#Adalet Bakanlığı

- Adalet Bakanlığı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Adalet Bakanlığı haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

NOTERLİKLERDE PARMAK İZİYLE KİMLİK DOĞRULAMA DÖNEMİ BAŞLIYOR Haber

NOTERLİKLERDE PARMAK İZİYLE KİMLİK DOĞRULAMA DÖNEMİ BAŞLIYOR

Noterlik işlemlerinde kimlik güvenliğini artıracak yeni bir uygulama hayata geçiriliyor. Adalet Bakanlığı’nın yazısının ardından Türkiye Noterler Birliği, yeni nesil T.C. Kimlik Kartı ile parmak izinin birlikte kullanıldığı doğrulama sisteminin noterliklerde yaygınlaştırılacağını açıkladı. KİMLİK SAHİBİ DE DOĞRULANACAK Yeni uygulamayla noterlikte işlem gerçekleştiren kişinin kimliği, çipli T.C. Kimlik Kartı ve parmak izi kullanılarak kontrol edilecek. Böylece yalnızca kimlik kartının geçerli olup olmadığı değil, kartı kullanan kişinin gerçekten kimlik sahibi olup olmadığı da doğrulanacak. Sistemin özellikle sahte kimlik kullanılarak yapılan işlemlerin önüne geçmesi ve vatandaşların olası hak kayıplarının engellenmesi hedefleniyor. PARMAK İZİ VERİSİ KAYDEDİLMEYECEK Elektronik Kimlik Doğrulama Sistemi (EKDS) kapsamında çalışan uygulamada biyometrik verinin herhangi bir sunucuya gönderilmediği, kaydedilmediği veya saklanmadığı belirtildi. Kimlik doğrulamasının cihaz üzerinde anlık olarak gerçekleştirildiği ifade edilirken, bu yöntemle işlem güvenliğinin artırılması ve kişisel verilerin gereksiz şekilde işlenmesinin önüne geçilmesi amaçlanıyor. NOTERLİKLERDE YAYGINLAŞTIRILACAK Türkiye Noterler Birliği’nin 11 Ağustos 2026 tarihli yazısıyla noterliklerde kullanımının yaygınlaştırılması gündeme gelen sistemin, İçişleri Bakanlığı EKDS Yönetmeliği kapsamında gerekli Ortak Kriterler ve TSE Uygunluk belgelerine sahip cihazlarla çalıştığı bildirildi. SAHTECİLİĞE KARŞI TEKNOLOJİK ÖNLEM biOnay Kurucu Ortağı ve Genel Müdürü Ümit Yaşar Usta, biyometrik doğrulamanın noterlik işlemlerinde önemli bir güvenlik katmanı oluşturduğunu söyledi. Usta, sahtecilikten kaynaklanan mağduriyetlerin önlenmesinde teknolojinin kritik rol oynadığını belirterek aynı sistem üzerinden tapu müdürlükleri, bazı bankalar ve noterliklerde milyonlarca doğrulama gerçekleştirildiğini ifade etti. Yeni uygulamanın ülke genelinde yaygınlaştırılmasıyla noterlik işlemlerinde kimlik güvenliğinin daha üst seviyeye çıkarılması bekleniyor.

