#Yoğun Bakım

- Yoğun Bakım haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Yoğun Bakım haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

BURSA'DA ŞAMPİYON GÜREŞÇİ SON YOLCULUĞUNA UĞURLANDI Haber

BURSA'DA ŞAMPİYON GÜREŞÇİ SON YOLCULUĞUNA UĞURLANDI

Bursa’da Yıldırım Belediyespor’un çocuk güreşçisi Yusuf Taha Turp, İstanbul’da geçirdiği rahatsızlığın ardından hayatını kaybetti. 13 yaşındaki Turp, düzenlenen cenaze töreniyle gözyaşları arasında son yolculuğuna uğurlandı. Edinilen bilgiye göre, 26 Eylül tarihinde İstanbul’da düzenlenen Yağlı Güreş Cumhurbaşkanlığı Kupası’nı takip etmek için İstanbul’a giden Yıldırım Belediyespor güreşçisi Yusuf Taha Turp, burada aniden fenalaştı. Çocuk sporcu, sağlık ekiplerinin müdahalesinin ardından Kanuni Sultan Süleyman Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne kaldırıldı. Hastanenin yoğun bakım ünitesinde tedavi altına alınan Turp’un beynine pıhtı attığı öğrenildi. Doktorların tüm müdahalelerine rağmen çocuk güreşçi, sabah saatlerinde hayatını kaybetti. Türkiye şampiyonu olmuştu Adnan Menderes İmam Hatip Ortaokulu’nda 8’inci sınıf öğrencisi olan Yusuf Taha Turp’un, güreşte elde ettiği başarılarla dikkat çektiği öğrenildi. Turp’un bu yıl düzenlenen U13 Yaş Türkiye Şampiyonası’nda hem Serbest hem de Grekoromen stilde Türkiye şampiyonu olduğu belirtildi. Çocuk yaşta hayatını kaybeden Turp’un vefatı ailesi, okul arkadaşları, öğretmenleri ve spor camiasında büyük üzüntüye neden oldu. İstanbul’dan ailesi tarafından alınarak Bursa’ya getirilen Yusuf Taha Turp’un cenazesi, düzenlenen törenin ardından toprağa verildi. Cenaze namazına Bursa milletvekilleri, Bursa Büyükşehir Belediyesi Başkanvekili Şahin Biba, AK Parti Bursa İl Başkanı Davut Gürkan ve çok sayıda protokol ile vatandaş katıldı. Çocuk güreşçi, ailesi, yakınları, arkadaşları ve sevenlerinin katıldığı törende gözyaşları içinde son yolculuğuna uğurlandı.

VELİ AĞBABA BAYGINLIK GEÇİRDİ: DOKTORUNDAN AÇIKLAMA GELDİ Haber

VELİ AĞBABA BAYGINLIK GEÇİRDİ: DOKTORUNDAN AÇIKLAMA GELDİ

YENİ Parti Malatya Milletvekili Veli Ağbaba, Malatya’da gerçekleştirdiği pazar ziyareti sırasında rahatsızlanarak hastaneye kaldırıldı. Sağlık ekiplerinin ilk müdahalesinin ardından İnönü Üniversitesi Turgut Özal Tıp Merkezi’ne sevk edilen Ağbaba’nın tedavisi tedbir amacıyla yoğun bakım ünitesinde sürdürülüyor. PAZARDA FENALAŞTI Ağbaba, kent merkezindeki Mücelli Caddesi çevresinde kurulan semt pazarında esnaf ve vatandaşlarla bir araya geldiği sırada aniden rahatsızlandı. Baygınlık geçiren Ağbaba’nın durumunun bildirilmesi üzerine bölgeye 112 Acil Sağlık ekipleri gönderildi. İlk müdahalesi olay yerinde yapılan Ağbaba, ambulansla İnönü Üniversitesi Turgut Özal Tıp Merkezi’ne götürüldü. TETKİKLERDE OLUMSUZ BULGUYA RASTLANMADI Turgut Özal Tıp Merkezi Başhekimi Prof. Dr. Erol Karaaslan, Ağbaba’nın sağlık durumuyla ilgili açıklama yaptı. Karaaslan, yapılan görüntüleme, laboratuvar ve klinik değerlendirmelerde herhangi bir patolojiye rastlanmadığını bildirdi. Doktorların önerisi doğrultusunda Ağbaba’nın tedbir amacıyla koroner yoğun bakımda takip edilmesine karar verildiği ve mevcut durumda hayatını tehdit eden bir bulgu görülmediği aktarıldı. AĞBABA: SAĞLIK DURUMUM İYİ Veli Ağbaba da yaşadığı rahatsızlığın ardından sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada sağlık durumunun iyi olduğunu belirtti. Ağbaba, kendisine geçmiş olsun dileklerini iletenlere teşekkür etti. Malatya Valisi Seddar Yavuz’un da hastaneye giderek Ağbaba’nın sağlık durumu hakkında yetkililerden bilgi aldığı bildirildi.

