#Yüksek Teknoloji

- Yüksek Teknoloji haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Yüksek Teknoloji haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

BAKAN KACIR: TÜRKİYE'YE YATIRIM YAPAN KAZANIYOR Haber

BAKAN KACIR: TÜRKİYE'YE YATIRIM YAPAN KAZANIYOR

Bursa OYAK Renault Fabrikaları'nda üretilen yeni Renault Boreal, banttan indirilme töreni için Bursa'ya gelen Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, "Türkiye, yerli ve yabancı hiçbir firmanın ayrımcılığa tabi tutulmadığı, kuralların herkes için adil şekilde uygulandığı, değer oluşturacak her yatırımın desteklendiği bir ülkedir. Türkiye'ye güvenenler, Türkiye'de yatırım yapanlar hem kendileri hem de Türkiye kazanır" dedi. Renault'nun Türkiye'de üretilen yeni C segmenti SUV modeli Renault Boreal, Türkiye'de satışa sunuluyor. OYAK ve Renault tarafından açıklanan 400 milyon Euro'luk yatırım kararının önemli adımlarından biri olan Boreal hem Türkiye ekonomisine hem de otomotiv sektörüne önemli katkılar sunacak. Yeni bir dönemin başlangıcını temsil eden Boreal'in banttan indirildiği törende konuşan Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, "Ülkemiz sanayiinin kalbi Bursa'mızda hayata geçirilen yatırımın, sektörümüze, şehrimize, ülkemize ve milletimize hayırlı olmasını temenni ediyorum. Dünya çok katmanlı bir değişim ve dönüşüm sürecinden geçiyor. Liberal ticaret terk ediliyor. Yerinde üretimi, yakından ve dostlardan tedariki esas alan korumacı ticaret politikaları öne çıkıyor. Teknolojinin farklı sahalarında yaşanan gelişmeler; küresel üretim haritasını yeniden şekillendiriyor. Yenilikçi teknolojiler; ülkelerin kalkınma yolculuğuna yön veriyor. Pek çok ülkenin yeni yeni idrak edebildiği bu kritik eşiği, daha en başından müşahede ederek başarıyla aşmış bir ülkeyiz. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde, 23 yılda ülkemizi, Ar-Ge ve katma değerli üretimde dünyanın sayılı ülkeleri arasına taşıdık. İmalat sanayimizin öncülüğünde, ihracatımızı 23 yılda 36 milyar dolardan 276 milyar dolara ulaştırdık. Türkiye bugün, Çin'den sonra Orta Avrupa'ya kadar uzanan geniş kuşakta ürün ve pazar çeşitliliği açısından en önde gelen ihracatçı ülkedir. Üretim gücüyle küresel tedarik zincirlerinin güvenilir ve dayanıklı halkasıdır. Ana sanayide 60 bine yakın, tedarik sanayinde ise 250 bini aşkın nitelikli istihdam sağlayan otomotiv sanayimiz, yatırım, istihdam, üretim, icat ve ihracat odaklı kalkınma yolculuğumuzun öncü sektörleri arasındadır. Geçen 23 yıl içerisinde, sektör paydaşlarımızın alın ve akıl teri sayesinde, otomotiv üretimimiz yıllık 357 binden 1,5 milyona yükseldi. Sektörümüz geçtiğimiz yıl gerçekleştirdiği 41,5 milyar dolar ihracatla rekora imza attı. