#Yargıtay

- Yargıtay haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Yargıtay haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

HANDE ÇİNKİTAŞ CİNAYETİNDE 25 YIL SONRA TUTUKLAMA Haber

HANDE ÇİNKİTAŞ CİNAYETİNDE 25 YIL SONRA TUTUKLAMA

Kadıköy’de 2001 yılında 12 yaşındaki Hande Çinkitaş’ın öldürülmesine ilişkin davada, hakkında müebbet hapis cezası onanan baba Nezih Çinkitaş tutuklanarak cezaevine gönderildi. Olayın çözülmesinde, yıllar sonra gelişen teknolojiyle yapılan DNA incelemeleri etkili oldu. Kadıköy İçerenköy’de 4 Ocak 2001 tarihinde meydana gelen olayda, 12 yaşındaki Hande Çinkitaş evinde öldürülmüş halde bulunmuştu. Uzun yıllar boyunca kamuoyunda büyük yankı uyandıran olayda, baba Nezih Çinkitaş ile üvey anne Şehnaz Çinkitaş hakkında açılan davada delil yetersizliği gerekçesiyle ceza verilmemişti. Cinayetin ardından hukuk mücadelesini sürdüren anne Handan Yılmazer’in girişimleriyle dosya yeniden gündeme geldi. Olaydan yaklaşık 19 yıl sonra Adli Tıp Kurumu’nun hazırladığı yeni rapor doğrultusunda soruşturma yeniden derinleştirildi. İstanbul Asayiş Şube Müdürlüğü ekipleri tarafından yürütülen çalışmalarda, olay yerinden elde edilen ve yıllardır adli emanette bulunan deliller yeniden incelendi. Gelişmiş kriminal inceleme yöntemleriyle cinayette kullanıldığı değerlendirilen bıçak üzerinde yapılan DNA analizinde, bıçağın keskin kısmında yoğun şekilde Nezih Çinkitaş’a ait DNA profiline rastlandığı belirtildi. Soruşturma kapsamında gözaltına alınan Nezih Çinkitaş’ın emniyette verdiği ifadelerde çelişkiler bulunduğu öğrenildi. Yaklaşık 7 saat süren son ifadesinde suçlamaları reddeden Çinkitaş’ın, olay günü eve geldiğinde kızını yerde kanlar içinde bulduğunu öne sürdüğü belirtildi. Polis ekiplerinin soruşturma kapsamında aralarında akrabalar ve komşuların da bulunduğu 20’den fazla kişinin ifadesine başvurduğu, tanıkların büyük bölümünün Çinkitaş hakkında olumsuz beyanda bulunduğu öğrenildi. Yargıtay’ın müebbet hapis cezasını onamasının ardından hakkında tutuklama kararı çıkarılan Nezih Çinkitaş, İstanbul Asayiş Şube Müdürlüğü ekiplerince gözaltına alınarak adliyeye sevk edildi. Basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Çinkitaş, "Bu yargı rezaleti. Ben bir şey yapmadım, itiraf edecek bir şey yok" dedi. Mahkemece tutuklanan Nezih Çinkitaş cezaevine gönderildi.

