ROJİN KABAİŞ DOSYASINDA YENİ GELİŞME: ADLİ TIP RAPORU NE DİYOR?
ROJİN KABAİŞ DOSYASINDA YENİ GELİŞME: ADLİ TIP RAPORU NE DİYOR?
Van'da hayatını kaybeden Rojin Kabaiş'in otopsisinde Rocuronium ve Ornidazole tespit edildi.
Haber Giriş Tarihi: 26.08.2026 18:37
Haber Güncellenme Tarihi: 26.08.2026 18:48
Kaynak:
Haber Merkezi- Editör: Erdinç Ulutaş
Van’da 2024 yılında hayatını kaybeden üniversite öğrencisi Rojin Kabaiş’in ölümüyle ilgili soruşturmada, otopside tespit edilen ilaçlara ilişkin yeni değerlendirmeler gündeme geldi. Kabaiş ailesinin avukatı Abdurrahman Karabulut’un ilaçların ölümde kullanılmış olabileceği yönündeki iddialarının ardından, Adli Tıp Kurumu raporundaki değerlendirmeler yeniden tartışılmaya başlandı.
OTOPSİDE İKİ FARKLI İLAÇ TESPİT EDİLDİ
Rojin Kabaiş’in 15 Ekim 2024’te Van Gölü kıyısında bulunan cenazesi üzerinde yapılan incelemelerde Rocuronium ve Ornidazole adlı iki ilaç etken maddesine rastlandığı bildirildi.
Ailenin avukatı Karabulut, özellikle Rocuronium maddesinin tespit edilmesine dikkat çekerek, bunun ölüm olayının yeniden değerlendirilmesi gerektiğini gösteren önemli bir bulgu olduğunu savundu.
AVUKATTAN “İLAÇLA ETKİSİZ HALE GETİRİLDİ” İDDİASI
Karabulut, Rocuronium’un güçlü bir kas gevşetici olduğunu ve solunum kaslarını da etkileyebildiğini belirterek, söz konusu maddenin Kabaiş’e ölümünden kısa süre önce verilmiş olabileceğini öne sürdü.
Avukat, otopsi bulguları ile Kabaiş’in daha önce geçirdiği ameliyatın kayıtlarının birlikte incelenmesi gerektiğini ifade etti. Bu değerlendirmeler üzerinden genç öğrencinin ilaç verilerek etkisiz hale getirilmiş olabileceği iddiasını gündeme taşıdı.
ADLİ TIP RAPORUNDA AMELİYAT DETAYI
Adli Tıp Kurumu raporunda ise Rocuronium maddesinin Kabaiş’in 11 Eylül 2024 tarihinde geçirdiği ameliyat sırasında anestezi amacıyla kullanılmış olabileceği belirtildi.
Raporda, bu maddenin vücutta daha uzun süre kalabileceğine ilişkin değerlendirmeye yer verildiği ve Kabaiş’in ameliyatı ile otopsi arasındaki sürenin dikkate alınması gerektiği aktarıldı. Bu nedenle maddenin tespit edilmesinin tek başına dışarıdan ilaç verilerek öldürülme sonucunu doğurmadığı bildirildi.
ZEHİRLENMEYE İLİŞKİN TIBBİ DELİL BULUNMADI
Adli Tıp Kurumu’nun değerlendirmesinde otopsi kapsamında araştırılan toksik maddelere rastlanmadığı belirtildi. Tespit edilen Ornidazole maddesinin ise enfeksiyon tedavisinde kullanılan bir ilaç etken maddesi olduğu kaydedildi.
Raporda ayrıca belirlenen alkol seviyesinin ölümcül düzeyde olmadığı ve bunun çürüme süreciyle bağlantılı olabileceği değerlendirildi. Mevcut bulguların birlikte ele alınması sonucunda Kabaiş’in zehirlenerek öldürüldüğünü gösteren tıbbi bir delil bulunmadığı ifade edildi.
SORUŞTURMADA YENİ İDDİALAR TARTIŞILIYOR
Rojin Kabaiş’in 27 Eylül 2024’te kaybolmasının ardından başlatılan soruşturma, genç öğrencinin cansız bedeninin 18 gün sonra Van Gölü kıyısında bulunmasıyla farklı bir boyut kazanmıştı.
Son gelişmeyle birlikte otopside tespit edilen maddeler yeniden gündeme gelirken, aile avukatının iddiaları ile Adli Tıp Kurumu’nun raporundaki değerlendirmeler arasında farklılık bulunduğu görülüyor. Dosyadaki yeni iddiaların soruşturmanın ilerleyen aşamalarında nasıl değerlendirileceği merak konusu.