FENERBAHÇE TAKIM OTOBÜSÜ SALDIRISINDA 5 GÖZALTI Haber

FENERBAHÇE TAKIM OTOBÜSÜ SALDIRISINDA 5 GÖZALTI

Fenerbahçe futbol takımını taşıyan otobüse 4 Nisan 2015'te Trabzon'da düzenlenen silahlı saldırıya ilişkin soruşturma, yeni teknolojik incelemeler ve HTS ile baz istasyonu analizlerinden elde edildiği belirtilen bulgular üzerine yeniden ele alındı. Adalet Bakanı Gürlek, Trabzon'da 5 şüpheliye yönelik operasyon gerçekleştirildiğini açıkladı. Fenerbahçe takım otobüsü'ne 2015 yılında gerçekleştirilen ve otobüs şoförünün ağır yaralandığı silahlı saldırıyla ilgili soruşturmada 11 yıl sonra yeni bir gelişme yaşandı. Adalet Bakanlığı bünyesinde Ceza İşleri Genel Müdürlüğüne bağlı kurulan Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığının çalışmaları kapsamında dosyanın yeniden incelendiği bildirildi. Adalet Bakanlığının güncel resmi yayınlarında Gürlek'in Adalet Bakanı olarak görev yaptığı görülüyor. YENİ HTS VE BAZ İSTASYONU ANALİZLERİ YAPILDI Paylaşılan açıklamaya göre, dosyadaki deliller yeni teknolojik imkanlar ve güncel inceleme yöntemleri kullanılarak yeniden değerlendirildi. Trabzon Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturmada yapılan HTS ve baz istasyonu analizleri sonucunda elde edilen yeni bulgular doğrultusunda 5 şüpheliye yönelik operasyon gerçekleştirildi. Şüphelilerin adreslerinde arama ve el koyma işlemlerinin yapıldığı, adli sürecin başlatıldığı bildirildi. BAKAN GÜRLEK: SÜRECİ SONUNA KADAR TAKİP EDECEĞİZ Bakan Gürlek, soruşturmanın amacının saldırının arkasındaki kişi veya kişileri somut delillerle ortaya çıkarmak olduğunu belirterek, spor alanındaki şiddete karşı tavırlarının açık olduğunu ifade etti. Gürlek, "Türk futbol camiasının ve milletimizin yıllardır cevabını beklediği soruların aydınlatılması için süreci sonuna kadar takip edeceğiz. Ne herhangi bir kişi veya topluluğun haksız yere töhmet altında bırakılmasına ne de herhangi bir saldırının faili meçhul kalmasına izin vereceğiz" ifadelerini kullandı. SALDIRI 4 NİSAN 2015'TE GERÇEKLEŞMİŞTİ Fenerbahçe futbol takımını taşıyan otobüs, 4 Nisan 2015'te Trabzon'da silahlı saldırıya uğramış, saldırıda otobüs şoförü ağır yaralanmıştı. Futbolcular ve kulüp görevlileri ise olaydan yara almadan kurtulmuştu.

TEKLİF İMZAYA AÇILDI: ÇERÇEVE YASA NELERİ KAPSIYOR? Haber

TEKLİF İMZAYA AÇILDI: ÇERÇEVE YASA NELERİ KAPSIYOR?