NARİN GÜRAN CİNAYET DAVASINDA NEVZAT BAHTİYAR'A 17 YIL HAPİS Haber

NARİN GÜRAN CİNAYET DAVASINDA NEVZAT BAHTİYAR'A 17 YIL HAPİS

Bağlar ilçesi kırsal Tavşantepe Mahallesi’nde 21 Ağustos 2024’te kaybolan Narin Güran’ın cansız bedeni, 19 gün süren arama çalışmalarının ardından 8 Eylül’de dere yatağında bulundu. Küçük çocuğun cesedinin çuval içerisinde, üzeri 30, 25 ve 20 kilogram ağırlığında üç taşla kapatılarak çalılıklar arasına gizlendiği tespit edildi. Soruşturma kapsamında amca Salim Güran, anne Yüksel Güran, ağabey Enes Güran ile komşu Nevzat Bahtiyar hakkında Diyarbakır 8. Ağır Ceza Mahkemesi’nde dava açıldı. Bahtiyar’ın, güvenlik kamerası görüntülerine göre Narin’in cansız bedenini kırmızı bir araçla dere yatağına götürdüğü belirlenirken, diğer sanıklar hakkında "iştirak halinde çocuğa karşı kasten öldürme" suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası talep edildi. İLK KARAR VE İSTİNAF SÜRECİ 28 Aralık 2024’te görülen davanın ikinci duruşmasında mahkeme, Salim Güran, Yüksel Güran ve Enes Güran’ı ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırdı. Nevzat Bahtiyar ise "suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme" suçundan 4 yıl 6 ay hapis cezası aldı. Kararın ardından sanık avukatları ile müşteki taraf ve ilgili kurumlar tarafından istinaf başvurusu yapıldı. Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesi, 26 Mayıs 2025’te verdiği kararla yerel mahkemenin hükmünü oy çokluğuyla onadı. Ancak mahkeme başkanı, delillerin eksik değerlendirildiği ve olayın oluş şeklinin hayatın olağan akışına uygun olmadığı yönünde muhalefet şerhi koydu. YARGITAY: SUÇUN NİTELİĞİ YANLIŞ DEĞERLENDİRİLDİ Dosyanın taşındığı Yargıtay 1. Ceza Dairesi, 29 Aralık 2025 tarihli kararında diğer üç sanık hakkında verilen ağırlaştırılmış müebbet cezalarını onarken, Nevzat Bahtiyar yönünden kararı bozdu. Daire, Bahtiyar’ın eyleminin "suç delillerini gizleme" değil, "kasten öldürmeye yardım" kapsamında değerlendirilmesi gerektiğine hükmetti. YENİDEN YARGILAMA VE DURUŞMA SÜRECİ Bozma kararının ardından Nevzat Bahtiyar’ın yeniden yargılanmasına 6 Nisan’da başlandı. İlk duruşmada müşteki taraf avukatları tarafından yapılan reddi hakim talebi, mahkeme tarafından "yargılamayı uzatmaya yönelik" bulunarak reddedildi. Avukatlar kararı bir üst mahkemeye taşıdı. Bugün görülen duruşmada ise sanık Nevzat Bahtiyar ile taraf avukatları, Narin Güran’ın babası Arif Güran ve aile yakınları hazır bulundu. Duruşma salonunda geniş güvenlik önlemleri alınırken, reddi hakim talebine ilişkin üst mahkemenin ret kararı da dosyaya girdi. CEZA 17 YILA YÜKSELDİ Mahkeme heyeti, Yargıtay’ın bozma ilamı doğrultusunda Nevzat Bahtiyar’ın eyleminin "kasten öldürmeye yardım" suçunu oluşturduğuna hükmederek sanığı 17 yıl hapis cezasına çarptırdı. Böylece ilk yargılamada 4 yıl 6 ay olarak verilen ceza, yeniden yapılan yargılama sonucunda artırılmış oldu. Dava kapsamında diğer sanıklar hakkında verilen ağırlaştırılmış müebbet hapis cezaları ise daha önce kesinleşmişti.