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
ROJİN KABAİŞ DOSYASINDA YENİ GELİŞME: ADLİ TIP RAPORU NE DİYOR?
Van'da hayatını kaybeden Rojin Kabaiş'in otopsisinde Rocuronium ve Ornidazole tespit edildi.
Van’da 2024 yılında hayatını kaybeden üniversite öğrencisi Rojin Kabaiş’in ölümüyle ilgili soruşturmada, otopside tespit edilen ilaçlara ilişkin yeni değerlendirmeler gündeme geldi. Kabaiş ailesinin avukatı Abdurrahman Karabulut’un ilaçların ölümde kullanılmış olabileceği yönündeki iddialarının ardından, Adli Tıp Kurumu raporundaki değerlendirmeler yeniden tartışılmaya başlandı.
OTOPSİDE İKİ FARKLI İLAÇ TESPİT EDİLDİ
Rojin Kabaiş’in 15 Ekim 2024’te Van Gölü kıyısında bulunan cenazesi üzerinde yapılan incelemelerde Rocuronium ve Ornidazole adlı iki ilaç etken maddesine rastlandığı bildirildi.
Ailenin avukatı Karabulut, özellikle Rocuronium maddesinin tespit edilmesine dikkat çekerek, bunun ölüm olayının yeniden değerlendirilmesi gerektiğini gösteren önemli bir bulgu olduğunu savundu.
AVUKATTAN “İLAÇLA ETKİSİZ HALE GETİRİLDİ” İDDİASI
Karabulut, Rocuronium’un güçlü bir kas gevşetici olduğunu ve solunum kaslarını da etkileyebildiğini belirterek, söz konusu maddenin Kabaiş’e ölümünden kısa süre önce verilmiş olabileceğini öne sürdü.
Avukat, otopsi bulguları ile Kabaiş’in daha önce geçirdiği ameliyatın kayıtlarının birlikte incelenmesi gerektiğini ifade etti. Bu değerlendirmeler üzerinden genç öğrencinin ilaç verilerek etkisiz hale getirilmiş olabileceği iddiasını gündeme taşıdı.
ADLİ TIP RAPORUNDA AMELİYAT DETAYI
Adli Tıp Kurumu raporunda ise Rocuronium maddesinin Kabaiş’in 11 Eylül 2024 tarihinde geçirdiği ameliyat sırasında anestezi amacıyla kullanılmış olabileceği belirtildi.
Raporda, bu maddenin vücutta daha uzun süre kalabileceğine ilişkin değerlendirmeye yer verildiği ve Kabaiş’in ameliyatı ile otopsi arasındaki sürenin dikkate alınması gerektiği aktarıldı. Bu nedenle maddenin tespit edilmesinin tek başına dışarıdan ilaç verilerek öldürülme sonucunu doğurmadığı bildirildi.
ZEHİRLENMEYE İLİŞKİN TIBBİ DELİL BULUNMADI
Adli Tıp Kurumu’nun değerlendirmesinde otopsi kapsamında araştırılan toksik maddelere rastlanmadığı belirtildi. Tespit edilen Ornidazole maddesinin ise enfeksiyon tedavisinde kullanılan bir ilaç etken maddesi olduğu kaydedildi.
Raporda ayrıca belirlenen alkol seviyesinin ölümcül düzeyde olmadığı ve bunun çürüme süreciyle bağlantılı olabileceği değerlendirildi. Mevcut bulguların birlikte ele alınması sonucunda Kabaiş’in zehirlenerek öldürüldüğünü gösteren tıbbi bir delil bulunmadığı ifade edildi.
SORUŞTURMADA YENİ İDDİALAR TARTIŞILIYOR
Rojin Kabaiş’in 27 Eylül 2024’te kaybolmasının ardından başlatılan soruşturma, genç öğrencinin cansız bedeninin 18 gün sonra Van Gölü kıyısında bulunmasıyla farklı bir boyut kazanmıştı.
Son gelişmeyle birlikte otopside tespit edilen maddeler yeniden gündeme gelirken, aile avukatının iddiaları ile Adli Tıp Kurumu’nun raporundaki değerlendirmeler arasında farklılık bulunduğu görülüyor. Dosyadaki yeni iddiaların soruşturmanın ilerleyen aşamalarında nasıl değerlendirileceği merak konusu.
Kaynak: Haber Merkezi- Editör: Erdinç Ulutaş
En Çok Okunan Haberler