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı olarak sektörümüzün üretim gücünü, teknoloji geliştirme kapasitesini ve uluslararası rekabetçiliğini perçinleyecek program ve projeleri hayata geçiriyoruz" diye konuştu. Otomotiv sanayisinin teknoloji geliştirme kabiliyetini derinleştirmek ve yüksek katma değerli üretim kapasitesini artırmak için 206 Ar-Ge ve tasarım merkezi ile teknoparklarımızda faaliyet gösteren 132 firmanın projelerini desteklediklerini belirten Bakan Kacır, "TÜBİTAK eliyle, otomotiv teknolojilerinde yürütülen 3 bin 205 projeye ve bu alanda araştırma yürüten 3 bin 200'den fazla bilim insanı ve gencimize son 23 yılda toplam 33 milyar lira kaynak sağladık. 2002 yılından günümüze, yatırım teşviklerimizle; otomotiv ana ve yan sanayi firmalarının toplam 1,4 trilyon lira yatırım büyüklüğüne sahip 3 bin 861 projesinin önünü açtık. Geçtiğimiz yıl küresel göstergeler ve ülkemizin stratejik öncelikleri kapsamında yeniden güncellediğimiz yatırım teşvik sistemiyle; sektörümüzde hayata geçirilecek ve milli teknoloji hamlemizi destekleyecek yatırımlara sunduğumuz teşviklerin ölçeğini büyüttük. Otomotiv sektörümüz için de öncelikli ve önemli gördüğümüz ikiz dönüşüm projelerinin gerçekleştirilmesi için yeşil ve dijital dönüşüm programlarını devreye aldık. Sektör oyuncularımız tarafından gerçekleştirilen ve toplam 57,3 milyar liralık yatırım büyüklüğüne sahip 5 projeyi, ülkemizin yüksek teknoloji ve katma değer odaklı kalkınma yolcuğunu destekleyen yatırımlara uygun şartlarda finansman sunan Yatırım Taahhütlü Avans Kredisi Programımıza dahil ettik" ifadelerini kullandı. "Elektrikli ve bağlantılı araçlara yönelim her geçen gün artıyor" Türkiye'yi uluslararası yeni nesil mobilite yatırımlarının merkez üssü haline getirmek üzere, HIT-30 Yüksek Teknoloji Yatırım Programının mobilite ve batarya üretimine yönelik çağrılarıyla sektörümüzün dönüşümünü hızlandıracak stratejik yatırımlara kapsamlı destekler sunduklarını belirten Kacır, "Elbette milli teknoloji hamlemizin en kritik uygulama sahalarından biri olan otomotiv sektörümüzün rekabetçiliğini, teknoloji geliştirme kabiliyetini ve ihracat performansını, küresel otomotiv endüstrisinde yaşanan dönüşümden bağımsız düşünemeyiz. Batarya teknolojilerinde yaşanan ilerlemeler, karbon nötr hedefleri, dijitalleşme ve yeni nesil mobilite beklentileri neticesinde, kullanıcıların elektrikli ve bağlantılı araçlara yönelimi her geçen gün artıyor. Dünyada tam elektrikli araç satışı son beş yılda 5milyondan 14 milyona, hibrit araçların satışı ise 5 milyondan 13 milyona çıktı. Tam elektrikli ve hibrit araçların küresel otomotiv pazarındaki payı yüzde 15'ten