#Yatırım

- Yatırım haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Yatırım haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

ALTIN YATIRIMCISININ BEKLEDİĞİ HABER GELDİ Haber

ALTIN YATIRIMCISININ BEKLEDİĞİ HABER GELDİ

Tarihi zirvesinden bu yana yaklaşık yüzde 26 değer kaybeden altın piyasasında satış baskısının zayıfladığı değerlendirildi. Küresel yatırım araştırma kuruluşu BCA Research, reel faizler ve ABD doları üzerindeki baskının hafiflediğine işaret ederek altın yatırımcısının değerlendirmesi için "uzun pozisyon" önerisinde bulundu. BCA Research tarafından yayımlanan raporda, altının 29 Ocak'ta gördüğü tarihi zirveden bu yana yaklaşık yüzde 26 değer kaybettiği hatırlatıldı. Raporda, altının son dönemde jeopolitik risklere rağmen beklenen ölçüde enflasyona karşı koruma sağlayamadığı belirtilirken, piyasadaki yoğun satış baskısının büyük ölçüde zayıfladığı ifade edildi. REEL FAİZ VE DOLAR VURGUSU BCA Research, altın fiyatlarını belirleyen temel unsurun enflasyondan ziyade reel faiz oranları olduğunu belirterek, reel faizlerdeki baskının hafiflemesinin değerli metal üzerindeki olumsuz etkiyi azalttığını kaydetti. Raporda ayrıca, ABD dolarının altın fiyatları üzerindeki baskılayıcı etkisinin de zayıfladığı, önümüzdeki dönemde doların altını destekleyen unsurlardan biri haline gelebileceği değerlendirmesinde bulunuldu. "UZUN POZİSYON" ÖNERİSİ Analistler, altın piyasasında en zorlu dönemin geride kaldığını belirterek yatırımcılara "uzun pozisyon" (alım yönünde beklenti) tavsiyesinde bulundu. BCA Research, altındaki uzun vadeli yükseliş sürecini üç aşamada değerlendirdi: İlk aşamanın 2022 sonunda merkez bankalarının yoğun fiziki altın alımlarıyla başladığı,İkinci aşamanın 2025 yılında borsa yatırım fonlarına (ETF) artan girişlerle şekillendiği,Mevcut üçüncü aşamada ise fiyatlamalarda reel faizler ile ABD dolar endeksinin belirleyici rol üstleneceği ifade edildi. Not: Haberde yer alan değerlendirmeler BCA Research'ün analizine dayanmaktadır. Bu içerik yatırım tavsiyesi niteliği taşımamaktadır.

