#Arama Kurtarma

- Arama Kurtarma haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Arama Kurtarma haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

ELİF KUMAL'IN KAYBOLMASINA DAİR YENİ DETAYLAR ORTAYA ÇIKTI Haber

ELİF KUMAL'IN KAYBOLMASINA DAİR YENİ DETAYLAR ORTAYA ÇIKTI

Balıkesir’in Erdek ilçesinde yer alan Kapıdağ Yarımadası’ndaki Yukarıyapıcı Göleti çevresinde kamp yaptığı sırada kaybolan Elif Kumal’dan 7 gündür haber alınamıyor. Arama kurtarma çalışmaları sürerken, kaybolduğu gece bölgede kamp yapan gençlerin tanıklıkları dikkat çekti. SİLAH SESLERİ DUYDUK, ARDINDAN BİRİ KOŞARAK YANIMIZA GELDİ Kayıp vakasının yaşandığı Cumartesi gecesi, göletin alt kısmında kamp yapan beş kişilik bir grup, Elif Kumal’ın kamp alanına yaklaşık 2,5 ila 3 kilometre uzaklıktaydı. Gençlerden biri, gece boyunca silah sesleri ve araç hareketliliğine tanık olduklarını belirtti. Genç tanık, o gece yaşadıklarını şu ifadelerle anlattı: "Saat 21.30 civarında uzun süren silah sesleri duyduk. Yaklaşık yarım saat kadar sürdü. Ardından müzik sesleri geldi. Saat 23.30-00.00 arasında üzerindeki gri eşofman takımıyla biri koşarak yanımıza geldi. Bir aracın kaybolduğunu söyledi. Bizden bir aracın geçip geçmediğini sordu. Görmediğimizi söyleyince 'Of aga ya, of' diyerek geri döndü". "İki farklı araç gördük, biri off-road donanımlıydı" Gençler, ilerleyen saatlerde bölgede araç hareketliliği yaşandığını da kaydetti. Görgü tanığı, 15-20 dakika arayla iki farklı aracın Yukarıyapıcı yoluna yöneldiğini söyledi: "İlk olarak sarı farlı bir araç geçti. Sonra beyaz, off-road donanımlı bir araç gördük. O araç bir süre bölgede dolaştıktan sonra tekrar yanımızdan geçerek uzaklaştı". "Bize kayıp bilgisi verilseydi hemen harekete geçerdik" Gençler, yaşanan olayın ertesi günü Elif Kumal’ın kaybolduğunu öğrendiklerini ve olay anında bu durumu bilmedikleri için müdahalede bulunamadıklarını belirtti. "Bize sadece bir aracın kaybolduğu söylendi. Kayıp bir kadın olduğunu bilseydik farklı davranırdık. Koşarak gelmesi olağandışı görünmedi. Bu nedenle çok acil bir durum olduğunu düşünmedik" ifadelerini kullandılar. ARAMA ÇALIŞMALARI 7’NCİ GÜNÜNDE DEVAM EDİYOR Elif Kumal’ın kaybolmasının üzerinden yedi gün geçti. Bölgede sürdürülen arama kurtarma çalışmalarına AFAD öncülüğünde jandarma, polis, su altı arama ekipleri ve gönüllü sivil toplum kuruluşları katılıyor. Gölet çevresinde karadan, havadan ve su altından tarama faaliyetleri sürüyor.

