#Yağışlar

- Yağışlar haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Yağışlar haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

YAREN LEYLEK, ARTIK EŞİ NAZLI İLE KAYIĞA GELİYOR Haber

YAREN LEYLEK, ARTIK EŞİ NAZLI İLE KAYIĞA GELİYOR

15 yıldır her bahar Bursa'nın Eskikaraağaç Leylek köyünde balıkçı Adem Yılmaz ile buluşan Yaren leylek bu simgeleşen dostluğuyla gönüllere taht kurarken hikayesiyle tüm dünyada yankı uyandırıyor. Bu yıl 15. kez bir araya gelen ikilinin bu masalsı dostluğuna Yaren leyleğin eşi de ortak oldu. 5 yıl önce bir kez daha kayığa konan ama o yıl ve sonraki yıllarda hep tereddüt ederek kıyıda bekleyen ve bu sebeple 'Nazlı' adı verilen leylek bu yıl yeniden kayığa konunca hikaye bir kez daha gündeme geldi. Hikayeyi fotoğraflayan yaban hayatı fotoğrafçısı Alper Tüydeş, "Ona zaten kayığa konmakta tereddüt ettiği için Nazlı adını vermiştik. 5 yıl önce zaman zaman kayığa konduğu anlar olmuştu. Ancak devamı gelmemişti. 5 yıl aradan sonra bu yıl yeniden eşi Yaren gibi o da kayığa konunca fotoğrafa çok daha büyük bir hikaye yansıdı. Onların bu buluşmasına gölün kuşları da dahil olunca o anları 'Adem Harikalar Diyarında' başlığıyla paylaştım. Çünkü küçük ak balıkçıl, gece balıkçılı, gri balıkçıl, karga, gümüş martı ve onların yanında kıyıda kediler ve açıkta pelikanlar da bu dostluğu izliyor ve bir yandan düşen balıklardan nasipleniyor. Uzun bir aradan sonra Adem amcanın kayığının bu denli kalabalık olması harikaydı" dedi. Balıkçı Adem Yılmaz da o anlardan duyduğu mutluluğu dile getirirken, "Bu sabah misafir ağırlamaktan yoruldum adeta. Balıkçıllar, martılar, karabataklar, kıyıda da kediler kayıkta leylekler derken epey yoruldum. Ama çok mutluyum. Acaba bu yıl yavruları da gelir mi diye düşünmeye başladım. Çok mutlu olurum elbette' dedi. Yaren ve Nazlı'nın bu sene 5 yavrusu dünyaya geldi Öte yandan, bu yıl özellikle bahar aylarında artan yağışlar sayesinde gölün su seviyesinin eski yıllardaki gibi arttığını belirten Tüydeş, bunun yavru sayısına da etki ettiğini belirterek Yaren'in beş yavrusu olduğunu ve hepsinin gayet sağlıklı bir şekilde büyümeye devam ettiğini belirtti. Bunun yanında bölgedeki diğer yuvalarda da yavru sayısında olumlu bir artış olduğunu sözlerine ekleyen Tüydeş, "İnsanlar bu yağışları ve artan su seviyesini felaket diye adlandırıyor ancak doğa için bu durum aksine bir cennet oldu" dedi. Yaban fotoğrafçısı Tüydeş yaşadığı masalsı anları sosyal medyasında şu cümlelerle dile getirdi: "Adem amca harikalar diyarında Nazlı tam kayığa konuyor, Yaren sanki gülümsüyor, ak balıkçıl poz veriyor, ben de kareye gireyim der gibi etrafta dolanıyor. Adem amca ise tüm bu güzelliği sessizce izlerken haklı bir gururla tebessüm ediyor. Mahalle kedileri bu buluşmayı müthiş bir kıskançlıkla kıyıdan izliyor. Bu hikâyeyi 10 yıl önce ilk paylaşırken şöyle bir başlık seçmiştik: 'La Fontaine Masalları gerçek oldu.' Aradan geçen onca yıla rağmen, hâlâ yeni bir sayfasını yaşamaya devam ediyoruz."

