Yansıtmayan Aynam

Yazının Giriş Tarihi: 08.02.2026 13:58
Yazının Güncellenme Tarihi: 08.02.2026 14:00

Aynada kendimi seyredip coştum.

Ayna verdikçe alkışları daha da sevdi sevgili şapşik kendim.

Aynalar da kendim de büyük yalandı aslında ama o da ayrı.

Bir gün yansıtmayan kara bir ayna gördüm.

Orada gördüğüme bakmaktan imtina ettiğim kendi karanlığımdı.

Karanlık üzerine konuşmakla, karanlığa bakabilmek arasındaki farkı hiçbir zaman idrak edemedim.

Bundan sebep kara aynaya tükürüp güzel yansıtan aynalarıma geri dönmek geçti içimden bir an.

Ve her özgürleşme eylemimin, bir vazgeçişi gerektirdiğini bilmeyi hatırlattı kalp kardeşim.

Gördüm ki kusur, varolmanın imzası. Bana ölümlü olduğumu ve dünyaya tümden yetemeyeceğimi, dünyanın da her daim bizi doyuramayacağını hatırladım.

Kusurlu olduğumun idrakiyle varoluşuma sahip çıkmak yani bütün canlılığımla dolu olarak “Burada ve Dünyada” olmak olgunluk alametiydi aslında.

Ez cümle kusur beni tamam edendir ve kusurlu olmamda bir kusur yok şapşik.

Ve sevgili kendimi ”Dünya” ya açmak aynı zamanda yaralanabilir olmaya da açmaktı aslında.

Yaralanabilir olmak, gelişme ve iyileşmemin de tohumunu içinde barındırıyor.

Yaralanmamak için kapanmak ise belki beni koruyor, ama kendi kurşun geçirmez tabutumun içinde; yaşamadan.

Bir inançtan, bir kişiden, bir topluluktan, bir zaafımdan, bir bağımlılığımdan, hatta adına “Kendim” dediğim varolma biçimimin bazı yönlerinden.

Bu nedenle özgürleşme eylemi bir haddini aşma, onaylanmama riski, kestirme hazlar için diyet, çeperleri zorlama, sesimin gürleşmesini gerektiriyor sanki.

Israr, biteviye dürtme, duramama, kendi talepkar dürtülerimi icra etme, dayatma, sürekli varlığımı hatırlatma, görülme arzusu, memeye yapışma, kendimi başkasının üzerine boca etme, ilişkisel trafik ışıklarına bakmama, narsistik karnavalla coşma hali be sevgili şapşiğim.

Galiba benim hastalığım bu, mütemadiyen ”BEN” demekle sakatlanmış, ruhsal gövdemdeki yarıktan biteviye sızan “Sahte Benlik”. Aşina olduğum varoluş biçimini öldürüp kendimi yeniden doğurabilmek için ise;

O zaman arada kulak vermeliyim içimdeki Zerdüşt’e,

“Dans eden bir yıldız doğurabilmek için kaos olmalı içimde…”

Nesrin Gökpınar

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar (0)
Yükleniyor..
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.