ELİF KUMAL NEREDE? AİLEDEN SERBEST BIRAKILAN SEVGİLİYE TEPKİ Haber

ELİF KUMAL NEREDE? AİLEDEN SERBEST BIRAKILAN SEVGİLİYE TEPKİ

Balıkesir'in Erdek ilçesi Kapıdağ Yarımadası Yukarıyapıcı Göleti çevresinde kaybolan Elif Kumal'ı bulmaya yönelik arama kurtarma çalışmaları 6'ncı gününde devam ediyor. İstanbul'dan gelen ailenin yakınları, "Herkes aramaya katılmışken, serbest bırakılan erkek arkadaşının burada olması gerekiyor. Bulursa o bulur" dedi. Balıkesir'in Erdek ilçesindeki Kapıdağ Yarımadası'nda kamp yaptığı sırada erkek arkadaşıyla yaşadığı tartışmanın ardından araçla bölgeden ayrıldığı öne sürülen Elif Kumal'dan (34) 6 gündür haber alınamıyor. AFAD'ın koordinesinde yürütülen çalışmalara jandarma, emniyet, sahil güvenlik, belediye ekipleri ve gönüllü kuruluşların da yer aldığı ekipler karadan, havadan ve denizden destek vererek arama faaliyetlerini sürdürüyor. Olay yerine gelen aile yakınları Nazmiye ve Osman Kavakderesi, "Dün akşam karda kışta yola çıktık, İstanbul’dan geldik, buradayız. Aile dostuyuz. Abisinin okul arkadaşının annesiyim ben. Kaybolduğunu duyduğumdan bu yana dört-beş gün geçtiği halde hâlâ bulunamadığını öğrendim ve onların yanında olmam gerektiğini düşündüm. Uzun zamandır bu aileyle beraberdik. Karacabey Devlet Hastanesi’nde çalışıyordum ben o zaman, on yıl orada kaldık. O aileyle birlikteydik. O çocukların büyüdüğünü gördüm, okuduğunu gördüm. Ders çalıştırdık, günlerce çok güzel şeyler paylaştık. İyi bir ailenin çocuğu. Annesi hem annelik yaptı hem babalık yaptı. Bu çocukların okuması için ellerinden geleni yaptılar. Bu kızın belirli bir yaştan sonra da böyle bir arkadaşı oldu. O çocuğun şu anda serbest bırakıldığını duydum. Peki bu serbest bırakılan çocuğun şu anda yanımızda olması gerekmez miydi? Çıkar çıkmaz abisinin, yengesinin yanında olması gerekmez miydi? Madem sevgisi vardı, nerede bu çocuk? Neden bırakıldı? Neye dayanarak bırakıldı? Bu kızın kaybolmasına neden olan kişi o. Sürekli darp edildiğini duydum, buna da tahammül edemedim. Kimse kimsesiz değil. Bu milletin devleti var, jandarması var, polisi var. Bir insanın, hele bir kadının bu kadar darp edilmesine nasıl tahammül edilir? Ben bu konuda ne yapabilirim bilmiyorum. Vallahi dayanacak gücüm kalmadı. Dört-beş gündür evde ne uykumuz kaldı ne huzurumuz. Bizim gibi binlerce insanın da aynı duyguları yaşadığını biliyorum. Bu çocuğun burada olması gerektiğini düşünüyorum. Buraya gelmesi için ne gerekiyorsa yapılmasını istiyorum. Aileyi yalnız bırakmaması lazım. Üstelik bu çevreyi çok iyi bildiği, karış karış tanıdığı söyleniyor. 'Bulursa o bulur' diyorlar bize. Köy halkından tanımadığımız insanlarla karşılaştık. Herkes konuşuyor. 'Bu çocuk buraları çok iyi bilir, karış karış gezer, bulursa o bulur' dediler. Madem öyle, nerede bu çocuk? Madem serbest kaldıysa nerede? Sevgilisi burada kayıp, peki kendisi nerede? Ya da kıza ne yaptı? Bir anne buna nasıl dayanır? Kızını büyütüp bir elin oğluna teslim edecek, hem darp edilecek hem kaybolacak, üstünden altı gün geçecek ve o çocuk dışarı çıkacak. Bu doğru bir şey mi sizce? Buna nasıl tahammül edilir? Bunu kabul edemiyorum. Yanlış mı konuşuyorum? O çocuk da bir anne evladı ama annesi nasıl bir evlat yetiştirdi? 'Git sevdiğin kızın ve ailesinin yanında dur' demesi gerekmez miydi? Onların da burada olması gerekmez miydi? Bu aileyi nasıl yalnız bırakırlar, anlamıyorum. Buraları biliyorsa o çocuğun gelip burada olması gerekmez mi? İnsan sevdiği için canını verir. Hapis falan hikâye. Eğer gerçekten seviyorsa, Yeşim’in de dediği gibi burada olması lazımdı. Bizimle birlikte olması lazımdı. Bakın, ben İstanbul’dan geldim diyorum. Kızımız çok iyi niyetliydi. Sevgiye muhtaç bir çocuktu. Bu çocuğun gelmemesi, arabanın kaybolması çok enteresan. Büyük bir arabanın buralarda kaybolması çok garip. Telefonu zaten sinyal vermiyor. Bu köye girildiğinde tek bir yol yok. Binlerce giriş çıkış var. 'Tek bir yoldan çıkmış görünmüyor' demek doğru değil. 'Bir sürü giriş, çıkış, aşağı iniş, yukarı çıkış, sağa sola gidiş var. Yani araba tek bir güzergâha mahkûm değil. Birçok yöne sapmış olabilir ve bu çocuk bu yolları çok iyi biliyor. Bulursa o bulur' diyor köylüler" dedi.