yüzde 35'e çıktı. Aynı dönemde Türkiye otomobil pazarında tam elektrikli ve hibrit araçların payı yüzde 9,3'ten yüzde 51'e yükseldi. Milli teknoloji hamlesini gerçekleştirmeyi ve ihracatını daha yüksek katma değerli ürünlerle artırmayı hedefleyen; bir ülke olarak, otomotiv sektörünün mobilite ekosisteminedönüşümüne liderlik etme vizyonuyla hareket ediyoruz. Bu vizyonun en somut adımlarından biri olarak, milletimizin 60 yıllık yerli ve millî otomobil hayalini Togg'la elektrikli ve akıllı otomobil olarak gerçeğe dönüştürdük" şeklinde konuştu. "Hızlı şarj bağlantı noktası sayısını üç yılda 8 katına çıkardık" Hayata geçirilen Hızlı Şarj Altyapısı Destek Programı'nın katkısıyla, yurt genelinde hızlı şarj bağlantı noktası sayısını üç yılda 8 katına çıkardıklarını belirten Bakan Kacır, "Bugün, 19 bin 300'ü hızlı şarj olmak üzere, 44 bin 400 şarj bağlantı noktasıyla; ülke sathında kesintisiz ve güvenli bir şarj ağına sahibiz. Tabi kullanıcıların beklentileri, alışkanlıkları ve ihtiyaçları doğrultusunda içten yanmalı araçlardan tam elektrikli mobiliteye geçiş, tek bir adım şeklinde değil; farklı teknolojilerin birbirini tamamladığı kademeli bir süreç olarak ilerliyor. Özellikle hibrit araçlar, hem emisyonların azaltılması hem yakıt verimliliğinin artırılması hem de kullanıcıların elektrikli mobiliteye daha güvenli ve kademeli biçimde uyum sağlaması bakımından elektrikli araç devriminin teknik, ekonomik ve toplumsal zeminini olgunlaştırıyor. Aynı zamanda kullanıcıların menzil, erişilebilirlik ve maliyet hassasiyetlerini gözeten; şehir içi kullanımdan uzun yol ihtiyaçlarına kadar geniş bir alanda başarılı bir alternatif sunuyor. Bu nedenle; hibrit araç teknolojilerinde, ülkemizde üretim ve teknoloji geliştirme kapasitesinin güçlenmesini, otomotiv sanayimizin yeni nesil mobilite değer zincirinde daha yüksek katma değerli bir konuma yükselmesi açısından son derece önemli ve kıymetli görüyoruz. Ülkemizde hâlihazırda üretim yapan otomotiv üreticilerinin yeni yatırımlarını elektrikli ve hibrit araç üretimine yönlendirmesini memnuniyetle karşılıyoruz" dedi. "Bugün de Türkiye otomotiv sanayisinin dönüşüm yolculuğunda kıymetli bir eşiği temsil eden "Renault Boreal" modelinin banttan inmesine birlikte şahit oluyoruz" diyen Bakan Kacır, "Biliyorsunuz Renault 55 yıldan bu yana Türkiye'de üretiyor, Türkiye'de kazanıyor. Yatırımlarını teşviklerimizle desteklediğimiz OYAK Renault; Türkiye'deki üretimini 2002'den bu yana yıllık 100 binden 387 bine yükseltti. 5 binden fazla çalışana istihdam sağlayan Renault Bursa tesisleri; yıllık 390 bin araç üretim kapasitesiyle, bugün ülkemizin yüksek katma değerli üretim vizyonunun öncü merkezlerinden biridir. Üretiminin yüzde 80'ini ihraç eden Renault, geçtiğimiz yıl gerçekleştirdiği 4 milyar dolarlık ihracatla ülkemizin kalkınmasına kıymetli bir katkı sundu. 