#Yaşam Mücadelesi

- Yaşam Mücadelesi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Yaşam Mücadelesi haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

DOKTORLAR 'YAŞAMAZ' DEDİ EŞİNİN SEVGİSİ HAYATTA TUTTU Haber

DOKTORLAR 'YAŞAMAZ' DEDİ EŞİNİN SEVGİSİ HAYATTA TUTTU

35 gün hastanede yaşam mücadelesi veren İnan, bir yıl süren tedavi sürecinin ardından sağlığına kavuşarak adeta yeniden doğdu. Olay, 2022 yılında Efeler ilçesine bağlı Kemer Mahallesi’nde meydana geldi. Evlerinin çatısına çıkan Atilla İnan, dengesini kaybederek beton zemine düştü. Vücudunun birçok yerinde kırıklar oluşan İnan, iç kanama geçirdi. Kırmızı kodla hastaneye kaldırılan ve hayati tehlikesi bulunan İnan için doktorlar “yaşama ihtimali çok düşük” değerlendirmesi yaptı. “GÖZLERİMİ HASTANEDE AÇTIM” Olay anını hatırlamadığını dile getiren Atilla İnan, yaşadıklarını şu sözlerle anlattı: “Hiçbir şeyim yoktu, sadece çatıya çıkan merdivene tırmandığımı hatırlıyorum. Gözlerimi hastanede açtım. 35 gün yoğun bakımda kaldım, ardından 3 ay boyunca evde sırtüstü yattım. Daha sonra bastonla yürümeye başladım. Tedavim bir yıl sürdü.” “EŞİM BANA BEBEK GİBİ BAKTI” Hayatta kalmasında en büyük payın eşi olduğunu söyleyen İnan, duygusal sözlerle eşine teşekkür etti: “Zor bir süreçti ama bu süreçte en büyük destekçim eşimdi. Bir bebek gibi ilgilendi benimle. Onun sevgisi ve sabrı sayesinde adeta ikinci kez dünyaya geldim. O dönemde doktorlar bile ümidini kesmişti. ‘Çok yaşamaz’ demişler. Ama biz birlikte mücadele ettik.” “VÜCUDUMDA METAL PARÇALAR VAR, AMA HAYATTAYIM” Kazadan sonra uzun süre çalışamayan İnan, yavaş yavaş toparlandığını belirtti: “1,5 yıl boyunca çalışamadım. 2024’ün ortasında hafif işlerde çalışmaya başladım. Hâlâ ağır iş yapamıyorum çünkü vücudumda vidalar, metal parçalar var. Ama çok şükür bugünlere geldik. Demek ki daha yiyecek lokmamız varmış.” “ALLAH KİMSEYE YAŞATMASIN” Yaşadığı süreci “anlatılmaz, yaşanır” olarak tanımlayan İnan, “Allah böyle bir acıyı kimseye yaşatmasın. Ölümle yaşam arasındaki çizgiyi gördüm. Hayata yeniden tutunmanın ne demek olduğunu anladım” diyerek sözlerini tamamladı.

