#Yaralama

- Yaralama haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Yaralama haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

ENGELLİ MERKEZİNDE DEHŞET: ODAYA KAPATILDILAR, GÖZÜNÜ OYDU! Haber

ENGELLİ MERKEZİNDE DEHŞET: ODAYA KAPATILDILAR, GÖZÜNÜ OYDU!

Konya'da özel bir engelli bakım ve rehabilitasyon merkezinde 3 zihinsel engelli bireyin yaklaşık 2 saat boyunca etkinlik odasında yalnız bırakıldığı olayda, 57 yaşındaki A.İ.G. ağır yaralandı. Güvenlik kameralarına yansıyan olayla ilgili 5 kişi gözaltına alınırken, tutuklanan hasta bakıcı H.İ.B'nin daha sonra tahliye edildiği ve yargılamanın sürdüğü belirtildi. Olay, 2 Haziran'da merkez Karatay ilçesinde faaliyet gösteren özel bir engelli bakım ve rehabilitasyon merkezinde meydana geldi. İddiaya göre, ağır zihinsel engelli A.İ.G. (57), H.İ.G. (45) ve H.İ.Y. (28) ile birlikte rehabilitasyon merkezindeki etkinlik odasına alındı. Hasta bakıcı H.İ.B'nin 3 engelli bireyi odada bıraktığı ve kapıyı kilitlediği öne sürüldü. Yaklaşık 2 saat boyunca odada yalnız kalan engelli bireylerden H.İ.G'nin, A.İ.G'nin gözlerine defalarca parmağını soktuğu, H.İ.Y'nin ise A.İ.G'nin üzerine atlayarak bacaklarına baskı uyguladığı belirtildi. A.İ.G'nin yaşananlar sonucunda yüzünden ve gözlerinden ağır şekilde yaralandığı bildirildi. YAKLAŞIK 2 SAATLİK SÜREÇ KAMERADA Etkinlik odasında yaşananlar, merkezin güvenlik kameraları tarafından kaydedildi. Görüntülerde H.İ.G'nin A.İ.G'nin gözlerine yönelik defalarca hamlede bulunduğu, parmaklarıyla gözlerine müdahale ettiği ve bir süre sonra A.İ.G'nin göz çevresinde kanama meydana geldiği görülüyor. A.İ.G'nin odadan çıkabilmek için kapıya yöneldiği ve kapıyı açmaya çalıştığı ancak kapının kapalı olması nedeniyle dışarı çıkamadığı da kayıtlara yansıdı. Görüntülerde, A.İ.G. kapıyı açmaya çalıştığı sırada H.İ.G'nin arkasından gelerek eylemlerini sürdürdüğü görülüyor. KAPIYA VURARAK DIŞARIYA SESİNİ DUYURMAYA ÇALIŞTI Odada bulunan H.İ.Y'nin de bir süre sonra kapıya tekme atarak dışarıya sesini duyurmaya çalıştığı ancak bu sırada herhangi bir görevlinin odaya gelmediği görüntülere yansıdı. Yaklaşık 2 saat süren olayın son bölümünde merkezin görevlilerinin etkinlik odasına girdiği ve A.İ.G'yi yaralı halde bulduğu görülüyor. Kamera kayıtlarında daha sonra sağlık görevlilerinin de odaya gelerek yaralanan A.İ.G'ye müdahale ettiği yer alıyor. Görüntülerde ayrıca H.İ.G'nin eline bulaşan kanı ağzına götürdüğü anlar da bulunuyor. 