30'u aşkın ülkeye ihraç edilecek Boreal, Renault'un Bursa'dan dünyaya uzanan başarı hikayesine yeni ve değerli bir sayfa ekleyecek. Renault'un Boreal modelinin ülkemizde üretilecek olması; Türkiye'nin ileri teknolojilerdeki kabiliyetlerine ve potansiyeline duyulan güvenin somut bir nişanesidir. Ülkemizin yeni nesil mobilitedeki güçlü vizyonunu ve iddiasını kuvvetlendiren stratejik bir adımdır. Türk mühendisliğine, üretim kapasitesine ve küresel rekabet gücüne duyulan güvenin ve inancın sembolüdür" diye konuştu. Türkiye, yerli ve yabancı hiçbir firmanın ayrımcılığa tabi tutulmadığı, kuralların herkes için adil şekilde uygulandığı, değer oluşturacak her yatırımın desteklendiği bir ülke olduğunu altını çizen Bakan Kacır, "Türkiye'ye güvenenler, Türkiye'de yatırım yapanlar hem kendileri hem de Türkiye kazanır. Jeostratejik konumumuz, siyasi ve ekonomik istikrarımız, sağlam sanayi ve teknoloji alt yapımızla; yerli ve uluslararasıyatırımların en isabetli adresi olmayı sürdüreceğiz. Bilhassa otomotiv vizyonumuza yön veren sanayi havzamız Bursa; ülkemizin üretim ve ileri teknoloji odaklı kalkınmasında öncü olmaya devam edecektir. Bugün banttan indirilmesine hep birlikte gururla şahitlik ettiğimiz yeni otomobilde emeği bulunan mühendislerimize, teknisyenlerimize, alın ve akıl teri döken emekçilerimize, Renault Grubu'na, OYAK Renault ailesine teşekkürlerimi sunuyorum" dedi. Renault Group Türkiye CEO'su Lionel Jaillet ise, "Büyük bir ekip çalışmasıyla başarıya imza attık. Yeni modelimizi kutlamak bizim için büyük bir onurdur. Ekiplerimiz tarafından geliştirilen en iyi modellerden biridir. Bunun Bursa'da üretilmesinden memnuniyet duyuyoruz. Boreal ile C SUV segmentindeki beklentileri yükseltiyoruz. Türkiye otomotiv sanayisine yapılan güçlü yatırımlarımızın göstergesi, OYAK ve Renault tarafından açıklanan 400 milyon Euro'luk yatırım kararının önemli adımlarından biri olan Boreal hem Türkiye ekonomisine hem de otomotiv sektörüne önemli katkılar sunacaktır. Bizlere verilen destekler için teşekkür ediyoruz" şeklinde konuştu. Bursa Valisi Erol Ayyıldız ise, "Bursa üretimin ticaretin ve gelişimin şehri olmuştur. Bugün de ülke ekonomisine değer katmaya devam etmektedir. Güçlü sanayi kuruluşlarımızın buna katkısı çok olmuştur. OYAK ve Renault'ta bunun ilk sıralarında yer almaktadır. Yeni modelin Türkiye'ye hayırlı olmasını diliyorum" dedi. Konuşmaların ardından banttan inen araç, protokol üyelerinin bulunduğu alana geldi. Bakan Kacır, daha sonra çalışanlarla birlikte fotoğraf çekindi.