ARTVİN'DE ÇIĞ FACİASI: 3 ÇOBAN KAR KÜTLESİ ALTINDA KALDI! Haber

ARTVİN'DE ÇIĞ FACİASI: 3 ÇOBAN KAR KÜTLESİ ALTINDA KALDI!

Artvin'in Ardanuç ilçesine bağlı Zekeriya köyünde sabah saatlerinde meydana gelen çığ felaketinde, Aksu Yaylası’nda hayvan otlatan 3 çoban kar kütlesinin altında kaldı. Bölgeye sevk edilen ekipler, olumsuz hava koşullarına rağmen arama kurtarma çalışmalarını sürdürüyor. VALİ ERGÜN: “ÇIĞ ALTINDA KALANLAR OLABİLİR, EKİPLERİMİZ YOLDA” Artvin Valisi Turan Ergün, yaşanan olayla ilgili yaptığı ilk açıklamada, çığ ihbarının ardından ekiplerin hızla bölgeye yönlendirildiğini belirtti. “Zekeriya köyü Aksu Yaylası’ndan çığ düştüğü ve çobanların kar altında kaldığı yönünde ihbar aldık. Şu an AFAD ve jandarma ekiplerimiz bölgeye ulaşmaya çalışıyor. Ancak hava şartları oldukça kötü” dedi. HAYVANLARIYLA BİRLİKTE KAR ALTINDA KALDILAR Edinilen bilgilere göre, yaylada küçükbaş hayvan otlatan üç çoban, sabah saatlerinde çığ düşmesi sonucu hayvanlarıyla birlikte kar kütlesi altında kaldı. Bölgede yoğun kar yağışı ve tipi nedeniyle ulaşım sağlanamıyor. Helikopter desteği için hava koşullarının düzelmesi bekleniyor. BÖLGEYE PROFESYONEL EKİPLER SEVK EDİLDİ AFAD, UMKE, jandarma ve 112 Acil Servis ekipleri, karla kaplı yolları aşmak için paletli araçlarla ve özel donanımla yola çıktı. Olay yerine ulaşan ilk ekiplerin, çığ bölgesine yürüyerek ilerlediği belirtildi. Köy halkı da arama çalışmalarına destek veriyor. BÖLGE HALKI ENDİŞELİ: “ULAŞIM YOK, TELEFONLAR ÇEKMİYOR” Zekeriya köyü muhtarı, yayla yolunun karla kaplı olması nedeniyle çobanlardan saatlerdir haber alınamadığını söyledi. “Burası kırsal ve yüksek rakımlı bir alan. Telefon çekmiyor, ulaşım yok. Yetkililerle koordinasyon kurduk ama havanın düzelmesini bekliyoruz” diye konuştu.