BURSA'DA ÜRETİLECEK, DÜNYAYA SATILACAK Haber

BURSA'DA ÜRETİLECEK, DÜNYAYA SATILACAK

Bursa Oyak Renault Otomobil Fabrikaları'nda üretilecek ve dünyanın birçok ülkesine ihraç edilecek yeni model, Dacia'nın C segmentindeki büyüme hedeflerinde kritik bir rol üstlenecek. Striker, 2026 yılının Aralık ayında Türkiye'de satışa sunulmaya hazırlanıyor. 2023 yılının sonunda OYAK ve Renault Group iş birliğiyle Türkiye'ye 400 milyon euro yatırım yapılacağı ve bu yatırımla birlikte üçü SUV olmak üzere toplam dört modelin Türkiye'de üretileceği açıklanmıştı. Mart ayında açıklanan 2030 stratejik planında ise Dacia, C segmentindeki ürün yelpazesini Striker ile genişleteceğini duyurmuştu. Hem 400 milyon euroluk yatırımın son aşaması hem de 2030 stratejik planının önemli bir adımı olan Dacia'nın yeni modeli Striker, İtalya'nın Milano şehrinde tanıtıldı. Bursa'daki Oyak Renault Otomobil Fabrikaları'nda üretilecek ve Avrupa dahil birçok ülkeye Türkiye'den ihraç edilecek Dacia Striker, çok yönlü sürüş karakterinin yanı sıra Türkiye ekonomisine ve otomotiv sanayisine sağlayacağı katkıyla da dikkat çekiyor. Dacia'nın bu yeni modelinin hem perakende hem de ticari yeni müşterilere ulaşmak için önemli bir rol oynaması planlanıyor. Striker'ın Mild Hybrid-G 140 ve Hybrid 155 versiyonları yüzde 40'ın üzerinde yerlilik oranına sahip olacak. Striker, 2030 yılına kadar markanın toplam satışları içindeki C segmenti payını yüzde 33'e çıkarma hedefini destekleyecek. Dacia Striker, 2026 yılının Aralık ayında Türkiye'de satışa sunulmaya hazırlanıyor MAİS A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü Bahaettin Tatoğlu, "Dacia Striker, üç yıl önce OYAK ve Renault Group ortaklığıyla açıkladığımız 400 milyon euroluk yatırımın son halkası olarak Türkiye'de üretiliyor. Bu yatırım kapsamında Oyak Renault Otomobil Fabrikaları'nda dört yerli modelimizin üretimi için büyük bir adım attık. Renault Duster ile başlayan bu yolculuk, Yeni Renault Clio ve Renault Boreal ile devam etti. Şimdi ise Dacia markamızın amiral gemisi olacak Striker modelimizi kullanıcılarımıza sunmak için hazırlanıyoruz. Dacia; ekonomik kullanım maliyetini, konforu ve sürüş keyfiyle bir araya getiren bir marka. Bir otomobilde gerçekten olması gereken özellikleri gelişen teknolojiyle sürekli güncelliyor ve akıllı çözümler sunan bir fiyat performans markası olarak müşterilerinin ihtiyaçlarına cevap veriyor. Yenilenen Dacia ürün gamı, her bütçeye hitap eden modellerle erişilebilir mobilite sunuyor. Dacia Striker da hem Dacia'nın Türkiye'de üretilen ilk modeli olması hem de ürün gamında ilk kez bir crossover modele yer verilmesi açısından önem taşıyor. Bu yeni modelimiz, Dacia markamızla ulaşmayı amaçladığımız hedeflerimiz için mühim bir aşamayı teşkil ediyor. Striker ile yepyeni müşterilere ulaşarak Dacia'nın varlığını daha da güçlendirecek, pazar payını hak ettiği seviyeye ulaştıracağız. Böylece Dacia'yı hem Türkiye'de hem de dünyada bambaşka bir konuma taşıyacağız" dedi. Renault Group Türkiye CEO'su Lionel Jaillet, "Oyak Renault olarak, 2023 yılının sonunda açıkladığımız, 400 milyon euroluk yatırım ile dört yeni modelin üretime alınmasını kapsayan planımızla Türkiye için güçlü ve net bir dönüşüm yol haritası ortaya koyduk. Bu dönüşüm yolculuğunu Renault Duster ile başlattık, Yeni Renault Clio ile sürdürdük ve kısa süre önce Türkiye yollarına çıkan Renault Boreal ile önemli bir aşamaya taşıdık. Bugün ise bu planın dördüncü ve stratejik açıdan son derece önemli modelini duyurmaktan büyük bir memnuniyet duyuyorum. Yeni C segmenti modelimiz Dacia Striker'ın üretimini Bursa'daki Oyak Renault Fabrikamızda gerçekleştireceğiz. Bu proje sayesinde Türkiye, Dacia markası için ilk kez bir modelin tek küresel üretim merkezi konumuna gelecektir. Bu aynı zamanda Dacia'nın Türkiye'deki varlığını güçlendirerek markayı yalnızca ithalata dayalı bir yapıdan yerel üretim gücüne sahip stratejik bir oyuncuya dönüştüren önemli bir adımdır. Üretimin devreye alınmasıyla birlikte Oyak Renault'nun çoklu model üretim kabiliyeti, esneklik ve performans açısından yeni bir seviyeye ulaşacaktır. Bu gelişme, Renault Group'un futuREady stratejisi kapsamında belirlediği büyüme ve operasyonel mükemmeliyet hedeflerine de güçlü bir katkı sağlayacaktır. OYAK ile sürdürdüğümüz güçlü iş birliği sayesinde üretim ve mühendislik yetkinliklerimizi daha da ileri taşımaya ve Türkiye otomotiv ekosistemine sürdürülebilir değer katmaya kararlılıkla devam edeceğiz" dedi.