3 ENGELLİ BİREY HASTANEYE GÖTÜRÜLDÜ Olayın ortaya çıkmasının ardından yaralanan A.İ.G. ile odada bulunan H.İ.G. ve H.İ.Y. hastanelere götürülerek tedavi altına alındı. Konuşma bozukluğu bulunduğu ve kendisini ifade edemediği belirtilen A.İ.G'nin yapılan ilk muayenesinde gözlerinde hematom tespit edildi. Sağlık kontrollerinde ayrıca göz kapağında laserasyon bulunduğu belirlendi. A.İ.G'nin yaralanmalarının basit tıbbi müdahaleyle giderilemeyecek nitelikte olduğu belirtildi. SORUŞTURMA KAPSAMINDA 5 KİŞİ GÖZALTINA ALINDI Olayın ardından yürütülen soruşturma kapsamında bakım merkezindeki görevliler ve yöneticiler hakkında işlem başlatıldı. Sosyal hizmet uzmanı A.S. (39), kurumun sorumlu müdürü A.R.K. (36), hasta bakıcı H.İ.B. (36), bakım merkezinin kurucu müdürü M.H.V. (34) ve teknisyen R.K. (63) gözaltına alındı. Şüpheliler, emniyetteki işlemlerinin ardından adli makamlara sevk edildi. Hasta bakıcı H.İ.B. çıkarıldığı hakimlikçe tutuklanırken, diğer şüpheliler serbest bırakıldı. İDDİANAMEDE ODANIN KİLİTLENMESİ VE KONTROLLERİN YAPILMAMASI YER ALDI Konya Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturmanın ardından şüpheliler hakkında dava açıldı. Şüphelilerin "kişiyi hürriyetinden yoksun kılma" ve "ihmal suretiyle kasten yaralama" suçlarından cezalandırılmaları talep edildi. İddianamede, engelli bireylerin bulundukları etkinlik odasının kilitlendiği ve burada yalnız bırakıldıkları belirtildi. Engelli bireylere yönelik gerekli kontrollerin yapılmadığı ve olayın yaşanmasını önleyecek tedbirlerin alınmadığı ileri sürülen iddianamede, merkezde görev yapan şüphelilerin görevlerini ihmal ettikleri öne sürüldü. Olayın, engelli bireylerin gözetim ve güvenliğinden sorumlu oldukları belirtilen bakım merkezi çalışanları ile yöneticilerinin ihmallerinden kaynaklandığı iddia edildi. H.İ.G. VE H.İ.Y. HAKKINDA "CEZA VERİLMESİNE YER OLMADIĞI" KARARI TALEP EDİLDİ A.İ.G'nin yaralanmasına neden oldukları belirtilen zihinsel engelli H.İ.G. ile H.İ.Y. yönünden ise ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesi talep edildi. Dosyada, olayın meydana gelmesinde engelli bireylerin odada gözetimsiz bırakılmaları ve gerekli güvenlik tedbirlerinin alınmamasının etkili olduğu ileri sürüldü. TUTUKLANAN HASTA BAKICI TAHLİYE EDİLDİ Soruşturma aşamasında tutuklanan hasta bakıcı H.İ.B'nin, davanın kovuşturma aşamasında tahliye edildiği belirtildi. Özel engelli bakım ve rehabilitasyon merkezinde yaşanan olaya ilişkin sanıkların yargılanmasına devam ediliyor.

