#Yenilenebilir Enerji

- Yenilenebilir Enerji haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Yenilenebilir Enerji haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

BORNOVA’DAN AFETLERE KARŞI DİJİTAL DEVRİM Haber

BORNOVA’DAN AFETLERE KARŞI DİJİTAL DEVRİM

Bornova Belediyesi, afetlere hazırlık ve kriz yönetiminde Türkiye’de ilçe düzeyinde bir ilke imza atarak Dijital İkiz Platformunu hayata geçirdi. Depremden yangına, selden enerji altyapısına kadar geniş bir risk yelpazesini aynı sistemde analiz eden platform, Bornova’yı afetlere karşı daha hazırlıklı hale getirirken, müdahale süreçlerinde hız ve koordinasyonu artırmayı hedefliyor. Bornova Belediye Başkanı Ömer Eşki, Kıyı Ege Belediyeler Birliği (KEBB) tarafından Tepekule Kongre Merkezi’nde düzenlenen “İzmir’de Afet” çalıştayında yaptığı konuşmada, Bornova Belediyesi’nin yeni nesil afet yönetimi yaklaşımını kamuoyuyla paylaştı. Eşki, afet yönetiminde en büyük problemin koordinasyon eksikliği olduğuna dikkat çekerek, Dijital İkiz Platformu ile bu sorunun veri temelli yönetim anlayışıyla aşılacağını vurguladı. BAŞKAN EŞKİ: “BİZ KAOSU DEĞİL, VERİYİ YÖNETECEĞİZ” Çalıştayda platformun detaylarını anlatan Başkan Eşki, Dijital İkiz’in Bornova’yı 360 derece izleyen entegre bir akıllı şehir ve kentsel dayanıklılık modeli sunduğunu belirterek şu ifadeleri kullandı: “Biz Dijital İkiz ile kaosu değil, veriyi yöneteceğiz. Hangi fayda, hangi şiddette deprem olursa Bornova’da ne olur, artık bunu matematiksel olarak görebiliyoruz. Planlamamızı buna göre yapıyoruz.” Başkan Eşki, afet anlarında yaşanan panik ve düzensizliğin en büyük nedenlerinden birinin önceden planlanmamış koordinasyon süreçleri olduğunu ifade etti. Bu nedenle platformun, yalnızca bir teknoloji yatırımı değil, aynı zamanda kriz yönetiminde bir paradigma değişimi olduğunu dile getirdi. 17 AĞUSTOS HAFIZASI: “EKMEK DAĞLARI” ÖRNEĞİ Başkan Eşki, 17 Ağustos 1999 depremini 13 yaşında yaşadığını belirterek, o dönem hafızasında yer eden “ekmek dağları” örneği üzerinden plansız yardımların nasıl bir düzensizlik yaratabildiğine dikkat çekti. Eşki, konuşmasında şu sözlere yer verdi: “Yardımsever bir milletiz ama organizasyon yeteneğimizi doğru kullanamıyoruz. Oysa tüm sorunları çözecek imkâna sahibiz.” Bu ifadelerle Eşki, afet anında yapılan yardımların değerini küçümsemeden, asıl meselenin doğru planlama ve yönlendirme olduğunu vurguladı. AFETLERDE İLK HEDEF: PANİK DEĞİL GÜVEN Kahramanmaraş depremlerinde gönüllü olarak arama kurtarma çalışmalarına katıldığını anlatan Ömer Eşki, yaşadığı bazı travmatik anıları da paylaştı. Afet ortamında karşılaştığı “Fazla cenaze torbanız var mı?” sorusunu hatırlatan Eşki, bu anın kendisinde derin bir iz bıraktığını söyledi. Eşki’ye göre afetlerde ilk yapılması gereken, vatandaşın yalnızlık korkusunu gidermek ve güven duygusunu tesis etmek. Bu noktada yerel yönetimlerin rolüne dikkat çeken Eşki, Bornova Belediyesi bünyesinde bir arama kurtarma ekibi kurduklarını, ayrıca mahalle ölçeğinde ekipler oluşturmayı hedeflediklerini belirtti. Başkan Eşki, afetlerde devletin vatandaşla temasının hayati olduğuna vurgu yaparak şunları söyledi: “Devletin sıcak elini vatandaşın omzunda hissettirmemiz gerekiyor.” YANGINA KARŞI YOMA, SELE KARŞI YENİ EĞİM PLANI Bornova’nın geniş ormanlık alanlara sahip olduğunu hatırlatan Başkan Eşki, yangınlara karşı geliştirilen YOMA (Yangın Olaylarına Müdahale Aracı) hakkında da bilgi verdi. Eşki, YOMA sayesinde 120 metre menzilli yüksek basınçlı su müdahalesi yapabildiklerini belirtti. Sel riskine karşı ise suyun toplandığı alanların tespit edildiğini söyleyen Eşki, eğim düzenlemeleriyle suyun dere yataklarına yönlendirilmesi için çalışmalar yürütüldüğünü ifade etti. Bu sayede özellikle ani yağışlarda oluşabilecek taşkın riskinin azaltılması hedefleniyor. “HER YIL BİR ÖNCEKİNDEN DERS ÇIKARMAK ZORUNDAYIZ” Konuşmasının sonunda afet yönetiminde sürekliliğin önemine dikkat çeken Başkan Eşki, şu sözlerle mesaj verdi: “Bu ülkenin genlerine deneme-yanılma işlemiş olabilir. Ama biz her yıl bir önceki yıldan ders çıkararak ilerlemek zorundayız. Temel hedefimiz veriyi doğru toplamak, organizasyonu doğru yapmak ve ilk kaos anını bilgiyle yıkmak.” TÜRKİYE’DE İLÇE ÖLÇEĞİNDE BİR İLK: DİJİTAL İKİZ PLATFORMU Bornova Belediyesi, Türkiye’de ilçe düzeyinde Dijital İkiz teknolojisini uygulayan ilk yerel yönetim olarak dikkat çekiyor. Platform, afet risklerini öngören ve bilimsel analizlere dayalı karar destek mekanizmalarını güçlendiren yeni nesil bir dijital dönüşüm modeli olarak tanımlanıyor. Bornova Belediyesi’nin hayata geçirdiği bu sistem, kenti yalnızca afet anında değil, afet öncesinde hazırlık ve risk azaltma aşamasında da yönetilebilir hale getiriyor. deprem senaryoları üç boyutlu simülasyonda Dijital İkiz Platformu kapsamında Bornova’nın: bina envanteri zemin sınıfları aktif fay hatları tek bir sistemde toplandı. Olası deprem senaryolarında yer ivmesi ve hasar analizleri yapı bazlı hesaplanabilir hale gelirken; köprülerin, doğal gaz ve su hatlarının, elektrik altyapısının nasıl etkileneceği önceden simüle ediliyor. Ayrıca olası yol kapanma ihtimalleri ve enkaz alanları üç boyutlu ortamda modellenerek kriz anında daha hızlı müdahale planlaması yapılabiliyor. ENERJİ DE AFET PLANININ PARÇASI Bornova Belediyesi’nin dijital dönüşüm hamlesi yalnızca deprem senaryolarıyla sınırlı değil. Yenilenebilir enerji yatırımları da afet planlamasının bir parçası haline getirildi. Bu kapsamda rüzgâr ve güneşten enerji üretecek hibrit “Rüzgâr Ağaçları” projesi üzerinde çalışıldığı belirtildi. Afet anında sökülerek kriz bölgelerine taşınabilecek şekilde tasarlanan bu sistemle, elektrik ihtiyacının hızlı biçimde karşılanması amaçlanıyor. 360 DERECE AKILLI KENT EKOSİSTEMİ Bornova Belediyesi’nin Dijital İkiz Platformu ile; gerçek zamanlı sismik izleme yapısal kırılganlık analizleri toplanma alanı kapasite planlaması kritik altyapı risk tespiti IoT tabanlı çevresel izleme demografik ve mekânsal analizler tek bir entegre sistem üzerinden yürütülüyor. Platformun, Bornova’da afetlere hazırlık konusunda bilimsel veri temelli yönetimin yerel ölçekte nasıl uygulanabileceğine dair somut bir model sunduğu vurgulandı.

