#Yalova

- Yalova haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Yalova haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

GÜLLÜ’NÜN ÖLÜMÜNDE KIZI İLK KEZ HAKİM KARŞISINDA Haber

GÜLLÜ’NÜN ÖLÜMÜNDE KIZI İLK KEZ HAKİM KARŞISINDA

Yalova’nın Çınarcık ilçesinde 26 Eylül 2025’te evinin penceresinden düşerek hayatını kaybeden ve kamuoyunda “Güllü” adıyla tanınan sanatçı Gül Tut’un ölümüne ilişkin davada ilk duruşma yarın yapılacak. Tutuklu sanık Tuğyan Ülkem Gülter, Yalova 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde ilk kez hakim karşısına çıkacak. Yaklaşık 10 aylık soruşturmanın ardından hazırlanan 21 sayfalık iddianame mahkeme tarafından kabul edilmişti. İddianamede Gülter hakkında “tasarlayarak üst soya karşı kasten öldürme” suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası talep ediliyor. OLAY NASIL MEYDANA GELDİ? İddianamede, Gül Tut’un 26 Eylül 2025 tarihinde saat 01.26 sıralarında Çınarcık’taki evinin penceresinden yaklaşık 18,17 metre yükseklikten düşerek yaşamını yitirdiği belirtildi. İlk duruşmada sanığın savunmasının alınması, dosyada bulunan delillerin değerlendirilmesi ve soruşturma kapsamında ifadeleri alınan bazı tanıkların dinlenmesi bekleniyor. İDDİANAMEDE ÇOK SAYIDA DELİL YER ALDI Savcılık tarafından hazırlanan iddianamede olayla ilgili kamera ve ses kayıtları, bilirkişi raporları, tanık anlatımları, WhatsApp yazışmaları, HTS kayıtları ve çeşitli dijital materyaller delil olarak yer aldı. Sanık Tuğyan Ülkem Gülter ise hakkındaki suçlamalara ilişkin savunmasını mahkeme huzurunda yapacak. GÜLLÜ’NÜN KANINDA 3,53 PROMİL ALKOL TESPİT EDİLDİ Adli Tıp Kurumu raporlarının da yer aldığı iddianamede, Gül Tut’un kanında 3,53 promil alkol bulunduğu kaydedildi. Raporda bazı ilaç etken maddelerine rastlandığı, ancak bunların ölüm nedeni olmadığı belirtildi. Ölümün ise yüksekten düşmeye bağlı genel beden travması, kafatası kırıkları, beyin kanaması, çok sayıda kemik kırığı ile iç organ ve büyük damar yaralanmaları sonucunda meydana geldiği değerlendirildi. “ZEMİN KAYGANDI” İDDİASI İNCELENDİ Soruşturma kapsamında olayın yaşandığı odanın zemininin kaygan olduğu yönündeki iddialar da araştırıldı. Bursa Bölge Kriminal Polis Laboratuvarı’nın incelemesinde zeminde kayganlığa yol açabilecek herhangi bir kimyasal madde kalıntısına rastlanmadığı iddianamede yer aldı. OLAY GECESİNE AİT SES VE KAMERA KAYITLARI DOSYADA İddianamede olay gecesine ilişkin kamera ve ses kayıtlarının önemli deliller arasında bulunduğu belirtildi. Bilirkişi incelemesinde, Gül Tut’un banyodan çıktıktan sonra evde bulunan kişilerle konuştuğu ve “Malkata” isimli Roman havasının çaldığı kaydedildi. İddianamede ayrıca Gül Tut’un olay öncesinde söylediği bazı ifadeler de yer aldı. Savcılık, Tuğyan Ülkem Gülter’in olaydan önce Sultan Nur Ulu’dan Gül Tut’un sevdiği belirtilen “Malkata” isimli şarkıyı açmasını istemesini de değerlendirdi. İddianamede müziğin Gül Tut’un düşme anına kadar devam ettiği, Tuğyan ve Sultan’ın aşağıya yönelmesiyle müziğin kesildiği