İĞNE YAPARAK ÖLDÜRÜLEN HASTANIN DAVASINDA HEMŞİREYE MÜEBBET Haber

İĞNE YAPARAK ÖLDÜRÜLEN HASTANIN DAVASINDA HEMŞİREYE MÜEBBET

Gaziantep'te trafik kazasının ardından tedavi gördüğü özel hastanede hayatını kaybeden Baysal'ın ölümüne ilişkin davada mahkeme, hemşire Aslı E'yi "olası kastla öldürme" suçundan müebbet, hemşire Mustafa Ç'yi ise aynı suçtan 25 yıl hapis cezasına çarptırdı. Gaziantep'te 3 yıl önce geçirdiği trafik kazasının ardından Özel Bossan Hastanesi'nde tedavi altına alınan Abdurrezzak Baysal'ın ölümüne ilişkin hastane çalışanlarının yargılandığı davanın karar duruşması, Gaziantep 3. Ağır Ceza Mahkemesinde görüldü. Duruşmaya Baysal'ın ailesi ile taraf avukatları katıldı. Aile, sorumluların en ağır şekilde cezalandırılmasını talep etti. SAVCI "OLASI KASTLA ÖLDÜRME" SUÇUNDAN CEZA İSTEDİ Cumhuriyet savcısı esas hakkındaki mütalaasında, sanıkların "olası kastla öldürme" suçundan cezalandırılmasını ve haklarında tutuklama kararı verilmesini talep etti. Tarafların beyanlarının ardından mahkeme heyeti kararını açıkladı. Heyet, hemşire Aslı E'yi "olası kastla öldürme" suçundan müebbet hapis cezasına çarptırdı. Diğer sanık hemşire Mustafa Ç. hakkında ise aynı suçtan 25 yıl hapis cezası verildi. BAŞKA HASTAYA AİT İLACIN ENJEKTE EDİLDİĞİ İDDİA EDİLMİŞTİ Dosyaya konu olay, Gaziantep'teki Özel Bossan Hastanesi'nde meydana geldi. İddiaya göre, trafik kazası geçiren Baysal, bilinci açık şekilde hastaneye kaldırıldı. Dizinden yaralandığı ve ayağına platin takıldığı belirtilen Baysal, daha sonra yoğun bakım ünitesinde takip altına alındı. Baysal'ın yakınlarının da tedavi sürecinde kendisini düzenli olarak ziyaret ettiği belirtildi. Dosyadaki iddialara göre Baysal ile bir hemşire arasında tartışma yaşandı. Tartışmanın ardından Baysal'a, başka bir hastaya ait olduğu ve kas gevşetici içerdiği öne sürülen bir ilaç enjekte edildi. Baysal daha sonra hayatını kaybetti. TANIKLAR ÖNCEKİ DURUŞMALARDA DİNLENDİ Davanın önceki duruşmalarında dinlenen bazı tanıklar, Baysal'ın kendisine şırıngayla ilaç verilmesinin ardından yaşamını yitirdiğini ileri sürdü. Yargılama sonunda mahkeme, Aslı E. ve Mustafa Ç'nin eylemlerini "olası kastla öldürme" kapsamında değerlendirerek cezalandırılmalarına hükmetti.

SERTİFİKAYLA OLMUYORMUŞ: BOYUN KÜTLETME İŞLEMİNDE CANINDAN OLDU! Haber

SERTİFİKAYLA OLMUYORMUŞ: BOYUN KÜTLETME İŞLEMİNDE CANINDAN OLDU!