"Terörsüz Türkiye" süreci kapsamında hazırlanan çerçeve yasa teklifine ilişkin çalışmalar sürerken, taslak metinde yer aldığı belirtilen düzenlemelerin ayrıntıları netleşmeye başladı. Taslakta, silah bırakan örgüt mensuplarına yönelik denetimli serbestlik uygulaması, süreci yönetecek özel bir komisyonun kurulması ve topluma kazandırma mekanizmalarına ilişkin hükümler yer alıyor. Cumhurbaşkanlığı, Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Başkanlığı ve Adalet Bakanlığı'nın ortak çalışmasıyla hazırlanan taslak metin üzerinde değerlendirmeler sürüyor. TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş da siyasi partilerle görüşerek teklif hakkında görüş alışverişinde bulundu. SİYASİ PARTİLERLE İSTİŞARE SÜRECİ YÜRÜTÜLÜYOR TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş'un, hazırlanan taslakla ilgili görüş almak amacıyla MHP, DEM Parti, Yeni Yol ve CHP gruplarını ziyaret ettiği belirtildi. Görüşmelerin ardından, AK Parti kurmaylarının önerileri doğrultusunda teklif metninde bazı değişiklikler yapılabileceği ifade ediliyor. SÜRECİ YÖNETECEK KOMİSYON KURULACAK Taslakta, örgütün silah bırakma sürecinin izlenmesi, koordinasyonu ve örgüt mensuplarının topluma kazandırılması amacıyla özel bir komisyon oluşturulması öngörülüyor. Komisyonun rehabilitasyon, istihdam ve uyum süreçlerini yürüteceği, başkanının Cumhurbaşkanı tarafından atanacağı, üyelerinin ise ilgili bakanlıklarca belirleneceği ifade ediliyor. Taslağa göre, örgütün silah bıraktığı ve faaliyetlerine son verdiği hususu da Cumhurbaşkanlığı kararıyla resmiyet kazanacak. DENETİMLİ SERBESTLİK DÜZENLEMESİ Taslakta, silah ve şiddet eylemlerini bıraktığını beyan eden örgüt mensuplarının Ankara'daki ağır ceza mahkemelerinde yargılanması ve belirli şartlar altında denetimli serbestlikten yararlanabilmesi öngörülüyor. Buna göre: "Kasten öldürme" ve "işkence" gibi ağır suçlar düzenleme kapsamı dışında tutulacak."Terör örgütüne üye olma" ve "örgüt propagandası" gibi suçlardan yargılananlar için denetimli serbestlik uygulanabilecek.Cezası 10 yıldan az olan suçlarda 4 yıl, 10 yılı aşan suçlarda ise 6 veya 7 yıl denetimli serbestlik süresi öngörülüyor.Belirlenen süre içinde yeniden suç işlemeyenlerin cezalarının infaz edilmiş sayılması planlanıyor.Denetimli serbestlik süresinde yeniden suç işlenmesi halinde hem yeni hem de önceki cezaların infaz edileceği belirtiliyor.Alınacak kararlara karşı yargı yolunun açık olacağı ifade ediliyor.Öcalan'a ilişkin özel hüküm bulunmuyor Taslak metinde, Abdullah Öcalan'ın statüsüne ilişkin özel bir düzenleme yer almadığı belirtiliyor. DEM Parti Eş Genel Başkanları Tülay Hatimoğulları ve Tuncer Bakırhan'ın, TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş ile yaptıkları görüşmenin ardından Öcalan'ın çalışma ve iletişim koşullarına ilişkin düzenleme talebini dile getirdiği aktarılırken, iktidar kanadının mevcut aşamada bu konuda adım atmaya sıcak bakmadığı ifade ediliyor. SÜRE SINIRI ÖNGÖRÜLÜYOR Taslakta ayrıca süreçte görev alacak kamu görevlilerine hukuki koruma sağlanması ve terör mağdurlarının tazminat haklarının korunmasına yönelik düzenlemeler de yer alıyor. Hazırlanan çerçeve yasanın 3 ila 4 yıllık bir uygulama süresi içermesi, ihtiyaç halinde ise TBMM kararıyla en fazla dört kez altışar aylık sürelerle uzatılabilmesi öngörülüyor. Not: Söz konusu düzenlemeler, kamuoyuna yansıyan taslak metin ve iddialara dayanıyor. Nihai içerik, TBMM'ye sunulacak yasa teklifinin ardından netlik kazanacak.