ANTALYA'DA SEÇİM BROŞÜRÜ CİNAYETİNDE SANIĞA 16 YIL 8 AY HAPİS Haber

ANTALYA'DA SEÇİM BROŞÜRÜ CİNAYETİNDE SANIĞA 16 YIL 8 AY HAPİS

Antalya'nın Muratpaşa ilçesinde 2024'te seçim broşürü nedeniyle başlayan ve bir kişinin hayatını kaybettiği, kardeşinin de yaralandığı kavgaya ilişkin davada sanık Sinan E, iki suçtan toplam 16 yıl 8 ay hapis cezasına çarptırıldı. Mahkeme, Ahmet B'ye 9 ay hapis cezası verirken, olayda yaralanan Burak Devran Ç. hakkında beraat kararı verdi. Olay, 21 Mart 2024'te Muratpaşa ilçesi Güzeloluk Mahallesi 1830. Sokak'taki bir şarküteride meydana geldi. CHP'nin seçim otobüsünden inen kişilerin iş yerine broşür bırakmasının ardından iş yeri sahibi Sinan E. ile içeride bulunan Ahmet B. arasında tartışma çıktı. Tartışmaya daha sonra Ahmet B'nin yeğenleri Haktan Faik Çoban (21) ile Burak Devran Ç. de dahil oldu. Olayın ilk gününe ilişkin haberlerde de tartışmanın CHP broşürünün iş yerine bırakılmasının ardından başladığı ve kavganın güvenlik kamerasına yansıdığı aktarılmıştı. TEK MERMİ İKİ KARDEŞE İSABET ETTİ Tartışmanın kavgaya dönüşmesinin ardından Sinan E, iş yerindeki tabancayı çıkararak bir el ateş etti. Haktan Faik Çoban'ın karnından girip çıkan mermi, kardeşi Burak Devran Ç'ye de isabet etti. İhbar üzerine bölgeye polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Ağır yaralanan Haktan Faik Çoban ile kardeşi hastaneye kaldırıldı. Haktan Faik Çoban, doktorların müdahalesine rağmen kurtarılamadı. İş yerinin güvenlik kamerası kayıtlarında Ahmet B. ile Sinan E'nin tartışması, Ahmet B'nin bazı ürünleri iş yerinin içine fırlatması ve Sinan E'nin Ahmet B'ye tokat atması yer aldı. Kavganın dışarı taşınmasının ardından tarafların yeniden iş yerine geldiği, Sinan E'nin darbedildiği ve daha sonra tabancasıyla ateş ettiği de görüntülere yansıdı. OLAYIN ARDINDAN 2 KİŞİ TUTUKLANDI Soruşturma kapsamında Sinan E. "kasten öldürme", Ahmet B. ise "yaralama" suçlamasıyla tutuklandı. Ahmet B. yaklaşık 4 ay sonra tahliye edildi. Olayın yaşandığı iş yerine aynı gece saat 02.30 sıralarında yüzünü kapatan bir kişi tarafından pompalı tüfekle 3-4 el ateş edildiği de güvenlik kameralarına yansıdı. Polis, bu saldırıyla ilgili ayrıca çalışma başlattı. BABA, DİĞER OĞLUNUN DA CEZALANDIRILMASINI İSTEDİ Antalya Cumhuriyet Başsavcılığınca Sinan E. hakkında "kasten öldürme", "kasten yaralama" ve ruhsatsız silaha ilişkin suçlardan, Ahmet B. hakkında "tehdit" ve "yaralama", Burak Devran Ç. hakkında ise "tehdit" suçlamasıyla dava açıldı. Antalya 6. Ağır Ceza Mahkemesindeki karar duruşmasına Haktan Faik Çoban'ın ailesi, sanıklar, taraf avukatları ve yakınları katıldı. Duruşmada söz alan baba Bekir Çoban, olayda yaralanan diğer oğlu Burak Devran Ç'nin de cezalandırılmasını istedi. Oğlunun ölümünden önce uyuşturucu bağımlılığından kurtulmak için tedavi sürecine başladığını anlatan Çoban, Haktan Faik Çoban'ın AMATEM'den randevu aldığını ve iş başvurusunda bulunduğunu söyledi. Çoban, ❝Oğlum yaşasa 23 buçuk yaşında olacaktı. Tedavi görecekti, işi olacaktı, belki bir yuvası olacaktı.