BORNOVA’DAN TÜRKİYE’YE ENERJİ HAMLESİ Haber

BORNOVA’DAN TÜRKİYE’YE ENERJİ HAMLESİ

Bornova Belediyesi tarafından Abide-i Hürriyet Meydanı’na kurulan hibrit enerji direğinin, güneş ve rüzgâr enerjisini aynı anda kullanarak parkın elektrik ihtiyacını karşılayacağı bildirildi. Bornova Belediyesinden yapılan açıklamaya göre, Kazım Dirik Mahallesi’nde bulunan Abide-i Hürriyet Meydanı’nda hayata geçirilen hibrit enerji direğiyle parkın aydınlatma, kamera, wifi ve otomatik sulama sistemlerinin enerji ihtiyacının yenilenebilir kaynaklardan sağlanması hedefleniyor. Açıklamada görüşlerine yer verilen Bornova Belediye Başkanı Ömer Eşki belediyenin buu hamlesi ile ekonomik ve sosyal dönüşümü hedeflediklerini belirtti. “ENERJİDE DIŞA BAĞIMLILIĞI AZALTMAK ZORUNDAYIZ” Eşki, Türkiye’nin cari açığında enerji giderlerinin önemli yer tuttuğunu ifade ederek, “Bir süredir planlamasını ve alt yapısını yaptığımız Türkiye’nin en kapsamlı hibrit direğini Bornova’da Abide-i Hürriyet Meydanı’nda hayata geçiriyoruz. Türkiye’nin en büyük cari açık sebebi enerji ihtiyacı. Bizim Bornova Belediyesi için bir hayalimiz var. Bu da tüm enerjimizi yenilenebilir enerji kaynaklarından sağlamak.” dedi. Hibrit direğin güneş ve rüzgârla birlikte enerji üretimine başlayacağını belirten Eşki, üretilen enerjiyle meydandaki tüm elektrik ihtiyacının karşılanacağını kaydetti. TASARRUF SOSYAL DESTEKLERE AKTARILACAK Eşki, proje sayesinde elde edilecek enerji tasarrufunun sosyal belediyecilik hizmetlerine yönlendirileceğini belirterek, “Bornova Belediyesi’nin kendi elektriğini üretmesiyle elde edilecek tasarrufu, ihtiyaç sahibi vatandaşlarımızın kent kasabından daha uygun et, kent fırınlarından daha uygun ekmek, kent lokantalarından daha fazla faydalanabilmesi ve kent marketlerden ücretsiz alışveriş yapma imkanlarına aktarmak istiyoruz.” ifadelerini kullandı. Uygulamanın yalnızca Abide-i Hürriyet Meydanı’yla sınırlı kalmayacağını belirten Eşki, Bornova genelinde refüjlerde ve parklarda hibrit direklerin yaygınlaştırılacağını söyledi. TELEFON ŞARJ VE ENGELLİ ARACI ŞARJ İSTASYONU Hibrit direğin vatandaşlara yönelik kullanım alanlarına da sahip olduğunu belirten Eşki, direk üzerinde telefon şarj noktaları ile engelli aracı şarj istasyonu bulunduğunu kaydetti. Eşki, “İhtiyaç duyulan her noktada vatandaşlarımıza ücretsiz enerjiyi sunmak için bu çalışmaları sürdüreceğiz.” dedi. Direğin üst bölümünde altıgen yapıda güneş panellerinin yer aldığı, alt bölümde ise rüzgâr enerjisi için tasarlanmış özel sistem bulunduğu, yan yüzeylere de ek güneş panellerinin monte edileceği bildirildi. Eşki, uygulamanın rüzgâr ve güneşten aynı anda geniş kapsamda yararlanabilen ilk örneklerden biri olduğunu belirtti.

RÜZGARDAN ELEKTRİK ÜRETİMİ REKOR KIRDI Haber

RÜZGARDAN ELEKTRİK ÜRETİMİ REKOR KIRDI

Rüzgardan elektrik üretimi, 3 Ocak günü 259 bin 76 megavat-saat ile günlük bazda en yüksek seviyeye ulaşarak rekor kırdı. Yeni yıl, yenilenebilir enerjide rekor ile başladı. Rüzgardan elektrik üretimi, 3 Ocak’ta 259 bin 76 megavat-saat ile günlük bazda rekor kırdı. Ocak ayının ilk haftasında üretilen elektriğin dörtte biri rüzgardan karşılandı. Verileri değerlendiren Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, "Her geçen gün artan yenilenebilir kurulu gücümüzle yeni rekorlara imza atıyoruz. 2026 yılına da rekorla başladık. Rüzgardan elektrik üretimi, 3 Ocak’ta 259 bin 76 megavat-saat ile günlük bazda en yüksek üretim rakamına ulaştı" dedi. Rüzgarda yılın ilk haftasındaki toplam üretim de önemli bir artış gösterdi. Bu dönemde üretilen elektriğin dörtte biri rüzgardan karşılandı. En az 2 bin megavat kapasiteli YEKA Yenilenebilir enerji yatırımlarının süreceğini kaydeden Bakan Bayraktar, "Enerjide Tam Bağımsız Türkiye hedefimize ulaşma noktasında yenilenebilir enerji stratejik bir rol üstleniyor. 2026'da da en az 2 bin megavat kapasiteli YEKA yarışmaları yapmayı hedefliyoruz. Karada ve denizde önümüzdeki dönemde yapacağımız yeni yatırımlarla potansiyelimizi enerjiye dönüştürmeye devam edeceğiz" diye konuştu. Deniz üstü rüzgar Deniz üstü rüzgar santrallerine yönelik olarak da YEKA modeline benzer bir modeli ortaya koymayı düşündüklerini ifade eden Bakan Bayraktar, "2035’e kadar 5 bin megavat deniz üstü rüzgar kapasitesini hayata geçirmeyi planlıyoruz" ifadelerini kullandı. Kurulu gücün üçte biri rüzgar ve güneşten Türkiye’nin elektrik kurulu gücü, geçtiğimiz Kasım ayı sonu itibariyle 121 bin 782 megavat seviyesine yükseldi. Toplam kurulu güç içerisinde güneş kurulu gücü 24 bin 669 megavat, rüzgar kurulu gücü ise 14 bin 546 megavata ulaştı. Elektrik kurulu gücünde güneşin payı yüzde 20,3’e, rüzgarın payı da yüzde 11,9’a erişti. Böylece, kurulu gücün üçte biri sadece rüzgar ve güneşten oluştu.