BİLİNCİ KAPANAN ANNE OĞLUNUN KARACİĞERİYLE YAŞAMA TUTUNDU Haber

BİLİNCİ KAPANAN ANNE OĞLUNUN KARACİĞERİYLE YAŞAMA TUTUNDU

Adana'da yaşayan 61 yaşındaki Nilgün Çağlıyan, karaciğer yetmezliği nedeniyle bilinci kapalı halde yoğun bakımda yaşam mücadelesi verirken, oğlu Erdener Çağlıyan'dan alınan karaciğer dokusu sayesinde hayata tutundu. Anne-oğulun dramatik ve bir o kadar da umut dolu hikayesi yürekleri ısıttı. "Ben ona hayat verdim, o da bana hayat verdi" diyen anne Nilgün Çağlıyan’ın sözleri, ailenin yaşadığı duygusal süreci özetler nitelikteydi. HASTALIĞI HIZLA İLERLEDİ, NAKİL KARARI ALINDI Adana'da 4 çocuk ve 3 torun sahibi Nilgün Çağlıyan, bir süre önce şiddetli halsizlik, vücutta morarmalar ve kaşıntı şikayetleriyle hastaneye başvurdu. Yapılan tetkiklerde karaciğer yetmezliği teşhisi konulan Çağlıyan’ın durumu kısa sürede ağırlaştı ve yoğun bakım ünitesine alındı. Doktorlar, acil organ nakli gerektiğini bildirdi. Aile üyelerinden örnekler alınırken, üçüncü çocuk olan 41 yaşındaki Erdener Çağlıyan'ın karaciğer dokusunun annesiyle tam uyumlu olduğu belirlendi. 14,5 SAATLİK OPERASYONLA HAYATA DÖNDÜ Zamanla yarışan doktorlar, vakit kaybetmeden Prof. Dr. Süleyman Çetinkünar ve ekibinin gözetiminde ameliyatı gerçekleştirdi. 14,5 saat süren operasyon sonrası Nilgün Çağlıyan, oğlunun karaciğerinden alınan dokuyla hayata tutundu. Anne ve oğlu, ameliyat sonrası iyileşme sürecini birlikte geçirdi. Hastanede uygulanan tedavinin ardından taburcu edilen Çağlıyan ailesi, o günden bu yana birbirlerine daha sıkı sarıldıklarını söylüyor. "GÖZÜMÜ YOĞUN BAKIMDA DEĞİL, HAYATIN İÇİNDE AÇTIM" Geçirdiği zorlu süreci anlatan anne Nilgün Çağlıyan, hastalığının bir anda ilerlediğini belirterek şunları söyledi: “15 gün gibi kısa bir sürede her şey gelişti. Yoğun bakıma alındığımda bilincim kapanmıştı. O sırada oğlum karaciğerini bana vermeye karar vermiş ve ameliyat gerçekleşmiş. Uyandığımda ne olduğunu bilmiyordum ama çocuklarımın beni yalnız bırakmayacağını hep biliyordum. Şimdi yeniden nefes alabiliyorsam, bu onun sayesinde. Allah herkese böyle evlat nasip etsin.” "BİZ 'CANIMIZI VERİRİZ' DERKEN BLÖF YAPMIYORUZ" Annesine karaciğerinin yüzde 65’ini veren Erdener Çağlıyan ise, böyle bir karar vermenin kendisi için zor olmadığını belirtti. Duygusal konuşmasında şunları söyledi: “Biz aile olarak birbirimize çok bağlıyız. Annemin durumu kritikleşince test yaptırdım ve en uygun verici ben çıktım. Tereddütsüz ameliyatı kabul ettim. Annemle birlikte girdik ameliyata ve yine birlikte çıktık. İnsan 'canımı veririm' der bazen, ben de hep öyle derdim. Ama şimdi bunun laf değil, gerçek olduğunu gösterdim. Yine olsa, yine veririm. Cennet annelerin ayakları altındadır, bunu bir kez daha yaşadık.” DOKTORLARDAN AİLEYE TEBRİK Operasyonu gerçekleştiren ekip, anne-oğulun süreci başarıyla tamamlamasının ardından açıklamalarda bulundu. Prof. Dr. Süleyman Çetinkünar, “Ameliyat zorlu bir operasyondu ancak zamanında müdahale ile başarılı geçti. Ailenin bu dayanışması, organ nakli konusundaki toplumsal farkındalığın artması açısından çok kıymetli” dedi.

ENGELLİ TUNAHAN İÇİN TÜRKİYE SEFERBER OLDU Haber

ENGELLİ TUNAHAN İÇİN TÜRKİYE SEFERBER OLDU

Yatağa bağımlı Tunahan, okula gitmek ve dışarı çıkabilmek için üvey babasının kendi imkânlarıyla kurduğu ilkel bir teleferiği kullanıyordu. HABERİN ARDINDAN YARDIM YAĞDI İhlas Haber Ajansı'nın (İHA) yaptığı haberin ardından çok sayıda hayırsever vatandaş, aileye ulaşarak maddi ve manevi destek sağladı. Gelen yardımlar sayesinde teleferiğin bakımı yapıldı. Engelli dostu, daha uygun bir ev için de girişimler başlatıldı. ÜVEY BABA: "YARDIM ELLERİ DUYGULANDIRDI" Tunahan’ın tüm bakımını üstlenen ve gündüzleri hamallık yaparak ailesini geçindiren üvey baba Bilal Aktoy, yardımlar karşısında büyük mutluluk yaşadıklarını belirtti. Aktoy, "Ankara’dan Mustafa Bey, İstanbul’dan Dinçer Bey Tunahan için yardımcı oldular. Belediyeden ve sosyal hizmetlerden geldiler. Çok memnun olduk" dedi. ANNE: "EVİN ÖNÜ YAPILDI, RAYLI SİSTEM BAKIMDAN GEÇTİ" Tunahan’ın annesi Fatma Aktoy da yardımlarla birlikte morallerinin yükseldiğini söyledi. Alanya Belediyesi’nin evin girişini düzenlemek üzere harekete geçtiğini belirten Aktoy, "Raylı sistemin bakımını yaptılar. İstanbul’dan Dinçer Bey maddi yardımda bulundu. Artık daha iyi hissediyoruz" dedi. AİLENİN EN BÜYÜK UMUDU: ENGELLİ DOSTU BİR EV Ailenin şu anki en büyük beklentisi, Tunahan’ın bakımı ve günlük yaşamının daha kolay sağlanabileceği, giriş-çıkışı rahat bir eve taşınmak. Hayırseverler bu konuda da destek arayışlarını sürdürüyor. Tunahan Kaplan’ın yaşam mücadelesi ve ailesinin özverisi, sadece Alanya'da değil, tüm Türkiye'de yankı buldu.