AK PARTİ İZMİR İL BAŞKANI SAYGILI'DAN TUGAY'A SERT ELEŞTİRİ Haber

AK PARTİ İZMİR İL BAŞKANI SAYGILI'DAN TUGAY'A SERT ELEŞTİRİ

AK Parti İzmir İl Başkanı Bilal Saygılı, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay'ın CHP üyeliğinden istifa etmesine ilişkin yaptığı açıklamada, İzmir'in gündeminin siyasi çekişmeler değil, hizmet ve yatırım olması gerektiğini söyledi. Cemil Tugay'ın CHP'den ayrılmasının ardından yazılı bir açıklama yayımlayan Saygılı, yaşanan süreci CHP'nin kendi iç meselesi olarak değerlendirdi. İzmir'in yıllardır çözüm bekleyen sorunlarla karşı karşıya olduğunu savunan Saygılı, kentte yaşanan altyapı, çevre ve ulaşım problemlerine dikkat çekti. "CHP'NİN KAVGASI İZMİR'İ İLGİLENDİRMİYOR" Saygılı, CHP içerisindeki tartışmaların İzmir'in gerçek sorunlarının önüne geçtiğini belirterek, şunları kaydetti: "CHP'nin kavgası İzmir'i ilgilendirmemektedir. Sayın Tugay CHP çatısı altında olur ya da olmaz, bu onun siyasi pozisyonudur. İzmir dün olduğu gibi bugün ve gelecekte de doğru planlama, proje, yatırım, eser ve hizmet beklemektedir. İzmir'in tek gerçek gündemi budur" dedi. "İZMİR'İN SORUNLARI NEDENİYLE İSTİFA EDİLMELİYDİ" Açıklamasında İzmir Büyükşehir Belediyesi'ne yönelik eleştirilerde bulunan Saygılı, kentte yaşanan çevre sorunları, Körfez'deki kirlilik, kentsel dönüşüm eksikliği ve ulaşım problemlerine işaret etti. Saygılı, "İzmir çöp dağlarıyla dolduğunda, Körfez kötü kokusuyla İzmir'in yüzünü kararttığında, trafik sorunu çözülmediğinde, altyapı çöktüğünde istifa edilmeliydi" ifadelerini kullandı. "KENTİN ENERJİSİ SİYASİ TARTIŞMALARLA TÜKETİLİYOR" İzmir'in uzun süredir hizmet beklediğini dile getiren AK Parti İzmir İl Başkanı Bilal Saygılı, kentin enerjisinin parti içi hesaplaşmalar ve siyasi çekişmeler nedeniyle boşa harcandığını savundu. Saygılı, İzmir halkının beklentisinin siyasi polemikler değil, yatırım, proje ve hizmet olduğunu belirterek açıklamasını tamamladı.

