#Yeşil Dönüşüm

- Yeşil Dönüşüm haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Yeşil Dönüşüm haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

YEŞİL ÇEVRE'DEN SÜRDÜRÜLEBİLİR GELECEK VURGUSU Haber

YEŞİL ÇEVRE'DEN SÜRDÜRÜLEBİLİR GELECEK VURGUSU

S.S. Yeşil Çevre Hizmet ve İşletme Kooperatifi, Bursa Ticaret ve Sanayi Odası öncülüğünde Bursa Business School ev sahipliğinde düzenlenen 3. Uludağ Çevre Forumu’nda Platin Sponsor olarak yer aldı. Etkinlik kapsamında değerlendirmelerde bulunan Yeşil Çevre Kooperatifi Genel Müdürü Mehmet Aydın, çevre sektörünün geleceği açısından organizasyonun önemli bir buluşma zemini oluşturduğunu belirtti. Bursa Ticaret ve Sanayi Odası öncülüğünde, Bursa Business School ev sahipliğinde "Kaynaktan Değere, Bugünden Geleceğe" temasıyla düzenlenen etkinlik, kamu, iş dünyası, akademi ve sivil toplum temsilcilerini bir araya getirdi. Programda; sürdürülebilir üretim, yeşil dönüşüm, kaynak verimliliği, atık yönetimi, su verimliliği ve sanayide çevre odaklı dönüşüm başlıkları ele alındı. Yeşil Çevre Kooperatifi açtığı etkinlikte stantta ziyaretçilerine, atık su arıtma faaliyetleri, çevre danışmanlığı, laboratuvar hizmetleri, ambalaj atıklarının toplanması ve geri kazanımı alanındaki çalışmaları hakkında bilgi verdi. Bursa Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay ile Türkiye Çevre Ajansı Başkanı Nurullah Öztürk de Yeşil Çevre standını ziyaret ederek Genel Müdür Mehmet Aydın’dan kooperatifin çalışmaları ve yeni dönem projeleri hakkında bilgi aldı. Ayrıca organizasyona sunduğu katkılardan dolayı Yeşil Çevre Kooperatifi Genel Müdürü Mehmet Aydın’a, BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay ve BTSO AB Uyum ve Yeşil Mutabakat Konseyi Başkanı Vedat Kılıç tarafından teşekkür plaketi takdim edildi. Uludağ Çevre Forumu’nun çevre alanında farklı kurumları ve sektör temsilcilerini aynı çatı altında buluşturduğunu belirten Yeşil Çevre Kooperatifi Genel Müdürü Mehmet Aydın, "Yeşil Çevre olarak ilk günden beri organizasyonun içinde yer almaktan memnuniyet duyuyoruz. Bu platformun çevre sektörüne önemli katkılar sunduğunu, farklı sektörlerden kurum ve firmaları bir araya getirerek ortak aklı güçlendirdiğini görüyoruz" dedi. Yeşil Çevre’nin 1998 yılında Bursa’nın doğu bölgesindeki sanayi kuruluşlarının atık sularını arıtmak amacıyla kurulduğunu hatırlatan Aydın, bugün gelinen noktada kurumun önemli bir kapasiteye ulaştığını ifade etti. Aydın, "Yeşil Çevre bugün 445 sanayi kuruluşunun endüstriyel ve evsel atıkları ile Kestel ve Gürsu ilçelerinde oluşan atık suları arıtan, günlük 100 bin metreküp kapasiteye sahip bir kurum haline geldi. Zaman içinde çevre danışmanlığı, akredite laboratuvar hizmetleri, ambalaj atıklarının toplanması, ayrıştırılması ve geri kazanımı gibi alanlarda da hizmet yelpazemizi genişlettik" diye konuştu. Yeşil Çevre’nin katı atık yönetimi alanında da önemli çalışmalar yürüttüğünü vurgulayan Aydın, sanayi tesislerinde üretim sonrası oluşan ambalaj atıkları ile tehlikesiz atıkların toplanması, ayrıştırılması ve geri kazanıma kazandırılması noktasında ortaklarına kapsamlı hizmet sunduklarını belirtti. Aydın, bu çalışmaların hem döngüsel ekonomi anlayışını desteklediğini hem de sanayinin çevresel sürdürülebilirlik hedeflerine katkı sağladığını ifade etti. Bölgedeki su kaynaklarının korunmasına yönelik çalışmaların Yeşil Çevre’nin öncelikli gündemleri arasında yer aldığını vurgulayan Mehmet Aydın, su geri kazanımı projesine de dikkat çekti. Aydın, "Bölgemizde yaşanan su sıkıntısı hepimizin malumu. Yeşil Çevre olarak ortalama 40-45 bin metreküp suyu yeniden arıtarak geri kazanmayı ve ortaklarımızın kullanımına sunmayı hedefliyoruz. Bu projeyle hem sanayimize sürdürülebilir bir kaynak sağlayacak hem de yeraltı sularımızın korunmasına katkı sunacağız" ifadelerini kullandı. Organizasyonun düzenlenmesinde emeği geçenlere teşekkür eden Aydın, "Başta BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay olmak üzere, BTSO AB Uyum ve Yeşil Mutabakat Konseyi Başkanı Vedat Kılıç’a, konsey üyelerine, konuşmacılara, paydaşlara ve katkı sunan herkese teşekkür ediyorum. Bursa’da başlayan bu platformun Türkiye genelinde ses getiren bir yapıya dönüşmesi hepimiz için gurur verici" dedi.

