#Ziraat Odası

- Ziraat Odası haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Ziraat Odası haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

BURSA'DA ÇELTİK MESAİSİ TOZ BULUTU İÇİNDE BAŞLADI Haber

BURSA'DA ÇELTİK MESAİSİ TOZ BULUTU İÇİNDE BAŞLADI

Türkiye'nin önemli tarım merkezlerinden Bursa'nın Karacabey Ovası'nda, yeni sezon çeltik ekiminde son günlere girilirken çeltik tavası hazırlığında ilginç görüntüler sahneleniyor. Bölgedeki üreticiler, tarlalarını çeltik ekimine hazır hale getirebilmek adına hummalı bir çalışmayla yoğun mesai harcıyor. Traktörlerin arkasından yükselen toz bulutu Ekim süreci kapsamında ilk olarak traktörlerle çeltik tavalarının hazırlığı gerçekleştiriliyor. Bu hazırlıklar sırasında tarla içine suyun rahatça girip çıkabilmesini sağlamak amacıyla traktörlerle özel su kanalları açılıyor. Kanalların açılması esnasında toprağın işlenmesiyle birlikte traktörlerin arkasından yükselen yoğun toprak ve toz bulutları, ovada izlenmesi keyifli ve ilginç manzaralar ortaya çıkarıyor. Kanal açma işlemlerinin tamamlanmasının ardından tarlalara su salımı yapılıyor ve hemen peşinden çeltik tohumları toprakla buluşturuluyor. Çeltik üretiminde yüzde 7,7 artış bekleniyor Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından açıklanan bu yıla ilişkin "Bitkisel Üretim 1. Tahmini" verilerine göre, ülke genelinde çeltik üretiminin geçen yıla kıyasla yüzde 7,7 oranında bir artış göstererek 1 milyon 74 bin tona ulaşması bekleniyor. "Birkaç güne ekimler tamamlanır" Karacabey Ovası'ndaki son durum hakkında değerlendirmelerde bulunan Karacabey Ziraat Odası İkinci Başkanı Ramazan Düzen, çeltik ekiminde artık son günlere yaklaşıldığını belirterek şu ifadeleri kullandı: "Artık tarlalarda ekimle ilgili son hazırlıklar yapılıyor. Karacabey Ovası'nda 30 bin dekara yakın alanda çeltik üretimi yapılacak. Bu yıl ekimler biraz gecikti ve çiftçiler hızla toprağı hazırlayıp ekmek istiyor. Birkaç güne ekimler tamamlanır."

KARACABEY'DE BİBER DİKİMİ GECİKMELİ BAŞLADI Haber

KARACABEY'DE BİBER DİKİMİ GECİKMELİ BAŞLADI

Türkiye'deki 2 milyon tona yakın bu toplam üretimde çok önemli bir paya sahip olan Karacabey Ovası'nda ise tarımsal hareketlilik zirveye ulaştı. Bölgede etkili olan yoğun yağışlar ve soğuk hava dalgası nedeniyle normal takvimine göre yaklaşık 2 hafta geciken fide dikimi, 15 Mayıs itibarıyla başlayabildi. Türkiye İstatistik Kurumunun (TÜİK) bu yıla ilişkin açıkladığı "Bitkisel Üretim 1. Tahmini" verilerine göre, ülke genelinde salçalık kapya biber üretiminin bu sene yaklaşık 42 bin 500 tonluk bir artış göstererek 1 milyon 892 bin 700 tona ulaşması öngörülüyor. Karacabey Ziraat Odası İkinci Başkanı Ramazan Düzen, mayıs ayı itibarıyla salçalık domates, kapya biber ve karpuz başta olmak üzere birçok ürünün ekim ve dikim işlemlerine başladıklarını, çiftçilerin tarlalarda hummalı bir çalışma yürüttüğünü belirtti. Sezon öncesi düşen yağışların toprağı dikim için tam tavına getirdiğini ifade eden Düzen, yağmurlar sebebiyle yaşanan zorunlu gecikmeden dolayı, geçmiş yıllarda 15 Mayıs'a kadar tamamladıkları fide dikim sürecinin bu yıl 10-15 Haziran tarihlerine kadar sarkacağını dile getirdi. Karacabey'de yetişen kapya biberin yüksek kalitesine ve eşsiz aromasına dikkati çeken Düzen, "Kapya biberi dünyanın en güzel sebzesi olarak görüyorum. Çok amaçlı kullanılan, aromatik bir ürün. Taze tüketimden köze, turşudan salçaya ve sosa kadar her masada, her sofrada yer alıyor; hatta İtalya'nın pizzasında bile kullanılıyor. Karacabey Ovası'nın biberi de bu anlamda kalitesiyle her zaman öne çıkıyor" dedi. Karacabey Ovası'ndaki kapya biber verim standartlarına da değinen Düzen, dekar başına verimin hibrit tohumda ortalama 5 ton, yerli tohumda ise 3,5-4 ton arasında değiştiğini aktardı.