BAKAN KACIR: TÜRKİYE'YE YATIRIM YAPAN KAZANIYOR Haber

BAKAN KACIR: TÜRKİYE'YE YATIRIM YAPAN KAZANIYOR

Bursa OYAK Renault Fabrikaları'nda üretilen yeni Renault Boreal, banttan indirilme töreni için Bursa'ya gelen Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, "Türkiye, yerli ve yabancı hiçbir firmanın ayrımcılığa tabi tutulmadığı, kuralların herkes için adil şekilde uygulandığı, değer oluşturacak her yatırımın desteklendiği bir ülkedir. Türkiye'ye güvenenler, Türkiye'de yatırım yapanlar hem kendileri hem de Türkiye kazanır" dedi. Renault'nun Türkiye'de üretilen yeni C segmenti SUV modeli Renault Boreal, Türkiye'de satışa sunuluyor. OYAK ve Renault tarafından açıklanan 400 milyon Euro'luk yatırım kararının önemli adımlarından biri olan Boreal hem Türkiye ekonomisine hem de otomotiv sektörüne önemli katkılar sunacak. Yeni bir dönemin başlangıcını temsil eden Boreal'in banttan indirildiği törende konuşan Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, "Ülkemiz sanayiinin kalbi Bursa'mızda hayata geçirilen yatırımın, sektörümüze, şehrimize, ülkemize ve milletimize hayırlı olmasını temenni ediyorum. Dünya çok katmanlı bir değişim ve dönüşüm sürecinden geçiyor. Liberal ticaret terk ediliyor. Yerinde üretimi, yakından ve dostlardan tedariki esas alan korumacı ticaret politikaları öne çıkıyor. Teknolojinin farklı sahalarında yaşanan gelişmeler; küresel üretim haritasını yeniden şekillendiriyor. Yenilikçi teknolojiler; ülkelerin kalkınma yolculuğuna yön veriyor. Pek çok ülkenin yeni yeni idrak edebildiği bu kritik eşiği, daha en başından müşahede ederek başarıyla aşmış bir ülkeyiz. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde, 23 yılda ülkemizi, Ar-Ge ve katma değerli üretimde dünyanın sayılı ülkeleri arasına taşıdık. İmalat sanayimizin öncülüğünde, ihracatımızı 23 yılda 36 milyar dolardan 276 milyar dolara ulaştırdık. Türkiye bugün, Çin'den sonra Orta Avrupa'ya kadar uzanan geniş kuşakta ürün ve pazar çeşitliliği açısından en önde gelen ihracatçı ülkedir. Üretim gücüyle küresel tedarik zincirlerinin güvenilir ve dayanıklı halkasıdır. Ana sanayide 60 bine yakın, tedarik sanayinde ise 250 bini aşkın nitelikli istihdam sağlayan otomotiv sanayimiz, yatırım, istihdam, üretim, icat ve ihracat odaklı kalkınma yolculuğumuzun öncü sektörleri arasındadır. Geçen 23 yıl içerisinde, sektör paydaşlarımızın alın ve akıl teri sayesinde, otomotiv üretimimiz yıllık 357 binden 1,5 milyona yükseldi. Sektörümüz geçtiğimiz yıl gerçekleştirdiği 41,5 milyar dolar ihracatla rekora imza attı. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı olarak sektörümüzün üretim gücünü, teknoloji geliştirme kapasitesini ve uluslararası rekabetçiliğini perçinleyecek program ve projeleri hayata geçiriyoruz" diye konuştu. Otomotiv sanayisinin teknoloji geliştirme kabiliyetini derinleştirmek ve yüksek katma değerli üretim kapasitesini artırmak için 206 Ar-Ge ve tasarım merkezi ile teknoparklarımızda faaliyet gösteren 132 firmanın projelerini desteklediklerini belirten Bakan Kacır, "TÜBİTAK eliyle, otomotiv teknolojilerinde yürütülen 3 bin 205 projeye ve bu alanda araştırma yürüten 3 bin 200'den fazla bilim insanı ve gencimize son 23 yılda toplam 33 milyar lira kaynak sağladık. 2002 yılından günümüze, yatırım teşviklerimizle; otomotiv ana ve yan sanayi firmalarının toplam 1,4 trilyon lira yatırım büyüklüğüne sahip 3 bin 861 projesinin önünü açtık. Geçtiğimiz yıl küresel göstergeler ve ülkemizin stratejik öncelikleri kapsamında yeniden güncellediğimiz yatırım teşvik sistemiyle; sektörümüzde hayata geçirilecek ve milli teknoloji hamlemizi destekleyecek yatırımlara sunduğumuz teşviklerin ölçeğini büyüttük. Otomotiv sektörümüz için de öncelikli ve önemli gördüğümüz ikiz dönüşüm projelerinin gerçekleştirilmesi için yeşil ve dijital dönüşüm programlarını devreye aldık. Sektör oyuncularımız tarafından gerçekleştirilen ve toplam 57,3 milyar liralık yatırım büyüklüğüne sahip 5 projeyi, ülkemizin yüksek teknoloji ve katma değer odaklı kalkınma yolcuğunu destekleyen yatırımlara uygun şartlarda finansman sunan Yatırım Taahhütlü Avans Kredisi Programımıza dahil ettik" ifadelerini kullandı. "Elektrikli ve bağlantılı araçlara yönelim her geçen gün artıyor" Türkiye'yi uluslararası yeni nesil mobilite yatırımlarının merkez üssü haline getirmek üzere, HIT-30 Yüksek Teknoloji Yatırım Programının mobilite ve batarya üretimine yönelik çağrılarıyla sektörümüzün dönüşümünü hızlandıracak stratejik yatırımlara kapsamlı destekler sunduklarını belirten Kacır, "Elbette milli teknoloji hamlemizin en kritik uygulama sahalarından biri olan otomotiv sektörümüzün rekabetçiliğini, teknoloji geliştirme kabiliyetini ve ihracat performansını, küresel otomotiv endüstrisinde yaşanan dönüşümden bağımsız düşünemeyiz. Batarya teknolojilerinde yaşanan ilerlemeler, karbon nötr hedefleri, dijitalleşme ve yeni nesil mobilite beklentileri neticesinde, kullanıcıların elektrikli ve bağlantılı araçlara yönelimi her geçen gün artıyor. Dünyada tam elektrikli araç satışı son beş yılda 5milyondan 14 milyona, hibrit araçların satışı ise 5 milyondan 13 milyona çıktı. Tam elektrikli ve hibrit araçların küresel otomotiv pazarındaki payı yüzde 15'ten yüzde 35'e çıktı. Aynı dönemde Türkiye otomobil pazarında tam elektrikli ve hibrit