#Yargıtay

- Yargıtay haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Yargıtay haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

DOWN SENDROMLU BEBEK DAVASINDA HEKİME 77 MİLYON TL TAZMİNAT Haber

DOWN SENDROMLU BEBEK DAVASINDA HEKİME 77 MİLYON TL TAZMİNAT

Kocaeli’de bir hekime, down sendromlu doğan bebek nedeniyle açılan tazminat davasında 77 milyon lira ceza verilmesi, Adli Tıp Kurumu’nun “hekim hatası yok” raporuna rağmen alınan karar nedeniyle tepkilere yol açtı. HEKİMSEN Genel Başkanı Uzm. Dr. Adil Kurban, "Bu kabul edilemez" diyerek karara itiraz etti. ADLİ TIP ‘HATA YOK’ DEDİ AMA CEZA VERİLDİ Olay, 35 yaşındaki bir hastanın gebelik sürecinde ikili ve üçlü tarama testlerini yazılı olarak reddetmesiyle başladı. Doğum sonrası bebeğin down sendromlu olması üzerine aile, takipli doktor hakkında tazminat davası açtı. Davada Adli Tıp Kurumu’nun hekim lehine raporuna rağmen, mahkeme hekimi 77 milyon lira tazminat ödemeye mahkûm etti. HEKİMSEN Genel Başkanı Uzm. Dr. Adil Kurban, kararı şöyle değerlendirdi: "Adli Tıp ‘hekim hatası yok’ diyor. Buna rağmen nasıl malpraktis kabul edilip bu kadar yüksek bir tazminat cezası veriliyor? Bu kabul edilemeyen bir meseledir". BİR HEKİM, HASTANIN İSTEMEDİĞİ TESTİ ZORLA YAPTIRAMAZ Kurban, hekimin sadece hastanın onayıyla işlem yapabileceğini vurguladı: "Aşıdan tahlile kadar her işlem hasta talebiyle olur. Bir hekim, istemeyen birine hiçbir testi yaptıramaz. Bu durumda hekime sorumluluk yüklenmesi doğru değil". KARARI ÜST MAHKEMEYE TAŞIYACAĞIZ Davayı HEKİMSEN olarak üstlendiklerini açıklayan Kurban, kararın şu anda istinaf sürecinde olduğunu belirtti: "Üyemiz olmasa bile bir hekim olarak yanındayız. Yargıtay aşaması da var. Ceza onanırsa bu meblağın altından nasıl kalkacağı bile belirsiz" dedi. ÖLÇÜSÜZ CEZALAR HEKİMLERİ YALNIZ BIRAKIYOR Malpraktis davalarında verilen tazminatların ölçüsüz ve ödenemez boyutlara ulaştığını kaydeden Kurban, bazı teknik aksaklıkların veya diğer personel hatalarının da sonuçlara etki edebileceğini hatırlattı. "ÖZEL SEKTÖR HEKİMLERİ KORUMASIZ" Kamuda çalışan hekimlerin belirli yasal güvencelere sahip olduğunu belirten Kurban, özel sektörde çalışan doktorların hiçbir koruma mekanizması olmadan bu tür cezalara maruz kaldığını söyledi: "Kamuda devlet kısmen ödeme yapıyor. Üniversitelerde süreç komisyonlarla yürütülüyor. Ama özel sektörde çalışan hekimler her şeyi ceplerinden ödemek zorunda kalıyor". "Yeni yasa tasarısıyla bu sorunlar çözülecek" HEKİMSEN olarak “Hekimlik Meslek Kanunu Tasarısı” hazırladıklarını ve Sağlık Bakanlığı’na sunduklarını açıklayan Kurban, hedeflerinin malpraktis, deontoloji ve özlük haklarında adaletli standartlar getirmek olduğunu belirtti: "Tüm bu cezaları, hekimlik yükünü ve sorunları tecrübemizle değerlendirdik. Devletimize sunduk. Onaylanırsa bu tür adaletsizliklerin önüne geçilmiş olacak".

YARGITAY’DAN NARİN GÜRAN CİNAYETİNDE KARAR! Haber

YARGITAY’DAN NARİN GÜRAN CİNAYETİNDE KARAR!