İstanbul’un Beyoğlu ilçesinde sırt ve boyun ağrısı şikayetiyle masaj ve hacamat yaptırdığı sırada boynuna çekme işlemi uygulanan 42 yaşındaki B.T., fenalaşmasının ardından kaldırıldığı hastanede hayatını kaybetti. Olayla ilgili gözaltına alınan 43 yaşındaki Ş.K., “taksirle ölüme neden olma” suçundan tutuklandı. Olay, 21 Mayıs’ta Beyoğlu ilçesi Hacıahmet Mahallesi’nde meydana geldi. İddiaya göre B.T., kardeşi S.T. ile birlikte yaklaşık 4-5 yıldır tanıdıkları Ş.K.’nin evine gitti. Sırt ve boyun ağrısı bulunduğunu belirten B.T.’ye burada hacamat ve masaj uygulandı. Masaj sırasında Ş.K.’nin B.T.’nin boynunu tutarak çekme ve kamuoyunda “boyun kütletme” olarak bilinen işlemi uyguladığı öne sürüldü. İşlemin hemen ardından kendisini kötü hissettiği belirtilen B.T., kısa süre içinde bilincini kaybetti. Durumun bildirilmesi üzerine adrese sağlık ekipleri sevk edildi. HASTANEDE HAYATINI KAYBETTİ Sağlık ekiplerince Okmeydanı Prof. Dr. Cemil Taşçıoğlu Şehir Hastanesi’ne kaldırılan B.T.’nin kalbinin durduğu belirlendi. Doktorların müdahalesinin ardından kalbi yeniden çalıştırılan B.T. entübe edilerek yoğun bakım ünitesinde tedavi altına alındı. B.T., burada yapılan müdahalelere rağmen kurtarılamadı. B.T.’nin ölümünün ardından olayla ilgili soruşturma başlatıldı. ŞÜPHELİ: ❝MASÖRLÜK KURS BELGEM VAR❞ Kasımpaşa Polis Merkezi Amirliği ekiplerince gözaltına alınan Ş.K.’nin ifadesinde, yaklaşık 5-6 yıldır gelir elde etmek amacıyla hacamat ve masaj uygulamaları yaptığını ve masörlük kurs belgesinin bulunduğunu öne sürdüğü belirtildi. Ş.K., B.T.’ye yaklaşık 5 dakika masaj yaptıktan sonra boynundan tutarak çekme işlemi uyguladığını, B.T.’nin hemen ardından fenalaştığını anlattı. Şüpheli, olayda kasıt veya zarar verme amacı bulunmadığını savunarak B.T.’nin neden fenalaştığını bilmediğini ifade etti. “TAKSİRLE ÖLÜME NEDEN OLMA” SUÇUNDAN TUTUKLANDI Emniyetteki işlemlerinin tamamlanmasının ardından adliyeye sevk edilen Ş.K. hakkında, 1219 Sayılı Tababet ve Şuabatı Sanatlarının Tarzı İcrasına Dair Kanun’a muhalefet ile “taksirle ölüme neden olma” suçlarından işlem yapıldı. Ş.K., sevk edildiği sulh ceza hakimliğince tutuklanarak cezaevine gönderildi. B.T.’nin ölüm nedeni ile uygulanan işlemin ölümle bağlantısına ilişkin nihai değerlendirmenin adli ve tıbbi incelemeler sonucunda netleşmesi bekleniyor.

