#Yorgunluk

- Yorgunluk haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Yorgunluk haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

İZMİR-DİYARBAKIR UÇUŞU KABUSA DÖNDÜ: 12 SAATLİK EZİYET Haber

İZMİR-DİYARBAKIR UÇUŞU KABUSA DÖNDÜ: 12 SAATLİK EZİYET

Diyarbakır Havalimanı’nın uçuşlara kapatılması üzerine İzmir'e geri dönen uçakta bulunan yolcular, yaklaşık 12 saat boyunca hem uçakta hem terminalde mahsur kaldı. Belirsizlik içinde saatler süren bekleyişin ardından yolcular bir otele yerleştirildi. DİYARBAKIR’A ULAŞAMADILAR, İZMİR’DE BEKLEMEK ZORUNDA KALDILAR Dün sabah saat 09.10’da İzmir Adnan Menderes Havalimanı’ndan havalanan uçak, Diyarbakır semalarına ulaştığında yoğun kar yağışı ve buzlanma nedeniyle iniş yapamadı. Diyarbakır Havalimanı’nın uçuşlara geçici olarak kapatılması üzerine uçak İzmir’e geri döndü. Ancak yolcular için asıl zorluk bundan sonra başladı. İPTAL YERİNE BELİRSİZLİK: UÇAKTA BEKLETİLDİLER, SONRA YİNE TERMİNALE ALINDILAR İzmir’e dönen sefer için herhangi bir iptal açıklaması yapılmadı. Sefer saati önce 15.00'e, ardından 16.40’a ertelendi. Bu sırada yeniden uçağa alınan yolcular, bir saat kadar kabin içinde bekletildi. Ardından uçaktan tekrar indirilerek terminale yönlendirildiler. Yolcular, saatler süren bu bekleyişte net bir açıklama yapılmamasından ve muhatap bulamamaktan şikâyet etti. "NEDEN BAŞKA HAVALİMANINA İNMEDİ?" TEPKİSİ Yolcular, Diyarbakır Havalimanı kapalıysa uçağın Mardin, Batman veya Elazığ gibi yakın havalimanlarına iniş yapabileceğini, ancak bu opsiyonların değerlendirilmemesine anlam veremediklerini ifade etti. Firma yetkililerinin yetersiz bilgilendirme yaptığı da yolcuların ortak tepkisi oldu. ÇOCUKLU AİLELER ZOR ANLAR YAŞADI Terminalde uzun süre beklemek zorunda kalan yolcular arasında çok sayıda çocuklu aile de bulunuyordu. Soğuk, açlık ve yorgunluk nedeniyle zor anlar yaşayan yolcular, havayolu şirketinin kriz yönetimini yetersiz buldu. Saatler süren gergin bekleyişin ardından yolcuların bir kısmı gece geç saatlerde otellere yerleştirildi.

YORGUNLUK VE SÜREKLİ SUSAMA DİYABET HABERCİSİ OLABİLİR Haber

YORGUNLUK VE SÜREKLİ SUSAMA DİYABET HABERCİSİ OLABİLİR

Diyabetin sinsi başlangıç gösterdiğine dikkat çeken İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Halil Eşenli, "Sürekli susama, sık idrara çıkma, yorgunluk ve yaraların geç iyileşmesi çoğu zaman önemsenmiyor. Oysa bunlar diyabetin erken sinyalleridir. Erken tanı, komplikasyonların önlenmesinde büyük rol oynar. Diyabet yalnızca kan şekeri yüksekliği değildir, tedavi edilmediğinde tüm organları etkileyebilen ciddi bir metabolik hastalıktır" dedi. VM Medical Park Bursa Hastanesi İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Halil Eşenli, toplumda giderek yaygınlaşan diyabet hastalığının erken dönemde çoğu zaman belirti vermeden ilerlediğini söyleyerek önemli uyarılarda bulundu. Uzm. Dr. Eşenli, "Diyabet yalnızca kan şekeri yüksekliği değildir, tedavi edilmediğinde tüm organları etkileyebilen ciddi bir metabolik hastalıktır" şeklinde konuştu. "Belirtilerin hafifliği teşhisi geciktirebiliyor" Diyabetin sinsi başlangıç gösterdiğini belirten Uzm. Dr. Eşenli, "Sürekli susama, sık idrara çıkma, yorgunluk ve yaraların geç iyileşmesi çoğu zaman önemsenmiyor. Oysa bunlar diyabetin erken sinyalleridir. Erken tanı, komplikasyonların önlenmesinde büyük rol oynar" şeklinde konuştu. "Diyabetin iki farklı tipi olsa da sonuçları benzerdir" Diyabetin Tip 1 ve Tip 2 olmak üzere iki temel formda görüldüğünü dile getiren Uzm. Dr. Eşenli, "Tip 1 diyabet genellikle çocukluk döneminde başlar ve insülin eksikliği sonucu ortaya çıkar. Tip 2 diyabet ise yetişkinlerde daha sık görülür ve insülin direnciyle ilişkilidir. Her iki durumda da kontrolsüz kan şekeri kalp, böbrek, göz ve sinir sistemi üzerinde kalıcı hasarlara yol açabilir" dedi. "Tip 1 diyabet yaşam boyu insülin gerektirir" Tip 1 diyabetin ani başlangıç gösterebileceğini vurgulayan Eşenli, hızlı kilo kaybı, sık idrara çıkma ve ağızda aseton kokusunun önemli belirtiler arasında yer aldığını belirterek, "Tedavinin temeli insülindir. Bilinçli beslenme ve düzenli aktiviteyle hastalar güvenle yaşamlarını sürdürebilir" ifadelerini kullandı. "Tip 2 diyabet doğru alışkanlıklarla kontrol edilebilir" Tip 2 diyabetin günümüzde en sık görülen diyabet türü olduğunu vurgulayan Uzm. Dr. Eşenli, "Fazla kilo, hareketsiz yaşam ve düzensiz beslenme temel risk faktörleridir. Diyet, egzersiz ve ilaç tedavileriyle kan şekeri kontrol altına alınabilir" dedi. "Diyabet tüm vücudu etkileyebilir" Diyabetin uzun dönemde çoklu organ hasarına yol açabileceğini hatırlatan Eşenli, "Kalp damar hastalıkları, böbrek yetmezliği ve sinir hasarı en sık karşılaşılan komplikasyonlardır. Düzenli takip ve kişiye özel tedavi bu nedenle kritik öneme sahiptir" dedi. "Doğru yönetimle diyabetle sağlıklı bir yaşam mümkündür" Diyabet tanısının kişilerde hayatın olağan akışını bozmak zorunda olmadığını söyleyen Uzm. Dr. Halil Eşenli, "Kan şekeri doğru kontrol edildiğinde bireyler sağlıklı bir yaşam sürdürebilir. En güçlü savunma, bilinçli hareket etmek ve hekim önerilerine uymaktır" diyerek sözlerini tamamladı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.