DAĞIN ZİRVESİNDE MAHSUR KALAN GENÇ 4. GÜNDE KURTARILDI Haber

DAĞIN ZİRVESİNDE MAHSUR KALAN GENÇ 4. GÜNDE KURTARILDI

İhbar üzerine harekete geçen Jandarma Komando Arama Kurtarma (JAK) ve AFAD ekipleri, sarp kayalıklar arasında mahsur kalan gence yaklaşık 10 saatlik zorlu bir tırmanışın ardından ulaştı. Geceyi dağda geçiren ekipler, sabahın ilk ışıklarıyla birlikte genci sağ salim kurtardı. YARDIM ÇAĞRISINI KUM OCAĞI ÇALIŞANLARI DUYDU Olay, Konyaaltı ilçesine bağlı Çakırlar Mahallesi’nde meydana geldi. Cumartesi günü yaklaşık 800 metre rakımlı dağın 650’nci metresinde mahsur kalan S.K. (29), günler boyunca sesini duyurmaya çalıştı. Pazartesi gecesi dağlık alandan gelen yardım seslerini duyan kum ocağı çalışanları çevrede arama yaptı ancak karanlık ve sarp arazi nedeniyle gence ulaşamadı. Ertesi sabah yardım çağrılarının yeniden duyulması üzerine durum 112 Acil Çağrı Merkezi’ne bildirildi. TERMAL KAMERALI DRONLA YERİ TESPİT EDİLDİ Bölgede yaşayan bir vatandaşın da dağlık alanda bir kişiyi gördüğünü bildirmesi üzerine, AFAD ve Jandarma Komando Arama Kurtarma ekipleri bölgeye sevk edildi. AFAD ekipleri, termal ve kızılötesi kameralı dronlarla yaptığı taramada gencin kayalıklar arasında bir oyukta sığındığını tespit etti. Oldukça bitkin olduğu gözlenen S.K., dronu fark edince el sallayarak hayatta olduğunu gösterdi. 10 SAATLİK ZORLU TIRMANIŞLA ULAŞILDI Gencin bulunduğu noktanın son derece sarp ve araçla ulaşımın imkânsız olması nedeniyle JAK timleri devreye girdi. Dağın diğer tarafından öğle saatlerinde tırmanışa başlayan ekipler, yaklaşık 10 saat süren zorlu bir çalışmanın ardından gece saatlerinde S.K.’nin yanına ulaştı. Yapılan ilk sağlık kontrolünde gencin ciddi bir yaralanmasının olmadığı belirlendi. GECEYİ DAĞDA BİRLİKTE GEÇİRDİLER Havanın yağışlı olması ve gecenin ilerlemesi nedeniyle risk almayan ekipler, kurtarma işlemini sabaha bıraktı. JAK timi, gencin bulunduğu noktada kamp kurarak geceyi birlikte geçirdi. Üşüdüğü görülen S.K. için ateş yakıldı, yiyecek ve su verildi. SABAHIN İLK IŞIKLARIYLA KURTARILDI Sabah erken saatlerde yeniden başlayan çalışmalarda gerekli emniyet tedbirleri alındı. S.K., sıkıştığı kayalık alandan çıkarılarak dağcılık ekipmanları yardımıyla aşağı indirildi ve güvenli şekilde kurtarıldı. Genç, sağlık kontrolü için ekiplerce hastaneye sevk edildi.