belirtildi. Kamera kayıtlarında ise silinti veya manipülasyon tespit edilmediği aktarıldı. DÜŞME ÖNCESİ ÜÇ AYRI SES İNCELENDİ Bilirkişi raporunda olay öncesinde kayıtlara yansıyan üç ayrı darbe veya vurma sesi de değerlendirildi. İddianamede bu seslerin farklı nitelikte olabileceğine ilişkin bilirkişi değerlendirmelerine yer verildi. Savcılık ayrıca Tuğyan Ülkem Gülter’in olay sırasında Gül Tut’a temas ve farkındalık mesafesinde bulunduğuna yönelik bilirkişi değerlendirmesini de dosyaya dahil etti. SULTAN NUR ULU’NUN BEYANLARI DOSYADA Olay sırasında evde bulunan Sultan Nur Ulu’nun ifadeleri de iddianamede yer aldı. Ulu’nun soruşturmanın ilk aşamasında Gül Tut’un pencereden düştüğünü anlattığı, daha sonraki ifadesinde ise farklı bir beyanda bulunduğu aktarıldı. İddianameye göre Ulu, sonraki anlatımında Tuğyan’ın Gül Tut’a arkadan yaklaşarak kalça ve bacak bölgesinden kavradığını gördüğünü söyledi. Ulu hakkında ayrıca “yalan tanıklık” suçundan ayrı dava açıldığı belirtildi. TANIKLARIN “ANNEMİ CAMDAN ATACAĞIM” İDDİASI İddianamede bazı tanıkların beyanlarına da yer verildi. M.A., S.D. ve G.Y. isimli tanıklar, olaydan yaklaşık üç ay önce Tuğyan Ülkem Gülter’in annesinin evlenmesine izin vermediğini söyleyerek “Bir gün annemi camdan atıp öldüreceğim” şeklinde sözler sarf ettiğini öne sürdü. R.G. isimli tanık ise Gül Tut’un yükseklik korkusu bulunduğunu ve yüksek yerlerde cam kenarına yaklaşamadığını ileri sürdü. S.C. isimli tanık da Gülter’in kendisine “Bir gün ya annemi ya da kendimi öldüreceğim” dediğini iddia etti. Söz konusu ifadeler iddianamede tanık beyanları olarak yer alırken, bu iddiaların doğruluğu yargılama sürecinde mahkeme tarafından değerlendirilecek. WHATSAPP MESAJLARI DA İNCELENDİ İddianamede Tuğyan Ülkem Gülter’in annesiyle yaşadığı sorunlara ilişkin bazı WhatsApp yazışmalarına da yer verildi. Eski erkek arkadaşı Kervan Eminoğlu ile yaptığı yazışmalarda annesiyle ilgili bazı ifadeler kullandığı aktarılan Gülter’in, başka bir mesajında ise “Ben Güllü’nün kızı değilim, ben Tuğyan’ım” şeklinde yazdığı belirtildi. Dosyada ayrıca Gül Tut’un ölümünden önce gönderildiği belirtilen bazı mesajlar da deliller arasında gösterildi. İNTERNET ARAMALARI DA DOSYAYA GİRDİ Dijital incelemelerde Gülter’in uyuşturucu maddelerin vücuttan ve saçtan ne kadar sürede temizlendiğine ilişkin çeşitli internet aramaları yaptığı belirtildi. İddianamede ayrıca 24 Kasım 2025 tarihinde “Çözülmemiş davalar seri katil davası dedektif oyunu suçluyu bulma” adlı bir kutu oyununun internet üzerinden incelendiği kaydedildi. İLK DURUŞMA YARIN Gül Tut’un ölümüne ilişkin soruşturmanın ardından hazırlanan iddianamenin kabul edilmesiyle birlikte dava aşamasına geçildi. Yalova 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde 1 Ekim 2026 Perşembe günü görülecek ilk duruşmada tutuklu sanık Tuğyan Ülkem Gülter’in savunmasının alınması ve tarafların dinlenmesi bekleniyor. Dosyada yer alan tanık beyanları ve diğer deliller de mahkemenin değerlendirmesine sunulacak. ALTERNATİF BAŞLIKLAR