3. ULUDAĞ ÇEVRE FORUMU YOĞUN KATILIMLA BAŞLADI Haber

3. ULUDAĞ ÇEVRE FORUMU YOĞUN KATILIMLA BAŞLADI

İlki 2024 yılında düzenlenen ve kısa sürede alanında referans etkinliklerden biri haline gelen Uludağ Çevre Forumu bu yıl da yoğun katılımla yapılıyor. Bursa Business School Uludağ Kampüsü’nde "Kaynaktan Değere Bugünden Geleceğe" temasıyla düzenlenen forumda iki gün boyunca 7 ayrı oturum düzenlenecek. Türkiye'nin küresel iklim politikalarındaki vizyonunu taçlandıracağı COP31’e doğru giderken atılacak stratejik adımların değerlendirildiği forumda entegre atık yönetimi ve Ulusal Depozito Sistemi, üretimde zorunlu geri dönüştürülmüş madde kullanımı, otomotiv sektöründe sürdürülebilirlik, ulusal su politikaları ve sanayide yeşil dönüşüm gibi başlıklarda alanında uzman isimler konuşmacı olarak yer alıyor. "Forum COP 31’e giden yolda önemli bir fikri hazırlık süreci olacak" Forumun açılışında konuşan BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, sürdürülebilirlik gibi uzun soluklu ve çok boyutlu bir alanda başarının tek seferlik çalışmalarla değil, ortak akılla, istikrarlı iş birlikleriyle ve aynı hedef etrafında buluşan kurumların gayretiyle mümkün olduğunu söyledi. Bu anlamda AB Uyum ve Yeşil Mutabakat Konseyi’nin emekleriyle üçüncü kez hayata geçirilen forumun, kaynak verimliliği, çevre duyarlılığı, yeşil dönüşüm ve insan odaklı kalkınma hedefleri bakımından önem bir kazanım olduğunu belirten Burkay, "Bu organizasyona büyük emek veren başta Konsey Başkanımız Vedat Kılıç ve Konsey Başkan Yardımcımız Fatih Dursun olmak üzere tüm konsey üyelerimize, çalışmalarımızı destekleyen kurumlarımıza, paydaşlarımıza ve katkı sunan herkese gönülden teşekkür ediyorum." dedi. İklim değişikliği, çevresel riskler, kaynakların etkin kullanımı, enerji güvenliği ve sürdürülebilir üretim; küresel rekabetin ana gündemleri arasında yer aldığını ifade eden Burkay, artık dünyanın hedeflerin somut projelerle desteklendiği, şehirlerin, sanayinin, finans kuruluşlarının, sivil toplumun ve gençlerin aynı vizyon etrafında buluştuğu yeni bir iklim anlayışına ihtiyaç duyduğunu dile getirdi. Bu açıdan Türkiye’nin COP31 sürecindeki rolünün tarihi bir anlam taşıdığını kaydeden Burkay, "Forum boyunca gündeme taşınan konular aslında COP31 süreci için de iş dünyamız adına önemli bir fikri hazırlık süreci anlamına da geliyor." diye konuştu. Sürdürülebilirlik alanında somut adımlar atıyoruz İbrahim Burkay, yeşil dönüşüm sürecinde kamu politikalarıyla özel sektör uygulamalarının aynı istikamette ilerlemesinin büyük önem taşıdığını söyledi. Bu noktada son dönemde hayata geçirilen desteklerin iş dünyası olarak çok değerli bulduklarını ifade eden Burkay, "Bursa iş dünyası olarak, bu destekler için Bakanlığımıza ve sürece katkı sunan tüm kurumlarımıza teşekkür ediyoruz. Bununla birlikte sahadan aldığımız geri bildirimler, önümüzdeki dönemde desteklerin daha fazla firmaya ulaşması, başvuru süreçlerinin sadeleşmesi, finansmana erişimin güçlendirilmesi ve özellikle KOBİ’lerimizin teknik danışmanlık kapasitesinin artırılması yönündeki ihtiyacın devam ettiğini göstermektedir. Karbon ayak izi ölçümü, enerji verimliliği yatırımları, temiz üretim teknolojileri, yeşil finansman, dijitalleşme ve mevzuata uyum başlıklarında sağlanacak her yeni destek; firmalarımızın rekabet gücüne, ihracat kapasitesine ve sürdürülebilir üretim anlayışına doğrudan katkı sağlayacaktır." ifadelerini kullandı. BTSO olarak bizler de Bakanlığın ortaya koyduğu vizyonu; Bursa’nın üretim gücü, girişimcilik kabiliyeti ve yatırım kapasitesiyle desteklediklerini vurgulayan Burkay, şöyle devam etti: "Bugün Bursa’da, yüksek teknolojili üretimden lojistiğe, enerji verimliliğinden yalın üretime kadar geniş bir alanda güçlü bir dönüşüm altyapısı oluşturduk. Ülkemizin yüksek teknolojili ilk organize sanayi bölgesi TEKNOSAB, sanayimizin yeni nesil üretim vizyonunu temsil ederken; Lojistik Teknopark projemiz, kentimizin üretim ve ihracat kapasitesini daha verimli bir yapıya kavuşturmayı hedeflemektedir. Enerji Verimliliği Merkezimiz ve Bursa Model Fabrikamız ise firmalarımıza sahada ölçülebilir kazanımlar sağlayan iki önemli uygulama merkezimizdir. Bu merkezlerimizle işletmelerimizin kaynak kullanımını iyileştirmesine, üretim süreçlerini daha verimli hale getirmesine ve yeşil dönüşüm hedeflerine daha güçlü hazırlanmasına katkı sunuyoruz. Kısacası Bursa iş dünyası olarak bizler, sürdürülebilirliği yalnızca konuşulan bir hedef olarak değil; üretimin, yatırımın, ihracatın ve kurumsal kapasitenin her aşamasına yansıyan somut bir çalışma alanı olarak görüyoruz." İş dünyası olarak önemli bir eşikteyiz Bugün iş dünyası olarak çok önemli bir eşikte olduklarını ifade eden Başkan Burkay geçmişte rekabetin temel göstergelerinin üretim kapasitesi, maliyet avantajı, hız ve kalite olduğunu ancak bugün bunların yanına karbon ayak izi, enerji verimliliği, kaynak kullanımı, atık yönetimi, yeşil finansmana erişim ve sürdürülebilir tedarik zincirlerinin eklendiğini kaydetti. "Artık bir ürünün pazardaki değeri, yalnızca fiyatıyla veya kalitesiyle değil; nasıl üretildiğiyle, hangi kaynakları kullandığıyla, çevreye nasıl bir etki bıraktığıyla ve insan hayatına nasıl katkı sunduğuyla da ölçülüyor." Diyen Başkan Burkay, "Avrupa Yeşil Mutabakatı, Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması ve küresel tedarik zincirlerinde değişen standartlar, iş dünyamızın önüne yeni bir dönem açmıştır. Bu yeni dönemi doğru okuyan, dönüşümünü zamanında tamamlayan, teknolojisini yenileyen, enerji ve kaynak verimliliğini artıran firmalarımız, küresel rekabette çok daha güçlü bir konuma ulaşacaktır. Ancak yeşil dönüşümün anlamı, rekabetçilik ve verimlilik başlıklarıyla sınırlı değildir. Bu dönüşüm; daha temiz bir çevre, daha dirençli şehirler, daha sağlıklı bir yaşam ve gelecek nesillere karşı sorumluluk anlayışıyla birlikte değer kazanmaktadır." dedi. Sürdürülebilirliğin temelinde insan var Sürdürülebilirlik anlayışının en güçlü karşılık bulduğu alanların başında şehirlerin geldiğini belirten Başkan Burkay, "Sürdürülebilirlik, şehirlerin planlanmasında, ulaşım altyapısında, afetlere hazırlığında, çevre kalitesinde ve sosyal yaşam alanlarında da kendini göstermelidir. Bir şehri geleceğe hazırlamak, aslında o şehirde yaşayan insanın hayatını, güvenliğini, sağlığını ve refahını öncelemek demektir. Dolayısıyla Bursa gibi kadim bir kenti ‘su akar yolunu bulur’ anlayışıyla akışına terk edemeyiz. Çünkü Bursa, plansızlığa mahkûm edilecek kadar değersiz bir şehir değildir." dedi. Bursa’nın en son kapsamlı çevre düzeni planının 1998 yılında yapıldığını hatırlatan Başkan Burkay, 30 yıl önceki bir akılla bugünün Bursa’sını yönetmeye çalışmanın Bursa’ya yapılan büyük bir haksızlık olduğunu dile getirdi. Başkan Burkay, "Bu plansızlık; sadece estetik bir kayıp değildir; her gün boğuştuğumuz trafik, çevre kirliliği ve kentin kapasite geliştirme sorunlarını da beraberinde getiren bir düğümdür. Bu nedenle Bursa’mızın anayasası niteliğinde olan 1/100 binlik çevre planında şehir içinde sıkışıp kalmış, apartmanlarla iç içe imalat yapan üretim ve ihracat kapasitesi sınırlanmış 8 bin 500 firmamızın varlığını da ayrıca değerlendirmek durumundayız. Organize bir akılla hareket ettiğimizde, akademik odalarımızın ve üniversitelerimizin vizyonu ile iş dünyamızın dinamizmini birleştirdiğimizde, inanıyorum ki her engeli aşarız. Bursa'nın gerçek değeri, ancak bu planlı büyüme ve ortak akıl koordinasyonuyla ortaya çıkacaktır. Bu düşüncelerle forumda emeği geçen Konseyimize, destek veren sponsorlarımıza ve tüm paydaşlarımıza teşekkür ediyorum." dedi. Uludağ çevre forumu önemli bir platform haline geldi BTSO AB Uyum ve Yeşil Mutabakat Konseyi Başkanı Vedat Kılıç, Uludağ Çevre Forumu’nun üçüncüsünü gerçekleştirmekten büyük mutluluk duyduklarını belirterek, daha önce yapılan iki forumun başarıyla tamamlandığını ve etkinliğin artık Bursa iş dünyasının yanı sıra Türkiye genelinde de takip edilen önemli bir platform haline geldiğini söyledi. Forumun güçlü içerik, yüksek katılım ve sektörler arası iş birliğiyle öne çıktığını ifade eden Kılıç, "Uludağ Çevre Forumu’nun ülkemize, Bursa’ya ve iş dünyamıza yakışan, ulusal ölçekte takip edilen önemli bir platform haline geldiğine inanıyoruz." dedi. İklim krizi yalnızca çevresel bir sorun değil Forumun hayata geçirilmesine destek veren BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay’a da teşekkür eden Kılıç, iklim krizinin artık yalnızca çevresel bir sorun olmadığını, aynı zamanda ekonomik rekabetten üretim modellerine kadar birçok alanı etkilediğini vurguladı. Dünyanın yeni bir dönüşüm sürecinden geçtiğini belirten Kılıç, "Üreten ama kaynaklarını koruyan, büyüyen ama çevresel etkilerini azaltan ülkeler öne çıkıyor. Türkiye de güçlü sanayisi, üretim kabiliyeti ve girişimci yapısıyla bu süreçte önemli bir avantaja sahip." ifadelerini kullandı. Bursa’nın yeşil dönüşümde öncü şehirlerden biri olması gerektiğini söyleyen Kılıç, BTSO çatısı altında yürütülen çalışmalarla şehrin üretim, ihracat ve teknolojide olduğu gibi çevresel dönüşümde de liderlik hedeflediğini belirtti. Kılıç, Uludağ Çevre Forumu’nun bu vizyonun en önemli göstergelerinden biri olduğunu ifade ederek, katkı sunan tüm kurum ve paydaşlara teşekkür etti. "Artık üretmek kadar atık yönetimi de önemli" Bursa Vali Yardımcısı Salih Altun, geri dönüşüm ve sürdürülebilirliğin insanlık tarihi kadar eski ve önemli bir konu olduğunu söyledi. Doğanın milyonlarca yıldır kendi döngüsü içerisinde kusursuz bir geri dönüşüm sistemi kurduğunu belirten Altun, "Milyarlarca insan bu dünyadan ayrıldı. Daha büyük sayıda canlılar geldi, yaşadı ve gitti. Doğa bunu muhteşem bir şekilde geri dönüştürdü. Doğanın teknolojisi bir kaosun önüne geçiyor." dedi. İnsanlığın bugün hâlâ doğadaki bu kusursuz dönüşümü nasıl sağlayacağını tartıştığını belirten Altun, "Dünyada geri dönüşüm konusunda ortak bir konsensüs sağlandı. Artık üretmek ne kadar önemliyse atık dönüşümü de o kadar önemli. BTSO öncülüğünde gerçekleştirilen bu forum ve COP31 zirvesi gibi organizasyonlar, bu sorunun çözümü için ortak çaba gösteriyor." dedi. Altun, sürdürülebilirliğin tartışmasız bir kavram olduğunu ifade ederek Bursa Valiliği olarak bu yönde yapılan çalışmalara bugüne kadar olduğu gibi destek vermeye devam edeceklerini sözlerine ekledi. Açılış konuşmalarının 3. Uludağ Çevre Forumu’na katkı veren sponsorlara plaketleri takdim edildi. Forumun açılış oturumu ise COP 31’e Doğru Türkiye başlığı ile gerçekleştirildi. AB Uyum ve Yeşil Mutabakat Konseyi Başkanı Vedat Kılıç’ın moderatörlüğünde yapılan oturumda BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı İklim Değişikliği Başkan Yardımcısı Mehrali Ecer konuşmacı olarak yer aldı.

