı Nicolas Maduro’nun yakalanmasına ilişkin Fox News’e değerlendirmelerde bulundu. Trump, Maduro’nun yakalanmasına yönelik operasyonun aslında 4 gün önce planlandığını ancak olumsuz hava şartları nedeniyle ertelendiğini belirterek, “Hava şartlarının mükemmel olması gerekiyordu. Hava aniden açıldı ve biz de emri verdik” dedi. “OPERASYONU CANLI İZLEDİM” Operasyonu anbean takip ettiğini ifade eden ABD Başkanı, “Bir televizyon dizisi izler gibiydi. Hızı ve aksiyonu görmeniz gerekiyordu. Takımım inanılmaz bir iş çıkardı. Başka hiçbir ülke böyle bir manevra gerçekleştiremez” ifadelerini kullandı. “MADURO’NUN YAKALANDIĞI YER KALE GİBİYDİ” ABD Başkanı, operasyon sırasında bazı ABD askerlerinin yaralandığını, ancak kendi taraflarında can kaybı yaşanmadığını söyledi. Maduro’nun yakalandığı konutun yoğun güvenlik önlemleriyle korunduğunu belirten Trump, “Burası evden çok bir kaleye benziyordu. Her tarafı çelikle kaplıydı” dedi. ABD yönetiminin silah ve uyuşturucu kaçakçılığı ile suçladığı Maduro’nun, eşiyle birlikte helikopter ve gemiler aracılığıyla New York’a götürüldüğünü aktardı. MUHALEFETE DESTEK SİNYALİ ABD’nin Venezuela muhalefet lideri Maria Corina Machado’yu destekleyip desteklemeyeceği yönündeki soruya ABD Başkanı, “Bunu değerlendireceğiz” yanıtını verdi. Venezuela Devlet Başkanı Yardımcısı Delcy Rodriguez’e de değinen ABD Başkanı, “Maduro’nun seçilmesi bir rezaletti” ifadelerini kullandı. PETROL MESAJI: “ABD ŞİRKETLERİ AKTİF OLACAK” Venezuela’daki petrol kaynaklarına ilişkin planlara da değinerek, ABD merkezli petrol şirketlerinin Venezuela petrol endüstrisinde aktif rol üstleneceğini söyledi. Trump, “Dünyanın en büyük ve en iyi petrol şirketlerine sahibiz. Bu süreçte çok güçlü şekilde yer alacaklar” dedi.

VENEZUELA DEVLET BAŞKANI MADURO VE EŞİ NEREDE? Haber

VENEZUELA DEVLET BAŞKANI MADURO VE EŞİ NEREDE?

Venezuela Devlet Başkanı Yardımcısı Delcy Rodríguez, Devlet Başkanı Nicolas Maduro ve eşi Cilia Flores’in nerede olduğunun bilinmediğini açıkladı. Rodríguez, hükümetin her iki isim için de acilen hayatta olduklarına dair kanıt talep ettiğini belirtti. ABD tarafından gerçekleştirildiği öne sürülen operasyonla Maduro ve eşinin ülke dışına çıkarılmasının yankıları sürerken, Rodríguez yaptığı açıklamada hükümetin Maduro ve First Lady Cilia Flores’in akıbetine ilişkin net bilgiye sahip olmadığını söyledi. Rodríguez, “Nerede olduklarını bilmiyoruz. Hayatta olduklarına dair kanıt istiyoruz” ifadelerini kullandı. SAVUNMA BAKANI LOPEZ’DEN “DİRENİŞ CEPHESİ” ÇAĞRISI Venezuela Savunma Bakanı Vladimir Padrino Lopez ise ABD’nin gece saatlerinden bu yana ülkeye yönelik saldırılar düzenlediğini belirterek, hükümetin ölü ve yaralılara ilişkin bilgileri derlemeye devam ettiğini açıkladı. Lopez, saldırıların sivil yerleşim bölgelerini hedef aldığını savundu. Ülke genelinde askeri birliklerin konuşlandırıldığını duyuran Lopez, Venezuela’nın yabancı birliklerin varlığına karşı direneceğini vurguladı. Yaşananları Venezuela’ya yönelik şimdiye kadarki “en kötü saldırı” olarak nitelendiren Lopez, “direniş cephesi” oluşturulması çağrısında bulundu. “Saldırıya uğradık ama bizi boyun eğdiremeyecekler” diyen Lopez, halka sakinlik ve birlik çağrısı yaparak, anarşi ve düzensizliğe karşı uyarıda bulundu. Lopez, “Düşmanın yaratmak istediği paniğe kapılmayalım” dedi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.