BURSA İLE LİTVANYA ARASINDA YEŞİL İŞ BİRLİĞİ ADIMI Haber

BURSA İLE LİTVANYA ARASINDA YEŞİL İŞ BİRLİĞİ ADIMI

Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, Litvanya Ankara Büyükelçisi Marius Janukonis’i Tarihi Belediye Binası’nda ağırlayarak kültür, yenilenebilir enerji ve atık su yönetimi konularında fikir alışverişinde bulundu. Litvanya Ankara Büyükelçisi Marius Janukonis, Misyon Şefi Yardımcısı Dalija Ignataviciute ve Litvanya Bursa Fahri Konsolosu Berat Tunakan’ı Heykel’deki Tarihi Belediye Binası’nda ağırlayan Başkan Mustafa Bozbey, konuklara Bursa’nın tarihi ve ekonomik potansiyeli hakkında bilgi verdi. Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Mehmet Emin Direkçi’nin de yer aldığı ziyarette, iki ülke arasındaki bağların kuvvetlendirilmesi ve ikili ilişkiler ele alındı. Litvanya ile Bursa arasındaki bağların 1930’lara kadar dayandığını ve iyi bir ticari bağ kurulduğunu ifade eden Başkan Mustafa Bozbey, ülke olarak Litvanya’ya büyük önem ve değer verdiklerini söyledi. Kentler arasında işbirliği oluşturma arzusunda olduklarını söyleyen Başkan Mustafa Bozbey, "Kentlerin planlanması noktasında birbirimize destek olabiliriz. Aynı zamanda iyi uygulama örneklerini de birbirimizle paylaşabiliriz. Kültürel köprülerimizi güçlendirebilir, geleceğin en kritik başlıkları olan yenilenebilir enerji ve atık su yönetimi konularında işbirliği yapabiliriz. Litvanya’nın bu alanlardaki tecrübeleri ile kentimizin projelerini birleştirecek fırsatlarını değerlendirebiliriz" dedi. Litvanya Ankara Büyükelçisi Marius Janukonis, Türkiye ile Litvanya arasındaki tarihi ilişkilerden bahsederken iki ülke ve Bursa arasındaki ilişkileri geliştirerek ortak projeler geliştirmek istediklerini söyledi. Eğitim teknolojisi ve yüksek teknoloji konularında iki ülke işbirliğiyle yapılacak çalışmaların olabileceğini anlatan Janukonis, Türkiye ile Litvanya’nın 100. yılını kutlayacaklarını hatırlattı. Litvanya’da Bursa ile ortaklık kurabilecek birçok kentin olduğunu anlatan Janukonis, Bursalı iş insanlarını ve kültür elçilerini birçok potansiyel barındıran Litvanya’ya davet etti.

TEK ENERJİ, YENİ PAZARLARA AÇILIYOR Haber

TEK ENERJİ, YENİ PAZARLARA AÇILIYOR

2025 yılında büyümesini sürdürerek toplam 157 MW kurulu güce ulaşan Tek Enerji, sanayi, konut ve arazi GES uygulamalarıyla, 2026 yılında Avrupa başta olmak üzere yeni pazarlarda etkinliğini artırmayı hedefliyor. Tek Enerji olarak konut, sanayi ve arazi gibi farklı kullanım alanlarına yönelik GES çözümleriyle sahadaki varlığını güçlendirdiklerini belirten Tek Enerji Yönetim Kurulu Kurucu Üyesi Hüseyin Civelek, yıl içinde gerçekleştirdikleri önemli projelere değindi. Bu yıl içerisinde toplam 43 mW’lık kurulum yaptıklarını ve bu projelerin uzun vadeli verimlilik hedefiyle ele alındığını belirten Civelek, "Konut, arazi ya da ticari bir tesis fark etmeksizin; GES yatırımının yıllar boyunca güvenli, verimli ve sürdürülebilir şekilde çalışmasını hedefliyoruz. Bu yıl, yap-işlet-devret modeliyle Mobiliyum AVM işbirliğiyle gerçekleştirdiğimiz 2,4 MW’lık projede enerji maliyetlerini düşüren ve karbon ayak izini azaltan sürdürülebilir bir enerji modeli oluşturduk. Hatay’da ise inşa edilen güvenli yaşam alanlarında hayata geçirdiğimiz GES uygulamalarıyla, bölgenin enerji altyapısı güçlendirilerek sürdürülebilir ve kesintisiz enerji kullanımına katkı sunmayı amaçladık" dedi. Civelek, enerji nakil hatları, bakım ve temizlik süreçlerinin de bu yaklaşımın önemli bir parçası olduğunu vurgulayarak, "GES yatırımlarında önemli olan, sistemlerin performansını uzun yıllar koruyabilmesidir. Bu nedenle sahada sürekliliği ve düzenli bakım hizmetlerini işimizin merkezine koyuyoruz. Sunduğumuz bakım, temizlik hizmetleri ve altyapı çalışmalarıyla; devreye aldığımız otomatik panel yıkama ve soğutma sistemi sayesinde güneş enerjisi santrallerinin uzun ömürlü, verimli ve kesintisiz şekilde çalışmasına katkı sunuyoruz" ifadelerini kullandı. "Enerji dönüşümü küresel bir süreç, biz de bu dönüşümün içindeyiz" Yıl boyunca katılım sağlanan uluslararası fuarlar ve sektörel organizasyonlarla şirketin Avrupa başta olmak üzere global pazarlardaki temaslarını güçlendirdiğini belirten Hüseyin Civelek, "Enerji dönüşümü küresel bir süreç ve biz bu süreçte farklı coğrafyalarda da aktif olmayı önemsiyoruz. Bu yıl içinde Özbekistan, Kuzey Makedonya, Avusturya ve Romanya’da toplam 25 mW kurulu güce sahip projelerle yatırımcılarımıza yeni fırsatlar sunduk. Önümüzdeki dönemde İngiltere, Almanya, Fransa, İtalya ve Kosova başta olmak üzere toplam 75 mW GES kurulumu hedefliyoruz. Bu yatırımlar uzun vadeli iş birlikleri ve sürdürülebilir büyüme açısından büyük önem taşıyor" şeklinde konuştu. "Türkiye’nin temiz enerji dönüşümünde daha güçlü bir konuma ulaşması için aktif rol almaya devam edeceğiz" 2026 yılına girerken Türkiye’nin yenilenebilir enerji alanında sahip olduğu güçlü altyapıya dikkat çeken Hüseyin Civelek, özellikle güneş enerjisinde mevcut potansiyelin yapılacak düzenlemelerle çok daha üst seviyelere taşınabileceğini vurguladı. Bu gelişimin sanayi, üretim ve ihracat başta olmak üzere ülke ekonomisine uzun vadeli katkılar sunacağını belirten Civelek, 2026 yılında da çalışmalarını sürdüreceklerini ifade ederek, "Yeni dönemde hem yurt içinde hem de hedef ülkelerde yatırımlarımıza, proje geliştirme faaliyetlerimize ve iş birliklerimize kararlılıkla devam edeceğiz. Ülkemizin temiz enerji dönüşümünde daha güçlü bir konuma ulaşması için sahada aktif rol almaya devam edeceğiz" dedi.