BEBKA'DAN 510 MİLYON TL'LİK FAİZSİZ FİNANSMAN DESTEĞİ Haber

BEBKA'DAN 510 MİLYON TL'LİK FAİZSİZ FİNANSMAN DESTEĞİ

Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Kalkınma Ajansları Genel Müdürlüğü koordinasyonunda yürütülen Sosyal Kapsayıcı Yeşil Geçiş Projesi kapsamında hayata geçirilen programın Bursa bilgilendirme toplantısı, Bursa Eskişehir Bilecik Kalkınma Ajansı (BEBKA) Ana Hizmet Binası'nda gerçekleştirildi. Toplantıya imalat sanayinde faaliyet gösteren işletmeler, kamu kurumları, meslek kuruluşları ve ilgili paydaşlar katıldı. Toplantıda programın amacı, başvuru şartları, uygun proje konuları, değerlendirme süreci ve başvuru sistemi hakkında katılımcılara detaylı bilgi verilirken, katılımcıların soruları da yanıtlandı. Toplantının açılış konuşmasını yapan BEBKA Genel Sekreter Vekili Sabri Bayram, Sosyal Kapsayıcı Yeşil Geçiş (SoGreen) Projesi ile yeşil ve kapsayıcı dönüşüm yoluyla sürdürülebilir kalkınmanın hedeflendiğini söyledi. Bayram, proje kapsamında kadın ve genç girişimcilere yönelik kuluçka ve hızlandırma destekleri, KOBİ'lere yönelik geri ödemeli finansman destekleri ile kamu kurumlarına yönelik güdümlü proje desteklerinin sağlanacağını ifade etti. Program kapsamında işletmelere faizsiz finansman desteği sağlanacağını belirten Bayram, KOBİ'lerin kaynak verimliliğini artıran, karbon ayak izini azaltan ve sürdürülebilir üretimi esas alan yatırımlarının desteklenmesinin amaçlandığını kaydetti. Bayram ayrıca BEBKA tarafından bugüne kadar sürdürülebilir üretim ve yeşil dönüşüm alanlarında çok sayıda projeye hibe ve teknik destek verildiğini de sözlerine ekledi. Toplam 510 milyon TL bütçeye sahip program kapsamında TR41 Bölgesi'nde faaliyet gösteren imalat sanayi KOBİ'lerine 2,5 milyon TL ile 7,5 milyon TL arasında faizsiz ve geri ödemeli finansman desteği sağlanacağı belirtildi. Programla enerji verimliliği, kaynak verimliliği, atık azaltımı, geri dönüşüm, karbon emisyonlarının azaltılması ve sürdürülebilir üretim yatırımlarının desteklenmesi hedefleniyor. Programın tanıtım toplantılarının Bursa'nın ardından 6 Nisan 2026'da Bilecik'te, 7 Nisan 2026'da ise Eskişehir'de yapılacağı bildirildi. Başvuruların 8 Mayıs 2026 saat 23.59'a kadar devam edeceği, detaylı bilgi ve başvuru rehberine BEBKA'nın resmi internet sitesi üzerinden ulaşılabileceği ifade edildi.

BTSO AKADEMİ İŞ DÜNYASINA REHBERLİK EDİYOR Haber

BTSO AKADEMİ İŞ DÜNYASINA REHBERLİK EDİYOR

Meslek komiteleri ve sektörlerden gelen talepler doğrultusunda şekillenen BTSO Akademi eğitimleri, 2025 yılı boyunca 46 farklı programda 4 bini aşkın katılımcıyı bir araya getirdi. Yapay zekâ destekli analiz sistemlerinden e-ihracat uygulamalarına, ihracat pazar fırsatlarından karbon ayak izi ve dijital ürün pasaportu gibi güncel başlıklara kadar pek çok konuda düzenlenen eğitimler, şirketlerin hem mevzuata uyumunu hem de dönüşüm süreçlerini destekledi. Yeni nesil eğitim programları BTSO Akademi, bilişim, tekstil, makine, gıda, kimya, sigorta, gayrimenkul ve hizmet sektörleri başta olmak üzere birçok alanda düzenlenen eğitimlerle firmaların güncel gelişmeleri yakından takip etmesine, yeni pazarlara açılmasına ve kurumsal yapılarını güçlendirmesine katkı sağladı. E-ihracat, dış ticaret, finansal okuryazarlık, ihracat destekleri, yeşil dönüşüm ve iş sağlığı-güvenliği gibi başlıklarda gerçekleştirilen programlar, iş dünyasının değişen dinamiklerine uyum sağlamasında önemli rol oynadı. 13 yılda 800 eğitim, 116 bin katılımcı 2013 yılından bu yana kesintisiz şekilde faaliyetlerini sürdüren Akademi kapsamında bugüne kadar 800'e yakın eğitim programı hayata geçirilirken, 116 bini aşkın katılımcı bu eğitimlerden faydalandı. BTSO Akademi, sektörlerin ihtiyaç duyduğu güncel bilgi, teknoloji ve mevzuat konularında sunduğu eğitimlerle Bursa iş dünyasının gelişimine öncülük etmeye devam ediyor. "Bilgiye yatırım yapan firmalar dönüşümü yönetir" BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, BTSO Akademi'nin iş dünyasının değişen ihtiyaçlarına hızlı ve doğru yanıt veren stratejik bir yapı haline geldiğini vurguladı. Bilgi çağında rekabetin temel unsurunun nitelikli insan kaynağı ve sürekli öğrenme olduğunu ifade eden Burkay, "Bugünün iş dünyasında rekabeti sermaye, üretim kapasitesi ya da teknolojiyle sınırlı tutamayız. Bilgiyi doğru kullanan, değişimi zamanında okuyan ve insan kaynağını sürekli geliştiren firmalar rakiplerine göre çok daha büyük avantajlara sahip. BTSO Akademi'yi de tam olarak bu anlayışla kurguladık. Amacımız, firmalarımızın hem bugünün ihtiyaçlarına hem de geleceğin iş modellerine hazırlıklı olmasını sağlamak" diye konuştu. "Firmaları dönüşüm yolculuğuna hazırlıyor" 2026 yılında da eğitim programlarının iş dünyasından gelen talep ve beklentileri doğrultusunda şekilleneceğini belirten Başkan Burkay, "Önümüzdeki dönemde dijitalleşme, yeşil dönüşüm, ihracat, finansal yönetim ve kurumsallaşma gibi alanlarda yeni nesil eğitim programlarımızı artırarak sürdüreceğiz. Eğitim içeriklerimizi, sahadan gelen beklentiler ve küresel gelişmeler ışığında sürekli güncelliyoruz. BTSO Akademi, firmalarımızın dönüşüm yolculuğunda rehberlik eden, işletmelerimizi geleceğe hazırlayan bir platform olmaya devam edecek" ifadelerini kullandı.