araçların payı yüzde 9,3'ten yüzde 51'e yükseldi. Milli teknoloji hamlesini gerçekleştirmeyi ve ihracatını daha yüksek katma değerli ürünlerle artırmayı hedefleyen; bir ülke olarak, otomotiv sektörünün mobilite ekosisteminedönüşümüne liderlik etme vizyonuyla hareket ediyoruz. Bu vizyonun en somut adımlarından biri olarak, milletimizin 60 yıllık yerli ve millî otomobil hayalini Togg'la elektrikli ve akıllı otomobil olarak gerçeğe dönüştürdük" şeklinde konuştu. "Hızlı şarj bağlantı noktası sayısını üç yılda 8 katına çıkardık" Hayata geçirilen Hızlı Şarj Altyapısı Destek Programı'nın katkısıyla, yurt genelinde hızlı şarj bağlantı noktası sayısını üç yılda 8 katına çıkardıklarını belirten Bakan Kacır, "Bugün, 19 bin 300'ü hızlı şarj olmak üzere, 44 bin 400 şarj bağlantı noktasıyla; ülke sathında kesintisiz ve güvenli bir şarj ağına sahibiz. Tabi kullanıcıların beklentileri, alışkanlıkları ve ihtiyaçları doğrultusunda içten yanmalı araçlardan tam elektrikli mobiliteye geçiş, tek bir adım şeklinde değil; farklı teknolojilerin birbirini tamamladığı kademeli bir süreç olarak ilerliyor. Özellikle hibrit araçlar, hem emisyonların azaltılması hem yakıt verimliliğinin artırılması hem de kullanıcıların elektrikli mobiliteye daha güvenli ve kademeli biçimde uyum sağlaması bakımından elektrikli araç devriminin teknik, ekonomik ve toplumsal zeminini olgunlaştırıyor. Aynı zamanda kullanıcıların menzil, erişilebilirlik ve maliyet hassasiyetlerini gözeten; şehir içi kullanımdan uzun yol ihtiyaçlarına kadar geniş bir alanda başarılı bir alternatif sunuyor. Bu nedenle; hibrit araç teknolojilerinde, ülkemizde üretim ve teknoloji geliştirme kapasitesinin güçlenmesini, otomotiv sanayimizin yeni nesil mobilite değer zincirinde daha yüksek katma değerli bir konuma yükselmesi açısından son derece önemli ve kıymetli görüyoruz. Ülkemizde hâlihazırda üretim yapan otomotiv üreticilerinin yeni yatırımlarını elektrikli ve hibrit araç üretimine yönlendirmesini memnuniyetle karşılıyoruz" dedi. "Bugün de Türkiye otomotiv sanayisinin dönüşüm yolculuğunda kıymetli bir eşiği temsil eden "Renault Boreal" modelinin banttan inmesine birlikte şahit oluyoruz" diyen Bakan Kacır, "Biliyorsunuz Renault 55 yıldan bu yana Türkiye'de üretiyor, Türkiye'de kazanıyor. Yatırımlarını teşviklerimizle desteklediğimiz OYAK Renault; Türkiye'deki üretimini 2002'den bu yana yıllık 100 binden 387 bine yükseltti. 5 binden fazla çalışana istihdam sağlayan Renault Bursa tesisleri; yıllık 390 bin araç üretim kapasitesiyle, bugün ülkemizin yüksek katma değerli üretim vizyonunun öncü merkezlerinden biridir. Üretiminin yüzde 80'ini ihraç eden Renault, geçtiğimiz yıl gerçekleştirdiği 4 milyar dolarlık ihracatla ülkemizin kalkınmasına kıymetli bir katkı sundu. 30'u aşkın ülkeye ihraç edilecek Boreal, Renault'un Bursa'dan dünyaya uzanan başarı hikayesine yeni ve değerli bir sayfa ekleyecek. Renault'un Boreal modelinin ülkemizde üretilecek olması; Türkiye'nin ileri teknolojilerdeki kabiliyetlerine ve potansiyeline duyulan güvenin somut bir nişanesidir. Ülkemizin yeni nesil mobilitedeki güçlü vizyonunu ve iddiasını kuvvetlendiren stratejik bir adımdır. Türk mühendisliğine, üretim kapasitesine ve küresel rekabet gücüne duyulan güvenin ve inancın sembolüdür" diye konuştu. Türkiye, yerli ve yabancı hiçbir firmanın ayrımcılığa tabi tutulmadığı, kuralların herkes için adil şekilde uygulandığı, değer oluşturacak her yatırımın desteklendiği bir ülke olduğunu altını çizen Bakan Kacır, "Türkiye'ye güvenenler, Türkiye'de yatırım yapanlar hem kendileri hem de Türkiye kazanır. Jeostratejik konumumuz, siyasi ve ekonomik istikrarımız, sağlam sanayi ve teknoloji alt yapımızla; yerli ve uluslararasıyatırımların en isabetli adresi olmayı sürdüreceğiz. Bilhassa otomotiv vizyonumuza yön veren sanayi havzamız Bursa; ülkemizin üretim ve ileri teknoloji odaklı kalkınmasında öncü olmaya devam edecektir. Bugün banttan indirilmesine hep birlikte gururla şahitlik ettiğimiz yeni otomobilde emeği bulunan mühendislerimize, teknisyenlerimize, alın ve akıl teri döken emekçilerimize, Renault Grubu'na, OYAK Renault ailesine teşekkürlerimi sunuyorum" dedi. Renault Group Türkiye CEO'su Lionel Jaillet ise, "Büyük bir ekip çalışmasıyla başarıya imza attık. Yeni modelimizi kutlamak bizim için büyük bir onurdur. Ekiplerimiz tarafından geliştirilen en iyi modellerden biridir. Bunun Bursa'da üretilmesinden memnuniyet duyuyoruz. Boreal ile C SUV segmentindeki beklentileri yükseltiyoruz. Türkiye otomotiv sanayisine yapılan güçlü yatırımlarımızın göstergesi, OYAK ve Renault tarafından açıklanan 400 milyon Euro'luk yatırım kararının önemli adımlarından biri olan Boreal hem Türkiye ekonomisine hem de otomotiv sektörüne önemli katkılar sunacaktır. Bizlere verilen destekler için teşekkür ediyoruz" şeklinde konuştu. Bursa Valisi Erol Ayyıldız ise, "Bursa üretimin ticaretin ve gelişimin şehri olmuştur. Bugün de ülke ekonomisine değer katmaya devam etmektedir. Güçlü sanayi kuruluşlarımızın buna katkısı çok olmuştur. OYAK ve Renault'ta bunun ilk sıralarında yer almaktadır. Yeni modelin Türkiye'ye hayırlı olmasını diliyorum" dedi. Konuşmaların ardından banttan inen araç, protokol üyelerinin bulunduğu alana geldi. Bakan Kacır, daha sonra çalışanlarla birlikte fotoğraf çekindi.

