Biilaç Çağı

Yazının Giriş Tarihi: 31.05.2026 16:34
Yazının Güncellenme Tarihi: 31.05.2026 18:13

Hayatın hep enerjik ve sağlıklı süreceği yanılgısını yaşadığım ve kendimi hor kullandığım yıllarda, bir gün ömür boyu ilaca bağımlı olabileceğim aklımın ucundan bile geçmezdi. O dönemde tansiyon ya da şeker gibi rahatsızlıklar için düzenli kullanılan ilaçları sadece yaşını başını almış, ununu eleyip eleğini asmış kişiler kullanır sanırdım. Meğer işin aslı çok farklıymış. Belki de bu durum, çocukluk ya da gençlik yıllarımda, anne-babamın çağında olanları bile yaşlı görmemden kaynaklıydı. Daha sonra, ben de onların yaşına geldiğimde gördüm ki, çok daha erken dönemlerde bile, hatta ender de olsa çocukluk çağında bile ömür boyu düzenli ilaç kullanımını gerektirecek durumlar olabiliyor.

Düzenli kullanılan ilaçların hayatımızı kuşatmasından beri, g0nlük yaşantımızı ilaç saatlerine böler olduk. Güne başlamanın ilk telaşlarından biri de "İlaçlarımı almalıyım" cümlesi oldu artık. Hatta esprileriyle tanıdığımız yakınlarımdan birinin deyimiyle; “Bu nasıl iş yahu? Uyanan ilaca koşuyor.”

Yaşam koşullarının stres yükünü artırarak düzenli ilaç kullanımını gerektirecek hastalıkları körüklemesi, genç yaşta ilaç kullanımının artmasına da sebep oldu. Ülkemizde psikiyatrik ilaç kullanım oranı, verilere göre oldukça yüksek. Tansiyon rahatsızlığının artık çok daha erken yaşlarda başladığına dair haberler görüyoruz.

İlaç endüstrisinin insanı hiçe sayan politikalarının da bunda payı büyük.
Geçenlerde izlediğim bir videoda, Dünya Sağlık Örgütü tarafından, normal tansiyon verilerinin gittikçe daha düşük rakamlara çekildiği, dolayısıyla genetik yapı ya da coğrafi koşullar vb dikkate alınmadan tansiyon ilaçlarına bağımlı olarak yaşayanların sayısının arttığına yönelik bilgiler paylaşılıyordu. İnternet verilerine kuşkuyla yaklaşmak gerektiğini biliyoruz ancak yine de kapitalizmin insanı ezen tavrı karşısında “Bu da olmaz” diyemiyoruz ne yazık ki.

Çok değil, bundan on yıllar önce “Hiperaktivite” ya da ”Dikkat eksikliği” gibi terimleri hiç bilmezken, şimdi sıkça duyar olduk. Daha ilk eğitim döneminde bile çocukların, tanıya bağlı olarak ilaç kullandığına yönelik duyumlar alıyoruz. Üstelik bu sayı az da değil. İlaç kullanımı yanında “Özel eğitim” gibi ayrı bir kazanç alanı da oluşmuş durumda.


Öyle ya da böyle, çocuk, genç ya da yaşlı, ilaca bağımlı bir yaşama mahkum edildiğimiz ortada.

Günlük ilacınızı almayı unutmayın sakın ha! Sağlıcakla kalın.

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar (0)
Yükleniyor..
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.