#Yaralı

- Yaralı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Yaralı haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

BURSA'DA TERS DÖNEN TRAKTÖRÜN ALTINDAN BÖYLE ÇIKARILDI Haber

BURSA'DA TERS DÖNEN TRAKTÖRÜN ALTINDAN BÖYLE ÇIKARILDI

Kaza, saat 14.00'de Bursa'nın İnegöl ilçesi Hasanpaşa Mahallesi yolu üzerinde meydana geldi. İnegöl'den Kurşunlu Mahallesi'ne seyir halinde olan sürücü Abdullah O. (65) yönetimindeki 16 ZN 759 plakalı traktör, Hasanpaşa köprüsü üzerinde sürücüsünün kontrolünden çıktı. Köprü korumalık demirlerini aşan traktör şarampole düşerek ters durdu. Ters duran traktörün altında kalan sürücüyü gören vatandaşlar durumu 112 Acil Çağrı Merkezi'ne bildirdi. Olay yerine 112, jandarma ve itfaiye arama kurtarma ekipleri sevk edildi. O sırada kazayı gören Hasanpaşa Mahallesi Muhtarı Hasan Karadeniz, iş makinesini alıp olay yerine geldi. Muhtarın yönetimindeki iş makinesiyle kaldırılan traktörün altında sıkılan sürücü kurtarıldı. Ayakta alkışladılar Çevredeki vatandaşlar, yaralıyı kurtaran muhtar ve sağlık ekiplerini ayakta alkışlayarak teşekkür ettiler. Yaralı, ambulansla İnegöl Devlet Hastanesi'ne kaldırıldı. Olayı anlatan Hasanpaşa Mahallesi Muhtarı Hasan Karadeniz, "Biz köydeydik, arkadaşlar traktör devrildi deyince hemen gelip baktık. Vatandaşımız altında kalmış, ambulansımız ve sağlık ekipleri gelmiş. Sağlık ekiplerimizle birlikte ben hemen kepçeyi alıp geldim. İçinde kalan vatandaşımız çok şükür sağ salim kurtuldu. Yardım edenlerden de herkesten de Allah razı olsun. Herhalde arkadaşımızın yukarıda sıcaktan mı yoksa bir şeyden başı döndü, bilmiyoruz. Köprüden aşağı düşmüş" dedi. Jandarma komutanlığı ekipleri kazayla ilgili inceleme başlattı.

DİKİLİ’DE KAFE KAVGASI: 6 ŞÜPHELİ TUTUKLANDI Haber

DİKİLİ’DE KAFE KAVGASI: 6 ŞÜPHELİ TUTUKLANDI

İzmir’in Dikili ilçesinde bir kafe'de çıkan tartışmanın kavgaya dönüşmesi sonucu gözaltına alınan 8 şüpheliden 6’sı tutuklandı. TARTIŞMA KAVGAYA DÖNÜŞTÜ Çandarlı Mahallesi’nde meydana gelen olayda, bir kafede iki grup arasında çıkan sözlü tartışma kısa sürede büyüyerek kavgaya dönüştü. İddiaya göre taraflardan birine destek için olay yerine otobüsle gelen kalabalık grubun da kavgaya dahil olmasıyla arbede büyüdü. Kavga sırasında sandalyeler havada uçuşurken, taraflar birbirlerine tekme ve yumruklarla saldırdı. Yaşanan olayda bir kişi bıçakla yaralandı. KAVGA ANLARI KAMERADA Cep telefonu kamerasına yansıyan görüntülerde, tarafların birbirini kovaladığı, bazı kişilerin yere düştüğü ve kalabalık içinde sürüklendiği anlar yer aldı. Olay nedeniyle çevrede panik yaşandığı görüldü. 8 ŞÜPHELİDEN 6’SI TUTUKLANDI Olayın ardından polis ekiplerince başlatılan çalışma kapsamında kavgaya karıştığı belirlenen şüpheliler gözaltına alındı. Adliyeye sevk edilen 8 kişiden 2’si adli kontrol şartıyla serbest bırakılırken, 6 şüpheli tutuklanarak cezaevine gönderildi. SORUŞTURMA SÜRÜYOR Olayla ilgili güvenlik kamerası görüntülerinin incelemeye alındığı, ayrıca sosyal medya üzerinden yapılan paylaşımlara ilişkin de ayrı bir tahkikat başlatıldığı bildirildi. Soruşturmanın çok yönlü sürdüğü öğrenildi.