OLİVTECH FUARI SEKTÖRÜN BULUŞMA NOKTASI OLDU Haber

OLİVTECH FUARI SEKTÖRÜN BULUŞMA NOKTASI OLDU

İzmir’de düzenlenen Gurme İzmir Olivtech Fuarı, zeytin ve zeytinyağı sektöründen süt ürünleri ve tarım teknolojilerine kadar birçok alandaki üretici, yatırımcı ve sektör temsilcisini bir araya getirdi. İzmir Büyükşehir Belediyesi ev sahipliğinde, İZFAŞ tarafından Fuar İzmir’de gerçekleştirilen “Gurme İzmir Olivtech - 12. Zeytin, Zeytinyağı, Süt Ürünleri, Şarap ve Teknolojileri Fuarı”, üç gün boyunca 6 bin 504 ziyaretçiyi ağırladı. Fuarda Türkiye’nin farklı illerinin yanı sıra Almanya, Fransa, İsveç, Kanada ve Libya’dan 100’ü aşkın katılımcı yer aldı. YENİ YATIRIM VE İŞ BAĞLANTILARI GÜNDEMDEYDİ Fuar kapsamında düzenlenen söyleşi, tadım etkinliği, atölye ve lansmanlarda; zeytin ve zeytinyağı üretim teknolojileri, sürdürülebilir tarım uygulamaları, markalaşma ve gastronomi başlıkları ele alındı. Etkinlikte ayrıca İzmir Bağ Yolu’nun da lansmanı yapıldı. Katılımcılar, fuarın hem ticari hacim hem de uluslararası bağlantılar açısından verimli geçtiğini ifade etti. “BEKLEDİĞİMİZDEN FAZLA İLGİ GÖRDÜ” GEA Türkiye’den İlker Altıoğlu, fuarda özellikle yüksek polifenollü kaliteli zeytinyağı üretimine yönelik teknolojilerin ilgi gördüğünü belirterek, "Beklediğimizden çok daha fazla yatırımcı ve müşteri vardı" dedi. Haus Makine Türkiye Genel Müdürü Yetkin Ateş ise yeni makineler ve proses analiz sistemlerinin tanıtımını yaptıklarını belirterek, yatırımcı ilgisinin yüksek olduğunu söyledi. “SEKTÖRÜN LOKOMOTİF FUARLARINDAN” Polat Makine Yurtiçi Satış Müdürü Emirhan Polat, Olivtech’in sektör açısından önemli bir organizasyon olduğunu vurgulayarak, "Hem mevcut müşterilerimizi hem de yeni yatırımcıları burada ağırlıyoruz" ifadelerini kullandı. Arma Endüstri Sahibi Tufan İlhan da fuarın sektörde önemli bir buluşma noktası olduğunu belirterek, "Yeni projeler geliştirdiğimiz, müşterilerimizle yeniden buluştuğumuz verimli bir fuar oldu" diye konuştu. ULUSLARARASI İLGİ DİKKAT ÇEKTİ Tutkun Makine Türkiye Satış Müdürü Hüseyin Gür, fuarda beklentilerin üzerinde talep gördüklerini kaydederken, Halıcı Süt Ürünleri sahibi Osman Halıcı ise yeni müşteri bağlantıları kurduklarını söyledi. Özgün Zeytincilik Satış Sorumlusu Cüneyt Alay da "İzmir’i ve Olivtech’i çok seviyoruz" diyerek fuardan memnun ayrıldıklarını ifade etti.

