Çağımızın getirdiği baş döndürücü ve hızlı değişimler şaşırtıcı boyutlara ulaşmış durumda. Yakın zamanda her işimizi yapabilecek robotların evlerimizde bizim yerimizi alacağı söyleniyor. Yapay zekanın gelecekteki sınırlarını şimdiden tahmin etmek zor görünüyor.
Bu hızlı değişim ve tüketim çağından insan da nasibini alıyor elbette. Son yıllarda estetik operasyonlarla neredeyse tek tip görüntüye bürünen yüzler, çağın insanının nereye doğru gittiğinin tehlikeli bir habercisi gibi. Bundan on yıllar önce estetik ameliyatların sadece film yıldızlarında ya da ekran yüzlerinde olduğunu düşünür, hatta bu duruma bile hayretle yaklaşırdık.
İnsanın kendini ifade etme yollarından biri de biçim, yani dış görünüşüdür. Biçim kimi zaman özü gizlemeye çalışsa da, çoğu kez öz hakkında da bilgiler verebilir. Toplumsal kabul gereksinimi insanın kendini iyi hissetmesini de sağlar. Bunun yanında toplumsal kabul gereksinimi onu olmadık davranışlara da sürükleyebiliyor. Estetik bir operasyonun risklerini ve sonrasında çekilen eziyetleri göze almanın çok ciddi bir toplumsal alt yapısı olduğu açık.
“Estetik” yüz ve vücut güzelliği peşinde olan ve bunun için defalarca bıçak altına yatmayı bile göze alanların dilinden düşmeyen bir kavram. Bu nedenle “estetik” sözcüğü çoğu zaman “estetik operasyonlar”ı çağrıştırıyor. Neredeyse adım başı rastladığımız kalkık kaşlar ve burunlar, silikonlu dudaklar çağımız insanının estetik algıları hakkında da ip uçları veriyor. Oysa estetik; “güzel” i araştıran ilke ve değerleri kapsayan bir disiplindir.
Eskiden güzelliği ekonomik koşullar belirlerken, günümüz kadınının vücut estetiğini modacılar belirlemektedir. Son yüzyılda kadın estetiğinin sıfır bedenlerle ölçülendirildiğini unutmayalım. Bu durum gelecekte robotların egemenliği ile değişime uğrayarak, güzellik algısını robotların biçim ve yüzleri, yani kusursuzluk belirleyecek gibi görünüyor.
Zaman değiştikçe insanlardaki eğilimlerin değişmesi de doğal elbette. Değişmeyen tek şeyin değişimin kendisi olduğu gerçeğini unutmamalı. Ancak gittikçe aynı tip insanların etrafta dolaşmaya başlayacağı günler düşünülünce, insanlarda da robotlara doğru bir gidiş mi olacak sorusu da yersiz değil. Aynı yüzlerin, yani aynı biçimlerin içindeki farklı “öz” ve özelliklerin nasıl davranacağını kestirmek, dolayısıyla insanları tanımak, anlamak da zor olacaktır düşüncesindeyim. Tıpkı içi boş, dışı alımlı portakallar gibi.
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Oya Gündüz Aksu
Es-tetik!
Çağımızın getirdiği baş döndürücü ve hızlı değişimler şaşırtıcı boyutlara ulaşmış durumda. Yakın zamanda her işimizi yapabilecek robotların evlerimizde bizim yerimizi alacağı söyleniyor. Yapay zekanın gelecekteki sınırlarını şimdiden tahmin etmek zor görünüyor.
Bu hızlı değişim ve tüketim çağından insan da nasibini alıyor elbette. Son yıllarda estetik operasyonlarla neredeyse tek tip görüntüye bürünen yüzler, çağın insanının nereye doğru gittiğinin tehlikeli bir habercisi gibi. Bundan on yıllar önce estetik ameliyatların sadece film yıldızlarında ya da ekran yüzlerinde olduğunu düşünür, hatta bu duruma bile hayretle yaklaşırdık.
İnsanın kendini ifade etme yollarından biri de biçim, yani dış görünüşüdür. Biçim kimi zaman özü gizlemeye çalışsa da, çoğu kez öz hakkında da bilgiler verebilir. Toplumsal kabul gereksinimi insanın kendini iyi hissetmesini de sağlar. Bunun yanında toplumsal kabul gereksinimi onu olmadık davranışlara da sürükleyebiliyor. Estetik bir operasyonun risklerini ve sonrasında çekilen eziyetleri göze almanın çok ciddi bir toplumsal alt yapısı olduğu açık.
“Estetik” yüz ve vücut güzelliği peşinde olan ve bunun için defalarca bıçak altına yatmayı bile göze alanların dilinden düşmeyen bir kavram. Bu nedenle “estetik” sözcüğü çoğu zaman “estetik operasyonlar”ı çağrıştırıyor. Neredeyse adım başı rastladığımız kalkık kaşlar ve burunlar, silikonlu dudaklar çağımız insanının estetik algıları hakkında da ip uçları veriyor. Oysa estetik; “güzel” i araştıran ilke ve değerleri kapsayan bir disiplindir.
Eskiden güzelliği ekonomik koşullar belirlerken, günümüz kadınının vücut estetiğini modacılar belirlemektedir. Son yüzyılda kadın estetiğinin sıfır bedenlerle ölçülendirildiğini unutmayalım. Bu durum gelecekte robotların egemenliği ile değişime uğrayarak, güzellik algısını robotların biçim ve yüzleri, yani kusursuzluk belirleyecek gibi görünüyor.
Zaman değiştikçe insanlardaki eğilimlerin değişmesi de doğal elbette. Değişmeyen tek şeyin değişimin kendisi olduğu gerçeğini unutmamalı. Ancak gittikçe aynı tip insanların etrafta dolaşmaya başlayacağı günler düşünülünce, insanlarda da robotlara doğru bir gidiş mi olacak sorusu da yersiz değil. Aynı yüzlerin, yani aynı biçimlerin içindeki farklı “öz” ve özelliklerin nasıl davranacağını kestirmek, dolayısıyla insanları tanımak, anlamak da zor olacaktır düşüncesindeyim. Tıpkı içi boş, dışı alımlı portakallar gibi.