#Beraat

- Beraat haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Beraat haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

ANTALYA'DA SEÇİM BROŞÜRÜ CİNAYETİNDE SANIĞA 16 YIL 8 AY HAPİS Haber

ANTALYA'DA SEÇİM BROŞÜRÜ CİNAYETİNDE SANIĞA 16 YIL 8 AY HAPİS

Antalya'nın Muratpaşa ilçesinde 2024'te seçim broşürü nedeniyle başlayan ve bir kişinin hayatını kaybettiği, kardeşinin de yaralandığı kavgaya ilişkin davada sanık Sinan E, iki suçtan toplam 16 yıl 8 ay hapis cezasına çarptırıldı. Mahkeme, Ahmet B'ye 9 ay hapis cezası verirken, olayda yaralanan Burak Devran Ç. hakkında beraat kararı verdi. Olay, 21 Mart 2024'te Muratpaşa ilçesi Güzeloluk Mahallesi 1830. Sokak'taki bir şarküteride meydana geldi. CHP'nin seçim otobüsünden inen kişilerin iş yerine broşür bırakmasının ardından iş yeri sahibi Sinan E. ile içeride bulunan Ahmet B. arasında tartışma çıktı. Tartışmaya daha sonra Ahmet B'nin yeğenleri Haktan Faik Çoban (21) ile Burak Devran Ç. de dahil oldu. Olayın ilk gününe ilişkin haberlerde de tartışmanın CHP broşürünün iş yerine bırakılmasının ardından başladığı ve kavganın güvenlik kamerasına yansıdığı aktarılmıştı. TEK MERMİ İKİ KARDEŞE İSABET ETTİ Tartışmanın kavgaya dönüşmesinin ardından Sinan E, iş yerindeki tabancayı çıkararak bir el ateş etti. Haktan Faik Çoban'ın karnından girip çıkan mermi, kardeşi Burak Devran Ç'ye de isabet etti. İhbar üzerine bölgeye polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Ağır yaralanan Haktan Faik Çoban ile kardeşi hastaneye kaldırıldı. Haktan Faik Çoban, doktorların müdahalesine rağmen kurtarılamadı. İş yerinin güvenlik kamerası kayıtlarında Ahmet B. ile Sinan E'nin tartışması, Ahmet B'nin bazı ürünleri iş yerinin içine fırlatması ve Sinan E'nin Ahmet B'ye tokat atması yer aldı. Kavganın dışarı taşınmasının ardından tarafların yeniden iş yerine geldiği, Sinan E'nin darbedildiği ve daha sonra tabancasıyla ateş ettiği de görüntülere yansıdı. OLAYIN ARDINDAN 2 KİŞİ TUTUKLANDI Soruşturma kapsamında Sinan E. "kasten öldürme", Ahmet B. ise "yaralama" suçlamasıyla tutuklandı. Ahmet B. yaklaşık 4 ay sonra tahliye edildi. Olayın yaşandığı iş yerine aynı gece saat 02.30 sıralarında yüzünü kapatan bir kişi tarafından pompalı tüfekle 3-4 el ateş edildiği de güvenlik kameralarına yansıdı. Polis, bu saldırıyla ilgili ayrıca çalışma başlattı. BABA, DİĞER OĞLUNUN DA CEZALANDIRILMASINI İSTEDİ Antalya Cumhuriyet Başsavcılığınca Sinan E. hakkında "kasten öldürme", "kasten yaralama" ve ruhsatsız silaha ilişkin suçlardan, Ahmet B. hakkında "tehdit" ve "yaralama", Burak Devran Ç. hakkında ise "tehdit" suçlamasıyla dava açıldı. Antalya 6. Ağır Ceza Mahkemesindeki karar duruşmasına Haktan Faik Çoban'ın ailesi, sanıklar, taraf avukatları ve