GIDI ESTETİĞİ SONRASI NEFES ALAMAYINCA BOYNUNA DELİK AÇILDI Haber

GIDI ESTETİĞİ SONRASI NEFES ALAMAYINCA BOYNUNA DELİK AÇILDI

Antalya’da gıdı liposuction ve endolifting lazer işlemi yaptırdıktan yaklaşık 2 saat sonra boyun bölgesinde şişlik, morarma ve kanama başlayan 2 çocuk annesi Gonca Uzhan, nefes almakta güçlük çekince kaldırıldığı hastanede acil trakeostomi uygulandığını belirtti. Uzhan, işlemi yapan doktor hakkında suç duyurusunda bulunarak 5 milyon 64 bin liralık tazminat davası açtı. Doktor ise ihmal iddiasını reddetti. Antalya’da yaşayan emlakçı Gonca Uzhan, 9 Haziran 2026’da gıdı bölgesindeki yağların alınması ve cildin sıkılaştırılması amacıyla Muratpaşa ilçesindeki özel bir kliniğe başvurdu. Uzhan’ın anlatımına göre, işlemden yaklaşık 2 saat sonra boynunda şişlik, morarma ve kanama meydana geldi. Nefes almakta güçlük çekmesi üzerine eşi tarafından Antalya Şehir Hastanesine götürülen Uzhan’a, ağız yoluyla solunum tüpü yerleştirilemeyince boynundan acil solunum yolu açıldı. Uzhan, daha sonra işlemi gerçekleştiren doktor hakkında savcılığa suç duyurusunda bulundu. Antalya İl Sağlık Müdürlüğü, Antalya Tabip Odası ve CİMER’e de başvuran Uzhan, işlem ücretinin iadesi, tedavi giderleri, çalışamadığı dönemdeki gelir kaybı ve manevi zararlarının karşılanması talebiyle 5 milyon 64 bin liralık tazminat davası açtı. HASTANE KAYITLARINDA BOYUN BÖLGESİNDE HEMATOM Antalya Şehir Hastanesinin 11 sayfalık epikriz raporunda, Uzhan’ın dış merkezde gıdı liposuction ve endolifting lazer işlemi yaptırdığı, yaklaşık 2 saat sonra boynunda hematom oluştuğu ve nefes almakta güçlük çektiği kaydedildi. Raporda, muayenede boyun bölgesinde yaygın morarma, ödem ve organize hematom tespit edildiği, hematomun oluşturduğu bası nedeniyle ses tellerinin görüntülenemediği belirtildi. Videolaringoskopik ve fiberoptik entübasyon girişimlerinin sonuç vermemesi üzerine Uzhan’a acil trakeostomi uygulandığı bildirilen raporda, boyun tomografisinde cilt ve cilt altında yaygın ödem ile çene altı bölgede 19 milimetreye ulaşan hematomla uyumlu kan birikmesi görüldüğü aktarıldı. BT anjiyografide aktif damar dışı kanama tespit edilmediği kaydedilen raporda, Uzhan’ın aynı gece genel anestezi altında ameliyata alındığı ve boynundaki hematomun boşaltıldığı belirtildi. Ameliyat sırasında aktif kanama görülmediği, operasyonun ardından yoğun bakımda tedaviye devam edildiği bildirildi. Sağlık kayıtlarında ayrıca sol alt yüz bölgesindeki sinirde etkilenme, sol akciğerde segmenter atelektazi ve yoğun bakım sürecinin ardından saçlı deride lezyon geliştiği bilgileri yer aldı. Trakeostomi kanülü 15 Haziran’da çıkarılan Uzhan, 17 Haziran’da taburcu edildi. ❝İŞLEMİN RİSK TAŞIMADIĞI SÖYLENDİ❞ İşlemi bir yakınının tavsiyesi üzerine yaptırdığını anlatan Uzhan, kendisine uygulamanın ağrısız olduğu ve günlük hayatına kısa sürede dönebileceğinin söylendiğini ileri sürdü. Uzhan, ❝İşlem öncesinde herhangi bir tetkik yapılmadı. Yalnızca elle ve gözle değerlendirme yapıldı❞ dedi. İşlem sırasında doktorun telefon görüşmeleri yaptığını öne süren Uzhan, işlem sonrasında bandaj uygulanmasına rağmen kanama ve şişliğin devam ettiğini belirtti. Uzhan, doktorun kendisine bunun yaşanabileceğini söylediğini ve şişliğin artması halinde ulaşabilmek için telefon numarasını istediğini aktardı. ❝NEFESİM DURMA NOKTASINA GELDİ❞ Klinikten ayrıldıktan sonra kuzenlerini evlerine bıraktığını ve yaklaşık 45 dakika ile 1 saat araç kullandığını anlatan Uzhan, bu sırada durumunun ağırlaştığını söyledi. Uzhan, ❝Bandajlarım yırtılırcasına şişmeye başladı, nefesim durma noktasına geldi. Doktoru