ŞADİ ÖZDEMİR: “BURSA YÜKSEK TEKNOLOJİLİ ÜRETİME ODAKLANMALI” Haber

ŞADİ ÖZDEMİR: “BURSA YÜKSEK TEKNOLOJİLİ ÜRETİME ODAKLANMALI”

Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, ilçedeki organize sanayi bölgeleri (OSB) temsilcileriyle bir araya gelerek, sorunlarını dinledi. Toplantıda kaçak yapılarla mücadelede kararlılık mesajı veren Başkan Şadi Özdemir, "Kontrolsüz büyüme, gıda güvenliğini tehdit ediyor. Bursa artık yüksek teknoloji odaklı bir dönüşüme odaklanmalı" dedi. Nilüfer Belediye Başkanı Özdemir, ilçede faaliyet gösteren OSB temsilcileriyle iki ayda bir gerçekleştirdiği ortak akıl toplantıları kapsamında, bu kez Nilüfer Organize Sanayi Bölgesi (NOSAB) Hizmet Binası’nda bir araya geldi. Kentin sanayi vizyonu, çevre projeleri ve çözüm bekleyen sorunlarının ele alındığı toplantıya NOSAB Yönetim Kurulu Başkanı Erol Gülmez ev sahipliği yaptı. Toplantıda sanayi bölgelerinin temsilcileri, Nilüfer Belediye Başkan Yardımcıları Serpil Altun ve Emre Karagöz ile ilgili birim müdürleri katıldı. Türkiye’deki planlama sorunlarına ve Bursa’daki sanayi yoğunluğuna dikkat çeken Başkan Şadi Özdemir, sanayicilere stratejik bir dönüşüm çağrısında bulundu. Bursa’daki sanayi bölgelerinin doluluk oranlarına bakılması gerektiğini ve yeni sanayi bölgelerine ihtiyacın olmadığını vurgulayan Başkan Şadi Özdemir, şunları söyledi; "Yeni sanayi bölgeleri açmak yerine, orta teknolojili üretimin Anadolu’ya kaydırılması, Bursa’nın ise tamamen yüksek teknolojili üretime odaklanması gerekiyor. Kontrolsüz büyüme, tarım alanlarımızı ve gıda güvenliğimizi ciddi şekilde tehdit ediyor. Gelecekte yaşanabilecek gıda ve su krizlerine karşı bugünden tedbir almalıyız." Tarım arazileri üzerine inşa edilen kaçak fabrikaların oluşturduğu haksız rekabete değinen Başkan Şadi Özdemir, bu konuda taviz vermeyeceklerini vurguladı. Kaçak yapılarla mücadele ederken yer yer yalnız kaldıklarını söyleyen Başkan Şadi Özdemir, "Sizler OSB çatısı altında yüksek maliyetlerle ve kurallara uygun üretim yaparken, dışarıdaki kaçak yapılar haksız kazanç sağlıyor. Bu durum hem planlı üretim yapan sanayiciye zarar veriyor, hem de belediyemizi ciddi bir yük altına sokuyor. Herkesi bu konuda duyarlılığa ve dayanışmaya davet ediyorum" diye konuştu. Trafik ve park sorunlarına da değinen Başkan Şadi Özdemir, şehir içindeki TIR ve iş makinesi parkı sorununu kökten çözecek bir proje üzerinde çalıştıklarını kaydetti. Bu araçların şehir dışına transfer edileceğini belirten Başkan Şadi Özdemir, kurulacak yeni park alanının aynı zamanda bir ‘Deprem Lojistik Merkezi’ olarak tasarlanacağını kaydetti. Ayrıca sokak hayvanları popülasyonu için Bursa Büyükşehir Belediyesi ile eş güdümlü yürütülen Kuruçeşme ve Karacaoba projeleri hakkında sanayicileri bilgilendirdi. Nilüfer Belediyespor’un basketbol ve hentbol branşlarındaki başarılarına da değinen Başkan Özdemir, açıkladıkları "Spor Manifestosu" kapsamında amatör sporu desteklemeye devam edeceklerini belirterek, sanayicilerden de dayanışma beklediklerini ekledi. Toplantıda, NOSAB tarafından hayata geçirilen ‘Yağmur Suyu Hasadı’ projesinin sunumu yapıldı. NOSAB Başkanı Erol Gülmez, proje ile yılda 7 milyon metreküp su tasarrufu hedeflediklerini belirtti. Çatılardan toplanan yağmur suyunun sanayi tesislerindeki üretim süreçlerine dahil edileceğini ifade eden Gülmez, bu sayede yeraltı su kaynaklarının korunacağını vurguladı. Toplantı sonunda Başkan Şadi Özdemir ve katılımcılar, binanın otopark alanında yer alan yağmur suyu hasadı sistemini yerinde inceleyerek, bilgi aldılar.