yakınları katıldı. Duruşmada söz alan baba Bekir Çoban, olayda yaralanan diğer oğlu Burak Devran Ç'nin de cezalandırılmasını istedi. Oğlunun ölümünden önce uyuşturucu bağımlılığından kurtulmak için tedavi sürecine başladığını anlatan Çoban, Haktan Faik Çoban'ın AMATEM'den randevu aldığını ve iş başvurusunda bulunduğunu söyledi. Çoban, ❝Oğlum yaşasa 23 buçuk yaşında olacaktı. Tedavi görecekti, işi olacaktı, belki bir yuvası olacaktı.❞ dedi. Olayda bulunan kişilerin sorumluluğu olduğunu düşündüğünü ifade eden Çoban, ❝Üçü de benim gözümde suçlu; biri çağırdı, biri götürdü, biri ateş etti. Burak da benim gözümde suçlu. Üçünün de en ağır şekilde cezalandırılmasını istiyorum.❞ diye konuştu. SİNAN E: ❝KENDİMİ KORUMAK İÇİN SİLAHI KASADA TUTUYORDUM❞ Tutuklu sanık Sinan E. ise savunmasında Haktan Faik Çoban'ı daha önce tanımadığını ve kendisini korumak amacıyla ateş ettiğini ileri sürdü. Tartışmanın siyasi parti broşürü nedeniyle başladığını anlatan Sinan E, tarafların siyasi görüşlerine ilişkin değerlendirmelerde bulunarak olayın büyümesinden Ahmet B'yi sorumlu tuttu. Sinan E, ❝Olan gencecik çocuğa oldu. Ben canımı kurtarmaya çalışıyordum. En son başıma öyle bir darbe aldım ki 'Eyvah, ölüyorum' dedim. Silahımı elime almamak için çabaladım ancak aldığım darbeler sonucunda olay bu hale geldi. Üzgünüm.❞ ifadelerini kullandı. Silahı yaklaşık 7 yıldır bulundurduğunu belirten Sinan E, olaydan 2 ay önce şarjörünü değiştirdiğini söyledi. Sanık, ❝Şarjör doluydu, haznede mermi vardı. Kendimi savunmak için silahı kasada tutuyordum. Maktul, silahı görmesine rağmen üzerime yürümeye devam etti.❞ şeklinde savunma yaptı. AHMET B. BERAATİNİ TALEP ETTİ Tutuksuz sanık Ahmet B. de suçlamaları kabul etmeyerek beraatini istedi. Ahmet B, yeğeninin hayatını kaybettiğini hatırlatarak, ❝Benim de yeğenim kara toprağın altına gitti. Beş ay hapiste yattık. Yeğenim uyuşturucu kullanabilir; kime kötülük etti de suç makinesi oluyoruz? Önceki beyanlarımı tekrar ediyorum, beraatimi talep ediyorum.❞ dedi. MÜEBBET HAPİS CEZASI İNDİRİMLERLE 14 YIL 2 AYA DÜŞÜRÜLDÜ Mahkeme heyeti, Sinan E'yi Haktan Faik Çoban'a yönelik "kasten öldürme" suçundan önce müebbet hapis cezasına çarptırdı. Heyet, haksız tahrik indirimi uygulayarak cezayı 17 yıla, ardından iyi hal indirimiyle 14 yıl 2 aya düşürdü. Sinan E'ye Burak Devran Ç'yi "kasten yaralama" suçundan ayrıca 2 yıl 6 ay hapis cezası verildi. Böylece iki suçtan verilen hapis cezalarının toplamı 16 yıl 8 ay oldu. Mahkeme ayrıca Sinan E'ye ruhsatsız silah taşımaktan 30 bin lira adli para cezası verdi. Ahmet B, "tehdit" ve "yaralama" suçlarından 9 ay hapis cezasına çarptırılırken, baba Bekir Çoban'ın cezalandırılmasını istediği oğlu Burak Devran Ç. hakkında ise beraat kararı verildi.