❞ dedi. Olayda bulunan kişilerin sorumluluğu olduğunu düşündüğünü ifade eden Çoban, ❝Üçü de benim gözümde suçlu; biri çağırdı, biri götürdü, biri ateş etti. Burak da benim gözümde suçlu. Üçünün de en ağır şekilde cezalandırılmasını istiyorum.❞ diye konuştu. SİNAN E: ❝KENDİMİ KORUMAK İÇİN SİLAHI KASADA TUTUYORDUM❞ Tutuklu sanık Sinan E. ise savunmasında Haktan Faik Çoban'ı daha önce tanımadığını ve kendisini korumak amacıyla ateş ettiğini ileri sürdü. Tartışmanın siyasi parti broşürü nedeniyle başladığını anlatan Sinan E, tarafların siyasi görüşlerine ilişkin değerlendirmelerde bulunarak olayın büyümesinden Ahmet B'yi sorumlu tuttu. Sinan E, ❝Olan gencecik çocuğa oldu. Ben canımı kurtarmaya çalışıyordum. En son başıma öyle bir darbe aldım ki 'Eyvah, ölüyorum' dedim. Silahımı elime almamak için çabaladım ancak aldığım darbeler sonucunda olay bu hale geldi. Üzgünüm.❞ ifadelerini kullandı. Silahı yaklaşık 7 yıldır bulundurduğunu belirten Sinan E, olaydan 2 ay önce şarjörünü değiştirdiğini söyledi. Sanık, ❝Şarjör doluydu, haznede mermi vardı. Kendimi savunmak için silahı kasada tutuyordum. Maktul, silahı görmesine rağmen üzerime yürümeye devam etti.❞ şeklinde savunma yaptı. AHMET B. BERAATİNİ TALEP ETTİ Tutuksuz sanık Ahmet B. de suçlamaları kabul etmeyerek beraatini istedi. Ahmet B, yeğeninin hayatını kaybettiğini hatırlatarak, ❝Benim de yeğenim kara toprağın altına gitti. Beş ay hapiste yattık. Yeğenim uyuşturucu kullanabilir; kime kötülük etti de suç makinesi oluyoruz? Önceki beyanlarımı tekrar ediyorum, beraatimi talep ediyorum.❞ dedi. MÜEBBET HAPİS CEZASI İNDİRİMLERLE 14 YIL 2 AYA DÜŞÜRÜLDÜ Mahkeme heyeti, Sinan E'yi Haktan Faik Çoban'a yönelik "kasten öldürme" suçundan önce müebbet hapis cezasına çarptırdı. Heyet, haksız tahrik indirimi uygulayarak cezayı 17 yıla, ardından iyi hal indirimiyle 14 yıl 2 aya düşürdü. Sinan E'ye Burak Devran Ç'yi "kasten yaralama" suçundan ayrıca 2 yıl 6 ay hapis cezası verildi. Böylece iki suçtan verilen hapis cezalarının toplamı 16 yıl 8 ay oldu. Mahkeme ayrıca Sinan E'ye ruhsatsız silah taşımaktan 30 bin lira adli para cezası verdi. Ahmet B, "tehdit" ve "yaralama" suçlarından 9 ay hapis cezasına çarptırılırken, baba Bekir Çoban'ın cezalandırılmasını istediği oğlu Burak Devran Ç. hakkında ise beraat kararı verildi.