Anne, ağabey ve amca hakkında verilen ağırlaştırılmış müebbet hapis cezaları onanırken, komşu Nevzat Bahtiyar hakkında yeni bir yargılama süreci başlatılacak. Olay, 21 Ağustos 2024'te Diyarbakır’ın Bağlar ilçesi Tavşantepe Mahallesi'nde yaşanan kayıp ihbarıyla başladı. Narin Güran’dan haber alamayan çevresi durumu polise bildirmiş, çocuğun 8 Eylül'de cansız bedeni bulunmuştu. Soruşturma derinleştirildikçe, cinayet şüphesi kuvvetlenmişti. AİLEDEN ÜÇ KİŞİYE MÜEBBET Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında 23 kişi gözaltına alındı, bunlardan 12’si tutuklandı. Cinayetle doğrudan bağlantılı oldukları tespit edilen anne Yüksel Güran, ağabey Enes Güran ve amca Salim Güran hakkında ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verildi. Bu karar, 28 Aralık 2024’te çıkan hükümle kesinleşmişti. Yargıtay, yapılan itirazların ardından bu üç aile üyesi için verilen cezayı onadı, böylece karar kesinleşmiş oldu. NEVZAT BAHTİYAR YENİDEN YARGILANACAK Cinayetle ilgili önemli isimlerden biri olan komşu Nevzat Bahtiyar, ilk yargılamada suç delillerini yok etmek ve gizlemek suçundan 4 yıl 6 ay hapis cezası almıştı. Ancak dosyayı inceleyen Yargıtay, bu kararın eksik değerlendirmeler içerdiği gerekçesiyle bozma kararı verdi. Yeni karara göre Bahtiyar, artık “öldürmeye yardım etmek” suçundan yargılanacak. Bu durum, cezanın ağırlaşabileceği anlamına geliyor. KAMUOYUNUN YAKINDAN TAKİP ETTİĞİ DAVA Narin Güran cinayeti, kamuoyunda “aile içi şiddetin trajik bir boyutu” olarak uzun süre gündemde kalmıştı. Özellikle anne ve yakın akrabaların suça ortak olması toplumda büyük yankı uyandırmış, sosyal medyada da tepkilere neden olmuştu. Davanın diğer sanıkları hakkındaki yargı süreci ise devam ediyor.

ASLI BAŞ CİNAYET DAVASINDA DURUŞMA YENİDEN BAŞLADI Haber

ASLI BAŞ CİNAYET DAVASINDA DURUŞMA YENİDEN BAŞLADI

2003 Türkiye Mankenler Kraliçesi Aslı Baş’ın 2010 yılında Bodrum’da Ahmet Bayer’e ait villada şüpheli şekilde hayatını kaybetmesine ilişkin davada, 5 Ağustos’ta Yargıtay’ın beraat kararını bozmasının ardından dosya bugün Muğla 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde tekrar görülüyor. Duruşmaya Aslı Baş’ın aile avukatı Fahri Safa Küpcü, Aslı Baş’ın babası Mehmet Baş katıldı. Yargıtay’ın bozma gerekçesi dinlenmeyen tanıklar ve cep telefonunda silinen mesajlar Duruşma öncesi açıklama yapan Aslı Baş’ın aile avukatı Fahri Safa Küpcü, "Bugün, bozma sonrası ilk duruşma olacak. Dosyada Ahmet Bayer, Hakan Sadi Bayer, Volkan Bayer ile alakalı bozma var. Bir kısmı zaten İstinaf Mahkemesi’nde ses kayıtları dinlemeler sonrası onanmıştı karar. Onlarla ilgili bir yargılama olmayacak. Sadece Aslı Baş’ın cinayetine odaklandı artık dosya. Bozma kararı eksik incelemeye dayanıyor. Eksik inceleme dinlenmeyen tanıklar var. Onların dinlenilmesi talep edilmişti. Ayrıca, bir de Aslı Baş’ın cep telefonunda silinmiş mesajlar var. Yeni teknoloji artık bu silinmiş mesajları geri getirebiliyormuş. Bu, geri getirebilen mesajların getirilmesi için önce bunu denemesi gerekir, bu yapılmadan karar verilemez’ diyerek tekrar bozdu. Bu da ikinci eksik inceleme noktası. Ama henüz şeyler tamamlanmadı bu eksik inceleme. Bu duruşmada da muhtemelen cep telefonunun yeterli teknik altyapısı olan bir yerde incelenerek eksik dinlenen mesajların geri getirilmesi için bir karar verilmesini bekliyoruz" dedi. AHMET BAYER VE ASLI BAŞ FETÖ dosyasından beraat ettiler Sanıkların FETÖ dosyasından beraat ettiklerini belirten Av. Küpcü, "FETÖ dosyasında yaklaşım şu, vatandaş o dosyalara müdahil olamıyor. Hukuki tabiri olarak söylüyorum. Sadece biz müşteki olarak kalıyoruz o dosyalarda. Müşteki olduğumuz için kararlara biz itiraz edemiyoruz, üst mahkemeye taşıyamıyoruz. Orada beraat kararı verildi. Üst mahkemeye taşıyamadık haliyle. Üst mahkemeden de kesinleşmiş oldu o dosya" dedi.