İZMİR’DEKİ KARAKOL SALDIRISI DAVASINDA SKANDAL SAVUNMA Haber

İZMİR’DEKİ KARAKOL SALDIRISI DAVASINDA SKANDAL SAVUNMA

Olayın faili tutuklu sanık E.B. mahkemedeki savunmasında, "Terör örgütüne üye değilim ancak DEAŞ'ı seviyorum. Polislerin kafir olduğunu biliyorum; ayrıca bu eylemden hiçbir haberi ve yönlendirmesi olmayan ailemi de kafir olarak görüyorum." dedi. Balçova ilçesinde 8 Eylül 2025 sabahı şüpheli E.B. (17) pompalı tüfekle polis merkezine ateş açtı. Saldırıda polis memurları Hasan Akın ve Ömer Amilağ ile silah sesleri üzerine bölgeye giden 1. Sınıf Emniyet Müdürü Muhsin Aydemir şehit oldu. Çıkan çatışmada şüpheli bacaklarından vurularak etkisiz hale getirildi. Olayın ardından hazırlanan 58 sayfalık iddianamenin kabul edilmesiyle sanıklar bugün hakim karşısına çıktı. İzmir 2. Ağır Ceza Mahkemesindeki duruşmada tutuklu sanık E.B. (17), tutuklu babası N.B. ve tutuksuz annesi A.B. müşteki avukatları, mağdur aileler ve saldırıda yaralanan polis memuru Murat Dağlı hazır bulundu. İddianamede adı geçen diğer 10 sanığın dosyası ise bu davadan ayrıldı. Sanıklar hakkında 'anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs', 'kişiyi yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle tasarlayarak öldürme' ve 'öldürmeye teşebbüs' suçlarından 4'er kez ağırlaştırılmış müebbet ile 261'er yıla kadar hapis cezası talep edildi. "TALİMAT ALMADIM, DEAŞ'I SEVİYORUM" DEAŞ örgütüyle organik bir bağlantısının bulunmadığını örgütün ideolojisini benimsediğini ve eylem kararını Ebubekir el-Bağdadi'nin çağrısı üzerine aldığını belirten tutuklu sanık E.B., "Anayasa'nın kaldırılmasına teşebbüs etmedim ve terör örgütüne üye değilim ancak DEAŞ'ı seviyorum. Faaliyetlerini ve örgüt liderlerinin videolarını internetten takip ediyordum. El Bağdadi'nin 'Türkiye'ye saldırın' şeklindeki paylaşımını gördüğüm için bu eylemi gerçekleştirdim. Bana doğrudan kimseden talimat gelmedi. Müslümanlara operasyon yapıldığı için devleti temsil eden en yakın karakola saldırmaya karar verdim." ifadelerini kullandı. "AİLEMİ DE KAFİR OLARAK GÖRÜYORUM" Saldırı hazırlıklarına yaz aylarından itibaren başladığını ve eylemde kullanmak amacıyla özel olarak patlayıcı yapımını öğrendiğini ifade eden E.B., "Silah kullanmayı havalı tabancalarla öğrendim. Tüfek fişeklerini ağustos ayında aldım ve bu olayda kullanmak için bomba yapıp hazırladım. Başlangıçta fuar veya barlara saldırmayı düşünsem de karakola saldırma kararını olay günü sabahı verdim. Sosyal medyada paylaştığım metni de ağustos ayında hazırladım. Polislerin kafir olduğunu biliyorum; ayrıca bu eylemden hiçbir haberi ve yönlendirmesi olmayan ailemi de kafir olarak görüyorum." şeklinde konuştu. "OĞLUM RADİKAL EĞİLİMLİYDİ" Oğlunun eylemlerinden dolayı utanç duyduğunu ve önceden bilmesi halinde kendi canı pahasına buna engel olacağını vurgulayan tutuklu sanık N.B., "Şehitlerin hepsini tanıyorum. DEAŞ en nefret ettiğim örgüttür ve anayasal düzene karşı değilim. Oğlum namaz kılardı ancak terörist düşüncelere sahip olduğunu bilmiyordum. Öğretmenleri beni okula çağırıp oğlumun radikal eğilimleri olduğunu söylediklerinde, durumun farkında olduğumu ilettim. Öğretmenlerine Atatürk'ü sevmediğimi ancak ona karşı bir kinim veya nefretim olmadığını da söyledim. Oğluma silah kullanmayı doğrudan ben öğrettim diyemem; astım hastası olduğu için onu ormanda kuş avına götürüyordum. İnternetteki oyunlarda gördüğü silahları benden istiyordu, ben de alıyordum. Evdeki tüfek fişeklerini, ülkede her zaman darbe ihtimali olduğunu düşünerek darbe döneminde önlem amacıyla alabildiğim kadar almıştım; en son bu yaz oğlumun isteği üzerine tekrar kurşun temin ettim. Boncuk atan tabancayı ise sabahları işe giderken korkan eşime, gerçeğe benzediği için yanında bulundurması amacıyla almıştım. Aslında milliyetçi bir çocuk olan oğlum, benden sürekli savaş malzemeleri, hatta uçaksavar ve benzeri silahlar istiyordu." şeklinde konuştu. "EVDE KAR MASKESİYLE GEZİYORDU" Oğlunun işlediği suçtan dolayı büyük bir utanç ve telafisi olmayan bir pişmanlık duyduğunu belirten tutuksuz sanık A.B., "Çocuğumun can almasına inanamıyorum ve bu olaylar hakkında hiçbir ön bilgim yoktu. Onun radikalleştiğine dair hiçbir şüphem olmamasına rağmen, kendisini DEAŞ videoları izlerken gördüğümde kızarak uyarmıştım. Evde sürekli kar maskesi takıp özel harekatçılara özenen oğlum, tam bir asker edasıyla hareket ediyordu. Evime hiçbir zaman silah girmesini istememiş olsam da ona silah kullanmayı bizzat babası öğretmişti. Tüm bu tablonun içinde ondan şüpheleneceğimiz somut bir durum görmediğimiz için polise herhangi bir bildirimde bulunmadık." ifadelerini kullandı. "VURURKEN TEKBİR GETİRDİ" Ailenin mağdur edebiyatı yaptığını ve şüphelinin saldırı esnasında tekbir getirdiğini vurgulayan yaralı polis memuru Murat Dağlı, "Bu aile mağdur değil, mağdur edebiyatı yapıyor. Kesinlikle milliyetçiliğe sığınmasınlar. Öğretmenleri uyarmasına rağmen aile hiçbir önlem almamış. Şüphelide hiçbir pişmanlık belirtisi yok, onun çocuk olduğunu da düşünmüyorum. Şüphelinin telefonunda çözülememiş gizli bir mesajlaşma uygulaması olduğunu duydum. Şüpheli beni vururken tekbir getirdi, ben attığı kurşunla yaralandıktan sonra ona ateş ettim. Anne ve babasının ruh sağlığının araştırılmasını istiyorum." ifadelerini kullandı. "SİLAHINI KASADA SAKLARDI" Eşinin silahını evde her zaman kasada sakladığını ve karşı tarafın çocuklarına silah eğitimi vermesinin bu trajediye zemin hazırladığını vurgulayan şehit polis Hasan Akın'ın eşi Şule Akın, "1 yaşında ve 6 yaşında iki çocuğu var. Eşim polisti ve silahını eve getirdiğinde her zaman kasada saklardı. Ancak onlar çocuklarına silah kullanmayı öğretmiş, bu yüzden olayın ilk adımı atılmıştır. Babası milliyetçi olduğunu söylüyor, neden ona karşı böyle bir nefretleri var? Kafir dediği polis, beş vakit namazını kılan birisiydi." açıklamasında bulundu.

