#Yoğurt

- Yoğurt haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Yoğurt haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

GECE ACIKINCA NE YENİR? TOK TUTAN VE UYKUYU BÖLMEYEN ATIŞTIRMALIKLAR Haber

GECE ACIKINCA NE YENİR? TOK TUTAN VE UYKUYU BÖLMEYEN ATIŞTIRMALIKLAR

Gece saatlerinde aniden bastıran açlık hissi birçok kişinin yaşadığı bir durum. Akşam yemeğinin ardından yatağa gitmeye hazırlanırken mutfağa yönelme isteği, her zaman gerçek açlıktan kaynaklanmayabiliyor. Uzmanlara göre bu noktada yapılacak doğru yiyecek seçimi hem gece açlığını bastırıyor hem de uykuyu olumsuz etkilemiyor. ÖNCE GERÇEKTEN AÇ OLUP OLMADIĞINIZI DEĞERLENDİRİN Gece yaşanan her yeme isteği fizyolojik açlık anlamına gelmiyor. Gün içinde yaşanan stres, can sıkıntısı, alışkanlıklar veya televizyon karşısında geçirilen uzun süreler de yeme isteğini tetikleyebiliyor. Ancak akşam yemeğinin erken yenmesi ya da gün içinde yetersiz beslenilmesi durumunda gece acıkmak normal kabul ediliyor. GECE TÜKETİLEBİLECEK SAĞLIKLI ATIŞTIRMALIKLAR YOĞURT Protein bakımından zengin olan sade yoğurt, gece için en dengeli seçeneklerden biri olarak öne çıkıyor. Mideyi yormayan yoğurt, uzun süre tokluk hissi sağlayabiliyor. Üzerine az miktarda tarçın veya birkaç parça ceviz eklenerek besin değeri artırılabiliyor. BİR AVUÇ ÇİĞ KURUYEMİŞ Badem, fındık ve ceviz gibi çiğ kuruyemişler sağlıklı yağ ve protein içerikleri sayesinde uzun süre tok kalmaya yardımcı olabiliyor. Ancak yüksek kalori içerikleri nedeniyle porsiyon kontrolü büyük önem taşıyor. Yaklaşık bir avuç tüketilmesi öneriliyor. MUZ Muzun gece tüketilmemesi gerektiğine yönelik yaygın inanışın bilimsel olarak kesin bir karşılığı bulunmuyor. Orta boy bir muz, özellikle fiziksel aktivitenin yoğun olduğu günlerde iyi bir ara öğün olabiliyor. İçeriğindeki potasyum ve magnezyumun kasların gevşemesine katkı sağlayabileceği belirtiliyor. KEFİR Gece katı gıda yerine içecek tercih edenler için kefir, protein içeriği sayesinde doyurucu bir alternatif oluşturuyor. Sindirimi kolay olması nedeniyle birçok kişi tarafından rahatlıkla tüketilebiliyor. HAŞLANMIŞ YUMURTA Gerçek anlamda açlık hissediliyorsa ve uyku saatine henüz zaman varsa haşlanmış yumurta, yüksek protein içeriği sayesinde uzun süre tokluk sağlayabiliyor. ELMA VE LOR PEYNİRİ Tatlı isteği ile açlık hissinin karıştığı durumlarda elma ile birkaç kaşık lor peynirinin birlikte tüketilmesi dengeli bir ara öğün oluşturabiliyor. Elmanın lifi ile lor peynirinin proteini birlikte daha uzun süre tok kalınmasına yardımcı olabiliyor. GECE HANGİ YİYECEKLERDEN KAÇINILMALI? Uzmanlar, bazı besinlerin uyku kalitesini olumsuz etkileyebileceğine dikkat çekiyor. Özellikle şu yiyeceklerin gece saatlerinde tüketilmemesi öneriliyor: Cips ve benzeri tuz oranı yüksek atıştırmalıklar Şeker içeriği yüksek tatlılar Büyük porsiyon pizza ve hamburger Acılı ve yoğun baharatlı yemekler Fazla miktarda kafein içeren çikolatalar Bu besinler sindirimi zorlaştırabilir, reflü şikâyetlerini artırabilir ve kan şekerinde ani dalgalanmalara yol açarak kısa süre sonra yeniden açlık hissi oluşturabilir. GECE ACIKMAMAK İÇİN NELER YAPILABİLİR? Gece yaşanan açlık hissini azaltmak için gün içindeki beslenme düzeninin dengeli olması önem taşıyor. Bunun için: Öğün atlamamaya özen gösterin. Günlük protein alımını yeterli düzeyde tutun.Lif açısından zengin sebze ve tam tahılları tercih edin. Gün boyunca yeterli miktarda su tüketin. Akşam yemeğini yetersiz geçiştirmeyin. GECE YEMEK YEMEK KİLO ALDIRIR MI? Gece yemek yemek tek başına kilo artışına neden olmuyor. Uzmanlara göre kilo kontrolünde belirleyici olan, gün boyunca alınan toplam kalori ile harcanan enerji arasındaki denge. Bununla birlikte, gece saatlerinde yüksek kalorili ve büyük porsiyonlu yiyeceklerin sık tüketilmesi günlük enerji alımını artırarak uzun vadede kilo artışına katkıda bulunabiliyor. Bu nedenle gece gerçekten aç hissedildiğinde, küçük porsiyonlu ve protein ile lif açısından dengeli bir ara öğün tercih edilmesi; paketli, şekerli ve yüksek kalorili ürünlerden uzak durulması öneriliyor.