NİLÜFER BELEDİYESİ ENERJİSİNİ GÜNEŞTEN ALIYOR Haber

NİLÜFER BELEDİYESİ ENERJİSİNİ GÜNEŞTEN ALIYOR

Güneş enerjisi yatırımlarıyla 2025’te 2.207 MW elektrik üreten Nilüfer Belediyesi, önceki yıla göre üretimde yüzde 19, tasarrufta yüzde 37 artış sağlayarak 1.324 ton karbon salınımını önledi; 1.860 ağaca eşdeğer çevresel kazanım ve 6 milyon TL tasarruf elde etti. Nilüfer Belediyesi, yenilenebilir enerji yatırımlarıyla iklim değişikliği ve enerji bağımlılığıyla mücadelede ortaya koyduğu kararlı duruşu 2025 yılında da güçlendirdi. Biri arazi tipi, 7’si çatı tipi olmak üzere toplam 8 Güneş Enerji Santrali (GES) ile elde edilen sonuçlar, temiz enerjide istikrarlı ve ölçülebilir bir büyümeye işaret etti. Belediyesi, 2025 yılı boyunca güneş enerji santrallerinden toplam 2.207 megawatt (MW) elektrik enerjisi üretti. Bu rakam, bir önceki yıla göre yüzde 19’luk bir artış anlamına geliyor. Üretimdeki bu yükselişle birlikte 1.324 ton CO salınımı engellendi; bu değer, 1.860 adet dikili ağaca eşdeğer çevresel kazanım sağladı. 2025 yılında güneş enerjisinden elde edilen üretim sayesinde 6 milyon TL tasarruf sağlandı. Böylece bir önceki yıla kıyasla belediye bütçesinde yüzde 37’yi aşan bir tasarruf artışı gerçekleşti. Bu tablo, belediyesinin yenilenebilir enerji yatırımlarının yalnızca çevresel değil, aynı zamanda güçlü bir ekonomik katkı sunduğunu da ortaya koydu. Beşevler Cimnastik Salonu, Ürünlü Kent Bostanları, İbrahim Yazıcı Stadyumu, Yüzüncüyıl Spor ve Gençlik Merkezi, Altınşehir Gençlik Merkezi, Nilüfer İlçe Afet ve Acil Durum Yönetim Merkezi ve Üçevler Spor Tesisi’nde kurulu çatı tipi santraller ile Güngören Mahallesi’ndeki arazi tipi GES’ten elde edilen üretim, Nilüfer Belediyesi’nin hizmet binalarında tüketilen enerjinin önemli bir bölümünü karşıladı. Başkan Şadi Özdemir, Nilüfer Belediyesi’nin 2014 yılında Başkanlar Sözleşmesi’ne taraf olduğunu hatırlatarak, 2030 yılına kadar karbon emisyonlarını yüzde 40 azaltma taahhütleri bulunduğunu vurguladı. Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, "2024’ten 2025’e uzanan bu artış, doğru bir stratejiyle ilerlediğimizi açıkça gösteriyor. 2025-2029 Stratejik Planımız kapsamında yenilenebilir enerji üretimimizi her yıl artırmayı, çevresel sorumluluğumuzu daha da güçlendirmeyi sürdüreceğiz" dedi.

BURSA'DA ÇOCUKLAR ENERJİLERİNİ GELECEĞE TAŞIYOR Haber

BURSA'DA ÇOCUKLAR ENERJİLERİNİ GELECEĞE TAŞIYOR

Bursa İl Milli Eğitim Müdürü Gürhan Çokgezer’in katılımıyla Sakarya Ortaokulu ile Hürriyet Ticaret ve Sanayi Odası İlkokulu’nda düzenlenen etkinliklerle çocuklar hem eğlendi hem öğrendi. Proje bugüne kadar 520 okulda 41 binin üzerinde öğrenciye doğrudan ulaşarak güçlü bir toplumsal farkındalık oluşturdu. Ülkemizin dört bir yanında enerjiyi güvenle ulaştıran, geleceği teknoloji ve verimlilikle şekillendiren Uludağ Enerji, 2018 yılından bu yana yürüttüğü "Enerjini Geleceğe Taşı" projesiyle çocuklara erken yaşta enerji tasarrufu bilinci kazandırmayı sürdürüyor. Bu kapsamda Sakarya Ortaokulu ile Bursa Hürriyet Ticaret ve Sanayi Odası İlkokulu’nda düzenlenen son uygulama; Bursa İl Milli Eğitim Müdürü Gürhan Çokgezer ve Uludağ Enerji Grubu CEO’su Sinan Öktem’in katılımıyla gerçekleşti. Öğrenciler Karagöz Gölge Oyunu aracılığıyla enerjinin doğru kullanımını eğlenceli hikayeler üzerinden öğrenirken, VR gözlüklerle 100 yıl sonrasına yapılan sanal yolculukta bilinçli ve bilinçsiz enerji kullanımının geleceğe etkilerini birebir deneyimledi. "Proje şimdiye kadar 41 binden fazla öğrenciye ulaştı" 2018 yılından bu yana devam eden projenin detaylarına ilişkin açıklamalarda bulunan Uludağ Enerji Grubu CEO'su Sinan Öktem, "Başladığımız günden bugüne kadar 520 okulda 41 binin üzerinde öğrencimize eriştik.Projenin temel amacı öğrencilere enerji tasarruf ve güvenliğini geleneksel ve modern yöntemlerle aktarmak. Karagöz Gölge Oyunu ile geleneksel yöntemler kullanılırken, VR Teknolojisi ile ise enerji tasarruflu ve tasarruf yapılmayan bir dünya senaryoları sanal gerçeklikle gösteriliyor.Ayrıca Uludağ Üniversitesi ile de proje partnerliği yapıyoruz. Üniversite öğrencileri gün boyunca çocuklarla sıcak bir bağ kurarak animasyon karakterleri, yüz boyama ve çeşitli etkinliklerle keyifli anlar yaşattılar.Grup olarak enerjiyi verimli kullanan ve çevreye duyarlı nesiller yetişmesine katkı sağlayarak; daha temiz, daha yaşanabilir ve sürdürülebilir bir gelecek için kalıcı fayda üretmeyi hedefliyoruz. Protokol kapsamında Bursa İl Milli Eğitim Müdürlüğü ile iş birliği yapıyoruz, kendilerine destekleri için teşekkür ederiz" diye konuştu. İş birliğinin ev sahipliği konuşmasını yapan Bursa İl Milli Eğitim Müdürü Gürhan Çokgezer ise, "Bizler için en kıymetli olan; öğrencilerimizin doğru bilgiyle, doğru alışkanlıklarla, doğru yönlendirmelerle yetişmesidir. Enerji tasarrufu bilinci, enerji güvenliği farkındalığı ve sürdürülebilir yaşam kültürü, artık yalnızca belirli alanlara yönelik değil; tüm toplumun ortak sorumluluğu hâline gelmiştir. Uludağ Enerji tarafından yürütülen Enerjini Geleceğe Taşı projesi, VR gözlük ortamında sunulan enerji tasarrufu ve güvenliği eğitimleri, yine çocuklarımızı hem eğlendiren hem bilinçlendiren Karagöz Gölge Oyunu, sanatla öğrenmeyi buluşturan resim yarışmaları, ortaokul öğrencileri için hazırlanan Enerji Timi sunumları; 16 okulda uygulanmış ve kısa sürede çok güçlü bir etki oluşturmuştur. Bu çalışmaların bugün burada daha geniş bir planlama ve iş birliği anlayışıyla devam edecek olması bizi ayrıca sevindirmektedir. Geleceğimizin mimarı olan çocuklarımız için daha güçlü, daha nitelikli, daha bilinçli yaşam ortamlarını birlikte inşa etmenin kararlılığını ortaya koyduğumuz bu iş birliğinin Bursa eğitimine, öğrencilerimize, öğretmenlerimize ve tüm paydaşlarımıza hayırlı olmasını diliyorum" ifadelerini kullandı. Enerjini geleceğe taşı projesi Uludağ Enerji’nin Bursa, Balıkesir, Çanakkale ve Yalova’da yürüttüğü Enerjini Geleceğe Taşı Projesi; VR tabanlı senaryolar, geleneksel Karagöz Gölge Oyunu, interaktif atölyeler ve enerjiyle ilgili eğitim kitaplarıyla bütüncül bir öğrenme deneyimi sunuyor. VR gözlüklerle öğrenciler, tasarruf yapılan ve yapılmayan iki farklı geleceği karşılaştırarak enerjinin sorumlu kullanımının etkilerini somut biçimde görüyor. Gölge oyunu bölümü ise çocuklara ev içinde uygulayabilecekleri küçük ama etkili tasarruf davranışlarını eğlenceyle öğretiyor. Program sonunda dağıtılan Enerjik Tatil Boyama ve Etkinlik ile Geleceğin Enerjisi kitapları, yenilenebilir enerji kaynaklarını oyun, görsel uygulama ve basit deneylerle anlatıyor; böylece projenin etkisi sınıf ortamından eve taşarak kalıcı bir farkındalığa dönüştürüyor.