KOMİSERDEN ÖRNEK DAVRANIŞ: YARALI KURYEYİ BIRAKMADI... Haber

KOMİSERDEN ÖRNEK DAVRANIŞ: YARALI KURYEYİ BIRAKMADI...

Zonguldak’ın Ereğli ilçesinde meydana gelen trafik kazasında yaralı motosikletli kurye, olay yerine gelen trafik komiserinin sergilediği duyarlı davranışla dikkat çekti. YAĞIŞLI HAVADA KAZA MEYDANA GELDİ Kaza, Ereğli ilçesinde aynı istikamette seyreden 67 AET 104 plakalı motosiklet ile ticari taksinin çarpışması sonucu meydana geldi. İddiaya göre, yağışlı hava ve kaygan zemin nedeniyle motosiklet sürücüsü O.D., çarpmanın etkisiyle yere düşerek yaralandı. VATANDAŞLAR İLK MÜDAHALEYİ YAPTI Kazanın ardından çevrede bulunan vatandaşlar yaralı kuryeye ilk müdahaleyi yaptı. Kısa sürede olay yerine gelen polis ekipleri ise çevrede güvenlik önlemi aldı. KOMİSERDEN ÖRNEK DAVRANIŞ Olay yerine ulaşan Ereğli İlçe Emniyet Müdürlüğü’ne bağlı trafik tescil komiseri, yaralı kuryeyi yalnız bırakmadı. Komiser, yağış altında kalan yaralının başında bekleyerek 112 Acil Sağlık ekipleri gelene kadar şemsiye tuttu. Bu davranış, çevredeki vatandaşların takdirini topladı. HASTANEYE KALDIRILDI Olay yerine gelen sağlık ekipleri, yaralıya ilk müdahaleyi yaptıktan sonra ambulansla ilçedeki özel bir hastaneye sevk etti. Yetkililer, motosikletli kuryenin sağlık durumunun iyi olduğunu ve hayati tehlikesinin bulunmadığını bildirdi. İNCELEME BAŞLATILDI Kazaya ilişkin inceleme başlatılırken, olayın detaylarının yapılacak araştırmanın ardından netlik kazanacağı öğrenildi.