İZMİR'İN SİLAHLI TRİBÜNLERİNE AĞIR DARBE Haber

İZMİR'İN SİLAHLI TRİBÜNLERİNE AĞIR DARBE

İzmir Cumhuriyet Başsavcılığınca Göztepe'nin Yalı ve Forza taraftar gruplarında yer alan kişilere yönelik yürütülen soruşturma kapsamında İzmir merkezli 4 ilde düzenlenen eş zamanlı operasyonda 28 şüpheli gözaltına alındı. Soruşturmada iki grup arasında 2025 ve 2026'da meydana gelen silahlı saldırı, yaralama ve tehdit olayları inceleniyor. İzmir Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında, Göztepe'nin Yalı ve Forza taraftar gruplarında yer alan bazı kişilerin karıştığı iddia edilen olaylara ilişkin çalışma başlatıldı. Müşteki ve tanık beyanları, şüpheli ifadeleri, iletişimin tespiti kayıtları, HTS analizleri, PTS verileri, güvenlik kamerası görüntüleri ve fiziki takip çalışmalarının birlikte değerlendirildiği soruşturmada, iki grubun karşı tarafa üstünlük sağlamak, hakimiyet kurmak, intikam almak ve korku oluşturmak amacıyla sistematik şekilde silahlı eylemler gerçekleştirdiğine ilişkin kuvvetli suç şüphesi bulunduğu değerlendirildi. İKİ GRUP ARASINDAKİ OLAYLAR SORUŞTURMA DOSYASINDA Soruşturma kapsamında, 19 Eylül 2025'te Göztepe-Beşiktaş maçının ardından Göztepe semtindeki Paten Parkı mevkisinde iki grup arasında silahlı kavga çıktığı, Yalı grubu üyelerinden E.Ö'nün hayatını kaybettiği ve G.K'nin yaralandığı belirtildi. Bu olaya ilişkin iki gruptan toplam 19 şüphelinin tutuklandığı kaydedildi. Dosyada ayrıca Eylül-Aralık 2025 döneminde Bornova ve Konak'ta meydana gelen ikamet ve iş yeri kurşunlama, silahlı saldırı, bıçakla yaralama ve darp olaylarının da bulunduğu bildirildi. EYLEMLERİN MİSİLLEME AMAÇLI PLANLANDIĞI DEĞERLENDİRİLDİ Soruşturmadaki değerlendirmelere göre, eylemlerin önemli bir bölümünün önceki saldırılara misilleme amacıyla planlandığı öne sürüldü. Şüphelilerin liderlerinden aldıkları talimatlar doğrultusunda keşif yaptığı, hedef belirlediği, silah temin ettiği, araç ve motosiklet organizasyonu sağladığı; tetikçi, gözcü, sürücü ve lojistik destek sağlayıcı olarak görev aldığı değerlendirildi. İletişimin tespiti kayıtlarında da örgüt liderlerinin doğrudan talimat verdiği, toplantılar düzenlediği ve hedef kişilerin belirlenmesine yönelik yönlendirmelerde bulunduğuna ilişkin deliller elde edildiği kaydedildi. 59 ŞÜPHELİ TESPİT EDİLDİ Dosya kapsamında Yalı yapılanması içerisinde 2'si suça sürüklenen çocuk olmak üzere 31 şüpheli tespit edildi. Şüphelilerden 12'si ile bir suça sürüklenen çocuğun cezaevinde bulunduğu, örgüt liderinin ise yurt dışında olduğu belirtildi. Forza yapılanmasında ise 28 şüpheli tespit edildiği, bunlardan 15'inin cezaevinde bulunduğu ve örgüt liderinin de cezaevindeki şüpheliler arasında yer aldığı bildirildi. İletişimin tespiti tedbiri uygulanan 7 kişi hakkında ise herhangi bir suç deliline rastlanmadığı kaydedildi. 4 İLDE 39 ADRESE EŞ ZAMANLI OPERASYON Soruşturma kapsamında 21 Ağustos'ta İzmir merkezli Kocaeli, Konya ve Muğla'da toplam 39 adrese eş zamanlı operasyon düzenlendi. Operasyonda 28 şüpheli yakalanarak gözaltına alındı, 4 firari şüphelinin yakalanması için çalışmaların sürdüğü bildirildi. Operasyonun Göztepe Spor Kulübü yöneticileri ve çalışanlarını kapsamadığı özellikle belirtildi. SİLAH VE MÜHİMMAT ELE GEÇİRİLDİ Adreslerdeki aramalarda tabanca, havalı tabanca, kurusıkı tabanca, pompalı tüfek, 4 uyuşturucu hap, bıçaklar ve beyzbol sopasının yanı sıra çeşitli mühimmat ele geçirildi. İzmir Cumhuriyet Başsavcılığınca soruşturmanın çok yönlü sürdürüldüğü bildirildi.