DİRİ DİRİ GÖMÜLEN ÇOCUK HAYATİ TEHLİKEYİ ATLATTI Haber

DİRİ DİRİ GÖMÜLEN ÇOCUK HAYATİ TEHLİKEYİ ATLATTI

Hatay’da dayısı tarafından diri diri toprağa gömülen ve 2 gün sonra ekiplerin çalışmasıyla bulunan Suriye uyruklu 10 yaşındaki Amir El Cedduğ, hastanedeki tedavi süreciyle birlikte hayati tehlikeyi atlattı ve iyi olduğunu söyledi. Baba Muhammed El Cedduğ, cani dayıyla hiçbir sorunları olmadığını ve maddi olarak hiçbir alışverişleri olmadığını belirterek, "Aile bağlarımız güçlüydü ama neden böyle yaptığını anlamadık" dedi. Reyhanlı ilçesi Kurtuluş Mahallesi’nde yaşayan 10 yaşındaki Suriye uyruklu Amir El Cedduğ, cuma günü okul çıkışı evine gitmeyerek kayıplara karışmıştı. Çocuklarından haber alamayan aile Reyhanlı İlçe Emniyet Müdürlüğü’ne giderek kayıp başvurusunda bulunmuş ve ihbar üzerine polis ekipleri harekete geçmişti. Polis ekiplerinin 200’den fazla kamera kaydını izlemesiyle olayın şüphelisi olarak Amir’in dayısı M.E. gözaltına alınmış ve baraj yolunda aracında yeğeniyle bir evin kamerasına yakalanan dayı yeğeninden haberdar olmadığını söylese de polis, AFAD, jandarma ve STK’lar bölgede arama çalışması başlamıştı. Ekiplerin çalışmasıyla kayıp çocuk 2 gün sonra kafasından yaralanmış halde diri diri toprağa gömülmüş vaziyette bulunmuş ve tedavi altına alınmıştı. Ekiplerin diyalog kurduğu çocuk, okul çıkışı dayısı tarafından kaçırıldığını ve dövüldüğünü söylemiş ve cani dayı tutuklanmıştı. Dayısı tarafından diri diri toprağa gömülen ağır yaralı Amir, kaldırıldığı Hatay Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde gördüğü tedaviyle birlikte hayati tehlikesini atlattı. Amir kendine gelirken ilk sözlerinde ise en çok Cristiano Ronaldo’yu sevdiğini söyledi. Evladının durumunun daha iyiye gittiğini ifade eden baba Muhammed El Cedduğ, dayısıyla aralarında hiçbir sorun olmadığını ve dayının neden böyle bir şey yaptığını bilmediğini belirterek dayıya en ağır ceza verilmesini istedi. "Doktorlar oğlumun 2 gün sonra yürümeye başlayacağını ve sonuçlara göre taburcu olacağını söylediler" Dayısı tarafından diri diri toprağa gömülen evladının hayati tehlikesi olmadığını ve yakında taburcu olacağını söyleyen baba Muhammed El Cedduğ, "Cuma günü okula gidiyordu. Okuldan eve geç saatte gelmeyince merak edip aramaya başladık. Çevredeki ve mahallede yaşayan herkese sorduk ama bulamayınca polisi aradık. Allah’a şükürler olsun ki tek başına o halde 3 gün boyunca bulunana kadar yaşam mücadelesi verip hayatta kaldı. 3 gün boyunca arama kurtarma çalışmaları için emniyete ve herkese teşekkür ederim. Şu anda oğlumun herhangi bir hayati tehlikesi yok. Doktor son tahlillerine bakıp bizi bilgilendirecekler ama yaşamsal faaliyetlerinde tehlike yok ve düzenli şekilde çalışıyor. Doktorlar oğlumun 2 gün sonra yürümeye başlayacağını söylediler ve sonuçlara göre taburcu olacak. Yeme ve içmede herhangi bir sorun yok. Reyhanlı Belediyesi Başkanı Ahmet Salman’a, emniyet ekiplerine ve sağlık ekiplerine teşekkür ederim" dedi. "En ağır cezanın verilmesini istiyorum, bu saatten sonra o adam oğlumun dayısı değil bir canidir" Evladına zarar veren cani dayının en ağır cezayı almasını istediğini belirten El Cedduğ, "Dayısının psikolojik sorunlarından dolayı mı yoksa madde mi kullandı anlamadık. Oğluma karşı ne sorunu olduğunu anlamadık. Oğlum da dayısının neden yaptığını anlamadı. Oğlum ağır bir travma yaşadı ve korkuları var. Oğlum iyileştikten sonra emniyet güçleriyle iletişim kurup pedagog eşliğinde konuşacak. Oğluma o konu hakkında sorular sormak istemiyoruz. Oğlum da dayısının hakkında konuşmak istemiyor. Oğlum dedi ki; ’dayım beni okuldan aldı. Eve gideceğimizi düşünerek mutlu şekilde gideceğimizi bilerek yola çıktık fakat dayım beni yolda dövdü. Sonra arabayla araziye getirdi ve orada da dövdü. Üzerime taşlar koyup çekip gitti’ bu şekilde söyledi. Oğlum dayısının o güne kadar böyle bir şey yapacağını aklının ucundan geçirmemiş. Ben dayının oğluma karşı şiddet uyguladığını görmedim. Ben de hala şaşkınım ve sebebini bilmiyoruz. Dayısı önceden bize misafirliğe geliyordu. Aramızda maddi olarak veya başka bir şey sorun yoktu. Aile bağlarımız güçlüydü ama neden böyle yaptığını anlamadık. Benim bu olaylarla ilgili tek isteğim, dayıya en ağır ceza verilmesini istiyorum. Bu saatten sonra o adam oğlumun dayısı değil, bir canidir. Bunun bilincindeyiz. Yargının dayıya en ağır cezayı vereceğine inanıyorum. O yüzden içimiz rahattır" ifadelerini kullandı.