MUAZZEZ ABACI’NIN ÖLÜMÜNDE KONTRASTLI MADDE ŞÜPHESİ Haber

MUAZZEZ ABACI’NIN ÖLÜMÜNDE KONTRASTLI MADDE ŞÜPHESİ

Türk sanat müziğinin usta ismi Muazzez Abacı, geçirdiği kalp krizi sonrası anjiyo olmuş, ardından yoğun bakımda yaşam mücadelesi vermişti. Menajeri Taner Budak’ın açıklamasına göre, anjiyo sırasında kullanılan kontrastlı sıvı böbrek yetmezliğine ve ciğerlerde su toplanmasına yol açtı. 78'inci doğum gününde yaşamını yitiren Abacı'nın ölüm nedeni olarak “kontrastlı sıvı” şüphesi gündeme geldi. Hürriyet'in haberine göre; “KONTRAST MADDE NADİR DE OLSA ÖLÜMCÜL KOMPLİKASYONLARA NEDEN OLABİLİR” Kontrast maddelerin risklerini ve kullanım alanlarını anlatan Radyoloji Uzmanı Doç. Dr. Yasemin Altıntaş, bu maddenin çok nadiren ciddi yan etkilere yol açabileceğini, ancak mevcut kronik hastalıkların bu riski artırdığını söyledi. ❝Muazzez Abacı örneğinde olduğu gibi, kontrast madde bazı hastalarda böbrek fonksiyonlarını bozabilir. Bu nedenle işlem öncesinde mutlaka kreatinin ve eGFR gibi böbrek fonksiyon testleri yapılmalı❞ dedi. 10 BİN HASTADA 1 CİDDİ REAKSİYON GÖRÜLÜYOR Doç. Dr. Altıntaş’ın verdiği bilgilere göre: İyotlu kontrastlarda ciddi reaksiyon oranı %0.01–0.04 Gadolyum içeren MR kontrastlarında %0.001–0.01 Bu da yaklaşık her 10.000 hastadan 1 ila 4’ünde ciddi komplikasyon görülebileceği anlamına geliyor. BÖBREKLERİ NASIL ETKİLİYOR? Kontrast madde: Böbrek damarlarında geçici daralmaya yol açarak kan akışını azaltabiliyor. Tübül hücrelerine oksidatif stres yaratabiliyor. Risk grubundaki kişiler: Kronik böbrek hastaları 65 yaş üstü bireyler Diyabet, hipertansiyon, kalp yetmezliği hastaları Dehidratasyon yaşayanlar Yüksek doz kontrast alanlar RİSKLİ HASTALARDA NE YAPILMALI? İşlem öncesi alınacak önlemler: Hidrasyon (serum desteği) Düşük doz kontrast kullanımı Alternatif görüntüleme yöntemlerinin tercih edilmesi N-asetilsistein gibi antioksidan destekler BELİRTİLER NELERDİR? Kontrast maddeye bağlı böbrek hasarı genellikle sessiz seyrediyor. Ancak: İdrar miktarında azalma Yüzde ve bacaklarda ödem Halsizlik, bulantı gibi belirtiler Kreatinin seviyesinde yükselme gibi semptomlar görülebilir. “HASTANELERDE ACİL MÜDAHALE İÇİN TÜM TEDBİRLER VAR” Alerjik şok gibi durumlar için hastanelerde: Adrenalin (epinefrin) Antihistaminikler Kortizon Oksijen ve sıvı desteği gibi acil müdahale ilaçlarının hazır bulunduğunu belirten Altıntaş, ❝Bu tür reaksiyonlar son derece nadirdir ve müdahale protokolleri hastanelerde uygulanmaktadır❞ dedi.