OTOBÜSÜN ÖNÜNÜ KESEN ALKOLLÜ SÜRÜCÜYE REKOR CEZA Haber

OTOBÜSÜN ÖNÜNÜ KESEN ALKOLLÜ SÜRÜCÜYE REKOR CEZA

Balıkesir’in Edremit ilçesinde alkollü şekilde yolcu otobüsünün önünü kesip araca zarar veren 3 şüpheli gözaltına alınırken, sürücüye ve beraberindekilere toplam 657 bin 719 lira idari para cezası uygulandı. Olay, gece saatlerinde Güre ile Akçay mahalleleri arasında bulunan E-87 karayolunda meydana geldi. M.O. yönetimindeki 34 KS 418 plakalı şehirlerarası yolcu otobüsü seyir halindeyken, arkasından gelen 17 ZB 46 plakalı otomobil sürücüsü R.M.Ö. tarafından ısrarlı şekilde takip edildi. İddiaya göre otomobil sürücüsü, Güre yakınlarında otobüsün önüne kırarak aracı durdurdu. Araçtan inen R.M.Ö., F.K. ve suça sürüklenen çocuk A.K.K., otobüsün sileceklerini kırarak araca zarar verdi. TACİZİ OTOGARA KADAR SÜRDÜRDÜLER Yaşanan gerginliğin ardından otobüs şoförü kapıları kapatarak yoluna devam etti. Ancak şüphelilerin takip ve tacizi Akçay Otogarı’na kadar sürdü. İhbar üzerine harekete geçen Edremit İlçe Emniyet Müdürlüğü Akçay Polis Merkezi Amirliği ekipleri, şüphelileri otogarda yakalayarak gözaltına aldı. Yapılan kontrolde otomobil sürücüsü R.M.Ö.’nün 4.11 promil alkollü olduğu belirlendi. EHLİYETİNE EL KONULDU, ARAÇ TRAFİKTEN MEN EDİLDİ Polis ekipleri tarafından sürücüye ve beraberindekilere; alkollü araç kullanma, trafikte saldırı amaçlı ısrarlı takip, araçtan inerek saldırgan davranışta bulunma ve sürücü belgesini yanında bulundurmama gibi çeşitli maddelerden toplam 657 bin 719 lira idari para cezası kesildi. R.M.Ö.’nün ehliyetine 8 ay süreyle el konulurken, otomobil de 60 gün süreyle trafikten men edildi. Şüpheliler R.M.Ö., F.K. ve A.K.K.’nin “ulaşım araçlarını alıkoyma”, “yaralama”, “tehdit” ve “hakaret” suçlamalarıyla adliyeye sevk edilmek üzere gözaltında tutulduğu öğrenildi.

DİYALİZ FACİASINDA İDDİA: HASTALARA ANTİFRİZLİ SU VERİLDİ Haber

DİYALİZ FACİASINDA İDDİA: HASTALARA ANTİFRİZLİ SU VERİLDİ

Burdur Devlet Hastanesi’nde 25 Mayıs’ta diyaliz tedavisi gören hastaların rahatsızlanması ve 2 kişinin hayatını kaybettiği olayla ilgili hazırlanan iddianame tamamlandı. Bilirkişi raporlarında, diyaliz sırasında hastaların vücuduna antifrizli su girdiği tespit edildi. Olay günü sabah ve öğle seanslarında diyalize giren hastalar, kısa süre sonra baş dönmesi, mide bulantısı ve bilinç bulanıklığı şikayetleriyle hastaneye başvurdu. Bunun üzerine aynı gün diyaliz tedavisi alan toplam 33 hasta çevre illerdeki hastanelere sevk edilerek tedavi altına alındı. Soruşturma kapsamında hazırlanan bilirkişi raporlarında, hastanenin su sistemine kazan dairesinden antifriz karıştığı belirlendi. Raporda, by-pass hattındaki küresel vananın açık unutulması ve hidrofor sistemindeki arızaya müdahale edilmemesinin olayda etkili olduğu kaydedildi. Soruşturma kapsamında gözaltına alınan şüphelilerden bazıları serbest bırakılırken, hastane yapımında görevli 2 makine mühendisi tutuklandı. Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede elektrik teknisyeni İ.S., tekniker M.C. ve makine mühendisi Y.A. hakkında “taksirle ölüme sebebiyet verme” ve “taksirle yaralama” suçlarından yargılama talep edildi. Burdur 2. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edilen iddianameyle birlikte davanın önümüzdeki günlerde görülmeye başlanacağı öğrenildi. Olayla ilgili yargı süreci devam ediyor.