BAŞSAVCILIKTAN "CHP'YE KAPATMA DAVASI" AÇIKLAMASI Haber

BAŞSAVCILIKTAN "CHP'YE KAPATMA DAVASI" AÇIKLAMASI

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, Cumhuriyet Halk Partisi’ne kapatma davası açılması için Yargıtay’a başvuru yapıldığına dair haberlere ilişkin bir açıklama yayımladı. Açıklamada, CHP’nin kapatılmasına yönelik bir talebin olmadığı belirtildi. İDDİANAME HATIRLATILDI Başsavcılık açıklamasında, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun "suç örgütü lideri" olarak suçlandığı iddianameye atıfta bulunuldu. Açıklamada, iddianamede yer alan detaylar aktarıldı. SEÇİMLERİN MANİPÜLE EDİLDİĞİ İDDİASI Başsavcılık, "Demokratik siyasi hayatın vazgeçilmezi olan seçimlerin manipüle edilmeye çalışıldığı, bu sürecin parti organları tarafından bilinçli, sistematik ve süreklilik arz edecek şekilde yürütüldüğünün" tespit edildiğini açıkladı. YARGITAY’A BİLDİRİMDE BULUNULDU Açıklamada, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na bildirimde bulunulma gerekçeleri şöyle sıralandı: Kamu kaynaklarının seçim çalışmaları için suistimal edilmesi, Suç gelirlerinin parti yönetiminin bilgisi dahilinde bir havuz sistemine aktarılması, Tanık anlatımlarıyla rüşvet ve suç gelirlerine ilişkin iddiaların belgelenmesi, Seçmen verilerinin hukuka aykırı olarak işlenmesi ve seçimlerin bu şekilde manipüle edilmeye çalışılması, CHP’nin demokratik düzeni etkileyen, sistematik müdahalelerde bulunduğunun tespiti. Bu gerekçelerle, Anayasa’nın 68 ve 69. maddeleri ile 2820 sayılı Siyasi Partiler Kanunu’nun 101 ve devamı maddeleri uyarınca işlem yapılmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na bildirimde bulunulduğu ifade edildi. "KAPATILMASINA YÖNELİK BİR TALEP SÖZ KONUSU DEĞİL" Bazı medya organlarında çıkan haberlerin aksine açıklamada, “Bir kısım medya organlarında belirtildiği gibi partinin kapatılmasına yönelik bir talep söz konusu değildir” denilerek, konunun yalnızca bildirim niteliğinde olduğu vurgulandı.