ÜVEY BABASINI BIÇAKLAYARAK ÖLDÜREN SANIK HAKİM KARŞISINDA Haber

ÜVEY BABASINI BIÇAKLAYARAK ÖLDÜREN SANIK HAKİM KARŞISINDA

Eskişehir'de tartışma sırasında üvey babası Bozkurt'u bıçaklayarak ölümüne neden olduğu gerekçesiyle "kasten öldürme" suçundan hakkında dava açılan tutuklu sanık Özbek'in yargılanmasına başlandı. Sanık Özbek, üvey babasının elindeki bıçakla kendisine yöneldiğini ve annesine zarar vereceğini düşündüğünü savunarak öldürme kastıyla hareket etmediğini söyledi. Mahkeme, sanığın tutukluluk halinin devamına karar vererek duruşmayı 8 Aralık'a erteledi. Olay, 13 Ocak'ta Tepebaşı ilçesi Şirintepe Mahallesi Yaylapınar Sokak'taki bir apartmanda meydana geldi. İddiaya göre, 26 yaşındaki Harun Özbek ile annesiyle birlikte yaşayan 50 yaşındaki üvey babası Yüksel Bozkurt arasında tartışma çıktı. Tartışmanın kavgaya dönüşmesi üzerine bıçakla ağır yaralanan Bozkurt, kaldırıldığı hastanede müdahalelere rağmen hayatını kaybetti. Olayın ardından polis ekiplerince gözaltına alınan Özbek ise çıkarıldığı hakimlikçe tutuklandı. Hakkında "kasten öldürme" suçundan dava açılan Özbek, Eskişehir'de hakim karşısına çıktı. Duruşmaya tutuklu sanık, annesi Serap Bozkurt, tanıklar ve taraf avukatları katıldı. ❝BENİ ÖLDÜRECEĞİNİ, ANNEME ZARAR VERECEĞİNİ DÜŞÜNDÜM❞ Duruşmada ilk savunmasını yapan sanık Özbek, olay sırasında uyuduğunu, annesi ile üvey babasının mutfaktaki tartışma sesleri üzerine uyandığını anlattı. Üvey babasının kendisi hakkında hakaret içeren ifadeler kullandığını öne süren Özbek, mutfağa gittiğinde annesinin tutulduğunu gördüğünü savundu. Özbek, ❝Bana saldırmaya, kollarımı sıkmaya çalıştı ancak annem engel oldu. Bana, 'Senden bir şey olmaz, işe yaramazın tekisin, annen gidince ne yapacağımı biliyorum' dedi. Sonra tekrar anneme saldırmaya başladı, saçlarından tutup ittirdi. Ben engel olmaya çalıştım.❞ ifadelerini kullandı. Üvey babasının elinde bıçak bulunduğunu ileri süren Özbek, savunmasını şöyle sürdürdü: ❝Üvey babam annemi bıraktı, elinde uzun bir bıçak vardı. Bıçağı sımsıkı tutuyordu. Beni öldüreceğini, anneme zarar vereceğini düşündüm. Bıçağı bana doğru savurunca elimle ucunu tuttum ve elim kesildi. Uyku sersemiydim, sonrasını hatırlamıyorum. Bu zamana kadar hep hakaret etti, sessiz kaldım ama bu sefer işin içinde annem vardı, sessiz kalamadım. Kasıtlı olarak öldürmeye çalışmadım, çok pişmanım.❞ GEÇMİŞTE ŞİDDET GÖRDÜĞÜNÜ İLERİ SÜRDÜ Sanık Özbek, üvey babasının geçmişte de kendisine şiddet uyguladığını iddia etti. 13 yaşındayken üvey babasının kendisini merdivenlerden ittiğini ve kolunun kırıldığını öne süren Özbek, annesinin ve evdeki huzurun etkilenmemesi için yaşadıklarını anlatmadığını savundu. Özbek, ❝Yemek yerken alkollü gelip ağzıma vurduğu, ağzımın kanadığı oldu. Eline sopa alıp beni kovaladığı günler oldu.❞ dedi. ANNE BOZKURT: ❝OĞLUM BENİ KORUMAK İÇİN ARAYA GİRDİ❞ Duruşmada dinlenen anne Bozkurt da olay günü işe gitmeye hazırlandığı sırada eşiyle arasında tartışma çıktığını anlattı. Eşinin oğluna yönelik hakaret içeren sözler söylediğini belirten Bozkurt, oğlunun bunun üzerine mutfağa geldiğini ifade etti. Bozkurt, eşinin elindeki ekmek bıçağıyla oğluna yöneldiğini öne sürerek, ❝Ben engel olmak için Yüksel'i tuttum. Beni kolumdan tutup musluğa ve lavaboya doğru vurmaya başladı. Harun bizi ayırmak için araya girince üçümüz yere düştük. Yüksel 'Bana bıçak girdi' dedi. Ben ne olduğunu anlamadım, sonra yaralandığını fark ettim ve komşular ambulansı aradı. İlk saldıran eşimdi, oğlum beni korumak için araya girdi.❞ diye konuştu. Bozkurt ayrıca eşinin oğluna geçmişte de kötü davrandığını ileri sürdü. DAYISI TANIK OLARAK DİNLENDİ Sanığın dayısı Aşkın da duruşmada tanık olarak ifade verdi. Olay anını görmediğini belirten Aşkın, geçmişte Bozkurt'un yeğenine şiddet uyguladığına tanık olduğunu öne sürdü. Aşkın, ❝Ablam çay koymaya gittiğinde eniştemin Harun'a tekme attığına bizzat şahit oldum. 'Bunları benim yanımda yapma' diye uyardım ve aramızda tartışma çıktı. Yemek yerken bile yeğenime kötü bakar, hakaretler ederdi. Ensesine tokat atıp tekme vuruyordu, yeğenim ise sesini çıkaramıyordu.❞ ifadelerini kullandı. SANIK AVUKATLARI TAHLİYE VE BERAAT TALEP ETTİ Sanığın avukatları Perçin, Yüce ve Çokbiçer, müvekkillerinin uzun yıllar boyunca baskı, hakaret ve şiddete maruz kaldığını savunarak tahliye ve beraat talebinde bulundu. Cumhuriyet savcısı ise sanığın Adli Tıp Kurumuna sevk edilerek cezai ehliyeti açısından akıl sağlığı raporu alınmasını ve tutukluluk halinin devamını talep etti. Mahkeme heyeti, Özbek'in tutukluluk halinin devamına ve dosyadaki eksik hususların giderilmesine karar verdi. Duruşma 8 Aralık'a ertelendi.