BURSA HIZLI TRENE YIL SONUNA KADAR KAVUŞACAK Haber

BURSA HIZLI TRENE YIL SONUNA KADAR KAVUŞACAK

Bursa - Yenişehir - Osmaneli'yi kapsayan hızlı tren projesinde sona gelindi. Bursa'nın ekonomisinden turizmine kadar birçok konuda olumlu etkiye sahip olacak hızlı tren projesi, 2026 yılı sonunda bitmesi hedefleniyor. Yüksek hızlı tren hattı şantiye alanında geçtiğimiz günlerde gerçekleştirilen toplantıda Büyükşehir Belediyesi Başkanvekili Şahin Biba'nın yanı sıra Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı Altyapı Yatırımları Genel Müdürü Dr. Yalçın Eyigün, AK Parti Bursa İl Başkanı Davut Gürkan, AK Parti Bursa milletvekilleri Emel Gözükara Durmaz, Refik Özen, Ahmet Kılıç, Ayhan Salman, ilçe belediye başkanları ve ilgili yöneticileri de hazır bulundu. Bursa'nın hatta Marmara'nın en büyük projelerinden biri olan 106 kilometrelik hızlı tren hattı ile ilgili açıklamalarda bulunan AK Parti Bursa İl Başkanı Gürkan, "Bursa'nın ulaşımına nefes aldıracak, ekonomisine güç katacak bu büyük yatırım Marmara bölgesine hayırlı olsun. 2026 yılı bizim için çok önemli. Bursa ve hatta Marmara'nın en büyük projelerinden bir tanesi diyebiliriz. 106 kilometrelik hızlı tren hattımızın faaliyete geçirilmesiyle alakalı bugün proje müellifi arkadaşlarla beraber seyrini incelemiş olduk. Kısmetse önümüzdeki süreç içerisinde 4'üncü, 5'inci ay itibarıyla büyük ihtimalle elektrik sistemleri ile alakalı sistemler devreye konmuş olacak. 7'inci ay itibarıyla da test treninin raylara inerek testlere başlamış olmasını bekliyoruz. Ardından da 2026 yılı sonuna doğru hayırlısıyla Bursalı hemşehrilerimizin hızlı tren hattımız faaliyete girmiş olacak. Sadece bununla bitmiyor tabi. Biliyorsunuz gar bölgesine kadar olan Emek-Şehir Hastanesi hattının da faaliyete geçmesi bizim için çok önemli. Müteahhit firmamız da burasını kısmetse hızlı trenin faaliyete geçmesiyle beraber Emek-Şehir Hastanesi hattımızın da faaliyete geçirmiş olacak. Bu bizim için büyük bir entegrasyon aslında. Bursa özelinde baktığımızda 2026 sonuna kadar hayırlısıyla hızlı trenimiz ve şehir hastanesi raylı sistemimiz de faaliyete geçmiş olup Bursalıların hizmetine geçmiş olacak" dedi. Bursa Büyükşehir Başkanvekili Biba ise, "Bursa'mızda biliyorsunuz hat olarak Kestel'den başlayıp işte üniversiteye kadar uzanan bir hattımız var. Oradan da T2 hattımız vardı. Ama bu Bursalı hemşehrilerimizin tabi bu raylı sistemdeki ihtiyacını karşılamıyor. Uzun süredir bununla ilgili yapılan çalışmalarımız var, ara bağlantılarımız var. Bunlarla ilgili de az önce hep beraber konuyla alakalı istişarelerimizi ettik. Tabi ki en kısa sürede bununla ilgili bir aksiyon alma konusunda neticelendirmeye çalıştık toplantımızı. Yani umuyoruz ki en kısa zamanda Bursalı hemşehrilerimizin de beklediği ve sevineceği projelerle yakın zamanda başlayacağız" dedi.