BAKANLIK AÇIKLADI: 64 ÜRÜNDE TAKLİT VE TAĞŞİŞ TESPİT EDİLDİ Haber

BAKANLIK AÇIKLADI: 64 ÜRÜNDE TAKLİT VE TAĞŞİŞ TESPİT EDİLDİ

Tarım ve Orman Bakanlığı, gıda ürünlerinde taklit ve tağşiş yapan firmalara ilişkin listeyi güncelledi. Yapılan son güncellemeyle birlikte 13’ü sağlığı tehlikeye düşürecek ürün olmak üzere toplam 64 yeni ürün listeye eklendi. Bakanlık, taklit ve tağşiş yapılan ürünleri guvenilirgida.tarimorman.gov.tr adresinde yayımlıyor. Sitede “Sağlığı Tehlikeye Düşürecek Gıdalar” ve “Taklit ve Tağşiş Yapılan Gıdalar” başlıkları altında denetimler sonucu tespit edilen firmalar, markalar ve ürünler kamuoyuyla paylaşılıyor. BİRÇOK ÜRÜNDE UYGUNSUZLUK TESPİT EDİLDİ Güncellenen listede kıyma, bal, sucuk, zeytinyağı ve yoğurt gibi çok sayıda gıda ürününde uygunsuzluk tespit edildiği belirtildi. Denetimlerde bazı ürünlerin içeriklerinin etikette belirtilen bilgilerle uyuşmadığı ortaya çıktı. Yapılan analizlerde, bir markanın “dana sucuk” adıyla satışa sunduğu üründe sakatat bulunduğu belirlendi. Bir başka firmanın “siyah çay” olarak sattığı üründe ise gıdada kullanımına izin verilmeyen boya maddesi tespit edildi. AŞHANEDE TEK TIRNAKLI ETİ Listede dikkat çeken bir diğer tespit ise Mersin’de yapıldı. Mersin Büyükşehir Belediyesi’ne ait aşhanede hazırlanan et kavurmada tek tırnaklı hayvan eti bulunduğu belirtildi. Tarım ve Orman Bakanlığı, gıda güvenliğini sağlamak amacıyla denetimlerin aralıksız sürdüğünü ve mevzuata aykırı üretim yapan firmaların kamuoyuna açıklanmaya devam edeceğini bildirdi.