EKREM İMAMOĞLU'NA 2 YIL 1 AY HAPİS CEZASI Haber

EKREM İMAMOĞLU'NA 2 YIL 1 AY HAPİS CEZASI

Tuzla İleri Biyolojik Arıtma Tesisi 3. Etap Açılışı'nda dönemin Tuzla Belediye Başkanı Şadi Yazıcı'ya yönelik sözleri nedeniyle "kamu görevlisine alenen hakaret" suçundan yargılanan Ekrem İmamoğlu, 2 yıl 1 ay hapis cezasına çarptırıldı. Mahkeme ayrıca İmamoğlu hakkında siyasi hakların kullanımını kısıtlayan hükmün uygulanmasına karar verdi. Karar ilk derece mahkemesi kararı olup kanun yolu süreci bulunuyor. İstanbul Anadolu 16. Asliye Ceza Mahkemesince Marmara Ceza İnfaz Kurumları Kampüsü'ndeki duruşma salonunda görülen davada karar açıklandı. Mahkeme, Ekrem İmamoğlu'nun "kamu görevlisine alenen hakaret" suçundan 2 yıl 1 ay hapis cezasına çarptırılmasına hükmetti. Mahkeme ayrıca İmamoğlu hakkında siyasi hakların kullanımını kısıtlayan hükmün uygulanmasına karar verdi. DAVA 2022'DEKİ AÇILIŞTA SÖYLENEN SÖZLERDEN AÇILDI Davaya konu olay, 25 Ekim 2022'de Tuzla'da düzenlenen "Tuzla İleri Biyolojik Arıtma Tesisi 3. Etap Açılışı Programı"nda yaşandı. Programın ardından İmamoğlu'nun aracına doğru ilerlediği sırada alanda bulunan bazı kişiler dönemin Tuzla Belediye Başkanı Şadi Yazıcı'yı yuhaladı. İmamoğlu da bunun üzerine yaptığı konuşmada Yazıcı'ya yönelik çeşitli ifadeler kullandı. İmamoğlu konuşmasının bir bölümünde, ❝O arkadaş burayı germeye gelmiş. Nezaketsiz provokasyona devam ediyor, kötü söz sahibine aittir.❞ ifadelerini kullandı. Konuşmasında Yazıcı'nın "Twitter belediyeciliği" yaptığını söyleyen İmamoğlu, ❝Bugün buraya kötü bir ruh haliyle gelmiştir. Tuzağa düşmeyeceksiniz. Belli ki bir şey olmak istiyor, bir sıkıntısı var, çözüm arıyor.❞ dedi. İmamoğlu ayrıca konuşmasında, ❝Karşımızda kurnaz bir güç var. Kurnazlıklara asla müsaade etmeyin.❞ ifadelerine yer verdi. ŞADİ YAZICI ŞİKAYETÇİ OLDU Dönemin Tuzla Belediye Başkanı Şadi Yazıcı, konuşmanın ardından İmamoğlu hakkında şikayette bulundu. Yazıcı'nın şikayeti üzerine yürütülen soruşturmada İmamoğlu hakkında "halkı kin ve düşmanlığa tahrik veya aşağılama", "suç işlemeye tahrik", "iftira" ve "hakaret" suçları yönünden inceleme yapıldı. 2023'te hazırlanan soruşturma dosyasında "halkı kin ve düşmanlığa tahrik veya aşağılama", "suç işlemeye tahrik" ve "iftira" suçları yönünden kovuşturmaya yer olmadığına karar verildi. İmamoğlu hakkında "kamu görevlisine alenen hakaret" suçundan ise dava açılarak 2 yıldan 4 yıla kadar hapis cezası talep edildi. İLK YARGILAMADA BERAAT KARARI VERİLMİŞTİ İstanbul Anadolu 16. Asliye Ceza Mahkemesinde basit yargılama usulüyle görülen davada İmamoğlu hakkında daha önce beraat kararı verildi. Dosyanın istinaf incelemesine taşınmasının ardından, savunma alınmadan duruşma yapıldığı gerekçesiyle karar kaldırılarak dosya yeniden görülmek üzere ilk derece mahkemesine gönderildi. Yeniden görülen davanın bugünkü duruşmasında mahkeme, İmamoğlu'nu "kamu görevlisine alenen hakaret" suçundan 2 yıl 1 ay hapis cezasına çarptırdı ve siyasi haklarının kullanımının kısıtlanmasına ilişkin hükmün uygulanmasına karar verdi. Kararın kesinleşmesi için kanun yolu sürecinin tamamlanması gerekiyor.