TÜRKİYE'NİN STRATEJİK BULUŞMA NOKTASI HALİNE GELDİ Haber

TÜRKİYE'NİN STRATEJİK BULUŞMA NOKTASI HALİNE GELDİ

Bursa Business School (BBS), ulusal ve uluslararası ölçekte ses getiren organizasyonlarla Türkiye'nin stratejik buluşma noktası haline geldi. Bursa Ticaret ve Sanayi Odası’nın vizyonuyla çevre, enerji, gıda, otomotiv, şehircilik, dijital dönüşüm ve liderlik gibi birçok alanda düzenlenen üst düzey organizasyonlar; kamu, özel sektör, akademi ve sivil toplum temsilcilerini Bursa’da bir araya getirdi. Bursa Business School, bu yönüyle yalnızca bir eğitim merkezi değil, ortak aklın üretildiği, politika ve stratejilerin şekillendiği bir platform olarak öne çıktı. Bursa Business School, 2025 yılında düzenlediği bu zirvelerle sadece sektörlerin güncel gündemlerini ele almakla kalmadı; aynı zamanda Türkiye genelinde ulusal düzeyde iş dünyası, kamu ve akademi arasında köprüler kuran bir platform haline geldi. Stratejik Zirvelerle Geleceğe Yön Veren Platform 2025 yılı boyunca düzenlenen forum ve zirveler; yeşil dönüşüm, sürdürülebilirlik, yapay zekâ, dirençli şehirler, enerji dönüşümü ve gıda arz güvenliği gibi kritik başlıklarda kapsamlı değerlendirmelere zemin hazırladı. Ulusal ve uluslararası düzeyde katılımcı profiline sahip organizasyonlar, Türkiye’nin farklı sektörlerdeki dönüşüm sürecine katkı sunarken, Bursa Business School’u referans bir buluşma noktası haline getirdi. İş Dünyası, Kamu ve Akademi Aynı Çatı Altında Bursa Business School’da gerçekleştirilen etkinlikler, iş dünyasının ihtiyaçları ile kamu politikaları ve akademik bilgi birikimini aynı zeminde buluşturdu. Sürdürülebilir Gıda ve Arz Güvenliği temasıyla düzenlenen Uludağ Gıda Zirvesi, Yapay Zeka ve Otomotiv Sektöründe Gelecek Stratejilerinin ele alındığı Next Level Uludağ Zirvesi, Şimdi Dönüşüm: Yenilikçi Yarınlar mottosuyla düzenlenen Uludağ Dirençli Kentler Zirvesi ile Geleceğin Enerji Stratejisine dikkat çeken Uludağ Enerji Zirvesi Bursa Business School’da yoğun bir katılımla gerçekleştirildi. Türkiye’nin çevre, iklim değişikliği ve kalkınma hedefleri doğrultusunda ikinci kez gerçekleştirilen Uludağ Çevre Forumu ise Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum’un katılımıyla düzenlendi. Bakanlık temsilcileri, sektör liderleri, uzmanlar ve akademisyenlerin katılımıyla düzenlenen programlar, hem karar alıcılara hem de sektör temsilcilerine yol gösterici çıktı ve öneriler sundu. Eğitimden Tedarik Zincirine Güçlü Ekosistem BBS, 2025 yılında yalnızca zirvelere değil; tedarikçi buluşmaları, sektörel eşleştirme programları ve yeni nesil eğitimlere de ev sahipliği yaptı. Savunma, otomotiv, turizm ve hizmet sektörlerine yönelik düzenlenen programlar, firmalar arası iş birliklerini güçlendirirken, B2B pazarlama ve satış programı, kadın liderlik ve veri odaklı yönetim gibi alanlarda gerçekleştirilen eğitimler iş dünyasının insan kaynağına doğrudan katkı sağladı. Dünya markalarının lansmanlarından üst düzey yönetici eğitimlerine kadar geniş bir yelpazede faaliyet gösteren Bursa Business School, Uludağ’ı küresel ölçekte cazibe merkezi haline getirmeye devam ediyor. "BBS Kongre Turizminde Çekim Merkezi" BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, Uludağ’ın kalbinde, tarihi kimliği ve sahip olduğu benzersiz fiziki imkânlarla hayata geçirilen Bursa Business School’un, kentin ve bölgenin dönüşüm vizyonunda stratejik bir rol üstlendiğini söyledi. Bursa Business School’un bugün dünya genelinde öne çıkan ilk üç destinasyon arasında yer aldığını belirten İbrahim Burkay, merkezin Türkiye’nin ve yakın coğrafyanın önemli eğitim merkezlerinden biri haline geldiğini ifade etti. Bursa Business School’un kongre turizmi açısından da güçlü bir çekim noktası olmayı hedeflediğini dile getiren Burkay, bu yapının turizm sektörünün dönüşümü için atılmış en önemli adımlardan biri olduğunu vurguladı. Dört Mevsim Uludağ Hedefi Gerçekleşecek İbrahim Burkay, önümüzdeki beş yıl içinde Bursa ve Uludağ’ın, içerik ve işlevsellik açısından bugüne kadar taşıdığı marka değerinin hakkını verecek bir konuma ulaşacağını, yılın 365 günü dünyanın dört bir yanından ziyaretçi ağırlayan bir merkez haline geleceğini kaydetti. Bu yıl da Bursa Business School ev sahipliğinde en az 10 zirve düzenleneceğini açıklayan Burkay, söz konusu organizasyonlarla Uludağ ve Bursa’nın bölgesel ve uluslararası ölçekte etkisinin ve gücünün daha da artacağını söyledi. İbrahim Burkay, "Bursa Business School, önümüzdeki süreçte başta eğitim ve sağlık programları olmak üzere değişimin, dönüşümün ve yenilenmenin en güçlü sahaları arasında yer alacak. BBS, dört mevsim Uludağ hedefimizde çok güçlü bir role sahip. Uludağ’daki tüm otel ve tesislerimiz de bu dönüşümün ana merkezleri haline gelecek." dedi.