KAYIP ÖĞRETMENDEN ACI HABER GELDİ Haber

KAYIP ÖĞRETMENDEN ACI HABER GELDİ

Yalova'da matematik öğretmeni olarak görev yapan ve ilk ders gününün ardından okuldan çıktıktan sonra kendisinden bir daha haber alınamayan İlhan Algınkaplan'dan acı haber geldi. Yalova’da görev yapan 43 yaşındaki matematik öğretmeni İlhan Algınkaplan’ın cansız bedeni, İznik Gölü’nde sahilden yaklaşık 50 metre açıkta bulundu. Deniz polisi tarafından sudan çıkarılan Algınkaplan’ın cenazesi, ambulansla Orhangazi Devlet Hastanesi morguna götürüldü. Yaklaşık 12 saattir kendisinden haber alınamayan Algınkaplan için Orhangazi ilçesi İznik Göl’ünde başlatılan arama çalışmaları acı haberle sonuçlandı. Deniz polisi, kayıp öğretmenin cansız bedenini sahilden yaklaşık 50 metre açıkta tespit etti. Sudan çıkarılan Algınkaplan’ın cenazesi, olay yerindeki işlemlerin ardından ambulansla Orhangazi Devlet Hastanesi morguna kaldırıldı. Anne ve babası gözyaşlarına boğuldu Oğullarının sudan çıkarıldığı sırada göl kenarında bekleyen annesi Hatice ve babası Sadettin Algınkaplan, acı haberle gözyaşlarına boğuldu. Yalova Abdülhamithan Ortaokulu’nda matematik öğretmeni olarak görev yapan Algınkaplan’ın, ilk ders gününün ardından okuldan çıktığı, saat 11.00 sıralarında annesini arayarak gezeceğini söylediği öğrenilmişti. Algınkaplan’ın babasına ait 77 DH 455 plakalı otomobili göl kenarında bulunurken, cep telefonu ve kıyafetleri de göl sahilinde bulunmuştu. Bunun üzerine Orhangazi İlçe Jandarma Komutanlığı, AFAD ve polis Sualtı Arama ve Kurtarma ekipleri bölgede arama çalışması başlatmıştı.