NİLÜFER'DE GENÇLERİN GÜNDEMİ; İKLİM KRİZİ Haber

NİLÜFER'DE GENÇLERİN GÜNDEMİ; İKLİM KRİZİ

Nilüfer Belediyesi, Nilüfer Kent Konseyi ve Bir Bulut Olsam Derneği iş birliğinde Nilüfer Belediyesi Fadıllı Havacılık ve Doğa Sporları Merkezi’nde düzenlenen "İklim Krizi ve Doğa Etkinliği", gençlerin çevre bilincini artırmayı hedefledi. Etkinlikte doğada keyifli vakit geçiren, takım oyunları oynayan ve geri dönüştürülebilir malzemelerden kukla yapan gençler, sonrasında Nilüfer Belediye Başkan Yardımcısı Zerrin Güleş ile gençlik ve iklim odağında kapsamlı bir söyleşi gerçekleştirdi. Söyleşide, gençlerin en çok merak ettiği konulardan biri olan atık yönetimi hakkında bilgiler veren Güleş, Nilüfer Belediyesi’nin bu konuda öncü olduğunu ve henüz mevzuat çıkmadan ambalaj atıklarını çöpten ayrı topladığını vurguladı. Geri dönüştürülebilir atıkların toplanma sürecine değinen Güleş, atıkların karışık olarak toplanmasına rağmen daha sonra Toplama Ayırma Tesisi’ne gönderildiğini belirtti. Güleş, bu tesiste cam, kağıt, plastik ve metallerin kategorilerine göre ayrıldığını, her malzemenin farklı alıcısı ve dönüştürücüsü olduğunu ifade etti. Nilüfer Belediyesi Atık Getirme Merkezi’nin, 2020 yılından bu yana Alaaddinbey Ek Hizmet Binası kampüsünde faaliyet gösterdiğini söyleyen Güleş, "Bu merkezde, tekstil atıkları, elektronik atıklar, pil ve akümülatörler, tıbbi atıklar, atık motor yağları ve atık bitkisel yağlar dahil 14 ayrı türde atık ayrı toplanarak, lisanslı firmalar aracılığıyla kontrollü bir şekilde bertaraf ediliyor" dedi. Özellikle bitkisel atık yağların çevreye verdiği zararlara dikkat çeken Güleş, kullanılmış bitkisel yağların lavaboya dökülmesinin, kanalizasyon sistemlerini tıkayarak büyük maliyetlere yol açtığını kaydetti. Toprağa karışmasının ise yeraltı sularını kirlettiğini ve yangınlara sebep olduğunu anlatan Güleş, su ortamına dökülen yağların, suyun üzerini kaplayarak oksijen transferini engellediğini ve su altındaki canlı yaşamını bitirdiğini ifade etti. Güleş, lisanslı firmalar tarafından toplanan atık yağların daha çevreci bir yakıt olan biyodizele dönüştürüldüğünü de sözlerine ekledi. Artık kullanılan kavramın "iklim değişikliği" değil, sonuçları itibarıyla günlük yaşamı doğrudan etkileyen bir "iklim krizi" olduğunu vurgulayan Güleş, krizin su yoksunluğu, yangınlar, sel ve fırtına gibi aşırı hava olayları olarak kendini gösterdiğini anlattı. Uluslararası hedefin, küresel sıcaklık artışının sanayi devrimi öncesine göre 1,5 derece ile sınırlanması olduğunu hatırlatarak, bunun için fosil yakıtlardan çıkılması, ulaşım metotlarının gözden geçirilmesi ve yenilenebilir enerji kaynaklarının teşvik edilmesi gerektiğini belirtti. Nilüfer Belediyesi’nin geri dönüşüm konusundaki çalışmalarından da bahseden Güleş, belediyenin pazarlardan toplanan sebze, meyve atıkları ile hizmet binalarından çıkan çay ve kahve posalarını kullanarak kompost tesisi işlettiğini kaydetti. Park ve Bahçeler Müdürlüğü’nün budama atıklarından da kompost üretildiğini belirten Güleş, bu kompostun toprak kalitesini iyileştirip su tutma kapasitesini artırdığına dikkat çekti ve isteyen vatandaşlara ücretsiz olarak sunulduğunu ekledi. Konuşmasında gençlere önemli bir çağrı da yapan Güleş, sosyal medya ve dijital kanalları kullanarak, belediyeleri çalıştırmalarını söyledi. Çevrelerinde gözlemledikleri sorunları ilgili kurumlara iletmelerini tavsiye eden Güleş, yerel yöneticilerin bu taleplere büyük önem verdiğini de sözlerine ekledi.