aradığımda dilim çok zor dönüyordu❞ ifadelerini kullandı. Doktorun kendisini tekrar kliniğe çağırdığını öne süren Uzhan, tam teşekküllü hastaneye gitmek istediğini belirtmesine rağmen kendisine klinikte müdahale edilebileceğinin söylendiğini savundu. Uzhan, ❝Durumumun çok kötü olduğunu, dilimin dönmediğini ve bana tam teşekküllü bir hastane gerektiğini söyledim. Bana, 'Pratisyen hekimler orada hiçbir şey anlamaz, gel seni biz iyi edeceğiz' dedi. Israrla kliniğe çağırdı ancak gitmedim. İyi ki de gitmemişim. Antalya Şehir Hastanesine ulaştığımda hemen kırmızı alana alındım❞ diye konuştu. ❝ENTÜBE EDİLEMEYİNCE ACİL TRAKEOSTOMİ AÇILDI❞ Hastaneye ulaştığında nefes almakta büyük güçlük çektiğini belirten Uzhan, ağız yoluyla entübasyon girişimlerinin sonuç vermediğini anlattı. Uzhan, ❝Doktorlar defalarca entübe etmeye çalıştı ancak kan ve hematom nedeniyle başarılı olamadı. Yaklaşık 15 doktorun müdahale ettiğini hatırlıyorum. Bunun üzerine boynumdan acil trakeostomi açıldı❞ dedi. Aynı gece hematomun boşaltılması amacıyla ameliyat edildiğini belirten Uzhan, 2 gün entübe kaldığını, 4 gün yoğun bakımda tedavi gördüğünü ve toplam 9 gün hastanede yattığını söyledi. ❝ÇOCUKLARIMI ÖZLEDİĞİMİ YAZIYORDUM❞ Trakeostomi nedeniyle yoğun bakımda konuşamadığını belirten Uzhan, ailesiyle kağıt ve kalem aracılığıyla iletişim kurduğunu söyledi. Uzhan, ❝Çocuklarımı özlediğimi yazıyordum. İki çocuğum var ve onlar annesiz kalabilirdi. Nefes alamamak çok korkunç bir şeydi. Yoğun bakımda tavana bakıp iyileşip iyileşmeyeceğinizi, kalıcı bir hasar kalıp kalmayacağını düşünmek çok zor❞ ifadelerini kullandı. Hastaneden çıktıktan sonra yaklaşık 54-55 gün istirahat raporu aldığını anlatan Uzhan, yüzünde sinir hasarı ve ağzında asimetri bulunduğunu, bunların düzelip düzelmeyeceğinin 6 ay ile 1 yıl içerisinde belli olacağının kendisine söylendiğini aktardı. Yoğun bakım sürecinde saçlı derisinde yara ve saç kaybı oluştuğunu, akciğerinde de sorun geliştiğini belirten Uzhan, yaşadıklarının kendisini fiziksel ve psikolojik olarak etkilediğini söyledi. İŞLEMİ YAPAN DOKTOR İHMAL İDDİASINI REDDETTİ Uzhan’ın iddialarına ilişkin açıklama yapan doktor ise herhangi bir ihmalinin bulunmadığını savundu. Doktor, ❝İşlem sonrasında kanama olabilir, bu olağan bir durumdur. Bizim bu konuyla ilgili bir suçumuz ya da ihmalimiz yoktur. Her işlem yaptıran kanayabilir. Her iğneli işlemde kanama olabilir❞ ifadelerini kullandı. Uzhan’ın kendisinden para talep edildiği yönündeki iddiayı da dile getiren doktor, bu nedenle ödeme yapmadığını öne sürdü. İşlem sonrasında çekilen tomografi raporuna ilişkin de değerlendirmede bulunan doktor, ❝Derin kanama yoktur. Yüzeysel sızıntı şeklinde kanama olmuş ve durmuştur. Olay bundan ibarettir. Herhangi bir ihmal söz konusu değildir❞ dedi. UZHAN İŞLEMİN YETKİLİ KİŞİ TARAFINDAN YAPILIP YAPILMADIĞININ ARAŞTIRILMASINI İSTİYOR İşlemi gerçekleştiren doktorun uzmanlık alanını daha sonra öğrendiğini ileri süren Uzhan, uygulamanın niteliğinin ve işlemi gerçekleştiren kişinin yetkisinin araştırılmasını istedi. Uzhan, ❝İşlemin yapıldığı yerin şartları, kullanılan cihazlar ve doktorun yetkisi araştırılsın. Kimse benim düştüğüm duruma düşmesin❞ dedi. Zorunlu arabuluculuk görüşmesine kendisinin katılmadığını, avukatının süreci yürüttüğünü belirten Uzhan, uzlaşma sağlanamadığını ifade etti. Uzhan, ❝Benim meselem para değil. Yaşadıklarım parayla ölçülebilecek bir durum değil. Başka kadınların ve annelerin aynı şeyleri yaşamaması için hukuk mücadelemi sürdürüyorum❞ diye konuştu. Olayla ilgili adli ve idari süreçlerin devam ettiği öğrenildi.

