Hizmetçi Ruhlu Kadınlar

Yazının Giriş Tarihi: 02.02.2026 16:17
Yazının Güncellenme Tarihi: 02.02.2026 22:20

Yıllardır aklımda, bu başlık altında bir kitap yayımlama isteği dönüp duruyordu. Hatta pek çok arkadaşıma da dillendirmiştim bunu. Ancak başka proje ve çalışmalar önüne geçtiği için yazık ki gerçekleştiremedim bu isteğimi. Olur ya! Bakarsınız ilerde ete kemiğe bürünmüş bir kitap olarak çıkıverir karşımıza.

Kadın olmanın toplumsal arka planında daha çok hizmet etmek, derleyip toplamak, düzene sokmak var. Toplumun daha kundağını biçmeden önce kadına biçtiği rollerden biri, hatta belki de en önemlisi bu. Yıllar önce Güneydoğu’da görev yaptığımız dönemde tanıdığım bir ailenin, birbirine yakın ve üstelik ikisi de çocuk yaşta olan iki ferdinden, erkek olana, kız kardeşi hizmet etmekle yükümlüydü. Ağabeyinin bir işaretiyle koşarak su getiriyor, ayakkabılarını, giysilerini hazırlıyor, onu memnun etmek için ne gerekiyorsa yapıyordu. Ağabeyi, daha çocuk olmasına rağmen, erkek olduğu için evde yan gelip yatma hakkını çoktan elde etmişti.

Bizim kuşağımız da benzer düşüncelerle ve beklentilerle yetiştirildi. Daha baştan annemiz evin hemen bütün işlerinden sorumluyken, biz de onunla benzer sorumlulukları sessizce aldık. Erkek çocukların ev işlerini üstlenme gibi bir derdi yoktu. Hatta yataklarını toplama işi de çoğu zaman annelere ve kızlarına kalıyordu. İşin ilginç yanı, bunun çok normal olduğunu, aksinin beklenmesinin de abes olacağını düşünmemizdi.

Burada asıl dikkat çekilmesi gereken konu; kadınların kadınlara karşı tutumu idi. O yıllarda yemek dahil ev işlerinde kocasından yardım alan bir kadın, yine hemcinsleri tarafından yargılanıyor, eleştiriliyor, dedikodu konusu oluyordu. Hatta bugün bile, kadınlarla ilgili bazı konularda, yine kadınlar en acımasız yargıçlara dönüşebiliyor.

Zamanla işler ve roller değişiyor tabii. Şimdi durum biraz daha farklı. Yeni dönemler, yeni alışkanlıklar ve değerleri de beraberinde getiriyor haliyle. Şu anki duruma baktığımızda ortak yaşam alanlarında işi gücü paylaşma eğilimi daha fazla. Olması gereken de bu elbette.

Kadınların çalışma hayatına girerek, ekonomik bağımsızlıklarını elde etmelerinden sonra bile hem ev sorumluluğu, hem de iş sorumluluğunu tek başlarına sürdürme becerisi beklendi. Bu nedenle hep söylediğim gibi “geçiş dönemi”nin kadınlarıyız bizler. Ataerkilliği aşamayan toplumumuzda, bugün bile, kimi yerlerde bu beklentinin sürdüğünü tahmin etmek zor değil.

Bu denli sorumluluk duygusu ile yetiştirilen neslin kadınları, eminim ki tüm dünyanın sorunlarını çözme niyetiyle bakıyorlardır hayata. Hatta bu hizmetçi ruhlu kadınlar, bırakın evdeki nevresim ve perdeleri, dağı taşı ütüleme niyetinde bile olabilir. Bana kalırsa bizim kuşağın asıl sorunu da bu. Her şeyi üstlenerek, hizmetçi rolünü doğallıkla, hatta fark etmeden kabul etmek ve her sorunu çözmek zorunda olduğunu düşünmek…

Oysa ivedilikle yapmamız gereken; heyecan ve aceleyle işe koyulmadan önce, ”Ben ne yapıyorum?” diye şöyle bir sakince durup düşünmek.

Bunu başarabilme umuduyla, hepimize kolaylıklar diliyorum.

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar (0)
Yükleniyor..
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.