GÜLLÜ’NÜN ÖLDÜĞÜ GECEYE İLİŞKİN YENİ GÖRÜNTÜLER ORTAYA ÇIKTI Haber

GÜLLÜ’NÜN ÖLDÜĞÜ GECEYE İLİŞKİN YENİ GÖRÜNTÜLER ORTAYA ÇIKTI

Yalova’nın Çınarcık ilçesinde Güllü olarak tanınan sanatçı Gül Tut’un hayatını kaybettiği olaya ilişkin yeni güvenlik kamerası görüntüleri ortaya çıktı. Görüntülerde, Tut’un düşmesinden yaklaşık 17 dakika sonra polis ekiplerinin binaya geldiği, sanık Tuğyan Ülkem Gülter’in ise panik içinde annesinin durumunu sorduğu görülüyor. Yalova Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan iddianamede, sanatçı Tut’un düşme saati 01.26.32 olarak belirlendi. Binanın güvenlik kamerasına yansıyan yeni görüntülerde ise saat 01.43 sıralarında polis ekiplerinin olay yerine gelerek binaya girdiği görülüyor. Böylece görüntülerdeki hareketliliğin Tut’un düşmesinden yaklaşık 17 dakika sonra yaşandığı anlaşılıyor. Kayıtlarda binanın girişinde polis ekipleri ile vatandaşların bir araya geldiği, olayın ardından panik yaşandığı görülüyor. "ANNEM İYİ DEĞİL Mİ?" Görüntülere göre sanık Gülter de binanın girişinde panik ve gerginlik içinde hareket ediyor. Polis ekiplerinin Gülter’i sakinleştirmeye çalıştığı anlar kameraya yansıyor. Gülter’in annesinin durumunu öğrenmeye çalışırken "Annem iyi değil mi?" dediği, ardından "Neden öyle söylüyor?" ifadelerini kullandığı duyuluyor. Çevrede bulunan kişilerin de yaşananlara müdahil olduğu görüntülerde yer alıyor. DÜŞMEDEN 5 SANİYE SONRA KAPIYA KOŞTUKLARI BELİRTİLDİ Yalova Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan 21 sayfalık iddianamede olay anı ve sonrasına ilişkin kamera görüntüleri, ses kayıtları ve diğer dijital deliller değerlendirildi. İddianamede Tut’un düşme saatinin 01.26.32 olduğu, sanık Gülter ile Sultan Nur Ulu’nun ise 01.26.37’de, yani yaklaşık 5 saniye sonra kapıya doğru koşmaya başladıkları belirtildi. Olay öncesinde üç ayrı çarpma sesinin tespit edildiği, ilk sese ❝Ahh❞ sesinin eşlik ettiği ve Gülter ile Ulu’nun olay sırasında Tut’a yaklaşık 1 metre mesafede bulunduğu kaydedildi. SANIK GÜLTER HAKKINDA AĞIRLAŞTIRILMIŞ MÜEBBET TALEBİ Savcılık; kamera görüntüleri, ses kayıtları, bilirkişi raporları, tanık ifadeleri ve dijital delilleri birlikte değerlendirdi. İddianamede sanık Gülter hakkında “tasarlayarak üst soya karşı kasten öldürme” suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası talep edildi. İddianame, Yalova 1. Ağır Ceza Mahkemesince kabul edildi.

YALOVA'DA KOCA DEHŞETİ: ANNE ÖLDÜ, BEBEK SEZARYENLE KURTARILDI Haber

YALOVA'DA KOCA DEHŞETİ: ANNE ÖLDÜ, BEBEK SEZARYENLE KURTARILDI

Yalova'da 8 aylık hamile kadın, eşi tarafından pompalı tüfekle vurularak ağır yaralandı. Hastaneye kaldırılan kadın, acil sezaryenle doğuma alınırken dünyaya gelen erkek bebek tedavisi için özel hastaneye sevk edildi. Anne ise yapılan tüm müdahalelere rağmen hayatını kaybetti. Eşini vurduktan sonra aynı silahla kendisine ateş eden şüphelinin ise yoğun bakımda tedavisi görüldü. Alınan bilgiye göre, dün akşam saatlerinde Bağlarbaşı Mahallesi'nde meydana gelen olayda, Muhammed D. ile 8 aylık hamile eşi Sultan P.D. (19) arasında henüz bilinmeyen bir nedenle tartışma çıktı. Tartışmanın büyümesi üzerine Muhammed D., pompalı tüfekle eşine ateş etti. Ardından aynı silahla kendisine ateş ederek intihara teşebbüs etti. Silah seslerini duyan komşuların ihbarı üzerine olay yerine polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Ağır yaralanan çift, sağlık ekiplerinin ilk müdahalesinin ardından hastaneye kaldırıldı. Bebek sezaryenle dünyaya getirildi 8 aylık hamile Sultan P.D., Yalova Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne kaldırıldı. Burada acil sezaryen operasyonuna alınan kadının erkek bebeği dünyaya getirildi. Doğumun ardından erkek bebek, tedavisinin sürdürülmesi amacıyla kentteki özel bir hastaneye sevk edildi. Anne kurtarılamadı Ağır yaralı olarak ameliyata alınan Sultan P.D., doktorların tüm müdahalelerine rağmen hayatını kaybetti. Eşini vurduktan sonra kendisine de ateş eden Muhammed D.'nin ise sağlık durumunun ağır olduğu ve yoğun bakımda tedavisinin sürdüğü öğrenildi.