KENDİSİNDEN OLMAYAN ÇOCUK İÇİN MAHKEMEYE BORÇLU ÇIKTI Haber

KENDİSİNDEN OLMAYAN ÇOCUK İÇİN MAHKEMEYE BORÇLU ÇIKTI

İstanbul Pendik'te yaşayan Muhammet Emin Turan, çekişmeli boşanma sürecinde eski eşinin başkasından dünyaya getirdiği çocuğu soybağının reddi davasıyla nüfusundan sildirdi. DNA testiyle çocuk'un biyolojik babası olmadığını kanıtlayan çaresiz adam, davanın sonunda gelen 45 bin TL’lik mahkeme ve kayyum masrafı kararıyla hayatının şokunu yaşadı. EVLİLİK SÜRERKEN DOĞDU, OTOMATİK NÜFUSA YAZILDI Turan’ın 2019 yılında başlayan ve 2023'te kesinleşen boşanma davası devam ederken, eski eşi Aysel K. evlilik dışı ilişkisinden bir çocuk dünyaya getirdi. Türk Medeni Kanunu gereği evlilik birliği sürdüğü için çocuk otomatik olarak Muhammet Emin Turan’ın nüfusuna kaydedildi. Durumu fark eden Turan, Adli Tıp Kurumu raporu ve DNA testiyle çocuğun kendisinden olmadığını hukuken ispatladı. "HEM MAĞDURUM HEM DE 45 BİN TL ÖDEMEM İSTENİYOR" Dava sürecinde çocuğun haklarını korumak amacıyla mahkemece atanan kayyum masrafları ve vekalet ücreti, davanın sonunda davalı taraflara yani Turan'a da borç olarak çıkarıldı. Yaşanan mağduriyete tepki gösteren Turan, "Haberim olmadan nüfusuma geçirilen, biyolojik babası olmadığım çocuğun mahkeme ve kayyum masrafını benden istiyorlar. Benim hiçbir suçum yok ama 45 bin TL vekalet ücretini ödemem isteniyor. Adalet Bakanlığı’ndan yardım bekliyorum" dedi. "VELAYETİ BENDE OLAN ÇOCUKLARIN NAFAKASINI DAHİ ALAMIYORUM" Evliliklerinden olan iki çocuğunun velayetinin kendisinde olduğunu ve eski eşinin 2019'dan bu yana mahkemenin hükmettiği nafakayı ödemediğini belirten Turan, "Erkek ödemeyince anında işlem yapılıyor, anne ödemeyince neden bir şey yapılmıyor? Biyolojik babası olmadığım çocuğun borcu bana yüklenirken, kendi çocuklarımın nafakasını alamıyorum" diyerek yetkililere seslendi.

BEYAZ ET SEKTÖRÜNDEKİ 13 ŞİRKETE KAYYUM ATANDI Haber

BEYAZ ET SEKTÖRÜNDEKİ 13 ŞİRKETE KAYYUM ATANDI

Beyaz et sektörüne de kayyum atandı. Fiyatlarındaki dalgalanmalar ve özellikle yaz ayları öncesi kanat fiyatlarındaki artış bakanlığı harekete geçirdi. Adalet Bakanı Akın Gürlek, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, vatandaşların temel gıda ürünlerine adil, güvenli ve makul koşullarda ulaşabilmesi ile tüketici haklarının korunmasının öncelikli konular arasında yer aldığını belirtti. Adalet, İçişleri, Ticaret ile Hazine ve Maliye bakanlıklarının bu hedef doğrultusunda koordinasyon içerisinde hareket ettiğini ifade eden Gürlek, beyaz et sektöründe piyasa işleyişini bozarak haksız fiyat artışlarına ve tüketici mağduriyetine yol açtığı değerlendirilen eylemlere yönelik İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde 8 ilde eş zamanlı operasyon gerçekleştirildiğini kaydetti. Soruşturma kapsamında milletin temel gıda tedarik zincirinin kesintiye uğramaması ve ticari faaliyetlerin hukuka uygun, şeffaf ve denetlenebilir şekilde sürdürülebilmesi amacıyla 13 şirkete denetim kayyum atandığını belirten Gürlek, serbest rekabet ortamını ihlal ederek fiyatları tüketici aleyhine yönlendirdiği değerlendirilen 32 şüpheli hakkında da gözaltı, arama ve el koyma işlemleri uygulandığını aktardı. Hukuk devleti ilkeleri çerçevesinde vatandaşların ekonomik haklarını zedeleyen, piyasa düzenini bozmaya teşebbüs eden ve haksız kazanç sağlamaya yönelik hiçbir usulsüzlüğe müsamaha gösterilmeyeceğini vurgulayan Gürlek, soruşturmayı yürüten İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına, operasyonları gerçekleştiren İstanbul İl Emniyet Müdürlüğüne, ayrıca süreçte katkı sunan Rekabet Kurumu, Piyasa Gözetimi ve Denetimi Genel Müdürlüğü ve Mali Suçları Araştırma Kurulu yetkililerine teşekkür etti.