BURSA İLE LİTVANYA ARASINDA YEŞİL İŞ BİRLİĞİ ADIMI Haber

BURSA İLE LİTVANYA ARASINDA YEŞİL İŞ BİRLİĞİ ADIMI

Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, Litvanya Ankara Büyükelçisi Marius Janukonis’i Tarihi Belediye Binası’nda ağırlayarak kültür, yenilenebilir enerji ve atık su yönetimi konularında fikir alışverişinde bulundu. Litvanya Ankara Büyükelçisi Marius Janukonis, Misyon Şefi Yardımcısı Dalija Ignataviciute ve Litvanya Bursa Fahri Konsolosu Berat Tunakan’ı Heykel’deki Tarihi Belediye Binası’nda ağırlayan Başkan Mustafa Bozbey, konuklara Bursa’nın tarihi ve ekonomik potansiyeli hakkında bilgi verdi. Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Mehmet Emin Direkçi’nin de yer aldığı ziyarette, iki ülke arasındaki bağların kuvvetlendirilmesi ve ikili ilişkiler ele alındı. Litvanya ile Bursa arasındaki bağların 1930’lara kadar dayandığını ve iyi bir ticari bağ kurulduğunu ifade eden Başkan Mustafa Bozbey, ülke olarak Litvanya’ya büyük önem ve değer verdiklerini söyledi. Kentler arasında işbirliği oluşturma arzusunda olduklarını söyleyen Başkan Mustafa Bozbey, "Kentlerin planlanması noktasında birbirimize destek olabiliriz. Aynı zamanda iyi uygulama örneklerini de birbirimizle paylaşabiliriz. Kültürel köprülerimizi güçlendirebilir, geleceğin en kritik başlıkları olan yenilenebilir enerji ve atık su yönetimi konularında işbirliği yapabiliriz. Litvanya’nın bu alanlardaki tecrübeleri ile kentimizin projelerini birleştirecek fırsatlarını değerlendirebiliriz" dedi. Litvanya Ankara Büyükelçisi Marius Janukonis, Türkiye ile Litvanya arasındaki tarihi ilişkilerden bahsederken iki ülke ve Bursa arasındaki ilişkileri geliştirerek ortak projeler geliştirmek istediklerini söyledi. Eğitim teknolojisi ve yüksek teknoloji konularında iki ülke işbirliğiyle yapılacak çalışmaların olabileceğini anlatan Janukonis, Türkiye ile Litvanya’nın 100. yılını kutlayacaklarını hatırlattı. Litvanya’da Bursa ile ortaklık kurabilecek birçok kentin olduğunu anlatan Janukonis, Bursalı iş insanlarını ve kültür elçilerini birçok potansiyel barındıran Litvanya’ya davet etti.

İAOSB YÖNETİMİNDEN HAVA KUVVETLERİ KOMUTANLIĞI’NA ZİYARET Haber

İAOSB YÖNETİMİNDEN HAVA KUVVETLERİ KOMUTANLIĞI’NA ZİYARET

İzmir Atatürk Organize Sanayi Bölgesi (İAOSB) Yönetim Kurulu Başkanı Cenk Karace, Yüksek İstişare Kurulu Başkanı Mustafa Karabağlı, İAOSB Bölge Müdürü Engin Bişar ve bölge sanayicilerinden Bayram Bayraktar’dan oluşan heyet, bölgenin üretim kapasitesini artırmaya yönelik yürütülen genişleme alanı sürecine ilişkin değerlendirmelerde bulunmak üzere Hava Kuvvetleri Komutanlığı’nı ziyaret etti. Görüşmede sürecin olumlu ilerlediği aktarılırken, gösterilen misafirperverlik için teşekkür edildi. GENİŞLEME ALANI SÜRECİNDE YAPICI GÖRÜŞME İzmir Atatürk Organize Sanayi Bölgesi Heyeti, Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Sayın Ziya Cemal Kadıoğlu’nu makamlarında ziyaret etti. Görüşmeye, Hava Kuvvetleri Komutanı Kurmay Başkanı Korgeneral Sayın Ergin Dinç, Milli Savunma Bakanlığı Lojistik Genel Müdür Yardımcısı Tümgeneral Sayın Ahmet Hamdi Ataç ve Hava Kuvvetleri Komutanlığı Lojistik Başkanı Tuğgeneral Sayın Kubilay Koşucu katıldı. Ziyaret kapsamında genişleme alanı sürecine ilişkin teknik ve idari değerlendirmelerde bulunuldu. Ziyarette, İAOSB’nin sanayi üretimini güçlendirme hedefi doğrultusunda önem taşıyan genişleme alanı süreci kapsamlı biçimde ele alındı. Bölgeye çevre dostu üretim sistemlerinin kullanılacağı, çevreye duyarlı, katma değeri yüksek ürünler üretecek ve yüksek teknoloji odaklı tesislerin kazandırılmasına yönelik yürütülen çalışmalar değerlendirildi. İAOSB heyeti, bu alanın bacasız sanayi olarak nitelendirilen üretim faaliyetlerine önemli katkı sunacağını ifade etti. Yapılan teknik görüşmelerde kurumlar arası koordinasyon ve sürecin genel işleyişi üzerine değerlendirmeler yapılırken, çalışmaların olumlu yönde devam ettiği belirtildi. İŞ BİRLİĞİ VE MİSAFİRPERVERLİĞE TEŞEKKÜR İAOSB heyeti, genişleme alanının bölge sanayisine sağlayacağı stratejik katkıları aktararak sürecin yapıcı iş birliği içinde ilerlemesinden duydukları memnuniyeti dile getirdi. Görüşme kapsamında gösterilen ilgi ve nazik ev sahipliği nedeniyle Hava Kuvvetleri Komutanlığı’na teşekkür edilirken, kurumlar arası uyum ve güçlü iş birliğinin önemine dikkat çekildi.