GÜLLÜ’NÜN ÖLÜMÜNDE KIZINA AĞIRLAŞTIRILMIŞ MÜEBBET İSTEMİ Haber

GÜLLÜ’NÜN ÖLÜMÜNDE KIZINA AĞIRLAŞTIRILMIŞ MÜEBBET İSTEMİ

Yalova’nın Çınarcık ilçesinde 26 Eylül 2025’te evinin penceresinden düşerek hayatını kaybeden sanatçı Gül Tut’un ölümüyle ilgili hazırlanan iddianame mahkeme tarafından kabul edildi. İddianamede, tutuklu sanık Tuğyan Ülkem Gülter hakkında ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası istendi. OLAYLA İLGİLİ YARGILAMA BAŞLIYOR Yalova Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianame, Yalova 1. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edildi. Böylece Gül Tut’un ölümüne ilişkin soruşturma aşaması tamamlanırken, sanıklar hakkındaki yargılama sürecinin de önü açılmış oldu. Savcılık, Tuğyan Ülkem Gülter’in “tasarlayarak üst soya karşı kasten öldürme” suçundan cezalandırılmasını talep etti. 18 METREDEN DÜŞEREK HAYATINI KAYBETTİ İddianamede olayın 26 Eylül 2025 günü saat 01.26 sıralarında Çınarcık ilçesi Harmanlar Mahallesi’ndeki evde meydana geldiği belirtildi. Gül Tut’un yaklaşık 18,17 metre yükseklikten beton zemine düşmesi sonucu yaşamını yitirdiği kaydedildi. 3,53 PROMİL ALKOL TESPİT EDİLDİ Adli Tıp Kurumu raporlarına göre Gül Tut’un kanında 3,53 promil alkol bulundu. Raporda ayrıca bazı ilaç etken maddelerinin tedavi dozunda tespit edildiği ancak bunların ölümle bağlantılı olmadığı belirtildi. Ölümün ise yüksekten düşmeye bağlı genel beden travması, kafatası kırıkları, beyin kanaması, çok sayıda kemik kırığı ile iç organ ve büyük damar yaralanmaları nedeniyle gerçekleştiği değerlendirildi. “ZEMİN KAYGANDI” İDDİASI İNCELENDİ Soruşturma kapsamında olayın gerçekleştiği odanın zemininin kaygan olduğu yönündeki iddialar da araştırıldı. Bursa Bölge Kriminal Polis Laboratuvarı tarafından yapılan incelemede zeminde kayganlığa yol açabilecek herhangi bir kimyasal madde kalıntısına rastlanmadığı bildirildi. DİJİTAL DELİLLER DOSYADA İddianamede cep telefonu incelemeleri, WhatsApp yazışmaları, ses kayıtları, güvenlik kameraları, HTS kayıtları, iletişimin denetlenmesine ilişkin tutanaklar ve kriminal inceleme raporları da deliller arasında gösterildi. Şüphelinin eski erkek arkadaşı Kervan Eminoğlu ile yaptığı bazı yazışmalarda annesiyle yaşadığı sorunlardan bahsettiği ve tehdit içerikli ifadeler kullandığı belirtildi. Savcılık, bazı mesajların silinmesi ve telefonun