ÇÖKENE'YE SESSİZLİK ÇÖKTÜ: KOCA KÖYDE 4 KİŞİ KALDI Haber

ÇÖKENE'YE SESSİZLİK ÇÖKTÜ: KOCA KÖYDE 4 KİŞİ KALDI

Bir zamanlar 50’den fazla hanenin bulunduğu köyde bugün yalnızca 3 hanede 4 kişi yaşıyor. SU SORUNU KÖYÜ BOŞALTTI Büyükorhan'a yaklaşık 25 kilometre uzaklıktaki dağ köyü, 1980'li yıllarda başlayan su sıkıntısı nedeniyle boşalmaya başladı. Mahalle statüsü 2008 yılında iptal edilen Çökene, Bademli Mahallesi'ne bağlandı. Uzun süre tamamen terk edilen köyde, 10 yıl önce yeniden yaşam başladı. “SU OLMAYINCA HERKES GİTTİ” Köye geri dönen eski muhtar Hüseyin Kaya ve eşi Fadime Kaya, 30 yıl kaldıkları Bursa’dan ata topraklarına döndü. Fadime Kaya, "Su olmayınca insanlar dağıldı. Şimdi sadece 3 hanede yaşam var. Önceden 50’den fazla haneydik, şimdi 4 kişiyiz" dedi. “KEŞKE ESKİSİ GİBİ OLSAK” Fadime Kaya, geçmişte doğası ve manzarasıyla ilgi gören köylerinin harabeye dönmesinden duyduğu üzüntüyü şu sözlerle anlattı: "Su yoktu, tarım yoktu, kazanç yoktu. Çocuklarımı alıp Bursa’ya gittik, orada okudular, iş sahibi oldular. Biz döndük ama onlar artık gelmez. Gelmeyenlerin evleri yıkık dökük. Keşke hepsi dönse, köy yine kalabalık olsa." “KÖY HAYATIYLA MUTLUYUZ” Fadime Kaya, küçükbaş hayvancılık ve doğal ürünlerle geçindiklerini belirterek, şunları söyledi: "İki keçimiz var, bir keçi üç oğlak doğurdu. Kendimize yetiyor. Yoğurt, peynir yapıyoruz. 3-5 tavuk var, yumurtasını yiyoruz. Şehirde çok zorlandık ama burada mutluyuz."

BURSA'NIN BU KÖYÜNDE SADECE 4 KİŞİ YAŞIYOR Haber

BURSA'NIN BU KÖYÜNDE SADECE 4 KİŞİ YAŞIYOR

Bursa'nın Büyükorhan'a yaklaşık 25 kilometre uzaklıktaki dağ köylerinden olan Çökene, 1980'li yılların sonunda başgösteren su sorunu nedeniyle boşalmaya başladı. Tüm halkı yakın ilçelere ve Bursa merkeze göç eden Çökene, uzun yıllar tamamen boş kaldı ve adeta harabeye döndü. 1994'ten sonra uzun süre boş kalması üzerine 2008'de statüsü iptal edilerek yakınındaki kırsal Bademli Mahallesi'ne bağlanan Çökene Mahallesi'ne 10 yıl önce tekrar dönüş başladı. Daha önce ormancılık ve tarımla geçimini sağlayan mahalle sakinlerinden eski muhtar Hüseyin Kaya ve eşi Fadime Kaya da 30 yıllık Bursa macerasının ardından memleketlerine dönüş yaptı. Susuzluk dağıttı şimdi 4 kişi yaşıyor Fadime Kaya (64), hem ilçeye hem Bursa'ya uzak olan Çökene'de yaşamın kolay olmadığını ancak ata toprağından, memleketlerinden fazla uzak kalamadıklarını belirterek, su sorunu çözülünce döndüklerini anlattı. Su olmayınca köy halkının dağıldığını ve bir daha geri dönmediğini dile getiren Kaya, "Şimdi sadece 3 hanede duman tütüyor. Diğer iki hanede eşleri vefat etmiş kadınlar yaşıyor. Önceden 50'den fazla hanenin bulunduğun mahallede şimdi 4 kişiyiz" dedi. "Keşke eskisi gibi olsak" Eskiden yaşamıyla, manzarasıyla ve doğasıyla hayran kalınan köylerinin terk edildikten sonra harabeye dönmesine üzüldüklerini aktaran Kaya, şöyle konuştu: "Su olmayınca ne yapsın insanlar gittiler, biz de gittik. Biri 6 diğeri 9 yaşında çocuğum vardı. Burada kalsak ne yapacaktık. Su yok, tarım yok, kazanç yok. Bursa'da okudular iş sahibi oldular. Onların da çocukları oldu. Biz döndük köyümüze bizim yaşamımız burada onlar dönmez artık. Gelmeyenlerin evleri haşat oldu burada. Yıkık dökük yapılar içinde biz nefes alıyoruz. Keşke hepsi gelse köylülerin keşke eskisi gibi kalabalık olsak." Peyniri. yoğurdu, yumurtası doğal Fadime Kaya, küçük çaplı tarım ve hayvancılıkla uğraştıklarını belirterek, "İki keçimiz var. Bir keçi 3 oğlak doğuruyor. Kendimize yetiyor sadece. Çocuklar ve torunlar gelince onlar için kesiyoruz. Sütü sağıp yoğurt, peynir yapıyoruz. 3-5 tavuk var doğal yumurtasını yiyoruz. Köy işi hayatımızı tekrar kurduk ve burada daha mutluyuz şehirde çok zor yaptık" ifadesini kullandı.