BURKAY, AB PİYASASINDAKİ TOPARLANMAYI DEĞERLENDİRDİ Haber

BURKAY, AB PİYASASINDAKİ TOPARLANMAYI DEĞERLENDİRDİ

Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, küresel ölçekte sıkı para politikasının bir süre daha devam edebileceğini belirterek, özellikle Avrupa Birliği piyasasında görülen toparlanma sinyallerinin Bursa ihracatı için kritik önemde olduğunu söyledi. BTSO’nun Kasım Ayı Meclis Toplantısı Oda Hizmet Binası’nda gerçekleştirildi. Toplantıda konuşan BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, Bursa ekonomisinin en kapsamlı saha çalışmalarından biri olan "Bursa’nın 250 Büyük Firma Araştırması" sonuçlarını kamuoyuyla paylaştıklarını hatırlattı. 28’incisi gerçekleştirilen çalışmanın güçlü bir rehber niteliği taşıdığını vurgulayan Burkay, "Araştırmamız, her yıl olduğu gibi bu yıl da sahadaki gerçek durumu tüm berraklığıyla ortaya koydu. İçinden geçtiğimiz dönemin zorluğunu hepimiz çok net biliyoruz. Buna rağmen iş dünyamızın direncini bu çalışmanın içerisinde görme imkânı bulduk. 2024 yılı hem dünyada hem de ülkemizde zorlukların arttığı bir dönem oldu. Küresel ekonomideki yavaşlama, ticaret savaşları, jeopolitik gerilimler ve belirsizlikler etkisini sürdürüyor." dedi. Türkiye ekonomisinde de enflasyonla mücadelenin sürdüğünü, finansmana erişimin ise iş dünyasının en kritik sorunlarından biri olmaya devam ettiğini belirten Burkay, finansman maliyetlerinin sürdürülebilirliğin önünde ciddi bir engel oluşturduğunu ifade etti. TOBB öncülüğünde hayata geçirilen Nefes Kredisi’nin üçüncü ayağının devreye alındığını dile getiren Burkay, "Nefes Kredisi, finansmana erişimde atılan en somut adımlardan biri oldu. Her pakette 20-30 bine yakın firmamız faydalandı. Toplamda 70 bine yakın işletmemiz bu destekten yararlanmış durumda. Bu adımlar KOBİ’lerimize önemli ölçüde nefes aldırdı." diye konuştu. Küresel ölçekte sıkı para politikasının bir süre daha devam edebileceğini kaydeden Burkay, özellikle Avrupa Birliği piyasasında görülen toparlanma sinyallerinin Bursa ihracatı için kritik önemde olduğunu söyledi. Başkan Burkay, şöyle devam etti: "İhracatta siparişlerde bir düzelme var. Avrupa Birliği’nin toparlanması Türkiye ve Bursa ihracatını destekliyor. Malı satmak önemli ama esas olan gelir elde edebilmek. ABD ve AB piyasalarında 2026’nın ikinci yarısından itibaren firmalarımızı destekleyebilecek bir tablo oluşabilir. Uzun süren belirsizlik döneminin ardından daha öngörülebilir bir sürece geçmemiz mümkün." Başkan Burkay, BTSO’nun örnek çalışmalarıyla sektörlere rehberlik ettiğini, oluşturduğu ticaret platformlarıyla firmaların dış ticaret performansını artırmayı amaçladığını söyledi. Bu kapsamda KFA Fuarcılık A.