BTSO BAŞKANI BURKAY, 2030 VİZYONUNU AÇIKLADI Haber

BTSO BAŞKANI BURKAY, 2030 VİZYONUNU AÇIKLADI

Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) Aralık Ayı Meclis Toplantısı Oda Hizmet Binası’nda gerçekleştirildi. Toplantıda 2025 yılına ilişkin değerlendirmeler ile 2026 yılına yönelik hedef ve beklentiler ele alınırken, BTSO’nun 2026 yılı bütçesi de Meclis Üyeleri’nin görüş ve onayına sunuldu. Yapılan oylama sonucunda BTSO’nun 2026 yılı bütçesi oy birliği ile kabul edildi. BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, konuşmasına 2025 yılını tamamlarken aynı hedeflere inanan büyük bir camia olarak bir arada olmanın önemine vurgu yaparak başladı. Yeni yılın sağlık, huzur ve bereket getirmesini temenni eden Burkay 2026 yılına ilişkin beklentilerini paylaşırken, en temel ihtiyaçlarının öngörülebilirlik olduğuna vurgu yaptı. Reform süreçlerinin artık sahada somut karşılık bulmasının büyük önem taşıdığını belirten Burkay, üretimi ve yatırımı destekleyen politikaların hayata geçirilmesinin sanayinin sürdürülebilir büyümesi açısından kritik olduğunu ifade etti. "Zorlukları Engel Değil, İmtihan Olarak Gördük" İbrahim Burkay, 2013 yılında görevi devraldıklarında zorlu bir süreçle karşı karşıya olduklarını hatırlatarak, son 12 yılda bölgesel savaşlardan küresel krizlere, yüksek enflasyondan depremlere kadar birçok ağır sınavdan geçildiğini ifade etti. Bu süreçte hiçbir zaman yönlerini kaybetmediklerini vurgulayan Burkay, "Zorluklar, istikameti olanlar için engel değil, imtihandır. Biz başkalarının yazdığı senaryolarda rol almak yerine, kendi hedeflerini cesaretle ortaya koyan bir anlayışla hareket ettik." dedi. Meslek Komiteleri ve KOBİ’ler İçin Somut Kazanımlar BTSO’nun tüm organlarını ortak bir vizyon etrafında bütünleştirdiklerini belirten Burkay, 2025 yılı boyunca meslek komitelerinin yaklaşık 900 toplantı gerçekleştirdiğini, bu toplantılardan 600’ün üzerinde karar çıktığını aktardı. Bu kararların TOBB ve ekonomi yönetimi nezdinde yapılan girişimlerle somut sonuçlara dönüştüğünü ifade eden Burkay, Nefes Kredisi, ihracatçılara yönelik döviz dönüşüm destekleri ve vergi düzenlemeleri gibi birçok adımın hayata geçirilmesine katkı sunduklarını söyledi. Burkay ayrıca, yaptıkları girişimlerin sonucunda birçok firmanın KOBİ desteklerinden faydalanabilir hale geldiğini vurguladı. TEKNOSAB ile Yüksek Teknolojili Üretim Hamlesi Sanayide rekabet gücünü artırmanın yolunun üretimin niteliğini yükseltmekten geçtiğini belirten Burkay, Türkiye’nin yüksek teknolojili ilk organize sanayi bölgesi olan TEKNOSAB’ın bu anlayışın somut bir sonucu olduğunu söyledi. Dört yıl gibi kısa bir sürede altyapısı tamamlanan TEKNOSAB’da bugün yaklaşık 30 milyar liralık yatırımla 19 firmanın üretim yaptığını ve 6 bin 400 kişinin istihdam edildiğini ifade eden Burkay, yeni yılda faaliyete geçecek fabrikalarla çalışan sayısının 10 bine ulaşacağını açıkladı. Burkay ayrıca, TEKNOSAB bünyesinde girişim sermayesi yatırım fonu modeliyle hayata geçirilen ve 600’ün üzerinde yatırımcısı bulunan Lojistik Teknopark projesinin ilk değerlemesinin yapılacağını, 2026’nın ilk çeyreğinde de söz konusu projede temelin atılacağını müjdeledi. İhracat, Eğitim ve İnsan Kaynağı Vurgusu Ticaret ve ihracat tarafında KFA Fuarcılık ile önemli mesafeler kat edildiğini belirten Burkay, bugüne kadar 250’nin üzerinde yurt dışı fuar organizasyonu gerçekleştirildiğini, 8 bini aşkın üyenin alıcılarla buluşturulduğunu ifade etti. Başkan Burkay, "Savunma sanayiinde IDEF ve ev tekstilinde HOMETEX gibi dünyanın en büyük organizasyonları arasında yer alan fuarları başarıyla hayata geçirdik. Junioshow’dan Food Point’e, TFF Show’dan Rising City ve MEEXX’e kadar farklı sektörlerdeki firmalarımızın ticaretini geliştirirken Bursa markasına da değer kattık. Aynı anlayışı UR-GE projelerimiz, alım heyetlerimiz ve kümelenme çalışmalarımızda da sürdürdük. Bugün 17’si aktif 48 UR-GE projesiyle, bu alanda Türkiye’de açık ara en fazla proje geliştiren Odayız. Yerli ve milli hedeflerimiz doğrultusunda bin 700’e yakın firmamız, kümelenme modeliyle birlikte öğreniyor, birlikte gelişiyor ve birlikte yeni pazarlara açılıyor." dedi. İnsan kaynağının dönüşümün temel unsuru olduğuna dikkat çeken Burkay, BUTGEM, MESYEB ve BTSO Akademi ile bu kapsamda önemli çalışmalar gerçekleştirdiklerini ifade etti. "Bursa Business School Uludağ’ın geleceğini değiştirecek" İbrahim Burkay, Bursa Business School ve GUHEM’in de iş dünyasının dönüşümünde ve geleceğin insan kaynağının yetiştirilmesinde önemli rol üstlendiğini vurguladı. Bursa Business School’u Uludağ’ın tarihini ve talihini değiştirecek stratejik bir proje olarak nitelendiren Başkan Burkay, "Uludağ’ımızın kalbinde, tarihi kimliği ve benzersiz fiziki imkânlarıyla, meclis üyelerimizin destekleriyle çok güçlü bir proje hayata geçirdik. Bursa Business School, bugün dünyada ilk üç destinasyon arasında yer alan, Türkiye’nin ve yakın coğrafyanın eğitim merkezi konumuna yükselmiş durumda. Aynı zamanda kongre turizminin de merkezi haline gelmesini hedefliyoruz. Bursa Business School, turizm sektörünün dönüşümü için atılmış en önemli adımlardan biridir. Önümüzdeki beş yıl içinde Bursa ve Uludağ, içerik ve işlevsellik açısından bugüne kadar taşıdığı ismin hakkını verecek; 365 gün dünyanın dört bir yanından ziyaret edilen bir merkez konumuna ulaşacaktır. Önümüzdeki süreçte başta eğitim ve sağlık programları olmak üzere Uludağ’daki tüm otel ve tesisler, bu dönüşümün ana merkezleri haline gelecektir." dedi. Başkan Burkay’dan 2030 Vizyonu Konuşmasının sonunda 2030 vizyonuna değinen BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, sanayide yüksek katma değer, teknolojide derinleşme, ihracatta sürdürülebilir büyüme ve yeşil dönüşüm ekseninde Bursa’yı geleceğe taşıyacak projeleri kararlılıkla sürdüreceklerini ifade etti. Başkan Burkay, "Şimdi projelerimizin olgunlaştığı, Bursa ekonomisine çok daha yüksek katma değer sağlayacağı bir dönemdeyiz. 2013 yılında 16 projeyle başlattığımız bu büyük dönüşüm yolculuğunda, bugün makro düzeyde 60’ı aşkın stratejik proje ile Bursa’nın üretim gücünü, rekabet kapasitesini ve küresel iddiasını yeni bir seviyeye taşıdık. Elde ettiğimiz bu birikim ve tecrübeyle şimdi 2030 Vizyonumuzu; yüksek katma değer, teknolojide derinleşme, ihracatta sürdürülebilir büyüme ve yeşil dönüşüm ekseninde daha güçlü bir gelecek hedefi olarak şekillendiriyoruz. Bursa’mızı yalnızca bugünün değil, yarının dünyasında da söz sahibi bir üretim, ticaret ve inovasyon merkezi haline getirecek projeleri, ortak akılla hayata geçirmeye kararlılıkla devam edeceğiz." dedi. Şehir Fonu ile Yeni Nesil Yatırımlar Desteklenecek BTSO Yönetim Kurulu Başkanı Burkay, altyapısını hazırladıkları projelerle Bursa iş dünyasını değişim ve dönüşüme hazırladıklarını belirterek, bu kapsamda Şehir Fonu ile yeni nesil yatırımların yolunu açacaklarını, Payitaht Çarşı’da Dijital Dönüşüm Merkezi’ni hayata geçirerek geleneksel ticaret anlayışını küresel vitrine taşıyacaklarını kaydetti. İbrahim Burkay, şöyle devam etti: "Verinin stratejik bir değer olduğu anlayışıyla data merkezi projemiz için çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Yeni UR-GE projeleri, fuarlarımız, alım heyetleri ve kümelenme çalışmalarımızla sektörlerimizin gelişimini desteklemeye devam edeceğiz. Diğer taraftan Bursa için mekânsal planlama çalışmalarının tarihi bir öneme sahip olduğunu bir kez daha ifade etmek istiyorum. KOBİ OSB’ler, organize konut bölgeleri, serbest ticaret bölgeleri ve organize ticaret bölgeleri önümüzdeki dönemde gündemimizin önemli başlıkları arasında yer almaya devam edecek. Bizim tek gayemiz; bu şehrin potansiyelini doğru okumak, üretim gücünü ve ticaret kültürünü geleceğe taşıyarak 60 bin üyemizin yolunu açmaktır. BTSO olarak bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da sektörlerimize rehberlik eden, iş dünyamıza cesaret veren ve Bursa’mıza değer katan projeleri kararlılıkla hayata geçirmeye devam edeceğiz." Açılış konuşmalarının ardından meclis toplantısı, BTSO Meclis üyelerinin kürsüye gelerek 2025 yılına ilişkin değerlendirmeleri ve 2026 yılına ilişkin görüş ve beklentilerini paylaşmasıyla sona erdi.

