Evler ve Korkutan Şeyler

Yazının Giriş Tarihi: 17.03.2026 09:50
Yazının Güncellenme Tarihi: 17.03.2026 09:52

İçinde yaşayanlar olduğu sürece, evler de soluk alır. Hatta anne sıcaklığıyla uğurlar evlatlarını her sabah. Ya da akşam dönüşlerinde sonuna kadar açar kapılarını, sarıp sarmalar sıcacık kollarıyla. Her gün aynı saatte nefesini tutup heyecanla bekler konuklarını. Olur da bekledikleri gelmezse asar suratını, hüzünlenir. Yalnızlığı, terk edilmişliği sevmez onlar da.

Bir evin en çok korktuğu nedir diye sorsalar, önce yangınlar gelir aklıma. Yavaş yavaş küle dönerken canı yanar onların da cayır cayır. Yanan sadece ev değildir, kim bilir kaç ömüre tanıklık etmiş duvarlar, kapılar, eşyalardır.

Depremlerden de korkar evler. Ağır bir gürültüyle sarsılınca, ayakta kalabilme çabası kolay iş değildir. Yıkılmamak, evlatlarını koruyabilmek için elinden geleni yapar evler. Olur da başaramazsa, utançla başını yere eğer. Vaktinden önce ölmeyi diler.

Ama en çok savaş korkutur evleri. Dur durak bilmez bir ölüm potansiyelidir onlar.
Doymak bilmez açlığıyla hem evlerin, hem her şeyin katilidir savaşlar. Her sabah olağan günaydınların, cıvıl cıvıl okul bahçelerinin, akşam, günü omuzlayıp eve dönen yorgun adımların, sevinçlerin, umutların katilidir. Bununla da yetinmez üstelik. Harabeye çevirdiği kentin tamamının nefesi tükenmeden vazgeçmez öldürmekten.

Hırsızlar da kabusudur evlerin. İzinsiz kapısını araladığında ya da kırdığında kilidini yabancı bir el, korkuyla irkilir evler.

Hepsi bir yana, bir evi asıl korkutan terk edilmektir. Anılar da koridor ve odalarda bir hayalet gibi koşuşturmayı bırakır zamanla. Yavaş yavaş ölür ıssızlığın koynunda evler. Hele bir de komşu evlerin cıvıl cıvıl konuklarını gördükçe, kendini içten içe kemirir. Evler asıl terk edildiğinde yıkılır.

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar (0)
Yükleniyor..
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.