BOZBEY BURSA’DA SU KRİZİNİ ANLATTI: HER DAMLASINI KORUYORUZ Haber

BOZBEY BURSA’DA SU KRİZİNİ ANLATTI: HER DAMLASINI KORUYORUZ

Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, 2017’de DSİ ile BUSKİ arasında imzalanan Çınarcık Barajı ana isale hattı ve arıtma tesisi protokolünün 2021’de iptal edilmesinin Bursa’ya ağır bir maliyet getirdiğini söyledi. Başkan Bozbey, "Protokol iptal edilmeseydi proje DSİ tarafından yapılacak, geri ödemeler 15 yıl içinde TL bazlı olacaktı. Ancak kredi çekilerek BUSKİ 155 milyon euro borçlandırıldı" dedi. Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, Bursa’nın geleceğini doğrudan ilgilendiren ve iklim değişikliyle kronikleşen su konusundaki gerçekleri Doğancı Barajı’nda düzenlediği ‘Ekim Ayı Değerlendirme Toplantısı'nda tek tek anlattı. Toplantıya, CHP Bursa Milletvekilleri Kayıhan Pala ve Hasar Öztürk, Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Doç. Dr. Ergül Halisçelik, CHP Parti Meclis üyesi Canan Taşer ve basın mensupları katıldı. "MEVCUT DURUM, ‘SUYUMUZ TÜKENDİ’ ANLAMINA GELMİYOR" Şu anda barajlarda görünen oranın yüzde sıfır olduğunu vurgulayan Başkan Mustafa Bozbey, durumun ‘suyumuz tükendi’ anlamına da gelmediğini dile getirdi. Hiç kimsenin endişelenmesine gerek olmadığını söyleyen Başkan Mustafa Bozbey, "DSİ’nin önerdiği kotun altındaki su da kullanılabilir durumda ve ihtiyaca göre bu su sistemimize dâhil ediliyor. Belirlenen kotun altındaki su ise rezerv kottur. Bu süreçte Bursa’ya günlük ortalama 430 bin metreküp su veriyoruz. Bu suyun 90 bin metreküpü kuraklığın getireceği bu günleri düşünerek yaptığımız Çınarcık Barajı by-pass hattından, 175 bin metreküpü yeraltı kuyularından, 35 bin metreküpü ise kaynak sularından sağlanıyor. Çınarcık Barajı by-pass hattını günlük 100 bin metreküp olarak hesaplamıştık. Ancak oradaki sanayinin yol güzergahı değişikliğinden dolayı 10 bin metreküp daha az su alıyoruz" diye konuştu. "DOĞANCI BARAJI’NDA KOTUN ALTINDA 8,5 MİLYON METREKÜPLÜK SUYUMUZ VAR" İhtiyacın yüzde 70’ine denk gelen 300 bin metreküp suyu alternatif kaynaklardan sağladıklarını belirten Başkan Mustafa Bozbey, Nilüfer Barajı’ndan pompalarla günde 25 bin metreküp su ile Doğancı Barajı’nın beslendiğini ifade etti. Doğancı Barajı’na Nilüfer Barajı’ndan cazibe ile günde 45 bin metreküp daha ilave suyun akıtıldığını anlatan Başkan Bozbey, "Bursamızın ihtiyacı olan toplamda 370 bin metreküp suyu böyle karşılarken, kalan 70 bin metreküpe yakın suyu da Doğancı’daki su alma kotu altındaki bölümden pompa ile arıtma tesisine aktarıyoruz. Doğancı Barajı’nda kotun altında yaklaşık 8,5 milyon metreküplük suyumuz var. Kurduğumuz sallı pompalar sayesinde arıtma tesislerimize aktarılıyor. Kısacası; Bursa Büyükşehir Belediyesi BUSKİ olarak akılla, planla ve alınan yerinde önlemlerle su teminini sürdürüyoruz" dedi. "GELECEĞİN TEHLİKESİ OLARAK BEKLENEN ŞEY, ARTIK BUGÜNÜN GERÇEĞİ" Bu tablonun rehavete değil, sorumluluğa çağırdığını da vurgulayan Başkan Mustafa Bozbey, iklim krizinin ve kuraklığın artık kapıda değil hayatın tam ortasında olduğunu aktardı. Bakanlığın da açıkladığı gibi Türkiye’nin son 52 yılın en büyük kuraklığını yaşadığını söyleyen Başkan Mustafa Bozbey, "Cenevre’de düzenlenen Birleşmiş Milletler Başkanlar Forumu’ndaki ve Barselona Dünya Metropol Zirvesi’ndeki tüm oturumlarda, en öncelikli gündem maddeleri iklim değişikliği, kuraklık, yenilenebilir enerji ve konut kriziydi. Bu sorunlar sadece ülkemizin değil, tüm dünyanın ortak mücadele alanı hâline geldi. Dünya Meteoroloji Örgütü, 2050 yılında beklenen sıcaklık seviyesine 2025’te ulaştığımızı duyurdu. Bu demektir ki geleceğin tehlikesi olarak beklenen şey artık bugünün gerçeği. Son 17 yılın yağış grafiği her şeyi açık bir şekilde gözler önüne seriyor" diye konuştu. "ÖNCEKİ YÖNETİMLER GEREKLİ ÖNLEMLERİ ALMADI" Bugün yaşanan sıkıntıların bir günde, bir ayda ya da bir buçuk yılda ortaya çıkmadığını dile getiren Başkan Mustafa Bozbey, tablonun yılların ihmaliyle oluştuğunu belirtti. "Bu tablo, bugün yaşanan su sorunu, bilim insanlarının ‘kuraklık kapıda, önlem alın’ çağrılarına kulak asmayan, altyapıya yeterli yatırımı yapmayan, Bursa’nın geleceğini umursamayan, günü kurtarmaktan ötesini düşünemeyen, projeleri kağıt üzerinde bırakıp uygulamaya geçirmeyen önceki yönetimlerin eseridir" diyen Başkan Mustafa Bozbey, "Şimdi herkes ‘neden sular kesiliyor?’ diye soruyor. Cevap açık. Çünkü önceki yönetimler bilim insanlarının önerileri doğrultusunda gerekli yatırımları yapmadı ve gerekli önlemleri almadı. Koskoca 20 yıldan bahsediyoruz. Neredeyse çeyrek asır demek. ‘Nasıl olsa Bursa su kentidir’ deyip, büyük bir vurdumduymazlıkla, Bursa’yı asla yaşamaması gereken susuzluk sorunuyla yüz yüze bıraktılar. İsale hatları geçtiğimiz 20 yılda tamamlanmadı. Dönemin tüm kurum yöneticileri bütün alarm zilleri çalmasına rağmen gerekli adımları atmadı. Yıllardır beklenen Çınarcık Barajı isale hattı da aynı hatalı anlayışın ihmaliyle yapılamadı. Gerçekten onların bu konularla ilgili hiç bir söz söylemeye yüzleri ve hakları yok" dedi. DSİ İLE YAPILAN YAZIŞMALAR VE HAZIRLANAN PROTOKOLLER PAYLAŞILDI Son bir buçuk yılda neden bu çalışmaların yapılmadığı yönünde eleştirilerde bulunanlara da seslenen Başkan Mustafa Bozbey, dönemin belediye başkanının Ocak 2021 tarihinde yaptığı ‘2023 yılında Çınarcık Barajı suyunun şehrimize taşınmasıyla birlikte inşallah 2050 yılına kadar sıkıntı yaşamayacağız’ açıklamasını da hatırlattı. Bu rağmen 2023’te gelmesi gereken suyun nerede olduğunu soran Başkan Bozbey, geçmiş yıllarda DSİ ile yapılan yazışmaları, hazırlanan protokolleri de basın mensuplarıyla paylaştı. 2002 yılında tamamlanan Çınarcık Barajı’ndan bugüne kadar suyun Bursa’ya taşınamamasının sadece teknik olmadığını, idari bir sorumsuzluk ve vurdumduymazlık olduğunu vurgulayan Başkan Bozbey, "2002 yılından bu yana aslında birçok girişim var ancak sonuca ulaşılmamış. DSİ ve BUSKİ arasında isale hattı yapımı için farklı yıllarda yazışmalar mevcut. Örneğin 2015 yılında Çınarcık Barajı mevcut içme suyu entegrasyonunu sağlayacak projenin, 2015 yılı yatırım programına alındığı DSİ 1. Bölge Müdürü’nün imzası ile BUSKİ’ye bildirilmiş. Yine 23 haziran 2017 tarihinde ise DSİ ile BUSKİ arasında Çınarcık Barajı ana isale hatları arıtma tesisinin yapımını da içeren protokol imzalanmış. Ancak daha sonra 2021 yılında bu protokol o dönemdeki belediye yönetimi tarafından iptal edilmiş. İmzalanan bu protokol neden iptal edildi? Bu protokol iptal edilmeseydi, bu projeler DSİ tarafından yapılsaydı, projenin tümünün geri ödemeleri 15 yıl içinde TL bazlı olarak BUSKİ tarafından ödenecekti. Ne oldu? Çınarcık isale hattı ile arıtma tesisini yapmak için kredi başvurusu yapıldı. 