GÜNLÜK 8 BİN TL'YE ÇALIŞACAK KİŞİ BULAMIYORLAR! Haber

GÜNLÜK 8 BİN TL'YE ÇALIŞACAK KİŞİ BULAMIYORLAR!

Aydın’ın Germencik ilçesinde dağlık arazilerde bulunan incir bahçelerinde yapılan geleneksel tarım işi için yüksek yevmiyeler teklif edilmesine rağmen çalışacak işçi bulunamıyor. Bölgede atlarla çift süren işçilerin günlük kazancı 8 bin TL’ye kadar çıkarken, aylık gelir 240 bin TL’yi bulabiliyor. Germencik ilçesine bağlı Çarıklar Mahallesi’nde yaşayan 50 yaşındaki Ruhi Doğan, baharın gelmesiyle birlikte incir bahçelerinde bakım çalışmalarına başladıklarını söyledi. Doğan, dağlık ve engebeli araziler nedeniyle traktörlerin çalışamadığı alanlarda atlarla çift sürerek toprağı işlediklerini belirtti. “ATLAR BİZİM OLMAZSA OLMAZIMIZ” İncir bahçelerinde önce budama yaptıklarını, ardından atlarla sürme işlemine geçtiklerini anlatan Doğan, atların bu iş için vazgeçilmez olduğunu söyledi. “Olmazsa olmazımız atlarımızdır. Onlara kendimizden daha iyi bakarız. Eğer bakmazsak bize hizmet etmezler. Her yıl şubat sonu, mart başı gibi incir bahçelerinde çalışmaya başlarız. Önce kuru dalları budarız, ardından çift süreriz. Ramazan olmasına rağmen oruçlu halde çalışıyoruz. Normalde 8-10 saat sürecek işi yaklaşık 3 saatte yapabiliyoruz” dedi. ACEMİ ATLAR USTA ATLARLA YETİŞTİRİLİYOR Genç atların da özel bir yöntemle eğitildiğini anlatan Doğan, usta atların yanında çalıştırılarak deneyim kazandıklarını söyledi. “Bir usta atın yanına acemi bir tayı koşarız. Usta gidip gelirken genç at da işi öğrenir. Bu iş oldukça zahmetlidir. Yılın 12 ayı baktığımız atlar sadece bir ay bizim işimizi görür ama o bir ay çok önemlidir” diye konuştu. GÜNLÜK 8 BİN TL, AYLIK 240 BİN TL KAZANÇ At ile çift sürmenin oldukça yüksek kazanç sağladığını belirten Doğan, buna rağmen işçi bulmakta zorlandıklarını dile getirdi. “Bu işin günlük yevmiyesi 8 bin TL’ye kadar çıkıyor. Günlük 8 bin TL’den hesaplandığında aylık gelir 240 bin TL’ye ulaşabiliyor. Ama buna rağmen çalışacak kimseyi bulamıyoruz. Ege Bölgesi’nde yılın 12 ayı iş var. Günlük çapa yevmiyesi bile 3 bin – 3 bin 500 TL civarında” ifadelerini kullandı. “20 YIL İÇİNDE TAMAMEN BİTEBİLİR” Efeler Ziraat Odası Başkanı Mehmet Kendirlioğlu ise bu işin geleceği konusunda endişeli olduklarını söyledi. Traktörlerin çalışamadığı birçok bölgede hâlâ hayvanlarla çift sürüldüğünü belirten Kendirlioğlu, “Bu işi yapacak insan neredeyse kalmadı. Günlük 7 bin, 8 bin hatta 9 bin TL’ye kadar çıkan yevmiyeler var ama yine de işçi bulunamıyor. Bu işin tecrübesi para ile satın alınamaz. Babadan, dededen öğrenilmesi gerekir. Gençler artık çiftçilik yapmak istemiyor. Eğer böyle giderse 20 yıl içinde bu meslek tamamen bitebilir” dedi. Bölgede bu işi yapan çiftçilerin yaş ortalamasının 55-60 civarında olduğunu belirten Kendirlioğlu, gençlerin tarıma yönelmemesinin sektör açısından ciddi bir risk oluşturduğunu vurguladı.