İŞ ARKADAŞLARINI FOTOĞRAFLAYAN SANIĞA 12 YIL HAPİS Haber

İŞ ARKADAŞLARINI FOTOĞRAFLAYAN SANIĞA 12 YIL HAPİS

Samsun’da aynı kurumda çalıştığı iş arkadaşlarının masa altından gizlice fotoğraflarını çeken ve kişisel bilgisayarlarındaki özel fotoğrafları kopyalayan bir kamu çalışanı, “özel hayatın gizliliğini ihlal” suçundan 12 yıl hapis cezasına çarptırıldı. Yargıtay, yerel mahkemenin verdiği kararı onayladı. İKİ AYRI EYLEMDEN 6’ŞAR YIL CEZA 2018 yılında meydana gelen olayda, bir kamu kurumunda görev yapan sanık, aynı odada çalıştığı iki iş arkadaşının masa altından gizlice fotoğraflarını çekti. Ayrıca, söz konusu kişilerin bilgisayarlarında bulunan kişisel ve ailevi fotoğrafları da rızaları dışında dijital ortamda kopyaladı. Olayın ortaya çıkmasının ardından sanık hakkında Türk Ceza Kanunu’nun 134. maddesi uyarınca “özel hayatın gizliliğini ihlal” suçundan dava açıldı. Samsun 8. Asliye Ceza Mahkemesi, sanığı her bir mağdur için 6’şar yıl olmak üzere toplamda 12 yıl hapis cezasına çarptırdı. TARAFLAR KARARA İTİRAZ ETTİ Mağdurlar, sanığın ayrıca “cinsel taciz” ve “verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme” suçlarından da yargılanmasını talep etti. Öte yandan sanık, verilen cezanın fazla olduğu gerekçesiyle karara itiraz etti. Her iki tarafın temyiz başvurusu üzerine dosya Yargıtay’a taşındı. YARGITAY CEZAYI ONADI Yargıtay 12. Ceza Dairesi, dosya üzerinde yaptığı temyiz incelemesinde yerel mahkemenin kararını uygun bularak onadı. Kararda, sanığın eyleminin sabit olduğu, yargılamanın usulüne uygun gerçekleştirildiği ve cezai yaptırımların doğru şekilde belirlendiği ifade edildi. Yargıtay kararında şu ifadeye yer verildi: “Sanık müdafi ile katılanlar vekili tarafından öne sürülen tüm temyiz sebepleri incelenmiş, hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, bu nedenle temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanmasına oy birliğiyle karar verilmiştir.”

EVLİLİKTE ALDATMAYA YARGITAYDAN EMSAL KARAR! Haber

EVLİLİKTE ALDATMAYA YARGITAYDAN EMSAL KARAR!

Karar'da, kamuya açık alanda çekilen görüntülerin delil niteliğinde olduğu ve özel hayatın gizliliğini ihlal etmediği belirtildi. BOŞANMA AŞAMASINDAKİ EŞİNİ TAKİP ETTİ Karara konu olay, Muğla'da yaşandı. Boşanma aşamasında olan bir kişi, gece saatlerinde eşiyle tanımadığı bir erkeğin otomobilde birlikte olduğunu gördü. Kendi aracıyla takibe başlayan adam, eşini ve yanındaki kişiyi araçtan indikleri anda cep telefonu kamerasıyla kayda aldı. Bu görüntülerin ardından eşinin şikâyeti üzerine hakkında, "özel hayatın gizliliğini ihlal" suçundan dava açıldı. 2 YIL 1 AY HAPİS CEZASI VERİLDİ Muğla 1. Asliye Ceza Mahkemesi, sanığı suçlu bularak 2 yıl 1 ay hapis cezasına çarptırdı. Ancak karar, sanık ve avukatının itirazı üzerine İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesi tarafından incelendi. DELİL TOPLAMA AMAÇLI, İFŞA YOK Bölge Adliye Mahkemesi, kararını bozarak sanığın beraatine hükmetti. Gerekçede, görüntülerin: Kamuya açık alanda çekildiği, Delil elde etme amacı taşıdığı, Hiçbir şekilde ifşa edilmediği ya da dağıtılmadığı, vurgulandı. Bu nedenle, özel hayatın gizliliğini ihlal suçu unsurlarının oluşmadığı ifade edildi. YARGITAY KARARI ONADI: SUÇ YOK Yargıtay 12. Ceza Dairesi, temyiz başvurusunu değerlendirerek yerel mahkemenin beraat kararını oy birliğiyle onadı. Kararda, yargılama sürecinin hukuka uygun şekilde yürütüldüğü, delillerin titizlikle toplandığı ve kararda herhangi bir usulsüzlük bulunmadığı belirtildi. EVLİLER İÇİN EMSAL NİTELİĞİNDE Yargıtay'ın bu kararı, özellikle boşanma süreçlerinde sadakatsizlik iddialarının ispatı için yapılacak görüntü kayıtlarında hukuki sınırların çerçevesini çizmesi açısından önem taşıyor. Bu kararla birlikte, kamuya açık alanlarda delil amacıyla yapılan çekimlerin ceza kapsamına girmeyeceği hukuken tescillenmiş oldu.