Ş.’nin organizasyonlarını sürdürdüğünü belirten İbrahim Burkay, bu kapsamda makine teknolojileri sektörüne yönelik MEEXX Fuarı’nın 3-6 Aralık tarihinde Bursa Fuar Merkezi’nde gerçekleştirileceğini söyledi. Geçen hafta da yük mühendisliği alanında dünyanın ilk ihtisas fuarı olan LES-EXPO’nun lansmanını gerçekleştirdiklerini hatırlatan Başkan Burkay, söz konusu fuarın 7-9 Nisan 2026 tarihlerinde İstanbul Fuar Merkezi’nde düzenleneceğini söyledi. İbrahim Burkay, savunma sanayi fuarı IDEF’te de hummalı bir çalışmanın sürdüğünü kaydetti. Sanayide olduğu kadar hizmet ve ticarette de üyelerinin ticaret potansiyelini desteklediklerini ifade eden Başkan Burkay, yaptıkları çalışmalar kapsamında Bursa Kestane Şekeri’nin Avrupa Birliği’nden coğrafi işaret tescili aldığını hatırlattı. İbrahim Burkay, söz konusu tescilin ekonomik değere dönüşmesi için verimli bir iş modeli oluşturulması gerektiğini kaydetti. BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, ekonomide zorlukların yaşandığı bir dönemde BTSO’da bütün meslek komitelerinin canhıraş bir şekilde çalıştığını ve bunun çok kıymetli olduğunu ifade etti. Bursa iş dünyasının dijital dönüşümü ve online ticarete adapte olmaları için de önemli adımlar attıklarını dile getiren Başkan Burkay, 70. Meslek Komitesi’nin Türkiye’deki ilk e-ticaret komitesi olduğuna işaret ederek, "E-ihracatta Bursa, Türkiye lideri. BTSO olarak bizler firmalarımızın e-ticaretteki potansiyelini 8 yıl önce gördük. Türkiye’de e-ihracat komitesini açan ilk Oda olduk. E-ticaret yapma potansiyelini olduğunun farkında olmayan birçok şirketimizin bu komitede yer almasını sağladık. Bugün Tarihi Çarşı ve Hanlar Bölgesi’nde de Dijital Dönüşüm Merkezi Projemiz var. Bu konuda komitemiz yoğun bir şekilde çalışıyor. Konvansiyonel ticaret yapan şirketlerimizin e-ihracat ile rekabetçiliğini artırmak en önemli hedeflerimiz arasında." diye konuştu. BTSO Meclis Başkanı Ali Uğur da BTSO’nun ekonomik ve sosyal gelişmeleri sahaya taşıyan çalışmalarıyla iş dünyasına rehberlik etmeyi sürdürdüğünü söyledi. Sanayide yüksek teknoloji ve katma değerli üretime dayalı dönüşümün sürdürülebilir büyüme için zorunlu olduğuna işaret eden Uğur, şöyle devam etti: "Güçlü bir beşerî sermaye olmadan hiçbir ülkenin üretimde ya da ekonomide başarı şansı yoktur. Mesleki eğitimden dijital becerilere kadar gençlerimizin yetkinliklerini güçlendirmek zorundayız. Dijitalleşme, yeşil üretim ve nitelikli iş gücü Bursa’nın küresel rekabetteki temel anahtarlarıdır." Bursa Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürü Faruk Uysal, meclis toplantısında müdürlük faaliyetlerine ilişkin sunum gerçekleştirirken, Uludağ Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi İktisat Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Filiz Eryılmaz ise Türkiye’de ve dünyada Kasım ayı ekonomik gelişmelere ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.