BURSA'DA İŞÇİ İLE İŞVERENİ BULUŞTURAN ZİRVE BAŞLADI Haber

BURSA'DA İŞÇİ İLE İŞVERENİ BULUŞTURAN ZİRVE BAŞLADI

Bursa Büyükşehir Belediyesi tarafından düzenlenen ve 180 firmanın katıldığı Bursa İnsan Kaynakları ve İstihdam Buluşması (BİİB) 2026-İnsan Yönetimi Zirvesi, kentin üretim ve sanayi gücüyle nitelikli iş gücünü bir araya getirdi. Bursa Büyükşehir Belediyesi Bursa İş Ofisi ve Peryön Güney Marmara iş birliğiyle hayata geçirilen BİİB 2026-İnsan Yönetimi Zirvesi, 3-4 Nisan tarihlerinde iş arayanları, öğrencileri ve işverenleri aynı platformda bir araya getiriyor. Atatürk Kültür Merkezi Merinos Yerleşkesi Fuar Alanı’nda ‘Parla’ temasıyla gerçekleştirilen organizasyonda, katılımcılar kariyer fırsatlarıyla doğrudan buluşma imkânı buluyor. Bursa’nın lokomotif sektörleri olan otomotiv, tekstil, hizmet ve teknoloji alanlarında faaliyet gösteren yaklaşık 180 seçkin firmanın yer aldığı buluşmada, iş arayan vatandaşlar, yeni mezunlar ve öğrenciler, işveren temsilcileri ile doğrudan temas kurabiliyor. Katılımcılar, firmaların kurumsal yapılarını tanıma ve staj/iş başvurularını yerinde mülakatlarla gerçekleştirme fırsatı buluyor. Etkinlik kapsamında kurulan stantlar yoğun ilgi görürken, katılımcılar farklı sektörleri yakından tanıma fırsatı elde ediyor. Herkes için eşit fırsat ilkesiyle kurgulanan organizasyonda, ailelerin katılımını kolaylaştırmak adına çocuk etkinlik alanları da kuruldu. Önemli isimlerden deneyim paylaşımı İki gün süren organizasyon kapsamında kişisel gelişim ve vizyon paylaşımını da ön planda tutan etkinlikler düzenleniyor. Sunay Akın, Ahmet Şerif İzgören, İdil Türkmenoğlu, Mert Fırat gibi önemli isimlerin yer aldığı etkinlikte, birbirinden önemli firmaların yöneticileri de panel, söyleşi ve seminerlerde deneyimlerini Bursalılarla paylaşıyor. Açılış töreninde konuşan Bursa Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Mehmet Yıldız, Bursa’nın geleceğine yön verecek güçlü bir buluşmaya ev sahipliği yaptıklarını belirtti. İnsana yatırım yapan kentlerin geleceğe daha güvenle ilerlediğini vurgulayan Yıldız, organizasyonun yalnızca bir etkinlik olmadığını, aynı zamanda bir vizyonun ve yol haritasının da göstergesi olduğunu ifade etti. Bu yılın ana temasının ‘Parla’ olduğunu da hatırlatan Yıldız, birlikte üretmenin ve birlikte büyümenin önemine dikkat çekti. Peryön Güney Marmara Şubesi Yönetim Kurulu Başkanı Neslihan Özer ise gerçek istihdam fırsatlarının oluşturulduğu kıymetli bir buluşmaya ev sahipliği yapıldığını dile getirdi. Bireylerin potansiyellerini ortaya koyabilmeleri için doğru ortamların önemine dikkat çeken Özer, insan odaklı çalışma hayatının önemine vurgu yaptı. Zirve kapsamında düzenlenen programa konuşmacı olarak katılan Şair ve Yazar Sunay Akın, ‘Geleceğin ile Parla’ temalı bir sunum yaparak gençlere cesaret ve umut aşılayan mesajlar verdi. İnsanın potansiyelini keşfetmesinde ilhamın ve hayal gücünün önemine değinen Sunay Akın, bireylerin kendi ışıklarını fark etmelerinin ve bunu doğru ortamda ortaya koymalarının kişisel ve toplumsal gelişim için değerli olduğunu anlattı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.