KARACABEY'DE BİBER DİKİMİ GECİKMELİ BAŞLADI Haber

KARACABEY'DE BİBER DİKİMİ GECİKMELİ BAŞLADI

Türkiye'deki 2 milyon tona yakın bu toplam üretimde çok önemli bir paya sahip olan Karacabey Ovası'nda ise tarımsal hareketlilik zirveye ulaştı. Bölgede etkili olan yoğun yağışlar ve soğuk hava dalgası nedeniyle normal takvimine göre yaklaşık 2 hafta geciken fide dikimi, 15 Mayıs itibarıyla başlayabildi. Türkiye İstatistik Kurumunun (TÜİK) bu yıla ilişkin açıkladığı "Bitkisel Üretim 1. Tahmini" verilerine göre, ülke genelinde salçalık kapya biber üretiminin bu sene yaklaşık 42 bin 500 tonluk bir artış göstererek 1 milyon 892 bin 700 tona ulaşması öngörülüyor. Karacabey Ziraat Odası İkinci Başkanı Ramazan Düzen, mayıs ayı itibarıyla salçalık domates, kapya biber ve karpuz başta olmak üzere birçok ürünün ekim ve dikim işlemlerine başladıklarını, çiftçilerin tarlalarda hummalı bir çalışma yürüttüğünü belirtti. Sezon öncesi düşen yağışların toprağı dikim için tam tavına getirdiğini ifade eden Düzen, yağmurlar sebebiyle yaşanan zorunlu gecikmeden dolayı, geçmiş yıllarda 15 Mayıs'a kadar tamamladıkları fide dikim sürecinin bu yıl 10-15 Haziran tarihlerine kadar sarkacağını dile getirdi. Karacabey'de yetişen kapya biberin yüksek kalitesine ve eşsiz aromasına dikkati çeken Düzen, "Kapya biberi dünyanın en güzel sebzesi olarak görüyorum. Çok amaçlı kullanılan, aromatik bir ürün. Taze tüketimden köze, turşudan salçaya ve sosa kadar her masada, her sofrada yer alıyor; hatta İtalya'nın pizzasında bile kullanılıyor. Karacabey Ovası'nın biberi de bu anlamda kalitesiyle her zaman öne çıkıyor" dedi. Karacabey Ovası'ndaki kapya biber verim standartlarına da değinen Düzen, dekar başına verimin hibrit tohumda ortalama 5 ton, yerli tohumda ise 3,5-4 ton arasında değiştiğini aktardı.

BURSA'NIN KARACABEY OVASI SULAR ALTINDA Haber

BURSA'NIN KARACABEY OVASI SULAR ALTINDA

Bursa'nın Karacabey ilçesindeki tarım arazilerinin sulanmasında kullanılan ve Marmara Denizi'ne dökülen önemli su kaynaklarından Nilüfer Deresi, Kocaçay ve dün bir kişinin köprü altından geçerken suya kapılarak hayatını kaybettiği Canbolu Deresi, son 2 haftadır devam eden yağışlar sebebiyle taştı. Harmanlı ve Bayıraltı mahalleleri sınırları içerisinde bulunan Karacabey Ovası'ndaki binlerce dönüm tarım arazisi ile tarlara giden yollar sular altında kaldı. Yolların suyla kaplanması sebebiyle çiftçiler arazilerine ulaşamadı. Bursa istikametinden Bandırma istikametine devam eden otoyol, suyla kaplanan ovayı tam ortadan ikiye böldü. Su altında kalan tarım arazilerinin dronla çekilen görüntüleri, taşkının etkilerini gözler önüne serdi. Harmanlı köyünden Ramadan Yongacı, 120 dekar arpa ekili arazisinin sular altında kaldığını belirterek, 15 senedir böyle bir olay yaşamadıklarını belirtti. Aynı köyde çiftçilik yapan Raşit Varol ise, "Ekili binlerce dönümlük alanımız su altında kaldı. Ekilecek yüzlerce yerimiz var. Allah yardımcımız olsun" dedi. Harmanlı Köyü Muhtarı Hüseyin Özdemir ise, 4 bin dönümü buğday ve arpa ekili 10 bin dönümden fazla tarım arazisinin sular altında kaldığını belirterek, "Boş arazilere domates, ayçiçeği ve mısır ekmeye hazırlanıyorduk. Ancak bu felaket başımıza geldi. Artık geç kaldı, maalesef ekilemeyecek" dedi. Özdemir, taşkın sularının 2 ay gibi bir sürede geri çekilmesini beklediklerini ifade ederek, yetkililerden yardım beklediklerini söyledi.