MERSİN'DE 10 MİLYAR LİRALIK "LAVAŞ" ÇETESİ ÇÖKERTİLDİ Haber

MERSİN'DE 10 MİLYAR LİRALIK "LAVAŞ" ÇETESİ ÇÖKERTİLDİ

Mersin’de, son 5 yılda 10 milyar 761 milyon liralık hesap hareketi tespit edilen Barış Turgut Organize Suç Örgütüne yönelik düzenlenen eş zamanlı operasyonda 38 şüpheli yakalandı, 17’si tutuklandı. EŞ ZAMANLI OPERASYON Mersin Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde İl Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şubesi ekipleri, kurşunlama, yaralama, tehdit ve baskı eylemlerine karıştığı belirlenen suç örgütüne yönelik planlı çalışma yürüttü. Belirlenen adreslere düzenlenen eş zamanlı operasyonda örgüt elebaşıyla birlikte 38 şüpheli gözaltına alındı. 85 HESABA VE 23 ARACA EL KONULDU Soruşturma kapsamında, suçtan elde edildiği değerlendirilen 23 araca ve 5 yıl içinde toplam 10 milyar 761 milyon liralık işlem hacmi bulunan 85 banka hesabına el konuldu. Operasyonlarda ayrıca, 1 uzun namlulu silah, 5 ruhsatsız tabanca, 1 ruhsatsız av tüfeği ele geçirildi. AMAÇ: LAVAŞ EKMEĞİ PİYASASINI ELE GEÇİRMEK Polis çalışmasında, örgütün kent genelinde lavaş ekmeği piyasasını ele geçirmeyi hedeflediği belirlendi. Bu kapsamda, Lavaş üreten işletmelere tehdit ve baskı uyguladıkları, 2 yaralama olayına karıştıkları, 10 iş yeri kurşunlama eylemi gerçekleştirdikleri tespit edildi. BAKAN YERLİKAYA’DAN AÇIKLAMA İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, operasyona ilişkin yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı: "Suçta kibirlenen, kendini hukukun üstünde gören suç örgütlerine tahammülümüz yok. Huzuru tesis etmek için yer, zaman ve mekân ayırt etmeksizin organize suç yapılanmalarıyla mücadelemizi yılın 365 günü sürdürüyoruz".

'AİLE REİSİ OLMAMA RAĞMEN DİNLENMEDİM KENDİMİ KAYBETTİM' Haber

'AİLE REİSİ OLMAMA RAĞMEN DİNLENMEDİM KENDİMİ KAYBETTİM'

Gaziantep’te 2024 yılında tüfekle eşini öldüren, oğlunu ve damadını ağır yaralayan sanık İbrahim Halil Ö.’nün yargılanmasına devam edildi. Sanık, savunmasında "Aile reisi olmama rağmen kimse tarafından dinlenmediğimi düşündüğüm için kendimi kaybettim" dedi. Gaziantep Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davanın 8’inci duruşmasına, sanık İbrahim Halil Ö., taraf avukatları ve maktul ailelerinin avukatları katıldı. "KİMSEYİ ÖLDÜRME KASTIM YOKTU" Savunmasında olay sırasında panik yaşadığını öne süren sanık İbrahim Halil Ö., şu ifadeleri kullandı: "O dönemde hem eşimden hem de oğlumdan şüphelenmekteydim. Olay sırasında kendimi korumak amacıyla bıçağı savurdum. Damadımı ya da kızımı bıçaklamak gibi bir niyetim yoktu. Aile reisi olmama rağmen kimse tarafından dinlenmediğimi düşündüğüm için kendimi kaybettim. Kimseyi öldürme kastım yoktur, en fazla yaralama düşüncesi söz konusu olabilir." Mahkeme heyeti, sanığın tutukluluk halinin devamına karar verdi. Dosyadaki eksik hususların giderilmesi için duruşma ileri bir tarihe ertelendi. OLAYIN GEÇMİŞİ Olay, 13 Mayıs 2024’te Şehitkamil ilçesi Belkız Mahallesi'nde meydana geldi. İddiaya göre, evde çıkan aile içi tartışma sonrası Halil Ö. (46), eline aldığı tüfekle eşi Zeynep Ö. (44), oğlu İ.E.Ö. (15) ve damadı Hanifi B. (23)’ye ateş etti. Olayda Zeynep Ö. hayatını kaybederken, oğlu ve damadı ağır yaralandı. Gözaltına alınan Halil Ö., çıkarıldığı hakimlikçe tutuklandı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.