ÖZGÜR ÖZEL VE 5 CHP'Lİ İSİM HAKKINDA YETKİSİZLİK KARARI Haber

ÖZGÜR ÖZEL VE 5 CHP'Lİ İSİM HAKKINDA YETKİSİZLİK KARARI

Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı, 2024 yerel seçimleri öncesinde Antalya Büyükşehir Belediye Başkan adaylığı sürecine ilişkin para talebi ve teslimi iddiaları kapsamında yürütülen soruşturmada, CHP Genel Başkanı Özgür Özel ile 5 CHP’li milletvekili hakkında yetkisizlik kararı verdi. Dosya, fezleke sürecinin değerlendirilmesi amacıyla Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’na gönderildi. Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı Terör ve Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosu tarafından yürütülen soruşturmanın, yerel seçimler öncesindeki aday belirleme sürecine ilişkin iddiaları kapsadığı belirtildi. PARA TALEBİ VE TESLİMİ İDDİASI Soruşturma dosyasında, CHP Genel Merkezi’nde para talep edildiği, söz konusu paranın temin edilerek Ankara’da teslim edildiği ve sürecin çeşitli görüşmelerle koordine edildiğine yönelik iddiaların yer aldığı öğrenildi. Dosyada bulunan beyanlara göre, adaylık süreci kapsamında 1 milyon euro talep edildiği ve bu paranın CHP Genel Merkezi ile bağlantılı olduğu öne sürülen bir kişiye teslim edildiği iddia edildi. Başsavcılık tarafından yapılan değerlendirmede, dosyada yer alan tanık anlatımları, HTS ve baz kayıtları ile diğer delillerin birlikte incelendiği kaydedildi. HTS VE BAZ KAYITLARI İNCELENDİ Soruşturmada, para tesliminin gerçekleştiği öne sürülen tarihlerde tarafların Ankara’da, özellikle CHP Genel Merkezi çevresinde yoğun iletişim trafiği içinde olduklarının değerlendirildiği belirtildi. Bazı milletvekilleri ile şüpheliler arasında aynı zaman diliminde gerçekleşen görüşmelerin de dosyadaki iddialarla birlikte değerlendirildiği ifade edildi. DOSYA ANKARA’YA GÖNDERİLDİ Savcılık, Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeleri hakkında yürütülecek soruşturmalarda yetkinin Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 161/9. maddesi gereği Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’na ait olduğunu belirtti. Bu kapsamda CHP Genel Başkanı Özgür Özel ile CHP milletvekilleri Veli Ağbaba, Ali Mahir Başarır, Umut Akdoğan, Mustafa Erdem ve Cavit Arı hakkındaki soruşturma yönünden yetkisizlik kararı verilerek dosyanın Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’na gönderilmesine hükmedildi. Milletvekilleri dışındaki şüpheliler ve eylemlere ilişkin soruşturmanın ise Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından sürdürüleceği bildirildi. FEZLEKE SÜRECİ NASIL İŞLEYECEK? Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nın dosyada yeterli şüphe bulunduğu kanaatine varması halinde, milletvekilleri hakkında yasama dokunulmazlığının kaldırılması talebine dayanak oluşturacak fezleke hazırlanabilecek. Hazırlanacak fezlekenin Adalet Bakanlığı üzerinden Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı’na gönderileceği, ardından dosyanın TBMM Karma Komisyonu’nda görüşüleceği belirtildi. Komisyondan çıkacak rapor doğrultusunda Genel Kurul’un dokunulmazlığın kaldırılması yönünde karar vermesi halinde yargı sürecinin önü açılabilecek.