sıfırlanmasına ilişkin tespitlere de iddianamede yer verdi. TANIKLARIN “ANNEMİ ÖLDÜRECEĞİM” İDDİASI Dosyadaki bazı tanıklar, Tuğyan Ülkem Gülter’in olaydan aylar önce annesiyle ilgili benzer ifadeler kullandığını öne sürdü. M.A., S.D. ve G.Y. isimli tanıklar, birlikte yolculuk yaptıkları sırada Gülter’in annesinin evlenmesine izin vermediğini söyleyerek bir gün annesini camdan atıp öldüreceğini söylediğini iddia etti. Başka bir tanık da Gül Tut’un yükseklik korkusu bulunduğunu ve yüksek yerlerde cam kenarına yaklaşmadığını ifade etti. OLAY ANININ SES KAYITLARI İNCELENDİ İddianamede olay gecesine ilişkin kamera ve ses kayıtlarının bilirkişiler tarafından ayrıntılı şekilde incelendiği aktarıldı. Bilirkişi raporunda, Gül Tut, Tuğyan Ülkem Gülter ve Sultan Nur Ulu’nun müzik eşliğinde eğlendiği, olay öncesinde ise “Malkata” isimli roman havasının çaldığı belirtildi. SAVCILIK: PENCEREDEN AŞAĞI ATTI İddianamede Sultan Nur Ulu’nun anlatımına göre, Tuğyan Ülkem Gülter’in “Hadi görüşürüz” dedikten sonra Gül Tut’u kalça alt kısmından iki eliyle kavrayarak ayaklarını yerden kestiği ve pencereden aşağı attığı öne sürüldü. Ayrıca düşme öncesindeki ses kayıtlarında art arda üç darbe veya vurma sesi tespit edildiği belirtildi. “MALKATA” ŞARKISI DÜŞME ANINA KADAR ÇALDI Savcılık, Gül Tut’un sevdiği belirtilen “Malkata” isimli şarkının olaydan hemen önce açılmasının da dosya kapsamında değerlendirildiğini bildirdi. İddianamede şarkının düşme anına kadar devam ettiği, Tuğyan Ülkem Gülter ile Sultan Nur Ulu’nun aşağıya koşması sırasında müziğin kesildiği ve kamera görüntülerinde herhangi bir silinti ya da manipülasyon tespit edilmediği aktarıldı. SULTAN NUR ULU HAKKINDA DA DAVA AÇILDI Olay sırasında evde bulunan Sultan Nur Ulu hakkında da “yalan tanıklık” suçlamasıyla ayrı dava açıldı. Savcılık, Ulu’nun soruşturmanın ilk döneminde olayın düşme şeklinde gerçekleştiğini anlattığını, daha sonra ise farklı bir beyanda bulunduğunu belirtti. KIZINA AĞIRLAŞTIRILMIŞ MÜEBBET İSTENDİ Yalova Cumhuriyet Başsavcılığı, dosyadaki adli tıp ve bilirkişi raporları, tanık anlatımları, dijital veriler ve diğer delilleri birlikte değerlendirerek Tuğyan Ülkem Gülter’in “tasarlayarak üst soya karşı kasten öldürme” suçundan cezalandırılmasını istedi. İddianamenin kabul edilmesiyle birlikte Gül Tut’un ölümüyle ilgili yargılama süreci resmen başlamış oldu.