BURSA'DA BARAJLARDAKİ SU SEVİYESİ ZİRVEYE ULAŞTI Haber

BURSA'DA BARAJLARDAKİ SU SEVİYESİ ZİRVEYE ULAŞTI

Bursa’da geçtiğimiz yıl kuraklık nedeniyle alarm veren barajlar, bu yıl etkili olan yağmur ve Uludağ’daki yoğun kar yağışıyla doldu. Geçen yıl su seviyesinin yüzde 0’a kadar gerilediği kentte, doluluk oranı yüzde 95’in üzerine çıktı. Çınarcık Barajı’nın ardından Doğancı Barajı’nın da kapakları açıldı. METEOROLOJİ VERİLERİ DİKKAT ÇEKTİ Kış aylarında etkisini artıran yağışlar, kent genelinde su kaynaklarını yeniden canlandırdı. Meteoroloji Genel Müdürlüğü verilerine göre, uzun yıllar şubat ayı ortalaması 75 kilogram olan Bursa’ya bu yıl aynı dönemde 129 kilogram yağış düştü. Bu artışla birlikte barajlar dolarken, dereler de coşkulu şekilde akmaya başladı. ULUDAĞ’DA KAR KALINLIĞI 150 SANTİMETRE Özellikle Uludağ’da nisan ayına rağmen kar kalınlığının 150 santimetreye ulaşması dikkat çekti. Son yılların en yüksek seviyelerinden biri olarak kayıtlara geçen kar örtüsü, erime sürecinde barajlara ek su sağlayacak. SU BOLLUĞU TEDİRGİNLİĞİ BERABERİNDE GETİRDİ Geçtiğimiz yıl sonbaharda su kesintilerinin yaşandığı Bursa’da bu yıl su bolluğu yaşanırken, doluluk oranlarının hızla artması kontrollü su tahliyesini gündeme getirdi. Yetkililer, yağışların sürmesi ve Uludağ’daki karların erimesiyle birlikte baraj kapaklarının kontrollü şekilde açılacağını belirtti. EVLİYA ÇELEBİ’NİN SÖZÜ YENİDEN GÜNDEMDE Osmanlı seyyahı Evliya Çelebi’nin “Velhasıl Bursa sudan ibarettir” sözünü hatırlatan manzaralar, kentin dört bir yanında kendini gösterdi. Bursa’nın dağları, ovaları ve dereleri yeniden suyla buluştu. ALTERNATİF BAŞLIKLAR BURSA’DA BARAJLAR TAŞMA NOKTASINDA BURSA’DA SU SEVİYESİ ZİRVEYE ULAŞTI ULUDAĞ’DAKİ KAR BARAJLARI DOLDURDU

BURSA'NIN MEYVE BAHÇELERİ DE SULAN ALTINDA Haber

BURSA'NIN MEYVE BAHÇELERİ DE SULAN ALTINDA

Bursa'nın Gürsu ilçesinde yüzlerce dönüm şeftali ve armut bahçesi su altında kalırken, çiftçiler kritik zaman olarak gördükleri çiçeklenme döneminde zararlılara karşı mücadeleyi çamur içinde yürütüyor. Şubatta mevsim normalleri üzerinde yağış alan Bursa'da mart ayında ilkbahar yağmurları da güzel oldu. Mart ayı uzun yıllar yağış ortalaması metrekareye 70 kilogram olan Bursa'da geçen ay 92,8 kilogram yağış olurken, Gürsu ilçesi 61,6 ve Kestel ise 72 kilogram yağmur aldı. Özellikle hafta sonundan bu yana etkili olan sağanak yağışlar Gürsu ve Kestel'de birçok meyve bahçesini ve sebze tarlasını su altında bıraktı. Sulama kooperatifleri bahçelerdeki suyu pompalarla kanala aktarsa da kanallarda da su alacak yerin bulunmaması ve yağışların devam edecek olması bölgede çiftçileri endişelendiriyor. "Çamurda bata çıka çalışıyoruz" Gürsu'nun Karahıdır Mahallesi'ndeki kanalların taşması sonucu yüzlerce şeftali ve armut bahçesi su içinde kaldı. Karahıdır çiftçilerinden Zafer Altın, arazilerin büyük bölümünün su altında olduğunu belirterek, "Tam çiçek açtığı zaman böyle oldu. Meyve hastalıklarına karşı mücadele zamanı. Çamurda bata çıka çalışıyor, ilaçlama yapıyoruz. Suyun uzun kalmaması lazım. Bir hafta 10 gün kalırsa su ağaçlar kurur" dedi. 10 dönüm dereotu tarlası yeniden ekilecek Kritik bir zamanda olduklarını dile getiren Altın, bu dönemi zararsız atlatmaya çalıştıklarını söyledi. Yağışlardan önce 10 dönüme dereotu ektiğini anlatan Altın, "Su altında kaldı, çürüdü, olmaz artık. 100 bin liraya lakın masrafım var. Mazotu gübresi ve tohumu derken tüm masraf suyla gitti. Sular çekildikten sonra roka, dereotu ya da marul ekeceğim." ifadesini kullandı. "Yangın nedeniyle dağımız çıplak kaldı" Armut bahçesine ilaçlama yapan üretici Turgay Koç ise yaşadıklarına zorluğa dikkati çekerek, "Traktörlere, bize, çiftçiye, meyve ağaçlarına yazık. 9 dönüm armut bahçemin büyük bölümü su altında. Bir hafta 10 gün su çekilmezse kurayacak. Önümüzdeki günler de yağışlı görünüyor, çaresisiz" diye konuştu. Böyle bir su baskınını yakın zamanda hatırlamadığını dile getiren Koç, "Geçen yaz yangın çıktı. Dağımızda ne kadar ağaç, çalılık varsa yandı. Çalılar suyu tutuyordu, kabak gibi açıldı dağımız. Yağmur doğrudan aşağıya geliyor artık. Buna çözüm bulunmalı." dedi.