TOPLUMDA ÇOCUKLARA VERİLEN CEZALAR YETERSİZ ALGILANIYOR Haber

TOPLUMDA ÇOCUKLARA VERİLEN CEZALAR YETERSİZ ALGILANIYOR

Akın Gürlek, suça sürüklenen çocuklara yönelik cezalarla ilgili toplumdaki algıya dikkat çekerek, "Toplumun yüzde 81’inin çocuklara verilen cezaların yetersiz olduğu konusunda bir algısı var" dedi. KOMİSYONLA BİR ARAYA GELDİ Bakan Gürlek, Türkiye Büyük Millet Meclisi Suça Sürüklenen Çocuklara İlişkin Araştırma Komisyonu üyeleriyle Ankara Hakimevi’nde bir araya geldi. Toplantıda mağdur ailelerle yapılan görüşmelerin önemli bir farkındalık oluşturduğu ifade edildi. "CEZASIZLIK ALGISI TOPLUMU RAHATSIZ EDİYOR" Gürlek, mağdur ailelerle yapılan görüşmelerden etkilendiğini belirterek: "Cezasızlık algısı toplumu rahatsız ediyor. Suç politikasını dengeli yürütmemiz gerekiyor" ifadelerini kullandı. YENİ YASAL DÜZENLEME MESAJI Bakan Gürlek, çocuklara yönelik suçlar konusunda yeni düzenlemelerin gündemde olduğunu vurgulayarak: 12. Yargı Paketi üzerinde çalışıldığını Komisyon raporlarının yol gösterici olacağını belirtti. ÖNLEYİCİ MEKANİZMALAR VURGUSU Sadece cezaların artırılmasının yeterli olmayacağını ifade eden Gürlek, çocukları suça iten nedenlerin de ele alınması gerektiğini söyledi. "Aile, eğitim ve sosyal çevre belirleyici unsurlar. Önleme mekanizmaları da devreye girmeli" dedi. ÜÇ BAKANLIK ORTAK ÇALIŞACAK Adalet Bakanlığı’nın, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ve Milli Eğitim Bakanlığı ile birlikte çalıştığını belirten Gürlek, sürecin çok yönlü ele alınacağını kaydetti. SÜREÇ DEVAM EDİYOR Bakan Gürlek, hem cezaların caydırıcılığı hem de çocukların suça sürüklenmesini önleyecek politikaların birlikte yürütüleceğini belirterek, yasal düzenleme çalışmalarının sürdüğünü ifade etti.

AKADEMİDEN VURGUNA: 521 MİLYONLUK SAHTE ÇEK-SENET SKANDALI Haber

AKADEMİDEN VURGUNA: 521 MİLYONLUK SAHTE ÇEK-SENET SKANDALI

Gaziantep’te bir öğretim görevlisinin de aralarında bulunduğu 12 şüpheli, 521 milyon TL’lik sahte çek ve senet düzenleyerek dolandırıcılık yaptıkları iddiasıyla adliyeye sevk edildi. AKADEMİK UNVAN KRİZİ SONRASI İDDİA EDİLEN PLAN Gaziantep Üniversitesi bünyesinde görev yapan öğretim görevlisi Mehmet Ali Y.’nin, doktor öğretim üyesi kadrosuna atanamaması sonrası bu yönteme başvurduğu öne sürüldü. Şüphelinin, aralarında bir fakülte dekanı, 3 doçent ve 3 esnafın bulunduğu toplam 7 kişiye sahte çek ve senet imzalattığı iddia edildi. 521 MİLYON TL’LİK VURGUN Yapılan incelemelerde, şüphelilerin toplamda 521 milyon TL değerinde dolandırıcılık gerçekleştirdiği belirlendi. Polis ekiplerinin 3 ay süren teknik ve fiziki takibi sonrası düzenlenen operasyonda 12 şüpheli gözaltına alındı. ÇOK SAYIDA DELİL ELE GEÇİRİLDİ Şüphelilerin adreslerinde yapılan aramalarda; Çok sayıda çek ve senet Dijital materyaller Evrak inceleme ekipmanları Kağıt kesme makineleri ve tarayıcılar ele geçirildi. YÖNTEMİ DİKKAT ÇEKTİ Şüphelinin, senetlerde imza ile yazı arasına boşluk bıraktırarak sonradan ekleme yaptığı, ayrıca borçlu ve alacaklı tarafların birbirini tanımadığı sistemle işlem kurduğu tespit edildi. SORUŞTURMA GENİŞLİYOR Şüpheliler sağlık kontrollerinin ardından adliyeye sevk edilirken, olayla ilgili soruşturmanın sürdüğü ve gözaltı sayısının artabileceği bildirildi. Ayrıca Adalet Bakanlığı ve Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından da inceleme başlatıldı.