EMSAL KARAR: İŞ YERİNDE ÜŞÜYEN İŞÇİ TAZMİNAT ALABİLİR Haber

EMSAL KARAR: İŞ YERİNDE ÜŞÜYEN İŞÇİ TAZMİNAT ALABİLİR

Yargıtay, işyerinde yetersiz ısınma nedeniyle sağlık sorunları yaşayan ve bu nedenle işten ayrılan çalışanın, istifa etse bile kıdem tazminat'ına hak kazanabileceğine hükmetti. Emsal niteliğindeki kararda, uygun çalışma koşullarının sağlanmamasının işçi açısından “haklı nedenle fesih” kapsamında değerlendirilmesi gerektiği vurgulandı. Türkiye gazetesi yazarı İsa Karakaş, söz konusu Yargıtay kararını köşesinde kaleme aldı. Karara konu olayda, uzun yıllar aynı iş yerinde çalışan bir yönetici vekilinin, işyeri devredildikten sonra artan iş yükü ve yetersiz fiziki şartlar nedeniyle ciddi sağlık sorunları yaşadığı belirtildi. "KAT KAT GİYİNEREK MESAİ DOLDURDULAR" Dosyaya yansıyan bilgilere göre, iş yerinde merkezi ısıtma sistemi bulunmuyor, çalışanlar kış aylarında kendi imkânlarıyla ısınmaya çalışıyordu. Soğuk ortamda uzun süre çalışan işçi sık sık hastalandı, vücut direnci zayıfladı ve tedavi görmek zorunda kaldı. Durumunu yönetime bildiren çalışan, "Sağlığım elvermiyor, ayrılmak istiyorum" diyerek istifa etti ancak herhangi bir dönüş alamadı. Yerel mahkeme, çalışanın kendi isteğiyle ayrıldığı gerekçesiyle tazminat talebini reddetti. YARGITAY KARARI: HAKLI FESİH SAYILIR Karar temyiz edilince dosyayı inceleyen Yargıtay, işçiyi haklı bularak yerel mahkeme kararını bozdu. Kararda, işverenin çalışma ortamında sağlıklı koşulları sağlama yükümlülüğünü yerine getirmediği, bu nedenle işçinin haklı fesih hakkının doğduğu belirtildi. "Sürekli hastalanan, hastanelik olan ve vücut direnci çöken bir işçi, işyerinde kalmaya zorlanamaz" denilen karar, benzer durumlar yaşayan işçiler açısından emsal teşkil edecek nitelikte değerlendirildi.

DOWN SENDROMLU BEBEK DAVASINDA HEKİME 77 MİLYON TL TAZMİNAT Haber

DOWN SENDROMLU BEBEK DAVASINDA HEKİME 77 MİLYON TL TAZMİNAT

Kocaeli’de bir hekime, down sendromlu doğan bebek nedeniyle açılan tazminat davasında 77 milyon lira ceza verilmesi, Adli Tıp Kurumu’nun “hekim hatası yok” raporuna rağmen alınan karar nedeniyle tepkilere yol açtı. HEKİMSEN Genel Başkanı Uzm. Dr. Adil Kurban, "Bu kabul edilemez" diyerek karara itiraz etti. ADLİ TIP ‘HATA YOK’ DEDİ AMA CEZA VERİLDİ Olay, 35 yaşındaki bir hastanın gebelik sürecinde ikili ve üçlü tarama testlerini yazılı olarak reddetmesiyle başladı. Doğum sonrası bebeğin down sendromlu olması üzerine aile, takipli doktor hakkında tazminat davası açtı. Davada Adli Tıp Kurumu’nun hekim lehine raporuna rağmen, mahkeme hekimi 77 milyon lira tazminat ödemeye mahkûm etti. HEKİMSEN Genel Başkanı Uzm. Dr. Adil Kurban, kararı şöyle değerlendirdi: "Adli Tıp ‘hekim hatası yok’ diyor. Buna rağmen nasıl malpraktis kabul edilip bu kadar yüksek bir tazminat cezası veriliyor? Bu kabul edilemeyen bir meseledir". BİR HEKİM, HASTANIN İSTEMEDİĞİ TESTİ ZORLA YAPTIRAMAZ Kurban, hekimin sadece hastanın onayıyla işlem yapabileceğini vurguladı: "Aşıdan tahlile kadar her işlem hasta talebiyle olur. Bir hekim, istemeyen birine hiçbir testi yaptıramaz. Bu durumda hekime sorumluluk yüklenmesi doğru değil". KARARI ÜST MAHKEMEYE TAŞIYACAĞIZ Davayı HEKİMSEN olarak üstlendiklerini açıklayan Kurban, kararın şu anda istinaf sürecinde olduğunu belirtti: "Üyemiz olmasa bile bir hekim olarak yanındayız. Yargıtay aşaması da var. Ceza onanırsa bu meblağın altından nasıl kalkacağı bile belirsiz" dedi. ÖLÇÜSÜZ CEZALAR HEKİMLERİ YALNIZ BIRAKIYOR Malpraktis davalarında verilen tazminatların ölçüsüz ve ödenemez boyutlara ulaştığını kaydeden Kurban, bazı teknik aksaklıkların veya diğer personel hatalarının da sonuçlara etki edebileceğini hatırlattı. "ÖZEL SEKTÖR HEKİMLERİ KORUMASIZ" Kamuda çalışan hekimlerin belirli yasal güvencelere sahip olduğunu belirten Kurban, özel sektörde çalışan doktorların hiçbir koruma mekanizması olmadan bu tür cezalara maruz kaldığını söyledi: "Kamuda devlet kısmen ödeme yapıyor. Üniversitelerde süreç komisyonlarla yürütülüyor. Ama özel sektörde çalışan hekimler her şeyi ceplerinden ödemek zorunda kalıyor". "Yeni yasa tasarısıyla bu sorunlar çözülecek" HEKİMSEN olarak “Hekimlik Meslek Kanunu Tasarısı” hazırladıklarını ve Sağlık Bakanlığı’na sunduklarını açıklayan Kurban, hedeflerinin malpraktis, deontoloji ve özlük haklarında adaletli standartlar getirmek olduğunu belirtti: "Tüm bu cezaları, hekimlik yükünü ve sorunları tecrübemizle değerlendirdik. Devletimize sunduk. Onaylanırsa bu tür adaletsizliklerin önüne geçilmiş olacak".