BURSALI ÇİFTÇİ, SULARIN ÇEKİLMESİNİ BEKLİYOR Haber

BURSALI ÇİFTÇİ, SULARIN ÇEKİLMESİNİ BEKLİYOR

Bursalı çiftçiler, yeni sezon ekim için tarım alanlarını kaplayan suların çekilmesini bekliyor. Meteoroloji Genel Müdürlüğü verilerine göre, şubat ayı uzun yıllar yağış ortalaması 75 kilogram olan Bursa'ya geçen ay 129 kilogram yağış düştü. Tarımsal üretimin önde gelen ilçelerinden Karacabey metrekareye 95,3 kilogram yağış düşerken, Mustafakemalpaşa 105,8, İznik 90,8, Gürsu 100,7 Kestel 116,8 ve Yenişehir ise 65,2 kilogram yağış aldı. Yağışların ve Uludağ'daki karların erimesiyle Uluabat Gölü, son 10 yılın en yüksek seviyesine ulaşırken yaşanan taşkınlar Karacabey'de dönümlerce tarım arazisini su altında bıraktı. Karacabey Ziraat Odası Başkan Yardımcısı Ramazan Düzen, yaklaşık 2 bin dönüm tarım alanının suyla kaplı olduğunu belirterek, "Bunların bir bölümü hububat ekili arazi. Bunlarda ciddi zarar oluştu. Buğday 2 gün su içinde kalırsa bozulur ki günlerdir adeta göl içindeler" dedi. Zarar gören bu alanların tekrar dikileceğini, diğer alanlara farklı ürünler için değerlendirileceğini dile getiren Düzen, şunları söyledi: "Şu anda araziler suyla kaplı, çiftçinin eli kolu bağlı. Suların çekilmesini bekliyoruz. Domates ve biber gibi sebze ekimleri bu yıl nisan ve mayıs gibi başlar. Mayısa kadar suların çekilmesini bekliyoruz. Nisan ayında suyun çekildiği yerde çiftçilerimiz hızla ekimini yapar. Zarar gören buğday ekili arazilerde bahar dönemi ekilişlerinde mısır ve ayçiçeği olabilir. Yağışlar iyi oldu umarız verimli bir sezon geçiririz." Düzen, suların bazı buğday yerlerde hızlı çekildiğini ve ciddi zarar oluşmadığına dikkati çekerek, "Tek sorun traktörüyle tarlaya giremedi kimse. Gübre ve ilaçlarını dron desteğiyle attılar. Buralar iyi su aldı, verimi de iyi olacaktır diye düşünüyoruz" dedi. Karacabey ilçesinde 22 yıldır süt inekçiliği yapan Mustafa Çolakoğlu (62) da yıllardır hayvanlarını otlattığı arazilerin, meraların su altında kaldığını belirterek, "Haftalardır hayvanları otlatmaya çıkaramıyorum. Mecbur yemli devam ediyoruz. Yem de çok pahalı, hayvancılık yapanların belini büküyor. Balya alıyoruz mecburen ve karışık yaparak maliyet düşürmeye çalışıyoruz" ifadelerini kullandı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.