İZMİR’DE TÜRKİYE’NİN İLK KAYNAK VERİMLİLİĞİ MERKEZİ AÇILDI Haber

İZMİR’DE TÜRKİYE’NİN İLK KAYNAK VERİMLİLİĞİ MERKEZİ AÇILDI

Kaynak verimliliği uygulamaları alanında kapasite oluşturmak ve İzmir sanayisine hizmet vermek amacıyla hayata geçirilen İzmir Kaynak Verimliliği Merkezi'nin tanıtım toplantısı gerçekleştirildi. İzmir Valisi Süleyman Elban, "Türkiye'de ilk ve tek kurum olan İzmir Kaynak Verimliliği Merkezi kurulmuş oldu" dedi. İzmir Kaynak Verimliliği Merkezi'nin tanıtım toplantısı, İzmir İktisat Kongre Binası'nda gerçekleştirildi. Toplantıya İzmir Valisi Süleyman Elban, AK Parti İzmir Milletvekili Ceyda Bölünmez Çankırı, MHP İzmir Milletvekili Tamer Osmanağaoğlu, akademisyenler ve iş dünyası temsilcileri katıldı. Programın açılış konuşmasını yapan Vali Elban, "Sadece valilikler bünyesinde değil, Türkiye'de ilk Kaynak Verimliliği Merkezi kuruldu. Bugünkü toplantımızın amacı da bunun kamuoyuna tanıtılması ve ilgililere bu hizmetin verildiğinin duyurulmasıdır. Malumunuz, özellikle küresel ısınma, iklim krizi, çevre kirliliği sorunları ve birçok nedenle artık dünyada hem kaynaklar gittikçe azalmaya hem de azalan kaynaklarla birlikte çevre kirliliği ve çevre sorunları ayrı bir sorun olarak ortaya çıkmaya başladı. Doğal olarak insanlık bu sorunlarla başa çıkmak ve kaynakları daha verimli kullanmak amacıyla çeşitli çalışmalara yöneliyor. Bu çalışmalardan biri olarak bilinçli üretim tekniklerinden vazgeçilip daha çevreci ve çevreyi korumaya yönelik tekniklere geçme mecburiyeti doğuyor. Bunların en önemlilerinden bir tanesi artık geri dönüşümün ön plana çıkarılmasıdır. Üretimde ne kadar geri dönüşümden kazanılmış malzemenin kullanılması çok önem kazanmaya başladı. Bunlar çeşitli regülasyonlarla ve fonlarla destekleniyor. Avrupa Birliği müktesebatı 1 Ocak 2026'dan itibaren sınırda karbon ayak izi uygulamasına başlıyor ve bazı ürünlerde başlamak kaydıyla 2030'a kadar artarak devam edecek şekilde ihraç edilen ürünlerde karbon ayak izinin azaltıldığını, daha çevreci ve teknolojik ürünler üretildiğini ispatlamak gerekiyor. Aksi halde ek ücret ve tarife ödemek zorunlu olacak" ifadelerini kullandı. "Türkiye'de ilk ve tek kurum" Kaynak Verimliliği Merkezi'nde firmalara karbon ayak izinin azaltılmasının ne anlama geldiği ve nasıl raporlama yapılması gerektiği konusunda destek vermek istediklerini belirten Elban, "Aynı zamanda bölgemizde bu alanda uzmanların yetişmesine katkı sağlamak istiyoruz. Tüm bu ihtiyaçlardan hareketle ilimizde bir Kaynak Verimliliği Merkezi kurulması zorunlu hale geldi. Bunu sanayi ve ihracatçılarla iş birliği içinde kurmak için ciddi çaba sarf ettik ancak arzu ettiğimiz sonucu alamayınca, regülasyonların başlamasına 26 gün kalmışken bu sorumluluğu üzerimize almak zorunda kaldık. Türkiye'de ilk ve tek kurum olan İzmir Kaynak Verimliliği Merkezi böylece kurulmuş oldu" dedi. "Bu sistemi belli bir süre tüm kullanıcılara ücretsiz açıyoruz" Kalkınma Ajansı ile Sanayi ve Teknoloji Bakanlığının desteğiyle yıllardır yürütülen, endüstriyel simbiyozu esas alan eco-cycle projesini de bu merkezin içine aldıklarını ifade eden Elban, sözlerini şöyle noktaladı: "Bu platformda herkes ürettiği atıkla sisteme girecek, ihtiyaç duyan firmalar da bu atıklara erişebilecek. Böylece geri dönüşüm malzemesine erişim kolaylaşacak ve karbon ayak izi azalacak. Bu sistemi belli bir süre tüm kullanıcılara ücretsiz açıyoruz. Bu hizmetten erken yararlananlar için avantaj sağlanacak; ileride maliyetler gereği ücretlendirme yapılacak. Eco-cycle'ın merkez bünyesine alınmasıyla Kaynak Verimliliği Merkezi'nin hizmetleri bütünleşik hale gelmiş oluyor. Böyle bir uygulama şu anda ülkemizde başka bir yerde bulunmuyor. Bu merkezde yeşil dönüşüm, dijital dönüşüm, karbon ayak izinin azaltılması ve çevreci teknolojik üretim konusunda kapsamlı çalışmalar yürütmeyi hedefliyoruz."

İZMİR’DE EGİAD 35. YILINI GÖRKEMLİ BİR GECEYLE KUTLADI Haber

İZMİR’DE EGİAD 35. YILINI GÖRKEMLİ BİR GECEYLE KUTLADI

İzmir iş dünyasının öncü sivil toplum kuruluşlarından Ege Genç İş İnsanları Derneği (EGİAD), 35. kuruluş yıldönümünü ve yeni yılı, İzmir Tarihi Havagazı Fabrikası’nda düzenlenen özel bir kokteyl ile kutladı. EGİAD üyelerinin yanı sıra iş dünyası, kamu ve yerel yönetim temsilcilerinin de yoğun ilgi gösterdiği gece, EGİAD’ın 35 yıllık kurumsal yolculuğunda ulaştığı etkiyi ve geleceğe dair vizyonunu güçlü bir şekilde ortaya koydu. Etkinlik, EGİAD 35. Yıl Filminin izlenmesiyle başladı. Açılış konuşmalarını EGİAD Yönetim Kurulu Başkanı Kaan Özhelvacı ile İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay gerçekleştirdi. Program, müzik dinletisi ve 35. yıl pastasının kesimiyle devam etti. EGİAD’ın 35 yıllık yolculuğu EGİAD Yönetim Kurulu Başkanı Kaan Özhelvacı, 1990 yılında vizyoner 47 genç iş insanının "birlikte üretme, birlikte büyüme" hayaliyle yola çıkmasıyla kurulan EGİAD’ın bugün 900’ün üzerinde üyesiyle; sanayi, ticaret, hizmet ve tarım sektörlerinde faaliyet gösteren 3.500 şirketi ve yaklaşık 150.000 kişilik istihdamı temsil eden güçlü bir yapıya dönüşmüş olduğunun altını çizdi. Özhelvacı, "1990’da vizyoner 47 genç iş insanının attığı adım, bugün Ege’nin ve Türkiye’nin en güçlü genç iş dünyası platformuna dönüşmüştür. EGİAD, Mustafa Kemal Atatürk’ün ilke ve değerlerinden güç alarak, toplumsal faydayı önceleyen yaklaşımından asla ödün vermemiştir" dedi. Kadın üyelerin oranının %36’ya ulaşması ve yeni üyelerin üçte birinin kadınlardan oluşması, EGİAD’ın fırsat eşitliğini odağına alan vizyonunun önemli bir göstergesi olduğunu vurgulayan Özhelvacı, üyelerinin %60’ından fazlasının uluslararası iş birliği gerçekleştirmesi, derneğin Ege iş dünyasını küresel ağlara bağlayan kritik bir köprü hâline geldiğini ortaya koydu. EGİAD’ın yolu açık, vizyonu net Gecenin ev sahibi EGİAD Yönetim Kurulu Başkanı M. Kaan Özhelvacı, konuşmasında EGİAD’ın yolculuğunu değerlendirirken, geleceğe yönelik güçlü mesajlar da verdi. "Bu gece, geçmişin emeğiyle geleceğin vizyonunu buluşturan özel bir kutlamadır." diyen Özhelvacı, 35 yılın gururunu, yaklaşmakta olan 2026 yılının heyecanıyla birleştirdiklerini kaydetti. Üçüz dönüşüm vizyonu: Dijital, yeşil ve toplumsal dönüşüm Dönemin çerçevesini oluşturan Üçüz Dönüşüm ile dijital dönüşüm, yeşil dönüşüm ve toplumsal dönüşüm başlıklarında somut projeler ürettiklerine vurgu yapan EGİAD Yönetim Kurulu Başkanı Özhelvacı, "Dijital dönüşümün teknolojiyle değil, zihinle başladığını biliyoruz. Yapay Zekâ Zirvelerimizle EGİAD’ı bu dönüşümün merkezine konumlandırdık. D2 Mobil Uygulamamızı yapay zekâ destekli bir yapıya dönüştürüyoruz. Geçmiş yaz İzmir’de yaşanan orman yangınları sebebiyle, büyük bir balo yerine sade bir kokteyl tercih ettik. Bu özel yılımızda kaynaklarımızı ışığa ve gösterişe değil; çevreye, sürdürülebilirliğe, topluma değer katan projelere yönelttik. EGİAD Sakız Ağacı Korusu Projesi ve 35. Yıl Otoyol Ağaçlandırması, gelecek nesillere bırakacağımız en anlamlı yeşil miraslardandır. EGİAD yalnızca proje yapan değil, düşünce üreten bir kurumdur. 2026’nın başında yayınlayacağımız iki stratejik Think Tank raporu’nu tamamladığımızda, İzmir’in üçüz dönüşümüne ışık tutacağız." dedi. Uluslararası temaslar: EGİAD’ın küresel adımları EGİAD 2025 boyunca Paris’te düzenlenen VivaTech Fuarı, KKTC ticaret temasları, Fransa ve Belarus delegasyonları gibi birçok uluslararası buluşmada İzmir ve Ege iş dünyasını temsil ederek üyelerine yeni iş birliği fırsatları sunduğunu hatırlatan Özhelvacı, EGİAD’ın artık sadece İzmir’de değil; uluslararası platformlarda da sözü olan, itibarı yüksek bir kurum olduğunu ifade etti. EGİAD Melekleri: 10 yılda 40’tan fazla yatırım ve 5 milyon dolar hacim EGİAD Melekleri Yatırım Ağı’nın da bu sene 10. yılını kutladıklarını hatırlatan Özhelvacı; "Türkiye’de bir STK bünyesinde kurulan ilk akredite melek yatırım ağı olma gururunu taşıyan EGİAD Melekleri, bugün 40’ın üzerinde yatırım ve 5 milyon doların üzerinde hacimle girişimcilik ekosisteminin güçlü bir aktörüdür." ifadelerini kullandı. "EGİAD’ın başarısı kişilerin değil, ekiplerin eseridir" Konuşmanın kapanış bölümünde Özhelvacı, tüm EGİAD ailesine özellikle teşekkür etti. EGİAD’ın başarısının kişilerin değil, her dönem özveriyle çalışan ekiplerin eseri olduğunu belirterek, "Önceki dönem yönetim kurulu ve danışma kurulu başkanlarımıza, komisyon başkanlarımıza, profesyonel kadromuza ve tüm üyelerimize gönülden teşekkür ediyorum. Ayrıca İzmir Büyükşehir Belediye Başkanımız Dr. Cemil Tugay’a, önceki dönem başkanlarımıza, fahri üyelerimize ve tüm katılımcılara teşekkürlerini sunuyorum" dedi. "Birlikte değer oluşturmaya devam edeceğiz" Özhelvacı, konuşmasını yeni yıla dair temennilerle noktaladı: "Yeni yıla adım atarken, birlik ve beraberliğimizin gücüyle üretmeye, çalışmaya ve değer oluşturmaya devam edeceğiz. 2026’nın EGİAD’a, şehrimize ve ülkemize sağlık, mutluluk ve başarı getirmesini diliyorum." "EGİAD’ın güçlü bir duruşu var EGİAD’ın güçlü bir duruşu olduğunu, yeşil, dijital ve toplumsal dönüşüm konusunda çalışmalar yaptığını söyleyen İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, "Çok takdire değer pek çok çalışmanın altına imza attılar. Bugünden geleceğe güçlü, yürekli, birikimli insanların aynı zamanda okulu gibi çalıştıklarını görüyorum. O yüzden ben de gurur duyuyorum. Bu gece özellikle sizlerle birlikte olmak istedim. Her zaman yanınızdayım" dedi. Gece Sunshine Band ve DJ performansıyla devam ederek katılımcılara keyifli bir yeni yıl atmosferi yaşattı.