ADALET BAKANI GÜRLEK DUYURDU: E-AVUKAT SİSTEMİ DEVREDE Haber

ADALET BAKANI GÜRLEK DUYURDU: E-AVUKAT SİSTEMİ DEVREDE

Adalet Bakanlığı, yargı hizmetlerinde dijital dönüşüm kapsamında yeni bir uygulamayı daha devreye aldı. Adalet Bakanı Akın Gürlek, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada e-Avukat uygulamasının kullanıma açıldığını bildirdi. GÖRÜNTÜLÜ GÖRÜŞME İMKANI Yeni uygulamayla birlikte hükümlü ve tutuklular, avukatlarıyla cezaevinde yüz yüze görüşmeye gerek kalmadan görüntülü iletişim kurabilecek. Bakan Gürlek, "Hükümlü ve tutuklular, sunulan bu ek imkan sayesinde yüz yüze görüşmeye ihtiyaç duymadan avukatlarıyla görüntülü görüşebilecek" ifadelerini kullandı. HAFTADA İKİ KEZ, 30 DAKİKA Uygulamanın kullanım detaylarına ilişkin bilgi veren Gürlek, görüşmelerin belirli süre ve sınırlamalar dahilinde gerçekleştirileceğini belirtti. Buna göre, görüntülü görüşmeler haftada en fazla iki kez yapılabilecek ve toplam görüşme süresi 30 dakika ile sınırlı olacak. “DİJİTAL DÖNÜŞÜM SÜRECİ SÜRÜYOR” Adalet hizmetlerinde dijitalleşme çalışmalarının devam ettiğini vurgulayan Gürlek, "Adalet hizmetlerinde dijital dönüşüm sürecini geliştirmeye devam ediyor; yenilikçi e-Avukat uygulamamızı kullanıma açıyoruz" dedi. ADALETE ERİŞİM VURGUSU Yeni uygulamanın, yargı hizmetlerine erişimi kolaylaştırmayı hedeflediğini belirten Gürlek, "Vatandaşlarımızın adalete erişimini kolaylaştıracak adımları atmaya devam ediyoruz" ifadelerine yer verdi. Uygulamanın, özellikle cezaevlerinde avukat görüşmelerinde kolaylık sağlaması ve süreçleri hızlandırması bekleniyor. e-Avukat Uygulaması Nedir❓ Savunma hakkının daha etkin kullanılmasını sağlamak ve adalet hizmetlerindeki dijital dönüşümü ileriye taşıyarak yargılama süreçlerini hızlandırmak amacıyla Bakanlığımızca hayata geçirilen bir uygulamadır. pic.twitter.com/lRVfHwReGE — T.C. Adalet Bakanlığı (@adalet_bakanlik) March 24, 2026 e-Avukat Uygulaması Nedir❓ Savunma hakkının daha etkin kullanılmasını sağlamak ve adalet hizmetlerindeki dijital dönüşümü ileriye taşıyarak yargılama süreçlerini hızlandırmak amacıyla Bakanlığımızca hayata geçirilen bir uygulamadır. pic.twitter.com/lRVfHwReGE — T.C. Adalet Bakanlığı (@adalet_bakanlik) March 24, 2026

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.