ANNESİNİN SEVGİLİSİNİ BIÇAKLADI, ANNESİ POLİSE TOKAT ATTI Haber

ANNESİNİN SEVGİLİSİNİ BIÇAKLADI, ANNESİ POLİSE TOKAT ATTI

Aksaray’da gece yarısı yaşanan olayda, annesini evde bir erkekle gören genç, şahsı bıçaklayarak ağır yaraladı. Olay sonrası hastanede yaşanan gerginlikte ise anne polise tokat attı. Anne ve oğlu gözaltına alınarak adliyeye sevk edildi. GECE YARISI APARTMANDA KANLI OLAY Olay, Hacılar Harmanı Mahallesi Selçuk Caddesi üzerindeki 4 katlı bir apartmanın 3’üncü katında meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, 20 yaşındaki Cumali M., annesinin evine geldiğinde annesi Aslı D.’yi (38), sevgilisi olduğu iddia edilen Gökhan I. (38) ile birlikte gördü. Bu durum üzerine taraflar arasında tartışma çıktı. Tartışmanın kısa sürede büyümesi üzerine Cumali M., mutfaktan aldığı bıçakla Gökhan I.’ya saldırdı. AĞIR YARALI HALDE KAÇMAYA ÇALIŞTI Saldırı sonucu göğsünden ve sırtından bıçaklanan Gökhan I., ağır yaralı halde evden çıkarak apartman boşluğuna kadar kaçabildi. Ancak kan kaybı nedeniyle asansör boşluğunda yere yığıldı. Apartmanda yükselen bağrışma ve kavga sesleri üzerine bina sakinleri durumu 112 Acil Çağrı Merkezi’ne bildirdi. SALDIRGAN TEKRAR BIÇAKLAMAK İSTEDİ Olay yerine gelen sağlık ekipleri yaralıya ilk müdahaleyi apartman içinde yaparken, elinde bıçak bulunan Cumali M. yeniden olay yerine gelerek yaralı şahsa saldırmak istedi. Sağlık görevlilerinin müdahalesiyle engellenen genç, olay yerine gelen polis ekiplerini görünce kaçmaya başladı. KISA SÜREDE YAKALANDI Polis ekipleri, kaçan şüpheliyi kovalamaca sonucu bir arka sokaktaki boş arazide yakalayarak gözaltına aldı. Yaralı Gökhan I. ise ambulansla Aksaray Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne kaldırıldı. Şahsın hayati tehlikesinin devam ettiği öğrenildi. HASTANEDE GERGİNLİK TIRMANDI Gözaltına alınan Cumali M., sağlık kontrolü için hastaneye getirildiği sırada olaylar yeniden büyüdü. Hastaneye gelen anne Aslı D., oğlunun kelepçelerinin çıkarılmasını isteyerek polis ekipleriyle tartışmaya başladı. POLİSE TOKAT ATTI, GÖZALTINA ALINDI Tartışmanın büyümesi üzerine anne, kalabalığın ortasında polis memuruna tokat attı. Bunun üzerine polis ve bekçiler tarafından etkisiz hale getirilen kadın yere yatırılarak ters kelepçe takıldı ve gözaltına alındı. ANNE VE OĞLU ADLİYEYE SEVK EDİLDİ Polis merkezindeki işlemleri tamamlanan Cumali M. ile annesi Aslı D., adliyeye sevk edildi. Olayla ilgili soruşturmanın çok yönlü olarak sürdüğü bildirildi. YARALININ DURUMU CİDDİ Öte yandan ağır yaralanan Gökhan I.’nın hastanedeki tedavisinin sürdüğü ve hayati tehlikesinin devam ettiği öğrenildi. Yaşanan olay, kentte büyük yankı uyandırırken, aile içi şiddetin boyutu bir kez daha gündeme geldi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.