BAŞKAN TUGAY’DAN KURAKLIK VE TARIM İÇİN İŞ BİRLİĞİ ÇAĞRISI Haber

BAŞKAN TUGAY’DAN KURAKLIK VE TARIM İÇİN İŞ BİRLİĞİ ÇAĞRISI

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay'ın ev sahipliğinde İzmir’deki 22 ilçenin ziraat odaları temsilcileri bir araya geldi. Kültürpark Çetin Emeç Toplantı Salonu'ndaki programda, tarım sektörünü geleceğin krizlerine hazırlamak, tarım ve hayvancılıkta daha modern teknikleri kullanmak için yapılması gerekenler ve iş birliği olanakları değerlendirildi. Ayrıca gıda sağlığı ve gıda krizine ilişkin alınacak tedbirler üzerinde duruldu. Başkan Tugay’a İzmir Büyükşehir Belediyesi Kırsal Çalışma Grubu Danışmanı Prof. Dr. Yusuf Kurucu, İzmir Planlama Ajansı Başkanı Prof. Dr. Koray Velibeyoğlu, İzmir Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı İsmail Mutaf, Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanı Bülent Üngür ve Kırsal Hizmetler Dairesi Başkanı Nehir Yüksel eşlik etti. İzmir'in Türkiye'de tarımda en fazla üretim yapan şehirlerden biri olduğunu anımsatarak başlayan Başkan Dr. Cemil Tugay, “Hayvansal üretimde İzmir genellikle Türkiye’de ikinci sırada. İzmir tarım bölgesi. Aynı zamanda Ege Bölgesi’nin de başkenti. İzmir’de yapılan her şey bölgenin bütününe ya zarar veriyor ya da fayda sağlıyor. Etkileşimi güçlü. O nedenle tarım konusu ciddiye alınmalı. Öncelikle kuraklık, aşırı sıcaklar, don olayları… Bunların hepsi normal olmayan iklim şartlarının ortaya çıktığı durumlar. Bunlar bitmeyecek. Bu konuda yol haritası oluşturmak gerekiyor” dedi. “YENİ ŞARTLARA GÖRE TARIM YAPMAK ZORUNDAYIZ” İklim krizi nedeniyle gelecekte bugünkü gibi tarım yapılmayacağını belirten Başkan Tugay, şunları söyledi: “Yeni şartlara göre tarım yapmak zorundayız. Yaşamak için gıda almak zorundayız. Gıdanın kaynağı tarım. Hayvancılıkta da kritik durumlar var. Artık tarımı doğru şartlarda yapmamız gerekiyor. Ne kadar et ve süt üretmek lazım? Bunların nasıl işlenmesi, saklanması lazım? Bunları iyi planlayamazsak, çiftçi üretemeyecek ve geçimin sağlayamayacak. Diğer tarafta gıda ihtiyacı olan yurttaş, ya çok yüksek fiyatta gıda bulacak ya da bulamayacak. Bunun böyle 'Dur bakalım ne olacak' deyip kendi akışına bırakılmaması lazım.” “YERELLEŞMELİ” İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, sistemden kaynaklı hataların olduğunu belirterek, “İzmir tarımının Ankara'dan yönetilmesi, yani merkeziyetçi yönetim anlayışı yanlış. Sadece tarımla