155 milyon euro kredi alındı. BUSKİ, 155 milyon euroya yakın borçlandırılmıştır. Hem Bursa, Çınarcık Barajı suyuna çok daha erken kavuşacaktı hem de BUSKİ borç batağına saplanmayacaktı. Bunların sorumlusu önceki yönetimdir" diye konuştu. "SU KESİNTİLERİ, ÖNCEKİ YÖNETİMİN SEBEP OLDUĞU SU KRİZİNİ YÖNETMENİN ÖNLEMİDİR" 2022 yılında DSİ’nin, BUSKİ’nin talebi üzerine Cumhurbaşkanlığı Yatırım Programından projeyi çıkardığını hatırlatan Başkan Bozbey, 2022 yılında da Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığı’ndan Çınarcık Projesi için 261,3 milyon dolar dış kredi onayı alındığını ve bugünlere gelindiğini anlattı. BUSKİ’nin finansal olarak büyük bir sıkıntıya düşürüldüğünü, isale hatları ve arıtma tesislerinin de tamamlanmadığını söyleyen Başkan Bozbey, yıllar boyunca birçok girişimin yapıldığını, ancak her nedense her birinin bir noktada durdurulduğunu belirterek tüm bunların nedenini önceki yönetimin iyi bileceğini dile getirdi. Göreve geldikten sonra bugünleri önceden görerek hızlı bir şekilde by-pass hattını devreye aldıklarını anlatan Başkan Bozbey, şunları söyledi; "Bu sayede Bursa’ya her gün 90 bin metreküp suyu Dobruca İçmesuyu Arıtma Tesisi’ne aktarıyoruz. Aldığımız kararda gecikmiş olsaydık Eylül ayı başından itibaren su kesintilerine başlamış olacaktır. Bu, 3 günde bir su kesintisi yapmamızı sağlayan bir projedir. Yaptığımız su kesintileri, bu sürecin bir parçası ve önceki yönetimin sebep olduğu su krizini yönetmenin önlemidir. Her 3 günde bir yapılan planlı kesintilerle günde 50 bin metreküp su tasarrufu sağlıyoruz. Öğrencilerimizi düşünerek akşam 17.00’dan sonra su kesintisi yapıyoruz. Hastanelerin hiç birinde su kesintisi yapmıyoruz. Yüzde 12 civarında bir tasarruf yapıyoruz. Bu da Bursamıza en az bir ay kazandırdı. Yağışların ne zaman olacağını bilmiyoruz. Çınarcık Barajı, yalnızca Bursa merkezine su sağlamayacak. Aynı zamanda, Görükle Su Deposu’na aktarım hattı üzerinde çalışmalarımız sürüyor. Bu hat sayesinde Mudanya’ya da Çınarcık barajından su sağlayacağız. Çalışmalarını sürdürdüğümüz bu hattın devreye girmesiyle birlikte suyu cazibeyle Mudanya’ ya ulaştırıp elektrik enerjisinden yıllık yaklaşık 50 milyon liralık bir tasarruf elde etmiş olacağız. Şu an Mudanya’ya içme suyunu pompa istasyonundan elektrik enerjisi harcayarak iletiyoruz." "SADECE BU YIL 45 TANE SU KUYUSU AÇTIK" Çınarcık barajı isale hattından Karacabey’e su vermek için de proje hazırlıklarının olduğunu açıklayan Başkan Bozbey, Karacabey’e uzanan hat üzerinden TOKİ’nin yaptığı 3500 konut için ve ilave yapacağı 2500 konut için toplam olarak en az 6 bin konutun su ihtiyacını da projesini hazırlamaya başladıkları bu hattan karşılayacaklarını anlattı. Seçimden sonra Nisan 2024’ten bu yana 52 su kuyusu açtıklarını belirten Başkan Bozbey, "Sadece bu yıl 45 tane su kuyusu açtık. Bu süreçte DSİ bize destek sağlıyor. Hem göletlerin açılıp Doğancı ve Nİlüfer’e suyun gelmesini sağladıkları gibi merkezde de kooperatiflere ait olan su kuyularını bize tahsis ederek kentimize aktarılmasını sağlıyorlar. DSİ’ye teşekkür ediyorum. Kuraklık ve DSİ’nin izin verdiği bazı fabrikaların su tüketiminin olması sebebiyle merkezde su kuyularındaki seviyesinin sürekli düştüğünü görüyoruz. Ancak bu kesintileri yaparak 50 bin metreküp tasarruf edip süreyi uzatmış oluyoruz. Valimizin başkanlığını yaptığı Bursa Su Kurulu’nun da tespitlerini alıp birlikte çözüm üreteceğiz. Ayrıca tüm paydaşlarımızı kapsayan, kuraklıkla mücadele platformunu oluşturmak için de çalışmalarımıza başladık" dedi. "BU KADARINA DA ‘PES’ DEMEMEK ELDE DEĞİL" Tüm bunlara rağmen bazı kesimlerin kasıtlı olarak sosyal medyada ‘proje durdu, sular bitti’ gibi iddialar yaydığını üzülerek gördüklerini söyleyen Başkan Bozbey, halkı yalan-yanlış bilgilendiren, halkı galeyana getirmeye çalışan ve halkı daha fazla su tüketimine iten kişiler hakkında hukuki süreci başlatacaklarını açıkladı. Projeyi durdurmadıklarını, aksine projenin hızla ilerlediğini belirten Başkan Bozbey, "Göreve geldiğimizde projenin yüzde 5 olan ilerleme seviyesi, şu anda Çınarcık Arıtma Tesisi’nde yüzde 63, inşaat kısmında ise yüzde 90’dır. Birileri hâlâ içme suyu arıtma tesisinin Eylül 2025’te tamamlanacağını iddia ediyor. Buna kinayeli gülüyorum. Bu kadarına da ‘pes’ dememek elde değil. Gerçekler ortadayken kamuoyunu yalanlarıyla, iftiralarıyla yanıltmaya çalışıyorlar. Bu tesisin yapımına ilişkin ihale sözleşmesi 23 Ekim 2023 tarihinde imzalanmıştır. Ancak işe başlanabilmesi için gerekli olan müşavirlik hizmeti ihalesi, 5 Şubat 2024 tarihinde sonuçlandırılmıştır. Ortada henüz yüklenici firma sahaya inmemişken, müşavir firma süreci yeni başlamışken ve tam 4 aylık bir zaman kaybı yaşanmışken bu işin Eylül 2025’te biteceğini söylemek ya süreci hiç bilmemek ya konuyu saptırmak ya da birileri tarafından kandırıldığını kabul etmektir" diye konuştu. BU MESELE SİYASET DEĞİL, HAYAT MESELESİDİR ‘Bursa neden bu noktaya geldi, kim ne zaman neyi yapmadı’ gibi sorularının cevaplarının ortada olduğunu ifade eden Başkan Bozbey, bugün bu tartışmaları bu belgelerle sonlandırdıklarını, Bursalıları doğru ve şeffaf olarak bilgilendirmeye devam edeceklerini aktardı. Kimsenin algı manipülasyonu yapmasına, su gibi hayati bir konuyu siyaset malzemesine dönüştürmesine de izin vermeyeceklerini anlatan Başkan Bozbey, "Bu mesele siyaset değil, hayat meselesidir. Bu mesele, çocuklarımızın geleceği meselesidir. Bu mesele, memleket meselesidir. Bugün biz sadece krizi yönetmiyoruz. Aynı zamanda geleceğin su kültürünü de inşa ediyoruz. Çünkü meselenin bütün dünyayı etkileyen büyük bir kuraklık krizi olduğunu biliyoruz. Bunun için de önceki dönemin aksine ihmal ve vurdumduymazlığın yerine, sorumluluk ve görev bilincini koyuyoruz. Suyu aziz gören, her damlasını emanet bilen bir anlayışla, su kaynaklarımızı koruyacak ve güçlendirecek iki önemli adımı hayata geçiriyoruz. Bu dönemde, tüm konut projelerinde gri su kullanım sistemlerini zorunlu hale getireceğiz" dedi. "SU TÜKETİMİNİN YAKLAŞIK YÜZDE 70’İ TARIM ALANLARINDA" Yağmur suyu