İZMİR'E 1800 YATAKLI İKİNCİ ŞEHİR HASTANESİ GELİYOR Haber

İZMİR'E 1800 YATAKLI İKİNCİ ŞEHİR HASTANESİ GELİYOR

Sağlık Bakanı Memişoğlu, İzmir'e 1800 yatak kapasiteli Tınaztepe Şehir Hastanesi'nin inşa edileceğini açıkladı. Memişoğlu, kentte yapımı devam eden ve planlama aşamasındaki sağlık yatırımlarına ilişkin de bilgi verdi. Sağlık Bakanı Memişoğlu, yapımı tamamlanan Dikili Devlet Hastanesi'nin açılış törenine katıldı. Burada konuşan Bakan Memişoğlu, İzmir'in sağlık altyapısına yönelik yatırımları anlatarak, kente ikinci şehir hastanesinin yapılacağını bildirdi. İZMİR'E 1800 YATAKLI TINAZTEPE ŞEHİR HASTANESİ Yeni hastanenin 1800 yatak kapasitesine sahip olacağını belirten Bakan Memişoğlu, "Bu güzel günde, Efeler Diyarı İzmir’imize çok yakışacak, bölgemize değer katacak büyük bir müjdeyi daha sizlerle paylaşmak istiyorum. Yatırımlarımızın içinde, ilimizin yeni sağlık şaheseri, ikinci şehir hastanemiz, bin 800 yataklı Tınaztepe Şehir Hastanesini de inşa edeceğiz. Şimdiden tüm vatandaşlarımıza ve İzmir’e hayırlı, uğurlu olsun." dedi. Memişoğlu, Türkiye genelinde 271 bini aşkın yatak kapasitesi bulunduğunu, sağlık sisteminde 1,5 milyon kişinin görev yaptığını ve her gün 3 milyondan fazla kişiye sağlık hizmeti verildiğini söyledi. Türkiye genelinde 36 bin yatak kapasiteli 141 sağlık tesisinin yapımının sürdüğünü aktaran Bakan Memişoğlu, 1250'den fazla birinci basamak sağlık merkezinin de yapım, proje ve fizibilite süreçlerinin devam ettiğini kaydetti. İZMİR'İN YATAK KAPASİTESİ 14 BİN 350'YE ULAŞTI İzmir Şehir Hastanesi'nin 2023'te 2 bin 200 yatak kapasitesiyle hizmete alındığını hatırlatan Bakan Memişoğlu, son 25 yılda kentte 52 sağlık tesisinin inşa edildiğini ifade etti. İzmir'in toplam yatak kapasitesinin 14 bin 350'ye ulaştığını belirten Memişoğlu, kentte 2002'de 13 milyon olan yıllık muayene sayısının 58 milyonu aştığını söyledi. Ambulans sayısının 204'e yükseldiğini aktaran Memişoğlu, hekim sayısında yüzde 120, ebe ve hemşire sayısında ise yüzde 130 artış sağlandığını bildirdi. 68 YENİ SAĞLIK TESİSİ İÇİN PROJE ÇALIŞMASI Bakan Memişoğlu, 70 üniteli Buca Ağız ve Diş Sağlığı Merkezi ile 50 yataklı Selçuk Devlet Hastanesi'nin inşaatlarında sona gelindiğini, İzmir genelinde aralarında Sağlıklı Hayat Merkezlerinin de bulunduğu 18 sağlık tesisinin yapımının sürdüğünü belirtti. Planlanan yatırımlara ilişkin de bilgi veren Memişoğlu, 250'şer yataklı Menemen ve Bergama devlet hastaneleri, 125 yataklı Alsancak Devlet Hastanesi, 100 yataklı Kiraz Devlet Hastanesi, 50'şer yataklı Bayındır ve Karşıyaka devlet hastaneleri ile Urla Devlet Hastanesi Ek Binası başta olmak üzere 68 sağlık tesisinin proje çalışmalarının tamamlanarak temellerinin atılmasının hedeflendiğini söyledi. "BİZ HASTALIK DEĞİL, SAĞLIK BAKANLIĞIYIZ" Koruyucu sağlık hizmetlerinin önemine değinen Bakan Memişoğlu, "Biz hastalık değil, Sağlık Bakanlığıyız. Çağımızın en büyük sağlık sorunları fazla kilo, hareketsizlik ve tütün kullanımıdır. İzmir’deki 14 Sağlıklı Hayat Merkezimiz tamamen ücretsiz olarak hizmet veriyor. Tüm hemşehrilerimizi bu merkezlere davet ediyorum." ifadelerini kullandı. DİKİLİ DEVLET HASTANESİ HİZMETE AÇILDI Törende İzmir Valisi Elban da yeni hastanenin ilçeye hayırlı olmasını dileyerek, sağlık çalışanlarına görevlerinde başarılar diledi. AK Parti Genel Sekreteri İnan ise Dikili'nin kış aylarında yaklaşık 50 bin olan nüfusunun yaz döneminde 400 bine ulaştığını belirterek, yeni hastanenin bölgenin sağlık hizmetlerine erişimini kolaylaştıracağını söyledi. İnan, hastanenin 75 yatak, 24 poliklinik odası, 3 ameliyathane, yoğun bakım ünitesi, palyatif bakım ve diyaliz merkezi ile hizmet vereceğini kaydetti. Konuşmaların ardından kurdele kesilerek Dikili Devlet Hastanesi hizmete açıldı.