MARMARA DEPREMİ’NİN ÜZERİNDEN 27 YIL GEÇTİ Haber

MARMARA DEPREMİ’NİN ÜZERİNDEN 27 YIL GEÇTİ

17 Ağustos 1999’da saat 03.02’de meydana gelen Marmara Depremi, aradan geçen 27 yıla rağmen Türkiye’nin hafızasındaki en acı felaketlerden biri olmayı sürdürüyor. Gölcük merkezli 7,4 büyüklüğündeki deprem yaklaşık 45 saniye sürerken Kocaeli başta olmak üzere Sakarya, Yalova, İstanbul, Düzce, Bursa ve Tekirdağ’da ağır hasara neden oldu. BİNLERCE İNSAN HAYATINI KAYBETTİ Deprem, özellikle yapı stokunun zayıf olduğu bölgelerde büyük yıkıma yol açtı. Resmi verilere göre 17 bin 480 kişi yaşamını yitirirken 43 bin 953 kişi yaralandı. Yaklaşık 77 bin bina yıkılırken yüz binlerce konut ve iş yeri de hasar gördü. Felaket nedeniyle 200 binden fazla kişinin evsiz kaldığı bildirildi. ALTYAPI ÇÖKTÜ, YANGINLAR ÇIKTI Depremin ardından elektrik, su, doğal gaz ve haberleşme altyapısında ciddi sorunlar yaşandı. Çok sayıda yol kullanılamaz hale gelirken iletişimde de büyük kesintiler meydana geldi. İzmit Körfezi'ndeki Tüpraş Rafinerisi'nde çıkan yangın ise depremin ardından yaşanan en önemli olaylardan biri oldu. Yangının kontrol altına alınması için ekipler uzun süre yoğun çaba gösterdi. ENKAZLARDA UMUT ARANDI Depremin hemen ardından arama kurtarma ekipleri enkaz bölgelerine sevk edildi. Gölcük, İzmit ve Sakarya başta olmak üzere birçok noktada ekipler günler boyunca çalışmalarını sürdürdü. Enkazlardan sağ kurtarılanların umut veren görüntüleri hafızalara kazınırken, çok sayıda insan yakınlarını kaybetti. DEPREM GERÇEĞİ BİR KEZ DAHA ORTAYA ÇIKTI 17 Ağustos felaketi, Türkiye’de deprem güvenliği, yapı denetimi ve afet hazırlığı konularındaki eksiklikleri ağır bir şekilde gündeme taşıdı. Aradan geçen yıllara rağmen Marmara Depremi, güvenli yapılaşmanın ve afetlere karşı hazırlıklı olmanın önemini hatırlatan en önemli dönüm noktalarından biri olarak anılıyor. 27 YIL GEÇTİ, ACI HAFIZALARDA KALDI 17 Ağustos 1999 Depremi'nin üzerinden 27 yıl geçmesine rağmen kaybedilen binlerce insanın acısı unutulmadı. Marmara'yı sarsan o gece, Türkiye'nin deprem gerçeğiyle yüzleştiği en büyük felaketlerden biri olarak tarihteki yerini koruyor.