İZMİR ATATÜRK ORGANİZE SANAYİ'DE HEDEF YEŞİL DÖNÜŞÜM Haber

İZMİR ATATÜRK ORGANİZE SANAYİ'DE HEDEF YEŞİL DÖNÜŞÜM

Türkiye’nin en önemli üretim, ihracat ve istihdam merkezlerinden biri olan İzmir Atatürk Organize Sanayi Bölgesi (İAOSB), 3,5 milyar dolarlık ihracat rakamı ile ülke ekonomisine katkılarının yanı sıra son dönemde özellikle Ar-Ge inovasyon faaliyetleri, sanayi 4.0 - yeşil dönüşüm çabaları ve sosyal sorumluluk projeleriyle dikkatleri üzerine çekiyor. Türkiye’de en yüksek istihdamı sağlayan ilk 10 OSB listesinde 4. sırada yer alan İAOS’nin yönetim kurulu başkanı Cenk Karace ile bölgede devam eden yatırımlar, gelecek dönem proje ve hedefleri, sanayicilerin beklentileri ile bölgenin ihracat ve ithalat performansı hakkında konuştuk. 1990 yılında kurulan ve 650 firmanın yer aldığı bölgenin ülke ve kent ekonomisine katkılarının altını çizen Başkan Karace, ‘’Hedefimiz, 55 bin çalışanı ile 22 farklı sektörün faaliyet sürdürdüğü İzmir Atatürk Organize Sanayi Bölgesi’ni yeni enerji projeleri, altyapı yatırımları, sanayicilerimizin rekabet gücünü artıracak dijital çözümler ve eğitim odaklı projelerle güçlendirerek geleceğe taşımak’’ dedi. İAOSB’nin kuruluş sürecinden ve bugün geldiği noktadan, kısaca bahseder misiniz? İzmir ve Türkiye sanayisi ve ekonomisi açısından bu bölgenin önemi hakkında bilgi verebilir misiniz? İzmir Atatürk Organize Sanayi Bölgesi (İAOSB), temeli 1982’de atılmış ve 1990’da faaliyete geçmiştir. Bugün 625 hektarlık alanda faaliyet gösteren İAOSB, yalnızca İzmir’in değil, Türkiye’nin de en önemli üretim, ihracat ve istihdam merkezleri arasında yer almaktadır. Tamamlanmış altyapısı, yüksek doluluk oranı ve stratejik konumuyla ülke ekonomisine önemli katkılar sağlayan Bölge; yıllık 3,5 milyar dolarlık ihracat ve yaklaşık 1 milyar dolarlık ithalat hacmiyle İzmir ihracatının beşte birini karşılamakta, sanayi bölgeleri arasında öne çıkarak İzmir’in sanayi üssü konumunu pekiştirmektedir. Bize biraz Bölgede faaliyet gösteren firmaların sektörel dağılımı ve üretim hacmi hakkında bilgi verebilir misiniz? İAOSB’de toplam 633 sanayi parseli bulunmakta olup, %100 doluluk oranıyla tamamında üretim faaliyetleri sürdürülmektedir. Bölgemizde faaliyet gösteren sektörler arasında makine ve ekipman imalatı, metal ürünleri, plastik, gıda, giyim, kimya, elektrik-elektronik ve otomotiv yan sanayi öne çıkmakta olup toplam cirosu 8 milyar dolardır. İAOSB’nin altyapı ve lojistik avantajları nelerdir? İAOSB, kara, deniz ve hava ulaşımına olan yakınlığıyla stratejik bir avantaja sahiptir. İzmir Limanı’na 20 km, Adnan Menderes Havalimanı’na 45 km, çevre yoluna ise doğrudan bağlantılıdır. Altyapısı tamamlanmış olan bölgemizde elektrik, doğalgaz, su, haberleşme, atık su ve yol hizmetleri kesintisiz şekilde sunulmaktadır. Atık su arıtma tesisi, enerji temini ve çevre yönetimi konularında yürüttüğünüz çalışmalar nelerdir? İAOSB olarak çevresel sürdürülebilirlik ve dijitalleşme ekseninde güçlü yatırımlar yürütüyoruz. Türkiye’de bir OSB bünyesinde kurulan ilk atık su arıtma tesisi Bölgemizdedir. 1993 yılından bu yana 21.000 m³/gün kapasiteli tesisimiz faaliyettedir. Bununla beraber, Dünya Bankası kredisi destekli 9 milyon Euro tutarındaki “Arıtılmış Atık Suyun Geri Kazanımı ve Yeniden Kullanımı Tesisi” projemiz var. Bu yatırım sayesinde, arıtılan atık suyun yaklaşık %55’i ileri tekniklerle yeniden kullanılabilir hale gelecek ve sanayicilerimiz için hem proses suyu hem de sulama suyu olarak değerlendirilebilecek. Buna paralel olarak, atık su arıtma tesisinden çıkan çamurların kurutularak çimento sektöründe alternatif yakıt olarak kullanılmasına yönelik çalışmaları da sürdürüyoruz. Böylece sıfır atık hedefimize yaklaşırken karbon ayak izimizi azaltıyoruz. Dijitalleşme alanında ise iki kritik projemiz var. İlki, Veri Merkezi (Data Center) yatırımı. Bu sayede her parsele kesintisiz ve yedekli fiber altyapı ulaştırılacak; ring sistemine dayalı mimariyle olası arızalarda veri akışı hiç kesilmeyecek. Diğer önemli adımımız ise Elektrik SCADA Sistemi. Bu sistem, enerjinin verimli kullanılmasını sağlayacak; enerji kalitesi anlık olarak izlenecek ve arızalara uzaktan müdahale imkânı doğacak. Böylelikle sanayicilerimiz için kesintisiz üretim güvence altına alınmış olacak. Son dönemde hayata geçirilen veya planlanan projelerinizden bahseder misiniz? Bölgemizde 20 yıldır özel bir işletme tarafından hizmet verilen bir kreş ve anaokuluna ek olarak okul öncesi eğitim için bir projemiz daha hayata geçti. İzmir Atatürk Organize Sanayi Bölgesi olarak çalışan ailelerin çocuklarına nitelikli okul öncesi eğitim imkanı sunmak ve kadın istihdamını desteklemek amacıyla hayata geçirdiğimiz yeni anaokulunun temelini 15 Mayıs 2025’te attık. İAOSB Vakfı Kadınlar Kulübü’nün yürüttüğü proje İzmir Valiliği, İl Milli Eğitim Müdürlüğü ve Bölgemiz arasında imzalanan protokol ile başladı. Modern mimarisi ve işlevsel tasarımıyla dikkat çeken anaokulumuz, 160 öğrenci kapasiteli ve 8 derslikli olarak planlandı. 4-6 yaş grubuna hizmet verecek tesisin, 7 ay gibi kısa bir sürede tamamlanarak yeni eğitim-öğretim dönemine yetiştirilmesini hedefliyoruz. Tamamlandığında T.C. Milli Eğitim Bakanlığı tarafından işletilecek anaokulumuz, eğitimde fırsat eşitliğini destekleyecek. Ayrıca yapımı tamamlanan modern itfaiye hizmet binası, aktif bir şekilde devam eden projelerimizden KOSGEB ve EBSO hizmet binaları, altyapı yatırımlarıyla bölge teknik olarak da çağın ihtiyaçlarına cevap veriyor, vermeye de devam edecek. İAOSB’nin yer aldığı sosyal sorumluluk projeleri var mıdır? Bölgenin, kent ile ilişkisi hakkında neler söylersiniz? İAOSB, sadece üretim ve ihracatla değil, aynı zamanda sosyal sorumluluk projeleriyle de öne çıkmaktadır. Eğitimden çevreye, kültür-sanattan iş gücü gelişimine kadar pek çok alanda çalışmalar yürütülmektedir. İzmir ile güçlü bir etkileşim içinde olan bölgemiz, kentin istihdamına, ekonomisine ve sosyal yaşamına doğrudan katkı sunmaktadır. İAOSB Sağlık ve Eğitim Vakfı, sanayicilerimizin kolektif gücünden beslenen, eğitim ve sağlık temelli sosyal sorumluluk projeleriyle öne çıkıyor. Vakıf bünyesinde faaliyet gösteren Kadınlar Kulübümüz, toplum sağlığı ve eğitimine yönelik birçok projeyi hayata geçiriyor. Başarılı üniversite öğrencilerine burs sağlanması, ilköğretim öğrencilerine kışlık giysi yardımları, çalışanlarımıza yönelik İngilizce kursları ve sağlık seminerleri bu çalışmalar arasında yer alıyor. Ayrıca, ücretsiz mamografi çekimi ve HPV-DNA (rahim ağzı kanseri) taramaları ile yüzlerce kişiye ulaşıyoruz. 