İZMİR'DE 5 AY ÖNCE KAYBOLAN YAŞLI ADAM SIRRA KADEM BASTI Haber

İZMİR'DE 5 AY ÖNCE KAYBOLAN YAŞLI ADAM SIRRA KADEM BASTI

Ailesinin ve ekiplerin tüm aramalarına rağmen yaşlı adamdan 5 aydır haber alınamıyor. Umutlarını yitirmediklerini belirten oğulları, babalarının ölü ya da diri bulunmasını istediklerini dile getirdi. 85 yaşındaki Memet Ayrıldı, İzmir’in Dikili ilçesi Çandarlı Mahallesi’nde yaşıyordu. 22 Temmuz sabahı saat 05.58’de evinden yürüyüşe çıkan yaşlı adamdan bir daha haber alınamadı. Yakınları, haber alamayınca durumu jandarma ekiplerine bildirdi. Bunun üzerine jandarma, İZAKUT ve gönüllü arama kurtarma ekipleri bölgede geniş çaplı arama başlattı. Güvenlik kameraları, yaşlı adamın sabah saatlerinde evinden ayrıldığını doğruladı. Ancak o günden bu yana hiçbir iz bulunamadı. SOKAK SOKAK AFİŞ ASTILAR, UMUTLARINI KAYBETMEDİLER Memet Ayrıldı’nın oğulları ve komşuları, sokak sokak afişler asarak, görenlerin kendilerine ya da güvenlik birimlerine ulaşması için çağrıda bulunuyor. Oğullarından Duran Ayrıldı, 5 aydır yaşadıkları süreci şu sözlerle anlattı: “22 Temmuz sabahı saat 05.58’de evden çıktı, sabah namazını kılmıştı. Normalde her gün yürüyüşe çıkardı, 11-12 gibi dönerdi. O gün dönmedi. Jandarmaya bildirdik, arama ekipleri geldi. Tüm Dikili ve Çandarlı çevresine babamın resmini yapıştırdık ama hâlâ bulamadık. Babamın sağlık durumu iyiydi, sadece kulakları az işitirdi. Her sabah doğa yürüyüşü yapardı. O gün de kısa kollu beyaz tişört, krem rengi pantolon, spor ayakkabı ve beyaz şapka giymişti. Üç kamera görüntüsü var, birini jandarma buldu ama o mu emin değiliz. Karagöl tarafında mı bir şey oldu bilmiyoruz. Sayın Cumhurbaşkanımıza da sesleniyorum, Allah rızası için yardım edin. Ölü ya da diri babamı bulmak istiyorum.” "DAĞ TAŞ ARADIK, SAĞLIĞI YERİNDEYDİ" Küçük oğlu İlhan Ayrıldı ise, “Babam her sabah yürüyüşe çıkardı. O gün geri dönmedi. Devlet yetkililerine bildirdik, ekiplerle beraber biz de aradık. Ormanlık alanları, köyleri, her yeri gezdik. O günler çok sıcaktı, 40 dereceyi geçiyordu. Yanına sadece bir şişe su ve biraz börek almıştı. Sağlığı iyiydi, aklı yerindeydi. ‘Bir şey mi oldu, düştü mü?’ diye düşünüyoruz. Hâlâ arıyoruz ama ne yazık ki bir sonuç çıkmadı. Devletimizden yeniden ve kapsamlı bir arama yapılmasını istiyoruz,” dedi. Ayrıldı ailesi, arama çalışmalarının yeniden başlatılmasını talep ederken, Memet Ayrıldı’yı görenlerin veya yerini bilenlerin en yakın güvenlik birimlerine haber vermesini istedi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.