KİRA ANLAŞMAZLIĞINDA ERKEN ARABULUCULUK GEÇERSİZ SAYILACAK Haber

KİRA ANLAŞMAZLIĞINDA ERKEN ARABULUCULUK GEÇERSİZ SAYILACAK

Ev sahibi ve kiracılar arasında yaşanan kira uyuşmazlıklarında uzun süredir tartışılan “erken arabuluculuk” başvurularıyla ilgili Yargıtay’dan emsal nitelikte karar çıktı. Buna göre, dava açma süresi başlamadan yapılan arabuluculuk başvuruları geçersiz sayılacak. YARGITAY NOKTAYI KOYDU 01 Eylül 2023’ten itibaren yürürlüğe giren düzenleme ile kira ilişkisinden doğan uyuşmazlıklarda dava açmadan önce arabuluculuk yoluna başvurmak zorunlu hale getirilmişti. Ancak bu başvuruların hangi aşamada yapılabileceği konusunda farklı yorumlar bulunuyordu. Avukat Mustafa Bilgehan Çalık, konuyla ilgili yaptığı değerlendirmede şunları söyledi: "6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 350. maddesi, tahliye davalarının yalnızca belirli şartlarda açılabileceğini açıkça düzenliyor. Buna göre, dava hakkı doğmadan önce yapılan arabuluculuk başvurularının geçerliliği tartışmalıydı." Farklı bölge adliye mahkemelerinin çelişkili kararlar verdiğini hatırlatan Çalık, Yargıtay’ın bu konuda son noktayı koyduğunu belirtti. “KAMUYA HAKSIZ YÜK” Yargıtay kararında, henüz taraflar arasında bir uyuşmazlık doğmadan yapılan başvuruların "formaliteden öteye geçmediği" vurgulandı. Ayrıca dava şartı arabuluculuk masraflarının Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılandığı hatırlatılarak, erken başvuruların kamuya haksız bir mali yük getirdiği ifade edildi. Buna göre, dava açma hakkı doğmadan yapılan arabuluculuk başvuruları artık dava şartını yerine getirmiş sayılmayacak. UYGULAMADA BİRLİK SAĞLANACAK Kararın önemine dikkat çeken Çalık, "Yargıtay’ın bu kararıyla birlikte uygulamada yaşanan ikilik sona erdi. Artık tahliye davalarında arabuluculuk başvurusu ancak dava açma hakkı doğduktan sonra yapılabilecek. Böylece erken başvuru nedeniyle açılan davaların usulden reddedilmesinin önüne geçilecek" dedi. HAK KAYIPLARINA KARŞI UYARI Çalık ayrıca, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi’nin 26 Mayıs 2025’ten önceki kararına güvenerek yapılan erken başvurular nedeniyle bazı sorunlar yaşanabileceğini dile getirdi. Vatandaşların hak kaybı yaşamaması için dava sürelerine dikkat etmesi gerektiğini vurguladı.

LEYLA AYDEMİR DAVASINDA FLAŞ GELİŞME Haber

LEYLA AYDEMİR DAVASINDA FLAŞ GELİŞME

Ağrı’da 2018 yılında kaybolduktan sonra cansız bedeni bulunan 4 yaşındaki Leyla Aydemir’in ölümüne ilişkin davada Yargıtay 1. Ceza Dairesi, 7 sanık hakkında verilen beraat kararını bozdu. Ağrı’da 2018 yılında kaybolduktan günler sonra dere kenarında ölü bulunan 4 yaşındaki Leyla Aydemir’in davasında yeni bir gelişme yaşandı. Yargıtay, sanıklar hakkında verilen beraat kararının eksik araştırma nedeniyle bozulmasına hükmetti. Ağrı 1. Ağır Ceza Mahkemesi, 2021 yılında sanıklar Ayşe A., Besim D., Hatun D., Mehmet Ali A., Musa A., Yıldırım A., Yusuf A. hakkında "nitelikli kasten öldürme" ve "kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma" suçlarından beraat kararı vermişti. Kararın istinaf incelemesini yapan Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesi, Cumhuriyet savcısı ile katılan vekillerinin başvurularını reddederek beraat kararlarını onamıştı. Ancak Yargıtay, eksik araştırma yapıldığı gerekçesiyle bu kararı bozdu. Kararda, sosyal medyada olayın gerçekleştiği tarihlerde yapılan bir paylaşımın kim tarafından yapıldığının araştırılmadığı, ayrıca olayla ilgili bir CD kaydında yer alan kişilerin tespiti ve ifadelerinin alınmadığı belirtildi. Yargıtay, eksikliklerin giderilerek yeniden yargılama yapılması gerektiğine hükmetti. Dosya, yeniden değerlendirme yapılmak üzere Ağrı 1. Ağır Ceza Mahkemesi’ne gönderildi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.