4 Mart Dünya Obezite Günü’nde İzmir İl Sağlık Müdürlüğü iş birliğiyle düzenlenen etkinlikte, çalışanlarımız kan şekeri, boy-kilo ve tansiyon ölçümlerini yaptırdı, diyetisyenlerden danışmanlık aldı ve organ bağışına destek verdi. Bunun yanında bölgemizde açlık ve tokluk kan şekeri ölçümleri yaparak diyabet farkındalığını artırmayı da amaçlıyoruz. İAOSB olarak, erken teşhisin sağlıklı bir geleceğin temeli olduğuna inanıyor ve bu bilinçle İAOSB Sağlık ve Eğitim Vakfı aracılığı ile toplum sağlığına katkı sağlamaya devam ediyoruz. Sanayi bölgelerinde sürdürülebilirlik ve yeşil dönüşüm konularında yürüttüğünüz çalışmalar nelerdir? Yeşil OSB vizyonuyla hareket eden İAOSB, enerji verimliliği, atık yönetimi, çevre dostu üretim ve karbon ayak izinin azaltılması yönünde çalışmalar yapmaktadır. Atık su arıtma tesisi, yenilenebilir enerjiye geçiş projeleriyle bu vizyonun önemli parçalarıdır. Tüm bu yatırımların yanı sıra, düzenlediğimiz eğitimler ve seminerlerle bölgemizdeki firmaların dijital dönüşüm süreçlerine de destek veriyoruz. Sanayicilerimizin KOSGEB destekleri, devlet teşvikleri ve finansman imkânları konusunda bilgi sahibi olabilmesi için düzenli olarak bilgilendirme seminerleri gerçekleştiriyoruz. Bu etkinliklerde uzmanlar, başvuru süreçlerinden yararlanma koşullarına kadar tüm detayları paylaşarak firmalarımızın desteklerden etkin şekilde faydalanmasını sağlıyor. Bölgede istihdam edilen personel sayısı ve işgücü niteliği hakkında bilgi verir misiniz? İAOSB yaklaşık 55.000 kişiye doğrudan istihdam sağlamaktadır. Çalışanların %60’ı erkek, %40’ı ise kadındır. İş gücü profili; sanayi üretimine dayalı teknik personel, mühendis, üretim çalışanı ve depo elemanı gibi farklı iş kollarından oluşmaktadır. Bölgemizdeki firmalar, nitelikli iş gücü sayesinde ulusal ve uluslararası pazarlarda rekabet edebilmektedir. İAOSB’nin ihracat ve ithalat performansı hakkında güncel veriler paylaşabilir misiniz? Bölgemiz, yıllık 3,5 milyar dolar ihracat ve 1 milyar dolar ithalat gerçekleştirmektedir. Bu rakamlar, İzmir’in toplam ihracatının yaklaşık beşte birini oluşturmaktadır. Bölgenizdeki sanayicilerin beklentileri nelerdir? Sanayicilerimizin temel beklentileri; enerji maliyetlerinin düşürülmesi, nitelikli iş gücüne erişimin kolaylaştırılması, lojistik süreçlerin hızlandırılması ve yeşil dönüşüme yönelik desteklerin artırılmasıdır. İAOSB’deki sanayiciler ara eleman ihtiyacı çekiyor mu? Bu konuda yürüttüğünüz veya ortak olduğunuz çalışmalar var mı? Sanayimizin en temel ihtiyaçlarından biri nitelikli ara elemandır. İzmir Atatürk Organize Sanayi Bölgesi olarak biz de bu ihtiyacı hem eğitim hem de istihdam boyutunda kalıcı çözümlerle karşılamayı önceliklendiriyoruz. 2014 yılında faaliyete geçen ve şu an 533 öğrenciye eğitim veren Özel İzmir Atatürk Organize Sanayi Bölgesi Nedim Uysal Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi, bu alandaki en önemli yatırımlarımızdan biri. İzmir’de ilk özel ve tam burslu teknik lise olan okulumuzda, hem Anadolu Teknik Programı hem de Endüstri Meslek Programı aracılığıyla sanayimizin ihtiyaç duyduğu teknik personeli yetiştiriyoruz. Tüm öğrencilerimizin eğitim, yemek, ulaşım ve kırtasiye giderleri İAOSB tarafından karşılanıyor. Öğrencilerimiz bölgemizdeki firmalarda staj yaparak daha mezun olmadan iş hayatına hazırlanıyor. Böylece sanayimizin ihtiyacı olan nitelikli iş gücü yetiştirilirken, gençlerimize de güçlü bir gelecek yolu açılıyor. Ayrıca Bölgemizde faaliyet gösteren Atatürk Organize Sanayi Bölgesi Mesleki Eğitim Merkezi (MESEM), gençlerin sanayinin ihtiyaç duyduğu alanlarda pratik bilgi ve beceri edinmelerine katkı sağlıyor. Öğrenciler, eğitimlerini sürdürürken aynı zamanda üretim süreçlerini yakından tanıma fırsatı buluyor. Eğitim yatırımlarımızın yanı sıra, Özel İstihdam Büromuz da sanayicilerimizin iş gücü ihtiyacına doğrudan katkı sağlıyor. 1998’de İnsan Kaynakları Birimi olarak kurulan, 2005’ten bu yana Özel İstihdam Bürosu olarak faaliyet gösteren birimimiz; firmalarımızın her meslek grubundan personel taleplerini ücretsiz olarak karşılıyor, iş arayan adayları kriterlerine uygun pozisyonlara yönlendiriyor. Böylece firmalarımıza zaman ve maliyet tasarrufu sağlarken, adaylara da doğru kariyer fırsatları sunuyoruz. Kısacası, hem mesleki eğitim hem de istihdam desteği ile sanayimizin sürdürülebilir büyümesi için gerekli insan kaynağını oluşturmayı ve geliştirmeyi hedefliyoruz. Kurumunuzun Ar-Ge ve İnovasyon çalışmaları var mı? İAOSB olarak inovasyonu ve girişimciliği desteklemek için çok yönlü çalışmalar yürütüyoruz. Bu kapsamda hayata geçirmeyi planladığımız Mükemmeliyet Merkezi, bölgedeki firmalarımıza ve girişimcilere ortak kullanım alanları, prototip üretim altyapısı ve teknoloji danışmanlığı sunacak. Bu yapının en önemli hedeflerinden biri de Sanayi 4.0 ve yeşil dönüşüm konularında eğitimler düzenleyerek, bölgemizin teknolojik kapasitesini artırmak ve firmalarımızı geleceğin üretim standartlarına hazırlamak. Mükemmeliyet Merkezi, yalnızca Bölgemizin değil, İzmir ve Türkiye sanayisinin rekabetçiliğini güçlendirecek stratejik bir adım olarak konumlanıyor. Önümüzdeki 5 yıl için İAOSB’nin hedefleri nelerdir? Önümüzdeki dönemde en büyük hedefimiz; sürdürülebilirlik, dijitalleşme ve yeşil dönüşüm konularında örnek bir sanayi bölgesi olmaktır. Yeni enerji projeleri, altyapı yatırımları, sanayicilerimizin rekabet gücünü artıracak dijital çözümler ve eğitim odaklı projelerle İAOSB’yi geleceğe taşıyacağız.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.