YARGITAY’DAN NARİN GÜRAN CİNAYETİNDE KARAR! Haber

YARGITAY’DAN NARİN GÜRAN CİNAYETİNDE KARAR!

Anne, ağabey ve amca hakkında verilen ağırlaştırılmış müebbet hapis cezaları onanırken, komşu Nevzat Bahtiyar hakkında yeni bir yargılama süreci başlatılacak. Olay, 21 Ağustos 2024'te Diyarbakır’ın Bağlar ilçesi Tavşantepe Mahallesi'nde yaşanan kayıp ihbarıyla başladı. Narin Güran’dan haber alamayan çevresi durumu polise bildirmiş, çocuğun 8 Eylül'de cansız bedeni bulunmuştu. Soruşturma derinleştirildikçe, cinayet şüphesi kuvvetlenmişti. AİLEDEN ÜÇ KİŞİYE MÜEBBET Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında 23 kişi gözaltına alındı, bunlardan 12’si tutuklandı. Cinayetle doğrudan bağlantılı oldukları tespit edilen anne Yüksel Güran, ağabey Enes Güran ve amca Salim Güran hakkında ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verildi. Bu karar, 28 Aralık 2024’te çıkan hükümle kesinleşmişti. Yargıtay, yapılan itirazların ardından bu üç aile üyesi için verilen cezayı onadı, böylece karar kesinleşmiş oldu. NEVZAT BAHTİYAR YENİDEN YARGILANACAK Cinayetle ilgili önemli isimlerden biri olan komşu Nevzat Bahtiyar, ilk yargılamada suç delillerini yok etmek ve gizlemek suçundan 4 yıl 6 ay hapis cezası almıştı. Ancak dosyayı inceleyen Yargıtay, bu kararın eksik değerlendirmeler içerdiği gerekçesiyle bozma kararı verdi. Yeni karara göre Bahtiyar, artık “öldürmeye yardım etmek” suçundan yargılanacak. Bu durum, cezanın ağırlaşabileceği anlamına geliyor. KAMUOYUNUN YAKINDAN TAKİP ETTİĞİ DAVA Narin Güran cinayeti, kamuoyunda “aile içi şiddetin trajik bir boyutu” olarak uzun süre gündemde kalmıştı. Özellikle anne ve yakın akrabaların suça ortak olması toplumda büyük yankı uyandırmış, sosyal medyada da tepkilere neden olmuştu. Davanın diğer sanıkları hakkındaki yargı süreci ise devam ediyor.