DİDİM’DE KAVGA AYIRMAK İSTEYEN GENÇ HAYATINI KAYBETTİ Haber

DİDİM’DE KAVGA AYIRMAK İSTEYEN GENÇ HAYATINI KAYBETTİ

Akköy Mahallesi sahilindeki bir sitede 23 Temmuz günü yaşanan olayda yürüyüş yapan 17 yaşındaki O.A. ile 18 yaşındaki P.G. iddiaya göre ’yan baktın’ meselesi yüzünden sözlü tartışma yaşadı. Kısa sürede tartışma kavgaya dönüşmek üzereyken çevredeki vatandaşların araya girmesiyle büyümeden engellenirken, her iki taraf da olay yerinden uzaklaştı. Yaklaşık iki saat sonra, taraflardan P.G. (18) sahilde tek başına otururken, daha önce tartıştığı O.A.’yı ve yanındaki arkadaşı Poyraz Başnak’ı (21) sahilde yürüyüş yaparken gördü. Hızla olay yerinden uzaklaşan P.G., arkadaşı A.G.’yi (18) çağırarak otomobille iki arkadaşı takip etmeye başladı. O.A. ve arkadaşı Poyraz Başnak, oturdukları sitenin hemen önünde bulunan sahil kenarına doğru yürürken, P.G. ve A.G. otomobilden inerek O.A. ve Poyraz Başnak’a saldırdı. Sadırda A.G.’nin savurduğu sopayla başından ağır yaralanan Poyraz Başnak kanlar içinde yere yığıldı. Daha sonra O.A.’ya yönelen iki arkadaş, O.A.’yı da darp ettikten sonra hızla geldikleri otomobile binerek olay yerinden uzaklaştı. 15 GÜN YAŞAM SAVAŞI VERDİ Sağlık ekiplerinin olay yerindeki ilk müdahalesinin ardından ağır yaralanan Poyraz Başnak, ambulansla önce Didim Devlet Hastanesi’ne, oradan da Kuşadası Devlet Hastanesi’ne sevk edildi. Burada yapılan ilk muayene ve kontroller sonrası durumu ağır olan ve hayati tehlikesi bulunan Poyraz Başnak ambulansla İzmir Ege Üniversitesi Hastanesi’ne sevk edilerek yoğun bakıma alındı. Olayda Poyraz Başnak’ı ağır yaralayan A.G ise tedavisinin ardından tutuklanarak cezaevine gönderilirken, İzmir’de tedavisi süren Poyraz Başnak 15 günlük yaşam savaşını kaybetti. Poyraz Başnak’ın cenazesi bugün Karşıyaka ilçesindeki Goncalar Camii’ne getirildi. Cenaze, öğle namazını müteakip kılınan namazından ardından Doğançay Mezarlığı’nda gözyaşları içinde toprağa verildi. "MAGANDALARA KURBAN GİTTİ" Oğlunun cenaze töreninde açıklamalarda bulunan anne Güldem Başnak, "Oğlum, hayat mücadelesini çarşamba günü kaybetti. Suçluların birinin anında yakalandığını ve diğerinin kaçtığını biliyorum. Yakalanmalarını, her ikisinin de en ağır cezaları almasını ve adaletin sağlanmasını istiyorum. Sadece adalet istiyoruz. Oğlum, sadece yardımseverliğiyle bir kişinin kavgasını ayırmaya çalışmıştı. Tamamen suçsuzdu. Zaten her zaman sevecen ve yardımsever biriydi. Onun kurbanı oldu. Magandalara kurban gitti" diye ekledi. Baba Mustafa Başnak ise "Duygularım anlatılacak gibi değil. Oğlumuz yaklaşık 20 gün boyunca mücadele etti. Sonuç olarak, oğlumuzu kaybettik. Suçlu olan kişilerin de bir an önce yakalanmasını ve adalet önüne çıkarılmasını istiyoruz. Sadece iki kişinin kavgasını ayırmak için yardım etmişti. Ancak arkadaşları, olaydan yaklaşık iki saat sonra, yeniden bir takip sonucu hain bir saldırıya uğradığını söyledi. Bu saldırı sonucunda yaralandı. Aldığı yaralar nedeniyle de hayatını kaybetti" ifadelerini kullandı. "İLAHİ ADALETE GÜVENİYORUZ" Hayatını kaybeden Poyraz Başnak’ın teyzesi Lamia Ayhan da, "Görüntüleri hepiniz izlediniz. Bu görüntüleri izledikten sonra artık söylenecek bir şey kalmıyor. İki kişi arabadan iniyor, çocuklarımızı takip ediyorlar ve bizim çocuğumuzu sopalarla öldürüyorlar. Poyraz’ımız dayandı ama sonunda canını güzel Allah’ımıza teslim etti. Fakat şunu özellikle ifade etmek istiyorum. Biz bu işin peşini bırakmayacağız. İlahi adalete güveniyoruz. ‘Bizim başımıza gelmez’ demesin kimse. Çünkü biz durup dururken böyle bir olayla karşı karşıya kaldık. Poyraz saatler süren bir beyin ameliyatı geçirdi. Sonrasında da komadaydı. Bu olaydan sonra ‘Yan mı baktı?’, ‘Şöyle mi oldu?’, ‘Böyle mi oldu?’ gibi şeyler söylemenin artık hiçbir anlamı yok. Bakın, biz bu çocuğu kaybettik. Görüntülerde net bir şekilde görülüyor; arabayı takip ediyorlar, iniyorlar ve orada o çocuk dövülerek öldürülüyor. Ne olmuş olursa olsun, arkadaşlar, biz bu çocuğu kaybettik. Sadece o görüntüler bile her şeyi anlatmaya yeter" sözlerini kullandı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.