GÜLLÜ DOSYASINDA İDDİANAME TAMAMLANDI: İŞTE DETAYLAR Haber

GÜLLÜ DOSYASINDA İDDİANAME TAMAMLANDI: İŞTE DETAYLAR

Kamuoyunda "Güllü" ismiyle tanınan sanatçı Gül Tut'un geçen yıl Yalova'nın Çınarcık ilçesindeki evinin penceresinden düşerek hayatını kaybetmesine ilişkin yürütülen soruşturma tamamlandı. Hazırlanan iddianamede, tutuklu bulunan kızı Tuğyan Ülkem Gülter hakkında "tasarlayarak üst soya karşı kasten öldürme" suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası istendi. Yalova Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede, 26 Eylül 2025 gecesi meydana gelen olayın tüm yönleriyle incelendiği belirtildi. Dosyada yer alan değerlendirmelere göre Gül Tut, Çınarcık'taki evinin altıncı katındaki dairenin penceresinden yaklaşık 18 metre yükseklikten beton zemine düştü. Adli incelemelerde, sanatçının ağır kafa ve omurga travmaları ile iç organ yaralanmalarına bağlı gelişen iç kanama sonucu hayatını kaybettiği belirlendi. Soruşturma dosyasında yer alan örneklere göre olay gecesi evde bulunan kişilerin, Gül Tut'un sevdiği "Malkata" isimli Roman havasını açtığı, müziği duyan sanatçının da kızının odasına geçtiği değerlendirildi. Savcılık, bu durumun olayın gerçekleşeceği ortama Gül Tut'u çekmek amacıyla planlandığı kanaatine yer verdi. İddianamede, olay anına ilişkin güvenlik kamerası ses kayıtlarının İstanbul Teknik Üniversitesi tarafından incelendiği, bilirkişi raporlarında düşmeden hemen önce genç bir kadın sesinin "Hadi görüşürüz" dediğinin değerlendirildiği aktarıldı. Savcılık, bu ifadenin şüpheliye ait olduğu ve hemen sonrasında Gül Tut'un fiziksel müdahaleyle pencereden aşağıya atıldığı yönünde değerlendirme yaptı. Dosyada bulunan tanık ifadeleri de iddianamenin önemli delilleri arasında gösterildi. Olay sırasında evde bulunan tanıklardan birinin, ilk ifadesinden farklı olarak daha sonra verdiği beyanda, Gül Tut'un kızının iki eliyle annesini kavrayarak pencereden aşağı ittiğini anlattığı belirtildi. Savcılık, tanığın daha sonra yaptığı açıklamaların telefon kayıtlarıyla da desteklendiğini kaydetti. İddianamede, şüphelinin olaydan önce annesine yönelik tehdit içerikli söylemlerde bulunduğu iddialarına da yer verildi. Bazı tanıkların, Tuğyan Ülkem Gülter'in çeşitli zamanlarda annesini camdan atacağını söylediğini öne sürdüğü, dijital incelemelerde ise annesinin ölmesini istediğini ifade ettiği değerlendirilen çok sayıda mesajın tespit edildiği aktarıldı. Dosyada yer alan teknik incelemelerde, olay öncesinde üç farklı darbe sesinin kaydedildiği, ilk sesin ardından yaklaşık yedi saniye boyunca odadaki kişilerden herhangi bir yardım çağrısı ya da panik tepkisi duyulmadığı ifade edildi. Savcılık, bu bulgunun olayın ani gelişen bir kaza ihtimaliyle uyuşmadığını değerlendirdi. Olayın intihar ya da kaza sonucu meydana gelmiş olabileceği ihtimalleri de soruşturma kapsamında araştırıldı. Evde yapılan kriminal incelemelerde zeminde kaymaya neden olabilecek herhangi bir madde bulunmadığı, Gül Tut'un sağlık geçmişinde intihar eğilimine işaret eden bir veriye rastlanmadığı, çok sayıda tanığın ise sanatçının yükseklik korkusu bulunduğunu anlattığı belirtildi. Bilirkişiler de pencerenin yapısı ve maktulün fiziksel özellikleri dikkate alındığında dışarıdan bir müdahale ihtimalinin daha güçlü olduğu yönünde görüş bildirdi. Adli Tıp Kurumu ise ölüm şeklinin yalnızca tıbbi örneklerle kesin olarak belirlenemeyeceğini, bunun adli soruşturmanın değerlendirmesiyle ortaya konulabileceğini ifade etti. İddianamede, şüphelinin olay sonrasında dijital delilleri ortadan kaldırmaya yönelik girişimlerde bulunduğu da öne sürüldü. Eski erkek arkadaşından mesajları silmesini istediği, tanık beyanlarını etkilemeye çalıştığı, telefonunu değiştirdiği ve cihazını fabrika ayarlarına döndürdüğü iddiaları dosyada yer aldı. Ayrıca yurt dışına çıkış imkanlarını araştırdığına ilişkin tespitler de soruşturma evrakına girdi. Telefon incelemelerinde şüphelinin internet geçmişinde uyuşturucu maddelerin saçta tespit edilme sürelerine ilişkin aramalar ile suç ve dedektiflik temalı içeriklere yönelik araştırmalar bulunduğu kaydedildi. Buna karşılık yapılan toksikolojik incelemelerde şüpheli ve tanıktan alınan örneklerde uyuşturucu ya da uyarıcı maddeye rastlanmadığı bildirildi. Toplanan tanık anlatımları, dijital materyaller, bilirkişi raporları ve olay sonrasındaki davranışları birlikte değerlendiren Yalova Cumhuriyet Başsavcılığı, Tuğyan Ülkem Gülter hakkında "tasarlayarak üst soya karşı kasten öldürme" suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası talep etti. Dosya, yargılamanın yapılması için mahkemeye gönderilirken, sanığın hukuki durumuna ilişkin nihai kararı mahkeme verecek.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.