hasadı çalışmalarını hızla başlatacaklarını söyleyen Başkan Bozbey, park ve bahçelerde de gri su uygulamasını başlattıklarını hatırlattı. Az suya ihtiyaç duyan bitkilerin park ve bahçelerde kullanımını artıracaklarını belirten Başkan Bozbey, iklim krizinin etkilerini azaltmak için ‘yeniden yeşil Bursa’ hedefi doğrultusunda ağaçlandırma çalışmalarını artırdıklarını ifade etti. Yanan bölgeleri yeniden yeşertmenin ve kente yeni yeşil alanlar kazandırmanın en öncelikli görevlerinden biri olduğunu söyleyen Başkan Bozbey, "Tarımsal sulamada bilinçsiz kullanımın önüne geçmek için, çiftçilerimizle birlikte eğitim ve planlama süreçleri yürütüyoruz. Bugün en yoğun su tüketimi, yaklaşık yüzde 70 oranıyla tarım alanlarımızda gerçekleşiyor. Dolayısıyla özellikle bu alanda ciddi adımlar atmamız gerekiyor. Büyükşehir Belediyesi olarak bu dönüşümü başlattık. Damla Sulama tesisimizle ödüllü örnek uygulamalar yapıyoruz. Ürettiğimiz damla sulama borularını çiftçimize ücretsiz dağıtarak destek oluyoruz. Suyu daha az kullanarak yüksek verim almasını sağlıyoruz" diye konuştu. "SANAYİ, BURSA’NIN TOPLAM SU KAYNAKLARININ YÜZDE 15’İNİ KULLANIYOR" "Bugün sanayi, Bursa’nın toplam su kaynaklarının yüzde 15’ini kullanıyor. Paketlenmiş su tesisleri ise içme ve kullanma suyunun yüzde 4’ünü kullanıyor. Bu oran artık dikkatle hesaplanmak ve yönetilmek zorunda. Çünkü kurulan her yeni sanayi bölgesi, bu oranın üzerine yeni bir yük daha ekliyor. Bunun bilincinde olmamız ve planlamalarımızı buna göre yapmamız gerekiyor. Son günlerde su paketleme tesislerinin denetimiyle ilgili de doğru olmayan, yalan-yanlış çeşitli paylaşımlar yapıldığını görüyoruz. Ancak bu noktada bir hatırlatmayı da yapmak isterim. Bursa’da 32 özel su şirketi var. Bu şirketlerin su kaynaklarını yönetme yetkisi hüküm ve tasarrufu, mayıs ayı itibarıyla Valilik bünyesindeki Yatırım İzleme ve Koordinasyon Başkanlığı’na devredilmiştir." "KAYIP-KAÇAK ORANLARINI DÜŞÜRMEK İÇİN ÇALIŞIYORUZ" Kuraklığın sadece iklimin değil, alışkanlıkların da sonucu olduğunu vurgulayan Başkan Bozbey, suyu korumanın sadece bir yönetim politikası olmadığını, toplumsal bir sorumluluk da olduğunu yineledi. Artık suyun sınırsız bir kaynak gibi tüketilemeyeceğini anlatan Başkan Bozbey, "Doğa, yapılan her hatayı bize kuraklıkla, afetle, yoklukla fatura ediyor. Aslında yıllarca doğaya karşı yaptıklarımızın cezasını çekiyoruz ve çekeceğiz. Onun için tüm planlamalarımızda doğaya rağmen değil, doğayla barışık olmak zorundayız. Bugün alışkanlıklarımızı değiştirmek ve kültürel bir değişimi hep birlikte başlatmak zorundayız. Biz bu konuda yoğun çaba harcıyoruz. Kayıp-kaçak oranlarını düşürmek için çalışıyoruz. Hala birçok ilçemizde kayıp kaçak oranları yüzde 50’ler seviyesinde" dedi. "KAYNAKLARIMIZI KORUMAK VE GELİŞTİRMEK ZORUNDAYIZ" İnegöl’de kayıp kaçak oranının yüzde 55’ler seviyesinde olduğunu, büyük bir sorumluluk alarak içme suyu hatlarını değiştirdiklerini ve değiştirmeye devam ettiklerini anlatan Başkan Bozbey, İnegöllüleri hem kanserojen etkisi olan astbestli su borularından kurtardıklarını hem de kayıp kaçak oranını düşürdüklerini belirtti. Birileri konuşurken kendilerinin bilimin ışığında halka sağlıklı hizmeti götürmeye devam ettiklerini ifade eden Başkan Bozbey, "Finansman sorununu çözdükçe diğer ilçelerimizde de buna benzer projelerimizi uygulayacağız. Kurum olarak da suyun bir kamu hakkı ve gelecek kuşakların emaneti olduğu bilinciyle, uzun vadeli sürdürülebilir çözümler üretmeye odaklanıyoruz. Bu yüzden kaynaklarımızı korumak ve geliştirmek zorundayız. Bu bizim gelecek nesiller için ahlaki ve vicdani bir sorumluluğumuzdur" diye konuştu. "BURSA'NIN VE BURSALILARIN GELECEĞİNİ KORUYACAĞIZ" Su kaynaklarının her geçen gün tükenmeye ettiğini, sanayi ve nüfus planlamaların çok üstünde artığını hatırlatan Başkan Bozbey, küresel iklim değişikliği ve kuraklık devam ettikçe Çınarcık Barajı’nın da Bursa’ya yetmeyeceğine dikkat çekti. Günübirlik ve ucuz siyaset yapmadıklarının altını çizen Başkan Bozbey, şunları belirtti; "Biz, bilimsel ve akılcı bakıyoruz. Biz, planla hareket ediyoruz. Biz, her şartta Bursamızın ve Bursalıların geleceğini koruyacağız. Bugün zor bir dönemden geçiyoruz. Ancak biz bu kenti, gülümseyerek ve kararlılıkla geleceğe taşıyacağız. Gülümsemek, yıllardır biriken sorunların karşısında pes etmek değil; çözüm üretmenin kararlılığıdır. Bursamızda suyun akması için gece gündüz emek veren tüm çalışma arkadaşlarıma gönülden teşekkür ediyorum. En büyük teşekkürüm ise, her zaman her konuda yanımızda olan, destek olan Valimiz Erol Ayyıldız’a, dayanışma içinde olduğumuz tüm kurumlara ve her şeyden önemlisi, sabırla, anlayışla bize güvenen hemşehrilerimize. Bursamızın suyunun her damlası bizim için kıymetlidir. Her bir damlasını korumak, bu kentin geleceğini korumaktır. Bursamıza yakışmayan bu günleri aşacak gücümüz, azmimiz ve inancımız var. Geçmiş 20 yılın ihmalkar, vurdumduymaz, bilimden uzak akılın bize bıraktığı bu kötü mirası kabul etmeyeceğiz. Su krizi meselesini bilimle, veriye dayalı politikalarla ve doğru-şeffaf bilgilendirmelerle bursa’mızın gündeminden çıkaracağız. Hep birlikte çalışacağız, hep birlikte başaracağız." "DERDİMİZ, BURSALILARIN SORUNUNU ÇÖZME DERDİDİR" Basın mensuplarının sorularını da yanıtlayan Başkan Mustafa Bozbey, şu anda su kesintisi takviminde herhangi bir değişiklik öngörülmediğini açıkladı. Toplam kapasitesi 150 milyon metreküp olan Çınarcık Barajı’nın doluluk oranının yüzde 50 civarında olduğunu söyleyen Başkan Bozbey, Çınarcık Barajı’ndaki projenin de 2026 Haziran ayında bitirileceğini dile getirdi. Gökdere’de iyi bir kaynak tespit ettiklerini açıklayan Başkan Bozbey, "Hazırlık yapıyoruz. Ayrıca Çataltepe’de bir kuyu kazdık. Oradan Kestel’e su vereceğiz. Bu kaynakları değerlendirerek Bursa’da su kesintilerini bitirmeyi hedefliyoruz. Ama daha fazla yağmurun yağması lazım. 1/100.000’lik plan çalışmalarında kaçak sanayi bölgeleri veya ovada bulunan sanayilerle ilgili çalışmalarımız devam ediyor. Sanayi, mevcut suyun yüzde 15’ini kullanıyor. Az bir oran değil. Boyahanelerle ilgili başka bir tasarruf ortaya koymalıyız. Suyun yüzde 4’ü de ticari olarak kullanılıyor. Valimizin önderliğinde bunun takibi yapılacaktır. Ayrıca barajlardan aldığımız tüm su, Dobruca’daki arıtma tesislerinde arıtılarak Bursalılara ulaşıyor" dedi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.