KASKLI SALDIRGANIN DÖVDÜĞÜ YAŞLI ADAMDAN ACI HABER Haber

KASKLI SALDIRGANIN DÖVDÜĞÜ YAŞLI ADAMDAN ACI HABER

Mersin’in Erdemli ilçesinde evinin bahçesinde oturduğu sırada kasklı ve eldivenli bir kişinin saldırısına uğrayan 80 yaşındaki Hasan Hüseyin Belen, 18 gündür tedavi gördüğü hastanede hayatını kaybetti. Belen’in ölümüyle birlikte saldırıyla ilgili tutuklanan şüpheli hakkında “Kasten Öldürme” suçundan adli işlem yapılacağı öğrenildi. EVİNİN BAHÇESİNDE SALDIRIYA UĞRADI Olay, 24 Temmuz’da Erdemli ilçesi Koyuncu Mahallesi Türkmen Sokak’ta meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, yaklaşık 3 yıldır yürüme güçlüğü yaşayan 6 çocuk babası Hasan Hüseyin Belen, evinin bahçesinde oturduğu sırada kask ve eldiven takan bir kişinin saldırısına uğradı. Saldırgan, yaşlı adamın boynunu kırmaya çalıştı. Belen’in yere düşmesinin ardından saldırgan, başına defalarca tekme atarak olay yerinden kaçtı. KIZI BABASINI HAREKETSİZ HALDE BULDU Saatler sonra babasına yemek götürmek için eve gelen Ayfer Uyanık, babasını yerde görünce durumu sağlık ekiplerine bildirdi. Olay yerine gelen ekipler tarafından ilk müdahalesi yapılan Belen, Erdemli Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı. Buradaki müdahalesinin ardından Mersin Şehir Hastanesi’ne sevk edilen Belen, yoğun bakım ünitesinde tedavi altına alındı. 18 gündür yaşam mücadelesi veren yaşlı adam, doktorların tüm çabasına rağmen hayatını kaybetti. SALDIRI ANLARI GÜVENLİK KAMERASINDA Olayla ilgili yürütülen soruşturma, Erdemli Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde sürdürüldü. Polis ekiplerinin çalışmaları sonucunda saldırganın 47 yaşındaki A.Y. olduğu belirlendi. Evin önündeki güvenlik kamerasından elde edilen görüntüler doğrultusunda çevrede bulunan 114 farklı güvenlik kamerası tek tek incelendi. Yapılan takip sonucunda şüphelinin adresi tespit edildi ve düzenlenen operasyonla yakalandı. Görüntülerde, kask ve eldiven takan şüphelinin önce yaşlı adamın boynunu kırmaya çalıştığı, bunu başaramayınca yerde bulunan Belen’in başına defalarca tekme attığı görüldü. ŞÜPHELİNİN SUÇLAMASI DEĞİŞECEK Şüpheli A.Y., “Kasten Öldürmeye Teşebbüs” suçundan çıkarıldığı mahkemece tutuklanmıştı. Hasan Hüseyin Belen’in hayatını kaybetmesinin ardından şüpheli hakkında “Kasten Öldürme” suçundan adli işlemlerin sürdürüleceği öğrenildi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.