AYŞE TOKYAZ CİNAYETİ DAVASINDA KARAR: ESKİ POLİSE AĞIRLAŞTIRILMIŞ MÜEBBET Haber

AYŞE TOKYAZ CİNAYETİ DAVASINDA KARAR: ESKİ POLİSE AĞIRLAŞTIRILMIŞ MÜEBBET

Küçükçekmece'de 22 yaşındaki üniversite öğrencisi Ayşe Tokyaz'ın öldürülmesine ilişkin 11 sanığın yargılandığı davada mahkeme, eski polis memuru Cemil Koç'u ağırlaştırılmış müebbet ile 10 yıl hapis cezasına çarptırdı. Mahkeme, Koç'un tutukluluk halinin devamına karar verirken diğer sanıklar hakkında da hapis ve beraat hükümleri kurdu. Küçükçekmece'de 11 Temmuz 2025'te öldürülen ve cesedi bavula konularak Eyüpsultan'da yol kenarına bırakılan üniversite öğrencisi Tokyaz'ın ölümüne ilişkin davanın karar duruşması, Küçükçekmece 2. Ağır Ceza Mahkemesinde görüldü. Koç'un da aralarında bulunduğu 9'u tutuklu 11 sanığın yargılandığı duruşmaya bazı tutuklu ve tutuksuz sanıklar Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla katıldı. Müşteki ikiz kardeş Esra Tokyaz, anne Halime Tokyaz, 4 tutuklu sanık ile tarafların avukatları ise duruşma salonunda hazır bulundu. KOÇ SUÇLAMALARI REDDETTİ Duruşmada savunma yapan Koç, Tokyaz'ı öldürdüğü yönündeki suçlamayı kabul etmedi. Ölümün düşme ve alkol kullanımına bağlı meydana geldiğini öne süren Koç, ❝Eğer Ayşe'yi bavula koyma durumu yaşanmasaydı, bu olaydaki sunduğum deliller beni çok rahat beraat ettirirdi. Konu cinayet değil, düşmeye ve alkole bağlı meydana gelen ölümdür. Evin herhangi bir yerinde boğuşma veya dağınıklık ibaresi bulunmamaktadır.❞ ifadelerini kullandı. Koç'un savunması sırasında öksüren bir avukata yönelik sözleri üzerine mahkeme başkanı sanığı uyardı. Mahkeme başkanı, ❝Sempozyumda değiliz, ağırlaştırılmış müebbetle yargılanan tutuklu sanıksın. Savunma hakkının sınırlarını zorlama, avukatlara kişisel olarak laf atma.❞ dedi. Koç'un tepki gösterdiği kişinin kendi müdafisi olduğu anlaşılırken sanık, savunmasının devamında Tokyaz'ın ölümünün uyuşturucu ve alkol kullanımı sonrası düşmeye bağlı kafa travması sonucu meydana geldiğini iddia etti. Anne Halime Tokyaz ile ikiz kardeş Esra Tokyaz, sanığın bu ifadelerine tepki gösterdi. Anne ve kardeş, yaşananların ardından duruşma salonundan çıkarıldı. UĞURLU: "DELİL KARARTMAK İSTESEM KARARTIRDIM" Tutuklu sanık İlker Umut Uğurlu da savunmasında olay yerine gittiğini inkar etmediğini belirterek, hakkındaki suçlamaları kabul etmedi. Uğurlu, ❝Cenazeyi yok etmek ne demek ben bilmiyorum. Ben 18 yıllık bir polisim. Ben, olay yerine gittiğimi inkar etmiyorum zaten ama valizi taşıyan insanlardan daha çok cezalandırılmam isteniyor. Ben kaçsam kaçardım zaten. 18 yıllık polis olarak delil karartmak istesem, karartırdım.❞ diye konuştu. Daha sonra yeniden salona alınan ikiz kardeş Esra Tokyaz, Koç ile diğer sanıkların indirim uygulanmadan cezalandırılmasını istedi. Esra Tokyaz ayrıca Koç'un bir kişiye işkence yaptığı iddiasına ilişkin görüntüleri mahkemeye sunduğunu söyledi. Anne Halime Tokyaz ise ❝Benim kızımın tek suçu Cemil'i sevmiş olmasıdır. Cemil hepimizi yaktı. En ağır cezayı almasını talep ediyorum.❞ dedi. Müşteki avukatları da sanıkların indirim uygulanmaksızın cezalandırılmasını talep ederken sanık avukatları dosyada eksiklikler bulunduğunu savunarak müvekkillerinin beraatini istedi. KOÇ'UN SON SÖZÜ Karar öncesinde son sözü sorulan Koç, sosyal medyada isminin gündeme getirilmesine ilişkin, ❝İsmimin sosyal medyada etiket yapılması, hapisteyken can sıkıntıma iyi geliyor.❞ ifadesini kullandı. Tutuklu sanık Oğuz Kal ise ❝Kumpasın içerisindeyim, suçsuz yere yatıyorum, beraatımı talep ediyorum.❞ dedi. Diğer sanıklar da son sözlerinde beraat ve tahliye talebinde bulundu. AĞIRLAŞTIRILMIŞ MÜEBBET VE 10 YIL HAPİS Savunma ve beyanların tamamlanmasının ardından kararını açıklayan mahkeme heyeti, Koç'u "kadına karşı tasarlayarak ve canavarca hisle eziyet çektirerek kasten öldürme", "şantaj" ve "cebir ve tehdit kullanarak kişi hürriyetinden yoksun kılma" suçlarından ağırlaştırılmış müebbet ile toplam 10 yıl hapis cezasına çarptırdı. Mahkeme, Koç'un tutukluluk halinin devamına da hükmetti. DİĞER SANIKLAR HAKKINDAKİ KARARLAR Mahkeme, Oğuz Kal, Necmettin Ecer, Erhan Girgin, Barış Can Aydın ve Yusuf Ziya Sancak'ı "suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme" suçundan ayrı ayrı 5'er yıl hapis cezasına çarptırarak tutukluluk hallerinin devamına karar verdi. Kal hakkında ayrıca "cebir ve tehdit kullanarak kişi hürriyetinden yoksun kılma" suçundan beraat kararı verildi. Tutuklu sanık İlker Umut Uğurlu, "suçluyu kayırma" suçundan 7 yıl 6 ay, Necdet Çetinkaya ise "kişisel verileri hukuka aykırı olarak ele geçirme" suçundan 5 yıl 3 ay hapis cezasına çarptırıldı. Her iki sanığın da tutukluluk halinin devamına hükmedildi. Mahkeme, Cemal Arslan ile Mustafa Enes Aktaşçı'nın "kadına karşı tasarlayarak ve canavarca hisle eziyet çektirerek öldürme" suçundan beraatine karar verdi. Arslan'ın ayrıca tahliyesine hükmedildi. İKİ ÜYE HAKİMDEN MUHALEFET ŞERHİ Kararın bazı bölümlerine iki üye hakim muhalefet şerhi koydu. Üye hakimlerden biri, Koç'a yöneltilen "kadına karşı tasarlayarak ve canavarca hisle eziyet çektirerek kasten öldürme" suçuna ilişkin çoğunluk kararına katılmadı. Üye hakim, eylemin "kadına karşı kasten öldürme" suçu kapsamında değerlendirilmesi gerektiği görüşünü bildirdi. Diğer üye hakim ise Uğurlu hakkında verilen 7 yıl 6 aylık hapis cezasına muhalefet etti. Üye hakim, Uğurlu'nun isnat edilen suçta kastı bulunduğuna ilişkin somut delil olmadığı gerekçesiyle sanığın beraatine ve tahliyesine karar verilmesi gerektiğini belirtti.