ASLI BAŞ CİNAYET DAVASINDA DURUŞMA YENİDEN BAŞLADI Haber

ASLI BAŞ CİNAYET DAVASINDA DURUŞMA YENİDEN BAŞLADI

2003 Türkiye Mankenler Kraliçesi Aslı Baş’ın 2010 yılında Bodrum’da Ahmet Bayer’e ait villada şüpheli şekilde hayatını kaybetmesine ilişkin davada, 5 Ağustos’ta Yargıtay’ın beraat kararını bozmasının ardından dosya bugün Muğla 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde tekrar görülüyor. Duruşmaya Aslı Baş’ın aile avukatı Fahri Safa Küpcü, Aslı Baş’ın babası Mehmet Baş katıldı. Yargıtay’ın bozma gerekçesi dinlenmeyen tanıklar ve cep telefonunda silinen mesajlar Duruşma öncesi açıklama yapan Aslı Baş’ın aile avukatı Fahri Safa Küpcü, "Bugün, bozma sonrası ilk duruşma olacak. Dosyada Ahmet Bayer, Hakan Sadi Bayer, Volkan Bayer ile alakalı bozma var. Bir kısmı zaten İstinaf Mahkemesi’nde ses kayıtları dinlemeler sonrası onanmıştı karar. Onlarla ilgili bir yargılama olmayacak. Sadece Aslı Baş’ın cinayetine odaklandı artık dosya. Bozma kararı eksik incelemeye dayanıyor. Eksik inceleme dinlenmeyen tanıklar var. Onların dinlenilmesi talep edilmişti. Ayrıca, bir de Aslı Baş’ın cep telefonunda silinmiş mesajlar var. Yeni teknoloji artık bu silinmiş mesajları geri getirebiliyormuş. Bu, geri getirebilen mesajların getirilmesi için önce bunu denemesi gerekir, bu yapılmadan karar verilemez’ diyerek tekrar bozdu. Bu da ikinci eksik inceleme noktası. Ama henüz şeyler tamamlanmadı bu eksik inceleme. Bu duruşmada da muhtemelen cep telefonunun yeterli teknik altyapısı olan bir yerde incelenerek eksik dinlenen mesajların geri getirilmesi için bir karar verilmesini bekliyoruz" dedi. AHMET BAYER VE ASLI BAŞ FETÖ dosyasından beraat ettiler Sanıkların FETÖ dosyasından beraat ettiklerini belirten Av. Küpcü, "FETÖ dosyasında yaklaşım şu, vatandaş o dosyalara müdahil olamıyor. Hukuki tabiri olarak söylüyorum. Sadece biz müşteki olarak kalıyoruz o dosyalarda. Müşteki olduğumuz için kararlara biz itiraz edemiyoruz, üst mahkemeye taşıyamıyoruz. Orada beraat kararı verildi. Üst mahkemeye taşıyamadık haliyle. Üst mahkemeden de kesinleşmiş oldu o dosya" dedi.