MİDYE VE KUMPİR ZEHİRLER Mİ? UZMANLAR AÇIKLADI Haber

MİDYE VE KUMPİR ZEHİRLER Mİ? UZMANLAR AÇIKLADI

Uzmanlar, sokakta satılan midye, kumpir ve benzeri ürünlerin ciddi sağlık riskleri taşıyabileceği konusunda vatandaşları uyardı. BİR AİLE 24 SAATTE YOK OLDU Servet ve Çiğdem Böcek çifti, çocukları Kadir Muhammet (6) ve Masal Böcek (3) ile birlikte 11 Kasım’da Ortaköy’de midye, tantuni ve sucuk yedikten sonra mide bulantısı ve kusma şikayetleriyle hastaneye başvurdu. İki çocuk aynı gün hayatını kaybetti. Baba Servet Böcek entübe edildi, anne Çiğdem Böcek ise ertesi sabah yaşamını yitirdi. “EN RİSKLİ GIDALAR PROTEİNLİ ÜRÜNLERDİR” Gıda Güvenliği Derneği'nden Dr. Samim Saner, yüksek protein içeren hayvansal ürünlerin gıda zehirlenmeleri açısından en riskli grup olduğunu söyledi. Saner, "Zehirlenmemek için gıdanın iyi pişmiş olması gerekir. Özellikle köfte ve hamburger gibi ürünler az pişmiş servis edilmemeli" uyarısında bulundu. Soğuk sandviç, midye gibi gıdaların mutlaka soğukta muhafaza edilmesi gerektiğini vurgulayan Saner, "Açıkta satılan et veya tavuk ürünleri bakteri üremesi açısından çok tehlikelidir. Bunlardan uzak durulmalıdır" dedi. “MİDYE, BAKTERİ VE NÖROTOKSİN TAŞIYABİLİR” Gastroenteroloji Uzmanı Prof. Dr. Salih Boğa da midyenin doğası gereği algler, bakteriler ve nörotoksinler taşıyabileceğini belirtti. "Midyenin nereden geldiği çok önemlidir. Kanalizasyon sularının karıştığı bölgelerde toplanan midyeler, yoğun mikrobiyal yük taşıyabilir" ifadelerini kullanan Boğa, iyi pişmemiş midyelerin ciddi enfeksiyonlara yol açabileceğini kaydetti. Boğa, "Midye dolmadaki pirinç de bakteriler için uygun bir kültür ortamı sunar. Soğuk zincir kırıldığında hızlı şekilde kontamine olabilir" dedi. “ÇOCUKLAR VE YAŞLILAR EN BÜYÜK RİSK GRUBU” İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Onur Taşçı, bağışıklık sistemi zayıf olan çocuklar ve yaşlıların gıda zehirlenmelerinden daha ağır etkilenebileceğini söyledi. Taşçı, "Çocuklar toksinlere daha duyarlıdır. Aynı miktarda bakteri, bir yetişkinde hafif belirtilere yol açarken çocukta ölümcül olabilir" açıklamasında bulundu. Gıda zehirlenmesi semptomlarının genellikle ilk yarım saatte başlayabileceğine dikkat çeken Taşçı, "Mide bulantısı, şiddetli karın ağrısı, halsizlik, kusma gibi belirtilerle karşılaşıldığında zaman kaybetmeden hastaneye başvurulmalıdır" dedi. “EVDE KENDİ TEDAVİNİZİ UYGULAMAYIN” Zehirlenme vakalarında evde yapılması gerekenlere dair uyarılarda bulunan uzmanlar şu önerilerde bulundu: Bol sıvı tüketilmeli Hafif gıdalarla destek sağlanmalı (pirinç lapası, muz, yoğurt) Antibiyotik ve ishal kesici ilaçlar doktora danışılmadan kullanılmamalı Bilinç bulanıklığı varsa gıda verilmemeli Kusma refleksi varsa, alınan gıdanın vücuttan atılması sağlanmalı HİJYEN VE SAKLAMA KOŞULLARI HAYATİ ÖNEMDE Dr. Taşçı, sokak satıcılarında eldiven, önlük ve saç bonesi gibi hijyen ekipmanlarının nadiren kullanıldığını, kesme tahtası ve bıçakların genellikle sık yıkanmadığını belirtti. "Bu da çapraz bulaşma riskini artırıyor" diyen Taşçı, soğutma sisteminin olmadığı tezgâhlardan gıda alınmaması gerektiğini vurguladı. "Az müşteri olan yerlerde ürünler uzun süre bekleyebilir. Bu nedenle sirkülasyonu yüksek, bilinen ve denetlenen işletmeler tercih edilmelidir" ifadelerini kullandı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.