AZİZ İHSAN AKTAŞ DAVASINDA KARAR: ZEYDAN KARALAR'A 6 YIL HAPİS... Haber

AZİZ İHSAN AKTAŞ DAVASINDA KARAR: ZEYDAN KARALAR'A 6 YIL HAPİS...

Aziz İhsan Aktaş suç örgütüne ilişkin 6'sı görevinden uzaklaştırılan 7 belediye başkanının da aralarında bulunduğu 200 sanıklı davada kararlar açıklandı. Adana Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Zeydan Karalar'a "rüşvet alma" suçundan 6 yıl 3 ay hapis cezası verildi. Davada bazı sanıklar hakkında beraat ve tahliye kararları verilirken, bazı sanıkların tutukluluk hallerinin devamına hükmedildi. ZEYDAN KARALAR'A 6 YIL 3 AY HAPİS Mahkeme heyeti, görevinden uzaklaştırılan Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar'ın "rüşvet alma" suçundan 6 yıl 3 ay hapis cezasına çarptırılmasına karar verdi. Karalar davada tutuksuz yargılanıyordu. RIZA AKPOLAT 3 SUÇTAN BERAAT ETTİ Beşiktaş Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılarak tutuklanan Rıza Akpolat, "örgüt üyeliği", "evrakta sahtecilik" ve "özel belgede sahtecilik" suçlarından beraat etti. Mahkeme heyeti, Akpolat'ın tutukluluk halinin devamına hükmetti. AZİZ İHSAN AKTAŞ HAKKINDA BERAAT KARARLARI Davanın sanıklarından Aziz İhsan Aktaş hakkında "örgüt kurma", "evrakta sahtecilik" ve "özel belgede sahtecilik" suçlarından beraat kararı verildi. Aziz İhsan Aktaş'a 2 yıl boyunca ihale yasağı getirildi. Aktaş, iddianamede "suç işlemek amacıyla örgüt kurma" başta olmak üzere çok sayıda suçlamayla yargılanıyordu. AHMET ÖZER'E 8 AY 10 GÜN HAPİS Esenyurt Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan tutuksuz sanık Ahmet Özer, 8 ay 10 gün hapis cezasına çarptırıldı. Mahkeme heyeti, ceza yönünden hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verdi. Özer ayrıca "özel belgede sahtecilik" suçundan beraat etti. ABDURRAHMAN TUTDERE BERAAT ETTİ Hakkındaki adli kontrol tedbirinin kaldırılmasının ardından görevine iade edilen Adıyaman Belediye Başkanı Abdurrahman Tutdere, "rüşvet alma" suçundan beraat etti. ERHAN DAKA TAHLİYE EDİLDİ Dava kapsamında tutuklu yargılanan Avcılar Belediye Başkan Yardımcısı Erhan Daka'nın tahliyesine karar verildi. Daka dava öncesinde tutuklu sanıklar arasında yer alıyordu. OYA TEKİN VE CELAL TEKİN'İN TUTUKLULUĞU SÜRECEK Seyhan Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Oya Tekin ile eşi Celal Tekin'in tutukluluk hallerinin devamına karar verildi. Mahkeme ayrıca Rıza Akpolat'ın da tutukluluk halinin devamına hükmetti. Davanın karar duruşması İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesince Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu karşısındaki salonda yapıldı. AA'nın aktardığına göre dosyada 5'i tutuklu toplam 200 sanık yargılandı.