ilgili değil, her konuda böyle. Yönetimler yerelleşmeli. Yerel yönetimlere daha fazla güç verilmeli, yetki tanınmalı ki yerinden yönetilsin” diye konuştu. “UZLAŞI İÇİNDE OLMALIYIZ” İzmir Büyükşehir Belediyesi'nin büyük ve güçlü bir kurum olduğunu Tugay, şunları söyledi: “Tarım konusunun ne kadar önemli, hassas olduğu ortada. Biz bu şehre hizmet edelim, kentin sorunlarına çare üretelim, gelecekte olabilecek problemler için önceden önlem alalım istiyoruz. Bu yolda bize lazım olan önce çiftçilerin birlikleri. Ziraat odaları, kooperatifler, sulama kooperatifleri gibi yapılarla bir arada, uyum içerisinde çalışabilmek. İşin doğrusunu yapmak için fikir birliği ve uzlaşı içerisinde olmalıyız. Bu durum, kırsal bölgelerdeki yaşamı da yakından ilgilendiriyor. Genç nüfus köyde kalmıyor. Çiftçiliği gençler yapmıyor. İl ve ilçe merkezlerine geliyorlar ama düşük ücretli işlerde çalışmak zorunda kalıyorlar. Biz bunu doğru ve adil bulmuyoruz.” “BU ÇALIŞMALARI SİYASİ AMAÇLA YAPMIYORUZ” Köylerin çok ihmal edildiğini de dile getiren İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, kırsal bölgelerde yaşamın zor olduğunu, yurttaşların basit imkânlara dahi ulaşmakta sorun yaşadığını ifade etti. Tugay, “Köylerde çocuklar okuyamıyor. Sanat, kültür faaliyetleri yok. Biz kötü giden iklim şartlarında daha doğru tarımsal üretimin nasıl yapılacağı üzerine çalışırken, kırsal bölgedeki yaşamı daha kaliteli hale getirmek için de uğraşıyoruz. Bunun için sizlerin görüşlerine ihtiyacımız var. Biz herkesin belediyesiyiz. Bu çalışmaları siyasi amaçla yapmıyoruz. Konu ekmek. Böyle giderse aç kalacağız. Bunu hep beraber durduracağız” dedi. “GENÇLERİ YERLERİNDE TUTMAMIZ GEREKİYOR” İzmir Büyükşehir Belediyesi Kırsal Çalışma Grubu Danışmanı Prof. Dr. Yusuf Kurucu da “İzmir Kırsalı ve Tarımın Gelecek Vizyonu” başlığı ile bir sunum yaptı. Yusuf Kurucu, “Kesintisiz gıda üretimi ve gıdaya ulaşmak önemli. Kesintisiz gıdaya ulaşmak için çok şey yapmalıyız ama çok da engel var. Bunların en başında iklim değişikliği geliyor. İklim değişikliği kendini çok hissettirdi. Yağış ve sıcaklık, istenmeyen koşullara doğru bizi götürmeye başladı. Yakın gelecekte sahil bölgelerindeki meyve bahçelerinin bulunduğu topraklar tuzlanacak. Bunların hepsi gıda üretimini kesintiye uğratacak faktörler. Gıda üretiminin de geleceği olan gençleri yerlerinde tutmamız gerekiyor” dedi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.