BAŞSAVCILIKTAN "CHP'YE KAPATMA DAVASI" AÇIKLAMASI Haber

BAŞSAVCILIKTAN "CHP'YE KAPATMA DAVASI" AÇIKLAMASI

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, Cumhuriyet Halk Partisi’ne kapatma davası açılması için Yargıtay’a başvuru yapıldığına dair haberlere ilişkin bir açıklama yayımladı. Açıklamada, CHP’nin kapatılmasına yönelik bir talebin olmadığı belirtildi. İDDİANAME HATIRLATILDI Başsavcılık açıklamasında, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun "suç örgütü lideri" olarak suçlandığı iddianameye atıfta bulunuldu. Açıklamada, iddianamede yer alan detaylar aktarıldı. SEÇİMLERİN MANİPÜLE EDİLDİĞİ İDDİASI Başsavcılık, "Demokratik siyasi hayatın vazgeçilmezi olan seçimlerin manipüle edilmeye çalışıldığı, bu sürecin parti organları tarafından bilinçli, sistematik ve süreklilik arz edecek şekilde yürütüldüğünün" tespit edildiğini açıkladı. YARGITAY’A BİLDİRİMDE BULUNULDU Açıklamada, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na bildirimde bulunulma gerekçeleri şöyle sıralandı: Kamu kaynaklarının seçim çalışmaları için suistimal edilmesi, Suç gelirlerinin parti yönetiminin bilgisi dahilinde bir havuz sistemine aktarılması, Tanık anlatımlarıyla rüşvet ve suç gelirlerine ilişkin iddiaların belgelenmesi, Seçmen verilerinin hukuka aykırı olarak işlenmesi ve seçimlerin bu şekilde manipüle edilmeye çalışılması, CHP’nin demokratik düzeni etkileyen, sistematik müdahalelerde bulunduğunun tespiti. Bu gerekçelerle, Anayasa’nın 68 ve 69. maddeleri ile 2820 sayılı Siyasi Partiler Kanunu’nun 101 ve devamı maddeleri uyarınca işlem yapılmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na bildirimde bulunulduğu ifade edildi. "KAPATILMASINA YÖNELİK BİR TALEP SÖZ KONUSU DEĞİL" Bazı medya organlarında çıkan haberlerin aksine açıklamada, “Bir kısım medya organlarında belirtildiği gibi partinin kapatılmasına yönelik bir talep söz konusu değildir” denilerek, konunun yalnızca bildirim niteliğinde olduğu vurgulandı.

İŞ ARKADAŞLARINI FOTOĞRAFLAYAN SANIĞA 12 YIL HAPİS Haber

İŞ ARKADAŞLARINI FOTOĞRAFLAYAN SANIĞA 12 YIL HAPİS

Samsun’da aynı kurumda çalıştığı iş arkadaşlarının masa altından gizlice fotoğraflarını çeken ve kişisel bilgisayarlarındaki özel fotoğrafları kopyalayan bir kamu çalışanı, “özel hayatın gizliliğini ihlal” suçundan 12 yıl hapis cezasına çarptırıldı. Yargıtay, yerel mahkemenin verdiği kararı onayladı. İKİ AYRI EYLEMDEN 6’ŞAR YIL CEZA 2018 yılında meydana gelen olayda, bir kamu kurumunda görev yapan sanık, aynı odada çalıştığı iki iş arkadaşının masa altından gizlice fotoğraflarını çekti. Ayrıca, söz konusu kişilerin bilgisayarlarında bulunan kişisel ve ailevi fotoğrafları da rızaları dışında dijital ortamda kopyaladı. Olayın ortaya çıkmasının ardından sanık hakkında Türk Ceza Kanunu’nun 134. maddesi uyarınca “özel hayatın gizliliğini ihlal” suçundan dava açıldı. Samsun 8. Asliye Ceza Mahkemesi, sanığı her bir mağdur için 6’şar yıl olmak üzere toplamda 12 yıl hapis cezasına çarptırdı. TARAFLAR KARARA İTİRAZ ETTİ Mağdurlar, sanığın ayrıca “cinsel taciz” ve “verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme” suçlarından da yargılanmasını talep etti. Öte yandan sanık, verilen cezanın fazla olduğu gerekçesiyle karara itiraz etti. Her iki tarafın temyiz başvurusu üzerine dosya Yargıtay’a taşındı. YARGITAY CEZAYI ONADI Yargıtay 12. Ceza Dairesi, dosya üzerinde yaptığı temyiz incelemesinde yerel mahkemenin kararını uygun bularak onadı. Kararda, sanığın eyleminin sabit olduğu, yargılamanın usulüne uygun gerçekleştirildiği ve cezai yaptırımların doğru şekilde belirlendiği ifade edildi. Yargıtay kararında şu ifadeye yer verildi: “Sanık müdafi ile katılanlar vekili tarafından öne sürülen tüm temyiz sebepleri incelenmiş, hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, bu nedenle temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanmasına oy birliğiyle karar verilmiştir.”

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.