MİNGUZZİ AİLESİNE TEHDİT MESAJLARI GÖNDEREN SANIĞA HAPİS Haber

MİNGUZZİ AİLESİNE TEHDİT MESAJLARI GÖNDEREN SANIĞA HAPİS

Kadıköy’de uğradığı bıçaklı saldırı sonucu yaşamını yitiren 15 yaşındaki Mattia Ahmet Minguzzi’nin ailesine tehdit içerikli mesajlar gönderdiği ve sosyal medya paylaşımları yaptığı öne sürülen sanık Furkan Ay, üç ayrı suçtan toplam 7 yıl 20 gün hapis cezasına çarptırıldı. Bakırköy 13. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülen karar duruşmasına tutuksuz sanık Furkan Ay ile taraf avukatları katıldı. Müşteki konumundaki Minguzzi ailesi ise duruşmada yer almadı. “KİMSEYİ TEHDİT ETME NİYETİNDE DEĞİLDİM” Duruşmada savunma yapan sanık Furkan Ay, "Kimseyi tehdit etme niyetinde değildim. Olanlar için üzgünüm" ifadelerini kullandı. Son sözünde beraatini talep eden sanığın ardından taraf avukatları da beyanlarını sundu. Müşteki avukatı sanığın cezalandırılmasını isterken, sanık avukatları müvekkillerinin beraatini talep etti. MAHKEMEDEN 7 YIL 20 GÜN HAPİS KARARI Mahkeme heyeti, sanık Furkan Ay’ın “birden fazla kişiyle tehdit”, “kişinin hatırasına hakaret” ve “kişisel verileri hukuka aykırı olarak ele geçirme veya yayma” suçlarından toplam 7 yıl 20 gün hapis cezasına çarptırılmasına karar verdi. Sanık hakkında “suçu ve suçluyu övme” suçundan ise beraat kararı verildi. İDDİANAMEDE TEHDİT MESAJLARI YER ALDI Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede, müşteki Yasemin Akıncılar Minguzzi’nin cep telefonuna gönderildiği belirtilen tehdit içerikli mesajlara yer verildi. İddianamede, şüphelinin aileye yönelik "Yakında sizin ve oğlunuzun tabutunun yanında olacağım. Mezarının adresini biliyoruz. Emanetleri doldurduk, hazırda bekleyin" şeklinde ifadeler kullandığı aktarıldı. Soruşturma kapsamında şüphelinin, müştekinin kişisel verilerini hukuka aykırı şekilde ele geçirerek mesajları gönderdiğinin değerlendirildiği belirtildi. 13 YILA KADAR HAPİS TALEP EDİLMİŞTİ Savcılık tarafından hazırlanan iddianamede Furkan Ay hakkında “kişisel verileri hukuka aykırı olarak ele geçirmek veya yaymak”, “birden fazla kişiyle tehdit” ve “kişinin hatırasına hakaret” suçlarından toplam 4 yıl 3 aydan 13 yıla kadar hapis cezası talep edilmişti.

ERMAN TOROĞLU HAKKINDA AÇILAN DAVADA BERAAT KARARI Haber

ERMAN TOROĞLU HAKKINDA AÇILAN DAVADA BERAAT KARARI

Eski hakem ve spor yorumcusu Erman Toroğlu hakkında, bir televizyon programında yaptığı açıklamalar nedeniyle "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma" suçlamasıyla açılan davada beraat kararı verildi. İstanbul 56. Asliye Ceza Mahkemesi'nde görülen davanın ilk duruşmasına tutuksuz sanık Erman Toroğlu ile avukatı katıldı. Duruşmada müşteki tarafın avukatı da hazır bulundu. "NEDEN BURADA OLDUĞUMU ANLAYAMADIM" Savunmasında suçlamaları kabul etmeyen Toroğlu, televizyon programında yaptığı yorumların ardından süreç hakkında bilgi sahibi olmadığını belirterek şunları söyledi: "Ben neden burada olduğumu anlayamadım. Gece 10.30'da program yapıyordum. Galatasaray başkanı federasyon başkanına eliyle işaret ederek ‘sakın ha’ dedi. Ben de bunu öğrenelim dedim. Ertesi gün adliyeden çağırdılar, önce tanık oldum sonra sanık oldum. Hâlâ ‘sakın ha’ ne bilmiyorum." Toroğlu ayrıca, Türkiye Futbol Federasyonu Başkanı'nın kendisine yönelik herhangi bir şikâyette bulunmadığını ve açıklamalarını yalanlamadığını öne sürdü. SAVCI CEZA TALEP ETTİ Duruşmada esas hakkındaki mütalaasını açıklayan cumhuriyet savcısı, Toroğlu'nun "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma" suçundan 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılmasını talep etti. Sanık avukatı ise müvekkilinin beraatini istedi. MAHKEME BERAAT KARARI VERDİ Tarafların beyanlarını değerlendiren mahkeme, Erman Toroğlu'nun beraatine hükmetti. İDDİANAMEDE NE YER ALIYORDU? İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede, müşteki olarak Galatasaray Spor Kulübü ve Galatasaray Sportif Sınai ve Ticari Yatırımlar AŞ yer aldı. İddianamede, Toroğlu'nun 8 Şubat tarihinde katıldığı televizyon programında, Galatasaray Kulübü Başkanı Dursun Özbek ile Türkiye Futbol Federasyonu Başkanı İbrahim Hacıosmanoğlu arasında gerçekleştiğini öne sürdüğü görüşmeye ilişkin açıklamalarının soruşturmaya konu edildiği belirtildi. Savcılık, söz konusu ifadelerin gerçeğe aykırı bilgi niteliği taşıdığı ve kamuoyunda yanlış algı oluşturabilecek nitelikte olduğu değerlendirmesinde bulunarak Toroğlu'nun 1 yıldan 3 yıla kadar hapisle cezalandırılmasını talep etmişti. Ancak mahkeme, yapılan yargılama sonucunda beraat kararı verdi.

HABAŞ TANKERİ YANGINI DAVASINDA KARAR: 9 SANIĞA HAPİS CEZASI Haber

HABAŞ TANKERİ YANGINI DAVASINDA KARAR: 9 SANIĞA HAPİS CEZASI

Kocaeli’nin Körfez ilçesinde 2017 yılında meydana gelen ve 1 kişinin hayatını kaybettiği, 10 kişinin yaralandığı LPG tankeri yangınına ilişkin davada 9 sanık hapis cezasına çarptırıldı, 2 sanık beraat etti. Olay, 29 Nisan 2017’de Körfez ilçesi Tütünçiftlik açıklarında meydana geldi. HABAŞ’a ait LPG tankerinin yük boşaltma işleminin ardından artık gazın denize tahliye edildiği sırada meydana gelen patlamada, Serdar-2 servis botunda yangın çıkmıştı. Yangında işçi Nail Demirci yaşamını yitirirken, 10 kişi de yaralanmıştı. “SORUMLULAR CEZALANDIRILSIN” Kocaeli 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davanın 28’inci celsesinde, başka suçtan tutuklu bulunan sanık Suat İspirli ile taraf avukatları ve hayatını kaybeden Nail Demirci’nin ağabeyi Hasan Demirci hazır bulundu. Hasan Demirci, sorumluların cezalandırılmasını talep etti. Sanık Suat İspirli ise savunmasında, "Olayda kusurum yoktur. Beraatimi isterim, mağduriyetime sebebiyet veren kişilerin cezalandırılmasını talep ediyorum" dedi. 9 SANIĞA HAPİS CEZASI Mahkeme heyeti, "taksirle bir kişinin ölümüne ve birden fazla kişinin yaralanmasına neden olma" suçundan asli kusurlu bulunan sanıklar Erdinç Gülen, Murat Pulat ve Yavuz Pehlivanoğlu’nu ayrı ayrı 4 yıl 6 ay 5 gün hapis cezasına çarptırdı. Mahkeme ayrıca, bu sanıklar hakkında 1 yıl 6 ay süreyle gemicilik ve denizcilik mesleğini yapmama kararı verdi. Olayda tali kusurlu bulunan Suat İspirli’ye ise 2 yıl 10 ay 5 gün hapis ve 1 yıl meslekten men cezası verildi. Birleşen dosya kapsamında yargılanan sanıklar Fikriye Filiz Başaran Haseki, Mehmet Naim Kılıçoğlu, Erol Başaran Altıntuğ, Mehmet Rüştü Başaran ve Murat Elbaşı da asli kusurlu bulunarak ayrı ayrı 4 yıl 10 ay 10 gün hapis cezasına mahkum edildi. Bu sanıklara ayrıca 1 yıl 9 ay süreyle meslekten men cezası uygulandı. Davada yargılanan Cihat Turgut ile Yüksel Ham’ın beraatine karar verilirken, yargılama sürecinde hayatını kaybeden Kemal Ham hakkındaki dosya düşürüldü.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.